Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Genel »»-(¯`v´¯)-» > Dini Konular
Kayıt ol SohbetTop 10 Üyeler Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 06-07-2008, 11:12   #1 (permalink)
CruSHєd SiLєиCє
 
ShyNa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 16 Saat 23 Dakika 55 Saniye
Standart Kuyu dibindeyim: Yakupsuz

Azalarım kuyuya atıldı, ipliklerine oksijen değmiş gömleğim kayıp. Ne aslanlara yem oldum, ne sırtlanlara, ne de akbabalara. Kuyuya itildim bir kerâhat vâktinde.

Gömleğim sapasağlam, fakat bir Yâkub'u yok ki, gözlerine sürülsün âşk sürgünü.

Kuyunun içerisindeki su birikintisine, ay ışığının gölgesi indiği zaman,
beynimdeki hüzünleri taşırıyor tufanlar; ve sorguluyor: Ben bir sürgünlük
müyüm, yoksa bir hicretlik mi?

Gâmsız çehremle göğün yarılmasını ve semâdan uzanacak bir kovanın beni kurtarmasını beklerken, yıldızlar değiyor kaşlarıma.
Ellerimde kirpiklerim, mızrak oyunu oynuyorum. Bel kemiğim düşerken incinmiş; hâlâ sızısını hissediyorum kâlbimde. Geride bıraktıklarım değil, geleceğe bırakacaklarım tedirgin etmeye başlıyor günbegün yüreğimi.

Kuyuda; tedirgin bir yürekle başbaşa, çentik sarasına tutulup köpürtüyorum durgun suları.

Sesimin rızkını tellerime kelepçelediğim günler oldu. Eklemlerim
emekleyemeden, birilerinin ekmeğine sürüldü. Sözlerimle devşirme ve duyarsız bir şekilde, kültür kuruntuları yetiştirmeye çabaladım mat bodrumlarda.

Topuklarıma paslı çiviler saplandı, mantarlanmış çehreme sürdüğüm havayı başkalarına soluttum. Sonucunda da, toplu imhâlarda ritimsiz âhlar bağlandı
kâlbime.
Şafaklarımın ilmiklerini sökerken, yalnızlık sözleri heceledim. Yalnızdım, yansızdım; bîtaraf bakışlarımı kenetlemiştim dünyama. Dâla tutunmak bizim
şehirde geçersizdi; ben de allı pullu yasakların elinden tuttum. Fakat elim tutuldu önce; sonra kolum tutuldu. Gövdeme sirâyet etti gâmsızlık virüsü.

Hücrelerimde dalga dalga yayıldı virüs. Cam kesiklerine benzer yarılmalar vuku buldu rüzgarlarımda. Ve ben, rüzgârın lokmalarını püskürdüğü kayıp
şehirde, aldatıcı kehânetler üreten bir Notradamus oldum. yani felçli bir kâhin.

Gizlenmiş izlerimi yerküreye kazıyamamışlığımın vermiş olduğu gurbetlikle,
yusufçuklar doğurmak istiyor zanlı yüreğim. Yüzü temiz, kâlbi mutmâin, sadrı uzay boşluğu kadar geniş sâf hazineler. İşte tam bu saat vurumlarında, yine
o soru hâyât buluyor tâhâyyülümde: Ben bir sürgünlük müyüm, yoksa bir hicretlik mi?

Kuyu hezeyânları depreştirirken marjinal sükûtumu, saray erkânı
debdebelerimi kuyunun mahzûn suyunda boğmak ister gibiyim.

Diplenmiş

küsgünlüklerim, sisler inmiş küllerimi kürüyor, tınılı kükreyişlerimi
notalıyor adeta. Dibi daha tutmamış varlığımı karıştırma zamanının geldiğini
düşünüp, bir nebze olsun gerçekliğime yol verme istemlerime suni tenefüsler icra etmek istiyorum.

Adlandırılıp kulaklarıma sürülen kavramları, sorgusuzca kabul edişimin
üzerinden birkaç yüzyıl geçti. Artık pınarbaşından kana kana dolduramıyorum
testilerimi. Plastik dünyanın âhenksiz tavırları derdest etmişken
saliselerimi, bir güyüm gözyaşı içsem ne eksilir, ne de azalır hengâmım.

Şehirlerimdeki boyun bağları, koyun etmişken gündüzlerimi; kuyuma dolan güneş, sıtmaya yüz tutmuş benliğimi ısıtmıyor ki.
Kudüs'ümü naylondan düşlere sardılar zifiri gecelerde; Endülüs'üme rastlayan yok!..

Dalgalar vuruyor kaldırımlarıma. Tsunami değil bu alıp getüren
vuslatımı, kırbaçsı günlerde usul usul, azar azar getürülmüş cümlelerim.

Kuyuya bırakılmışım üveyciller tarafından, fakat dedim ya; bir Yakub'um yok benim.

Makiler bitti kursağımda, sıcak iklimlerdeyim hep. Kuyumun kapağını
kurşunlayıp betonlayacaklarmış. Sıcaklığı bile hissedemeyecekmiş beş duyum. Altıncı his mezarlığında, ben de bir kefenlenmiş kâbristan olacağım sonunda, bir kovaya tutunamadan.
Sürgünlük damlatılmış bal mumu kaldım hep. Dondum kaldım düştüğüm yerde. Sonra bir daha damladım ve tekrar tekrar dondum durdum.

Hicretlik olamadım ki; sürgünler yurduna fetih için geri dönebileyim. Kuyudan bile çıkmayı becerememiş bir mahkûmum ben!
Çocukluk düşlerimi hatırlıyorum, görüşümü akıntıya kaptırdığım anlarda. Çığdan arta kalan dağdan, bir kaya düşüyor sırtıma o vâkit. Karalanmış
yaralarıma merhem olsun diye, kimi zaman süslü kelimeler betimliyorum.

Ve

Diyorum ki, ruhumu kuruttuğum ay ışığı yansımalarında: Kuyu dibindeyim;
Yakubsuz...

-alintidir-
ShyNa Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
CEHENNEME AÇILAN KUYU cennet güzeli Dini Konular 5 06-21-2007 10:20
Karanlık Bir Kuyu.. InnOCent Paylaşmak istediklerim 5 05-07-2007 11:17
#KöR KuYu# || му тσυяиιqυєт™ || HikayeLer & Öyküler 10 04-03-2007 18:16


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:18 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 hayat döner sana blingee balca gece gülü nihat alptuğ altınkaya düşlerimin prensi pornsu pornuz pornhub youporn youporn