![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Acemi Üye | İran'daki devrim yasalarina göre "fuhus'un cezasi idam'dir... Bir erkekle birlikte görülen kadin, erkegin esi ya da birinci derecede akrabasi oldugunu ispat edemedigi taktirde fahise sayilarak cezalandirilir. Ziba ile Muhammed universite yillarinda tanismis, uzun süren bir arkadaslik döneminden sonra yeni evlenmis bir cifttir... Muhammed, sigir ticaretiyle ugrasmakta, Ziba ise bir özel hastenede hemsirelik yapmaktadir. Bir aylik evli cift, balayina cikma planlari yapmaktadirlar... Muhammed, bütün formaliteleri yerine getirerek esine ve kendisine onbes günlük bir balayi programi hazirlar...Ve özel otomobilleriyle balaylarini gecirmek icin Benderabbas sehrine hareket ederler... Ziba ile Muhammed yaklasik 600 km lik bir yol katederler. Iran devrim muhafizlari Pasdar'lar kara yolu üzerinde araclari durdurarak kimlik kontrolu yapmaktadirlar. Ziba ile Muhammed'in araclarini da durdururlar. Ziba'dan evlilik cuzdani istenir. Ziba cantasini karistirir, valizlerine bakinir ama evilik cüzdani yoktur. Cüzdani evde unutmustur. Muhammed yeni evli olduklarini ve balayina gittiklerini devrim muhafizlarina anlatmaya calisir... Devrim kurallari kesindir. Evlilik cüzdani olmayan kadin erkegin yaninda bulunuyor ise fahisedir. Cezalandirilmalidir.Ziba ile Muhammed evli olduklarina dair yeminler eder...Yalvarirlar...Nafile, Ziba Karakola götürülüp fahiselik sucundan seri mahkemeye cikartilacaktir. Muhammed, "Evlerinin 600 km uzakta oldugunu müsade ederlerse karisiyla gidip Evlilik cüzdanini getirecegini" söyler. Devrim muhafizlari Ziba'yi birakmaz. "Evlilik cüzdanini getir kadini götür." denir. Muhammed Evlilik cüzdanlarini almak icin geri döner... Soke olmustur. Biran evvel eve gitmeli cüzdani getirip karisini o canilerin elinden kurtarmalidir.. Yollar uzadikca uzar, viraja suratli giren Muhammed direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarindaki ucuruma yuvarlanir.. Kazadan üc-dört saat sonra, Muhammet agir yarali olarak hastaneye kaldirilir. Muhammed Yogun bakimda ölüm ile yasam arasinda gidip gelmektedir..... On bes gün suursuzca yatar. Kendine geldiginde ilk Ziba'yi sorarar. Kabus bitmemistir. Ziba Canilerin elinde kalmistir. "Cüzdani götürüp karimi kurtarmaliyim..."der. Bu düsüncelerle hastaneden kacar. Evine gider... Evlilik cüzdanlarini alir...Ziba'yi alikoyan karakola gider... -"Ziba nerde?... Evlilik cüzdanimi getirdim. Karimi serbest birakin.". Buz gibi bir cevap alir.... "-Seni bir hafta bekledik gelmeyince, kactigini düsündük, bu kadinin fahise oldugunu kabul ettik ve astik...." Ziba'nin morg daki cesedini Muhammed'e verirler.. 1985-90 yillarinda Iran'da yasanmis gercek bir yasam oykusu ) Büyük Önderimize ne kadar sevgi göstersek azdır. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() Üyelik tarihi: 04-20-2005 Bulunduğu yer: »Zâr âTmâm, $ânSâ inânMâm... oRTâdâ ßiR $ânS vârSá onudá ßen oLú$túRúRúm!«
Mesajlar: 16.983
Konular: 361 Rep puanı:1818468 Toplam Online: N/A | eline saglik ![]()
__________________ Sнσятєsт ωσяđ ı κиσω ıs » I Tнє sωєєтєsт ωσяđ ı κиσω ıs » Łσ√є Tнє вєsт ρєяsσи ı κиσω ıs » ỵσυ |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() Üyelik tarihi: 04-20-2005 Bulunduğu yer: »Zâr âTmâm, $ânSâ inânMâm... oRTâdâ ßiR $ânS vârSá onudá ßen oLú$túRúRúm!«
Mesajlar: 16.983
Konular: 361 Rep puanı:1818468 Toplam Online: N/A | evet isterizz ![]()
__________________ Sнσятєsт ωσяđ ı κиσω ıs » I Tнє sωєєтєsт ωσяđ ı κиσω ıs » Łσ√є Tнє вєsт ρєяsσи ı κиσω ıs » ỵσυ |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Acemi Üye | Tamam işte 1 tane daha Bu gerçek bir öyküdür... Ne yazık ki sonu acı bir şekilde bitmiş. Aşkı erteleyenlerin hep kaybedeceklerini savunurum. Aşkı erteleyenler ibretle okusun... 1995' te dershanenin kapısında göz göze geldik. Ben o sırada kahkahalarla gülüyordum. Ama onun yakışıklılığı da dikkatimden kaçmamıştı. Arkadaşımın kuzeniydi. Bu ilk karşılaşmadan on gün sonra arkadaşım "Mustafa senin gülüşüne hayran olmuş seninle tanışmak istiyor ne dersin?" diye sorduğunda "Olur tanışalım" dedim. Ertesi gün bir kucak dolusu gül ile gelmişti. Bir hafta sonra da bana evlenme teklifi etti. Ben de "Bu denli yakışıklı ve zengin biri neden beni sevsin? O bir heyecan yaşıyor ve bitecek" düşüncesi hakimdi ve sevgisine güvenmediğimi iddia ederek "Hayır" dedim. Üzüldü, haftalarca teklifini yineledi. Ben reddettim. Çünkü, yüreğimi değil mantığımı dinliyordum. "O çok zengin, ben orta halli bir aileden geliyorum, o üniversite mezunu, ben hala sınava hazırlanıyorum, o çok yakışıklı ben ise güzel ama şişman bir kızım." diye düşünüyordum. O ise tekliflerini yenilemekten yılmadı. Beni sevdiğine, aramızda bir fark olmadığına beni inandırmaya çalışıyordu. Bu şekilde tam üç sene geçti. 1998'de bir perşembe günü otobüs durağında beklerken omuzuma bir el dokundu. Arkamı döndüğümde Mustafa ile karşılaştım. Yaklaşık bir senedir sadece telefonla görüşmüştük. Çünkü o her buluşmak istediğinde bir bahane bulup onu atlatıyordum, yüz yüze gelirsek yüreğime yenilmekten korkuyordum. Adeta mantığımın esiri olmuştum. Onu karşımda görünce dayanamadım ve boynuna sarıldım. Hayatımda birinin olup olmadığını sordu. "Yok" dedim ve bana yine evlenme teklifi etti. Ona düşünmek istediğimi söyledim. Bu arada pazar günü ÖSS sınavına yeniden gireceğimi ve okulun yerini söylemiştim ama adını söylemimiştim. Pazar sabahı sınava gireceğim okulun kapısında beni bir kucak dolusu gülle bekliyordu. Araştırıp sınava gireceğim okulu bulmuş ve bana şans dilemek için oraya gelmişti. Bu sevgiyi daha fazla ertelememeye karar verdim. "Teklifini düşündüm artık karın olmak istiyorum ve seni çok seviyorum" diyerek onu öptüm. Dünyalar onun olmuştu sanki. Sınavdan sonra eve telefon açtığını anne ve babasının bizi beklediğini söyledi. Kıramadım ve ailesi ile tanışmaya gittim. Günün süprizi ise annesinin genç kızken Mustafa' nın babası tarafından kendisine hediye yüzüğünü bana verip "Bunu söz yüzüğü olarak takmanı istiyorum, en kısa zamanda da nişanı yaparız" demesiydi. Ve ben o gün, o evden Mustafa' nın sözlüsü olarak çıktım. Her şey bir anda gelişiyordu. 2 Nisan akşamı beni istemeye gelecekler ve nişan yapılacaktı. Önümüzdeki iki günü çılgınlar gibi dolaşarak geçirdik. Planlarımıza göre en geç Mayıs sonunda evlenmiş olacaktık. Oturacağımız evin renginden, mobilyalarına varana kadar bir sürü karar verdik. İki aile de çılgınca bir koşuşturma içindeydi. 1 Nisan çarşamba günü alyanslarımızı almak için buluşacaktık. Öğlen arayıp işi olduğunu ve gecikeceğini söyledi. Ona sakin olmasını söyleyip hastalığını hatırlattım ve bana seni seviyorum deyip telefonu kapattı. Saatler sonra ablası aradı. Mustafa' nın kötü bir astım krizi geçirdiğini durumunun kötü olduğunu ve acile kaldırıldığını söyledi. Kulaklarıma inanamadım ve bunun 1 Nisan şakası olduğunu zannettim. Yol boyunca bunun şaka olduğunu tekrarlıyor, hastahanenin kapısında beni çiçeklerle karşılayacağını hayal ediyor ama hayalim değil, ablasının söyledikleri gerçekti. Hastahanenin kapısında beni Mustafa' nın kuzeni Hakan karşıladı.Yüzü bembeyazdı. Ne olduğunu sorduğumda "Yok artık bir şey Mustafa' da yok, o öldü." dedi. İnanamıyordum, çığlıklar atarak hastahanenin içinde koşmaya başladım. Yoğun bakımın kapısına geldiğimde herkes perişandı ve olanlar gerçekti. Büyük sevdam, gerçek aşkım, mutluluk kaynağım ölmüştü. Bomboş ve soğuk bir odanın içinde, bir sürü beyaz yataklardan birinin üzerinde beyaz çarşaf örtülmüş bir şekilde yatıyordu. Son hatırladığım ise, çarşafı kaldırdığımda gülümseyen bir yüzle son nefesini vermiş aşkımın yüzüydü. "Bir gün olsun seni parmağında benim yüzüğümle göreyim, ölsemde gülerek ölürüm" demişti ve en büyük isteği oldu. Mustafa yaşama veda edeli tam beş sene oldu. Ve ben hala sevdamı bu denli ertelediğim ve onunla geçirebileceğim sayısız güzel güne yazık ettiğim, yüreğimi değil mantığımı dinlediğim için kendimi affetmedim ve asla da affettmeyeceğim. Lütfen sevdanızı ertelemeyin. Mantığınız ya da gururunuz yüzünden yaşanabilecek mutlu günlere yazık etmeyin. Çok pişman olabilirsiniz ama unutmayın son pişmalık fayda etmez. |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 3 Günlük Aşk..... Yaşanmış dramatik bir aşk hikayasi =( | ●[яαρυηzєl]● | HikayeLer & Öyküler | 36 | 10-28-2007 05:49 |
| %%Liseli Kız%%((Yaşanmış Aşk Öyküsü)) | caresiz_kiz | HikayeLer & Öyküler | 23 | 07-12-2007 18:45 |
| 17 ağustos depreminde yaşanmış gerçek aşk öyküsü | *>*SELİN*>* | HikayeLer & Öyküler | 2 | 06-24-2007 12:20 |
| yaşanmış bir aşk öyküsü ( Cok kısa ama benım hosuma gitti ) | irem_cadi | HikayeLer & Öyküler | 19 | 04-28-2007 01:57 |
| aĞLaTaN aŞk:(( (YaŞaNMıŞ) | PERIKIZI | Paylaşmak istediklerim | 12 | 04-26-2007 14:54 |