Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Genel »»-(¯`v´¯)-» > Bilgi Okulu
Kayıt ol SohbetTop 10 Üyeler Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Bilgi Okulu Tarih ,Edebiyat ,gizemli Dosyalar ,Psikoloji ve dahasi..

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-06-2007, 09:27   #1 (permalink)
Foruma Isınan Üye
 
Toplam Online: N/A
Standart işte icatlar ve tarihleri

İcatlar
TELGRAF : William Cooke ve Charles Wheatstone adlı iki İngiliz
1837 yılında, teller üzerinden elektrik akımı göndererek
mesaj iletmeyi başardılar.
Böylece ilk elektrikli telgraf makinesı ortaya çıktı. Elektrik akımı,
alıcı cihazın kadranındaki bir dizi iğneyi hareket ettirerek ulaştırılacak
mesajın ekranda belirmesine yardımcı oluyordu.

MORS ALFABESİ : 1843' te Samuel Morse, telgraf mesajlarında
nokta ve çizgilerden oluşan ünlü Mors Alfabesi' ni geliştirdi.
Morse, Baltimore' den Washington' a uzanan 60 km' lik bir
telgraf hattı kurarak, hattı başkanlık seçimleriyle ilgili haberleri
iletmek için kullandı.

TELEFON : 1876' da Alexander Graham Bell, telefonu icat etti.
Bell ve Thomas Watson adlı elektrik mühendisi, bir gönderici ve
bir alıcıdan oluşan bir düzenek yaptılar. Alıcı, sesi belli bir elektrik
akımına dönüştürüyor ve bu akım bir tel aracılığı ile ahizeye
taşınıyordu. Tarihteki ilk telefon görüşmesini, 10 Mart 1876' da
Bell yapmıştır.

RADYO : 1902' de İtalyan mucit Guglielmo Marconi, kablo ya da tel
olmadan bir yerden diğerlerine mesaj göndermenin yolunu keşfetti.
Böylece radyo doğdu. Marconi, radarın mucidi Hertz' in yapmış olduğu
deneyleri kullanarak bulunduğu yerden 9 metre uzaktaki bir kapı zilini
çalmayı başarabiliyordu ve bunun için her hangi bir kabloya ihtiyaç
duymuyordu. Kullandığı yönteme "elektro-manyetik" adını vermişti.

FM RADYO : 1920' de Edwin Howard Armstrong, FM radyoyu geliştirdi.
Elektrik mühendisi Armstrong' un elektromanyetik ve elektrik alanında
yaptığı icatlar çok önemlidir. Fakat onun belki de hepimiz tarafından
bilinen icadı, geniş aralıklı yayın yapan FM radyo bandıdır.

SÜPER İLETKEN : 1986' da George Bednorz, kayıp olmaksızın enerjiyi
transfer edebilen bir madde geliştirdi. Böylece "süper iletken" kavramı
hayatımıza girmiş oldu. Süper iletkenler, "bilgi çağı" açısından çok önemli
gelişmeleridir. Sıradan bir bakır telden iletildiğinde enerjinin yaklaşık
% 40' ı kaybolmaktadır. İşte bu yüzden süper iletkenler insanlığın
enerjiyi doğru ve verimli kullanabilmesi açısından çok önemlidir.

UYDU : 4 Ekim 1957' de Ruslar, ilk uydu Sputnik' i Dünya yörüngesine
yerleştirdi. Dünya' nın ilk yapay uydusu sadece bir basket topu
büyüklüğünde olup 82 kg ağırlığındaydı. Bu minik uydu, 98 dakika
içinde yörüngeye yerleştirilmişti. Sputnik, insanoğlu için
uzay çağının başlangıcı demekti.

FAKS : 1843' te üretilen ilk faks makinesi, kabartma harfleri
tarayarak elektrik sinyalleri gönderen bir sarkaçtan oluşuyordu.
Modern faks makinelerinde ise gönderilen dokümandan yansıyan
ışığı algılayan diyotlar kullanılır. 1922' de Alman fizikçi Arthur Korn,
radyo dalgaları ile Avrupa' dan Amerika' ya fotoğraf göndermiştir.
HABERLEŞME KULELERİ : Claude Chappe, tepelerin üzerine kurulmuş
kulelerden oluşan bir ağ sistemi geliştirdi. Her kulenin üzerinde 49 değişik
konuma ayarlanabilen iki uzun oka sahip bir makine vardı. Her konum
bir harfe ya da rakama karşılık geliyordu. Operatörler böylece bir kuleden
ötekine mesaj gönderebiliyorlardı. Bu sistem çok başarılı oldu ve
4.828 km' lik bir ağ kulelerle birbirine bağlandı.

ÇENGELLİ İĞNE : Dünya, 1849' da Walter Hunt tarafından bulunan,
çok basit ama faydalı bir ürünle tanıştı: Çengelli İğne. Çengelli iğne,
Amerikalı mucit tarafından sadece 15 dolar kazanabilmek amacıyla
bir iddia sonucunda ortaya çıkmıştır.

YEMEK ÇUBUKLARI : Yemek çubukları 5000 yıl önce ilk defa Çin' de
kullanılmaya başlandı. Çinliler, daha iyi pişmesi için yiyecekleri çok
ufak parçalara ayırıyorlardı. Bunları tutabilmek için de ağaç dallarını
kullanıyorlardı. Bugün Çin, Japonya, Vietnam, Kore gibi Uzakdoğu
ülkelerinde yemek çubukları hala yaygın olarak kullanılmaktadır.

EKMEK KIZARTMA MAKİNESİ : 1909'da General Electric şirketi,
ilk elektrikli ekmek kızartma makinesini üretti. Dilimlenmiş ekmek,
elektrikle ısıtılan bir tel üzerine konuluyordu. Ayarlı bir saat, süre
dolduğunda elektriği kesiyor ve ekmeği dışarı doğru itiyordu.
Bu sayede sabahları kahvaltı masalarını renklendiren
çıtır çıtır ekmeklerin hikayesi doğdu.

MİKRODALGA FIRIN : Yiyecekleri radyo dalgaları ile ısıtan bir fırın
fikrinin patentini 1945' te Amerikalı mucit Percy L. Spencer almıştır.
Yiyecekler, mikrodalga adı verilen radyo dalgalarıyla bombardıman
edilir, bunun neticesinde moleküler titreşerek yiyeceğin ısınmasını
sağlar. Mikrodalga fırınların kapağındaki metal teller ise, mikrodalgaların
fırından dışarıya çıkıp insanlara zarar vermesine engel olmaktadır.

KAŞIK : Paleolitik zamanlardan beri kullanılan kaşıkların atası deniz
kabuklarıdır. Kaşığın Latince ve Yunanca' daki karşılığı "spiral
şekilli sümüklüböceği kabuğu" anlamına gelen "cochlea"
kelimesinden türetilmiştir.
Günümüzdeki formunu ise MS I. Yüzyılda Romalılar vermiştir.

BIÇAK : Tarihte kesin olarak ne zaman icat edildiği belli olmayan
bıçak, günümüzde mutfaklarda ve yemek masalarında dizayn
edilseler de tarihin ilk dönemlerinden başlayarak yakın bir zamana
kadar öncelikle silah olarak kullanıldı. Ortaçağ Avrupası' nda
ev sahibi masaya bıçak getirmezdi, çünkü herkesin bıçağı belindeydi.
Ancak şiddet artmaya başlayınca 1669' da Fransa Kralı 14. Louis' in
bütün sivri uçlu bıçakların yemek masalarında kullanımını ve
sokaklarda taşınmasını yasaklamıştır.

ÇATAL : Çatalı ilk kullananların Yunanlılar olduğu sanılmaktadır.
Çatalın yemek masalarındaki kullanımı MS 7. yüzyılda Ortadoğu' daki
zengin ve itibarlı ailelerde görülmektedir. 13. yüzyılda Bizanslılar' a
onlardan da İtalyanlar' a geçmiştir. Fransa da ise "gösterişe kaçıyor "
diye kabulü yavaş olmuştur. Çatal, 1600' lerin ortalarından itibaren
tekrar itibar kazanmış, kraliyet ailesi ve zengin sofralarının vazgeçilmez
lüksü olmuştur.
Günümüzde ise, hepimizin vazgeçilmez ihtiyacıdır.

MEKANİK SAAT : 999' da Gerbert, insanoğlunun zamanı ölçebilme arzusuna
hizmet etmek için yepyeni bir ürün sundu. Fransız keşiş ve sonrasında
Papa olan Gerbert' in ağırlıklar kullanarak çalışan ilk mekanik saati
günümüze kadar pek çok kez geliştirildi.

HASSAS SARKAÇLI SAAT : Galileo' nun sarkaç teorisini üretmesinden
sonra daha kesin zaman ölçümü yapılabilir miydi? 1656' da Christian Huygens,
bu noktadan hareketle, sarkacın hareketini bir dizi dişli çark üzerinden
saatin kollarına iletirken, bir yandan da sarkacın sürekli salınım halinde
tutmanın yolunu bularak ilk hassas sarkaçlı saati geliştirdi.

DİKİŞ MAKİNESİ : 1830' da Barthelemy Thimonnier dikiş makinesini
icat etti.
Makinede ayak pedalıyla döndürülen bir tekerlek, iğneyi kaldırıp
indiriyordu. Fakat o dönemlerde pek çok terzi, işini kaybedeceği
korkusuyla bu makinelerin 80 tanesini tahrip etmişti.

FERMUAR : Fermuarın icadında her ne kadar tek bir mucitten
söz etmek zor olsa da asıl katkıyı 1893' de W.L. Hudson' un yaptığı
söylenebilir.
Fermuarın hayatımıza girmesi oldukça zaman almıştır. İlk fermuar
tasarımının o kadar ürkütücü bir görüntüsü vardı ki pek çok üretici
seri üretimi yapmayı reddetmişti. Fermuar, günümüze kadar gelişmiş
ve hayatımızdaki pratik malzemelerden biri olarak yerini almıştır.

ELEKTRİK ISITICILI ÜTÜ : 1882' de Henry Seely, elektrik ısıtıcılı
ütüyü geliştirdi. İlk ütüler, içine kor halinde kömür konularak ısıtılırdı.
Seely' nin ütüsünün içinde ise elektrikli bir ısıtıcı bulunuyordu.
Böylece ütü, zor kullanılan bir ev aleti olmaktan çıkmıştı.

ÜTÜ MASASI : Ütü yaparken yeterince iyi sonuç alamamaktan şikayetçi
olan Afrikalı Sarah Boone adlı bir ev kadını, 1892 yılında kendisi için bir
ütü masası geliştirdi. Böylece tarihin ilk ütü masası ortaya çıkmış oldu.

ELEKTRİKLİ SÜPÜRGE : 1901' de Hubert Booth, elektrikli süpürgeyi
icat etti.
Booth' un elektrikli süpürgesi o kadar büyüktü ki atlı bir arabayla
çekilmesi gerekiyordu. Fakat süpürgenin performansı gayet iyiydi;
öyle ki İngiliz Kralı VII. Edward taç giyme töreninden önce
salondaki halının bu süpürge ile temizlenmesini istemişti.

ELEKTRİKLİ BUZDOLABI : İlk elektrikli buzdolabı, Karl Linde tarafından
1877' de geliştirildi. Yiyeceklerin bozulmadan saklanabilmesi için gereken,
ortamın soğuk olması koşulu, ilk defa Karl Linde tarafından yapay
olarak sağlanmıştı. Linde' nin cihazı, yiyecek kabininin arkasına freon gazı
yerine metil ether adlı son derece patlayıcı bir gaz pompalıyordu.
Bu yüzden pek yaygınlaşmadı. Freon gazı kullanılan ilk buzdolabını
ise Balzer Von Platen ve Carl Munters birlikte tasarlamıştı.

BULAŞIK MAKİNESİ : 1889' da W. A. Cockran adındaki maharetli
kadın mucit, tarihin ilk elektrikle çalışan ilk bulaşık makinesini üretti.
Sistem çok basitti. Bir fiskiye, boru yardımıyla gelen tazyikli suyu
tabakların üzerine eşit dağıtıyor ve bulaşıkları temizliyordu.

ÇAMAŞIR MAKİNESİ : 1906' da Ala Fischer, çamaşır makinesini icat etti.
Makinenin içine yatay olarak yerleştirilmiş metal tambura kirli
çamaşırlar konuluyordu. Tambur, elektrik yardımıyla döndürülüyor ve
hareket sırasında çamaşırlar sürekli suyla temas ederek temizlenmiş
oluyordu. İlk kurutuculu çamaşır makinesi ise 1924' te üretildi.
Çamaşır makineleri sürekli gelişerek günümüzdeki halini aldı.

TERMOS : 1906' da İskoçyalı J. Dewar, termos adını verdiği ve içine
konulan sıvının ısısını koruyan, iç içe geçmiş iki kaptan oluşan
bir sistem geliştirdi. Tarihin en popüler icatlarından birisi olan termos
sayesinde piknik yapmak, insanoğlu için daha da keyifli bir hal
almaya başladı.

BLENDER : Stephen Poplawski, termos benzeri cam bir kutunun
tabanına metal, dönen bir bıçak koyarak blender fikrini ilk ortaya
atan kişidir. 1932' de bu fikrini tasarım haline dönüştürmeyi
başarmıştır. 1935' te Fred Waring ve Frederick Osus adlı iki girişimci
dostu, Poplawski' nin fikrini geliştirerek büyük bir ticari başarı
kazanmışlardır.

ATAŞ : 1900' de Johann Vaaler, kağıtları sıkıca tutabilmek için,
iç içe geçmiş iki halkadan oluşan, metal bir telden ibaret
orijinal bir ürün tasarladı. Vaaler' in "Ataş" adını verdiği bu tasarım
bugüne değin hemen hemen hiç değişmemiştir.

KALEMTIRAŞ : Bugün okur yazar hemen hemen herkesin evinde,
çekmecesinde bulunan kalemtıraş Amerikalı John Lee Love tarafından
1897' de icat edildi.
İlk üretimi bildiğimiz taşınabilir şekliyle tasarlanan kalemtıraş
daha sonraki yıllarda geliştirildi.

KURŞUNKALEM : Kurşunkalemin bugün bildiğimiz şeklini Fransız
kimyacı Nicolas Conte vermiştir. Kil ve graphite karışımını yakıp
tahtadan silindir çubuklar içine koyan Conte; 1795' te patentini
almıştır. İlk kurşunkalem fabrikasını ise 1861' de Eberhard Faber,
New York' ta kurmuştur.

BİLYE UÇLU TÜKENMEZKALEM : 1938' de Macar mucit Lazlo Biro,
biro da denilen, günlük hayatımızın vazgeçilmez parçası olan bilye uçlu
tükenmezkalemin hayata geçmesini sağladı. Tükenmezkalem, öncelikle
yüksek basınca maruz pilotların kullanması için üretilmişti.
Zamanla kolay kullanımından dolayı geniş kitlelere ulaştı.
DOLMAKALEM : 1935' te Fransız Jules Fagart, tekrar doldurulabilen
dolmakalemi geliştirdi. Bugün bizlere bir parça nostalji gibi görünse de
dolmakalemler, pek çok insan için hala önemli yazı araçlarından
biridir.

SİLGİ : Silgiyi ilk defa 1736' da Avrupa' ya getiren, Fransız kaşif ve
bilim adamı Charles Marie de la Condamine' dir. Bu aslında, Güney
Amerika' da yerli kabilelerin oyun için ve tavuk tüyü gibi şeyleri vücutlarına
yapıştırmak için kullandıkları bir maddeydi. Avrupalılar bunu kullandı
fakat bir süre sonra çürüdüğü için kullanışlı olmadı. 1839' da Charles
Goodyear, kauçuğu işlemenin ve dayanıklı kılmanın yolunu buldu.
Bugün kullandığımız silgilere şekil vermiş oldu.

DAKSİL : 1951' de Bette Nesmint Graham, daksili icat etti. Dallaslı
sekreter Graham, bugün ofislerimizde hepimizin sık sık ihtiyaç duyduğu
hatalı metinlerin üzerini ince beyaz tabakayla kapatan yazı düzelticiyi
ilk olarak evinin mutfağında blender ile sıvı hale getirdiği kağıt olarak
üretmiştir.

RAPTİYE : Raptiye, ilk defa Amerikalı Edwin Moore tarafından kiralık
bir odada üretildi. Bir gün önce yaptığını ertesi gün satan Moore,
Eastman Kodak Company' den büyük bir sipariş alınca 1904' te
Moore Raptiye Şirketi' ni kurdu.
Şirketi hala küçük şeylerin üretimine devam etmektedir.

FOTOKOPİ MAKİNESİ : Bugün kullandığımız fotokopi makineleri
ilk olarak 1942 ' de Chester Carlson tarafından geliştirilmiştir.
Amerikalı mucit Chester Carlson, 1938' de de elektrostatik fotokopi
makinesini icat eden kişidir.
Fotokopi makineleri sayesinde gerekli dokümanları çoğaltmak kolaylaşmış
oluyordu. Bu da büyük bir işgücü kazanımı anlamına gelmekteydi.

MÜREKKEP : Kağıdın icadıyla paralel kullanılan mürekkep, Çinliler
tarafından bulunup geliştirildi. MS 400' de yaklaşık olarak bugün
kullandığımız halini aldı. Renk pigmentleri veya boyar maddelerin
sıvıda çözündürülmesiyle elde edilen mürekkebin ilk dönemlerdeki
hammaddesi ise yanmış çam odunu, kuzu yağı, eşek derisi jölesi
ve miskti.

PARŞÖMEN : Eski Mısır firavunlarından biri Anadolu' ya papirüs vermeyi
reddedince, parşömenin hikayesi başlar. Anadolu' daki Bergama
kitaplığının İskenderiye' ye rakip olmasından rahatsız olununca
papirüs gönderimi durmuştur. Bergama hükümdarı, koyun ya da keçi
derisinden, papirüsün yerini tutacak ve yazı yazmaya uygun bir madde
hazırlanmasıni istedi.
Yunanca "Pergament" adını taşıyan parşömen böylece doğdu.

YAPIŞKAN BANT : 1921' de Amerikalı R. Drew, yapışkan bant fikrini
ortaya attı. Avrupa' da "seloteyp" adıyla piyasaya sürülen bu bandın
bir yüzü, "selüloz" adı verilen ve yapışkan olan saydam bir plastik
şeritten oluşuyordu.
TUTKAL : Tutkal ilk olarak 1750' de İngiltere' de yapıldı. Tutkal önceleri
balıktan elde edilmiş, daha sonraları plastik, hayvan kemikleri,
nişasta, süt proteinlerinden elde edilen türevleri ile yaygınlaşmaya
başlamıştır.

YANGIN SÖNDÜRÜCÜ : 1816' da George Manby, yangın söndürmeye
yönelik bir sistem geliştirerek ilk yangın söndürücünün temellerini atmış oldu.
Alet, su içeren metal bir silindirden oluşuyordu. İçindeki su, sıkıştırılmış
hava yardımıyla dışarıya püskürtülüyordu.

KİMYASAL YANGIN SÖNDÜRÜCÜ : 1905' te Alexander Laurent, kimyasal
yangın söndürücüyü geliştirdi. Yangına suyla müdahale etmek her zaman
doğru bir yol değildi, bu yüzden Laurent, bir kimyasal karışımı geliştirerek
suyun yangın söndürmedeki zararlarını da yok etmiş oluyordu.

DİKENLİ TEL : 1867' de Lucien B. Smith, tarihteki ilk dikenli teli üretti.
Teksas' ta yaşayan büyük toprak sahiplerinin sayısı artmaya başlayınca
sınırlar birbirine yaklaşmaya başlamıştı. İşte bu ihtiyaçtan hareketle
kendisi de bir çiftçi olan Smith, sınırları belirlemek ve yabancıların
girişinin önüne geçebilmek için tarihteki ilk dikenli teli üretmiştir.

GAZ MASKESİ : 1914' de Garet A. Morgan' ın geliştirdiği gaz maskesi,
Erie Gölü altındaki patlamada 32 maske kullanıcısının hayatta kalmasından
sonra çok tutulmuştur. Patlamadan sonra pek çok firma Morgan' ın gaz
maskelerinden sipariş vermiştir. Sonraları Amerikan ordusu gaz maskesine
son halini vermiş ve resmen kullanmaya başlamıştır.

TRAFİK IŞIKLARI : 1923' te Gervett A. Morgan, elektrikli trafik ışıklarını
geliştirdi. Üzerinde "dur" ve "geç" yazan trafik işaret kolları, ilk kez
1868' de kullanılmıştır. Sonraları gaz lambasıyla çalışan renkli trafik
ışıkları kamu kullanımına sunuldu. İçindeki gaz lambası vasıtasıyla
trafiği düzenleyen bu sistem, o tarihlerde gaz lambalarından birinin
patlaması sonucu bir polisin ölmesine neden olunca yeni arayışlara
gidildi. Bu soruna çare arayan Morgan, yeşil, sarı ve kırmızı renklerden
oluşan elektrikli trafik ışıklarını geliştirdi.

PARKMETRE : 1939' da Carl C. Magee, park sorununu çözebilmek
amacıyla ilk parkmetreyi tasarladı. O yıllarda Amerika' da ciddi bir park
sorunu yaşanıyordu. Magee, ilk parkmetre aletini caddeye yerleştirdiğinde
halk büyük tepki gösterdi. Fakat park sorunu çözülemeyince parkmetrelerin
kullanımı arttı.

KEDİGÖZÜ : 1933' te Percy Shaw, sisli bir gecede otomobiliyle
neredeyse bir uçurumdan yuvarlanmak üzereyken bir kedinin
gözlerinin parlamasıyla yolu fark edip hayatı kurtulunca, kedi gözünden
esinlenerek bir alet tasarlamaya karar verir. Böylece hayat kurtaran
kedi gözü ortaya çıktı. Kısa bir süre sonra, birçok ülkenin yollarına
bu kedigözlerinden çok sayıda
yerleştirilir.
GÜVENLİ TIRAŞ BIÇAĞI : 1771' de Jean Jacques Perret, cilde sadece
bıçağın kenarının değdiği ilk güvenli tıraş bıçağını geliştirdi. Böylece
sabahları yüzünde kesiklerle işe gitmek zorunda kalan erkek nüfusunun
sayısında gözle görülür bir azalma olmaya başladı.

SABAN : 1814' te John Jetro, hayvan gücüyle kullanılan ilk sabanı
geliştirdi. Toprağı insan gücüyle sürmek hem çok zordu, hem de toprak
sahipleri için çok maliyetliydi. Bu nedenle hayvan gücüyle
kullanılabilecek bir alet tasarlamak gerekmişti. John Jetro, tarımcılık için
büyük öneme sahip sabanı geliştirdi ve patentini aldı.

PUSULA : MS 100 yılında Çinliler, pusulayı icat etti. Manyetik bir
ortamda serbest bırakılan bir objenin kuzeye yöneleceği prensibinden
hareketle pusulanın keşfi gerçekleşti.

KİBRİT : 1680' de Robert Boyle, kükürtlü kibrit aracılığıyla ateşi
elde etmeyi becerdi. Keşfedilmesinin üzerinden binlerce yıl geçmiş
olmasına rağmen ateş pratik halde elde edilemiyordu. Önceleri bir çelik,
bir metal parçasına sürtülüyor ve ateş elde ediliyordu. Boyle' nin kibriti,
zımpara kağıdına sürtülmek suretiyle ateş alıyordu. Ardından fosforlu
kibritler de üretilmeye başlandı.

YAZAR KASA : 1879' da James Ritty, yazar kasayı icat etti. Bugünkü
yazar kasaların ilham kaynağı olan ilk yazar kasaya, bir klavye yardımıyla
sayılar giriliyor, gerekli toplamalar yapılıyor ve bunlar kağıda
basılabiliyordu.

KÖR ALFABESİ : Fransız subay Barbier, aklına gelen kabarık harf
fikrini kendisi de kör olan arkadaşı Braille' e anlattı. Louis Braille,
bu alfabe sistemini kendi yaşadığı zorlukları da değerlendirerek,
1829 yılında bugün kullandığımız kör alfabesini geliştirdi.
Bugün sadece Braille' in kabartma harflerini basan özel matbaalar
bulunmaktadır.

BEBEK ARABASI : 1733' te İngiliz William Kent, ilk bebek arabasını
üretti.
W. Kent adlı mimar, Devonshire' in III. Dükü' nün çocukları için
tarihin ilk bebek arabasını sipariş üzerine yapmak zorunda kalmıştır.
Bugün geliştirilmiş benzer tasarımlar parklarda, bahçelerde karşımıza
çıkabilmektedir.

AYNA : 1903' te Emil Bloch, aynayı geliştirdi. Tarih boyunca
parlatılmış bir metal ya da taş ayna olarak kullanılmıştır. Daha sonraları
cam yüzeylerin arkasına yapıştırılan koyu renkli kumaşlar da aynı amaçla
kullanılmıştır. İlk modern ayna ise Bloch tarafından, düz camın gümüş
veya altın folyo ile kaplanmasıyla elde edilmiştir.

POSTA PULU : 1837' de Rowland Hill, ilk posta pulunu tasarlayıp
kullanımını sağladı. Hill posta pulunu yaptıktan sonra İngiltere kralı tarafından
şövalyelikle ödüllendirilmiştir. Bugün halen kullandığımız, her biri birer
sanat eseri sayılabilecek pullar, önceleri sadece kralın yazışmalarında
kullanabildiği bir işaret iken zamanla tüm posta sistemlerince kabul
görmüş ve yaygınlaşmıştır.

POSTA KUTUSU : 1891' de Philip Downing, posta kutusu sistemini
geliştirdi.
Posta sisteminin her geçen gün daha sağlıklı işleyebilmesi için
günümüze kadar pek çok insan bu gelişime katkıda bulunmuştur.
Bu sayede posta işaretleyicileri, işlem iptal eden cihazlar, posta mühürleri,
otomatik posta sınıflandırma cihazları yaşamımızda yerini almış,
mektupların daha sistematik bir şekilde sınıflandırıp gönderilmesine
olanak tanımıştır.

ŞEMSİYE : 1885' te William C. Carter, şemsiyeyi geliştirdi.
İlk şemsiyenin, 4000 yıl önce Mısır, Asya, Yunanistan ve Çin' de
kullanılmış olduğunu tarihsel dokümanlar göstermektedir.
Şemsiyenin patenti Carter tarafından alınmıştır.

İNGİLİZ ANAHTARI : 1835' te Solymon Merrick, ingiliz anahtarını
tasarladı.
İnsanoğlunun pratik zekasının bir ürünü olan ingiliz anahtarı ile
vidaların büyüklüğü önemini yitiriyordu. Çünkü genişleyebilen ucu sayesinde
her boyuttaki vida için kolayca kullanılabiliyordu.

CIVALI BAROMETRE : 1643' te Evangelista Torricelli, hava basıncını
ölçmek için yeni bir yöntem geliştirdi. Torricelli, vakum ve basınç üzerine
deneyler yapmaktaydı. Yarıya kadar cıvayla doldurduğu bir kaba, yine
ağzına kadar cıvayla dolu bir tüpü ters çevirip batırmıştı. Havanın basıncına
bağlı olarak tüpteki cıvanın oranı bir miktar azalmaktaydı. Böylece bugün
"cıvalı barometre" olarak bildiğimiz cihaz ortaya çıkmış oldu.

PARA : Para, ilk kez MÖ 700' de Lidya' da malların alımı için kullanıldı.
Yoğun olarak ticaretle uğraşan ve bir Anadolu uygarlığı olan Lidya' da
paranın ilk formu değerli maddeden oluşmaktaydı. Altın ya da gümüş,
en çok kullanılan para hammaddesiydi. MÖ 700 yılına gelene kadar
insanların ekonomik ilişkilerinde kullandıkları en yaygın metot "barter"
yani değişim(Takas) sistemiydi. Buğday almak isteyen, yerine eşit
miktarda pirinç kullanabiliyordu. Günümüzde ise para kullanımı, yavaş yavaş
yerini dijital ortamdaki paralara yani kredi kartlarına bırakmaktadır.

KAUÇUK : Kauçuk,ilk olarak Kızılderililer tarafından kullanıldı.
Avrupalılardan çok daha önce Kızılderililer kauçuğu işlemeyi ve
kullanmayı öğrenmişlerdi. 1751' de Fransız mühendis Fresneau G.,
Amerika' daki Cayimes yerlilerinden kauçuğun nasıl elde edilip
işlendiğini öğrendi. Sonra, bundan kendisine bir çift ayakkabı yaptı.
Ardından Goodyear ve Hancock çeşitli yöntemler kullanarak
kauçuğun kullanım alanlarını genişlettiler.

KLİMA : İlk klima fikri 1906' da Willis Haviland Carrier tarafından
oluşturulmuştur. Klima denildiğinde aklımıza Carrier gelmesine rağmen,
klima 1906 yılında Stuart H. Cramer adındaki bir tekstil mühendisi adına
tescil ettirilmiştir. Cramer, klima kelimesini tekstil bitkilerinin yetiştiği
ortamdaki havayı nemlendirmeye yarayan cihazı için kullanmaktaydı.

TEFLON : 1939' da Dr. Roy J. Plunkett tarafından bulunan, ana maddesi
PTFE olan teflon, 1940' larda Dupont Teflon adında bugün bildiğimiz tencere
ve tavalarda kullanılmaya başlanmıştır. Teflonun patenti yine Dr. Roy J.
Plunkett tarafından 1941' de alınmıştır.

PAMUK : Ne zaman kullanılmaya başlanıldığı bilinmese de gidilebilen en
eski tarihlerde bile pamuk karşımıza çıkmaktadır. Kelimenin orijini Arapça' da
kullanılan "kutun"dur. Diğer Avrupa dillerine "cotton" olarak
geçmiştir.
7000 yıllık bir pamuklu giysi Meksika' da tarih öncesi döneme ait bir
mağarada bulunmuştur. MÖ 3000 yıllarında Mısırlılar pamuğu işleyen ve
giysi üretmeye yarayan bir sisteme sahiptiler. 1793 yılında Amerikalı
Eli Whitney, pamuk toplama makinesinin patentini almıştır.

TORNAVİDA : MÖ 3. yüzyılda Arşimet tornavidayı icat etti. Arşimet
tornavidanın mucidi olarak bilinmesine rağmen onun yapmış olduğu
tornavida bugünkünden oldukça farklıydı; daha sonraları icadını daha da
geliştirip tarihin ilk hidrolik tornavidasını üretmiştir.

BULMACA : 1913 Yılında İngiliz göçmen Arthur Wynne, New York World
gazetesinde çalışırken editörü, kendisinden Pazar eğlence sayfası için
yeni bir oyun bulmasını istedi. Wynne, çocukluğundan hatırladığı sihirli
kareler adlı bulmacaya benzeyen kelime oyununu geliştirerek
bugünkü bulmacanın temelini atmış oldu. Bulmaca, yaratıcısının ülkesinde
ancak 1924' te London Times' ta yayımlandı.

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ : 1752' de James Ayscough, güneş gözlüğünü icat etti.
İlk güneş gözlüklerinin camları da bugünküler gibi renkliydi. Yeşil ve mavi
cam kullanımı tavsiye edilmekteydi. Daha sonra Edwin H Land, ilk selofenli
polarize edilmiş camlı güneş gözlüklerini üreterek güneş gözlüklerinde
yeni bir dönem açmış oldu.

ÇAY MAKİNESİ : 1923' TE Arthur Large, tehlike yaratmadan suyla temas
edebilen bir makine geliştirdi. Böylece ilk elektrikli çay makinesi
doğdu ve bir çığır açtı. Çaydanlığın tabanında bulunan elektrikli ısıtıcı,
suyu ısıtıyordu. Bu, ısıtıcı bir boru içinden geçen bir telden oluşuyordu ve
su çabucak ısınıveriyordu.

SELOFEN : 1908' de İsveçli tekstil mühendisi Jacques E Branderberger,
bir gün lokantada yemek yerken başka bir müşterinin yemek yediği masanın
üzerine şarabını dökmesi sonucunda, aklına temiz, kullanışlı ve su geçirmeyen
bir maddenin yapılabileceği fikri geldi. Sonunda selüloz ile kaplanmış
viskos kumaş yani selofen bulunmuş oldu.

TEKERLEK : MÖ 3500 yıllarında icat edildiği sanılmaktadır. Tekerleğin
ilk olarak ne zaman ve nerede ortaya çıktığını kimse bilmemektedir. Fakat
MÖ 3500 yıllarında Mezopotamya' da veya Doğu Avrupa' da çömlekçiler
tarafından kullanıldığına inanılmaktadır. Ulaşımda kullanılan en eski tekerle,
MÖ 3200 yıllarına ait bir Mezopotamya resminde görülmektedir. İlginç olan
ise, tekerlikli ulaşımın 15. yüzyılın sonlarına kadar Güney Amerika' da
bilinmemiş olmasıdır.

KONTAKT LENS : 1888' de kontakt lens geliştirildi. Eugen Fick ve
Eduard Kalt, hemen hemen aynı zamanlarda kontakt lens yardımıyla
görme bozukluklarını çözdüklerini beyan etmişlerdi. Kontakt lenslerle
birlikte gözlükler, güzellik vaat eden rakiplerine, yavaş yavaş yerlerini
bırakmaya başladı.

KİLİT : 1787' de Joseph Bramah tarafından tasarlanan kilit,
ancak 75 yıl sonra Londra' da bir sergi sırasında bir ziyaretçinin
51 saat süren uğraşı ile açılabilmiştir. Tarihte ilk kilitleri
eski Mısırlılar' ın kullandığı bilinmektedir. Kilitler tahtadan yapılıyor
ve açılıyordu. Anahtarın üzerinde değişik uzunluklarda silindir pimler
vardı. Mısırlılar' dan esinlenen Linus Yale, Yale kilit olarak bilinen
ilk modern pimli kilidi üretti.

VİDA : MÖ 5. yüzyılda Archytas of Terentum, vidayı icat etti. İlk
vidalar tahtadan yapılmakta ve zeytinyağı ile preslenmekteydi.
Metal vidalar ise ilk olarak 15. yüzyılda Ege'nin iki yakasında karşımıza
çıkmaktadır.

MAKAS : Bugün kullandığımız makasın patenti, 1893' te Louis Austin
tarafından Washington' da alındı. Tam olarak ne zaman ve kim tarafından
icat edildiği bilinmese de İskender' in Mısır' ı fethiyle gelişen güzel
sanatlarda üstünlük sembolü olarak kullanıldığı biliniyor.

SAKLAMA KABI : 1795' te Fracois Appert, oluşturduğu kapak sistemi
sayesinde kapların içine hava sızmasını önleyen ve böylece gıdanın bozulmasını
geciktiren bir sistem geliştirdi. Appert' in bulduğu ilk saklama kapları
aslında zamanı için bir devrim niteliğindeydi. Çünkü gıdaların
bozulmadan saklanabilmesi gerçekten zordu.

AYAKKABI MAKİNESİ : Jan Ernst Matzeliger, ayakkabı yapma makinesini
icat etti. 1850' li yıllarda tüm ayakkabılar elde yapılıyor ve bu da zaman
alıyordu. El yapımı olduğu için fiyatları da yüksekti. Matzeliger,
ayakkabı sanayiine adeta yeni bir soluk getirdi. İcat ettiği makineyle bir
ayakkabı, yaklaşık 3 dakika içinde makineden çıkabiliyordu.
Böylece ayakkabı maliyeti de düşürülmüş oluyordu.

ELEKTROKARDİOGRAFİ CİHAZI : 1903' te Willem Einthoven, kalbin
işleyişini kaydeden elektrokardiografi cihazını ( EKG ) icat etti.
Einthoven' ın 1924' te Nobel ödülü aldığı bu icadı, kalp atışlarının
grafiksel çıktısını vermekteydi. EKG, kalbin ürettiği elektrik sinyalleri
ölçüp kaydederek kalp hastalığının belirtisi olabilecek düzensizlikleri
ortaya çıkarır.

DEMİR CİĞER : 1929' da Philip Drinker, hastaların solunumuna yardım
etmek için "demir ciğer" adını verdiği bir alet tasarladı. Bu aygıt, vücudun
boynun altında kalan kısmını içine alan hava geçirmez bir kutudan
oluşuyordu. Kutunun içindeki basınç değiştirilerek ciğerlere hava girip
çıkması sağlanıyordu.

ELEKTRON MİKROSKOBU : 1933' te iki Alman bilim adamı Max Kroll ve
Ernst Ruska' nın ortak çalışması sonucunda elektron mikroskobu doğdu.
Elektronların bir numunenin üzerine bombardıman edilmesiyle numunenin
elektron yayması prensibi, o numunenin üç boyutlu görüntüsüne
ulaşmamıza neden olmuştur. Sonraları bu keşif, atomların incelenmesi
ve diğer büyük keşiflerde çok yararlı olmuş, insanlığa yeni kapılar açmıştır.

TETANOS AŞISI : 1926' da Fransız Ramon et Zoeller, tetanos aşısını
geliştirdi. 1900'lerin ilk çeyreğine kadar tetanos virüsü ölümcül
olabiliyordu. Her hangi bir paslı objenin açtığı küçük bir yaradan
içeri giren virüs, binlerce insanın ölümüne yol açabiliyordu.
Zoeller' den sonra tetanos virüsü de insanoğlunun zekası karşısında
tarihteki yerini almıştır.

RADYASYON ÖLÇÜM ALETİ : 1913' te Alman Hans Geiger, radyasyon
ölçüm aleti Geiger' i icat etti. Geiger, ortamdaki radyasyon miktarını ışıma
yapan parçacıklar aracılığıyla hesaplamayı başarınca, insanoğlu hiçbir
şekilde sonuçları baş gösterene kadar fark edilemeyen bu gizli düşmanın
varlığından en azından haberdar olabilmeyi başarabilmiştir.

DNA : Tıp tarihi boyunca yapılmış en büyük keşiflerden biri olarak kabul
edilen DNA, 1953 yılında James Watson ve Francis Crick tarafından
bulundu.
İki bilim adamı, çifte heliks sarmalı etrafında sıralanmış yaşamın temel
yapı taşlarının varlığını bularak genetik biliminin doğmasını sağlamışlardır.

LAZER : Lazer kuramı, 1958' de Amerikalı fizikçiler Charles Townes ve
Arthur Schawlow ortaya atmıştır. İlk lazeri 1960' da Theodore Maiman
yapmıştır. Günümüzde lazer, ameliyatlarda dokuları kesmek ya da kılcal
damarlarını kapamak amacıyla kullanılmaktadır.

HEPATİT - B : 1971' de Amerikalı Blumberg et Millman, Hepatit-B
aşısını geliştirdi. Bugün Dünya Sağlık Örgütü' nün, insanlığı tehdit eden
ve en önemli virüsler listesinde yer AIDS ile birlikte en üst sıralara
koyduğu Hepatit-B virüsü, aşısı olmasına rağmen neden olduğu hastalık
hakkında yeterli bilgiye sahip olunamaması nedeniyle yaygınlığını
sürdürmektedir.

GRİP AŞISI : 1976' da grip aşısı geliştirildi. Fakat aşısı bulunmasına
rağmen halen grip mikrobundan insanoğlunun kurtulduğunu söyleyemeyiz.

YARA BANDI : 1920' de Earle Dickson, özellikle mutfak işlerini
yaparken karısının çok sık elini kestiğini görüp, karısı için bir gazlı bez
ve selobant yardımıyla ilk yara bandını yapmış ve bu icadı zamanla çok
tutulmuştur. İlginç bir hikayeye sahip olan bu icat, bugün evde, işte
ve okulda tüm ilk yardım çantalarında bulunan bir malzeme olmuştur.

STETESKOP : 1816' da Rene Laennec, Paris sokaklarında dolaşırken, oyun
oynayan iki çocuğun, birbirlerinin göğsünü ellerindeki tahta borularla
dinlemekte olduğunu fark etti. Daha sonra Laennec, bir kağıdı rulo
yaparak ucuna bir ip bağladı ve bir başkasının göğsünü dinlemeyi başardı.
Bu alete Yunanca "göğüs" anlamına gelen "steteskop" adını verdi.

AMBULANS : 1790' da Dominique Larrey, hastaları hastaneye
yetiştirebilmek
için hafif bir araba tasarladı. 1792' de Fransa, hem Avusturya hem de
Prusya
ile savaş halindeydi. Ağır arabaların yaralıları toplamak için cepheye
ulaşamadıkları görülünce Larrey' in bu tasarımı hayata geçmiş oldu.

BEHÇET HASTALIĞI : Çok sayıda sistemi ilgilendiren iltihabi bir
hastalık
olan Behçet hastalığı ilk olarak 1937 yılında Türk dermatolog Dr Hulusi
Behçet tarafından tanımlanmıştır. Çoğunlukla Ortadoğu ve Japonya da
görülen
bu hastalıkla ilgili araştırmalar halen yürütülmektedir.

YAPAY KALP : 1982' de Dr. Robert Jarvik, ilk yapay kalbi üretti. Dr.
Jarvik
tarafından icat edilen ilk yapay kalp, tırnak büyüklüğündeki bir
motorla
çalışıyordu. "Jarvik 7" olarak da bilinen alet, Seattle' lı diş hekimi
Barney Clark' ın onayı üzerine kendisine takıldı ve hasta tam 112 gün
"Jarvik 7" ile yaşamını sürdürdü.

ÇOCUK FELCİ AŞISI : 1957' de ilk çocuk felci aşısını Dr. Albert Sabin
geliştirdi. Dr Sabin tarafından geliştirilen çocuk felci aşısı pek çok
çocuğun skat olarak hayatına devam etmesini de önlemiş oluyordu. Sabin'
in
geliştirmiş olduğu aşı, tıpkı bugünkü gibi ağız yoluyla
uygulanmaktaydı.

ASPİRİN : 1829' da bilim adamlarının, söğüt ağacının yaprağında
bulunan
"salisin" adlı kimyasal bir maddenin ağrı kesici özelliği olduğunu
keşfetmelerinden sonra Charles Frederic Gerhard bu maddeyi kullanarak
"salisilik asiti" geliştirmiştir. 1899' da Alman kimyager Felix
Hoffmann' ın
Gerhard' ın formülünü geliştirmesi sonucunda Aspirin tıbbın hizmetine
sunulmuştur.

DİYALİZ MAKİNESİ : 1985' TE Willem J. Kolff, diyaliz makinesini icat
etti.
Böbrek hastaları için en büyük icat kuşkusuz diyaliz makinesidir. Bugün
bu
makine sayesinde böbrek yetmezliği çeken pek çok hasta, hastalıklarının
seyrini yavaşlatıyor ve böbrek nakli sıralarını beklerken rahat nefes
alabiliyorlar.
PENİLİSİN : 1928' de Alexander Fleming, penilisini geliştirdi.
Penisilini
geliştirmeden önce Fleming, "lizozim" adı verilen mikrop öldüren bir
maddeye
ulaşmıştı. Bu sayede bakterileri öldürebilen bir maddenin varlığı fikri
ilk
kez doğmuş oldu. Fleming, penisilini bulduğu zaman onun, etrafındaki
bakterileri öldürdüğünü tesadüf eseri görmüştü ve bunu tıpta
kullanabileceğini düşünmüştü.

ALZHEIMER HASTALIĞI : Demans' ın (bunama) en sık nedeni olan ve bellek
bozukluğu ile karakterize Alzheimer Hastalığı ilk olarak 1906 yılında
Alman
nöropsikiyatrist Alois Alzheimer tarafından tanımlanmıştır.

KORTİZON : 1935' te Percy Lavon Julian, kortizonu geliştirdi. Soya
filizlerinden sentetik yoldan elde edilen kortizon, artrit ve diğer
inflamatuar tedavisinde büyük bir gelişme olarak kabul edildi.

X IŞINLARI : 1895' te Wilhelm Röntgen, X ışınlarının varlığını
saptadı.
Röntgen bir gün, anot ve katot üzerinde çalışmalar yaptığı sırada iki
farklı
yüklü ucun arsında bir etkileşim olduğunu fark eder. Böylece X ışınları
bulunur. Bugün X ışınları başta tıp ve başka pek çok alanda insanlığın
hizmetinde kullanılmaktadır.

İNSÜLİN : 1922' de Sir Frederick Banting, J.J.R. Mac Leod, Charles
Best ve
J.B. Collip insülini geliştirdi. Şeker hastalarının hayatını
kolaylaştıran
keşiflerin başında insülin gelmektedir. Pankreasın salgıladığı bir
hormon
olan insülinin şeker hastalarında yetersiz düzeyde bulunduğunu fark
eden
Banting, Mac Leod, Best ve Collip maddeyi izole ederek ilaç haline
getirmişlerdir.

KAN ŞEKERİ ÖLÇÜM SİSTEMİ : Kimyacı Helen Free, kan şekeri ölçüm
sistemini
geliştirdi. Şeker hastalarının kendi kendilerine uygulayabilecekleri
ilk
test, Free' nin kandaki glukoz miktarına duyarlı bir enzimi laboratuar
ortamında izole etmesi sonucunda bulunmuştur. Hasta, test kiti içinden
çıkan
iğne ile parmağının ucundan bir damla kan alıyor ve kitin üzerine
damlatıyordu. Enzimde oluşan renk değişimi, hastanın şeker düzeyi
hakkında
sağlıklı bir bilgi vermekteydi.

VİTAMİN HAPI : 1942' de Robert R. Williams, vitamin haplarını
geliştirdi ve
patentini aldı. Williams, bir telefon şirketinde araştırmacı olarak
çalışmakta ve boş zamanlarında yetersiz beslenme sorunlarını ortadan
kaldırabilmek amacıyla vitaminlerin sentetik olarak üretilmesi üzerinde
çalışmaktaydı. İlk olarak Tiamin ve B vitaminlerini elde etmeyi başaran
Williams, bir şirket kurarak bunların seri üretimne başladı.

MAGNETİK REZONANS (MR) : İlk olarak 1930' larda üzerinde çalışılan MR
tekniğini, 1970' te Raymond Damadian adlı bir doktor geliştirerek
insanlığın
hizmetine sunmuştur. Ameliyata gerek kalmadan insan vücudunun resmini
çıkarmaya yarayan MR sistemi, manyetik alan ve radyo dalgaları
yardımıyla
insan dokusunun farklı kademelerini farklı renklerde göstermekte ve
dolayısıyla kanserli dokuları tespit edebilmektedir. X ışınları ve
radyasyon
kullanılmadığı için MR teknolojisi sağlığa zarar vermemektedir.

HOLOGRAM : 1947' de Dennis Gabor, ilk hologramik görüntüyü oluşturdu.
Macar
asıllı bilim adamı Gabor, elektron mikroskobunda üç boyutlu görüntüler
üzerinde çalışırken aklına üç boyutlu nesnelerin görüntüsünün elde
edilip
edilemeyeceği sorusu geldi. İlk görüntü küçük bir kuşa aitti ve
görenleri
şaşkına çevirmişti. 1960 yılında hologram teknolojisinin tıp alanında
kullanılabilmesi için ihtiyaç duyulan lazer keşfedildi.

ŞIRINGA : 1853' te Charles Pravaz, şırıngayı icat etti. Kan
damarlarına ve
kasların içine ilaç enjekte etmekte kullanılan deri altı şırıngası, tıp
açısından büyük bir yenilikti. 1987' de bir başka doktor Jean-Louis
Brunet,
kan örneği alınırken enjektöre takılan bir başka aletin patentini aldı.
Alet, şırınga hastadan çıkarılır çıkarılmaz şırınganın ağzını
tıkıyordu.
Böylece doktor ve hemşireler mikroplu kanla temas etmemiş oluyorlardı.

BİGİSAYAR YAZICISI : 1953 yılında Remington-Rand, geliştirdiği yüksek
hızlı
bilgisayar yazıcısını "univac" adlı bir bilgisayara bağlayarak
kullanmaya
başladı. 1976 yılında Remington-Rand' ın yazıcısı temel alınarak ilk
mürekkep püskürtmeli yazıcı geliştirildi. 1988 yılına gelindiğinde ise
yazıcılar oldukça yaygınlaşmış ve bilgisayar donanımlarının vazgeçilmez
bir
parçası halini almıştır.

AMPUL : 1878' de Joseph Swan, elektrik ampulünü icat etti. Cam bir
ampul
içinde kömürleştirilmiş bir filaman vardı. Swan, ampulün içindeki
havayı
boşalttı. Çünkü havasız ortamda filaman yanıp tükenmiyordu.

DİNAMO : 1867' de Werner Siemens, dinamoyu icat etti. Elektriği pratik
olarak ilk Siemens elde etmiştir. Siemens, elektriğin ve mıknatısın
birlikte
kullanıldıklarında birbirlerini güçlendirdiğini fark etmiştir. Siemens,
bunun üzerine ilk çift T motorlu dinamo makinesini icat etmiştir.
Ardından
Gramme ve Tesla, bu konuda Siemens' in çalışmalarını geliştirmişlerdir.

UZAKTAN KUMANDA CİHAZI : 1950' de Eugene Polley, ilk uzaktan kumanda
cihazını icat etti. Bir mühendis olan Polley, ilk kablosuz kumanda
cihazına
"flashmatic" adını verdi. Bu cihaz 1955' te piyasaya çıkarıldığında
büyük
ilgi görmüştü. Fakat bugünkü emsallerine göre bazı sınırları vardı. En
önemlisi cihazın fotonlar ile işliyor olmasıydı. Şayet TV, güneşe
direkt
maruz bırakılırsa kendiliğinde kanallar değişebiliyordu.

METAL DEDEKTÖRÜ : 1881' de Alexsander Graham Bell, metal saptayan
bir cihaz geliştirdi. İlk metal dedektörü, Bell tarafından tasarlandığında
aslında sadece metale duyarlı bir düzeneğin ses çıkarması planlanmıştı.
Herhangi bir metal, düzeneğin arasından geçince devre kesiliyor ve
bir ses çıkıyordu.
Sonradan Graham Bell ve asistanı fark etti ki bu cihaz pek çok alanda
gayet rahat kullanılabilirdi.

HESAP MAKİNESİ : 1888' de William Seward, hesap makinesini icat etti.
Banka muhasebecisi olan Seward, bankadaki hesap işlerini kolaylaştırmak,
monotonluğu kırabilmek ve belki de biraz zaman kazanabilmek amacıyla
bir mekanik cihaz üzerinde çalışmaya başladı. Sonuçta, 1885 yılında
patentini aldığı cihaz bir hesap makinesiydi. 1898' de Seward öldüğünde
1.000 adet hesap makinesi satılmıştı. 1926 yılına gelindiğinde ise bu sayı
1.000.000' a ulaşmıştı.

OSİLOSKOP : Edwin Howard Armstrong, osiloskop adını verdiği
yüksek frekanslı bir alet geliştirdi. FM radyo bandının da mucidi olan
Armstrong' un icat ettiği "osiloskop" elektrikli cihazlardaki akım
miktarını ölçen bir aletti. Osiloskop sayesinde elektrikli cihazların
tamiri kolaylaşmıştır.

TRANSİSTÖR : 1947' de John Bardeen, transistörü icat etti. Elektrik
dünyası için küçük ama kullanışlı bir alet olan transistör, Walter Brattain
ve William Shochley' in destekleriyle John Bardeen tarafından kullanıma
sokulmuştur. Bugün bilgisayar yongalarının her birinde mikroskobik
boyutta milyonlarca transistör bulunabilmektedir.

ELEKTROSKOP : Bir muhasebeci ve fizikçi olan Jean Antonie Nolet,
ilk elektroskop cihazını üreterek elektriğin varlığını elektrostatik çekim
ve itim gücü ile ispat etmiştir. Daha sonraları elektrostatik üzerine
yazdığı yazılarında yüklü cisimler arasındaki çekim kuvvetini teorik
olarak göstermiştir.

LCD TEKNOLOJİSİ : 1970' te James Fergason, LCD teknolojisini
geliştirdi.
Fergason 1971' de hızla gelişmeye başlayan LCD teknolojisinin
kullanıldığı pek çok ürünün de patentini elinde bulunduran kişidir.
Hızla gelişen dijital saat, bilgisayar ekranları, tıbbi cihazlar gibi
ürünlerde yoğun olarak LCD sistemleri kullanılmaktadır.

ROBOT : 1913' te ilk robot Elmer Sperry tarafından üretilmiştir.
İlk robot bir otomatik pilot olarak hizmet vermekteydi. Sperry,
uçağın hareketlerine duyarlı bir aygıt geliştirmiştir. Uçak belli bir
uçuş rotasından saptığında otomatik pilot doğru rotaya yönelmesi için
uçağın kontrollerini ayarlıyordu.

MODERN SİSMOGRAF : 1880' de John Milne, modern sismograf
cihazını geliştirdi. İnsanoğlunun en sık karşılaştığı felaketlerden birisi
depremdir.
Depremin önlenemeyeceğini fark eden Milne, en azından haber verebilecek
ve şiddetini belirleyebilecek bir alet geliştirdi. Sismograf cihazı,
deprem sırasında oluşan titreşimleri kağıda döküyor ve depremin şiddetinin
resmini çıkarıyordu.

VİDEO KASET KAYIT CİHAZI : 1956' da video kaset kayıt cihazı Charles
P. Ginsburg tarafından icat edildi. Ginsburg, çalıştığı şirkette pratik
bir video kayıt cihazı üzerinde çalışmaktaydı. Ginsburg' un uzun
uğraşlardan sonra icat ettiği makine, çalıştığı firma tarafından tam
50.000 dolar karşılığında satışa sunulmuştur. İlk video kaset kayıt cihazı
(VCR) ise Sony tarafından 1971' de satılmıştır.

HDTV : 1990' da yüksek netlikte televizyon geliştirildi. HDTV sistemli
televizyonlar için yapılan ilk yayın 1990' da gerçekleşti. Bu, dünya
kupasındaki İtalya-Paraguay futbol maçıydı. HDTV sistemlerinde normal
televizyonların yayın kalitesinin yaklaşık 4 katı daha iyi görüntü elde
edilmektedir. Yükseklik ve genişlik oranı ise diğer sistemlerde 3:4
iken HDTV sistemlerinde 9:16' dır.

MANYETİK VİDEO KASET : Sesin kaydedilebilmesinden sonra sıra
buna görüntü eklemeye gelmişti. 1920' lere dayanan çalışmaların
sonunda bugün bilinen görüntü kaydedebilen manyetik video kaset,
1938 ' de İtalyan Luigi Marzocci tarafından şekillendirilip patenti alınmıştır.

DAT : 1987' de ilk sayısal ses bantları geliştirildi. DAT' a kayıt
yapılırken ses önce sayılardan oluşan bir barkoda çevrilir. DAT
kaydedicide bu kod, manyetik bir desene çevrilir ve bu desen DAT üzerine
kaydedilir. DAT ' taki kaydın dinlenmesi için süreç tersten işletilir ve
sese çevrilir.

BUHARLA ÇALIŞAN ASANSÖR : 1852' de Elisha Otis, ilk buharla
çalışan asansörü geliştirdi. 19. yüzyılda öyle yüksek binalar
tasarlamışlardı ki, insanları ve eşyaları bu binalara çıkarıp indirmek için
makineler yapmak gerekti. İlk olarak 1852' de New York' taki fabrika için
buharla çalışan bir asansör yapıldı. Asansörde taşıyıcı kabloların kopması
durumunda kabini güvenli bir şekilde durduracak yaylı bir güvenlik
mekanizması bile düşünülmüştü. Hatta güvenliğini test etmek için
ilk denemede halatlar kesildi ve yolculara asansörün güvenli olduğu
ispatlanmış oldu.

GÜNEŞ ENERJİSİ PANELLERİ : 1839' da Antoine-Cesar Becquerel,
güneş enerjisi panellerini icat etti. Alternatif enerji kaynaklarından birisi
olan güneş enerjisi panelleri, ilk olarak Becquerel tarafından tasarlanmıştır.
Mucit oluşturduğu düzenek aracılıyla düşük miktarda elektrik akımı elde
etmeyi başarmıştı. Bugün evlerimizde kullandığımız güneş enerjisi panelleri
Becquerel' in düzeneğinin gelişmiş şekilleridir.

İNTERNET TEKNOLOJİSİ : 1968' de Douglas Engelbart, internet
teknolojisini icat etti. Tarih boyunca yapılan en büyük icatlardan birisidir.
Birden fazla bilgisayarın telefon hattını kullanarak birbirleriyle iletişim
kurabilmesi prensibine dayanan internet, bilgi çağının doruk noktası
olarak da değerlendirilebilir. İlk olarak Amerikan Savunma Bakanlığının
bilgisayarlarını birbirine bağlamak için kullanılan internet, sonraları
tüm dünyaya yayılan bir veri ve bilgi ortamı halini aldı.

KAR MAKİNESİ : 1950' de Wayne Pierce adlı kayak takımı üreticisi
karsız geçen senelerde satışlarının düşmesinden ötürü ölü geçen
sezonlarda kayak yapılabilmesini sağlayacak bir sistem geliştirmeye
karar verdi ve sonuçta kar makinesini icat etti. Makinenin çalışma prensibi
aslında çok basitti.
Bir motor yardımıyla soğutulan havanın üzerine su damlaları
serpiştiriliyor ve kar oluşuyordu. Fakat Pierce, ürettiği aletin üzerinde
fazla bir gelişme kaydedememiş ve haklarını başka bir üreticiye satmıştır.

OTOMATİK KAPI : 1954' te Dee Horton ve Lew Hewitt, otomatik kapıyı
icat etti. İcattan hemen sonra seri üretime geçilmesi 6 seneyi almıştır.
İlk otomatik kapının doğmasının ardında yatan fikir de oldukça ilginçtir.
Horton ve Hewitt, bulundukları yerdeki kapıların aşırı rüzgarda zor
kapanmasından ötürü otomatik kapıyı icat etmeyi düşünmüş ve
üretmişlerdir.

YALAN DEDEKTÖRÜ : 1921' de John Larson, yalan dedektörünü geliştirdi.
Yalan dedektörü fikrinin temelleri aslında eski Çin' e kadar uzanmaktadır.
Eski Çinliler yalan söyleyen insanın tükrük miktarının arttığının farkına
varıp şüphelilere pirinç çiğnetirlermiş. Yalan söyleyen insanın biyolojik
değişimlerinden faydalanarak bir makine yapma fikri Larson' un aklına
geldiğinde o farklı bir kriter kullanmıştı. Yalan söyleyen insanların
nabzı daha hızlı atmaktaydı. Larson' un makinesi uzun süre kullanıldı,
fakat çeşitli nedenlerden dolayı güvenirliği hep sorgulandı.

KAR MOTORU : 1922' de Joseph-Armand Bombardier, kar motorunu
icat etti.
Bombardier yalnızca karda hareket etmek için araç tasarlanmamış
olduğunu fark edince çalışmalarına başladı. Önceleri araçta mutlaka
bir tekerlek sisteminin olması gerektiği konusunda ısrarcı olan
Bombardier, sonraları bir kayak takımı ve paletten oluşan sistemin
en başarılı kar aracı olacağına karar verip icadını gerçekleştirdi.
Bugün kullanılan kar motorları Bombardier' in sistemine sahiptir.

SOKAK SÜPÜRÜCÜSÜ : 1896' da C.B. Brokks, sokak süpürücüsünü
icat etti.
İlk sokak süpürücüleri 1896' da yollara çıktı ve sokakları süpürmeye
başladı. İnsanlara tuhaf gelen görüntüsüne rağmen zamanla halk
daha temiz caddeler için bu araçları kabullendi.

YÜZME HAVUZU : Gaius Maecenas yüzme havuzunu geliştirdi.
MÖ 2500 yıllarında bile Mısırlılar' ın, Romalılar' ın ve Yunanlar' ın havuz
kullandıkları bilinmektedir. Yüzme havuzlarının popülerlik kazanması çok daha
sonralara rastlamaktadır. 1837' de Londra' da 6 bölümden oluşan büyük
bir yüzme havuzu inşa edilmişti. 1896 tarihinde ise Olimpiyatlar' a yüzme
yarışlarının dahil edilmesiyle havuzlar yaygınlık kazanmıştır.

ELEKTRİK BATARYASI : 1799' da Alessandro Volta, ilk elektrik
bataryasını geliştirdi. Volta, elektrik akımını elde edebilmek için çinko
ve gümüş tabakaları kullanıyordu. Sonunda ikisini bir arada kullanarak
"pile" adını verdiği sistemle ilk bataryayı üretti. 1866' da Georges Leclanche
adlı Fransız mühendis, Volta' nın kuru bataryasına alternatif ıslak
bataryayı icat etti. Böylece dünyanın en yaygın olarak kullanılan çinko-
karbon bataryası geliştirildi.

ATILABİLİR CEP TELEFONU : 1999' da Randice_lisa Altschul, sadece
3 kredi kartı kalınlığında olan atılabilir bir cep telefonu geliştirdi.
Bu telefon normal bir cep telefonundan farksızdı. 60 dakika konuşma
süresine sahipti.
Genç mucide, neden böyle bir şey icat ettiği sorulduğunda şu cevabı
vermişti
: "Cep telefonlarımı kaybetmekten bıkmıştım."

DVD TEKNOLOJİSİ : 1995' te DVD teknolojisi geliştirildi. DVD' ler,
insanoğlunun hep en kaliteliye doğru yaptığı yolculuğun bir sonucudur.
Kompakt disklerden sonra daha kaliteli ses ve görüntü nasıl elde
edilebilir diye düşünen bilim adamları, CD_ROM' lardan çok daha fazla
bilgi saklama kapasitesine sahip DVD teknolojisine ulaştılar.
Bir CD_ROM yaklaşık 700 MB alan sunarken bir DVD, kullanıcısına
yaklaşık 4.7 GB alan sunar. Bu da yaklaşık bir CD_ROM' un 6 katı kadar
bir kapasite anlamına gelmektedir.

ALIŞVERİŞ MERKEZİ : İlk alışveriş merkezi fikri 1922' de doğdu.
Nichols adlı bir şirket, bir alışveriş merkezi yapılırsa insanların daha
fazla ziyaret edeceğini ve daha karlı olabileceğini düşünerek ilk alışveriş
merkezini Edina-Minnesota' da inşa etti. Sonuç tam beklenildiği gibi
olmuştu. İnsanlar tüm mağazaları bir arada bulabildikleri bu yeri çok
sevmişlerdi.

ALIŞVERİŞ ARABASI : 1936' da Sylvan Goldman, alışveriş arabasını icat
etti.
Goldman, Oklahoma City' de bir manav sahibiydi. Müşterilerinin daha
rahat alışveriş yapabilmelerini sağlamak için üç tekerlekli bir alete sepet
bağlamıştı. Dükkanının müşterileri artmaya başlayınca yakın arkadaşı
Fred Young ile arabayı yeniden tasarladı ve bugünkü şeklini verdi.

BLUE - JEAN : Levi Strauss, 1873 yılında madencilerin ve petrol
işçilerinin giymesi için bir pantolon tasarladı. Blue - jean pantolonlar o kadar
tutuldu ki bugün bir blue - jean pantolonu olmayan insan bulmak zordur.
Bu pantolonların önemli bir özelliği, ayrım olmaksızın herkesin, gündelik
hayatında rahatça giyebilmesidir.

ATM MAKİNELERİ : İlk ATM ( Automatic Machine ) fikri, Don Wetzel' in
aklına Dallas Bank' ta para çekme kuyruğunda geldi. Makine mühendisi
Tom Barnes ve elektrik mühendisi George Chastain bu fikri geliştirdiler.
5 milyon dolara mal olan ilk ATM, 1973 yılında New York' ta
Chemical Bank' ta uygulandı.

BARKOD SİSTEMİ : 1952' de Bernard Silve, barkod sistemini icat etti.
Barkod sistemi ile market veya süper market gibi yerlerde kasiyerlerin
daha az hata yapmaları planlanmaktaydı. Kasaya gelen ürünün barkodu
optik okuyucuya tutulduğunda ürünün fiyatı ekranda beliriyor ve toplama
ilave edilebiliyordu.

MODERN BUZDOLABI : 1923' te Balzer Von Platen ve Carl Munters modern
buzdolabını tasarladı. Platen ve Munters, günümüz buzdolaplarına en
yakın buzdolabı tasarımını yapmışlardı. Daha sonra buzdolapları geliştirilip
soğutma sisteminde freon gazı kullanılmaya başlanıldı.

FREON GAZI : 1928' de Thomas Midgley ve Charles Kettering, freon
gazını buldular. Freon gazı, buzdolaplarının çalışması için çok gereklidir.
Freon' u bulan bu iki mucit, aslında buzdolabının ya da klimaların
çalışma prensiplerini de belirlemeye yardımcı olmuş sayılıyordu.
Freon, yoğunlaştığı sırada etrafını soğutma özelliğinden dolayı
soğutma sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

MODERM ELEKTRİKLİ SÜPÜRGE : 1908' de Murray Spangler,
ilk modern elektrikli süpürgeyi geliştirdi. Amerikalı mucit Spangler,
hafif bir elektrikli süpürge icat etmişti ve süpürgesi oldukça pratikti.
William Hoover, bu mucidin icadını satın alıp kendi fabrikasında
üreterek piyasaya sürdü. Makine, kısa sürede çok başarı kazanmıştı.

DAKTİLO : Bir gazetenin yazı işleri müdürü olan Christopher Scholes,
1867' de daktiloyu icat etti. Önce numaralama makinesi olarak tasarladığı
makineyi, sonraları daktiloya çevirmeye karar verdi. Scholes, 30' a
yakın makine tasarladı ve sonunda bugün kullandığımıza yakın bir klavye
ortaya çıktı. İcatlarından hiç para kazanamadı,
fakat daktilo kısa bir sürede yaygınlaştı.

SAÇ BOYASI : 1907' de Eugene Schueller, saç boyasını geliştirdi.
L'oréal firmasının kurucusu olan Schueller, sentetik saç boyasını
bulmuş olmasından ötürü mucitler arasındaki yerini almaktadır.
O zamana kadar kadınlar, bitkisel kök boyaları sürerek saçlarının
renklerini değiştirebiliyorlardı.
Schueller' in saç boyalarıyla, kadınlar artık saçlarını diledikleri renge
rahatça boyayabiliyorlar.

TIRNAK CİLASI : Tırnak cilası, MÖ 3000 yıllarında kullanılmaya
başlandı.
Çin' de kadınlar tırnakları için yumurta beyazı, jelatin, balmumu ve
kına kullanıyorlardı. Bugün tırnak cilası olarak satılmakta olan madde
aslında otomobiller için kullanılan parlatıcıdan farksızdır.

HAZIR KAHVE : 1909' da G. Washington, hazır kahveyi üretti.
Washington' ın geliştirdiği bu ürün şüphesiz pek çok insanın
hayatında önemli bir yer tutmaktadır.

DONDURMA : 1897' de Alfred Cralle, dondurma tarifinin ilk patentini
alan ilk dondurmacı oldu. Pek çok dondurmacı farklı tatlarda dondurma
üretmiş ama hiç biri dondurmaya ismini verecek kadar ona sahip
çıkamamıştır. Tarih boyunca dondurma hep vardı. Eski Romalılar' ın
buzla karıştırarak üzüm şerbetini içtikleri bilinmektedir.
1832' de Augustus Jackson, bir dondurma tarifi geliştirmiş,
ancak patentini almamıştır.

DONDURMA KÜLAHI : 1904' te Charles Menches, ilk dondurma
külahını üretti.
Bir dondurma satıcısı olan Menches, sattığı dondurmaları farklı bir
şekilde sunabilmek üzere kafa yormaya başladı. Sonunda bildiğimiz
külaha benzer bir ürün elde etti. Dondurmayı bu külahları içinde
servis etmeye başladıktan sonra gördü ki, en az dondurma kadar
külahlar da dondurma sevenler tarafından tüketiliyordu.

DONMUŞ GIDA : 1929' da Clarence Birdseye, ilk donmuş gıdayı üretti.
Bugün kış ortasında çilek veya vişne tüketebiliyorsak, bunu Birdseye' a
borçluyuz.
Bu genç kadın mucit, yiyeceklerin ambalajlarını değiştirmeden tadının
aynı kalmasını garanti edebilecek bir dondurma sistemini bularak
bugün milyarlarca dolarlık bir sektörün doğmasını sağlamıştır.

ÇAY : MÖ 2737' de Çin İmparatoru Shen Nung, çayı keşfetti. Çin
imparatoru bahçesinde oturmuş dinlenirken yanında kaynayan suyun
içine rüzgarla birlikte gelen birkaç çay yaprağı düşer. İmparator,
oluşan kokudan çok hoşlanır ve tadına bakmak ister.
İşte çayın hikayesi böyle başlar. Zamanla
çeşitli işlemlere tabi tutulan çay bugünkü halini almıştır.

COCA - COLA : 1885' te Dr. John S. Pemberton, Cola içeceğini üretti.
Bugün tüm dünyanın bildiği bu içeceğin öyküsü 1885' lerde , bir doktorun
sindirim sistemine yardımcı olması için ürettiği bir içeceğe gaz karıştırmasıyla
başlar. Coca - Cola adı verilen bu içeceğin logosu, yine Dr. Pemberton'
ın bir mektup arkadaşı tarafında çizilmiş ve halen kullanılmaktadır.

PEPSİ : Kuzey Caroline'lı bir eczacı olan Caleb Bradham, 1898' de
dükkanında müşterilerine ferahlatıcı ve sindirime yardımcı bir içecek
hazırlayıp satmaktaydı. İçeceğine "Brad' in içeceği" adını vermişti.
İçecek, karbonatlı su, şeker, vanilya, ender bulunan birkaç yağ,
pepsin ve cola çekirdeğinden oluşmaktaydı. Halk tarafından çok sevilen
bu içeceğin adı daha sonra "Pepsi" olarak değiştirildi.

BEBEK MAMASI : 1867' de Henri Nestle, ilk bebek mamasını üretti.
Bebeklerin yiyebileceği ilk hazır yemek, nişasta ağırlıklıydı. Fakat Nestle' nin
icadı, onu o kadar popüler yapmıştı ki, sonraları gıda sektörünün çeşitli
dallarında faaliyet gösteren büyük bir firma haline geldi.
****
__________________
ιηѕαη нєяgüη мü αşıк σℓυя αуηı gözℓєяє
elif_ay Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
MüTHiŞ iCaTLaR GeCeNin_KaRanLıĞı Komik Resimler 29 06-18-2008 17:07
gereksiz icatlar shulee00 Komik Yazılar 5 09-30-2007 13:41
Epica - YEni Albüm&Yeni Turne Tarihleri Josephine_666 Müzik Dünyası 0 07-10-2007 02:15
kedi-köpek aşı tarihleri fi_l_iz Hayvanlar Alemi 0 06-19-2007 11:51
Son İcatlar By_Beĸ0w Komik Resimler 5 05-05-2007 16:43


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:12 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 hayat döner sana blingee balca gece gülü nihat alptuğ altınkaya düşlerimin prensi pornsu pornuz pornhub youporn youporn