Yaralanmış bir akşam vakti ömrüm
Beni geceler bile anlar oldu
Bütün ezgilerin sustuğu diyardayım
Sen anlamadın gülüm suskunluğumu
ömrümden kanlar damlıyor parmak uçlarıma...gecelerde yaşıyorum gittiğinden beri gündüzleri görmez gözlerim,tanımaz yüreğim aydınlığı...tüm mısralara,melodilere lal düştü şimdilerde...neden hala anlamaz bakıyorsun küskünlüğüme....
Varsın yokluğun zehir gibi yaşansın
Düş de git yüreğimden sessizce
İçimdeki çocuk öksüz kalsın
Yorgunum gitmelerin tümüne
güç yok yüreğimde...çekip gitsende elimi uzatacak kadar değilim bu kez..içimdeki büyütemediğim kızım bırak ağlasın aldırma...huzurla at adımlarını giderken...
Hadi git
Yangın yemiş türküler gibi git
Kalmasın gök mavisi ezgimde
Su yeşili akmasın yüreğimde
Bir solukta sussun ayrılık gülüm
türküleri sende sevdim ben..maviyi yeşili sevdiğim gibi...git hadi...mavide karışsın yeşile..ayrılıkta gitsin seninle...hadi git...
Yıldızların en uzağı gibi susarım
Yangınlar başlar sustuğum yerimden
İçim acır, ürperirim ormanlarca
En ağır yara olursun yüreğimde
Tamamlanmış yalnızlık olur ömrüm
Gidersen temelli susarım gülüm
İçim acır, ürperirim ormanlarca
En ağır yara olursun yüreğimde
git diyorum ya sevgili...ya gidersen? gidersen;geldiğinde bulduğun kabullenilmiş geçmişimle ayakta duran ömrümü göremeyeceksin tekrar..
ömrüm yarım kalacak gidersen,gidersen gecede barındırmayacak beni...
git dedim ya sevgili..her satırımda gizli gitme diye haykırışlarım....
ilkay akkaya-hadi git....