![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() Üyelik tarihi: 03-17-2007 Bulunduğu yer: INADIM INAT HAYAT,BAŞROL OYNAMAYA AZ KALDI
Mesajlar: 8.182
Konular: 342 Rep puanı:38 | Arkadaşım her yazdığımın arkasındayım, orayı yaşayan bilir. Oraya ilk giden askerler olarak çok iyi bilirim orayı. Bu bir masal değil yaşanmış bir hayat. Dedim ya ilk gidenlerdendim oraya, Eruh baskınından tam 3 gün sonra oradaydık nereye gitdiğimizi bilmeden çıktık Bolu Komando Tugayı'ndan. Hele birde evliysen, hele yüzünü dahi görmediğin çoçuğun varsa yandın. İnanın neresinden başlayayım bilmiyorum, bu yazıya ? Neresinden bakarsan bak yaşanmış bir hayat yada dıram, yada (ŞEREFİYLE VE LAYIKIYLA YAPILMIŞ BİR ASKERLİK) orada olacaksınki o görmediğin çoçuğun rahat etsin, ailen rahat uyusun, yatağında... Benim bir yüzbaşım vardı Serdar AKYAZAN, derdi ki ; " Komando Bittiği Yerde Güç Toplayan Askerdir. " Haklıydıda bizi öyle motive etmiştiki orada ölmek neydi ki bize ? Hiçti... Vatan için o an akan kan helaldi. Bırak aksın, akan kan olsun. Kim akıtmadıki bu vatan için kanını seve seve ? Biz akıtmayalım ? Vatan Sana Bir Değil Bin Canım Olsa Feda. Sizin kucağınıza yüzü olmayan bi çocuk verildi mi ? Hiç rüyanızda bir sabah kendi evladınızın acısıyla uyandınız mı ? Öyle zamanlarda bile görevimizi tam yapmanın haklı gururuyla şimdi geziyorum. Sirtde, Şırnak'ta Hakkari'de, Cizre'de, Mardin'de Bolu KOMANDOSU her yerde adım adım her yerdeydi. Bize ne gece vardı, ne de gündüz ? Şu an 7 bin şehit vermişiz, 35 bin insanımız ölmüş ne için ? Ben bunu sorarım şimdi ? Ne İçin ? Kim yıkmayı başarmış ki bu vatanı onlar başarsın ? Zor nedir ? Ben 8 saat durmadan dağ tırmanmayı, 36 saat silah başında nöbet tutmayı, gırtlağıma kadar suyun içinde silah başında gelen mermilerden korunmayı, patlayan ayaklarla saatlerce yürümeyi, arkadaşımın yorulduğu zaman onun yardımına koşmayı kolay bildim, ama zordu. KOMANDO olmak zor iş herkese kısmet olmaz . Çelik gibi sinir, zorluklardan yılmayan bi beden ister. Ölen Şehitlerimize Allah'tan Rahmet, Ailelerine Sabır Dilerim.... Onlar bu vatanın sonsuz sahipleridir. Şehitler vurulunca değil unutulunca ölürler... Dilerim devletimiz onları, her zaman saygıyla anar alıntı
__________________ ![]() bebeşim özgeme teşekkürler.. Sımsıkı sarıl bana sakın hiç bırakma senin nefesini duymak istiyorum. Kıymetlim!! |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() Üyelik tarihi: 03-17-2007 Bulunduğu yer: INADIM INAT HAYAT,BAŞROL OYNAMAYA AZ KALDI
Mesajlar: 8.182
Konular: 342 Rep puanı:38 | okudugun için saol arkadaşım ![]()
__________________ ![]() bebeşim özgeme teşekkürler.. Sımsıkı sarıl bana sakın hiç bırakma senin nefesini duymak istiyorum. Kıymetlim!! |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Acemi Üye ![]() | Dünyanın yedi harikası nedir ? Yazılı sınavdaki bir soru bu. Öğrencilerin cevabı bilmenin keyfiyle harıl harıl yanıtladığı bir soru. Öğretmen cevapları okuduğunda verilen bir yanıta takılıyor ve düşünüyor. Bir ilkokul öğrencisinin verdiği yanıt duygulandırıyor öğretmeni. Minik bir yüreğin yazılı kağıdına şu notlar akıyor. Dünyanın yedi harikası; 1-Görmek, 2-Duymak 3-Koklamak, 4-Tatmak, 5-Dokunmak, 6-Sevmek, 7-Sevilmek. Bir yerde okumuştum ve beni de yukarıdaki öğretmen gibi düşündürmüştü. Evet bize sunulan armağan edilen, yedi harika şey. Peki ne kadar önemsiyoruz ve kullanıyoruz bu armağanı ? Görüyoruz; Her şeyi ,çevreyi, insanları. Otomatik bakışlarla süzüyoruz etrafımızı. Ama değerini bilmiyoruz görme duyumuzun. Kalabalıkların içlerinden geçiyoruz ama bakmıyoruz bile yüzlerine. Süzülüyoruz yanlarından öylece. Hangimiz yolda yürürken etrafımızdaki güzellikleri fark ediyoruz. Küçük bir kızın şeker yiyişindeki sevimliliğe bakıyoruz. Kaç gece mehtabı görüp,daldık hayal alemlerine. Hangimiz iki sevgilinin birbirine bakışlarındaki masumluğa dikkat ediyoruz? Yıllardır şehirlerin evrimine şahit olan ağaçları, köşe başlarında artık nadir rastlansa da çeşmelerimizi , yolda koşuşturan köpekleri, betonların arasında, güzelliklerini sergilemeye çalışan çiçekleri, hala bize nefes vermek için boylu boyunca uzanan yeşillikleri. Kim bilir ne zamandır fark etmiyoruz, görmüyoruz. Evlerimize giderken aklımızda bin bir düşünceyle kurmalı bir oyuncak gibi götürüyor ayaklarımız bizi varacağımız yerlere. Bakıyoruz sözde! ama görmüyoruz. Duyuyoruz; Gürültüleri patırtıları,araç kornalarını,seyyar satıcıların attıkları naraları,makinelerin çıkardığı sesleri karmaşıklık ve gürültü orkestrası elemanlarını. İnsan kalabalığının yarattığı boş anlamsız sesleri. Duymuyoruz; Şehir keşmekeşinde boğulmuş çığlıkları. Kimi zaman martılar eşlik ediyor seslere, kimi zaman kuşlar ıslıklar çalıyor, koşuşturan çocukların sevinç kahkahalarını, bakkal Hüsnü amcanın eski radyosundan gelen namelerini duymuyoruz yada duyup önemsemiyoruz. Kokluyoruz; Kaç kere yağmurların ardından toprak kokusunu içimize doldurduk, Sahil kenarında denizin yosuna bulaşıp duman duman tüten genzimizi yakan kokusunu hissettik? Kim bilir ne zamandır fark etmedik? Tadıyoruz; Açlığımızı gideriyoruz sadece doyuyoruz.Aceleyle yiyoruz, tatmıyoruz.Koşuşturmalarla erteliyoruz öğünlerimizi.Bir yanımızda dosyalar, ağzımızda lokmalar geçiştiriyoruz yemeklerimizi. Hangimiz dalından bir meyveyi koparıp tadını hissederek, suyu kana kana özümseyerek tükettik. Dokunuyoruz; Selamlaşıyoruz ,sahte tebessümler takıp yüzümüze 'tokalaşıyoruz'. Ama hissetmiyoruz.Kim bilir ne zamandır sıcaklıkla bir dost elini tutmamışızdır, kim bilir ne zamandır annemize tutkuyla sarılmamışızdır. Kaç kere bir kumaşa dokunup hissetmeye çalıştık ? Kaç kere gülün yaprağına dokunup hissettik güzelliğini, yumuşaklığını? Seviyoruz, seviliyoruz; Sözde seviyoruz,seviliyoruz.Ne kadar zaman ayırıyoruz, gönlümüzde geniş yer ayırdıklarımıza ? Erteliyoruz her şeyi. Her şeyi bir sonraki güne bir sonraki zamana. Yaşamıyoruz, hissetmiyoruz,Otomatik,yüzeysel yaşıyoruz derinlere inip, gözlemlemiyoruz. Hep aynı şeyleri yapmaktan sürekli şikayet edip, günlük yaşanılanları farklı hale getirmiyoruz. Hayatımıza katacağımız küçük mutluluklar var. Kolay basit bir renk var elimizde,büyütüp gökkuşağına dönüştürebileceğimiz. Aslında bizim özümüzde olan. Duyularımızı kullanıyoruz ama hissetmeden. Özünde görmek,duymak, koklamak ,tatmak ve dokunmak. Yaşıyoruz öylece bize sunulan armağanın kıymetini bilmeden. Unutmayalım; Bahşedilen vasıflardan dolayı bizlerde dünyanın bir harikasıyız. Yeter ki bunun farkına varalım önce kendimizi sevelim , sonrada diğer harikaları...* ![]()
__________________ KiMsE bAğA rEp VeRmii Çİkooooo |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() Üyelik tarihi: 03-17-2007 Bulunduğu yer: INADIM INAT HAYAT,BAŞROL OYNAMAYA AZ KALDI
Mesajlar: 8.182
Konular: 342 Rep puanı:38 | beyenmenize sevindim gözlerinize sağlık
__________________ ![]() bebeşim özgeme teşekkürler.. Sımsıkı sarıl bana sakın hiç bırakma senin nefesini duymak istiyorum. Kıymetlim!! |
| | |
| | #9 (permalink) |
| † кαнιη † ![]() Üyelik tarihi: 03-26-2006 Bulunduğu yer: -Istanbul- Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 6.620
Konular: 618
Ruh Halim: Rep puanı:10917 | cok güseldi kübram saoL ![]()
__________________ Seven Sevilmez.. Sevilen Sevmez.. İki Seven ASLA Birleşmez.. ♥ Birikti Uğrunda Döktüğüm Ya$lar..Al Götür Vijdansız Ruhun Yıkansın... ![]() |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| DüşLeR VuRuLuNcA DüŞeR!!!!!!!!! | >EsMeR YaRiM< | Paylaşmak istediklerim | 16 | 04-08-2008 17:21 |
| DüşLer vuruLunca, düşerLer... mi..?. | xKiy[m]etlimx | Paylaşmak istediklerim | 17 | 11-16-2007 23:30 |
| DüşLer VuruLunca DüşerLer.. Mi...?? | _LoVe_ | ŞiirLer | 4 | 10-29-2007 01:05 |
| DüşLer VuruLunca Düşer... | LeKaS | Paylaşmak istediklerim | 3 | 08-18-2007 11:08 |
| DüşLer VuruLunca DüşerLer.. Mi...?? | GamzeLim | Paylaşmak istediklerim | 15 | 12-20-2006 16:42 |