![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Forum Heveslisi ![]() Üyelik tarihi: 01-24-2007 Bulunduğu yer: bir yerlerden işte...
Mesajlar: 549
Konular: 17
Ruh Halim: Rep puanı:489 Toplam Online: 2 Saat 31 Dakika 35 Saniye | GIR GIR GEÇMEK Alay etmek dalga geçmek anlamına gelen deyimimizin hikayesi: Kıraathanenin birinde bir adam,boş bir nargilenin marpucu ile sürekli nefes çekip fokurdatıyormuş.Nargilenin çıkardığı bu sesten rahatsız olan bir müşteri sormuş: Yahu birader!Tömbekisi yok ateşi yok dumanı yok.Niye boş nargileyi çekip duruyorsun? Bunun üzerine adam ben onun dumanında değilim gırgırındayım demiş.O gır gır ettikçe keyfim geliyor. AĞZIYLA KUŞ TUTSA NAFİLE çok çalışıp olağanüstü bir iş bile yapsan boşuna uğraşma birşey yapamazsın anlamına gelen deyimizin hikayesi: Devir fransa ile osmanlı ilişkilerinin geliştiği ve Fransız donanmasının Osmanlı donanmasının emrine girdiği zamandır Topkapı sarayında huzura kabul bekleyen Fransız elçisi kızlar ağasına işinin önemli ve acele olduğunu bir türlü anlatamamış ve içeri girememişti kızlar ağası sabırsızlanan elçiye şöyle demiş. siz ne laf anlamaz adamlarsınız yahu?Sultanımız bugün çok kızgın.Akşam cariyelerinden birine kızmış ve onu cellada vermiş.biraz önce bir Frenk hokkabaz buradaydı.Adamcağız ne hünerler gösterdi.Külahın altından tavşanlar çıkardı,alev alev yanan çubukları ağzında söndürdü,havaya bir kuş uçurdu,uçan kuşa birşeyler söyledi kuş gelip ağzına kondu.O da ağzıyla ayaklarından yakaladı.Sultanımız onu bile huzurundan kovdu.Senin anlayacağın ağzınla kuş tutsan nafile;amasenin ustalığın varsa bir kere sultana arz edeyim. |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Deneyimli ![]() Üyelik tarihi: 10-16-2005 Bulunduğu yer: * YaLnızLar Rıhtımı *
Mesajlar: 2.845
Konular: 201 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | VaLLa güzeL şeyLer bunLar... Daha bisürü deyimin hikayesi var bunLarLa sınırLı değiL ama payLaştığın için sağoL ![]()
__________________ мєα ¢υℓρα!!.... |
| | |
| | #4 (permalink) | |
| Forum Heveslisi ![]() Üyelik tarihi: 01-24-2007 Bulunduğu yer: bir yerlerden işte...
Mesajlar: 549
Konular: 17
Ruh Halim: Rep puanı:489 Toplam Online: 2 Saat 31 Dakika 35 Saniye | Alıntı:
| |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Beni Sevmeyen ÖLsün :) ![]() | Türkçe de bakla ile alakalı iki deyim vardır. Her ikisinde de illiyet, kurutulmuş baklanın zor ıslanması ve zor yumuşamasıyla ilgilidir. Kurutulmuş baklanın ağza alındığında ıslanıp yumuşaması uzun bir süreyi ilzam eder. Sır saklama ve dilini tutma konusunda kendisine itimat edilemeyen kişiler için " ağzında bakla ıslanmaz" deyiminin kullanılması bu yüzdendir. Yani duyduğu bir sırrı hemen başkasına anlatır, demlenesiye kadar yahut bir baklanın ıslanacağı müddet kadar olsun beklemez demeye gelir. Baklayla ilgili diğer deyim baklayı ağzından çıkarmaktır. Deyim, içimizden geçtiği halde mekan ve zaman müsait olmadığı için nezaket veya siyaset en söyle ( me ) diğimiz şeyler için birisinin bizi ikazı zımnında "çıkar ağzından (dilinin altından) baklayı" demesine işarettir. Deyimin hikayesi şöyle: Vaktiyle çok küfürbaz bir adam yaşarmış. Zamanla kendine yakıştırılan küfür bazlık şöhretine tahammül edemez olmuş. Soluğu bir tekkede almış ve durumu tekkenin şeyhine anlatıp sırf bu huyundan vazgeçmek için dervişliğe soyunmaya geldiğini söylemiş. Şeyh efendi bakmış, adamın niyeti halis, geri çevirmek olmaz, matbahtan bir avuç bakla tanesi getirtmiş. Bunlara okuyup üfledikten sonra yeni dervişe dönüp tembih etmiş: -Şimdi bu bakla tanelerini al. Birini dilinin altına, diğerlerini cebine koy. Konuşmak istediğin vakit bakla diline takılacak, sende küfür etmeme isteğini hatırlayıp o an da söyleyeceğin küfürden geçeceksin. Bakla ağzında ıslanıp da erimeye başlayacak olursa cebinden yeni bir baklayı dilinin altına yerleştirirsin. Ad****** şeyhinin dediği gibi tekkede kalıp kendini kontrol etmeye başlar. Bu arada şeyh efendi de bir yere gidince onu yanından ayırmamaktadır. Yağmurlu bir günde şeyh ile derviş bir sokaktan geçerlerken bir evin penceresi hızla açılır ve gençten bir kız çocuğu başını uzatarak, - Şeyh efendi, biraz durur musun? Deyip pencereyi kapatır. Şeyh efendi söyleneni yapar, illa yağmur sicim gibi yağmaktadır. Sığınacak bir saçak altı da yoktur. Üstelik niçin durdurulduğunu henüz bilmemektedir ve kız da pencereden kaybolmuştur. Bir ara evin kapısına varıp kızın ne istediğini sormak geçer içinden ve tam kapıya yöneleceği sırada kız tekrar pencerede görünür ve, - Şeyh efendi, der, birkaç dakika daha bekleseniz... Şeyh içinden "lahavle" çekse de denileni yapmamak tarikat adabına mugayir olduğundan biraz daha beklemeyi göze alır. O sıra da küfürbaz derviş kendi kendine söylenmeye başlamıştır. Yağmurun şiddeti gittikçe artmakta, bizimkiler de iliklerine kadar ıslanmaktadırlar. Nihayet pencere üçüncü kez açılır ve kız seslenir: - Gidebilirsiniz artık!.. Şeyh efendi merak eder ve sorar: - İyi de evladım bir şey yok ise bizi niçin beklettin? - Efendim, der kız, elbette bir şey var, sizi sebepsiz bekletmiş değiliz. Tavuklarımızı kuluçkaya yatırıyorduk. Yumurtaları tavuğun altına koyarken bir kavuklunun tepesine bakılırsa piliçler de tepeli olur, horoz çıkarmış. Annemsizi geçerken gördü de yumurtaları kuluçkaya koydu. Münasebetsizliğin bu derecesi üzerine şeyh efendi, - Ulan derviş, der, çıkar ağzından baklayı!.
__________________ єѕкι∂єη мєктυвυη ѕσηυηα кσηαη 3 ησктα ѕєν∂ιğιηє σℓαη вüтüη ѕєνgι ѕöz¢üкℓєяιηι ιçєяιямιş.. ѕєνєη 3 ησктα кσуαямış, ѕєνιℓєη αηℓαямış αηℓαуα¢αğıηı.. şιм∂ι ƒαzℓα ѕözє ηє нα¢єт(...) |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| dusler_sokagı_sakini (Hikayeleri:) | dusler_sokagi_sakini | HikayeLer & Öyküler | 21 | 08-14-2007 18:48 |
| Dial-up Hikayeleri | ●[яαρυηzєl]● | Komik Yazılar | 2 | 07-18-2007 09:40 |
| !!! aşk hikayeleri !!! | kasirga | HikayeLer & Öyküler | 4 | 04-29-2007 22:51 |
| chat_lak{bü$Ra} ve hikayeleRi | chat_lak | HikayeLer & Öyküler | 14 | 03-13-2007 19:56 |