Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Tatlı Aşkım Forumları »»-(¯`v´¯)-» > ŞiirLer > Edebiyatcılar ve Yazarlar
Kayıt ol Sohbet Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 06-05-2007, 03:28   #1 (permalink)
αѕi νє мανi
 
¦«Mav!mS!»¦ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 6 Gün 19 Saat 35 Dakika 48 Saniye
¦«Mav!mS!»¦ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart naturalizmin öncüsü

Emile Zola



Adı Natüralizm ile birlikte anılan Fransız yazar Emile Zola 1840 yılında Paris’te doğdu. Babası İtalyan asıllıydı ve mühendisti. Ancak babasını küçük yaşında kaybetti Zola ve bundan sonraki hayatı zorluklarla geçti. Lise tahsilini bile yarım bırakarak çalışmak zorunda kaldı. 22 yaşına kadar Paris’teki sefaleti yakından tetkik etti diyebiliriz. 1862’de Haşet kitapevinde işe başlayınca şansı döndü Zola’nın. 1864’de ilk hikayeleri basıldı, Figaro gazetesine makale vermeye başladı ve “Les Mysteres de Marseille” adlı romanı Marsilya’da tefrika edildi. Yazarlığına duyduğu güvenle, kendisini bütünüyle edebiyata vermek amacıyla Zola, 1866’da Haşet’den ayrıldı ve 1867’de kısa sürede tanınmasını sağlayan “Therese Raquin”i tamamladı.

Emile Zola, Balzac’ın “İnsanlık Komedyası”na benzer bir kurguyla hazırladığı “Rugen Macquart’lar” ya da açık ismiyle “İkinci İmparatorluk idaresi altında bir ailenin doğal ve toplumsal tarihi” dizisiyle 19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Fransa toplumunun derinlemesine bir çözümlemesine girişti. Toplam 21 kitaptan oluşan “Rugen Macquart’lar”, onun en tanınmış romanları “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane”yi de kapsar.

1871 tarihinde başlayan bu dizisi ile birlikte, Fransa’da Natüralizm akımının da öncüsü oldu Zola. Gerçekçiliğin sıradanlaştığı ve etkisini yitirdiği bir dönemde, kendi yöntemleriyle diğerleri arasındaki ayrımı belirtmek için kullanmıştı Natüralizm vurgusunu ve romanı bilimselleştirmeyi amaçlıyordu. Natüralizmin o dönem Fransa’sında ve ardından başka ülkelerde -özellikle Türkiye’de- büyük yankılar uyandırdığını ve yazarlar arasında benimsendiğini söyleyebiliriz. Ancak Natüralizmin karşıtları da çoktu ve Fransız edebiyatındaki ilk gerici akım Natüralizme bir tepki olarak gelişti.

Zola’nın edebiyat dışındaki şöhreti, “Dreyfus Davası”nda gösterdiği aydın tavrından kaynaklanmıştır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden Yüzbaşı Dreyfus’u -hükümetin bütün baskılarına rağmen- savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, bir süre Londra’da yaşamak zorunda kaldı. Ancak davanın yeniden görülmesini de sağlamıştı. Sonuçta adalet yerini bulunca ülkesine dönen Zola, 1902 sonbaharında -yatak odasında- duman zehirlenmesinden öldü.

Therese Raquin
Zola’nın en tanınmış romanı değildir “Therese Raquin”, ama bir cinayet çevresinde insan psikolojisini derinlemesine işleyişi, zengin mekan tasvirleri ve orta sınıfın sürüp giden hayat karşısındaki mutsuzluğunu konu edişiyle, belki de yazarın tarzını yansıtan en iyi örneklerden biridir.

Hikaye basittir aslında. Kendisine duygusal ve cinsel anlamda heyecan vermeyen halasının oğlu Camille ile evlidir Therese. Bir gün Camille, uzaktan akrabaları Laurent’le karşılaşır ve onu eve davet eder. Parasız bir ressam olan Laurent, kısa bir süre içerisinde Therese’yi baştan çıkartır. Laurent bütünüyle kişisel çıkarlarını düşünerek atılmıştır ilişkiye. Ancak uzun zaman boyunca duyguları bastırılan Therese, kendisini dizginleyemez. Sonuçta, aşıklar daha rahat birlikte olmak düşüncesiyle Camille’i ortadan kaldırmaya karar verirler ve gezintiye çıktıkları bir gün sandaldan suya atarak boğulmasına neden olurlar(Natüralizmin Amerikan Edebiyatı’ndaki temsilcisi Theodore Dreiser, yıllar sonra “Bir Amerikan Trajedisi” romanında bu kez iki kadın bir erkek arasında benzer bir kurguyu tekrarlamış ve cinayet yine bir gölde kayık üzerinde işlenmiştir).

Romanın cinayetten sonraki bölümü Dostoyevski’nin “Suç ve Cezası” tarzında bir iç muhasebe serüvenidir. Camille ortadan kalkmış, ama mutluluk yakalanamamıştır, yatakta ortalarındadır sanki öldürülen eş! Laurent, tıpkı Lady Macbeth’in kocasının kanını ellerinde hissedişi gibi, öldürdüğü Camille’in dişlerinin etinde bıraktığı acıyı taşır hikaye boyunca. Camille’in annesi de bu ölüm üzerine felç geçirir. İki aşık, yaşlı kadının suçlayıcı bakışları altında eski tutkulu ilişkilerinden çok uzak, suçluluk hezeyanları ile yaşarken giderek birbirlerinden nefret eder bir hale gelirler. Tek kurtuluşları ölümdür artık...

Therese Raquin’de Zola’nın eleştirisi çok yönlüdür. Küçük tüccar düşüncesinin hayatı çekilmez kılmasını ve aile kurumunun bir iş akdine dönüşmesini sergilerken, evli kadının tensel arzularla atıldığı maceraya da arka çıkmaz. Dahası, bu tür bir aşkın getirdiği yıkımı işlerken katı bir ahlakçı tutum içerisindedir. Ancak Zola’nın aşka susamış kadına verdiği ceza, o dönemin sevilen klişelerine; popüler türlerdeki tutkulu aşklara yüklenen abartılı duygulara yönelik bir eleştiri olarak da düşünülmelidir.

Mekan, eşya ve insan ilişkileri
Roman uzun bir mekan tasviri ile başlar; “Rıhtım tarafından gelince Guenegaud sokağının nihayetinde Mazarine’den Seine sokağına giden koridorumsu, dar ve karanlık Pont-Neuf geçidi görülür. Bu geçit otuz adım uzunluğunda, ancak iki adım genişliğindedir. Rengi sararmış, yerinden oynamış, mütemadiyen fena bir rutubet sızdıran eski Malta taşları ile kaplıdır. Üstünü örten üç köşe kesilmiş camekan kirden kapkara bir haldedir”. Roman boyunca bu tarz anlatımlara sıklıkla yer verir yazar. Çünkü olayların geçtiği coğrafi, toplumsal, tarihsel ya da psikolojik yer anlamında mekan, Zola’nın ve doğalcı yazarın yapıtlarında, kişilerden ya da olaylardan daha önemlidir; Doğalcılığa göre kişiliği belirleyen asıl etken, toplumsal ve biyolojik koşullardır. Karakter ve olay, bunların edilgen bir sonucudur.

Edebiyatta Natüralizmi tarif ederken, Zola, “sanatın bilimsel olduğuna, kişisel olmadığına inanıyorum... Ne sevgi, ne nefret, ne acıma, ne de öfke istiyorum” demişti. Romanlarında belki sevgi ve acıma yoktur, ama eşyaya olan tutkuları, küçük hesaplarla sürdürdükleri hayatları ve donup kalmışlıkları ile onun bütün bir burjuva toplumuna karşı duyduğu öfke ve nefret hemen hissedilir. Therese Raquin’in bütün zamanını geçirdiği tuhafiyeci dükkanını; “bir tarafta birkaç çamaşır: tanesi iki üç franklık fitilli türlerden boneler, müslimden kolluklar, yakalıklar, trikolar, kadın erkek çorapları, pantolon askıları. Bütün bu sararmış, bumburuşuk eşya tel çengellere acınacak bir biçimde asılıdır” biçiminde tasvir ettikten sonra, kahramanına “bu kuytu dükkana beni diri diri gömdüler” çığlığını attırır Zola. Therese’in böyle bir maceraya neden atıldığını ise şöyle anlatır; “İnanmazsın, beni ne kadar fenalaştırdılar... Beni riyakar, yalancı yaptılar. Kendi bayağı mülayimlikleri içinde beni boğdular; anlayamıyorum, nasıl oluyor da damarlarımda hala kan dolaşıyor... Gözlerimi kapadım, onlar gibi donuk ve ahmak bir çehre takındım, onların ölü hayatlarını sürdüm. Sen beni gördüğün zaman hayvan gibiydim değil mi? Ağır duruyordum, ezilmiş ve aptallaşmıştım.”

Emile Zola romanları yaşadığı çağın egemen ideolojisine, ahlakına ve toplumsal hayatına karşı radikal bir saldırıdır; sistemin vaaz ettiğinin tersine, ne ordunun şerefi, ne ruhban sınıfın dindarlığı, ne ailenin kutsallığı, ne köylülerin çalışkanlığı ne de imparatorluğun haşmeti vardır ona göre. Bu anlamda Natüralizme yöneltilen “gerçekleri olduğu gibi yansıtmanın yetersizliği” meselesini konu seçimi ile aşar Zola. Ama bütün kızgınlığına rağmen edebiyatı bir propaganda aracına indirgememiş, özellikle anlatım zenginliği içerisinde çözmüştür “bağlanma” sorununu.

A. Ömer Türkeş




alıntı
__________________
Huzurlu,
Mutlu,
Umutlu,
Ve alabildiğine ''mavi'' şimdi ''herşey''.
ASİ ve MAVİ
¦«Mav!mS!»¦ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-07-2007, 11:18   #2 (permalink)
» SuSuYoRuM «
 
*KaLpSiZ* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 11 Saat 53 Dakika 16 Saniye
*KaLpSiZ* - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

cnm emeğine sağlık
__________________

Gidişim Suskun Olmuştu aMa;
Dönüşüm Muhteşem Olacak...!
*KaLpSiZ* Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-11-2007, 02:06   #3 (permalink)
αѕi νє мανi
 
¦«Mav!mS!»¦ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 6 Gün 19 Saat 35 Dakika 48 Saniye
¦«Mav!mS!»¦ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

...r!cæ €d€r!m..uyusum.
__________________
Huzurlu,
Mutlu,
Umutlu,
Ve alabildiğine ''mavi'' şimdi ''herşey''.
ASİ ve MAVİ
¦«Mav!mS!»¦ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-19-2007, 02:26   #4 (permalink)
SeN KaLßiMiN NAZARboncuğu
 
ßαнα∂iяєм - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 5 Saat 47 Dakika 31 Saniye
Standart

paylaşım için tşkler
__________________
ßαнα∂iяєм Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-04-2007, 15:19   #5 (permalink)
[[ // eRtanımm \\ ]]
 
edanaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 14 Saat 12 Dakika 39 Saniye
edanaz - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

eLLerİNe saĞLık
__________________

kaRtaLLaRın kanaDı oLSa ßenDe

Uzak DiyaRLaRa GitSem

OraDa SaDeCe Seni GörSemm

eRTanımmm
edanaz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Modanın Öncüsü Teyze... Didem aydın Komik Resimler 5 04-17-2008 20:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:55 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 hayat döner sana blingee balca gece gülü nihat alptuğ altınkaya düşlerimin prensi www.localtr.com