KORKMAK VE GEVŞEMEK YOK...!!! Bir adam Timur’a, “Sen bu harpleri nasıl kazanıyorsun?” diyor.
Timur, adamın parmağını kendi ağzına alıyor. Kendi parmağını adamın ağzına veriyor, ikisi de ısırmaya başlıyor.
Adam “aaaaaa!..” diye bağırırken Timur kendi parmağını çekiyor ama adamın parmağını ısırmaya devam ediyor. Sonra adama: “Bak, aaaa diye bağırman sana fayda vermez. Karşındakine fayda verir. Sen sabretseydin ben aaa diye bağıracaktım” diyor.
Adamla köpek karşı karşıya geldiğinde ikisi de korkar. Adam kaçarsa köpek kovalayacak. Köpek kaçarsa adam kovalayacak.
Kovalayamazsanız bile kovalayacakmış gibi yerinizde hareket edin.
Kafirler, Peygamber Efendimizi bakışlarıyla yemeye, kaydırmaya çalışmışlar, işkencelerle yıldırmaya uğraşmışlar. Başaramayınca Efendimizin kendilerine yağ çekmesini istemişler.
Eğer Efendimiz onların gâvurluğuna, soygununa, ahlâksızlığına, putlarına, toplumun kaymağını yemelerine göz yumarsa onlar da Efendimize göz yumacaklarını söylüyorlar.
Rabbimiz buna müsaade etmiyor. Sabretmesini istiyor. Biz sabırla hak yoldan yürüyeceğiz. Zalimlere müdahene/yağcılık etmeyeceğiz.
Şair İzzet Molla:
“Meşhurdur ki zulümden olmazsa cihan harap
Eyler anı müdahanei âliman harap.”
Dini yalanlayan yalancılara, inkarla insanlık derecesinden hayvanlık derekesinin altına düşen aşağılıklara, basın yayın diliyle gönül ufuklarını karartan, toplumu çıkmaz sokaklara iten, Müslümanlarla alay edenlere, her türlü iyiliği engelleyen, haddini aşan, kendileri gibi inkarcı ve haramzade olmayanlara zorbalık yaparak dayatanlara karşı kalemlerimizi Hz. Ali’nin iki uçlu zülfikârı gibi kullanıp küfrün, inkarın yılan yuvasını Hayber’de olduğu gibi dağıtalım.
Nur ile ur’u, güllük ile küllüğü bir tutmadığımız, ur’u nur’a, küllüğü güllüğe çevirdiğimiz gibi Müslümanla kafiri, haklıyla haksızı bir tutmayalım.
Zorbalarla zenginler tarih boyunca beraber çalışmışlar. Birisi yeraltı dünyasını, öbürü yer üstü siyasetini yönetmiş.
Müslümanları aşağılayanları görüp de ümitsizliğe düşmeyin. Peygamberi ateşe atanları gördük biz Kur’an-ı Kerim’de.
Karşılarına çıkıp Hakkı haykıranları İbrahim (s.a.v.) gibi ateşe atmışlar.
Yusuf (s.a.v.) gibi hapse tıkmışlar. Musa (s.a.v.) gibi şehirden kovmaya denizde boğmaya çalışmışlar. İsa (s.a.v.) gibi çarmıha germeye çalışmışlar, ama başarılı olan hep hak yolun yolcuları olmuş.
Korkunun ecele faydasının olmadığı tarihin her döneminde ispatlanmış.
Öyle ise Müslüman, hak bildiği yolda “De ki: “Bize ancak, Allah’ın yazdığı isabet eder. O, bizim Mevlamızdır. Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler” der ve yoluna devam eder.(Tevbe süresi ayet 51)
____
Alıntı
__________________ Sevmek Yaşamanın Temelidir....! [01.02.2006] Beraber Yüreyeceğimiz Yolda ilk Adım.... Seninle Çok Mutluyum Birtanem.... |