![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
| Paylaşmak istediklerim Forumdaki bölümlere uymayan her yaziyi buraya yazin... |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() Üyelik tarihi: 10-23-2006 Bulunduğu yer: sadeceSarhoşkenSevdiqimiSölerimxD Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 5.203
Konular: 504
Ruh Halim: Rep puanı:18134 Toplam Online: 7 Saat 34 Dakika 14 Saniye | 21 Yaşındaydı. Ama özenle çektirdiği o resimlerde adeta 30 gösteriyordu. Sıkıntıyla elini resimlere doğru uzattı ve hışımla çöp kutusuna itti. Bugün neden her şey böyle ters gidiyor acaba diye düşündü. Bir yandan evden çıkmak için acele acele giyinirken, öte yandan da sabah gözünü açtığı ilk dakikadan beri başına gelenleri sıralıyordu bedeniyle aynı telaş içersinde.Telefon dedi. Önce o saçma sapan telefon canını sıkmıştı. Sapığın biri olmalıydı mutlaka! Nereden bulduysa bulmuş, telefonu, aklına estikçe arıyor ve onu kendi yöntemlerince rahatsız etmekten oldukça büyük keyif aldığını da gizlemeye gerek görmüyordu." Elim kolum bağlı, bir şey yapamıyorum" diye hayıflandı içinden. Umarım birgün vazgeçecek diye iyi dileklerde bulundu kendi kendine... Çoraplarını giyerken düşüncelerinin etkisiyle o kadar öfkelenmişti ki, o kadar çok para verip satın aldığı çorap, düşüncelerin hışmına daha fazla dayanamayıp boydan boya kaçmıştı... Offf ... diye fırlattı attı çorabı, aynı çöp kutusuna.... aklına çok yakın arkadaşı geldi birden... Onu çok ihmal eder olmuştu. Bugün mutlaka aramalıyım.. dedi söz verircesine. Hatta not almalıyım. Hemen çıkardı cep telefonunu bir iki satır yazdı ve kapattı. İşte tamam bu da olmuştu. Dolaptan bir başka çift çorap çıkardı, lütfen sende kaçma diye söylendi.. Nazikçe tuttu ve sabırla giyindi. Oysa, amma da acelesi vardı. Ev sahibinin kapının önünde dakikalarca kirayı arttırma nutku, onu o saniyelerde çileden çıkartmıştı. Allahım neden bir evim yok diye adeta inledi. Aklına yeniden çok geç kalmış olduğu geldi. Doğruca banyoya koştu, dişlerini fırçaladı, dudağına rujunu sürdü. Annem ve babam artık gelmeli. Daha fazla başa çıkamayacağım bu bozuk düzenle. Bana yardım etmeliler! diye rest çekercesine isyanlara yeltendi ama yalnız yaşamayı o istememiş miydi? Şimdi nasil, gelinde bana yardIm edin diyebilecekti!.. Vazgeçti... Su aksilikler olmasa hiç de fena degil yasadigim özgürlük? dedi ve gülümsedi. Günün ilk gülümseyisiydi bu. Sanki her seye ragmen yasam devam ediyor dercesine isitmisti içini. Hizli adimlarla kapiya yöneldi, çantasindan anahtari çikardi, ayakkabilarini giydi, kapiyi kilitledi ve kosturmaya basladi. Arabasini çalistirdiginda biraz sonra karsilasacagi trafik, onu dehsete sürükledi. Geç kaldigi için en yogun saatlere kaldigini düsünerek öyle bir sikildi ki, aniden yüzü kasinmaya baslad! Elleriyle yüzünü hasin hasin kasima mecburiyeti, fazla stressden olusan bu alerjik hastaligini müjdeliyordu adeta...Yeter dedi... Henüz 21 yasindayim ve su kendime çektirdigim cefaya bak! Hayatimi yasamaliyim... ama nasil ? diye yeniden hayifla geçirdi içinden. Bugün dedi. Bugün hayati nasil yasamam gerektigini bulacagim, hayatimin bu en müthis sorusunun cevabini bulacagim. Sanirim bardak tasmisti. Henüz 21 yasindaydi ama önünde uzanip giden o upuzun hayat yolu denilen bardak daralmis, kisalmis ve kendine yüklenen o yogun siviyi artik tasiyamaz olmustu. Iste Istanbul, iste o meshur trafik diye düsündü sagina soluna esefle bakinirken. 10 dakikadir yoldaydi ama hala ayni yerde sayiyordu. Aklina radyosu geldi. Açti, epeyce kurcaladi ve birden tanidik bir sesle, o sesin geldigi kanalda kalmaya karar verdi. Bu adamin programlarini çok begenirdi, ama uzunca bir süre müzik dinlemek, konumsa dinlemekten çok daha rahatlatici gelmisti ona. Bugünse müzik dinlemek degil, sohbet dinlemek istiyordu! Ama abuk sabuk seyler degil, dolu bir sohbet... Gününe anlam katacak bir sohbet! Trafigin yogun ve sikici temposu içerisinde kendini sikici seyler düsünmek yerine bu sese kanalize etmeliydi.Ve arabasini otomatik pilota baglamisçasina, düsler ötesi bir yolculukta gider gibi, kaptirip gitti, zevkle tutulmustu simdi semsiyesiz o aydinlik düs ve düsünceler yagmuruna... Radyodaki ses o anda sunlari söylüyordu? Hadi, yasaminizdaki en uzun cümleyi kurun! Bu CÜMLE o kadar uzun olsun ki, sadece ilk kelimesi yasadiginiz tüm yillari kaplasin, geri kalani ise yasayacaklarinizi!.. -Himmmm....? ilginç... ? diye geçirdi içinden... çok ilginç... Onun hayatinda hiç uzun cümleler olmamisti ki, simdi nasil uzun uzun cümleler kurabilsindi. Sevdigi erkege bile askini anlatabilmeyi basaramamisti, ve dogal olarakta onu kaybetmisti... Hep uzun degil, sikici cümleler kuruyordu. Hayat sikiciydi ve böyle bir hayatta yasamina anlam katacak uzun cümlelerden habersizdi! Birden içini bir hirs kapladi. Ahhh.. dedi, simdi telefon etmeliyim ve ona hayatimin en uzun cümlesini söylemeliyim... En uzun, hiç bitmeyecek, benimle dogan ve benimle ölecek bir CÜMLE; Seni seviyorum ......? demek geldi içinden..Hemde usul usul degil, avaz avaz bagirarak söylemek istiyordu bu cümleyi... -Evet;..evet...evet.....diye geçirdi içinden defalarca. Benim uzun cümlem bu... iste bu!?? Askim..sevgim... Hayatim !!.. Ailem... Arkadaslarim, sevdiklerim..... ve hepsine birden Bugün Seni Seviyorum...? demeliyim....? Birden aci bir fren sesiyle inledi ortalik. Sonra kopan siddetli bir gümbürtü. Çigliklar, Çigliklar, Çigliklar... Hayatinin en müthis ve güçlü kararinin arifesindeki, 21 yasinda bir genç kizin çevresindeki Çigliklar... En güzel ve en uzun cümleyi kurmaya azirlanirken basina gelebilecek en kötü talihsizlikle gözlerine, kalbine ve ellerine takili kalan, belki de hiçbir zaman özgürlügüne kavusturamayacagi o en uzun CÜMLE... ? Seni seviyorum...? Çiglik çigliga haykirarak söylenecek sadece 2 kelime, ama en uzun CÜMLE; Seni seviyorum... Sizi seviyorum. Haberiniz var mi? Var mi? Var mi...? Ve korkunç yalnizlik! Kelimelerin acinasi yalnizligi... Kim bilebilirdi ki?... Polisler, Önce bir, iki sonra üç, bes derken sayilari gittikçe artan polisler. Güçlükle hurda bir arabadan kanlar içersinde çikartilmaya çalisilan müthis acilarla kivranan narin ve gencecik bir vücut... Siren sesleri, çevrede toplanan malum ve umutsuz kalabalik... Raporlara geçen o bildik, tanidik aci trafik kazalarindan sadece biri... Henüz 21 yasinda. Hayata küsmeye hazirlanirken, hayatin anlamini az Önce bulmus biri! Kuslar kadar hür oldugunu hissederken, bedenini soguk taslara birakarak, özüyle, ruhuyla zamansiz gökyüzüne uçmaya hazirlanan biri !.. Son nefes alip verisler. Yasayacak mi ? Sözleri... Ölmüs mü ??? Çigliklari.. Doktor!! Ambulans..Yetisin !!! naralari çok da gençmis.... hüzünleri... Yere bir örtü seren polisler ambulans gelene kadar genç kizi rahatlatmaya çalisiyorlardi. Çünkü hala hayatla sözlesmesi bitmemisti. Yapacak çok isi vardi..çok yükümlülügü... Ama aahhhhhh.. o en son düsünce... O en uzun CÜMLE. Kurtulusu, ümidi, kendisi idi! Yasayacagim diye geçirdi içinden hirsla....Ölmek için Henüz çok erken... Ölmeyecegim... Yasayacagim... yasayacagima söz veriyorum.!...söz...! Seni seviyorum.. Seni seviyorum... geç kaldim, söylemek için...affet.. Ama bil ki seni seviyorum... hep sevdim, ve sevecegim.. Polisler sans eseri kisa sürede gelen doktorla acil yardim ekibini genç kizin yanina ulastirdilar. Doktor kizin basini yavasça kaldirdi. Korkmayin... dedi. Yasamaniz için elimizden ne geliyorsa yapacagiz.. Size söz veriyorum. Yapacagiz... gülümsedi genç kiz..zorla... Hayret diye düsündü.. Gülümserken bile bu kadar çok aci çekebilir miydi bir insan! yavasça doktor diye fisildadi.. -Size bir sey söylemek istiyorum... Doktor kesik, kesik ve acı ile konuşan genç kıza susmasını söylemeyi istiyordu ama bir yandan da kendisine yalvararak bakan bu güzel gözlere hayır diyemiyordu. -Peki... dedi. Söyleyin.. Ne söylemek istiyordunuz??? -Uzun dedi genç kız...? uzun bir CÜMLE...yok, yok hatta iki uzun CÜMLE kurmak istiyorum... lütfen bana yardım eder misiniz?? Son kelimeleri çok zor anlayabilmişti doktor... Ahhh diye içinden geçirdi..? Ahhh, sen nasıl uzun iki CÜMLE kurabileceksin ki?!.. -Asla, asla olamaz.... Güç kaybediyorsun, sus ve dinlen.. Hayır... diye yalvardı genç kız... -Lütfen dinleyin beni...lütfen... Doktor da genç kızla birlikte acı çekiyordu adeta.. O narin başı biraz daha kaldırdı... Ekip bir yandan da onu sedyeye en güvenli şekilde yerleştirebilmek için bütün vücudu özel bir sistemle koruyucu bir taşıma kalıbı içerisine almaya çalışıyorlardı.. kalabalık uğultuya sebep olmuştu.. -Susun...diye bağırdı doktor. Susun allah aşkına susun ! Olayın vahametini yeni anlamış gibi birdenbire susuverdi ortalık. genç kızın gözleri kapanmak üzereydi.. Doktorun elini tutan elleri gittikçe güçsüzleşiyordu. Yüzü ise iyice beyazlamıştı..saniyeler sonsuz önemliydi o anda.. -Hemen... diye bağırdı doktor, hemen arabaya taşıyalım.. genç kız yıldırım hızıyla ambulansa taşındı ve ambulans aynı hızla bütün trafiği alt üst ederek en yakın hastaneye doğru yol almaya başladı. Genç kızın beyaz yüzü doktorun yüzüne doğru çevrilmişti.. gözleri hala kapalıydı. Birden elini kıpırdattı ve doktorun eline doğru uzatmaya çalıştı. Doktor onun hala yaşadığını biliyor ve bunun bir mucize olduğunu düşünüyordu.. -Sen...? dedi, ? beni duy güzel kız..Sen bir mucizesin..? İşte o zaman o narin beyaz yüzde bir çift iri güzel göz açılıverdi, umutla.... -Yaşamak istiyorum... dedi doktora.. ilk uzun cümlem işte buydu... gülümsedi doktor.. söz....dedi söz, yaşayacaksın..? Bir yandan da dua ediyordu içinden ...Yaşasın allahım...lütfen...Yaşasın...? -Ya ikincisi? dedi. Doktor..? Ya ikincisi.....? güzel gözler gülümsedi... mucize gülümsedi... -Bugün başkasına söyleyecektim ama....... gözleri kapandı..... elleri düştü... Doktor çırpındı... - Allahım... dedi... Sen onu sevdiklerine bağışla... - Sevginin gücü için izin ver ona yaşasın lütfen.... yaşasın... - Bir çift göz yeniden aralandı. Dudaklar kımıldadı. Parmaklar oynadı... -Size nasipmiş doktor..dedi..size ! -Nedir? dedi doktor artık karşı koyamayacağı bir merakla.. Söyle nedir..? genç kız fısıldadı. Umudum..... Yarın için her şey çok geç olabilir. işte en uzun cümlem. -Seni seviyorum....? Ağlıyordu doktor... Eninde sonunda o da bir insandı. Yıllardır saklamıştı özgürlüğüne kavuşmak isteyen gözyaşlarını içine akıtarak.. Hep yaşatmak için çırpınırken, yaşamayı unutmuştu... Şimdi ölüm döşeğinde çok genç bir kız, kollarında, ona hayatı öğretiyordu... -Ne gözyaşlarım gizlenecek bundan sonra.. dedi Ne de sevgilerim... Hayatta anlamsızlıklar peşinde koşmaktan yoruldum. Sevgili genç kız, aç gözlerini ve duy... Bir uzun CÜMLE de benden sana ve hayata! Bil ki ben de seni seviyorum !
__________________ AkLimda BiR YiGin Soru IsaReTi Elini tuttum Diye Aşık mı Sandın, Gözlerine baktım Diye Leyla mı sandın.21. Yüzyıldayız oğlum Sen Kendini Ne sandın |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() Üyelik tarihi: 10-23-2006 Bulunduğu yer: sadeceSarhoşkenSevdiqimiSölerimxD Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 5.203
Konular: 504
Ruh Halim: Rep puanı:18134 Toplam Online: 7 Saat 34 Dakika 14 Saniye | göslerine saqlk
__________________ AkLimda BiR YiGin Soru IsaReTi Elini tuttum Diye Aşık mı Sandın, Gözlerine baktım Diye Leyla mı sandın.21. Yüzyıldayız oğlum Sen Kendini Ne sandın |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 4 tane cümle hehe | cicikıss | Komik Yazılar | 7 | 11-20-2007 11:16 |
| Bugün kendimle konuştum uzun uzun .. | +KaRDeLeN+ | Sizin Yazılarınız | 24 | 10-18-2007 18:04 |
| Sustuğum cümLe... | ●[яαρυηzєl]● | Paylaşmak istediklerim | 10 | 06-20-2007 08:04 |
| BİR KAÇ CÜMLE | irem_cadi | Paylaşmak istediklerim | 15 | 05-18-2007 13:06 |
| Tek cümle | FaTKaN | HikayeLer & Öyküler | 10 | 05-06-2007 01:13 |