Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Genel »»-(¯`v´¯)-» > Müzik Dünyası
Kayıt ol Sohbet Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-11-2008, 14:54   #1 (permalink)
»ηöвєт¢ι α$ıк«
 
Zeh!r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 13 Saat 11 Dakika 27 Saniye
Zeh!r - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Ney Ve Neyzenler

Klasik Türk Çalgılarımızdan olan ney hakkında musıkişinas dostlara bir miktar malumat vermek maksadıyla bu konuyu açma ihtiyacı hissettim.Zira ,gerçekten Türk kültür kumaşını teşkil eden musıkimizdeki klasik enstrumanların bilinmesi ,bu çalgılarımızla dünya çapında ölmez eserler bırakan üstadlarımızın hatırlanması, medeniyet değerlerimizin ve sanatımızın ne düzeyde olduğu hususunda bize bir fikir verecektir.

Efendim! "Nay-ı şerif", Türk musıkisinin , tarihi oldukça eski dönemlere dayanan kamıştan yapılan , üflemeli - nefesli bir sazıdır.Farsça'da "nay" , kamış, kargı anlamlarına gelen bu çalgının en eski adıdır.Arap toplumunda ise üflemeli çalgıların hemen tümü için "mizmar" tabir edilen bir kelime kullanılırdı.Türkçemizde ise bu çalgı daima, "ney" olarak anılmıştır.Farsça'da , "çalmak" anlamına gelen "zeden" sözcüğünden türetilerek oluşturulan "ney-zeden", ney icracısı anlamına gelmek üzere lisanımıza "neyzen" biçiminde girmiştir.

Ney, sadasının özelliği nedeniyle , ilişkide bulunduğu her toplumda önemli bir çalgı haline gelmiştir.Bilinen ilk ney, Sümerler tarafından kullanılmıştır.Takriben, M.Ö.5000 yıllarından bu yana uzun bir tarihe sahip olan neyin elimizdeki en eski atası M.ö.2800-3000 yıllarından kalan ve bugün Filadelfiya(Philadelphia) Üniversitesi Müzesinde sergilenen neydir.Çalgının o dönemlerde de dini törenlerde istimal edildiği anlaşılmaktadır.

Ney, 9.asırda Orta Asya medeniyetlerinde , Arap ve Farslar tarafından farklı yapı ve çeşitlerde kullanılmıştır.Bir başka rivayette ise neyi Farısilerin(İranlıların) iced ettiği söylenir.Ancak, musıkide gayet ileri gittikleri tarihlerde kayıtlı olan Hıtay Türkleri'nin bu efsunlu çalgıyı bulmuş olmaları ihtimalinin hatırdan uzak tutulmaması gerekir.Türkler'in İslamiyet'i kabulü ile birlikte sıkça üflemeye başladıkları ney, 13.yüzyıldan itibaren İslam Tasavvufunun da en önde gelen remizi(sembolü) olmuştur.Bunda, bu yüzyılda yaşamış büyük mutasavvıf şair Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin pek ciddi bir tesiri vardır.Özellikle Mevlevilerin biyografilerinin bulunduğu kaynak eserlere bakıldığında bir çok neyzen ve neyzenbaşı sıfatını taşıyan Mevlevinin ismi geçmektedir.

Klasik Türk Çalgılarımızın önemli bir unsuru olan "ney"''i tarif etmeye devam edeceğim.Ancak, arkadaşlarımızı uzun bir yazıyı okumak mecburiyetinde bırakarak, konuya olan ilgiyi zayıflatmak yerine malumatı buraya okunabilecek , hazmedilebilecek bir hacimde kaydetmeyi uygun görüyorum.Böylelikle , musıkiperverlerin bahsimize olan alakalarını canlı tutacağımı hem de başka kaynaklardan edinmeyi umduğum bilgileri nazarlarınıza arzedebileceğimi sanıyorum.
__________________
>ıɯʞɐusız[ıɯ]sıu<

ѕ¢нωєя'м(α$кσм)

ραтιкα'м(уαƒуυм)


_уαηıℓgı_'м(кιкυвαм)
Zeh!r Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-11-2008, 14:55   #2 (permalink)
»ηöвєт¢ι α$ıк«
 
Zeh!r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 13 Saat 11 Dakika 27 Saniye
Zeh!r - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Hakkınız var.Bakınız bir şair de "ney" i şu şekilde tarif ediyor:

" Kargı mıydı , kamış mıydı , neydi o?
Her makama aşina bir şeydi o
Nefha nefha dem çekip ; zevk-i saba
Nağmesiyle geldi, cana değdi o
Silk-i uşşaka girip hem verdi can
Came-i nur-i Hüseyn'i giydi o
Savtına anın ferahfeza derim
Aşıkana menba-i heyheydi o
Musıki iklimine hakim idi.
Şüphesiz akran içinde beydi o.
Yok.Nasıl beydi efendim? şah idi
Hamil-i esrar-ı Rabb-i Hayy'dı o
Nefha-i Davud'da bol ahenk ile
Tenlere, hem canlara mayeydi o."
__________________
>ıɯʞɐusız[ıɯ]sıu<

ѕ¢нωєя'м(α$кσм)

ραтιкα'м(уαƒуυм)


_уαηıℓgı_'м(кιкυвαм)
Zeh!r Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-11-2008, 14:55   #3 (permalink)
»ηöвєт¢ι α$ıк«
 
Zeh!r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 13 Saat 11 Dakika 27 Saniye
Zeh!r - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Konu ile ilgili yeni bilgiler vermenin faydalı olacağını düşünüyorum.Ney, sıcak iklimlerde yetişen kamışlardan yapılır.Türkiye'de; Akdeniz özellikle Hatay ve Ege Bölgeleri'nde yetişen kamışlar ney yapımında tercih edilir.Hicaz, Suriye ve Lübnan'da yetişen kamışlar ince cidarları, hafifliği ve çıkardığı sesin özelliği sebebiyle makbul tutulur.

Ney; paşpare, parazvane ve kamış olmak üzere üç kısımdan oluşur.
Başpare: 18.yüzyıl sonu ile 19.yüzyıl başlarında Osmanlı musıkisi içinde üflemede sağladığı kolaylık nedeniyle kullanılmaya başlanmıştır.Neyin dudakla birleştiği noktada yer alır.Genellikle manda boynuzu tercih edilmekle birlikte fildişi ve şimşirden imal edilir.

Parazvane: Kamışın alt ve üst uçlarında neyin çatlamasını önlemek amacıyla korumaya yönelik olarak kullanılan metal yüzüklerdir.
Kamış: Neyi oluşturan esas unsurdur.Dokuz boğum ve yedi delikten oluşur.
Neylerin akortları ve uzunlukları birbirinden farklı olan çeşitleri vardır.Bunlar; ana seslerdeki neyler,nısfiyeler ve mabeyn neyleridir.Ana seslerdeki neyler;bolahenk, davud, şah, müstahsen, mansur ve süpürdedir.

Nısfiyeler, ana akorttaki neylerin bir oktav tiz frekansta olanlarıdır.; bolahenk nısfiye, davud nısfiye, şah nısfiye, mansur nısfiye gibi...

Mabeyn(ara) neyler, ana akorttaki neylerin yarımşar ses altlarında ve üstlerinde bulunan neylerdir.Mansur-şah mabeyni, Kız-mansur mabeyni gibi...

Bu adı geçen ney çeşitlerinin oktav içindeki sıralamaları şöyledir:

1 Bolahenk nısfiye
2 Bolahenk-süpürde nısfiye mabeyni
3 Süpürde
4 Müstahsen
5 Yıldız
6 Kız neyi
7 Kız-mansur mabeyni
8 Mansur
9 Mansur-şah mabeyni
10 Şah
11 Davud
12 Davud-bolahenk mabeyni
13 Bolahenk
__________________
>ıɯʞɐusız[ıɯ]sıu<

ѕ¢нωєя'м(α$кσм)

ραтιкα'м(уαƒуυм)


_уαηıℓgı_'м(кιкυвαм)
Zeh!r Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-11-2008, 14:56   #4 (permalink)
»ηöвєт¢ι α$ıк«
 
Zeh!r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 13 Saat 11 Dakika 27 Saniye
Zeh!r - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Efendim, Türklerin dini hayatlarında musıki daima yer almıştır.Özellikle de İslam'dan sonra , tekke hayatında , ayin ve diğer dini törenlerde (cem, zikir, deveran v.s) musıkinin yer alması tartışmalara neden olmuş ve birçok tarikatın törenlerinde telli çalgıların yer almasına izin verilmemiştir.Ancak hemen hemen bütün tarikatların törenlerinde "bendir" ile birlikte "ney" yer almıştır.

"Ney" deyince akla gelen ilk isim olan Hz.Mevlana'ya göre musıki Allah'ın lisanıdır.Yüce Yaratıcı, "Bezm-i Elest" te yani, dünyaya gelmeden ruhlar aleminde ruhlara musıki ile seslenmiştir.Bu sebepten hangi milletten, hangi dilden olurlarsa olsunlar, insanlar musıki ile aynı duyguları paylaşabilirler.Hiçbir sanat , insan ruhuna musıki kadar doğrudan doğruya ve içinden kavrayacak şekilde nüfuz edemez.Musıki, son derece değerli bir manevi temizlenme , ferahlama ve yücelme vasıtasıdır.Ruhu kir ve paslardan temizlediği gibi , ona batmış olan dikenleri de ayıklayarak tedavi eder.Musıki ile temizlenmeyen ruh yükselemez, aksine yerdeki bayağı ihtiraslara bulaşarak kirlenir ve körelir.Gerçek musıki, insana hayvani hisleri hatırlatmak şöyle dursun, ona "sonsuz varlık" ı hissettirir, sezdirir.Bu sezgiyle onu O'na yaklaştırır ve nihayet ulaştırır.Bunda en etkili ses ise ney sadasıdır.

Dini literatürde ney, sazlıkta biten alelade bir kamış değildir."Ney", aşığın elinde ateştir, gönüldür, Tanrı sırrıdır.Derler ki; Davud Peygamber birgün sazlıktan geçiyormuş.Bu sırada hafif bir rüzgarın esmesiyle kamışlar ses vermeye başlamış.Ama ne ses! Hazreti Davud, olduğu yerde kalmış."Bu ses , ne ilahi bir ses!" diye düşünmüş.Bir tanesini koparmış dudaklarına götürmüş, başlamış üflemeye...Bundan sonra Tanrı'ya olan aşk ve muhabbetini bu kamışla dile getirmiş.Bu kamış O'nun elinde kamış olmaktan çıkar, aşk haline gelirmiş.

Başka bir rivayete göre; Hz.Muhammed(s.a.v) Mirac'da ilahi güzelliği tanıdıktan sonra içine düşen aşk ateşinin şiddetine dayanamayarak sırrını damadı Hz.Ali'ye nakleder.Bu sefer Hz.Ali aynı aşkla yanmaya başlar ve sonunda tahammül edemez hale geldiği için gider, kör bir kuyuya sırrını açar.Birgün Peygamber gezinirken , kulağına Hz.Ali'ye anlattığı sırrın sözleri gelir.Hayretle sesin geldiği tarafa yaklaştığında kör bir kuyunun içinde yükselen bir kamışın rüzgarda sallandıkça sırrını ifşa ettiğini(açık ettiğini) görür.Bu kuyu, Hz.Ali'nin sırrını anlattığı kuyudur.

Ney adı verilen ve kamıştan yapılan nefesli saz,o zamandan beri , dilinden anlayanlara bu yakıcı sırrı açıklamakta , mutlak güzelliğe duyulan derin aşk ve hasreti dile getirerek ayrılıktan şikayet edip durmaktadır.

Mevlana'nın Mesnevi'sinin ilk 18 beytinde , bu efsaneleri doğrular nitelikte , neyin insanlara açıkladığı sırdan söz edilir.Bütün Mesnevi yorumcuları, ayrılıklardan şikayet eden ve kamışlıktan koparıldığı günden beri aşk ve hasret ateşiyle yanıp tutuşan ney'in , ruhlar alemindeki bir oluşu ve benzersiz bir musıki gibi hatırlanan "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" hitabını özleyen İnsan-ı Kamil'i (Varlığının anlamını keşfedip, Hak ile kendi varlığı arasındaki irtibatı kuran kimse) temsil ettiği görüşündedir.Kamışların kesilip alındığı kamışlık ise öz yurttur, birlik ve beka (ruhlar) alemidir.
__________________
>ıɯʞɐusız[ıɯ]sıu<

ѕ¢нωєя'м(α$кσм)

ραтιкα'м(уαƒуυм)


_уαηıℓgı_'м(кιкυвαм)
Zeh!r Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-11-2008, 14:57   #5 (permalink)
»ηöвєт¢ι α$ıк«
 
Zeh!r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 13 Saat 11 Dakika 27 Saniye
Zeh!r - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Hakkınız var.Gerçekten de ney sesi insanı gayet dinlendirici bir özelliğe sahiptir.Hatta, ifade ettiğiniz gibi "pamuk yumuşaklığı ve rahatlığını hissettiren bir mahiyeti var" desek mübalağa etmiş olmayız.

Tasavvuf inancında , neyin insan ile benzerliği çok sık dile getirilmiştir.Tasavvufa göre insan, varlığının beka aleminden alınıp bedene konulduğu andan itibaren o alemin hasreti ile yanıp tutuşur.Ney'den çıkan yanık sesin , neyin koparıldığı sazlığa duyduğu özlem ve hasreti temsil ettiği savunulur.Ney insan sesine en yakın ses çıkartan enstrümandır ve üflendiği zaman "Hu" sesini andıran bir ses çıkartır."Hu" tabiri ,"Allah" demektir.Bu sayede ney, insanın Allah'a yakarışında aracı olur.Ney, 9 boğumdan meydana gelmiştir.İnsan da 9 ayda meydana gelmiştir ve insan gırtlağında 9 boğum vardır.Ney'in 7 deliği gibi insanın da 7 manevi deliği vardır.Bu 7 delik kapandığı vakit, zaman durmuş olur.Ney, kamışlıktan koparıldığı günlere; ve insandan da önceye, karşıtlıkların olmadığı bir dünyaya, iyi ve kötünün ötesine dönmüştür.

Tasavvuf'ta neyden murad, insan vücududur.Mecburiyetten bu gurbet alemine düşmüş ve ehadiyet(Teklik) mertebesinden adım adım inmiş ve çaresiz yine vatanına dönmesi gerekmiştir.Aşık-ı hakkani ve Arif-i Rabbani olanların lisanı ,sevgilinin huzuruna sadece ayrılık hicranını sunma ve acizliğini itiraftır.Yoksa şikayet etmek maksadı yoktur.Şikayet etmek, kudret sırrından gafil ve ma'rifet süsünden habersiz olan cahil aşıkın lisanıdır.

Ney, sazlıktan kesildikten sonra elden ele geçip şekilden şekile girdi.Böylece saz haline geldi.Neyin sazlıktan kesildiğinden sonraki her halinde bir çeşit ayrılık ve bir önceki halini gizleyen bir örtü oluşmuştur.Bu anların hepsi büyük bir iştiyakla özlenmektedir.

Ney, İsrafil'in üfleyeceği boruya da benzetilir.Çünkü, onun sesi dinleyenlere yeni bir hayat bağışlar.Sur borusu, nasıl kabir ehlinin yerinden kalkmasına ve toplanmasına sebep oluyorsa ney de huzur ehlinin sevincinin sebebidir.

Mesnevi'nin ilk beytinde ismi geçen ney, kamışlıkta kesilmemişken daima neşv ü nema ve taze hayat içinde idi.Kesildikten sonra kurudu.Ariflerin ruhu da ruhlar aleminde sonsuz manevi lezzetlere mazhar iken merhametsiz ve kuru olan dünyaya gelince ölümsüzlük suyu gibi olan ruhlar aleminden mahrum kaldı.Ve susuz kalmış kamış gibi kurudu.

Ney ve arif kişi arasında manen çok yakın bir benzerliğin olduğu her zaman dile getirilmiştir.Şöyle ki; neyden aşıkane sadalar çıkar.Arif olan insandan dahi aşıkane ve arifane sözler ortaya çıkar."Ney"'in sedası dinleyenlerin aşkını artırır .Ariflerin de hikmetler gösteren kelimeleri dinleyenlerin aşkını artırır.Kalplerini, varoluşundan kaynaklanan elemlerden azad eder."Ney"'in avaz ve sedasından ekseriyetle bir hikaye , bir aşk macerası hissedilir.Ariflerin sözünden de çoğu vakitte hakikiki aşıkların yüce halleri ve uluhiyet aleminin ulvi sırları işitilir."Ney"'in hüneri görünen cisminde değil içindedir.Arif kişinin de üstün özellikleri içindedir."Ney"'in boyu doğru ve düzgündür.Ariflerin de hali doğru ve yaratılışı yücedir."Ney", kamışlıktan kesilip ayrıldığı için gariptir.Ruhlar aleminden ayrılan arif de dünyada gariptir."Ney"'in içi her şeyden boştur.Yalnız aşkın nefesiyle doludur.Arif de her çeşit kin ve düşmanlıktan uzaktır.Kalbi Rabbani aşkın sevdasıyla bezenmiştir. "Ney" , kendiliğinden aşıkane ses çıkarmaz.Üstad bir üfleyicinin demine muhtaçtır.Arif kişi de aynı sesi çıkaran saz gibidir.
__________________
>ıɯʞɐusız[ıɯ]sıu<

ѕ¢нωєя'м(α$кσм)

ραтιкα'м(уαƒуυм)


_уαηıℓgı_'м(кιкυвαм)
Zeh!r Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-11-2008, 14:58   #6 (permalink)
»ηöвєт¢ι α$ıк«
 
Zeh!r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 13 Saat 11 Dakika 27 Saniye
Zeh!r - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Şimdi ney ile ilgili malumatı anlattıktan sonra neyzenlerimizle ilgili tanıtıcı bilgilere geçebiliriz.Tahammülünüzü tecavüz etmemek için okuyup anlayabileceğiniz kadar kısa malumatlarla peyderpey meseleyi anlatma yolunu ihtiyar edeceğim.

Neyzenlik tarihimize bakıldığında Mevleviliğin ve Hz.Mevlana'nın bir milad olduğu görülecektir.Bilinen ilk neyzenlerimiz Hz.Mevlana ile tarih sahnesine çıkmaktadır.İsimlerini vereceğimiz neyzenlerin yetişmesinde ve düzenli olarak nesilden nesile geçmesinde Mevlevihanelerin şüphesiz büyük katkıları olmuştur."Serneyzenlik" veya "neyzenbaşılık", Mevlevihanelerin mutrip heyetlerinde bulunan sayıları diğer sazlara göre fazla olan neyzenlere başkanlık ve hocalık eden ve Konya'daki asitanede bulunan "Çelebi" tarafından atanılan bir makamdır."Kutb-u nayilik" makamı ise neyzenlikte çok büyük mertebelere erişmiş,neyin hem ruhuna hem de bedenine olağanüstü derecede hakim olan kudretli neyzenlere verilen bir unvandır.Bilinen ilk kutb-u nayi Hz.Mevlana'nın neyzenbaşı olan Hamza Dededir.(13.asır)

Safiyüddin Urmevi'nin talebesi Zamiri Hasan Efendi 14.yüzyılın bilinen neyzenidir.2.Murad döneminin bilinen tek neyzeni Şeyhi'dir.16.asırda Yavuz Sultan Selim'in İran'dan getirdiği üstad neyzenler Nayi Şeyh Murad, Nayi Hasan, Nayi Maksut ve İmam Kulu önemli neyzenlerdir.Kanuni Sultan Süleyman dönemi neyzenlerinden Nayi Hüseyin , Enderun neyzeni Mehmet Çelebi, Abdi Baba, Dilaver, Nayi Mustafa bugün isimleri bilinen neyzenlerimizdir.

Sultan 3.Murat(1574-1595) dönemi neyzenleri arasında Nayi Ali, Neyzen Cihan, Neyzen Salih, Nayi Maksut'un öğrencisi Nayi Hüseyin Kulu, Neyzen Muslihiddin, Neyzen Usta Hasan, talebeleri Neyzen Ferhat ve Neyzen Mustafa sayılabilir.

17.yüzyılın önemli neyzenlerinin başında Konya Mevlevihanesi Neyzenbaşısı Neyzen Gülüm Dede (ö.1640), Galata Mevlevihanesi neyzenlerinden Neyzen Torlak Dede (ö.1650), Yusuf Dede Efendi (ö.1670), Berber Ömer Çelebi, Saraç Ahmet Çelebi, Kefeli Derviş Mehmet, Kasımpaşa Mevlevihanesi neyzenbaşısı Derviş Süleyman, Sipahi Ahmet Bey, Hasan Paşa,Derviş Kasım, Şeyh Yusuf Celali, Beşiktaş Mevlevihanesi şeyhi Şeyh Mevlevi Yusuf Dede (ö.1670), Ama İbrahim Çelebi, Kulekapısı Mevlevihanesi neyzenlerinden Küçük Derviş Ahmet, Galata Mevlevihanesi Neyzenbaşısı Derviş aLİ, Neyzen Mehmet Çelebi dönemin ismi bilinen neyzenleridir.Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde bu saydıklarımızdan başka 150 neyzenin daha ismi geçmektedir.
__________________
>ıɯʞɐusız[ıɯ]sıu<

ѕ¢нωєя'м(α$кσм)

ραтιкα'м(уαƒуυм)


_уαηıℓgı_'м(кιкυвαм)
Zeh!r Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-11-2008, 14:58   #7 (permalink)
»ηöвєт¢ι α$ıк«
 
Zeh!r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 13 Saat 11 Dakika 27 Saniye
Zeh!r - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Şimdi ney ile ilgili malumatı anlattıktan sonra neyzenlerimizle ilgili tanıtıcı bilgilere geçebiliriz.Tahammülünüzü tecavüz etmemek için okuyup anlayabileceğiniz kadar kısa malumatlarla peyderpey meseleyi anlatma yolunu ihtiyar edeceğim.

Neyzenlik tarihimize bakıldığında Mevleviliğin ve Hz.Mevlana'nın bir milad olduğu görülecektir.Bilinen ilk neyzenlerimiz Hz.Mevlana ile tarih sahnesine çıkmaktadır.İsimlerini vereceğimiz neyzenlerin yetişmesinde ve düzenli olarak nesilden nesile geçmesinde Mevlevihanelerin şüphesiz büyük katkıları olmuştur."Serneyzenlik" veya "neyzenbaşılık", Mevlevihanelerin mutrip heyetlerinde bulunan sayıları diğer sazlara göre fazla olan neyzenlere başkanlık ve hocalık eden ve Konya'daki asitanede bulunan "Çelebi" tarafından atanılan bir makamdır."Kutb-u nayilik" makamı ise neyzenlikte çok büyük mertebelere erişmiş,neyin hem ruhuna hem de bedenine olağanüstü derecede hakim olan kudretli neyzenlere verilen bir unvandır.Bilinen ilk kutb-u nayi Hz.Mevlana'nın neyzenbaşı olan Hamza Dededir.(13.asır)

Safiyüddin Urmevi'nin talebesi Zamiri Hasan Efendi 14.yüzyılın bilinen neyzenidir.2.Murad döneminin bilinen tek neyzeni Şeyhi'dir.16.asırda Yavuz Sultan Selim'in İran'dan getirdiği üstad neyzenler Nayi Şeyh Murad, Nayi Hasan, Nayi Maksut ve İmam Kulu önemli neyzenlerdir.Kanuni Sultan Süleyman dönemi neyzenlerinden Nayi Hüseyin , Enderun neyzeni Mehmet Çelebi, Abdi Baba, Dilaver, Nayi Mustafa bugün isimleri bilinen neyzenlerimizdir.

Sultan 3.Murat(1574-1595) dönemi neyzenleri arasında Nayi Ali, Neyzen Cihan, Neyzen Salih, Nayi Maksut'un öğrencisi Nayi Hüseyin Kulu, Neyzen Muslihiddin, Neyzen Usta Hasan, talebeleri Neyzen Ferhat ve Neyzen Mustafa sayılabilir.

17.yüzyılın önemli neyzenlerinin başında Konya Mevlevihanesi Neyzenbaşısı Neyzen Gülüm Dede (ö.1640), Galata Mevlevihanesi neyzenlerinden Neyzen Torlak Dede (ö.1650), Yusuf Dede Efendi (ö.1670), Berber Ömer Çelebi, Saraç Ahmet Çelebi, Kefeli Derviş Mehmet, Kasımpaşa Mevlevihanesi neyzenbaşısı Derviş Süleyman, Sipahi Ahmet Bey, Hasan Paşa,Derviş Kasım, Şeyh Yusuf Celali, Beşiktaş Mevlevihanesi şeyhi Şeyh Mevlevi Yusuf Dede (ö.1670), Ama İbrahim Çelebi, Kulekapısı Mevlevihanesi neyzenlerinden Küçük Derviş Ahmet, Galata Mevlevihanesi Neyzenbaşısı Derviş aLİ, Neyzen Mehmet Çelebi dönemin ismi bilinen neyzenleridir.Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde bu saydıklarımızdan başka 150 neyzenin daha ismi geçmektedir.
__________________
>ıɯʞɐusız[ıɯ]sıu<

ѕ¢нωєя'м(α$кσм)

ραтιкα'м(уαƒуυм)


_уαηıℓgı_'м(кιкυвαм)
Zeh!r Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-11-2008, 14:58   #8 (permalink)
»ηöвєт¢ι α$ıк«
 
Zeh!r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 13 Saat 11 Dakika 27 Saniye
Zeh!r - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Şimdi ney ile ilgili malumatı anlattıktan sonra neyzenlerimizle ilgili tanıtıcı bilgilere geçebiliriz.Tahammülünüzü tecavüz etmemek için okuyup anlayabileceğiniz kadar kısa malumatlarla peyderpey meseleyi anlatma yolunu ihtiyar edeceğim.

Neyzenlik tarihimize bakıldığında Mevleviliğin ve Hz.Mevlana'nın bir milad olduğu görülecektir.Bilinen ilk neyzenlerimiz Hz.Mevlana ile tarih sahnesine çıkmaktadır.İsimlerini vereceğimiz neyzenlerin yetişmesinde ve düzenli olarak nesilden nesile geçmesinde Mevlevihanelerin şüphesiz büyük katkıları olmuştur."Serneyzenlik" veya "neyzenbaşılık", Mevlevihanelerin mutrip heyetlerinde bulunan sayıları diğer sazlara göre fazla olan neyzenlere başkanlık ve hocalık eden ve Konya'daki asitanede bulunan "Çelebi" tarafından atanılan bir makamdır."Kutb-u nayilik" makamı ise neyzenlikte çok büyük mertebelere erişmiş,neyin hem ruhuna hem de bedenine olağanüstü derecede hakim olan kudretli neyzenlere verilen bir unvandır.Bilinen ilk kutb-u nayi Hz.Mevlana'nın neyzenbaşı olan Hamza Dededir.(13.asır)

Safiyüddin Urmevi'nin talebesi Zamiri Hasan Efendi 14.yüzyılın bilinen neyzenidir.2.Murad döneminin bilinen tek neyzeni Şeyhi'dir.16.asırda Yavuz Sultan Selim'in İran'dan getirdiği üstad neyzenler Nayi Şeyh Murad, Nayi Hasan, Nayi Maksut ve İmam Kulu önemli neyzenlerdir.Kanuni Sultan Süleyman dönemi neyzenlerinden Nayi Hüseyin , Enderun neyzeni Mehmet Çelebi, Abdi Baba, Dilaver, Nayi Mustafa bugün isimleri bilinen neyzenlerimizdir.

Sultan 3.Murat(1574-1595) dönemi neyzenleri arasında Nayi Ali, Neyzen Cihan, Neyzen Salih, Nayi Maksut'un öğrencisi Nayi Hüseyin Kulu, Neyzen Muslihiddin, Neyzen Usta Hasan, talebeleri Neyzen Ferhat ve Neyzen Mustafa sayılabilir.

17.yüzyılın önemli neyzenlerinin başında Konya Mevlevihanesi Neyzenbaşısı Neyzen Gülüm Dede (ö.1640), Galata Mevlevihanesi neyzenlerinden Neyzen Torlak Dede (ö.1650), Yusuf Dede Efendi (ö.1670), Berber Ömer Çelebi, Saraç Ahmet Çelebi, Kefeli Derviş Mehmet, Kasımpaşa Mevlevihanesi neyzenbaşısı Derviş Süleyman, Sipahi Ahmet Bey, Hasan Paşa,Derviş Kasım, Şeyh Yusuf Celali, Beşiktaş Mevlevihanesi şeyhi Şeyh Mevlevi Yusuf Dede (ö.1670), Ama İbrahim Çelebi, Kulekapısı Mevlevihanesi neyzenlerinden Küçük Derviş Ahmet, Galata Mevlevihanesi Neyzenbaşısı Derviş aLİ, Neyzen Mehmet Çelebi dönemin ismi bilinen neyzenleridir.Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde bu saydıklarımızdan başka 150 neyzenin daha ismi geçmektedir.
__________________
>ıɯʞɐusız[ıɯ]sıu<

ѕ¢нωєя'м(α$кσм)

ραтιкα'м(уαƒуυм)


_уαηıℓgı_'м(кιкυвαм)
Zeh!r Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-11-2008, 15:00   #9 (permalink)
»ηöвєт¢ι α$ıк«
 
Zeh!r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 13 Saat 11 Dakika 27 Saniye
Zeh!r - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Şimdi ney ile ilgili malumatı anlattıktan sonra neyzenlerimizle ilgili tanıtıcı bilgilere geçebiliriz.Tahammülünüzü tecavüz etmemek için okuyup anlayabileceğiniz kadar kısa malumatlarla peyderpey meseleyi anlatma yolunu ihtiyar edeceğim.

Neyzenlik tarihimize bakıldığında Mevleviliğin ve Hz.Mevlana'nın bir milad olduğu görülecektir.Bilinen ilk neyzenlerimiz Hz.Mevlana ile tarih sahnesine çıkmaktadır.İsimlerini vereceğimiz neyzenlerin yetişmesinde ve düzenli olarak nesilden nesile geçmesinde Mevlevihanelerin şüphesiz büyük katkıları olmuştur."Serneyzenlik" veya "neyzenbaşılık", Mevlevihanelerin mutrip heyetlerinde bulunan sayıları diğer sazlara göre fazla olan neyzenlere başkanlık ve hocalık eden ve Konya'daki asitanede bulunan "Çelebi" tarafından atanılan bir makamdır."Kutb-u nayilik" makamı ise neyzenlikte çok büyük mertebelere erişmiş,neyin hem ruhuna hem de bedenine olağanüstü derecede hakim olan kudretli neyzenlere verilen bir unvandır.Bilinen ilk kutb-u nayi Hz.Mevlana'nın neyzenbaşı olan Hamza Dededir.(13.asır)

Safiyüddin Urmevi'nin talebesi Zamiri Hasan Efendi 14.yüzyılın bilinen neyzenidir.2.Murad döneminin bilinen tek neyzeni Şeyhi'dir.16.asırda Yavuz Sultan Selim'in İran'dan getirdiği üstad neyzenler Nayi Şeyh Murad, Nayi Hasan, Nayi Maksut ve İmam Kulu önemli neyzenlerdir.Kanuni Sultan Süleyman dönemi neyzenlerinden Nayi Hüseyin , Enderun neyzeni Mehmet Çelebi, Abdi Baba, Dilaver, Nayi Mustafa bugün isimleri bilinen neyzenlerimizdir.

Sultan 3.Murat(1574-1595) dönemi neyzenleri arasında Nayi Ali, Neyzen Cihan, Neyzen Salih, Nayi Maksut'un öğrencisi Nayi Hüseyin Kulu, Neyzen Muslihiddin, Neyzen Usta Hasan, talebeleri Neyzen Ferhat ve Neyzen Mustafa sayılabilir.

17.yüzyılın önemli neyzenlerinin başında Konya Mevlevihanesi Neyzenbaşısı Neyzen Gülüm Dede (ö.1640), Galata Mevlevihanesi neyzenlerinden Neyzen Torlak Dede (ö.1650), Yusuf Dede Efendi (ö.1670), Berber Ömer Çelebi, Saraç Ahmet Çelebi, Kefeli Derviş Mehmet, Kasımpaşa Mevlevihanesi neyzenbaşısı Derviş Süleyman, Sipahi Ahmet Bey, Hasan Paşa,Derviş Kasım, Şeyh Yusuf Celali, Beşiktaş Mevlevihanesi şeyhi Şeyh Mevlevi Yusuf Dede (ö.1670), Ama İbrahim Çelebi, Kulekapısı Mevlevihanesi neyzenlerinden Küçük Derviş Ahmet, Galata Mevlevihanesi Neyzenbaşısı Derviş aLİ, Neyzen Mehmet Çelebi dönemin ismi bilinen neyzenleridir.Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde bu saydıklarımızdan başka 150 neyzenin daha ismi geçmektedir.
__________________
>ıɯʞɐusız[ıɯ]sıu<

ѕ¢нωєя'м(α$кσм)

ραтιкα'м(уαƒуυм)


_уαηıℓgı_'м(кιкυвαм)
Zeh!r Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-11-2008, 15:01   #10 (permalink)
»ηöвєт¢ι α$ıк«
 
Zeh!r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Gün 13 Saat 11 Dakika 27 Saniye
Zeh!r - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Şimdi ney ile ilgili malumatı anlattıktan sonra neyzenlerimizle ilgili tanıtıcı bilgilere geçebiliriz.Tahammülünüzü tecavüz etmemek için okuyup anlayabileceğiniz kadar kısa malumatlarla peyderpey meseleyi anlatma yolunu ihtiyar edeceğim.

Neyzenlik tarihimize bakıldığında Mevleviliğin ve Hz.Mevlana'nın bir milad olduğu görülecektir.Bilinen ilk neyzenlerimiz Hz.Mevlana ile tarih sahnesine çıkmaktadır.İsimlerini vereceğimiz neyzenlerin yetişmesinde ve düzenli olarak nesilden nesile geçmesinde Mevlevihanelerin şüphesiz büyük katkıları olmuştur."Serneyzenlik" veya "neyzenbaşılık", Mevlevihanelerin mutrip heyetlerinde bulunan sayıları diğer sazlara göre fazla olan neyzenlere başkanlık ve hocalık eden ve Konya'daki asitanede bulunan "Çelebi" tarafından atanılan bir makamdır."Kutb-u nayilik" makamı ise neyzenlikte çok büyük mertebelere erişmiş,neyin hem ruhuna hem de bedenine olağanüstü derecede hakim olan kudretli neyzenlere verilen bir unvandır.Bilinen ilk kutb-u nayi Hz.Mevlana'nın neyzenbaşı olan Hamza Dededir.(13.asır)

Safiyüddin Urmevi'nin talebesi Zamiri Hasan Efendi 14.yüzyılın bilinen neyzenidir.2.Murad döneminin bilinen tek neyzeni Şeyhi'dir.16.asırda Yavuz Sultan Selim'in İran'dan getirdiği üstad neyzenler Nayi Şeyh Murad, Nayi Hasan, Nayi Maksut ve İmam Kulu önemli neyzenlerdir.Kanuni Sultan Süleyman dönemi neyzenlerinden Nayi Hüseyin , Enderun neyzeni Mehmet Çelebi, Abdi Baba, Dilaver, Nayi Mustafa bugün isimleri bilinen neyzenlerimizdir.

Sultan 3.Murat(1574-1595) dönemi neyzenleri arasında Nayi Ali, Neyzen Cihan, Neyzen Salih, Nayi Maksut'un öğrencisi Nayi Hüseyin Kulu, Neyzen Muslihiddin, Neyzen Usta Hasan, talebeleri Neyzen Ferhat ve Neyzen Mustafa sayılabilir.

17.yüzyılın önemli neyzenlerinin başında Konya Mevlevihanesi Neyzenbaşısı Neyzen Gülüm Dede (ö.1640), Galata Mevlevihanesi neyzenlerinden Neyzen Torlak Dede (ö.1650), Yusuf Dede Efendi (ö.1670), Berber Ömer Çelebi, Saraç Ahmet Çelebi, Kefeli Derviş Mehmet, Kasımpaşa Mevlevihanesi neyzenbaşısı Derviş Süleyman, Sipahi Ahmet Bey, Hasan Paşa,Derviş Kasım, Şeyh Yusuf Celali, Beşiktaş Mevlevihanesi şeyhi Şeyh Mevlevi Yusuf Dede (ö.1670), Ama İbrahim Çelebi, Kulekapısı Mevlevihanesi neyzenlerinden Küçük Derviş Ahmet, Galata Mevlevihanesi Neyzenbaşısı Derviş aLİ, Neyzen Mehmet Çelebi dönemin ismi bilinen neyzenleridir.Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde bu saydıklarımızdan başka 150 neyzenin daha ismi geçmektedir.
__________________
>ıɯʞɐusız[ıɯ]sıu<

ѕ¢нωєя'м(α$кσм)

ραтιкα'м(уαƒуυм)


_уαηıℓgı_'м(кιкυвαм)
Zeh!r Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ney çalannn varmıı belinayy Müzik Dünyası 4 07-21-2008 15:17
işte ' NEY ' in hikayesi D ' м P L y Müzik Dünyası 0 04-28-2008 14:07
nickinin anLamı ney diyaLokLarı.. CursédémtéN Komik Yazılar 15 01-12-2008 14:45
Ney ??? :) suat farqıyla excelci Komik Yazılar 13 08-20-2007 11:41
Benim Hatam Ney Burda ukela_cocuk_17 Itiraf Ediyorum 5 05-12-2007 00:04


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:41 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 hayat döner sana blingee balca gece gülü nihat alptuğ altınkaya düşlerimin prensi www.localtr.com