Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Tatlı Aşkım Forumları »»-(¯`v´¯)-» > Paylaşmak istediklerim
Kayıt ol SohbetTop 10 Üyeler Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Paylaşmak istediklerim Forumdaki bölümlere uymayan her yaziyi buraya yazin...

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-08-2006, 21:26   #1 (permalink)
Forum Heveslisi
 
Toplam Online: N/A
Standart dön carem den güsel sözler güsel şiiirler güsel yorumlar ..

Bir tek mavi kaldı bende...

--------------------------------------------------------------------------------
Aşkımı verdim sana, yüreğimi verdim. Aşk sendin, sen yüreğimdin. Her atışı senin iki hecelik ismini fısıldardı. Kimse anlamazdı ama sen duyardın. hak etmiş miydin bunu? Böyle derin bir aşkla sevilmeyi hak etmiş miydin? geç kalmış bir soru bu... Nasıl hissettiysem öyle yaşadım ben aşkımı. Yüreğimi teslim etmemiş olsaydım sana, aşk olmazdı onun adı. Böyle yaşadım ben hep, sen beğensen de beğenmesen de... Hesaplı aşklar bana göre değil. "Ne verirsem ne alırım?" sorusunu soranlardan olmadım. Senin için attı yüreğim, bunu söylemekten de gocunmadım.
Umutlarımı verdim sana, hayallerimi verdim. Bir gelecek düşledim seninle hata mıydı? yarım aşkları, kaç-kovala oyunlarını, göstermelik dargınlıklları bırakıp bir kenara, bu günü dolu dolu yaşarken, yarına dair umutlar besledim. Hepsinde sen vardın, sensiz olmayacaktım. Bugünü de, yarını da seninle yaşayacaktım. Bu hayatta ne olacaksa iyi ya da kötü birlikte karşılayacaktık. Bazen bir türk filmi tadında, bazen gerçeğin tam ortasında yaşayacaktık. Birbirimize güç verecektik, hayata karşı direnme gücünü birbirimizden alacaktık.
Ruhumu verdim sana, bedenimi verdim. Olmadığın zamanlarda ruhumu bıraktım sana, yalnız kalmayasın diye. Çünkü sensiz olamazdı benim ruhum. İçimi sıkıntılar basardı. Müebbete mahküm bir hükümlü gibi bedenime tünel kazıp firar etmeyi düşündürdü hep. Bu yüzden özgür bırakırdım onu. Ve ruhumun gideceği tek yer her zaman senin yanındı. Ya bedenim? Gözlerim gördüğü hiçbir şeyi ayıramazdı sensizken. Ellerim sdokunmazdı hiçbir şeye. Yürümezdi bacaklarım senin olmadığın yollarda. Oysa sana her dokunuşum, yeniden doğuşu olurdu bedenimin. Yenilenir, arınır çıkardı karşına her zaman. Sevişmelerimiz bir ayindi benim için. Varsa bir sevda tanrısı, ona sunulmuş en güzel adaktın.
Hayatımı verdim sana. "Can" deseydin onuda alırdın benden. Gözümü bile kırpmazdım. Zaten aşk bu değil midir? Sevgiliye dokunduğun anda, "Ölsem umrumda bile olmaz" demek değil midir aşk? Bunu demiyorsan eğer neden yaşıyasın aşkı?
Bütün bunlar yetmedi sana biliyorum. Yetseydi eğer, şimdi bunları yazıyor olmazdım zaten.İsyan sanma bunları, ben hayatı kendimde arıyorum. Belkide küçücük birşey yeterli olacaktı herşey için.
Gönüllüydüm yoldan çıkmaya, çıktımda. Senin için değil kendim için yaptım bunları, sonunda acı olsada... Şimdi bir tek *mavi* kaldı bende. Bir tek onu vermedim sana...
__________________
HaNdAn: | Ölümü Ösledim Anne Yaşamak İsterken Delice
dön carem Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2006, 21:27   #2 (permalink)
Forum Heveslisi
 
Toplam Online: N/A
Standart

Sen...

--------------------------------------------------------------------------------
İnsanlar gördüm kendilerine yabancı kendilerine garip kendilerine uzak. Hiç bitmeyecek bir yolun yolcusu gibiydiler. Ne dinlenebilecekleri bir mola yeri ve nede zaten varabilecekleri bir yer vardı. Ruhlarındaki kabullenmişlik çirkin yüzlerine yansımıştı. Birbirlerinin kopyası bu insanlar arasında bir yabancıydım ben. Beni aralarına hiç almadılar, zaten hiç girmek istemediğimi bilmediler ki. Tek kelime konuşmadım onlarla. Yine de onlarla aynı adımları atıyordum bilinçsizce. O hiç bitmeyecek sandığım yola çıkmıştım onlarla birlikte bir kere.

Koyu gri bir havanın hakim olduğu o yolda ne bir tek yıldız gördüm nede bir tek yağmur damlası düştü yola. Ne sıcak vardı ne soğuk. Kara, kirli bir toprağın üzerinde atıyorduk adımlarımızı. O uzanıp giden yolda ne bir yeşil, ne de mavi yoktu. Görünen sadece uzayıp giden sonsuz bir grilikti. Yol uzayıp gittikçe, binlerce kişi katılıyordu bize. Amaçsız kalabalığa katıldıkça katılıyordu insanlar.

Ses yoktu, gülüş yoktu, heyecan yoktu, sadece nefes almaya odaklanmış bir insan güruhu vardı. Bense içimde çoğalttığım sesimi, bir mutlu yüze sakladığım gülüşümü, bir sıcak yüreğe sakladığım sevgimi dışarı vurabilmek için çırpınıyordum. Ama hiç bir yüz, hiç bir ses bu cesareti vermiyordu bana. Bu bıktırıcı, bu tekdüze, bu amaçsız adımların atıldığı yolda bir başka seçenek olmalıydı. Hissediyordum, ben bu yola bu insan kalabalığına ait değildim. Aynı şeyleri hisseden benden başkaları da olmalıydı.

Sonra hiç varılmayacakmış kadar uzakta bir kuşun havalandığını gördüm. Bir umut yakalamıştım sonunda. Adımlarımı hızlandırdım. Sıyrıldım kalabalıktan. Koşmaya başladım. Kuşa yaklaştıkça gri hava dağılıyor, güneşin ısısını hissediyor, gökyüzünün maviliği çiçeklerin her rengini görüyordum. Ve en sonunda seni gördüm. Ordaydın. Küçücük ama yemyeşil bir çayırın ortasında, gelincikler içinde öylece oturuyordun. Senin az ötende hava kurşun gibi griyken. Senin başındaki gök masmaviydi. Ve sen gözlerini o maviliğe dikmiş uzaktan gelecek birini bekler gibiydin. Ben gördüklerim hissettiklerimin karşısında donmuş ve öylece kalakalmıştım. Yüzüme bakıp sadece "HOŞGELDİN" dedin. Ve o ses yeniden hayata döndürdü beni. İçimdeki bastırılmış gülümseme yansıdı yüzüme önce. Yüreğimin atışı hızlandı, tenim ısındı sonra. Az önce terk ettiğim o kalabalık yanımızdan geçip giderken biz senle el ele gülümsüyorduk onların şaşkınlığına.

Artık senle bir sevdanın iki ortağıydık. Şimdi içimde çoğalttığım sesimle haykırıyordum herkes duysun diye...

Hiç kimse sevdama senin kadar yakışmadı ve sevdam hiç kimseyi senin kadar yaşatmadı yüreğimde...
__________________
HaNdAn: | Ölümü Ösledim Anne Yaşamak İsterken Delice
dön carem Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2006, 21:29   #3 (permalink)
Forum Heveslisi
 
Toplam Online: N/A
Standart

Eger - Çünkü - Rağmen

--------------------------------------------------------------------------------
" "Dünyadaki en büyük kıtlık, "Rağmen" türü sevginin yeterince olmayışıdır!..

E?ER SEVGİSİ ;
Eğer beni seversen seni severim, eğer güzelsen seni severim, eğer zenginsen, eğer, eğer, eğer.... Bu, şartlı bir sevgi türü. Düşünür buna göre şu örneği verir.

Japonya'da lise son sınıfa giden çok zeki bir çocuk çalışkanlığıyla babasının gururudur. Bu çocuk aynı zamanda sınav hazırlığı için dershaneye gider. Sınav günü gelip çattığında çocuk sınavı kazanamaz ve bunalım geçirir. Kafasını dinlemek üzere kaplıcalara gider. Dönüşte babasından beklemediği bir tepkiyle karşılaşır. Babası, "neredeydin?" diye sorar.

Çocuk, "biliyorsun baba, sınavları kazanamadım ve bu yüzden çok bunalıma girdim. Kafamı dinlemek üzere tatile gittim" der. Baba, "sınavları kazanamadın birde utanmadan tatile mi gittin?" diye sinirlenir. Çocuk masumane bir edayla, "ama baba sende kendini iyi hissetmediğin zaman o kaplıcalara giderdin. Elimden geleni yaptım ama başaramadım ve bende kendimi iyi hissetmediğim için o kaplıcalara gittim." İşte bu sözler babayı tetikler ve eline hakim olamayarak oğluna şiddetli bir tokat atar.... Genç çocuk aynı gün intihar eder. Japonya'lı psikologlar genç çocuğun gururu yüzünden intihar ettiğini söyleseler de düşünür bunu kabul etmez. Düşünüre göre ; ne zamanki genç çocuk babasının kendisine olan sevgisinin çalışkanlığıyla bağlantılı olduğunu ve çalışkanlığı bittiği zaman sevginin de bittiğini fark etti, işte o zaman intihar etti. Düşünür bu sevgiyi çok tehlikeli bulmakta ve bunu asla tasvip etmemekte.

İkincisi;
ÇÜNKÜ SEVGİSİ ;
Seni seviyorum, çünkü güzelsin, çünkü beni seviyorsun, çünkü iyisin, çünkü, çünkü, çünkü,... Bu sevgi karşılıklıdır der düşünür. Düşünür bu sevgi türüne yine Japonya'da vuku bulmuş bir hadiseyi örnek verir. Japonya'da dünyalar güzeli genç bir kız çalıştığı işyerinde bir kazan patlar. Kazada genç kızın vücudu yanar. Genç kızın annesi, babası ve nişanlısı sadece ilk gün hastaneye giderler. Kızın nişanlısı bir hafta sonra nişan yüzüğünü atar. Artık bir hastane odasında yapa yalnız kalmıştır. Buna çok üzülen genç kız bir ay sonra ölür. Doktorları genç kızın ölecek kadar ağır hasta olmadığını söyler. Düşünür ise genç kız ne zamanki kendisine olan sevginin güzelliğine endeksli olduğunu ve bu güzelliğin gidince sevginin bittiğini anladığında üzüntüsünden öldüğünü söyler. Yani bir anlamda kahrından ölür... Düşünür, bu sevginin her ne kadar E?ER sevgisine benzese de aslında daha tehlikeli olduğunu söyler.

Üçüncüsü ise;
HER ŞEYE RA?MEN SEVGİSİ...
Seni hırsızlığına rağmen seviyorum. Kötü geçmişine, BENİ SEVMEMENE, çirkinliğine, yalan söylemene, katilliğine, HERŞEYİNE RA?MEN SENİ SEVİYORUUUUUUM... İŞTE... GERÇEK AŞK, İŞTE... GERÇEK SEVGİ BU.... Düşünür buna örnek olarak da, hemen hemen hepimizin bildiği eski bir masal güzelini anlatır. güzelliği ve aşkıyla bir tarih, günümüze kadar gelen ve filmlere konu olan SİNDRELLA...Sindrella, güzeller güzeli olmasına rağmen kamburluğuna, kısa boyluluğuna, fakirliğine, çirkinliğine, gözlerinin şaşı olmasına RA?MEN SEVER... Düşünür, "İŞTE SEVGİ BUDUR" der. Düşünüre göre günümüz dünyasındaki insanların en az gıda kadar ihtiyacı olan SEVGİ bu. Bu sevgi olsa boşanmalar az olacak. İnsanlar daha az problem yaşayacak.

İşin tek kötü tarafı bu sevgiye verebildiği tek örnek bir masal kahramanı olan "Sindirella".

“Seni Her Şeye Rağmen Seviyorum..”


__________________
HaNdAn: | Ölümü Ösledim Anne Yaşamak İsterken Delice
dön carem Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2006, 21:30   #4 (permalink)
Forum Heveslisi
 
Toplam Online: N/A
Standart

Hosgeldin Hayatimin Mavisi..

--------------------------------------------------------------------------------
Geceydi seni bana taşıyan...Sen geceye yakındın, bende sana....Ağır aksak işleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan kurtulup geldin, hoş geldin.Korkularınla, sırlarınla ve sadece gözlerine derin bakanların görebileceği acılarınla geldin, iyi ki geldin..... Bekleyişlerimin içine hapsettiğim özlemlerim vardı.Nicedir kimseyle paylaşmadığım hüzünlerim.Soramadığım sorularım.. Hatırladığımda yüreğimde yaratacağı o korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım ve bir daha hiç dokunmadığım anılarım vardı....Şimdi özgür bıraktım özlemi.Şimdi hüzünde sevinçte doyasıya yaşanıyor bende.Sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor çünkü sen geldin.Susmak ne çok akıllandırmış beni... Ne çok biriktirmişim kelimelerimi....Bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri senin o tedirgin duruşun bile durduramıyor beni."Seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum.", yüreğimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum.Seninle olmanın, seni yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın eşsiz hazzını duyumsuyorum, ne iyi ettin de geldin.....Bir büyüysen bozulma. Bir hayali yaşıyorsak kaybolma. Hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini, bırak kendi halinde kalsın. Ruhuna talibim ben asıl gerçek bu. Kaçışlardan bıkmış, hep yarım kalmış ruhum da bir tek seninle doyuma ulaşacak, kendini bulacak. Dedim ya, sen geldin.Bir de mavi var öyle ya..... Nereye saklamıştım maviyi ? Kimlerden gizlemiştim de yok sansınlar istemiştim ? Bak, güneş bile mavi mavi parlıyor görüyor musun ? Yavaş yavaş yok oluyor yüreğimin gri katmanları. Maviyle anılıyor görebildiğim her şey.En çok maviye tutkunum ben, bu yüzden mavi sen oluyorsun, çocuk gibi seviniyorum. Sen maviyle geldin..Sahi , çocuk olmayı ne kadar özlemişim ben... Senin içindeki çocukla oynayacak bendeki çocuk. Yalansız ve saf olacak. Kumdan kaleler yapacak, içine seni koyacak. Kaleyi yıkacak, seni kurtaracak, kahraman olacak.Çığlıklar atacak, yorulmayacak, sensiz hiç bir oyunda "ebe" olmayacak.Korkma , içindeki o çocuk hep yaşayacak, kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim.Çünkü sen o çocukla varsın, o çocukla geldin.Yoktum ben , senden önce yoktum sanki. Sen geldin varlığını bildim. Sen geldin bir dokunuşun, bir öpüşün nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm. Sen geldin ben oldum, aşk oldum.Sen geldin....ama ne güzel geldin...

__________________
HaNdAn: | Ölümü Ösledim Anne Yaşamak İsterken Delice
dön carem Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2006, 21:31   #5 (permalink)
Forum Heveslisi
 
Toplam Online: N/A
Standart

Aşk denilen şey...

--------------------------------------------------------------------------------
Belki de bir hayalin peşinden yıllarca koşabilmektir, ya da koşmayı düşünebilmektir aşk. Üstelik yitip giden, hızla geçen zamanın sonunda o hayali hiç gerçekleştirememe olasılığına rağmen...

Günleri, geceleri bir odaya kapanarak geçirirken, bir telefon çığlığına, bir kapı ziline ömrün yarısını verebilmeyi düşünmektir... Ya da duyulacak bir sesle, sevgilinin yüzündeki bir gülüşle, gözlerindeki bir ışıltıyla, ömrün üzerine bir ömür daha ekleneceğini hissetmektir aşk...

Her şey çok iyi giderken, mutluluk ormanına her gün yeni fidanlar ekerken, insanların sana ve ona gıpta ile baktığını düşünürken bir anda onsuz, diğer yarınsız, kalabileceğin fikrinin seni deli etmesidir... Tam da ona hayatını bağlamışken, onsuz yapamayacağını, onsuz nefes bile alamayacağını düşünürken, bir gün yapayalnız kalma korkusunun bütün vücudunu titretmesidir aşk...

Terk edildiğinde hayata küseceğini, suçlayacak yüzlerce insan ya da neden bulacağını, kin tutacağını, intikam yeminleri edeceğini bilmektir... Bir özlem şarkısının içini eriten ezgilerinin veya seni bambaşka mekanlara sürükleyen mısraların kulağından girip, yüreğine doğru akmasına sonra gözlerinden damla damla dışarı taşmasına engel olamamak ve zaten engel olmaya güç bulamamaktır aşk...

Aylarca görmediğin, tenine dokunmadığın, kokusunu doyasıya ciğerlerine çekemediğin ve hatta sesini bile duymadığın birisine hala tüm hücrelerinle bağlı kalabilmektir, delicesine özlemektir aşk... Tutkun yüzünden aptallıkla suçlanmayı göze almaktır... Sana aptal diyenlere söylenecek söz bulamazken, başın öne eğilip gözlerinden akan gözyaşlarına rağmen, yüreğinin onu seviyorum diye haykırmasıdır aşk...

Plansız, hesapsız, ölçmeden, biçmeden kaygısızca ama her olumsuzluğu da göz önüne alarak kendini bırakmaktır... Güçtür aşk ve zordur aşkı yaşamak. Her pisliğe, vurdumduymazlığa, kalleşliğe, iki yüzlülüğe karşı kazanılmış bir zaferdir. Yarını hiç düşünmeden sadece içinde bulunduğun anın hazzını bütün benliğinde hissedebilmektir. Sayılarla harflerle belirlenmiş her şeye meydan okuyan bir belirsizliktir... O belirsizliğin içinde savrulurken bir sonraki günü dakikası dakikasına planlamanın ne kadar saçma olduğunu görebilmektir aşk.

Ve aslında hiçbir benzetmenin, hiçbir tarifin aşkı tanımlayamayacağını bile bile, aşk üzerinde yazma, söz söyleme cesareti gösterebilmek, o yazılanları, söylenenleri okuyabilmek, dinleyebilmektir aşk...


__________________
HaNdAn: | Ölümü Ösledim Anne Yaşamak İsterken Delice
dön carem Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2006, 21:34   #6 (permalink)
Forum Heveslisi
 
Toplam Online: N/A
Standart

borcun var

--------------------------------------------------------------------------------
Adam genç kadina seslendi:
- Bana gözyasi borcun var!
Genç kadin sordu:
- Nasil öderim?
Adam gözlerini kirpti;
- Haydi gülümse!
Gülümsedi genç kadin. Adam, cebinden mendilini çikarip, borcunu sildi.
Ve mendilini özenle katlayip, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu.

Bir demet mor sümbül vardi kadinin elinde.
Ikisi de bahar kokuyordu...
Biri ilkbahar, digeri güz.
Adam, seslendi yine;
- Bana mutluluk borcun var!
Genç kadin, biraz mahcup, biraz saskin sordu:
-Nasil ödeyebilirim?
Heyecanlandi adam
- Haydi yat dizlerime!
Genç kadin bir kedi uysalliginda, yatti dizlerine usulca.
Adam, sefkatle saçlarini taramaya basladi kadinin.
Saçlari, günese ve yagmurlara hasret hiç yasanmamis baharlara benziyordu.
Çaresizligini ördü sirasira.
Sonra saçinin her teline, mutlulugun çigliklarini bagladi adam.
Yetmedi, gizli dügüm atti... Agladi.

Hava kararmak üzereydi. Disarida yagmur yagiyordu delice.
Adam, sürekli borç defterlerini kurcaliyordu.
Genç kadinin gözlerinin içine bakti;
- Bana yürek borcun var!
Borcunun farkindaydi sanki genç kadin, sasirmadi.
- Bu borcumu nasil ödeyebilirim?
Adam kollarini uzatti
- Haydi tut ellerimi!
Sümbül kokusu sinmis ellerini uzatti genç kadin.
Elleri öyle sicakti ki, eriyiverdi bütün borcu avuçlarinin içinde.
Genç kadin gitmek üzereydi.

Adam son kez seslendi;
- Bana can borcun var!
Kadin irkildi;
- Can mi?
Sigarasindan derin bir nefes çekti adam;
- Evet... Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni!
Hosuna gitti sözler kadinin
- Peki bu borcumu nasil tahsil etmeyi düsünüyorsun?
Adam, biraz daha yaklasti;
- Yum gözlerini!
Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini.
Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu
kadinin titreyen dudaklarina.
- Bu ne simdi yaptigin? diyerek çatti kaslarini kadin...
Adam, pismanlikla, memnunluk arasinda gidip geldi. Kekeledi;
- Hayat öpücügüydü!

Kisa bir sessizligin ardindan bu kez kadin öptü adami sehvetle...
Adam, sasirdi;
- Ya senin bu yaptigin neydi?
Genç kadin kapiya yöneldi;
- Veda öpücügü!

Kalan borçlarina karsilik, yürek dolusu çaresizlik
ve bir de mor sümbüllerini masanin üzerine rehin birakip gitti genç kadin.
Adam kostu pesinden sümbülleri geri verdi kadina.
- Ne olur iyi bak umut çiçeklerime, solmasinlar...
Genç kadin sümbülleri aldi:
- Merak etme, gün asiri sularim çiçeklerini!
Adam sevindi:
- Günese, suya gerek yok. Gülümse yeter!
Kadin gözden kaybolurken haykirdi adam,

- Umutlarimi kefil yaptim. Unutma, bana ask borçlusun!
Haykirisi yagmura karisti.
Kadin, yagmuru hissetmeyen kalabaliga...


__________________
HaNdAn: | Ölümü Ösledim Anne Yaşamak İsterken Delice
dön carem Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2006, 21:35   #7 (permalink)
Forum Heveslisi
 
Toplam Online: N/A
Standart

Yıldızlar Koynumda Ölmeliyim...

--------------------------------------------------------------------------------
Bir gece vakti...
Normalde hiç adetim değilken, masamda bir fincan Türk kahvesi, bir bardak su; ışığını aydan, manzarasını koca bir şehirden alan balkonumda, telaşsız yudumluyorum kahvemi hem de bu saatte!

Bir yerlerden hafif bir müzik sesi geliyor, caddeden arada sırada geçen arabaların gürültüsü rahatsız etmiyor; ama bazen huzur, bazen tedirginlik veren bir sessizlik de yok gecede. Sıcak bunaltmıyor, gece gündüz kadar insafsız değil, pırıl pırıl bir gökyüzü ve hafif bir esinti var; serin serin yüzümü okşayan. Yine gözlerim yıldızlarda...

Şimdi mavi adaya demirlenmiş bir geminin üst katında, minderlere uzanıp alabildiğine yakın olmak vardı onlara. denizin ve karanlığın ortasında, yalnızca başını kaldırmakla ulaşabileceğin bambaşka bir dünya. Kederini boğan binlerce umut. Her biri bir şiir, her biri bir türkü; ezgiler yanık, dizeler ahenkli, hayat hiç olmadığı kadar güzel. "İşte Yaşamak!" dedirten binlerce ateşböceği; hummalı bir sevdayla yanıp, hasretle titreyen ve vuslatı düşleyen gökyüzünde.

Bir gece vakti ölmeliyim ben, mevsimlerden yaz olmalı!

Çöp kamyonları gittikten ve sarhoşlar bir yerlerde sızdıktan sonra gelmeli ecel!
Bahçeyi sulamayı bırakmış olmalı görevliler. Ay ışığı vurmalı yatağıma, tavanda annemin el emeği tül perdenin gölgesini görmeli, esintiyle oynaşını izlemeliyim! kalbimin atışlarını ve ateşböceklerinin sesini duyabileceğim kadar sessiz, yıldızları alabildiğine parlak gösterecek kadar karanlık olmalı ortalık; elektrik kesilmeli ben ölmeden az önce. Annemin bir yandan söylenip, bir yandan mum aramak için yerinden kalktığını, babamın, kardeşlerimin ve dostlarımın kim bilir kaçıncı uykusunda olduğunu düşünüp gülümsemiliyim!

Dünya gözüyle gördüğüm son manzara olmalı yıldızlar!
Baş ucumda olmamalı sevdiklerim; tanığı olmamalıyım ne dualarının, ne göz yaşlarının. Vedalar önceden edilmiş, öpücükler verilmiş olmalı son kez...
Hissetmeliyim son nefesin ciğerlerimden çıkışını, alabildiğine yavaş akmalı zaman, bilincim açık olmalı herşeyi düşünecek, her ayrıntıyı fark edecek kadar. Yıldızlar bakmalı gözlerime, ellerimden tutmalılar ki; aklımda bir dize, kulağımda yanık bir türkü, yüreğim yaşamaya hiç olmadığı kadar sevdalanmış olsun!

Bir gece vakti ölmeliyim ben, mevsimlerden yaz olmalı!

Gözlerim açık ve içinde binlerce umut varken gelmeli ecel. Yaşamımdan intikam alırcasına, koynumda yıldızlarla ölmeliyim, alabildiğine mutlu


__________________
HaNdAn: | Ölümü Ösledim Anne Yaşamak İsterken Delice
dön carem Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2006, 21:36   #8 (permalink)
Forum Heveslisi
 
Toplam Online: N/A
Standart

Cdye Yazılan Aşk Hikayesi.

--------------------------------------------------------------------------------
Daha henüz 18 yaşındaydı,ama hayatının sonundaydı.Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı .Kahır içerisinde eve kapatmıştı kendisini.Sokağa çıkmıyordu .Annesi bir de kendisi o kadardı bütün hayatı..Bir gün fena halde sıkıldı,dayanamadı,attı kendini sokağa.Bir yığın vitrinin önünden geçti.Tam bir CD satan dükkanı geride bırakmıştı ki ,bir an durdu .Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı. Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar.

Hani ilk bakışta aşk derler ya işte öyle takılıp kalmıştı . İçeri girdi. Kız gülümseyerek yanına geldi.." Nasıl yardımcı olabilirim size" dedi genç delikanlıya .Nasıl bir gülümsemeydi o. Hemen oracıkta sarılıp öpmek istedi kızı.. Kekeledi geveledi ,sonra "Evet " diyebildi.Rasgele bir CD'yi işaret ederek. "Evet ..Şu CD'yi bana sarar mısınız?" Kız CD'yi aldı içeri gitti.Az sonra paketlediği CD ile geri döndü.Aldı paketi çıktı dükkandan,evine döndü, açmadan dolabına attı.

Ertesi sabah gene gitti aynı dükkana.Gene bir CD gösterdi kıza ,sardırdı,aldı eve getirdi, attı paketi dolabına yine açmadan…Günler hep alınıp sarılan CD'lerle geçti .Kıza açılmaya bir türlü cesaret edemiyordu.Annesine açıldı sonunda.

Annesi "git konuş oğlum ne var bunda" dedi.Ertesi sabah bütün cesaretini topladı.Erkenden dükkana gitti.Bir CD seçti. Kız gülerek aldı CD'yi arkaya gitti,paketlemeye.Kız içerdeyken bir kağıdın üzerine "sizinle bir gece çıkabilir miyiz?" diye yazdı.Altına telefon numarasını ekledi,notu kasanın yanına koydu gizlice.Sonra paketini alıp çıktı gene dükkandan.İki gün sonra evin telefonu çaldı.Anne açtı telefonu.CD dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan..Delikanlıyı istedi..notunu yeni bulmuştu da..

Anne ağlıyordu."Duymadınız mı " dedi."Dün kaybettik oğlumu".

Cenazeden birkaç gün sonra ,anne odasına girebildi sonunda oğlunun.Ortalığa çeki düzen vermeliydi.Dolabı açtı. Oraya atılmış bir yığın açılmamış paket gördü. Paketleri aldı, oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı.İçinde bir CD vardı, bir de minik not.

"Merhaba.Sizi öyle tatlı buldum ki.Daha yakından tanımak istiyorum. Bir akşam birlikte çıkalım mı* Sevgiler …Jacelyn!." Anne bir paketi daha açtı.Onda da bir CD ve bir not vardı. Siz gerçekten çok tatlı birisiniz, hadi beni bu gece davet edin ,artık.Sevgiler.. Jacelyn!.

Yani ;her şey bir anda yarım kalmıştı..

Unutmayın. Düşündüğünüz şeyi mutlaka söyleyin.Birini seviyorsanız mutlaka söyleyin ona İçinizdekini söylemekten korkmayın.. Ve hemen söyleyin.Hemen .Çünkü; doğru zamanı bekler ve " işte tam sırası" dediğinizde bir de bakarsınız geç ve yarım kalmışsınız..

Dostlarınıza ,sevdiklerinize ,ailenize ve sevdiğinizi söyleyemediğiniz herkese bugün den sonra söylemeye başlamalısınız onları sevdiğinizi ve önemsediğinizi. . Bir gün sonrasını garantileyemediğimiz bu yaşamda en güzel şey olan sevgi sözcüklerini sevdiklerimizden esirgememeliyiz..



__________________
HaNdAn: | Ölümü Ösledim Anne Yaşamak İsterken Delice
dön carem Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2006, 21:38   #9 (permalink)
●๋●•şєђzค๔є _ Ŧ•๋●•
 
ßeckham_38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Gün 18 Saat 18 Dakika 47 Saniye
ßeckham_38 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Ellerine sağlık ...
__________________


Aynalarda aradığımız ve bulduğumuz, yalnız aşktır. Yeryüzüne düşünce sendeleyip yitirdiğimiz
o büyük sır…
Siz aynayı sadece bir cam ve sırdan mı ibaret sandınız?
ßeckham_38 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2006, 21:38   #10 (permalink)
Forum Heveslisi
 
Toplam Online: N/A
Standart

Aşk bitmesede her aşık birgün ayrılır.

--------------------------------------------------------------------------------
Hep derdin ki; “seni çok seviyorum”. Sıkılmazdın bunu söylemekten biliyorum. “Bende seni çok seviyorum” demek gibisi yoktu. Bende seni çok seviyordum.

Hep derdin ki; “ben seni, senin beni sevdiğinden daha çok seviyorum”. Sıkılmazdın iddialaşmaktan. “Hayır! Hiçte! Ben daha çok seviyorum” demek gibisi yoktu. Ben seni beni sevdiğinden daha çok seviyordum.

Bazen sorardım; “beni ne kadar seviyorsun?”. Sıkılmazdın bu soruyu duymaktan. “Dünya kadar seviyorum” demek gibisi yoktu. Ben seni yaşadığımız galaksi kadar seviyordum.

Bazen dalardın uzaklara; “ben sensiz yapamam”. Sıkılmazdın benle olmaktan. “Ben sensizliği düşünmekten bile korkuyorum” demek gibisi yoktu. Ben seninle vardım, seninle yaşıyordum.

Hiç ayrılığın lafını etmedin. Hiç bağırmadın, hiç kırmadın beni. Yanlış anlasak birbirimizi, en büyük silahını kullanırdın. Usulca yaklaşıp elimi tutar, sarılırdın. Masumca öperdin beni. Sıkılmazdık saatlerce öyle durmaktan.

Hiç ayrılığı yaşatmadın. Hep yanımda oldun, hep güzel şeyler öğrettin. “Beni sessiz sedasız terk etme. Neden terk ettiğini bilmek isterim.” derdim. “Seni bensiz bırakır mıyım?” demek gibisi yoktu. Bitmezdi bizim aşkımız.

Ama ölümü hiç hesaba katmamıştık...
__________________
HaNdAn: | Ölümü Ösledim Anne Yaşamak İsterken Delice
dön carem Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dön !! beni biraZ seWDİYSEN...!!!(cok güsel =( ) pıtırcıq Paylaşmak istediklerim 5 11-24-2007 18:19
Güsel Sözler ONKO Paylaşmak istediklerim 9 10-08-2007 00:10
güsel şiir tatlıask ŞiirLer 1 09-19-2007 17:30
GüseL Sözler.. Biriciqim_ ŞiirLer 2 09-05-2007 01:23
güsel bir hikaye mutlaka okuyun!! uzun ama güsel fu_L_yaM Paylaşmak istediklerim 9 09-04-2007 16:52


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:57 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 hayat döner sana blingee balca gece gülü nihat alptuğ altınkaya düşlerimin prensi pornsu pornuz pornhub youporn youporn