![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Geceчeđiя küsмeLeяiм ![]() Üyelik tarihi: 01-10-2007 Bulunduğu yer: Hayat ve aşk oyundayken ben(!) sahneden sustum kaLdım...
Mesajlar: 9.610
Konular: 526
Ruh Halim: Rep puanı:84609 Toplam Online: 2 Saat 3 Dakika 31 Saniye | Saçlarımda uğulduyor insan sesleri. Güneşin gözleri kör kendi ışığından. Düzensiz kalabalıkların içinden, kılıbık inançlarımla yürüyüp giderken, ardımda şehrin buram buram terkedilmişlik kokusunu duyuyordum. Gitme demiyordu yollar ama asfalt ağırlaşıyordu adımlarımın altında. Eziyordum her bir aksi düşünceyi, beden ağırlığımı yüklediğim lastik pabuçlarımın altında. Hüznün yarıçapını hesaplıyordum kafamda, gitme demiyordu asfaltlar, ama ağırlaşıyordu gökyüzü kafamın üzerinde. Durup bir yerlerde dinlenmeliydim. İki adım sonra bir bankın üzerine bıraktım köhne bedenimi. Çekip kapıyı çıkmıştım, ardımda bırakmıştım seni, yerde kırık dökük onarılamayacak camdan eşyaları. Ardımda bırakmıştım koca bir aşkın son satırlarını. Gitme dememiştin ama ağlıyordu eşyalar yerde un ufak kıvranırken acısından. Hayatta radikal kararlar alırken duygu diskalifiye edilmeliydi derhal akıldan… Öyle yaptım bende… Sen gitme demezken gözlerin ağlıyordu ardımdan… Kızıl saçlı kadınındım senin, sense benim ruhu sendeleyen adamım… Ne zaman uzaklaşmıştık böyle birbirimizden? Tanrım, ne zaman tıkamıştı kulaklarımızı, aklı başında olmayan öfkeler? Hani aşk vardı, yaralara bile iyi gelen? Ne zaman yara saranlardan yaralanır olduk? Tanrım biz ne zaman, silahları çıkartıp sakladığımız yerlerden, birbirimize doğrulttuk? Yağmur geçirmiyordu gözyaşları, anlamadım nasıl bu kadar ıslandığımı… Tekrar yürümeye başladığımda desen çiziyordu arabaların sıçrattığı çamurlar montumun üzerinde. Sesim çıkmadı, bağıramadım… Bir paçavra gibi atmalıydı aklımdakileri yağmur mazgallarına. Sonra orada unutup, suya karışmasına şahit olmadan, dönüp yürümeye devam etmeliydi… Rengârenk şemsiyeler örtüyordu insan yüzlerini. Islanmaktan kaçıyor, koşuşuyorlardı dört bir yana. Neydi bu kadar korkutucu olan? Islaklık mı? Sanmıyorum… Şemsiyelerin görevi, kılıf uydurmaktı bu korkuya… İnsanlar koşuşuyorlardı, ben ise inadına yavaştım yollarda… Demek ki vardiyasını doldurmuştu aşk yorgun bedenlerimizde. Tasını tarağını toplayıp gidiyordu işte. El bile sallamıyorduk ardından. Sanki biz kaçırmamışız gibi hayretle bakakalıyorduk peşi sıra. Gitme demiyorduk ama tasfiye nedeniyle satışa çıkartıyorduk hislerimizi. Ameliyatla mı aldırmıştık sağduyuyu? Sence de biz bizi yok edebilmek için çok çaba sarfetmemişmiydik, zehirlemek için kelimeleri, alet etmemişiydik aşkı? Uzak menzillere yol açasım, çekip gidesim vardı ama asfalt ağlıyordu adımlarımın ardında… Gitme diyemediğine bin pişmandı sanki. Yerle bir ettiğim bir hayattı ve ardımda bırakıp gitmeye çalışıyordum sağduyusuz bir inançla. Kim bilir ne haldeydin şimdi? Anladım ki hislere kıymet biçilemiyordu ve kalbi kaçıranlardan fidye olarak ömür alınıyordu… Öyle bir öykü ki şimdi bu; yol katıyor yollarına, özlem dolu anılarımı… Ve topluyorum araba lastiğinin ezdiği asfalttan yarınlarımı… Dönüp ardıma gittiğim yollardan ince bir müzik sesi kulağımı tırmalayan… * ''''Kelimelerden alacaklı bir sağır gibi İçimi döktüm bugün, yokluğunla konuştum Tutsak gibi, enkaz gibi, kendim gibi İçimden çıktım bugün, içimle konuştum Yüzünü ilk kez gören bir çocuk gibi Gördüm kendimi gördüm Kırıldı ayna paramparça Paramparça ne varsa kadınım Yokluğunda kaç damla gözyaşı eder adın Ne olur, gel, gel, gel, gel Ben sensiz İstanbul’a düşmanım. Kestiğim ümitlerden yelkenler yaptım ama Yokluğunda ne gidebildim ne de kaldım Gerçek miydi tutunmaya çalıştıklarım Hediye süsü verilmiş ayrılıklarım Kaybetmenin tiryakisi bir çocuk gibi Sustum, kendime Kırıldı ayna paramparça Paramparça ne varsa kadınım Yokluğunda kaç damla gözyaşı eder adın Ne olur, gel, gel, gel,gel Ben sensiz İstanbul’a düşmanım.’’ Alıntıdır... |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Foruma Isınan Üye ![]() Üyelik tarihi: 06-19-2006 Bulunduğu yer: En Soğuk Kış GeceSiNdeN
Mesajlar: 1.039
Konular: 70
Ruh Halim: Rep puanı:36 Toplam Online: 2 Saat 51 Dakika 51 Saniye | Yüreğine sağLık ![]()
__________________ bu sevdanın kapısını hep çalmaya mı yeminin Tek GerÇek Abim pıkacu Seni çok Seviyorum YakışıkLı abim [Pıkacu ] |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Geceчeđiя küsмeLeяiм ![]() Üyelik tarihi: 01-10-2007 Bulunduğu yer: Hayat ve aşk oyundayken ben(!) sahneden sustum kaLdım...
Mesajlar: 9.610
Konular: 526
Ruh Halim: Rep puanı:84609 Toplam Online: 2 Saat 3 Dakika 31 Saniye | Cadi_Sheker ---> Tşk ederim arkadaşım Tuğbacım teşekkür ederim güzel yüzlü, yüreği sıcak arkadaşım Nehirim güzelim benim çok teşekkür ederim kocaman öpüyorum ![]() |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Bizden Biri ![]() Üyelik tarihi: 07-13-2006 Bulunduğu yer: AşK In eN KoYuSuNdAn...<<€skiş€hir>> Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 3.484
Konular: 341
Ruh Halim: Rep puanı:263044 Toplam Online: 2 Saat 43 Dakika 51 Saniye | emeğine,yüreğine sağlık...
__________________ duysa nasıl sevdiğimi melekler AğLaR... L€G€NDLOVE ömrün€ mühürlü |
| | |
| | #10 (permalink) |
| ÖzeL Üye ![]() Üyelik tarihi: 12-25-2005 Bulunduğu yer: Odamdan... Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 15.204
Konular: 1929 Rep puanı:1129551 Toplam Online: 1 Hafta 1 Gün 19 Saat 54 Dakika 44 Saniye | ellerine sağlık gerçekten çok güzel ve etkileyici ![]()
__________________ By_BeKoW ![]() Veda Busesi |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| ben 'AŞK' dedikçe sen 'DUR' dedin... | ^^erdog^^ | Paylaşmak istediklerim | 11 | 09-05-2007 12:49 |
| Sen bana AŞk dedin Bizi Kİrletemem ki ?? | ScReAm_ | Paylaşmak istediklerim | 13 | 08-14-2007 20:52 |
| ben 'AŞK' dedikçe sen 'DUR' dedin... | LeKaS | Paylaşmak istediklerim | 7 | 07-09-2007 19:03 |
| ben 'AŞK' dedikçe sen 'DUR' dedin | PERIKIZI | Paylaşmak istediklerim | 13 | 05-14-2007 17:31 |
| !!..ßen ''AŞK'' dEDİM Sen ''DUR'' Dedin..!! | AkaSya. | Paylaşmak istediklerim | 14 | 01-27-2007 11:47 |