Genç kızın biricik dostu Genç kız kendini yatağa atarak onun kucağına başını koydu ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. Öyle ağlıyordu ki, biraz sonra kucağı sırılsıklam olmuştu. Acaba onu bu kadar ağlatacak şey neydi ki?
Sormak istedi fakat sonra bundan vazgeçti. Ne de olsa az sonra her şeyi anlatacaktı. Yıllardır sabretmeyi öğrenmişti.
Ağladıkça daha da çok ağlıyordu. Onu üzen sebep notları olamazdı çünkü çok çalışkandı ve daima iyi not alırdı. Hem kötü not alsa bile bu kadar üzülecek biri değildi.
Ya ailesi? Yo o da olamazdı çünkü anne ve babasına daima saygılı, terbiyeli davranırdı ve asla “Öf!” bile demezdi.
Arkadaşları dese, arkadaşları tarafından da çok sevilirdi ayrıca başka bir olay olsa da hep iyimser bakar, daima soğukkanlılığını muhafaza ederdi. Acaba bir anda ne olmuştu böyle?
İyice merakı artmıştı. Onu dört yıldan beri tanıyordu. İlk kez, o on üç yaşındayken bir alış-veriş merkezinin mağazasında karşılaşmışlardı. İkisinin de kanı birbirine ısınıvermişti. Yalvarmalar yakarmalar sonucu annesi razı olmuş ve beraberce onun evine gitmişlerdi.
İkisi de sevinçlerinden deli gibiydiler. Yemekten hemen sonra aynı yatağa yatmışlar, kız ona okulundan, arkadaşlarından, ailesinden söz etmişti. O da lafa hiç karışmamış, sözünü sonuna kadar dinlemişti.
İşte o günden itibaren kız ona gün boyunca başından geçen olayları, sevinçleri, üzüntüleri, dertleri anlatmıştı. İki iyi sırdaş olup, sırlarını birbirlerine anlatmadan rahat edemez olmuşlardı. Ayrıca geçen onca yıla rağmen birbirlerine bir defa olsun kötü söz söylememişlerdi.
- Hadi yanıma uzan da, sana anlatacaklarım var.
Nihayet anlatacaktı. Genç kızın elinden tutarak yanına uzandı.
Genç kız ona sarılarak tekrar hüngür hüngür ağlamaya başladı:
“Yeter ağlama artık” diyecekti ama neden sonra bırakayım ağlasın belki biraz açılır diye vazgeçti.
Neden bir müddet sonra aniden:
- Biliyor musun bugün ne oldu?
Tabii ki bilemezdi ve de çok merak ediyordu ama genç kızın konuşmasını kesmemek için cevap vermedi.
- Bugün geçen ay girdiğim sınavın sonucu gelmiş. Ve istediğim okulu kazanmışım.
Tekrar hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Anlamadığı şey neden kazandığı halde bu kadar çok üzülüyordu?
- Bu nasıl adalet anlamıyorum. Hem sınavı kazanmam için dersaneye gitmemi istiyorlar hem de kazadığım okula göndermiyorlar. O okul benim hayallerimi süslüyordu. Neymiş okul şehir dışındaymış da kız çocuğu ailesinden lisede ayrilmasi dogru degilmiş. Beni hala küçük bir kız olarak görüyorlar. Oysa ki ben büyüdüm değil mi sevgili dostum?
Bu durumda ne diyebilirdi ki? Annesi babası çok inatçıydı. Bir karar verdiler mi asla dönmezlerdi.
Biraz sonra genç kız ağlamaktan bitkin düşmüştü. Birbirlerine sıkı sıkı sarılarak uyudular.
* * * *
Gece vakti genç kızın babası kızının odasına yıldırım gibi girerek onu kucakladı. Evin her tarafını alevler sarmış, dumandan göz gözü görmeyecek hale gelmişti. Balkona çıktılar ve itfaiye aracı onları aşağıya indirdi. Genç kız biraz sonra soğuğun etkisiyle kendine gelmişti. Neden sonra evlerinin yandığını fark etti ve feryat etmeye başladı :
- İçeride kaldı! Kurtarın onu, içeride kaldı! Ne olur kurtarın onu! Lütfen yardım edin, yanıyor içeride, yanıyor, kurtarın onu!
Can yoldaşı, sırdaşı, dostu içeride kalmıştı. Annesi ve babası ne olduğunu anlamamışlardı ve kızlarını endişeyle sakinleştirmeye çalışıyorlardı.
- Kurtarın onu! Yastığım, yastığım içeride kaldı…
__________________ NeFreTim Aşkımı Aştı Bu Gece..!! Son Sözün Sabrımı Aştı Bu Gece..!! Yağmurun Rahmeti Aştı Bu GEce..!! Yalanın Doğrunu Aştı Bu Gece..!! Küfrüm Edebimi Aştı Bu Gece..!! |