Konu
:
Peygamberlerimizin Tarihi
Tekil Mesaj gösterimi
19-06-2006, 20:28
#
14
(
Link Al
)
GamzeLim
Yüreğimdeki Yağmurlar
Üyelik tarihi: 15-04-2005
Cinsiyet:
Mesajlar: 21.379
Konular: 1097
Ruh Halim:
Rep puanı: 27
Hz. HARÛN (a.s)
Hz. Harûn (a.s)
israilogullari peygamberlerinden
Hz. Musa (a.s)'in kardesi. Hz. Yusuf'un vefatindan sonra Misir'da yasayan israilogullari ve diger insanlar
bir müddet onun gösterdigi yoldan yürüdüler; ancak daha sonra hakikati unuttular. Bu arada Misir'in idaresi Kibtîlerin eline geçti. Kibtîler ise yildizlara ve putlara tapiyorlardi.
Kibtîler
israilogullarini hor görmeye basladilar. Onlari agir
zor islerde kullandilar.
israilogullari çok kalabalik bir topluluk olup Hz. Yakub'un ogullarina nisbetle on iki kola ayriliyordu. Onlar Kibtîlerin zulmünden kurtulmak istiyorlardi. Dedelerinin ülkesi olan Kenân bölgesine gitmek için izin istemelerine ragmen onlara izin verilmemekteydi.
Her dönemde oldugu gibi
o dönemin Firavun'u da zulmü temsil ediyor ve insanlari eziyet altinda inletiyordu.
israilogullarinin çogalmasi Kibtîleri ve onlarin hükümdari Firavun'u endiselendiriyordu. Onlar
israilogullarinin isyan ederek kendilerine zarar vermesinden korkuyorlardi.
Firavun
bir gün kâhinlerini yanina topladi. Gelecekle ilgili onlardan bilgi istedi. Kâhinlerden birisi Firavun'a israilogullarindan bir çocugun dogacagini ve saltanatina zarar verecegini bildirdi. Firavun
bunu duyar duymaz korktu ve tedbirler almaya basladi. Bunun için de israilogullarinin dogacak erkek çocuklarinin tamaminin öldürülmesini emretti.
Hz. Musa
bu dönemde dogdu ve öldürülmesin diye bir sandigin içine birakilarak nehre atildi. Firavun'un sarayinda büyüdü. Allah diledi ve Musa'yi Firavun'un kucaginda büyüttü.
Harun Peygamber
Hz. Musa'nin büyügüdür. israilogullarinin erkek çocuklarinin öldürülmeye baslanildigi dönemden önce dünyaya gelmistir.
Hz. Hârun (a.s.); Musa (a.s.)'dan daha uzun boylu
daha etli
daha beyaz tenli
daha genis sirtli olup açik ve düzgün dilli
yumusak huylu idi. Alninda da bir ben vardi (Hâkim
el-Müstedrek
II
577).
Harun peygamberle ilgili Kur'ân-i Kerîm'de pek fazla bilgi yoktur. Bir âyette Hz. Musa ile birlikte zikredilmektedir.
Medyen'den dönerken Hz. Musa'ya Peygamberlik verildi. Peygamberlikle sereflendi.
Yüce Allah Hz. Musa'ya emretti: "Firavun'a git
çünkü o azdi" (Tâhâ
20/24).
Musa Peygamber "Rabbim
beni yalanlamalarindan korkuyoruni" (es-suarâ
26/ 12)
"Kalbim sikilir
dilim açilmaz olur. Onun için Harun'a da Peygamberlik ver" (es-suarâ
26/l3)
"Bir de onlarin aleyhimde de bir kisas davalari var
bu sebeple beni öldürmelerinden korkarim" (es-suarâ
26/14)
"Bana ailemden bir vezir ver. Biraderim Harun'u. Onunla arkami kuvvellendir. Onu içimde ortak kil. Ta ki seni çok çok tesbih edelim ve seni çok çok zikredelim. süphesiz sen bizi hakkiyla görensin" (Tâhâ
20/29-35) dedi.
Cenâb-i Allah
Musa'nin bu duasini kabul etti. "Ey Musa! istedigin sana verildi" (Tâhâ
20/36) buyuruldu. Böylece Harun'a da peygamberlik verildi. "Firavun'a gidin
biz âlemlerin Rabbinin Peygamberleriyiz
bizimle beraber israilogullarini gönder" deyin " (es-suarâ
26/16-17) buyuruldu.
Hz. Mûsa ve Hârun (a.s.) "Ey Rabbim! Dogrusu biz Firavun'un
bize karsi asiri gitmesinden
yahud taskinligini artirmasindan endise ediyoruz" diye Allahu Teâla'ya dua ettiler. Yüce Allah: "Korkmayiniz! Çünkü ben sizinle beraberim. Ben (her seyi) isitirim
görürüm! Hemen gidiniz ve ona söyle deyiniz. "Biz Rabbinin iki elçisiyiz
artik israilogullarini bizimle gönder. Onlara iskence etme! Biz sana Rabbinden
hakiki bir âyet getirdik selam (ve selamet) dogruya tâbi olanlaradir. Bize
su hakikat vahy olundu ki: hiç süphesiz azab yalanlayanlarin ve yüz çevirenlerin üzerinedir" (Tâhâ
20/45
48) buyurdu.
Bunun üzerine
Hz. Musa ve Hârun geceleyin Firavun'un yanina gittiler. Kapiyi çaldilar. Firavun kapinin açilmasindan dehsete düstü. Hz. Musa ve Hârun
Firavun'a kendilerinin Rabbûlâlemin olan Allah'in elçileri olduklarini
kendisini dine davet etmek için geldiklerini söylediler. Firavun "Ben sizin en yüce Rabbinizim " (en-Nâziât
79/24) diyerek onlari reddetti.
Hz. Musa'ya vahyedildi. "Kullarimla geceleyin yola çik. Onlara denizde kuru bir yol aç. Size yetismelerinden korkma" (Tâhâ
20/77) buyuruldu.
Bu iki peygamber israilogullarini geceleyin yola çikardilar. Bu durumdan haberdar olan Firavun ve askerleri onlari izledi. Hz. Musa
Hârun ve israilogullari
denizi geçerek kurtuldular. Firavun ve askerleri de denizde boguldular.
israilogullari Tih sahrasina geldiler. Rizik olarak kendilerine kudret helvasi
bildircin kusu verildi (el-Bakara
2/57); onlar itirazlarini sürdürdüler.
"Biz bir çesit yemege dayanamayiz. Bizim için Rabbina dua et de bize topragin bitirdigi sebzeden
acurdan
sarimsaktan
mercimekten ve sogandan çikarsin" (el-Bakara 2/61) dediler.
Musa peygamber
onlara ögütler de bulundu. Tûr dagina çagirildiginda agabeyi Harun'u kendi yerine vekil birakti.
israilogullari Misir'dan çikarken altinlarini
gümüslerini de yanlarina almislardi. Hz. Musa (a.s)'in Tur'a gitmesiyle israilogullarinin münafiklarindan Sâmiri bu altinlari topladi ve bir kapta eriterek bir buzagi yapti. Gönüllerinde yatan putçulugu bir türlü tepeleyemeyen bu kavim buzagiya tapmaya basladi.
Hz. Hârun
onlara ögütlerde bulundu. "Ey kavmim! Bununla imtihan edildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman olan Allah'tir. Gelin bana uyun ve emrime itaat edin" (Tâhâ
20/90) buyurdu. israilogullari
Hz. Hârun'u dinlemediler. "Musa
bize dönüp gelinceye kadar
biz o buzagiya tapmaya devam edecegiz" (Tâhâ
20/91) dediler.
Hz. Musa (a.s)
Tûr Dagi'ndan döndügünde kavminin buzagiya tapmakta oldugunu gördü. Buna çok üzüldü. Agabeyine kizdi. "Ey Hârun! Onlarin saptiklarini gördügün zaman hana uymaktan seni alikoyan nedir? Emrime isyan mi ettin?" (Tâhâ
20/92-93) dedi. Hârun Peygamberin yakasina yapisti.
Hârun Peygamber; Hz. Musa'ya israilogullarinin kendisini dinlemedigini anlatti. Musa peygamber öfkelendi ve Samiri'yi kovdu.
Allahu Teâla
Musa (a.s)'ya Hârun (a.s)'u vefat ettirecegini
onu daga getirmesini bildirdi.
Musa (a.s)
Hârun (a.s)'un elinden tutarak daga çiktilar. Hârun (a.s)'un sibr ve sibbîr adindaki ogullari da yanlarindaydilar. Dagin üzerinde görülmemi:s güzellikte bir agaç
yapilmis bir ev
evin içinde bir sedir
ve sedirin üstündeki yataktan misk gibi bir koku geliyordu. Hz. Musa ile birlikte Hârun yatagin üstüne yattilar. Allahu Teâla Hârun (a.s)'un ruhunu bu halde iken aldi
sonra agaç kayboldu
ev ve sedir semâya yükseldi. Hz. Musa
Hârun (a.s)'un cenaze namazini orada kilarak onu daga defnetti. Yahudiler bu daga Tûr-u Hârun adini vermislerdir (Taberî
Tarih
I
223).
Hârun (a.s)'un Tih çölündeki bu dagda vefat ettiginde yüz on yedi
yüzyirmi veya yediyüzyirmiüç yasinda oldugu söylenir (Yâkubî
Tarih
I
41).
Hârun Peygamber uzun müddet yasadi. Musa Peygamberle birlikte kavmine ögütlerde bulundu
kavminin nankörlüklerine gögüs gerdi.
Zaman geldi; Rabbine kavustu
o da ölümü tatti.
GamzeLim
Açık Profil bilgileri
GamzeLim - Özel Mesaj gönder
GamzeLim - Daha fazla Mesajını bul