![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Yeni Üye ![]() Üyelik tarihi: 09-28-2006
Mesajlar: 4
Konular: 2 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | Asıl adı Cemalettin Seber'dir. 1931 yılında Erzincan'da doğdu, 9 Ocak 1990 tarihinde İstanbul'da öldü. Yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik yaptı. Papirüs dergisini üç kez çeşitli aralıklarla çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000'e Doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarını yayımladı. AŞK şimdi sen kalkıp gidiyorsun. git. gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin oysa allah bilir bugün iyi uyanmıştık sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı, bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz sanki hiç olmamıştı oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullular şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların öyle düzeltici öyle yerine getiriciydiki sevmek ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken bırakasalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti çünkü iki kişiydik oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde memelerin vardı memelerin kahramandı sonra sonrası iyilik güzellik. |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Yeni Üye ![]() Üyelik tarihi: 09-28-2006
Mesajlar: 4
Konular: 2 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | sizin hiç babanız öldü mü? benim bir kere öldü kör oldum yıkadılar aldılar götürdüler babamdan ummazdım bunu kör oldum siz hiç hamama gittiniz mi? ben gittim lambanın biri söndü gözümün biri söndü kör oldum tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak söylelemesine maviydi kör oldum taşlara gelince hamam taşlarına taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi taşlarda yüzümün yarısını gördüm bir şey gibiydi bir şey gibi kötü yüzümden ummazdım bunu kör oldum siz hiç sabunluyken ağladınız mı? |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Acemi Üye ![]() Üyelik tarihi: 02-17-2007 Bulunduğu yer: Kütahya
Mesajlar: 18
Konular: 2 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | SEVGİLİM, BİR GÜNÜN.. Sevgilim, bir günün ortası şimdi Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık, Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde Uzat bana uzat ellerini İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu, Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor Ben seni düşünüyorum seni Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi Kalbim diyorum kalbim Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi Aşkı anılar besliyor düşler kadar Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır Sevgi eskidikçe sevgi. Günümüz ekmeğimiz, türkümüz Çoluğumuz çocuğumuz Binalar yan yana yükselip gidiyor Vapurların ağzı köpük içinde Uzaklarda ne kapılar açılıyor Tirenin biri bir istasyona varıyor Ordan çıkıyor biri. Her şey biliyor her şey Sen biliyor musun bakalım Seni nice sevdiğimi? Üstüne titrrediğimi? Geldiğimi? Gittiğimi Hadi! ![]()
__________________ O günü bilir şu kaldırım.. bir faninin lafıyla kalbe düştü yıldırımm |
| | |
| | #4 (permalink) |
| ||SαкℓıмSıN || ![]() Üyelik tarihi: 08-05-2006 Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 11.182
Konular: 1294
Ruh Halim: Rep puanı:36405567 Toplam Online: 1 Hafta 5 Gün 11 Saat 41 Dakika 30 Saniye | BİR MİNELİ Bir mineli altın saat, Bir altın köstek ve madalyon Bir roza maşallah, On iki miskal inci. Madalyonunu ve boncuğunu İttim içeri, Gözlerimizin dibi karıştı. Dağ yollarının uzak dumanı gibi Ve kol solun üstünde noksan bir gümüş kutu Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. CEMAL SÜREYA |
| | |
| | #5 (permalink) |
| a {a}_ş {ş}_k {k} ![]() | 16 Dize Doru at doğru at, Küfür diyorum bir saldırmama eylemidir. İnsan süsüdür günah. Gömmeden önce biraz gezdirin beni. Zincir gibi öten ağaçkuşları. Çayım kurudu kahvem taşsökülür. Yeşil saçlı bataklık kızı. Yazgının bir günlüğüne güncelleşmesi. Gözlerinde İbni Sina bozukluğu. Sazan pullarıyla örmüş kapısını. Kaç kuruşa elden çıkarmış Alaska'sını? Her şey kış buğdayı içinde öğütüldü. Türler esridi kimse yok mu orada? Renkleri tek tek alırsan hepsi tarikat. Benim küçük kızçocuğu tanrım! Mitos, yitme n'olur! . Cemal Süreya |
| | |
| | #6 (permalink) |
| a {a}_ş {ş}_k {k} ![]() | 18 Aralık 18 Aralık 1985'te o salonda Kişi nasıl kestirebilirdi ileriyi? Siz, kazıbilimler, alınyazısıbilimler, Geçsin yıllar geçsin, seneler gibi. Olur mu anımsamamak Onaltıncı Louis'yi 14 Temmuz 1789 akşamı, Louis, Şöyle yazmamış mıydı defterine: 'Bugün kayda değer bir şey yok..' 'Kehanet' adlı kısacık bir şiir buldum Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. . Cemal Süreya |
| | |
| | #7 (permalink) |
| a {a}_ş {ş}_k {k} ![]() | 1994 Eliyle, Samanyolu'na Yaşadım, Tanrım, Yarım ve uluorta, Bir dahaki hayatta, Varsa öyle bir hayat, Şiir yazar mıydım, Bilmiyorum. Ama kadınlar, Tanrım, Öyle sevdim ki onları, Gelecek sefer Dünyaya Kadın olarak gelirsem, Eşcinsel olurum. . Cemal Süreya |
| | |
| | #8 (permalink) |
| a {a}_ş {ş}_k {k} ![]() | 8.10 Vapuru Sesinde ne var biliyor musun Bir bahçenin ortası var Mavi ipek kış çiçeği Sigara içmek için Üst kata çıkıyorsun Sesinde ne var biliyor musun Uykusuz Türkçe var İşinden memnun değilsin Bu kenti sevmiyorsun Bir adam gazetesini katlar Sesinde ne var biliyor musun Eski öpüşler var Banyonun buzlu camı Birkaç gün görünmedin Okul şarkıları var Sesinde ne var biliyor musun Ev dağınıklığı var İki de bir elini başına götürüp Rüzgarda dağılan yalnızlığını Düzeltiyorsun Sesinde ne var biliyor musun Söylemediğin sözcükler var Küçücük şeyler belki Ama günün bu saatinde Anıt gibi dururlar Sesinde ne var biliyor musun Söyleyemediğin sözcükler var . Cemal Süreya |
| | |
| | #9 (permalink) |
| a {a}_ş {ş}_k {k} ![]() | Açılmamış Kapılar Sevdiğin kentlerin selamı sanki Sülüs kamyon şoförleri Kufi hamallar Anılar hep sonbaharda gibidir astrakan gecede süt yıldızlar Belleğinin yerini tutar kadehindeki Taşlar taş kemerler İvedi sarmaşıklar Hayatını sarsan binbir andan adlarını yıllara veren yargıç krallar Ne varsa yarım kalmış, geleceğindir Bir kez girilmiş sokaklar Açılmamış kapılar Bilir misin iki kökeni var hüznüniyetinin: çiçek durumu aşklar yaprak düzeni siyasalar . Cemal Süreya |
| | |
| | #10 (permalink) |
| a {a}_ş {ş}_k {k} ![]() | Adam Adam şapkasına rastladı sokakta Kimbilir kimin şapkası Adam ne yapıp yapıp hatırladı Bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz Bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar Bir kadın kimbilir kimin karısı Adam ne yapıp yapıp hatırladı. Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı Adam bulut gibiydi, hatırladı Adamın ayaklarının altında Yıldızların yıldız olduğu vardı Adam yıldızlara basa basa yürüdü Çünkü biraz önce yağmur yağmıştı. . Cemal Süreya |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| mithat cemal kuntay | aa_şş_kk | Edebiyatcılar ve Yazarlar | 0 | 01-27-2008 12:42 |
| cemal den nur a... | jemal7 | Resimler & Güzel Resimler | 0 | 06-13-2007 02:26 |
| Cemal Safi'den ... | acelya_murat | Edebiyatcılar ve Yazarlar | 19 | 01-17-2007 04:45 |
| cemal | UfakLıK | Komik Yazılar | 4 | 08-01-2006 14:41 |
| CemaL | BiLGeSu | Itiraf Ediyorum | 8 | 01-18-2006 10:39 |