Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Tatlı Aşkım Forumları »»-(¯`v´¯)-» > ŞiirLer > Edebiyatcılar ve Yazarlar
Kayıt ol Sohbet Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-23-2007, 03:48   #1 (permalink)
a {a}_ş {ş}_k {k}
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 11 Saat 9 Dakika 22 Saniye
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart erdem beyazıt

Erdem Beyazıt'ın Hayatı



1939’da Maraş’ta doğdu. İlkokul ve Lise öğrenimini Kahramanmaraş’ta tamamladı. Yüksek öğrenimine 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde başladı. Geçim zorluğu yüzünden 1961’de öğrenimini devam mecburiyeti olmayan Ankara Hukuk Fakültesine naklederek askere gitti. Askerlik dönüşü fakülte değiştirerek yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi DTCF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde tamamladı. Edebiyat öğretmenliği, kütüphane müdürlüğü yaptı. İstanbul Türk Musikîsi Devlet Konservatuarı’nın kuruluşu sırasında genel sekreter olarak çalıştı. Daha sonra, Sanayi Bakanlığı İnsan Gücü Eğitim Dairesi Başkan Yardımcısı iken bu görevinden istifa suretiyle ayrılarak Akabe Yayınları’nın ve Mavera dergisinin yönetimini üstlendi. 1984’te Akabe A.Ş.’nin İstanbul’a taşınması kararı ile bu görevini devrederek yeniden memurluğa döndü. DPT’de sözleşmeli personel olarak çalışırken, 1987 Milletvekili seçimlerinde Anavatan Partisi’nden aday oldu. Kahramanmaraş’tan milletvekili seçildi. TBMM’nin 18. Dönem çalışmaları süresince Milli Eğitim ve Çevre Komisyonlarında görev aldı. 1991 seçimlerinde adaylığını koymadı, İstanbul’a yerleşti. Evli ve dört çocuk babasıdır. Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motiv” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır.
Eserleri: Sebeb Ey İlk şiir kitabı 1972’de Edebiyat Dergisi Yayınları, Risaleler son şiirleri adı altında Akabe Yayınları arasında 1987 yılında çıktı, Şiirler (Sebep Ey ve Risaleler iki kitap bir arada) İz Yayıncılık tarafından 1992 yılında basıldı, İpek Yolundan Afganistan’a:1981’de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı, Gelecek Zaman Risalesi - 1998 İz Yayınları. Şiirler
__________________

(Dilimize sahip çıkalım)

aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-23-2007, 03:48   #2 (permalink)
a {a}_ş {ş}_k {k}
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 11 Saat 9 Dakika 22 Saniye
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

ARA ÇAĞRI



Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadım

Her gelişin bir taze haberdi, unutmadım

Aşktı alıp verilen, altın bir vakitti yaşadığımız

Bir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi sanki, unutmadım

Can oynardı evlerde, yollarda, meydanlarda

Can alınıp can verilirdi, hiç unutmadım

Sen uyurdun, uykun bir tepeden seyredilen uçsuz bir vadi

Kıyısından seyredilen bir denizdi sanki, unutmadım

Ah sevgili! hayat görünürdü kapından bir çırpınış yüreklerimizde

Sen evinden çıktığında güneşler doğardı içimizde, unutmadım

Toprağa düşen tohum, onda gizlenen renk, şekil, koku

Senin için biçimlenirdi, renklenirdi, kokardı senin için, unutmadım

Ebedi masum çocuklar zamanın solmayan çiçekleri

İstemişlerdi de ezan okumuştu Bilal bir sabah, unutmadım

O dirildi, o dirildi diye birden çalkalanan sokaklar

Ölüm ki sonsuza açılan bir kapıydı, hiç unutmadım

Ey aşk, ey dirilik soluğu, ey evrenin hareket kaynağı,

Nasıl unuturum, nasıl unuturum, hiç unutmadım!..
__________________

(Dilimize sahip çıkalım)

aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-23-2007, 03:49   #3 (permalink)
a {a}_ş {ş}_k {k}
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 11 Saat 9 Dakika 22 Saniye
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

ARAMAK



Ey hep bir kelime arayan kalbim

Sonra arayan tekrar arayan kalbim
__________________

(Dilimize sahip çıkalım)

aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-23-2007, 03:50   #4 (permalink)
a {a}_ş {ş}_k {k}
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 11 Saat 9 Dakika 22 Saniye
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

AŞK RİSALESİ



Dirilmek yeniden

Yerin uyanması gibi kımıldaması gibi toprağın

Bulutları yarması gibi gün ışığının

Yağmurun ansızın boşanması

Binlerce kuşun bir anda parlaması havalanması

Erimesi gibi karların ve buzulların

Patlaması gibi dal uçlarında tomurcukların



Dirilmek yeniden

Yüzyıl süren bir berzahtan geçmişiz gibi

Kandan kinden öfkeden

Üstümüze bir sağnak boşanmış gibi

Sürekli lekelendiğimiz çözülmeye terkedildiğimiz

Bir bataktan çıkar gibi.



Yürürken otururken yatarken

Hep çürümek durumunda kalmış

Duyduklarımızdan dolayı kulaklarımız

Gördüklerimizden ötürü gözlerimiz

Dokunduklarımız için ellerimiz.



Belli bir bozgun yaşamışız

Her şeye ölüm dadanmış sanki

Kadınlar ki anne olmamak için direniyorlar

Erkekler ki savaşmayı tümden unutmuşlar

Çocuklar zaten hiç çocuk olmuyorlar

Çocukluk kalkmış dünyadan gibi

Her çocuk antik çağ filozoflarından bir kalıntı sanki.



Aşkın son saltanatını yaşamak içinmi ey kalbim

Ruhun serüvenine bir kale olmak için mi?

Bu başkaldırma kanatlanma.



Durmadan geçiyordu o zamanlar

Üstümüzden tanklar toplar binler tonluk arabalar

Boğuk bir ses madeni bir böğürme

Bir metropol devinin içimiz titreten iniltisi

Ta uzaklarda şehirlerin üstünde kımıldayan

Bir korkunun yüreğimizde biriken tedirginliği

Bir sam yeli gibi bedenimizi yüzümüzü saçlarımızı

Yalayarak

Çekiyordu bizi ve herkesi.



Ama sen uzaklardaydın ey kalbim

Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı

Ayın ve yıldızların çağlayarak

Berrak şelaleler yaparak

Coşku içinde aktığı

Bir yerlerdeydi.



Hani bir gün bir çobana rastlamıştık

Kavalıyla bir sümbülü emziriyordu

Adı ferhat mıydı neydi

Koyunların kurtların böceklerin ve çiçeklerin

Sadakatten mest oldukları

Her birinin gözlerinde

Kaybolur gibi kayar gibi

Dalıp gittiğimiz o saadet evreni

Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç

Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan.



Yaslan göğsüme sevdiğim

Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir

Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir toprak gibidir

Sen ki bulut gibisin

Ay gibisin güneş gibisin bazan.



Usul usul inen

Yağmur tıpırtılarını

Dinler gibi

Dalıp gitmiştik

Sen konuşuyordun

İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun

Onlar ki konuklarımızdı

Adları Keremdi Yusuftu Kaystı

Hepsi de ezelden tanıdıktı dosttu.



( Ara Çağrı )

Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadım

Her gelişin bir taze haberdi unutmadım



Aşktı alıp verilen altın bir vakitti yaşadığımız

Bir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi sanki

unutmadım



Can oynanırdı evlerde yollarda meydanlarda

Can alınıp can verilirdi hiç unutmadım



Sen uyurdun uykun bir tepeden seyredilen uçsuz bir vadi

Kıyısından seyredilen bir denizdi sanki unutmadım



Ah sevgili ! Hayat görünürdü kapından, bir çırpınış

yüreklerimizde

Sen evinden çıktığında güneşler doğardı içimizde

unutmadım



Toprağa düşen tohum onda gizlenen renk şekil koku

Senin için biçimlenirdi renklenirdi kokardı senin için

unutmadım



Ebedi masum çocuklar zamanın solmayan çiçekleri

İstemişlerdi de ezan okumuştu Bilal bir sabah

unutmadım



O dirildi O dirildi diye birden çalkalanan sokaklar

Ölüm ki sonsuza açılan bir kapıydı hiç unutmadım

Ey aşk ey dirilik soluğu ey evrenin hareket kaynağı

Nasıl unuturum nasıl unuturum hiç unutmadım.



Haydi gel sevgilim

Uzanalım toprağın altına

Çiçekler mayalansın göğsümüzde

Bu akıp giden bu kör gidip yol giden

Kalabalıkları bu insanları

Ezen çiçekleri, bir kere bile farkına varmayan

Dökülen bu yıldızları yağmur birikintilerine

Çiğneyerek geçen bu adamları ve kadınları

Uyarmak için bir an durdurmak için

Bu bizi terkeden, bacaları öksüz ve boynu bükük

İçimizde sonsuzluk kavislerinden izlerini taşıdığımız

Ama şimdi kendimizi zorlasak da

anımsayamadığımız tasarlayamadığımız o kırlangıçları

Ah tekrar dönülebilir mi? yaşayabilirmiyiz ?

Uzansak yerin altına ve toprak olsak.



Haydi gel sevgilim

Bir daha deneyelim

Bir kere daha kesmek için yolunu kalabalıkların

Yüreğimizden gönlümüzün derinliğinden

Vermek hep vermek için

Çünkü dağıttıkça çoğalır bizim zenginliğimiz

Aşkın bir adı da berekettir

En iyi anlatandır o

Hirada bir mağarada

Gözden döküleni

Gönülden geçeni.



Ah hep o kelimeyi bulmak için bütün bu

Çabalarım

Seni çağıracak olan.



Nasıl da unuttuk

Oysa daha anar anmaz adını

Ansızın patlayan bahara bir pencere açmışız gibi

Kış ortasında çıkıveren güneş gibi

Birden sıyrılıverip bulutlardan

Üryan görülen can gibi

Doldururdun içimizi

Ve eviçlerimizi.



Ah oruçlu bir ağustos vaktinde

Bir kayanın dibinden kaynayan

Soğuk ve berrak sulara

Uzanıp kana kana

Avuç avuç alıp

Yüzümüzde içimizde

Duyduğumuz

Gibi

Aşk.



Ah bir yalnızlık vaktinde

Herkesle birlikte olduğumuz

Gene de yalnız olduğumuz

Bir parkta

Ta uzaklardan gelir gibi

Bir tamburdan bir ezginin

Bizi bizden ve herşeyden

Alıp götürdüğü gibi

Aşk.



Haydi gel sevgilim gene arayalım

Makam-ı İbrahimde rastlanan ayak izlerini

Dedesinin elinden tutup Kubays dağına götürdüğü

Yüzüsuyu hürmetine yağmur istediği

Yeryüzünün bereketlenip çiçeklerle bezendiği

Develerin coşarak çöllerde

Ayak sesleriyle şiirler bestelediği

O vakitleri.



Haydi gel bir daha bir daha

Arayalım

Herkesin ve herşeyin uykuya vardığı

Bir vakitte

Gürül gürül

Bardaktan boşanır gibi

Yeryüzünü ve gökyüzünü

Dünyanın bu yüzünü ve öbür yüzünü

Geceyi ve gündüzü

Dolduran

Yüreğimizi kuşatan

O kitaptan

Okunanı.



Yaşamak, avını gözleyen

Sessiz gergin

Soluk soluğa

Bir atmaca

Sağ elimin

Parmakları ucunda.



Ve ölüm

Bir güvercin

Beyaz

Süzülen masmavi gökten

Berrak sulara.



Bir yıldız kayıyor kayıyor kayıyor

Bir dal uzuyor uzuyor

Bir gül kanıyor bir seher vaktinde

Yanıyor bir ateş için için

İçimde içimin de içinde

Bir ezgi dönüyor dönüyor dönüyor

Bir ney eriyor dudaklarımda



Aşkın bir adı da yorulmamaktır.
__________________

(Dilimize sahip çıkalım)

aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-23-2007, 03:51   #5 (permalink)
a {a}_ş {ş}_k {k}
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 11 Saat 9 Dakika 22 Saniye
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

BİRAZDAN GÜN DOĞACAK



'Nuri Pakdil'e'

Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı

Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında direnen insanlığın

Saçlarınız ızdırap denizinde bir tutam başak

Elleriniz kök salmış ağacıdır zamana

O inanmışlar çağının.



Zaman akar yer direnir gökyüzü kanat gerer

Siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde

Karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz

Soluğunuz umutsuz ceylanların gözyaşına sünger.



Gün doğar rüzgar eser bulut dolanır

Rahmet şarkısı söyler yağmurlar

Alnınız en soylu isyandır demir külçelere

Gürültü susar ses donar sevgi tohumu patlar

Sessiz bir bombadır konuşur derinlerde.



Ey bizim sabır yüklü toprağımızın kutsal ağacı

Sen bize hayatsın umutsun mezarlar kadar derin

Bizi tutan bir şey varsa dirilten o sensin

Üzerinde uyuduğumuz yavru kuşların tüy renkli sıcaklığı.

Ey damarlarımızda donan buz yüzlü heykeller beldesinden

Yıkıntılar sonrası sığındığım şefkat anası

Ey dağları yerinden oynatan ses ey mermeri toz eden rüzgar

Ey alemi donatan ışık toprağa can veren el.



Gün olur toprak uyanır uyanır böcekler

Sarı bozkır titrer çıplak dağlar yeşerir gök yıkanır kirli

dumanlardan

Su coşar deniz kabarır canlanır ölü şehirler

Yemyeşil bir rüzgar eser yıldızlar arasından.



Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü

Çatlayacak yalanın çelik kabuğu

Sizin bahçenizde büyüyecek imanın güneş yüzlü çocuğu
__________________

(Dilimize sahip çıkalım)

aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-23-2007, 19:32   #6 (permalink)
a {a}_ş {ş}_k {k}
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 11 Saat 9 Dakika 22 Saniye
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

BİR GEZGİN ADAM



Bir adam belki de en çok bir rüzgardır şimdi

Şişli yabancı gölge gibi gezgin bir rüzgar

Şehri bir yabancı gibi dolaşıyor

Şehrin mabetleri bir bir tükeniyor

Başlıyor içinde sonsuz susuzluk

Avuçlarının içi terliyor.
__________________

(Dilimize sahip çıkalım)

aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-23-2007, 19:33   #7 (permalink)
a {a}_ş {ş}_k {k}
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 11 Saat 9 Dakika 22 Saniye
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

BİR PORTRE

Aziz kardeşim Yusuf Erzincani'nin anısına
Engin sakin berrak bir denize
Uçsuz bir kumsaldan ağır ağır
Nasıl yürürse insan
sokrates öyle yürüdü ölüme.

Tilmizleri (talebeleri) ağlaşırken
O vasiyet ediyordu

--- Asklepyos'a bir horoz borçluyuz

___Unutmayınız.

Ne tuhafsınız dostlar
Güçsüz kadınlar gibi ağlaşmak niye
Yükselmek varken ölümsüzlüğe

İnancına sahip olmak
İnsan olmanın şartı
Kölelikler içinde en onulmaz kölelik
Hayatın ölümcül yanına
Takılıp kalmak değil mi?

İlkin ayaklarında duydu Sokrates
Zehirin soğukluğunu
Ve yavaş yavaş ölüm
Yükseldi göğsüne çenesine


Dudaklarında donan son bir tebessümle
Bir işaret taşı da böylece
Sokrates dikmiş oldu ölüme
__________________

(Dilimize sahip çıkalım)

aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2007, 02:45   #8 (permalink)
a {a}_ş {ş}_k {k}
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 11 Saat 9 Dakika 22 Saniye
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

BOŞLUKLU YAŞAMAK



Şimdi bütün şehir bir adama yöneldi

Adam dedimse senin benim gibi bir adam

Ama kadın değil bura önemli.



çünkü ben hiç görmedim bir kadının insanlar

tarafından asıldığını / kafasını ucu ilmekli ipe

uzattığını hiç duymadım / aslında görmekten öte

bu duymaktan öte.



Dedim ya şimdi bütün kent bir adama yöneldi

durmuşlar bir meydanda bekleşiyorlardı /

birşeyler anlatıyorlardı / biri vardı iyi ettim de

şemsiyemi aldım diyordu / besbelli yağmurdan

korkmuştu / öteki öğünüyordu yiyeceklerini

unutmadığından ötürü / hele biri vardı bayağı

kızıyordu karanlık adamların sarı idamlığı hâlâ

getirmediklerine.



Sonra beklenen çağ geldi

Kalabalık uğuldadı büyüdü

Daha çok yöneldiler bir noktaya

Karanlık adamların yanında sarı idamlığa

iyi bakıyorlardı.



İdamlık bir noktayı geçiyordu belliydi

Bakıyordu ama görmüyordu. Belliydi

Ezikti inceydi gölge gibiydi

Kalabalığa bakıp bağırmıyordu

Adımlarını dar atıyordu



bana kalsa buna gitmek demezdim / gitmek

istememek de demezdim / biz buna kabulleniş

diyemezdik/ biz bunda direniş de aramamalıydık

/ bu belki bir bağdı / koparılamayan / müşterek /

oluşumuzun içinde.



Adamın kafasında koskoca bir güneş var diyorum ben

Adamın kafasında sultanahmedin güvercinleri

Gülhanenin ağaçları

Oturacak yerleri parkların

Sonra yedi yıl hücrede beklemek göksüz



Dostoyevskinin göğe açılan penceresi. Yaşama tutkusu

Adamın dar adımları bunu anlamalıyız diyorum ben

Adamın göğe bakmayı unutması bu beni boğacak

Kalabalık bağırıyor / anlamıyorum

Canavar diyorlar / anlamıyorum

Niye ağlamıyor bu adam / bağıramıyor



ayaklar boşlukta / üç ayaklı terazi sallanıyor /

kalabalık simit yiyor sigara içiyor / siz hiç

gördünüz mü mosmor uzun ıslak paçaları korkak

idamlığı insanlar gördü / ayaklarına kara kan

oturmuş ben çorap sandım diyor biri.



Meydan boşalıyor caddelerde kapkara kalabalık

Yüzlerinde sezginin bozgunluğu

Demirleri kemiren parmaklar yorgun başıboş

Gözlere mermer gibi oturmuş korku

Ayaklarda boğuk bir telaş

Kör umursamaz bir sağırlık taşlarda



Üç ayaklı terazi sallanıyor boşlukta.
__________________

(Dilimize sahip çıkalım)

aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2007, 02:46   #9 (permalink)
a {a}_ş {ş}_k {k}
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 11 Saat 9 Dakika 22 Saniye
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

BULMAK



Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti

Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti



Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma

Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma



Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından

Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından



Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde

Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde



Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş

Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş



Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine

Kapılıp gidiyorum saçının sellerine



Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar

Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar



Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın

Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın



Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi

Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi



Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım

Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım



Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden

İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden



Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm

Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm
__________________

(Dilimize sahip çıkalım)

aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2007, 02:47   #10 (permalink)
a {a}_ş {ş}_k {k}
 
aa_şş_kk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 11 Saat 9 Dakika 22 Saniye
aa_şş_kk - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

DAĞLAR



Burçlarında ceylan taşıyan yücelere ey

Ayın hüzün saati gözlerinden

Kuytu yerlerine sümbüller dökülen

Nergisler açan eteklerinde

Göklerden muştular indiren güvercinleriyle

Dorukları bembeyaz yaşmaklarıyla

Güneşe uzanan ağaçlarıyla

Zamanı hiç geçmeyecekmiş gibi donduran

Ey bir yanıyla derin sulara dayanan

Ey dağlar nerdesiniz ey.



Kim bizi senden koparan



Hangi ses çağıran bulvarlara

Dengemizi bozan intihar vitrini bulvarlara
__________________

(Dilimize sahip çıkalım)

aa_şş_kk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
--|BeYaZıT ÖzTüRk|-- *_Yalnız_* Ünlüler 34 08-19-2008 17:36
Beyazıt Öztürk (1969 - .... ) GoİNg_dEeP Ünlüler 2 01-02-2008 15:10
Arif Erdem Ocak ...erdemkesh... ŞiirLer 4 10-30-2007 14:47
Erdem Türetken Galatasaray'da fi_l_iz Spor 4 06-22-2007 10:34
GALİP ERDEM akoca Edebiyatcılar ve Yazarlar 0 07-28-2006 18:02


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:22 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 hayat döner sana blingee balca gece gülü nihat alptuğ altınkaya düşlerimin prensi www.localtr.com