Tekil Mesaj gösterimi
Alt 02-11-2008, 13:10   #24 (permalink)
••♥Hayali Prenses♥••
Yesil Yarim
 
••♥Hayali Prenses♥•• - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

bazıları redetsede mantıgıma uymuyor dese de kuran-ı kerımde ortunmeyle ılgılı ayetler vardır..bır cok arkadasımız bu konuyla ılgılı ayetlerı yorumlarında yazdıdı..anlayamadıgım bızler bu konuyla ılgılı Yuce Mevlanın Yuce Yaradanın ayetlerınden ornek vererrk cevaplıyoruz ama dıger arkadaslar sadece dusuncelrını mantık olarak kavrayamadıklarından bahsedıyorlar..arkadaslar bu kufre hasa Allah-u Tealaya karsı gunah olmuyor mu...bu ayetler kuranı kerımde var....amentunun asaslarından bırıde kuran-ı kerıme tam manasıyal ınanmak degıl mı ......bakın amelı karıstrmıyırum o kulla Allah-u Tealanın arasındadır...yapıyorsunuz yada yapmıyorsunuz dıye yargılamak bana dusmez elbettekı ama sırf mantıgıma uymuyor dıye dusnursek ozaman hersey bırbırıne gırer..mısal soruyorum allah,melek,seytan bu gıbı sıfatlar soyuttur ve asla gozle gorulemezeler....zaten manevıyatta gozlerımız kor degılmıdır.peygamber efendımız Dini aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur demıstır
Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
Nakil yolu ile anlaşılan, yani Peygamberlerin söyledikleri şeyleri, akıl ile araştırmaya uğraşmak, düz yolda güç giden, yüklü bir arabayı, yokuşa çıkarmak için zorlamaya benzer. Yokuşa doğru at, kamçılanırsa, çabalaya çabalaya, ya yıkılıp canı çıkar, yahut, alışmış olduğu düz yola kavuşmak için sağa sola ve geriye kıvrılarak arabayı yıkar ve eşyalar harap olur. Akıl da, yürüyemediği, anlayamadığı ahiret bilgilerini çözmeye zorlanırsa, ya yıkılıp insan aklını kaçırır veya bunları alışmış olduğu, dünya işlerine benzetmeye kalkışarak, yanılır, aldanır ve herkesi aldatır. Akıl, his kuvveti ile anlaşılabilen veya hissedilenlere benzeyen ve onlara bağlılıkları bulunan şeyleri birbirleri ile ölçerek, iyilerini kötülerinden ayırmaya yarayan, bir miyardır, bir alettir. Böyle şeylere bağlılıkları olmayan varlıklara eremeyeceğinden, şaşırıp kalır. O halde, Peygamberlerin bildirdikleri şeylere, akla danışmaksızın inanmaktan başka çare yoktur.

.İslamiyette aklın ermediği şeyler çoktur. Fakat, akla uymayan bir şey yoktur. Ahiret bilgileri ve Allah (c.c.)ü teâlânın beğenip beğenmediği şeyler ve Ona ibadet şekilleri, eğer aklın çerçevesi içinde olsalardı ve akıl ile doğru olarak, bilinebilselerdi, binlerce Peygamberin gönderilmesine lüzum kalmazdı. İnsanlar, dünya ve ahiret saadetini kendileri görebilir, bulabilirdi ve Allah (c.c.)ü teâlâ, hâşâ Peygamberleri boş yere ve lüzumsuz göndermiş olurdu. Hiçbir akıl, ahiret bilgilerini bulamayacağı, çözemeyeceği içindir ki, Allah (c.c.)ü teâlâ, her asırda dünyanın her tarafına, Peygamber göndermiş ve en son ve kıyamete kadar değiştirmemek üzere ve bütün dünyaya, Peygamber olarak, Muhammed (s.a.v.) aleyhisselamı göndermiştir. Bütün Peygamberler, akıl ile bulunacak dünya işlerine dokunmayıp, yalnız bunları araştırmak, bulup faydalanmak için çalışmayı emir ve teşvik buyurmuş, kendileri dünya işlerinden herbirinin, insanları ebedi saadete ve felakete nasıl sürükleyebileceklerini anlatmış ve Allah (c.c.)ü teâlânın beğendiği ve beğenmediği şeyleri açık olarak bildirmişlerdir.

Allah (c.c.)ü teâlâ, insanı yaratınca, ona hakkı batıldan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırabilmesi için aklı verdi. Akıl bir ölçü aletidir. Allah (c.c.)ü teâlâya ait bilgilerde ölçü olmaz. Mahluklara ait bilgilerde ölçü olur. Akıl, insandan insana değiştiği için, bazı insanlar mahluklara ait bilgilerde isabet ettiği halde, bazıları yanılabilir. Acaba insan, bir yol gösterici, bir kılavuz olmadan aklı ile Allah (c.c.)ın bildirdiği doğru yolu bulabilir miydi? Tarih incelenirse, insanların kendi başlarına gittiklerinde, hep yanlış yollara saptıkları görulur.. bu yaızda ımanın dıger esaslarından bahsedıyro ama konumuzla da ılgısı vardır..allahu tealanın var olan ayetlerını mantıgıma uymuyor dıye hurafe olarak adlandırısak cok buyuk gunaha gırmıs oluruz....Akıl çok şeyi anlar. Fakat her şeyi anlayamaz. Anlaması da kusursuz, tam değildir. Çok şeyleri, Peygamberler bildirdikten sonra anlamaktadır. Akıl, dünya işlerinde bile çok kere yanılmaktadır. Böyle olduğunu bilmeyen yoktur. Din bilgilerini, böyle bir akıl ile tartmaya kalkışmak doğru olamaz. Din bilgilerini akıl ile inceleyip, akla uygun olup olmamasına kalkışmak, aklın hiç yanılmaz olduğuna güvenmek olur ve Peygamberlik makamına inanmamak olur.....Her işte ve hele dini işlerde akla güvenilemez. Din işleri, akıl üzerine kurulamaz. Çünkü akıl, bir kararda kalmaz. Herkesin aklı, birbirine uymadığı gibi, bir adamın, selim olmayan aklı da, bazen doğruyu bulur, bazen da yanılır ve yanılması daha çok olur. En akıllı denilen kimse, din işlerinde değil, mütehassıs olduğu dünya işlerinde bile, çok hata eder. Çok yanılan bir akla nasıl güvenilebilir? Devamlı, sonsuz olan ahiret işlerinde, nasıl olur da, akla uyulur?Önemli olan da bu ya emre uymak akla uymak degil. Seytan da aklina uydu emre uymadi ve sapitti insanin da düsecegi hata bu iste. Allah (c.c.) bizleri hataya düsmekten korusun. hepnızden allah razı olsun benım gorusum bu ....katılmayanlara herzamn saygım sonsuz

__________________


''Yuce Allah soyle buyur;Ben kulumun bana olan zannı uzerıneyım.Kulum benı andıgı zaman,ben muhakkak onunla beraber bulunurum.O benı gonlunde ANARSA,ben de onu bu suretle nefsımde yanı Zat'ımda ANARIM.Eger o benı bır cemaat ıcınde ANARSA, ben de onu bu cemaatten daha hayırlı bır cemıyet ıcınde ANARIM.Kulum bana bir karıs yaklasırsa,ben ona bır arsın yaklasırım.Kulum bir arsın yaklasırsa, ben de bir kulac yaklasırım..
O bana yuruyerek gelırse, ben ona kosarak gelırım''





••♥Hayali Prenses♥•• Çevrimdışı