Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Tatlı Aşkım Forumları »»-(¯`v´¯)-» > HikayeLer & Öyküler
Kayıt ol SohbetTop 10 Üyeler Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-20-2008, 11:26   #1 (permalink)
Acemi Üye
 
by_cermikli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 23 Dakika 40 Saniye
Standart Saatler seni çaldığında !!!!!!!!

Saatler seni çaldığında, yorgundum ben. İçsel
gezinmelerimin yalnızlığında ne çok işim vardı yapacak bir bilsen. Saçımı
taramak için başıma kalkan elim nasıl da zorlanıyordu. Her sabah, hatta tatil
günlerinde bile ve eninde sonunda; hiç istemesem de yataktan kalkmam gerekiyordu.
Tıka basa dolmuş idrar torbamı, işim bittiğinde sifonunu çekmek zorunda olduğum,
karanlık bir deliğe boşaltmak bana hiç eğlenceli gelmiyordu oysa. Bir süredir diş
fırçamdan da nefret ediyordum bıkmıştım artık morumsu renginden. O da anlamıştı
sanırım nefretimi ki, diş etlerimi kanatmaya başlamıştı haftalar önce. Defalarca
değiştirmeye niyet ettim. Ama bu maksatla markete ilk gidişimde; görevliyle dalaşmak
geldi içimden. Diş fırçalarını; benim gibi, tek bir dans için dahi kavalye bulmakta
zorluk çekecek kadar uzun boylu bir kadının bile rahat alamayacağı bir rafa koymak
zorunda mıydılar? Ama sonra, yutkundum ve sormadım bu soruyu tabii. O ilk gün 'neden
soracaksın ki?'
dedi içimden bir ses. Bırak yüksekte dursunlar. Senden daha kısa boylu olan ama
kavalye bulmakta zorlanmayan kadınlar diş fırçasız kalsınlar. Kalsınlar ki
kıtlığını çekmedikleri kavalyeleri ağız kokularından yüzünü ekşitsin. Oraya sonraki
her gidişimde anımsadığım bu buluşumdan gizli bir zevk aldım ve her seferinde art
niyetli sırrımın anlaşılmaması için, hızla uzaklaşırken diş fırçalarından; yüzümde
hep sinsi bir gülümseme oldu. Sonuçta ben diş fırçamı yenileyemedim ama eminim
ağız kokusuyla yüz buruşturan bir dolu kısa boylu erkek oluştu dans pistlerinde.
Varlığı inkar edilemez zekam sayesinde dans pistlerine de el atmıştım işte en
sonunda. Ayak basamamış olsam da ne gam mutluydum usuldan usuldan.
Yıllar birbirinin ardı sıra geçe dursunlar uygun adım. Ben buna benzer ne çok
oyun oynadım. Sen köşeyi döndüğünde bilyelerim sokağa dağılmıştı biliyor musun?
Farkındaydım aslında çevremdekilerin kısa eteklerimin altından çıkan uzun
bacaklarıma nasıl baktıklarının. İnce bileklerimin yüksek ökçeler üzerinde
nasıl burkulmadığını düşündüklerini de biliyordum. İnsanların kalçalarıma tempo
tutuklarını da. Hafta sonlarında saatlerce mağaza mağaza dolaşarak seçilmiş
tayyörlerim -ki onları da yakıp kesme tutkusuyla mest olduğum günlerim oldu,
neyse o hikayeyi sonra anlatırım- yerlerini koşu eşofmanlarıma bıraktığında
inip kalkan göğüslerimin ölçüsü üzerinde yorum yapıldığını da fark ettim hep.
Dedim ya ben her konuda kavga etmeyi düşünürüm önce. Sonradan vazgeçerim. Çünkü
kafamın içindeki örümcek; hızla ağlarını örmeye başlar ve oyun sahnelenir.
Kalbe giden yol mideden geçer fikrini evdeki kaşık düşmanlarına empoze etmeyi
ilk vazifeleri sayan bir dolu aptal erkeğin; koca göbekli,
iri kalçalı, sarkmış memeli karılarıyla yaşamak zorunda kalmalarından ben sorumlu
değilim ya. Sayemde bir kaç kadın diyete heveslenerek mutfaklarından çıktıysa fena
mı oldu yani. Böylece; o sıcak yuvaların mutfaklarında, ekonomik tedbirler
alınmasına dolaylı olarak sebebiyet vermemde, ne kötülük var ki?.. Sen köşeyi
döndüğünde bilyelerim sokağa dağılmıştı dedim ya, yalan söyledim. Aslında ben
atmıştım onları.
Herkes o kadar büyümüştü ki; mahallede oynayabileceğim hiç kimse kalmamıştı
artık. Eski oyundaşlarımın neredeyse oyun çağı geçecek olan çocukları, toplayıp
sevinsin diye avuç avuç serpmiştim sokağa bilyelerimi. İşte sen tam o sırada
geldin.
Kısacası sen geldiğinde sokak kızı oluşum can çekişiyordu. Ve ben hiç bir şey
yapmıyordum. Ne bir bardak su veriyordum ne elini tutuyordum o sokak tızının. Dedim
ya sen geldiğinde yorgundum aslında. Gizemini çoktan yitirmiş, kendine
fazlasıyla yeten, çok bilmiş ve feminen bir yaşamın paylaşılamayan yorgunluğunu
taşımak zor iş aslında. Zor sanat inan bana. Hep akıllı, hep bilen, hep kazanan
olmak. Ve erkeklerin durmadan bıyık burgaladıkları, iğrenç göbeklerini kaşıdıkları
kurtlar sofrasına meze olmadan kadeh tokuşturabilmek, bilek ister yürek ister kabul
et. Şişmişti yüreğim manda yüreği gibi. Her gün süpürsen yine de her süpürülüşte
faraş dolusu topladığın samimiyetsizlik ve riya, çığ gibi büyüyordu kaldırımlarda.
Seksek oynayabileceği temiz bir kaldırım bulamıyordum sokak kızına. O örgülü
saçlarını çoktan kesmişti. Ağlıyordu sen geldiğinde. Yemeden içmeden bile kesilmişti
nicedir. Tommiks ve teksas bile okumuyordu inan. Yürümüyordu, koşamıyordu artık.
Bana yaslanmıştı tüm
ağırlığıyla. Ve ben onu taşıyamaz olmuştum artık. Bakma bana öğle suçluymuşum
gibi. Yorgundum dedim ya geldiğinde.
Deli bir türkü tutturmuştum içten içe. Ankara' ya gideceğim diye. Sevmem
aslında o kenti. Ben denizden uzak kalamam bilirsin. Kurur içimdeki can suyum.
Kısalır küçülürüm. Elbiselerime dar gelirim. Büyük masraf gardırobun
yenilenmesi. Buna rağmen dilimdeydi Ankara türküsü. Kitap kitap okuduklarım,
ilmik ilmik dokuduklarım, faraş faraş topladıklarım, yürek yürek taşıdıklarım
vardı meclis koridorlarına serpiştirilecek. İğrenç hegomonyasını delmek için
dinozorlaşmışların ve salya akıtmadan da söz söylenebileceğini gösterebilmek
için tıraş olmamış kıllılara, gitmeliyim diyordum Ankara'ya. Denizden uzak olsa
bile o kent suyundan içmeliyim diyordum. Denmesi gerekenleri demek uğruna,
yapılması ertelenenleri yapmak uğruna can suyum çekilse de gidecektim
gelmeseydin. Bu türkü dilime dolanalı çok olmuştu aslında ama ilk kez
seslendiriyordum mikrofonlarda. Bir panayır dönüşüydü yorgun argın adına
toplantı dedikleri. Beyin yıkanan türden hani. Elimde mikrofon demirinin yalancı
soğukluğu,elimde düzenin kiri, dilimde çaresizliğin pası, eve dönmüştüm. Yorgundum.
İşte tam o sırada sen geldin...
Seni çalıyordu saatler...
Can çekişiyordu sokak kızı ve ben hiç bir şey yapmadan ona bakıyordum….. Çünkü
Yorgundum.
Ankara türküsü dudaklarımda pasına bulanmıştı düzenin. Bense yorgundum. Sen
köşeyi döndüğünde…ben yorgundum. Elinde tahta kılıcın, maç ayakkabılarınla
geldiğinde tommiks okur musun diye sormak, nereden aklına geldiyse soruverdin işte.
Suzy olduğumu nasıl anlamıştın bilmiyorum? Örgülü saçlarımı keseli yıllar olmuştu
oysa. Çillerim ise çok eski dünlerde kalmıştı. Sen Islak ve kirli kaldırımlara,
cebinden çıkardığın okul kokulu tebeşirle seksek çizgilerini çizerken; nasılda
kurudu kaldırımlar birden. Güneş nasıl da açtı. Sen çok yaramazsın sokak tocuğu. Ama
biliyor musun çok da tatlısın. İçimi ısıtıyorsun. Haydi durma. Kaldır sokak kızını
can çekiştiği yerden. Tut elinden çıkar bahçeye. Bütün oyunlar sizin olsun. Sonsuza
kadar. Ve hiç büyümeyin olur mu? Sen geldiğinde yorgundum sokak çocuğu
Ama artık yorgun değilim. Sadece terliyim. Çok koşturdun beni. Ama yakaladım SOBE...........................
__________________
yalan hersey......
crmk
by_cermikli Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-20-2008, 11:45   #2 (permalink)
Azimli Üye
 
dertsizİM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Saat 30 Dakika 16 Saniye
Standart

tşkler
dertsizİM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-20-2008, 12:01   #3 (permalink)
ARIZA TOKATLI
 
SERRSERİİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 16 Saat 24 Dakika 34 Saniye
Standart

paylaşımın icin tşkler
__________________
NE BAŞI VAR AŞKIN
NEDE SONU OLACAK
AMA
HANGİ SEVDA ESKİ TADI VEREBİLİR Kİ...
SERRSERİİ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-20-2008, 14:21   #4 (permalink)
Forum Heveslisi
 
Ezgi_ea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 23 Saat 2 Dakika 12 Saniye
Standart

güzeldi emeğine sağlık
__________________
OKULLAR AÇILDIĞINDAN

SADECE HAFTA SONLARI GİREBİLİYORUM

SİTEYİ VE SİZLERİ ÇOO...K ÖZLÜYORUM
Ezgi_ea Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-20-2008, 14:23   #5 (permalink)
KAHROLSUN PKK
 
merwosh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 4 Gün 21 Saat 41 Dakika 44 Saniye
Standart

tşrkLeR.
__________________













merwosh Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-20-2008, 15:17   #6 (permalink)
Foruma Alışıyor
 
Toplam Online: 19 Saat 54 Dakika 39 Saniye
Standart

güzeldi tşk
kaygısız Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-20-2008, 16:23   #7 (permalink)
Bizden Biri
 
başakk_17 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Hafta 1 Gün 9 Saat 48 Dakika 29 Saniye
Standart

ellerine sağlık=)
__________________
başakk_17 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-23-2008, 10:59   #8 (permalink)
Banned
 
Toplam Online: 1 Dakika 38 Saniye
Standart

emeğine sağlık
mehtap_sasmaz Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
SaatLeR Seni Sen GeÇMiYoR.. DAMLA IRMAK Paylaşmak istediklerim 9 07-20-2008 05:07
Aşk Kapıyı Çaldığında YαnLızßαяon HikayeLer & Öyküler 1 02-08-2008 12:00
Aşk Kapıyı Çaldığında SeLDoSs HikayeLer & Öyküler 2 10-22-2007 14:57
Dörtlü Saatler Ardına Bıraktım seni..Tıpkı Senin Gibi... hüznün_resmi ŞiirLer 39 06-15-2007 23:16
Aşk Kapıyı Çaldığında kazanova_06 HikayeLer & Öyküler 1 01-19-2007 19:55


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:46 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 hayat döner sana blingee balca gece gülü nihat alptuğ altınkaya düşlerimin prensi pornsu pornuz pornhub youporn youporn