11-30-2007, 23:44
|
#1 (permalink)
|
| [[ // eRtanımm \\ ]]
Üyelik tarihi: 04-12-2007 Bulunduğu yer: //DiPteyim SonDayım DepreSyOnDayım\\ Cinsiyet: 
Mesajlar: 13.410
Konular: 1202
Ruh Halim: Rep puanı:281000 Toplam Online: 21 Saat 43 Dakika 22 Saniye | AllÂh’a Ne Cevap Vereceksin, Onu Düşün! ALLÂH’A NE CEVAP VERECEKSiN, ONU DüşüN!
Tasavvuftan-tevâzudan mahrum zâhirî ilim erbâbı bir zât, bir gün Mevlânâ Câmi (k.s.) hazretlerinin huzurunda kendi üstünlüklerini sayıp dökerek diyor ki:
— Hüsrev’e şöyle cevap verdim... Kemâl’e böyle cevap verdim... Zâhir’e şu şekilde nazîre söyledim... Selmân’a böyle nazîre yaptım... ve diğerlerine de şöyle-şöyle cevaplar verdim, diye boş laflarla durmadan övünüp duruyordu.
Bunun üzerine Mevlânâ Câmi hazretleri şöyle buyurdular:
— Bunlara bugün bu cevabı vermişsin amma... Yarın Allâh’a ne cevap vereceksin... O mühim... Asıl sen onu söyle...
şüphesiz Mevlânâ Câmi hazretleri bu sözleriyle, o ilmiyle mağrûr zâta, sahip olduğu ilmi nerede ve ne maksatla kullandığının kendisine mutlaka sorulacağını... Dolayısıyla düşünmesi gerekenin, bu suâle nasıl cevap verebileceği hususu olduğunu hatırlatıyordu. Zira Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz buyurmuşlardır ki: “Kim câhillerle münâkaşa etmek veya âlimlere karşı böbürlenmek yahut da insanların dikkatlerini kendi üzerine çekmek gâyesiyle ilim tahsil ederse, o cehennemdedir.” (Kütüb-i Sitte Muhtasarı, 16/550)
__________________ kaRtaLLaRın kanaDı oLSa ßenDe Uzak DiyaRLaRa GitSem OraDa SaDeCe Seni GörSemm eRTanımmm |
| |