Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Tatlı Aşkım Forumları »»-(¯`v´¯)-» > ŞiirLer > Edebiyatcılar ve Yazarlar
Kayıt ol Sohbet Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-28-2008, 19:23   #1 (permalink)
. a {a} _ ş {ş} _ k {k} .
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart halikarnas balıkçısı

[align=center]HALİKARNAS BALIKÇISI



Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı. 1890’da İstanbul’da doğdu. 13 Ekim 1973’te İzmir’de yaşamını yitirdi. Yazılarında, çok sevdiği Bodrum’un antik çağlardaki ismi olan Halikarnasos’tan esinlenerek Halikarnas Balıkçısı takma adını kullandı. Osmanlı Padişahı Abdülhamit döneminin devlet adamlarından tarihçi Şakir Paşa’nın oğlu. Çocukluğu babasının görevi nedeniyle bulundukları Atina’da geçti. İlköğrenimini Büyükada Mahalle Mektebi’nde, ortaöğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. İngiltere’ye gitti. Oxford Üniversitesi’nde dört yıl Yakın Çağlar Tarihi okudu, üniversiteyi orada bitirdi. İstanbul’a dönünce Diken, Resimli Gazete, Resimli Ay, İnci gibi dergilerde yazılar yazdı, kapak resimleri ve süslemeler yaptı, karikatürler çizdi. Çizgi romanlar yaptı. İlk öyküleri 1920’li yılardan başlayarak yayınlandı. Cumhuriyet’in ilanından sonra asker kaçaklarıyla ilgili bir yazısı yüzünden 3 yıl kalebentliğe mahkum edildi ve Bodrum’a sürüldü. 1.5 yıl Bodrum’da kaldı. Cezasının son yarısını İstanbul’da geçirdi. Yeniden yürekten bağlandığı Bodrum’a döndü. 1947’den itibaren çocuklarının eğitimi için İzmir’e yerleşti. Ölümünden sonra da kendi eseri olan Bodrum’a gömüldü. Mezarı Bodrum’da.


ESERLERİ:

ROMAN:
Aganta Burina Burinata (1946)
Ötelerin Çocuğu (1956)
Uluç Reis (1962)
Turgut Reis (1966)
Deniz Gurbetçileri (1969)

DENEME-İNCELEME-MİTOLOJİ:
Anadolu Efsaneleri (1954)
Anadolu Tanrıları (1955)
Anadolu’nun Sesi (1971)
Hey Koca Yurt (1972)
Düşün Yazıları (1981, ölümünden sonra)

ÖYKÜ:
Ege Kıyılarından (1939)
Merhaba Akdeniz (1947)
Ege’nin Dibi (1952)
Yaşasın Deniz (1954)
Gülen Ada (1957)
Ege’den (1972)
Gençlik Denizlerinde (1973)

ANI:
Mavi Sürgün (1961)

ÇOCUK KİTAPLARI:
Denizin Çağrısı
Yol Ver Deniz

[/align]
__________________
(Dilimize sahip çıkalım)
Resimlerim :
aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-02-2008, 19:59   #2 (permalink)
. a {a} _ ş {ş} _ k {k} .
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

ANADOLU EFSANELERİ

Halikarnas Balıkçısı ( Cevat Şakir KABAAĞAÇ)


KİTABIN ÖZETİ

Cevat Şakir bu yapıtında tüm dünyaya, yurduna olan sevgisini anlatmaya çalışmıştır.Anadolu’yu tüm içtenliğiyle ele alırken; yörelerin, efsanelerin,özellikle de Ege ve Marmara bölgesinin üzerinde durmuştur.

Değişik efsaneleri, kıyı bölgelerinde bulunan topraklarımızı tüm özelliğiyle tanıtıyor.Bunlara ilk önce İzmir ‘in kurtuluşu ve orada 4000 yıl önce yaşamış olan insanlardan bahsediyor. Aşağıda bu efsanelerden birkaçına değineceğiz.


AMAZONLAR

Amazonların ‘A’sı şiddet ve kuvvet anlamına gelir.Mazoni meme demektir.Bazı bilginler daha önceden kullanılan bir dile ait olduğunu söylerler.Bundan ötürü memesiz değil erkekçe savaştıkları için savaşçı kadınlara verilen addır.’A’ Türkçe’deki ‘maz’ eki gibi olumsuzluk takısıdır.Mazo’da dokunmak demektir.

Savaşlarda amazonlar çoğu kez süvari olarak labris denilen,iki yanı keser,kısa savaş baltalarından başka ok,mızrak kullanırlardı.Piyade olarak ta savaştıkları olurdu.
İnsanoğlu gözlerini kapayıp dört beş bin yıl öncesini hayal ederse gözünün önüne kurak bir ilkbahar günü gelir.İzmir körfezinin dibinde köy hayatı yaşayan ve halk pınar tarafındaki sulak topraklarda cılız ürünler yetiştiren ve pek ilkel oltalar ve zıpkınlarla çıpura ve kefal avlayan seyrek bir otoktan-yani yerli (doğal olarak dünyada sahiden yerli sayılabilecek bir halk varsa)halk yaşıyordu.İşte o gün Nif çayı dolayında toz bulutları kalkar,ama tozları kaldıran o Allah’ın belası balka pınar rüzgarı değildir.Dört nala sürülen savaş atlarının nallarıdır.

Kavaklı dere yönünden yeşeren buğday ve arpalara sevinen veya gövermeyen ekinlere yanan yerli halk her ne sebeptense tanrıların öfkelenip gürlemeye koyulduklarını sanıp yerlere kapanır.Toz bulutu yaklaşınca yeleleri alev alev tüten savaş oklarının üzerinde silah parıltıları içinde sert ve kabarık kaşlı Amazonları görürler .İşte amazonlar İzmir’e böyle girmişlerdir.Amazonların önünde Akdeniz bütün ışık çıldırışı ve kargaşalığı ile mavi mavi ışıldamaktadır.Amazonlar sevinç haykırışları attıktan sonra,buraya yurt kuralım derler ve işte İzmir böylece kurulur.

Smyrna adının kaynağını araştıranlar bir sürü mitolojik kargaşalara sebep olmuşlardır.Bir söylentiye göre bu ad hem İzmir’i hem Efes’i kuran Amazon nun adıdır.Bazıları da Smirna adı Adonis ile ilgili görüyorlardı.Myrrha Kıbrıs kralı Kinyras’ın kızıdır eder.

Candarlı körfezinde Ali Ağa Çiftliğinin az kuzeyindeki kenti olan Amazon nun adı yada Troya ovasında büyüyerek bir höyükle onurlandırılan Dardanos’ un karısı Myrina dır.Ne var ki bazıları o höyüğün orada yatan Amazon Kraliçesi Penthesileia için yapıldığını iddia ediyorlar.

Unutulmamalı ki sekizinci yüzyılda Vlasta adlı bir kadın komutan,kadınlardan kurulu bir ordu toplayarak Bohemia düküne karşı savaştı.Kadın ordunun eline geçen her erkeği öldürüyorlardı.İspanyol kaşif Orellana Güney Amerika’da savaşçı kadınlara rast geldiğinden dolayı Maranon nehrine Amazon adını takmıştı.


TROYA SAVAŞI

Yazar Troya savaşına değiniyor.Dünyada hiçbir konu için Çanakkale’nin küçük bir köşeciğini kaplayan bu Troya üstüne yazılanlar kadar çok yazı yazılmış değildir.Bu efsane Peloponez’den (Mora yarın adsından) gelen Akhalar ile Troya halkı arasında ticaret ve çıkar kavgalarıyla yapılmış olan gerçek bir savaştan doğmadır.Bu savaşın İsa’dan önce onikinci yüzyılda yapıldığı muhakkak gibidir.Homeros’nun İlyadasına göre bu savaş Troya kralı ihtiyar Priamos’un oğlu Paris tarafından Troya kaçırılan dünya güzeli Heleneyi geri almak için Akhalar tarafından yapılmıştı.İyada yirmi dört Papirus Tomar,üzerine yazılı olduğu için İsa’dan önce ikinci yüzyıldan beri yirmi dört kitap sayılır.

İlyada da bir sanat yapıtı bütünlüğü vardır.Yani bir yazar tarafından yazıla gelmiş gibidir.Bu yapıt bir dehanın baştan sona kadar yazdığı bir yapıt olmayabilir.Ama muhakkak ki bir yabancı tarafından Türkler bir bütün teşkil etmek üzere biri birine eklemiştir O adam ki Homeros’tur kimi yerleri çıkarmak ,kimi yerleri tamamlamak suretiyle ortaya güçlü ve canlı bir bütün koymayı başarmıştır.

Bu savaşın ilk dokuz yılında iki tarafın hiçbiri başarı elde edemez.İşte ondan sonra Homemeros’un İlyada’sı başlar.Akhaların en büyük kahramanı,Akhilleus’ tur. İlyada Troyalılar’ın kahramanı Hektor’un ölümüyle sona erer. Bu işler Hitit İmparatorluğunun dağılmaya başladığı zaman olur. Ondan önce Hititler Anadolu’ya dışarıdan yapılacak her türlü saldırıyı püskürtecek güçtedirler. Sonunda lahotadan yapılan bir at hilesi sayesinde kent Akhalar tarafından zapt edilerek yakılır.



Troya savaşı hakkındaki bilgi iki kaynaktan gelir. Birisi Troya tarafından yazan Dares Phrygius ‘dur(Yani Phrygius lı Dares ) bir de Akhalar ya da Yunanlılar tarafından yazan Dictys Cretensis ‘dir (Yani Giritli Dictys).Batıyı Avrupa’yı asıl etkileyen Darestir. İşte bundan dolayı hemen hemen bütün Avrupalılar üç-dört yüzyıl önceye kadar hep Troyalılar’dan gelme olduklarını ileri sürüyor ve kahramanlık örneği olarak ta Akha kahramanı Akhilleus’u değil fakat Troya kahramanı Hektor’u örnek alıyorlardı. Bu arada İngilizler Troyalılara olan Brutus un gayri meskun olan İngiliz odasına geldiğini ve orada Troynovant ( Yani yeni Troya ) kentini kurduğunu, o kente sonradan Londra denildiğini yazıyorlardı. Romalılar da soyca Troyalı olduklarını ileri sürüyorlardı. Anadolu dan İtalya ya göç etmiş olan Etrüskle dolayısıyla bu efsanenin gerçekle ilgisi olsa gerek.Hatta büyük Konstantin İstanbul Fatihi II. Mehmet Paşa II. Piusa şunları yazıyor :


İtalyanların bana düşman olmalarına şaşırıyorum. Biz de İtalyanlar gibi Troyalıların soyundanız. Yunanlılardan Hektor un öcünü almak benim kadar onlara da düşer. Onlarsa bana karşı Yunanlıları tutuyorlar. Troya sonunda bir tahta at hilesi ile zapt edilir. Ahşap bir at yapılır, içine birkaç Yunanlı saklanır. Yunanlılar bu atı karargah kurmuş oldukları yere bırakarak gündüz gemilerine binip ayrılırlar ve hemen oracıktaki bir adanın arkasına saklanırlar. Karargahta bırakılan bir Yunanlı bu atın Tanrıça Athena ya ithaf edildiğini ve Troyalılar tarafından kente alınmaması ve Troya’nın Tanrıçanın lütfuna mazhar olmaması için de Yunanlıların onu böyle büyük yaptıklarını söyler.


İDA DAĞI (Kaz Dağı)

Yazar burada İda Dağı’nın özelliğini anlatıyor. İnsanların en korktukları şey açlıktı. Açlık çoğu kez kıtlık ve kuraklıktan gelirdi. Onun için yüksek dağlardan bulut şimşek ve gürleyişlerle gelen yağmuru dağda oturup yağdıran Tanrı, Tanrılar Tanrısı Zeus diye anılırdı. Zeus’un unvanları yıldırım alıcı, bulut toplayıcı, yüksek gürleyici yağmur yağdırıcı, rüzgarlara emredici ve göklere gökkuşağı açıcısıdır. Zeus Girit teki İda Dağında Anadolu’nun Matriyarkal Tanrısı olan Kybele tarfına doğrulmuştu.


TANTALOS PELOPS NİOBE

Yazar burada Tantalos’un işkence şeklini anlatır. Tantalos’un işkence deyimi vardır. Ve Tanrılara oğlunu kurban edip ziyafet vermiştir. Tanrılar da böyle bir ziyafetin mümkün olmadığını bildirip cezalandırır. Cezası: diz boyu berrak sularda durduğu ve susadığı halde su içmek için eğilince su toprağa çekilirmiş. Başının üzerine üzümler, elmalar ve armutlarla yüklü ağaç dalları eğilirmiş. Yemişleri koparmak için elini uzattığı zaman rüzgar dalı yükseklere üflermiş. Su ve yiyecek bakımından bolluk içinde bulunan Tantalos böylece sonsuzluğa değin aç ve susuz kalmaya mahkum olmuş. İşte bu çeşit işkenceye her dilde “Tantalos İşkencesi “ denir.


PELAPS

Yazar Pelaps’a verilen cezayı anlatır. Pelaps parçalanıp pişirildikten sonra Zeus un buyruğuyla parçaları bir kazana konur. Büyük kazan kaynayınca Pelaps oradan dipdiri ve gövdesi tam olarak çıkar. Pelaps öyle bir güzellikle parlar ki Poseidon hem ona aşıl olur ve altı atlarla çekilen bir arabayla onu Olimpios a taşır. Zeus un Ganymedes’e yaptığı gibi Poseidon da Pelaps’ı yatak arkadaşı yapar. Bu efsanenin bu biçim olması Yunanistan da gulam perestliğin (oğlancılığın ) geliştiği zamana ilişkin ve Ganymedes efsanesinden sonradır.





GORDiON


Yazar burada Kral oluşunu ve becerisini Ankara’nın güney batısında şimdiki Polatlı’nın kuzeyinde Gordion kenti vardır. Gordion’un babası çiftçi olduğu için bir yük arabasıyla kentin yakınına girer ve kral olur. Arabanın okuna boyunduruğu öyle bağlar ki kimse çözemez ve adı Gordion düğümü kalır.





MİDAS VE DİONYSOS

Burada Midas’ın portresinden bahseder. Kulakları görünmesin diye kral Midas geniş ve yüksek taç yaptırıp kulaklarını içine sakladı. Ne var ki saçları uzadığı için bir berber çağırmak zorunda kaldı ve kulaklarının eşek kulağı olduğunu kimseye söylememesini tembih etti. Bu sır berbere ağır geldiği için ıssız bir yerde bir taşı kaldırıp deliğine “ Kral Midas’ın eşek kulakları var” diye fısıldadı ve taşı yere attı. Orada büyüyen bir kamış bu sırrı saklayamadı. Kuruyunca ekinlere iletti. Ekinlerde Kral Midas’ın eşek kulakları var diye herkese ilan etti.
__________________
(Dilimize sahip çıkalım)
Resimlerim :
aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2008, 11:36   #3 (permalink)
| .. ALoNe .. |
 
MeCHuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

teşekkürler abi paylastıgın için okul yıllarında sık sık eserlerini okumuştuk önemli bi yazar
__________________


| . Türkiyem Canım Benim . |
MeCHuL Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:27 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 blingee gece gülü nihat alptuğ altınkaya