Tekil Mesaj gösterimi
Alt 19-06-2006, 20:28   #14 (Link Al)
GamzeLim
Yüreğimdeki Yağmurlar
 
GamzeLim
 

Standart

Hz. HARÛN (a.s)

Hz. Harûn (a.s) israilogullari peygamberlerinden Hz. Musa (a.s)'in kardesi. Hz. Yusuf'un vefatindan sonra Misir'da yasayan israilogullari ve diger insanlar bir müddet onun gösterdigi yoldan yürüdüler; ancak daha sonra hakikati unuttular. Bu arada Misir'in idaresi Kibtîlerin eline geçti. Kibtîler ise yildizlara ve putlara tapiyorlardi.
Kibtîler israilogullarini hor görmeye basladilar. Onlari agir zor islerde kullandilar.

israilogullari çok kalabalik bir topluluk olup Hz. Yakub'un ogullarina nisbetle on iki kola ayriliyordu. Onlar Kibtîlerin zulmünden kurtulmak istiyorlardi. Dedelerinin ülkesi olan Kenân bölgesine gitmek için izin istemelerine ragmen onlara izin verilmemekteydi.

Her dönemde oldugu gibi o dönemin Firavun'u da zulmü temsil ediyor ve insanlari eziyet altinda inletiyordu.

israilogullarinin çogalmasi Kibtîleri ve onlarin hükümdari Firavun'u endiselendiriyordu. Onlar israilogullarinin isyan ederek kendilerine zarar vermesinden korkuyorlardi.

Firavun bir gün kâhinlerini yanina topladi. Gelecekle ilgili onlardan bilgi istedi. Kâhinlerden birisi Firavun'a israilogullarindan bir çocugun dogacagini ve saltanatina zarar verecegini bildirdi. Firavun bunu duyar duymaz korktu ve tedbirler almaya basladi. Bunun için de israilogullarinin dogacak erkek çocuklarinin tamaminin öldürülmesini emretti.

Hz. Musa bu dönemde dogdu ve öldürülmesin diye bir sandigin içine birakilarak nehre atildi. Firavun'un sarayinda büyüdü. Allah diledi ve Musa'yi Firavun'un kucaginda büyüttü.

Harun Peygamber Hz. Musa'nin büyügüdür. israilogullarinin erkek çocuklarinin öldürülmeye baslanildigi dönemden önce dünyaya gelmistir.

Hz. Hârun (a.s.); Musa (a.s.)'dan daha uzun boylu daha etli daha beyaz tenli daha genis sirtli olup açik ve düzgün dilli yumusak huylu idi. Alninda da bir ben vardi (Hâkim el-Müstedrek II 577).

Harun peygamberle ilgili Kur'ân-i Kerîm'de pek fazla bilgi yoktur. Bir âyette Hz. Musa ile birlikte zikredilmektedir.

Medyen'den dönerken Hz. Musa'ya Peygamberlik verildi. Peygamberlikle sereflendi.

Yüce Allah Hz. Musa'ya emretti: "Firavun'a git çünkü o azdi" (Tâhâ 20/24).

Musa Peygamber "Rabbim beni yalanlamalarindan korkuyoruni" (es-suarâ 26/ 12) "Kalbim sikilir dilim açilmaz olur. Onun için Harun'a da Peygamberlik ver" (es-suarâ 26/l3)

"Bir de onlarin aleyhimde de bir kisas davalari var bu sebeple beni öldürmelerinden korkarim" (es-suarâ 26/14) "Bana ailemden bir vezir ver. Biraderim Harun'u. Onunla arkami kuvvellendir. Onu içimde ortak kil. Ta ki seni çok çok tesbih edelim ve seni çok çok zikredelim. süphesiz sen bizi hakkiyla görensin" (Tâhâ 20/29-35) dedi.

Cenâb-i Allah Musa'nin bu duasini kabul etti. "Ey Musa! istedigin sana verildi" (Tâhâ 20/36) buyuruldu. Böylece Harun'a da peygamberlik verildi. "Firavun'a gidin biz âlemlerin Rabbinin Peygamberleriyiz bizimle beraber israilogullarini gönder" deyin " (es-suarâ 26/16-17) buyuruldu.

Hz. Mûsa ve Hârun (a.s.) "Ey Rabbim! Dogrusu biz Firavun'un bize karsi asiri gitmesinden yahud taskinligini artirmasindan endise ediyoruz" diye Allahu Teâla'ya dua ettiler. Yüce Allah: "Korkmayiniz! Çünkü ben sizinle beraberim. Ben (her seyi) isitirim görürüm! Hemen gidiniz ve ona söyle deyiniz. "Biz Rabbinin iki elçisiyiz artik israilogullarini bizimle gönder. Onlara iskence etme! Biz sana Rabbinden hakiki bir âyet getirdik selam (ve selamet) dogruya tâbi olanlaradir. Bize su hakikat vahy olundu ki: hiç süphesiz azab yalanlayanlarin ve yüz çevirenlerin üzerinedir" (Tâhâ 20/45 48) buyurdu.

Bunun üzerine Hz. Musa ve Hârun geceleyin Firavun'un yanina gittiler. Kapiyi çaldilar. Firavun kapinin açilmasindan dehsete düstü. Hz. Musa ve Hârun Firavun'a kendilerinin Rabbûlâlemin olan Allah'in elçileri olduklarini kendisini dine davet etmek için geldiklerini söylediler. Firavun "Ben sizin en yüce Rabbinizim " (en-Nâziât 79/24) diyerek onlari reddetti.

Hz. Musa'ya vahyedildi. "Kullarimla geceleyin yola çik. Onlara denizde kuru bir yol aç. Size yetismelerinden korkma" (Tâhâ 20/77) buyuruldu.

Bu iki peygamber israilogullarini geceleyin yola çikardilar. Bu durumdan haberdar olan Firavun ve askerleri onlari izledi. Hz. Musa Hârun ve israilogullari denizi geçerek kurtuldular. Firavun ve askerleri de denizde boguldular.

israilogullari Tih sahrasina geldiler. Rizik olarak kendilerine kudret helvasi bildircin kusu verildi (el-Bakara 2/57); onlar itirazlarini sürdürdüler.

"Biz bir çesit yemege dayanamayiz. Bizim için Rabbina dua et de bize topragin bitirdigi sebzeden acurdan sarimsaktan mercimekten ve sogandan çikarsin" (el-Bakara 2/61) dediler.

Musa peygamber onlara ögütler de bulundu. Tûr dagina çagirildiginda agabeyi Harun'u kendi yerine vekil birakti.

israilogullari Misir'dan çikarken altinlarini gümüslerini de yanlarina almislardi. Hz. Musa (a.s)'in Tur'a gitmesiyle israilogullarinin münafiklarindan Sâmiri bu altinlari topladi ve bir kapta eriterek bir buzagi yapti. Gönüllerinde yatan putçulugu bir türlü tepeleyemeyen bu kavim buzagiya tapmaya basladi.

Hz. Hârun onlara ögütlerde bulundu. "Ey kavmim! Bununla imtihan edildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman olan Allah'tir. Gelin bana uyun ve emrime itaat edin" (Tâhâ 20/90) buyurdu. israilogullari Hz. Hârun'u dinlemediler. "Musa bize dönüp gelinceye kadar biz o buzagiya tapmaya devam edecegiz" (Tâhâ 20/91) dediler.

Hz. Musa (a.s) Tûr Dagi'ndan döndügünde kavminin buzagiya tapmakta oldugunu gördü. Buna çok üzüldü. Agabeyine kizdi. "Ey Hârun! Onlarin saptiklarini gördügün zaman hana uymaktan seni alikoyan nedir? Emrime isyan mi ettin?" (Tâhâ 20/92-93) dedi. Hârun Peygamberin yakasina yapisti.

Hârun Peygamber; Hz. Musa'ya israilogullarinin kendisini dinlemedigini anlatti. Musa peygamber öfkelendi ve Samiri'yi kovdu.

Allahu Teâla Musa (a.s)'ya Hârun (a.s)'u vefat ettirecegini onu daga getirmesini bildirdi.

Musa (a.s) Hârun (a.s)'un elinden tutarak daga çiktilar. Hârun (a.s)'un sibr ve sibbîr adindaki ogullari da yanlarindaydilar. Dagin üzerinde görülmemi:s güzellikte bir agaç yapilmis bir ev evin içinde bir sedir ve sedirin üstündeki yataktan misk gibi bir koku geliyordu. Hz. Musa ile birlikte Hârun yatagin üstüne yattilar. Allahu Teâla Hârun (a.s)'un ruhunu bu halde iken aldi sonra agaç kayboldu ev ve sedir semâya yükseldi. Hz. Musa Hârun (a.s)'un cenaze namazini orada kilarak onu daga defnetti. Yahudiler bu daga Tûr-u Hârun adini vermislerdir (Taberî Tarih I 223).

Hârun (a.s)'un Tih çölündeki bu dagda vefat ettiginde yüz on yedi yüzyirmi veya yediyüzyirmiüç yasinda oldugu söylenir (Yâkubî Tarih I 41).

Hârun Peygamber uzun müddet yasadi. Musa Peygamberle birlikte kavmine ögütlerde bulundu kavminin nankörlüklerine gögüs gerdi.

Zaman geldi; Rabbine kavustu o da ölümü tatti.

GamzeLim Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla