Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Tatlı Aşkım Forumları »»-(¯`v´¯)-» > ŞiirLer > Edebiyatcılar ve Yazarlar
Kayıt ol Sohbet Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-12-2006, 02:04   #11 (permalink)
Aktif Üye
 
tektanem_sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tektanem_sin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Ne Aşk Biter, Ne de Ah!

Ahhh! ..
Keşke, 'içimize' yazılsa her satır.
İçimize söylense her sözzz,
ve içimiz; 'duymayı' öğrense! ..

Sonra, dinlemeyi öğrense...
Ve sonra;
İşittiklerini anlamayı öğrense! ..

Sen, benim gülümsün; anlarsan...
Dinle şimdi; anlayacaksın! ..
Uzadığında biraz daha boyun;
daha az kokacak üstün başın,
ve yükseldikçe hep;
uzaklaşıyor olacaksın 'bittiğin' gübrelikten! ..

Fakat, çile bitmeez, aşk bitmez! ..

Sen de 'burada' çıktın işte topraktan, ne yapalım! ..
Burdan besleniyor,
ve büyüyor,
ve açıyor,
ve kokuyorsun; gül gibi...
Gülüm!
Lâkin, bedelin ağır! ..
Sen, ışık tutansın; ışık tutulan değil...
Ateş böceğim!

Sevsene kendini!
Sen, kemerli bir köprünün kilit taşısın!.. Sen, bir sütun başısın!..
Maladaki çimentoya bulaştığı an ilk boş deliğe tıkanan yarı pişmiş tuğlalardan çok farkın var;
Gözümde!..

Gözün var; baksana, görsene, sevsene kendini... Yetmez ki benim sevmem!

Ağzıma bir kartopu rastlamış gibi sızlar, sıkılan dişim...
Uyanır ve kalkarım, kendimi salladığım ayağımdan!
Kucağım soğur, senden uzaklaştıkça satırlar; ve kurt adam tüylerinden, örümcek adam salgılarından olur!..
Bu his, mavi bir pelerinle örtünmek gibidir; hani uçabileceğin bir pelerinle...

Bin bir gece masallarındaki halı niye uçmasın?..
İçimm uçarken göklerde!..

Korkarım; sende biterse, senle başlayan bu günkü masal!..
Korkarım; hâlâ çamurların içinde kalır diye ayakların...
Başını kaldırsanaaa, baksana bana. Ve tutup uzattığım elimi, çıksana hadi beni uçuran halımın üstüne.
Herkes, ve her şey, ve yerde yuvarlananlar buradan bambaşka görünüyor!..

Sence de aşk; kanatlanmak mıdır?..
Peki neden bütün kuşlar yerden beslenir?..

Muammer Erkul
__________________


tektanem_sin Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2006, 02:05   #12 (permalink)
Aktif Üye
 
tektanem_sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tektanem_sin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Ölüme Dair...

Yaşayanlara yazılır “ölüme dair” yazılar... Ölüme dair yazılar “yaşayanları” arar durur; çünkü ölülerin, ölüme dair yazıları okumaya ihtiyacı yoktur!
Yaşayanlara yazılır “ölüme dair” yazılar...
Ve bütün ölüme dair yazıları “diriler” yazar; ölmemişlere ölüme dair bir kaç söz söylemek için!

Dirilerin “ölmemiş olanları” anlamaya çalışır ölüme dair yazıların anlattıklarını...
Ve ölülerin “yaşayanları”dır aslında bizlere suni teneffüs yaptıran!..
Yaşayanlara yazılır “ölüme dair” yazılar...
Ölüme dair yazıları da “yaşayanlar” anlar!
Yaşamak; “sonsuzlukla barışmaktır” aslında; ve bilmem nasıl yaşar “tek hayat”a mahkum olanlar?..

Ölüme dair yazmak ve ölüme dair okumak; bir ölünün karanlık odasında havasızlıktan boğulmakdan ziyade, ölümün penceresini açmak ve ordan bir “ödünç” nefes solumaktır...
Sonra solmaktır yaz güneşine dayanamayan laleler gibi!
Ama en güzeli; müjdeler almaktır...
Müjdeler almaktır.

Faydası yoktur korkuların, ecele...
Bazı kafalarınsa işi kumda saklı durmaktır!..

Ölüme dair yazılar “yaşayanlara” yazılır.
Yaşayanlara yazılır “ölüme dair” yazılar...

Muammer Erkul
__________________


tektanem_sin Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2006, 02:07   #13 (permalink)
Aktif Üye
 
tektanem_sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tektanem_sin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Kimsesizliğime Düştün

Yeşildi dünyam, maviydi.. birde kahverengiydi...
Beni bir ürkek ceylanlar tanırdı, birde çingene serçeler...
Yalnız kuşların sesi gelirken kulağıma, birde kavak yapraklarının...

Sen;
Durgunluğuma düştün...
ve büyüdün içimde büyüdün, büyüdün;
Sudaki halkalar gibi.

Yeşildi dünyam, maviydi...
Bir de kahverengiydi; Sen, bana düştüğünde!..
Bakışların, kendi ortasından büyüyen sıcak halkalar gibi iç içe yayıldı içimde...

Hoşgeldin, dedim.
Hoşgeldin sıcağım.
Hoşgeldin salıncağım!

Ve savruldu başım uzun bir iple dalına bağlanmış gibi..
Savruldum;
Senden sana doğru!
Beni, sadece ürkek ceylanlar tanırken birde çingene serçeler...
Ve ben, yalnız kuşlarla, kavak yapraklarının sesini tanırken...
Sen;
Durgunluğuma düştün...
Ve büyüdün içimde büyüdün, büyüdün;
sudaki halkalar gibi.

Sen;
Sessizliğime düştün...
Sen;
Kimsesizliğime düştün...
Belki de onun için böyle büyüdün içimde;
Sudaki halkalar gibi!

Muammer Erkul
__________________


tektanem_sin Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2006, 02:08   #14 (permalink)
Aktif Üye
 
tektanem_sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tektanem_sin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Öperken Koklamayı 'Senden' Öğrendim!

Ben, 'koklanmayı' senden öğrendim;
Ve de koklamayı! ..

Ben, koklamayı; senin koklamalarından öğrendim...

Ben, seni duymayı; beni dinleyişinden öğrendim...
Ben, seni görmeyi; bana bakışından öğrendim...
Ben, sana dokunmayı; bana dokunuşundan öğrendim...
Ve ben...
Ben, öperken koklamayı;
Öperken beni koklayışından öğrendim...

Ben, öperken koklamayı,
Senden öğrendim! ..

Sen, yüreği kıpır kıpır denizlere kokuyordun...
Sen, yeşil yansımış bahar göklerine kokuyordun...
Ve sen;
Yıkanmak üzere olan toprağa kokuyordun aslında.
Sen, "sana" kokuyordun; bana bulanmış...
Sen, sana kokuyordun, "bana" karışık!..
Güzelliğini hiç bilmez olur muyum;
Toz olup ufalanışını, kuruyan terinden arta kalan tuzun!..
Saçının dibinde yaşayan son damlanın, bulaşıp dudağıma;
Parlamasını yâren bir yıldız gibi...
Bilmez olur muyum tuzunun güzelliğini?..

Ben, yaprak yaprak açılmayı ve yaprak yaprak okşanmayı senden öğrendim...
Ben, koklanmayı...
Ve öperken koklamayı senden öğrendim!

Ben, seni duymayı; beni dinleyişinden öğrendim...
Ben, seni görmeyi; bana bakışından öğrendim...
Ben, sana dokunmayı; bana dokunuşundan öğrendim...
Ve ben...
Ben, öperken koklamayı;
Öperken beni koklayışından öğrendim.

Ben, öperken koklamayı,
Senden öğrendim!..

Muammer Erkul
__________________


tektanem_sin Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2006, 02:09   #15 (permalink)
Aktif Üye
 
tektanem_sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tektanem_sin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Yıldızları Kokladım Gelmediğin Geceler

Yıldızları kokladım, gelmediğin geceler...
Sanki...
Ve sanki koptu geceye bağlandığı ipinden, sabah.
Çektii, çekti de kör saatler ardındaki şafağı;
Tükenmedi karanlık! ..

Gün doğmadı...
Söküldüğünden beri düğümü benden; umudunun! ..

Ben, yıldızları kokladım; gelmediğin geceler boyu! ..
Halbuki, biliyordum; gece, sadece bir kara çarşaf gibiydi başımda, incecik...
Biliyordum ki bin deliğinden de karanlığın, ümitti salan bana ışıktan iplerini;
Adını 'yıldız' koyup! ..
Kara bir çarşaftı gece, başımda. Kara bir çarşaftı nefesimi tıkayan ve ben; adına "yıldız" denen her minik deliğin ağzına yapışıp, umut soluyordum!..
Ben, yıldızları yokluyordum geceler boyu...
Yıldızları kokluyordum; olmadığın geceler!..

İçim, sızlıyordu, çünkü "içim" sızıyordu her yaramdan dışıma...
Her yaram yâââr kokuyordu!..

Bir yıldız dudağıydı aradığım; soluksuz gecelerimde... Hangisiydin, bilmeden... Bilmeden, ışıktan bakışların hangisi olduğunu!..
Yıldızları kokluyordum gelmediğin geceler...

Ve ben ümit içiyordum ışık dökülen kurnalardan. Turnalar haber uçuruyorken aydınlık kıtalara, ben umuyordum...
Umuyordum ki;
Hiç bitmeyecek kadar çok yarınımız var...

Ben, yıldızları kokluyordum gelmediğin geceler...
Biliyordum ki, kimse bilmez kokusunu ben gibi; yıldızların. Kimse bilmez; her biri nasıl da ayrı kokar, her biri bir çiçek gibi...
Yıldızları kokluyordum gelmediğin geceler...

Yıldızları kokladım, gelmediğin geceler...

Muammer Erkul
__________________


tektanem_sin Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2006, 02:10   #16 (permalink)
Aktif Üye
 
tektanem_sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tektanem_sin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Hani Bir An Gelir...

Hani bir ân gelir... Ve söylenmez sözler söylenir olur!

Hani bir ân gelir...
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!

Hani bir ân gelir...
Bir ân gelir...
Hani bir göz bir göze gelir.

Hani, öyle bir ân gelir ki;
En “gelinmez” yollarla en “varılmaz” yolların, senle ben arasındaki yarda boyun büktüğünü görürsün...
Bu yar; iki yâr arasıdır!..
Her yar iki yâr arasıdır!..
Ve üstelik;
Yaralar yara benzer,
Her yar yaraya benzer!
Yar başında duruşum;
Yâre nâraya benzer!...

Halbuki gök yerin...
Halbuki gök yarın...
Halbuki gök yârin içindedir bu mesafelerde!..

Veya gök, mavi bir hançer gibi dalıvermiştir de toprağın içine; şimdi toprak, kendi içindeki kocca bir yarayı yâr bilmiş... Kendini parçalayan kooskoca bir yar başına türbedar olmuştur!!!

Halbuki hep...
Hep iki yârdır;
Bir yar başında duran...

Her yar, yâri gördüğüm rüyadır!..

Yolun biri gözlerinden başlaar senden içeri gider; diğeri gözlerimden, benden içeri...

Bir yar oluşur her yârin arasında kalan boşlukta!..
Ben, yarın bir duvarı olup sana bakarım bu yandan... Sen yarın bir duvarı olur, o yandan bana bakarsın!..
Ve en derinimden gelip en derinine gidebilecek olan yol ile, en derininden çıkıp en derinime inebilecek olan gökkuşağı “bakışlarımızda” kopar!..
Biz, sarılmadıkça...

Yarlar kaldıkça yârlar arasında!..

Hani bir ân gelir...
Ve söylenmez sözler söylenir olur!

Hani bir ân gelir...
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!

Hani bir ân gelir...
Bir ân gelir...
Hani bir göz bir göze gelir...
Hani bir ân gelir...
Bir ân...
Bakışlar düğümlenir;
Bütün yarlar silinir,
Sıra söylenmezlere gelir...

Muammer Erkul
__________________


tektanem_sin Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2006, 02:11   #17 (permalink)
Aktif Üye
 
tektanem_sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tektanem_sin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Gönül Gözü Neylesin


Yoktun ki baktığım hiç bir yönde...
Hiç dolanmadı bir kuşak gibi aynı anda aynı rüzgar; ikimizin beline...

Hiç... Ama hiç tuzu karışmadı;
Gözyaşlarımızın! ..
Hiç okşamadım kaşının kuyruğunu...
Zülfünü yatırmadım hiç; yalanmış parmağımla...
Ve hiiç, hiç silmedin terimi! ..

Olmadık hiç aynı anda, aynı göğün altında...
Aynı ufku bile aynı yerden görmedik...

Bir yıldızımız vardı, bir de ay; konuşurduk...
Bilmiyordum; duyar mıydın gerçekten? ..
Ben, yaşardım; seninle...
Ben, bir şeftali gibi; hissederdim tenini...
Bıyığı süte batmış kediler nasıl bakarsa, suçlu; korkardım görülmekten...
"Suss" derdim...
Ay susardı!..
Seni bana saklardı!..

Göz "görmeliydi" önce... Yo, "göz" görmeliydi önce, ki; ırak olsun gönülden, artık göremediği!..
Sen, gönülsün!..
Sen, gönlümsün!..

Göz görmeyince gönülden uzak olunmaz...
Gönülden bakınca; gönül görülür!..

Yüreğim, sıcacık...
Sıksan, sanki buhar çıkacak!
Sıkılsan, damlar mıyım yüreğinden!..
Yoksa, dünyada mekânım;
Kalbin mi?..

Yani sen... Var mısın, bilmiyorum;
Kalbimin hâricinde!..

Bu kadar yokluk "var"lığı getiriyor; mümkün olmaktan çıkıyor olmama ihtimalin!..
Muhtemel olsa bile gözümü göreceğin; bunu beklemiyorum...
Gönül, gözü neylesin!..

Muammer Erkul
__________________


tektanem_sin Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2006, 02:12   #18 (permalink)
Aktif Üye
 
tektanem_sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tektanem_sin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Bir Kırmızı Lâle Koysam Masana

Yanından geçerken pespembe güller atsam kucağına...
Sonra da, bana doğru uzattığın,
Beyaz bir gülü koklasam avuçlarından;
Ama asıl, teninin kokusunu hissetmek ister gibi!..

Ve bir kırmızı lâle koysam masana...
Ya da sarıp gelinteliyle onu, yerleştirsem vazona;
Adımı “içine” doldurur gibi!

Bir kırmızı lâle koysam masana...
Bir kırmızı lâle koysam;
Ve;
...konuşmasam!..

Çiçekler varken, söze ne hâcet!..
Değil mi?..

Bunca gevezelik arasında, pek çoğumuz daha az konuşmayı seçiyor artık...
İşte, bizim sustuğumuz zamanlarda “konuşabilecek” olan “çiçeklerin dili” ile yine bizim duygularımız...

Her çiçek başka başka sözler fısıldıyormuş meğer kulaklarımıza...
Bakalım, ne diyor bize çiçekler?

Muammer Erkul
__________________


tektanem_sin Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2006, 02:13   #19 (permalink)
Aktif Üye
 
tektanem_sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tektanem_sin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Dilinden Tutuşmak

Sıyrıldım derinlerinden yalanların;
yılanların derilerinden sıyrıldığı gibi! ..

Geride kaldı herşey, dün gibi! ..
Ama gün gibi, aşikârdı; seni sevdiğim! ..
Eyy, sevdiğim...

Ve, boyanmak ister gibi kanından,
kınından çekilmişim;
sana doğru! ..
Ama;
“Kendimle” savaşım! ..

Kendim ile savaşım...
Benim, beennn; yenen de, yenilen de...
Yerde yatan da paramparça, ve başımda dikilen de! ..
Benim, bennn;
hem yaralarımı saran hekim,
ve hem ağaçta yutkunan akbaba! ..

Bir gün “zaman” kurtulacak benden; öksürerek veya aksırarak... Artık, nefesine engel, ciğerine çengel olamayacağım!.. Çıkıvereceğim içinden sadece, sadece savrulacağım;
İçimde, senin de kalmanı umarak!..

Dedim ya, sıyrıldım derinlerinden yalanların; yılanların derilerinden sıyrıldığı gibi!..
Ama, “senden önce” sarıldım boynuma; cellatımın elindeki yağlı ip gibi!..
Dedim ya; sen isen... Sen iken bile fetihlerin adresi;
Kavgalarım kendimle!..

Hadi, söyle bana biliyorsan; hem kaçıp hem kovalamak nasıl şey?..
Biliyorsan söyle hadi; perişanlık ne demek kendi zaferlerinde?.. Veya, bir vahşi hayvan gibi; yakalamak ne demek kaçmaktaki kendini?..

Ve “mekânlar” çatladı ayağımın altında; düşürmek için beni, zamanın karanlığına!..
Dilimi tutuşturdum...
Dilimden yanıyorum... Dilimden... Aahhh, dilimden;
İçimde, sen!..

Eyy, sevdiğim; “feda” mı bunun adı?..

Yani, bu karanlık tuzaklardan... Ve fırlatıldığımız uzaklardan... Senden ve benden geriye “ne kalacaksa” taşıyabilmek için... Yani, görebilmek için önümü; yakmışsam kendimi, dilimden; lambaların fitili gibi...

Seninle yanıp karanlıklarda usuul usul; vazgeçmiyorsam yürümekten, görüyorsam geçeceğim yolları...
Yanmak mı, yakmak mı, nedir; yoksa feda mı bunun adı?

Muammer Erkul
__________________


tektanem_sin Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2006, 02:18   #20 (permalink)
Aktif Üye
 
tektanem_sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
tektanem_sin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Kokun Avuçlarımda

Avuçlarım, yine, 'sen' kokuyor! ..
Sen varsın ya içimde! ..
Taşıyorsun gözlerimden ve sen dökülüyorsun avuçlarıma;
Sensizliğimde! ..

Avuçlarım, parlıyor ıslandıkça...
Ve ıslanan avuçlarımda bakışların, ışıldıyor sanki...
Sanki, hani uzakta kalan aydınlıkları çalmış olan o bakışların...
Ben, seviniyorum; ateşler içindeki şu halsiz çocuk gibi...
Hani, arka sokaktaki sahipsiz köşkün,
kırmızı tuğlalı duvarı ardında gülümseyen ağaçtan,
kendisi için iki cep erik yolunmuş gibi.
Ve hatta bu ceplerden doldurulan iki avuç, önüne uzatılmış gibi...
Avuçlarım, ıslanıyor yine...
Avuçlarım, ışıldıyor yine...
Avuçlarım sen kokuyor yine, çünkü sen; yine yoksun! ..

Yoksun...
Avuçlarım, yine 'sen' kokuyor!
Çünkü sen, "olmadıkça" dökülüyorsun avuçlarıma; içimden taşarak!..
Gözlerim, bir göze gibi seni dolduruyor avuçlarıma!..

Benim için sen; sensizlik demek!..
Bütüün yolların sana çıktığı haritanın başında, kendimi kaybetmişim... Yahut, yolların ortasında; haritamı!..
Nerdesin?..
İçimden başka, nerdesin?..

Ben, yine tüm yolların sana çıktığı, ve avuçlarımın sensizlik koktuğu günlerdeyim... Sen, kaç kişinin umudusun, bilmek istemiyorum!.. İçinden çıkılmaz hale geldikçe hayat, çaresizlik başlıyor...
Hangi imbik bu çaresizliklerden 'çaresenlikler' damıtacak?..

Avuçlarım, parlıyor ıslandıkça. Islak avuçlarımda, uzakta kalan aydınlıkları üfleyen bakışların ışıldıyor...
Avuçlarım, yine sen kokuyor yani!.. Yani, yine sen varsın içimde!.. Taşıyorsun gözlerimden!.. Ve sen dökülüyorsun avuçlarıma;
Sensizliğimde!..

Olmayışın, avuçlarımın yine sen kokmasından belli! Çünkü sen, "olmadıkça" dökülüyorsun avuçlarıma; içimden taşarak!.. Gözlerim, yine bir göze gibi seni dolduruyor avuçlarıma!..
Bilmiyorum; hangi imbik bu çaresizliklerden çaresenlikler damıtacak?..
Ne zaman, avuçlarım yerine; dudaklarım "sen" kokacak?..

Muammer Erkul
__________________


tektanem_sin Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:11 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 blingee gece gülü nihat alptuğ altınkaya