Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Genel »»-(¯`v´¯)-» > Dini Konular
Kayıt ol SohbetTop 10 Üyeler Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Dini Konular Islam'la ilgili tüm konularimiz..

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-27-2008, 19:21   #541 (permalink)
Bizden Biri
 
rockn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 6 Gün 6 Saat 11 Dakika 51 Saniye
Arrow

Allah Resûlü (Aleyhisselatü Vesselam) buyurdu ki:

"Günlerin en üstünü Arefe günüdür. En faziletli dua da Arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en güzel söz ise, şu sözdür: 'La ilahe illallahü vahdehu lâ şerîke leh (Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur, o birdir, ortağı yoktur)'" (Rezîn)

---

İbn Ömer’den:
– Allah Resûlü (Aleyhisselatü Vesselam) buyurdu ki:

"Arefe günü akşam olunca, Allah kalbinde hardal tanesi ve zerre miktarı imanı bulunan herkesi bağışlar."

"Ey Allah’ın Resûlü! Bu yalnız Arafat’ta bulunanlara mı hastır?" denildi.

"Hayır; bilakis bütün mü’minleri kapsar." cevabını verdi.
(Taberanî)

---

Allah Resûlü (Aleyhisselatü Vesselam) buyurdu ki:

"Ey Fâtıma! Kurbanın için kalk ve başında bulun. Zira onun kanının her damlasına karşılık senin geçmiş günahların bağışlanacaktır."

Hz.Fatıma dedi ki:
"Bu, sadece bizim Ehl-i beyte mi özeldir, yoksa bütün müslümanlar da buna dahil midir?"

Allah Resûlü (Aleyhisselatü Vesselam):
"Bilakis, bize de, tüm müslümanlara da şamildir" buyurdu.
(Bezzâr)

---

Ebu Ya’la Şeddat bin Evs’ten:

"Allah (cc.), şüphesiz her şeye karşı güzel muamelede bulunmayı farz kılmıştır.

O halde, öldüreceğiniz zaman en güzel şekilde öldürünüz. Hayvanı keserken en güzel şekilde kesiniz.

Sizden biri, hayvan keserken bıçağını bilesin ve (hayvana) eziyet vermeden rahatça kessin."

(Müslim - 1955)

---

İbn Abbâs’tan:
– Peygamberimiz (Aleyhisselatü Vesselam) ayağını koyunun böğrüne basıp bıçağını bilemekte olan bir adamın yanından geçmişti. Onu bu halde görünce, şöyle buyurdu:

"Daha önce bileseydin bıçağını olmaz mıydı? Yoksa bu hayvanı iki kez öldürmek mi istiyorsun?"
(Taberânî)

---

Abdullah bin Amr bin As’tan: Allah Resûlü (Aleyhisselatü Vesselam) buyurdu ki:

"Kurban gününü bayram yapmakla emrolundum. Allah (cc.) o günü, bu ümmet için bayram kılmıştır."

Bir adam ona dedi ki:
"Bana geri alınmak üzere emaneten verilmiş dişi bir hayvandan başka kesecek bir şeye sahip değilsem onu kurban edeyim mi?"

"Hayır, kendi saçlarından biraz al, tırnaklarını kes, bıyıklarını kırpıp, etek traşı ol!
Allah katında bunlar (kesemediğin) kurbanın yerine geçer. (Bayramı değerlendirmiş olursun)."

(Ebu Dâvud/Edahi; Nesâi/Dahaya)


Efendimiz (Aleyhisselatü Vesselam), Arefe günü tutulan oruç hakkında şöyle buyurmaktadır:

"Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına keffaret olur."(*)

(Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 457)

---

Başka bir rivayette ise Hz. Aişe şöyle demiştir:
"Arefe gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir."(**)

(Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 460)

---

Ubâde bin es-Sâmit’ten:

– Peygamberimiz (Aleyhisselatü Vesselam) Arefe günü şöyle buyurdu:

"Allah salihlerinizi bağışladı, salih olmayanlarınızı da salih olanlarınıza bağışladı. (Bu arefe günü) Rahmet inip her yere yayılıyor. Sonra mağfiret yeryüzüne dağılıyor. Dilini ve elini koruyan her tevbekâr ondan nasibini alıyor. Şeytan ve askerleri Arafat dağında durup, Allah’ın onlara karşı bu lütufkâr davranışı seyrediyorlar. Mağfiret inince, şeytan ve askerleri:

"Eyvah vah halime! Ben onları uzun zamandır saptırmaya uğraştım, günahlar işlettim, sonra Allah’ın mağfireti gelip onları sardı. Eyvahlar olsun!" diyerek büyük bir üzüntü ve telaş içinde oradan dağılırlar."

(Taberânî)

---

(*) "Keffaret olur", günahları örter, affettirir, demektir. Bizim gibi neredeyse bir günah denizinde yüzen ahir zaman Müslümanları için bundan daha büyük bir müjde olabilir mi? İşte af ve mağfiret fırsatı!

(**) Demek ki, bir günlük arefe orucu, üç yıllık normal günlerde tutulan oruç sevabına denktir.


Hz. Âişe annemiz anlatıyor:

– Allah Resûlü buyurdu (Aleyhisselatü Vesselam) ki:

"Âdemoğlu, Kurban bayramı günü Allah katında (kurban keserek) kan akıtmaktan daha sevimli bir amel işlememiştir. Zira o kestiği kurban, kıyamet gününde, boynuzları, kılları, tırnakları ile (ortaya) gelecektir. Kurbandan akan kanın damlası yere düşmeden Allah katındaki bir mekana ulaşır (Allah yanında kabul olunur). Öyle ise, kurban kesmeyi, (nefsinize ağır gelmeden) gönül hoşluğu içinde yerine getirin.

(Tirmizî/Edâhî; İbn-i Mace/Edahî)

---

Rezîn’in rivayetinde şu ek vardır:

"Kurban sahibi için, onun her kılına karşı bir sevap vardır."

---

Bu hadiste, kurban kesimine, hayvan hakları, hayvan sevgisi gibi bahaneler ileri sürerek karşı çıkmanın yersiz bir duyarlılık olduğuna işaret vardır.



خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ
"Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır."
Tirmizî, Radâ', 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50.


Küçüklerimize merhamet etmeyen,

büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir."

Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.


"Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek:

"Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait

herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben,

cennette işte böyle yanyanayız" buyurmuştur."

Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.
__________________

Hırçın'mmm brtnmm Selda'mm seçeseeee : ]



my infernal
rockn Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla

Alt 08-27-2008, 19:22   #542 (permalink)
Bizden Biri
 
rockn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 6 Gün 6 Saat 11 Dakika 51 Saniye
Arrow

Hubeyb bin Yesaf’tan (Radiyallahu Anh):

– Resûlüllah ile birlikte bir savaşa katılmıştım.
Müşriklerden biri, koluma bir kılıç darbesi indirdi ve kolum kopup sarktı.

Ben kolumu elimle tutup Allah Resûlünün yanına koştum.

Kendisi, açılan yaranın içine tükrüğünü sürdü ve kolumu kesilen yerden omuzuma bitiştirdi.

Kolum, anında kaynadı ve hiç bir şey olmamış gibi de çalışmaya başladı.

Ben tekrar savaş yerine döndüm ve kolumu koparan o müşriki öldürdüm.

(Beyhakî)


"Körlük, günahların mağfiret edilmesini sağlar;

sağırlık da günahların affedilmesine sebeptir.

Cesedden eksik olan her aza, kendi ölçüsünde,

günahların affına netice verir."

(Ramuzu’l-Ehadîs)

---

Hadis-i şerifte de belirtildiği gibi, insanın sakat ve azaca noksan olması, günahların affı ve bağışlanması için, en kuvvetli sebeptir.

Rabbimiz, sakat kullara rahmet nazarıyla bakar, lütfu ve keremiyle tecelli eder. Onların günahlarını affedip cehennemden azad buyurduğu gibi, cennette nice nimetler bahşeder.

Bu hadiste, sakat mü’minler için, büyük müjde ve teselli vardır.


Ebû Hureyre anlatıyor (Radiyallahu Anh):

Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam bir gün:

– Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, dedi.

– Kimin burnu sürtülsün? diye sorulunca, şu açıklamayı yaptı:

– Ana-babasından her ikisinin veya sadece birinin yaşlılığına ulaştığı halde, onlara (saygı ve hizmetle) rızalarını alarak Cennet’e giremeyenin...

(Müslim/Bir 45)

---

Yaşlı ana-babaya hürmet ve hizmetin, çocuğa cennet yolunu açtığı gibi; onları rencide edip gönüllerini kırmanın da cennetten mahrumiyete sebep olduğu anlaşılmaktadır.


Sevban’dan (Radiyallahu Anh):

"Allah Resûlü (Aleyhisselatü Vesselam) buyurdu ki:

– Ne mutlu diline sahip olana,

Boş vakitlerini (sefahet yuvalarında değil,) evinde geçirene,

Hata ve günahlarına (tevbe edip) ağlayana..."

(Taberanî)

---

Tirmiziden gelen rivayette, bu 3 vasfın, mü’mini azaptan kurtaracağı beyan buyrulmuştur.





Şakîk bin Seleme’den (Radiyallahu Anh):

– Ben bir arkadaşımla Selman el-Farisî’nin yanına girdim.

"Allah Resûlü eğer tekellüfü (zorlanmayı) yasaklamasaydı size ikramda kendimi zorlardım." dedi.

Sonra ekmek ile tuz getirdi. Arkadaşım dedi ki:

"Ah tuzun yanında bir de kekik otu olsaydı!"

Hemen Selman su matarasını gönderip karşılığında kekik otu getirtti. Yedikten sonra arkadaşım şöyle dedi:

"Verdiği rızka karşı bize kanaat veren Allah’a hamd olsun"

Bunun üzerine Selman şöyle dedi:

"Eğer Allah’ın sana verdiği rızka kanaat etseydin, bizim mataramız rehin bırakılmazdı."

(Taberânî)

---

Misafire ikramda asıl olan, ikram sahibinin evde olandan vermesi, bütçesini zora sokmadan yedirip içirmesidir.



Nu’man bin Murre’den (Radiyallahu Anh):

– Allah Resûlü (Aleyhisselatü Vesselam) ashabına buyurdu ki:

"İçki içen, zina yapan ve hırsızlık eden kimse hakkındaki görüşünüz nedir?"

Bu soru, bu suçlar hakkında henüz Allah’ın hükmü inmeden önce sorulmuştu.

Ashap:
"Allah ve O’nun Resûlü en iyi bilendir" dediler.

Şöyle buyurdu:
"Bunlar çirkin hareketlerdir, elbette cezaları vardır. Ama en kötü hırsızlık, namazdan çalmaktır."

"Ey Allah’ın Resûlü, kişi namazından nasıl çalar?" dediler.

"Rükû ve secdesini tam yapmamakla çalar" buyurdu.

(Muvattâ/Kasrussalat 72)
__________________

Hırçın'mmm brtnmm Selda'mm seçeseeee : ]



my infernal
rockn Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla

Alt 09-02-2008, 19:25   #543 (permalink)
Bizden Biri
 
rockn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 6 Gün 6 Saat 11 Dakika 51 Saniye
Standart

بســــــــــــــــــــــــــــــــم الله الرحمن الرحــيــم

Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı onlar da hemen cezalandırılırlardı.

O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın

Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

(Tâ-Hâ 129-131)



بســــــــــــــــــــــــــــــــم الله الرحمن الرحــيــم

Andolsun (kâfirlerin ruhlarını) şiddetle çekip çıkaranlara,

Andolsun (mü’minlerin ruhlarını) kolaylıkla alanlara,

Andolsun yüzüp yüzüp gidenlere,

Derken, öne geçenlere,

Nihayet işi çekip çevirenlere (ki, mutlaka tekrar diriltileceksiniz).

Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.

O gün birtakım kalpler (tedirginlik içinde) şiddetle çarpacaktır.

Onların gözleri (korku ile) inecektir.

Şöyle derler: “Biz gerçekten gerisingeriye eski halimize mi döndürüleceğiz?”

“Bizler çürümüş kemiklere döndükten sonra mı?”

“Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür” dediler.

Halbuki o, bir haykırıştan (sûr’un üfürülmesinden) ibarettir.

Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.


(NÂZİ'ÂT 1-14)






İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.


(Fussilet,34)



بســــــــــــــــــــــــــــــــم الله الرحمن الرحــيــم

Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?" diye soracak olsan mutlaka, "Allah" diyeceklerdir. O halde nasıl(haktan) döndürülüyorlar?


(Ankebût, 61)
rockn Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla

Alt 09-02-2008, 21:30   #544 (permalink)
·• Tєรcilli Dєliliği๓ •·
 
»Asi GüL« - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Ay 6 Gün 22 Saat 45 Dakika 55 Saniye
Standart

Ey iman edenler ! Allah’tan korkun ve O’nun rahmetine yaklaşmaya vesile arayın …”
__________________
Sen aGla,Sen aGla FiListinLi kIz,
ZaLimleri gözyaslarIn bogacak!
ßu karalIk devir gecmeZ sancIsIz,
Güne$ senin üzeRine dogacaK!!
»Asi GüL« Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla

Alt 09-03-2008, 11:56   #545 (permalink)
Deneyimli
 
tutsaqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 2 Gün 6 Saat 24 Dakika 51 Saniye
tutsaqq - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Resulullah (sav) "Allah'tan hakkıyla haya edin!" buyurdular. Biz: "Ey Allah'ın Resulü, elhamdülillah, biz Allah'tan haya ediyoruz" dedik. Ancak O, şu açıklamayı yaptı: "Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil. Allah'tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, batni ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, ahireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah'tan hakkıyla haya etmiş olur."
(Tirmizi, Kıyamet 25)
Biri diğerine ihanet etmediği müddetçe iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim.
(Ebu Davud, Büyu 27)
Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan (yabancı) bir kadınla yalnız kalmasın!

Bunun üzerine bir adam kalkarak: "Ey Allah'ın Resülü, kadınım hacc için yola çıktı, ben ise falan falan gazvelere yazıldım!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Öyleyse git hanımına yetiş, onunla hacc yap!" diye emretti."
(Buhari, Nikah 111)
Ey Ebu Hureyre, vera sahibi ol (harama götürme şüphesi olan şeylerden de kaçın) ki insanların Allah'a en iyi kulluk edeni olasın! Kanaatkarlığı esas al ki insanların Allah'a en iyi şükredeni olasın. Nefsin için sevdiğini insanlar için de sev ki (kamil) mü'min olasın. Sana komşu olanlara iyi komşuluk et ki (kamil bir) müslüman olasın. Gülmeyi az yap, zira çok gülmek kalbi öldürür.
(Kütüb-i Sitte, 7257)
Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz" diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resulullah (ASM)'ın haram kıldıkları da tıpkı Allah'ın haram ettikleri gibidir"
(Ebu Davud, Sünne, 6)
"Ey Allah'ın Resulü! dedik, mü'min korkak olur mu?" "Evet!" buyurdular. "Pekiyi cimri olur mu?" dedik, yine: "Evet!" buyurdular. Biz yine: "Pekiyi yalancı olur mu?" diye sorduk. Bu sefer: "Hayır!" buyurdular.
(Muvatta, Kelam 19)
Allah bir kuluna hayır murad ettimi onun cezasını tacil edip dünyada verir; bir kulu hakkında da kötülük murad ettimi onun günahlarını tutar, Kıyamet günü cezasını verir.
(Tirmizi, Zühd 57)
Bağışını geri alan kimsenin durumu şu köpeğin durumu gibidir: Yalını yer, iyice doyunca kusar. Sonra kusmuğuna tekrar dönüp onu yer.
(Kütüb-i Sitte, 6690)
Kişinin malayani (boş) şeyleri terki İslam'ının güzelliğinden ileri gelir.
(Tirmizi, Zühd 11)
Kim Allah Teala hazretlerinin rızası için bir derece tevazu izhar eder (alçak gönüllü) olursa, Allah, onu bu sebeple, bir derece yükseltir. Kim de Allah'a bir derece kibirde bulunursa, Allah da onu bu sebeple bir derece alçaltır, böylece onu esfel-i safiline (aşağıların aşağısına) atar.
(Kütüb-i Sitte, 7235)
Kim korkarsa akşam karanlığında yol alır. Kim akşam karanlığında yol alırsa hedefine varır. Haberiniz olsun Allah ın malı pahalıdır, haberiniz olsun Allah'ın malı cennettir.
(Tirmizi, Kıyamet 19)
Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur.
(Tirmizi, Kıyamet 41)
"Ne sirayet (buluşma), ne de uğursuzluk vardır. Benim fe'l hoşuma gider." Yanındakiler sordu: "Fe'l nedir?"

"Güzel bir sözdür!" buyurdu."

Buhari'nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "Benim, dedi, fe'l-i salih, güzel bir kelime hoşuma gider."
(Buhari, Tıbb 44)
__________________

tutsaqq Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla

Alt 09-03-2008, 13:43   #546 (permalink)
Deneyimli
 
tutsaqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 2 Gün 6 Saat 24 Dakika 51 Saniye
tutsaqq - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

1
اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ
(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.
Müslim, İmân, 95.
2
اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ
İslâm, güzel ahlâktır.
Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.
3
مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.
Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.
4
يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا
Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.
Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6.
5
إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:
إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.
Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.
6
اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
7
لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ
Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)
Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.
8
اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا
وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ
Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.
Tirmizî, Birr, 55.
9
إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ
Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.
Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334.
10
اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ
İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.
Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.
11
مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ
Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.
Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.
12
عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ
بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.
Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.
13
لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ
Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.
İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.
14
لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.
Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.
15
اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.
Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.
16
لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا
İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.
Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.
17
اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ
Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.
Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.
18
لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا
وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ
Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.
Buhârî, Edeb, 57, 58.
19
إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا
Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.
Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.
20
لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ
(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.
Tirmizî, Birr, 58.
21
تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ
(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.
Tirmizî, Birr, 36.
22
إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.
Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;
Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.
23
رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ
Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır.
Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.
Tirmizî, Birr, 3.
24
ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:
دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ
Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:
Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.
İbn Mâce, Dua, 11.
25
مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ
Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir
hediye veremez.
Tirmizî, Birr, 33.
26
خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ
Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.
Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50.
27
لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا
Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı
göstermeyen bizden değildir.
Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.
28
كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى
Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur.
Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.
29
اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ
(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.
Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.
30
مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ
Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.
Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.
31
مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ
Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;
ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.
Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.
32
اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ
Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden
veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle
geçiren kimse gibidir.
Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;
Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.
33
كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ
Her insan hata eder.
Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.
Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.
34
عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ
Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.
Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.
35
مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا
Bizi aldatan bizden değildir.
Müslim, Îmân, 164.
36
لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ
Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)
cennete giremezler.
Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.
37
أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ
İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.
İbn Mâce, Ruhûn, 4.
38
مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ
طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.
Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.
39
إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ
وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ
İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.
Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.
40
اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ
Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.
Tirmizî, Cum’a, 80.
__________________

tutsaqq Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla

Alt 09-08-2008, 16:19   #547 (permalink)
·• Tєรcilli Dєliliği๓ •·
 
»Asi GüL« - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Ay 6 Gün 22 Saat 45 Dakika 55 Saniye
Standart

"Biriniz bir oturma yerine girince selâm versin. Oturmak isterse otursun. Kalkarken yine selâm versin. Çünkü, birinci selâm ikincisinden daha üstün değildir."
__________________
Sen aGla,Sen aGla FiListinLi kIz,
ZaLimleri gözyaslarIn bogacak!
ßu karalIk devir gecmeZ sancIsIz,
Güne$ senin üzeRine dogacaK!!
»Asi GüL« Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla

Alt 09-08-2008, 16:20   #548 (permalink)
·• Tєรcilli Dєliliği๓ •·
 
»Asi GüL« - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Ay 6 Gün 22 Saat 45 Dakika 55 Saniye
Standart

"iman bakımından müminlerin en mükemmeli, ahlâkça en güzel olanlar ve ailesine en güzel davrananlardır."
__________________
Sen aGla,Sen aGla FiListinLi kIz,
ZaLimleri gözyaslarIn bogacak!
ßu karalIk devir gecmeZ sancIsIz,
Güne$ senin üzeRine dogacaK!!
»Asi GüL« Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla

Alt 09-08-2008, 16:21   #549 (permalink)
·• Tєรcilli Dєliliği๓ •·
 
»Asi GüL« - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Ay 6 Gün 22 Saat 45 Dakika 55 Saniye
Standart

Her insan hata yapar. Hata edenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir."

__________________
Sen aGla,Sen aGla FiListinLi kIz,
ZaLimleri gözyaslarIn bogacak!
ßu karalIk devir gecmeZ sancIsIz,
Güne$ senin üzeRine dogacaK!!
»Asi GüL« Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla

Alt 09-08-2008, 16:22   #550 (permalink)
·• Tєรcilli Dєliliği๓ •·
 
»Asi GüL« - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Ay 6 Gün 22 Saat 45 Dakika 55 Saniye
Standart

Sahabilerim yıldızlar gibidir. Hangisine uysanız doğru yolu bulursunuz."
__________________
Sen aGla,Sen aGla FiListinLi kIz,
ZaLimleri gözyaslarIn bogacak!
ßu karalIk devir gecmeZ sancIsIz,
Güne$ senin üzeRine dogacaK!!
»Asi GüL« Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz