![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
| HikayeLer & Öyküler Yasanmış Gerçek Hikayeler.. Birbirinden Güzel Öyküler.. masallar çocuk masalları |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Forum Heveslisi ![]() | Yedi yaşımdayken, annemin arkadaşlarından birine ertesi gün doğum günü olduğunu ve otuz yaşına gireceğini söylediğini işittim. Bu sözleri işitince iki şey kafamı karıştırdı. Bir; annemin de doğum günü olduğu hiç aklıma gelmemişti. İki; annemin hiç doğum günü armağanı aldığını hiç anımsamıyordum. Öyleyse, ben bir şeyler yapabilirdim. Hemen odama gittim ve kumbaramı açtım. İçindeki tüm parayı saydığımda yirmi beş sentim olduğunu gördüm. Bu benim beş haftalık harçlığımdı. Paranın tümünü aldım ve evimizin yakınındaki dükkana gittim. Dükkan sahibi Bay Sawyer’a elimdeki parayla anneme bir doğum günü armağanı almak istediğimi söyledim. Bay Sawyer, dükkanında değeri yirmi beş sent olan her şeyi gösterdi. Seramik biblolar. Bu biblolar annemin hoşuna gidebilirdi ama evimizde bunlardan çok vardı ve haftada bir bu bibloların tozunu alan bendim. O zaman biblo olmazdı. Küçük kutularda şekerlemeler. Annem diyabet hastası olduğu için, şekerlemeler de olmazdı. Bay Sawyer’ın bana gösterdiği son şey saç tokalarıydı. Annemin uzun, siyah saçları vardı ve haftada iki kez saçlarını yıkar, tokalayarak kıvırırdı. Ertesi gün tokaları çıkardığı zaman omuzlarına kadar inen güzel bukleleriyle film yıldızlarına benzerdi. Böylelikle saç tokalarının annem için en uygun armağan olacağına karar verdim. Bay Sawyer’a yirmi beş sentimi verdim, o da bana saç tokalarını. Eve geldikten sonra, tokaları Pazar günü gazetelerin renkli karikatür sayfalarına güzelce sardım (çünkü paket kağıdı alacak param kalmamıştı). Ertesi sabah tüm aile kahvaltı sofrasındayken, annemin yanına gittim, ona paketimi uzattım ve "Anneciğim, doğum günün kutlu olsun!" dedim. Annem hiç sesini çıkarmadan öylece oturdu. Sonra yaşlı gözlerle karikatürlerle dolu kağıdı yırttı. Tokaları eline aldığında artık hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. "Özür dilerim, anneciğim" dedim. "Seni ağlatmak istemedim. Sadece doğum gününü kutlamak istedim." "Canım, beni çok mutlu ettin" dedi. Gözlerine baktığımda, ağlamasına karşın, gözlerinin içinin güldüğünü gördüm. "Biliyor musun, bu benim yaşamımdaki ilk doğum günü armağanım" dedi. Sonra da beni yanağımdan öptü ve "Çok teşekkür ederim bir tanem" dedi. Ve ablama dönüp, "Bak," dedi. "Linda bana doğum günü armağanı almış!" Ağabeylerime döndü ve "Bakın," dedi. "Linda bana doğum günü armağanı almış!" Sonra da babama dönüp, "Bak," dedi. "Linda bana doğum günü armağanı almış!" Daha sonra banyoya saçlarını yıkamaya ve yeni tokalarıyla saçlarını kıvırmaya gitti. Annem odadan çıktıktan sonra babam dönüp, "Linda, benim büyüdüğüm sınırda (babam doğduğu yer olan Virginia’nın dağlık bölgesine hep sınır derdi), büyüklerimize armağan alabileceğimiz dükkanlar yoktu. Armağanlar sadece çocuklara alınırdı. Annenin ailesi de çok yoksul olduğu için, onlar da böyle şeyler yapmazlarmış. Ama bugün anneni ne kadar mutlu ettiğini gördükten sonra, bu doğum günü konusunu bir kez daha düşünmeye karar verdim. Linda, sana bugün burada yeni bir şey başlattığını söylemek istiyorum." Gerçekten de ben o gün orada yeni bir şey başlattım. O günden sonra, annem her doğum gününde armağan yağmuruna tutuldu. Ablamdan, ağabeylerimden, babamdan ve benden çok güzel armağanlar aldı. Ve bizler, yani çocukları büyüyüp, para kazandıkça, annem daha güzel armağanlar alır oldu. 25 yaşıma girdiğimde, anneme bir müzik seti, bir televizyon ve bir mikrodalga fırın almıştım (gerçi annem mikrodalga fırını sonradan elektrik süpürgesiyle değiştirdi ama olsun). Annemin 50. doğum gününde, tüm kardeşler bir araya gelip, anneme muhteşem bir armağan aldık; çevresi pırlantalarla süslü güzel bir inci yüzük ve alyans. Büyük ağabeyim annemin onuruna verdiğimiz partide yüzüğü anneme verdiğinde, annem kutuyu açınca gözlerine inanamadı. Sonra da gülümsedi ve yüzüğü konuklara gösterdi. "Ne kadar mükemmel çocuklarım var, değil mi?" dedi. Sonra da tek tek herkese göstermeye başladı. Yüzük elden ele gezerken, hayret ifadelerini işitmek çok güzeldi. Konuklar gittikten sonra, anneme yardım etmek için kaldım. Mutfakta bulaşıkları yıkarken, yandaki odada annemle babamın konuşmalarına kulak kabarttım. Babam, "Evet, Pauline" diyordu, "Çok güzel bir yüzük doğrusu. Sanırım bu yüzük bugüne değin aldığın en güzel doğum günü armağanı." Annemin verdiği yanıtı duyunca gözlerim doldu. "Ted" diyordu, "Evet, doğru. Bu çok güzel bir yüzük. Ama bugüne kadar aldığım en güzel doğum günü armağanı, yine de o saç tokalarıydı." |
| |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| SAÇ TOKALARI... | cano_ka | Bayanlara Özel | 80 | 08-29-2008 11:26 |
| AYAKKABI VE KEMER TOKALARI... | cano_ka | Resimler & Güzel Resimler | 22 | 04-04-2008 22:30 |
| saç | sibel_evren | Tatlı Sözlük | 7 | 01-05-2008 23:58 |
| En Son Saç Trendi: Yana Taralı Saç | Endoplazmiq_melankoliq !? | Bayanlara Özel | 4 | 11-24-2007 18:35 |
| Ayakkabı ve Kemer Tokaları.. | ^^BiG_BaNg^^ | Resimler & Güzel Resimler | 7 | 08-29-2007 11:41 |