![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() | ![]() Seyyidleri üzmemeli Bir gün, “Seyyidler”den, yani Resulullah'ın mübarek soyundan olan iki kişi, katırlarına bir sürü hediyeler yükleyip Irak’tan yola çıktılar. “Nehri”ye gidiyorlardı. Büyük Veli "Tâhâ-yı Hakkârî" hazretlerini ziyaret edip, hediye sunacaklardı kendisine. Lâkin yolda “Mûsâ Bey” adında bir zâlim vardı ki, durdurdu onları. Ve katırlarını, yükleriyle birlikte gasbetti. İki seyyid çok üzüldüler. Ve gelip "Seyyid Tâhâ"hazretlerine naklettiler hadiseyi. O mübarek de çok üzüldü. Ve haber gönderdi o zâlime: - Üzdüğün kişiler, “Peygamber evlâdı”dır. Onları üzme! Yükler senin olsun. Ama iâde et katırlarını! Mûsâ Bey, bu haberi aldı. Ama hiç aldırmadı. "Seyyid Tâhâ"hazretleri, başka biriyle haber saldı. O, yine aldırmadı hiç. Büyük Velî'nin kalbi incindi. Ve “Allahü teâlâ”ya havâle etti onu. Günlerden “Cuma” idi. O zâlim yatmaya hazırlanıyordu ki, “şiddetlibir ağrı” saplandı midesine. Ama ne “ağrı!” Yerleri tırmalıyordu acısından. Sabaha çıkamadı. |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |