Konu
:
Peygamberlerimizin Tarihi
Tekil Mesaj gösterimi
19-06-2006, 20:32
#
18
(
Link Al
)
GamzeLim
Yüreğimdeki Yağmurlar
Üyelik tarihi: 15-04-2005
Cinsiyet:
Mesajlar: 21.379
Konular: 1097
Ruh Halim:
Rep puanı: 27
LOKMAN (LUKMAN) HEKIM
Bir nebî veya velî oldugu ihtilâfli; ancak çogunlugun tercihine göre hakim bir sahsiyet.
Kur'ân-i Kerîm'de Lokman adi iki yerde geçer (Lokman
31/12
13). Kelime
ayni zamanda Mekkî bir surenin adidir. Bu sûrenin nüzul sebebi Kureyslilerin Lokman'i Hz. Peygamber (s.a.s)'e sormalaridir.
Lokman'in adi geçen iki ayetin meâli söyledir: "Andolsun Biz Lokman'a Allah'a sükretmesi için hikmet verdik. sükreden kimse ancak kendisi için sükretmis olur. Nankörlük eden ise
bilsin ki Allah her seyden müstagnîdir
övülmeye lâyik olandir. Lokman
ogluna ögüt vererek. "Yavrum
Allah'a es kosma
dogrusu es kosmak büyük zulümdür" demisti " (Lokman
31/12
13). Lokman'in adi içinde geçmese de onun ogluna ögütleri devam etmektedir. Ancak arada iki ayet içinde Yüce Allah
Lokman'in ögüdündeki es kosmayi(sirk) tekit için ana-babaya iyi davranmak; yar
adana
sükür
ana-babaya tesekkür etmesini bilmekle beraber; eger ana-baba Allah'a es kosmak üzere çocugunu körü körüne zorlarlarsa o çocugun onlara itaat etmemesi
dünya islerinde onlarla güzelce geçinip Allah'a yönelen kimselerin yoluna uymasi gerektigini bildirmektedir (Lokman
31/14
15). Lokman'in ögütleri söyle devam etmektedir: "Yavrum
isledigin sey bir hardal tanesi agirliginca olsa da
bir kayanin içinde
göklerde veya yerde bulunsa da
Allah onu getirip meydana kor. Dogrusu Allah Lâtif'dir
haberdar'dir. Yavrum
namazi kil
iyiligi emret
kötülükten vazgeçir ve basina gelene sabret; dogrusu bunlar azmedilmeye deger islerdir. Insanlari küçümseyip yüz çevirme
yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Allah
kendini begenip böbürlenen kimseyi hiç süphesiz ki sevmez. Yürüyüsünde ölçülü ol
sesini de kis! Seslerin en çirkini süphesiz merkeplerin sesidir" (Lokman
31/16-19).
Lokman suresinde geçen meâli verilen ayetlerden anlasilmaktadir ki
bu zat bir hakimdir. Çünkü ona hikmet verilmistir. Böyle bir hikmete ulasan kimseye gereken
o hikmete sükürdür. Aslinda Yüce Allah'in
sükür de dahil hiç bir seye ihtiyaci yoktur. Ancak sükre ihtiyaci olan Insandir. Çünkü Allah
sükredince nimetleri artirma vadinde bulunmustur (ibrâhim
14/7). Lokman
üç kere "yavrum" veya "oglum" diye hitap ederek ogluna ögüt vermistir. Bunlardan ilkinde Allah'a es
ortak kosmamasini ögütlemistir. Çünkü bu
Allah'in hakkini baskasina vermek
kullarin ve bütün varliklarin yaratanina olan bu haksizlikla onlarin haklarini çignemek
basta Yüce Allah'in ikram ettigi
serefli kildigi Insan olmak üzere bu varliklari esas yaratanindan baska fâni
âciz
güçsüz seylere yönelterek onlari tahkîr etmektir. Lokman
ikekşi "yavrum" hitabiyle baslayan ögüdünde
Yüce Allah'in hardal tanesi kadar da olsa yapilan bütün iyilik ve kötülükleri gördügünü
bildigini ve onlari ahirette degerlendirecegini anlatmistir. Nitekim Yüce Allah
zerre miktar hayir-ser isleyenin karsiligini görecegini bildirmektedir (ez-Zilzâl
99/7-8). Lokman
yine ogluna hitaben üçüncü ögüdünde onun namazi kilmasini
iyiligi emredip kötülükten vazgeçirmesini
basina gelene sabretmesini
Insanlara böbürlenip kibirlenmemesini
çalim satip ögünmemesini
yürümesinde
konusurken sesinde ölçülü olmasini tavsiye etmistir.
Lokman hakkinda hadislerde de bazi bilgiler bulunmaktadir. En'âm suresi'nin 82. ayetinin nüzulünde sahabeler: "Ey Allah'in Resulü! Bizim hangimiz nefsine zulmetmez ki...?" dediklerinde
Peygamberimiz. Bu ayetteki zulüm sizin sandiginiz gibi degildir. O zulüm
sirk demektir. Lokman'in ogluna nasihat ederken
yavrum
Allah'a sirk kosma. Zira sirk en büyük zulümdür dedigini isitmediniz mi?" cevabini vermistir (Sahîh-i Buhârî
Tecrîd-i Sarîh
Tercemesi
IX
163). Lokman söyle derdi: "Yavrum
ilmi âlimlere karsi böbürlenmek
sefihlerle münazarada bulunmak ve meclislerde gösteris yapmak için ögrenme!" (Ahmed b. Hanbel
I
190). Bu anlatim ve devami baska bir rivayette söyle yer almaktadir: "...Ginâ göstererek ve cehalete düserek ilmi terketme! Yavrum
meclisleri ihmal etme! Allah'i anan bir topluluk gördügünde onlarla otur. Eger âlimsen ilmin isine yarar; cahilsen onlar sana ögretirler. Umulur ki Allah onlara rahmetini lütfeder
onlarla beraber sana da ulasir. Allah'i anmayan bir lopluluk gördügünde onlarla oturma. Eger âlimsen ilminin sana bir yarari olmaz; cahilsen onlar seni saptirirlar. Allah onlari azabina düçar kilar
sana da onlarla beraber isabet eder" (Dârimî
Mukaddime
34). Yine bir hadis-i serifde ilim-hikmet hakkinda söyle denilmektedir: "Hakîm Lokman ogluna su tavsiyede bulunmustur. Yavrum âlimlerin yaninda otur ve dizlerinle onlara çok yaklas. Çünkü Allah
gökten indirdigi yagmurla ölü topragi dirilttigi gibi
kalbleri hikmet nûruyla diriltir"(Muvatta
ilim
1). Lokman hakkinda baska bir hadis de söyledir: "Hakim Lokman
söyle derdi: süphesiz Allah bir seyi emânet aldigi zaman onu korur" (Ahmed b. Hanbel
II
87).
Bu hadislerin
meselâ zulüm
hikmet
ilim gibi konularda Kur'ân-i Kerîm'deki Lokman ile ilgili ayetlerle rabitali oldugu görülmektedir.
Lokman'in kim oldugu konusunda çesitli görüsler vardir. ibn ishak'a göre Lokman'in nesebi [Lokman b. Bâur b. Nahor b. Tarih (Terah: Âzer)] Dördüncü. Kusakda Hz ibrahim (a.s)'in babasi Âzer'e ulasir. Vâkidî
Lokman'in isrâilogullari kadisi
Eyle ve Medyen taraflarinda yasayan
Eyle'de ölen bir kimse oldugunu zikreder. ikrime'ye göre Lokman bir nebîdir. Ancak onun bir hakim oldugunda âlimlerin ittifaki vardir (Sahih-i Buharî Tecrid-i Sarih Tercemesi
IX
163). Vehb b. Münebbih'e göre; Lokman ibn Bâûra
Âzer neslindendir. Mukâtil'e göre ise
Hz. Eyyub (a.s)'in kizkardesinin veya teyzesinin oglu idi. Uzun müddet yasadi. Hz. Davud'a yetisti ve ondan ilim aldi. Sanat sahibi idi. Bir nebî oldugunu söyleyenler de oldu. ibn Rüsd
Tehâfüt'ünde söyledigi gibi
her nebî hakîmdir
fakat her hakim nebî degildir. Bakara sûresi'nin 269. ayetine göre Yüce Allah hikmeti istedigine verir. Kime de hikmet verilmisse ona büyük hayir lütfedilmistir. Dolayisiyle o kimsenin ilmen
amelen bunun sükrünü yerine getirmesi gerekir. Lokman için de Kur'ân'da böyle söylenmistir (Elmalili Hamdi Yazir
Hak Dini Kur'an Dili
IX
3842-3843).
Lokman
Islâm'dan önceki Araplarda kendisinden çok bahsedilen bir sahsiyet idi. Yahudi ve Hristiyan kutsal kitaplarinda adi geçmez. Onun Âd kabilesinden veya Habesli bir köle oldugu da belirtilmistir (S.G.F. Brandon
A Dictionary of Comparative Religion
London 1970
s. 414).
Eski Arap geleneginde cahiliyye devri Insanlari bu zata Lukmânü'l-Muammer diyorlardi. Onun yedi kartalin ömrü kadar uzun yasadigina inanilirdi. Ebû Hâtim es-Sicistâni'nin "Kitâbül-Muammarîn" adli eserinde Lokman
Hizir'dan sonra uzun yasayan ikekşi sahsiyet olarak yer alir. Yedi kartal ömrü bes yüz altmis yil yapsa da çesitli rivayetlerde onun bin
hatta üç bin-üç bin bes yüz yil yasadigi bile ileri sürülmüstür. Lokman'a
Nâbiga'nin siirlerinde bile rastlanir. Cahiliyye geleneginde Lokman ayni zamanda bir kahraman ve hakim bir kimse olarak da görülürdü. Bir çok macera ona isnat edilmisti. Bütün bunlar arasinda Lokman
Âd kabilesinden olmakla bu kabîleye Sodom gibi günahkârligi dolayisiyla kuraklik cezasi verildiginde
onun da dahil oldugu bazi kimseler yagmur için dua etmek üzere Mekke'ye giderler. Ancak Âdlilar orada zevk ve safâya dalip esas vazifelerini unuturlar. Hatirlatildiginda da birisi siyah bir bulut isteyiverir. Âd kabilesinin mahvi bu bulutla olur. Aslinda onlarin cezalandirilmalari Hz. Hûd'a itaatsizlikleri dolayisiyladir. Âd kavmi ile ilgili ayetlerde ve Hûd suresinde Lokman'in adi geçmez (Bernhard Heller
iA.
"Lokman "
maddesi).
Lokman
Kur'ân-i Kerîm'de yer aldiktan sonra
Arapça darb-i mesel ve hikmet kitaplarindan Kasasul-Enbiyalara kadar bir çok eserlerde yer aldi. Sa'lebî (ö. 427/1035) Ârâisul-Mecâlis"inde ondan bahsederken Kur'ân'daki anlatimi baska rivayetlerle genisletir. O
Lokman'in kim oldugu konusunda yukaridaki bütün bilgileri verdikten sonra Mücâhid'in onun uzun dudakli siyahî bir köle oldugu yolundaki rivayetlerini de bunlara ekler. Ancak bu rivayeti takviye sadedinde Insanlardan Sudan'dan çikmis üç hayirli kimse arasinda
Bilâl (Habesli ?)
Hz. Ömer (r.a)'in kölesi Mühecca' ve Lokman'a (Sudan'in Misir'a yakin Nubya tarafindan) yer veren rivayeti de almaktadir. O
Lokman'in Habes'li bir marangoz
bir terzi oldugu konusundaki iddialari da aktardiktan sonra
âlimlerin onun hakim olup nebî olmadiginda ittifak ettiklerini
bu konuda ikrime'nin farkli görüse sahip oldugunu (bazilarina göre Lokman'in nebîlik ile hakimlikten birini tercihte serbest birakildigi
onun hikmeti seçtigini) belirtmektedir. O
ayrica Lokman'in nebî olmadigi; Allah'in çok tefekkür
iyi yakin ile takvâ ehli kildigi bir kul oldugu; onun Allah'i
Allah'in da onu sevdigi
ona hikmet lütfettigini açiklayan bir hadis de nakleder (Sa'lebi
Arâisul-Mecâlis
312).
GamzeLim
Açık Profil bilgileri
GamzeLim - Özel Mesaj gönder
GamzeLim - Daha fazla Mesajını bul