![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Foruma Alışıyor ![]() Üyelik tarihi: 03-22-2006 Bulunduğu yer: BENDE DERİNDEN:)
Mesajlar: 128
Konular: 4 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | Çünkü sen umuda kokuyordun... Belki de sen hiç farketmedin; Katrana kesmiş gecelerin kayıp zamanlarında, yolunu şaşırmış bir minik yıldızı arar gibi gözlerinde ışık aradığımı... ..... Ve hiç farketmedin belki; Umuda koktuğunu!.. Yoo, bilmen gerekmiyordu aslında... Belki güzelliği de işte buydu geçen zamanın!.. ..... Belki bilseydin veya ben söyleseydim; bozulacaktı bişeyler... Eğer bilinseydi; bu ufka batmış en sivri tepenin karşı ufuktaki tepelere doğru "niye sızlandığı" anlaşılacaktı!.. "Yeni doğduğu zannedilen" bebeklere isimler konulacaktı!.. ..... Umut yeni doğmadı ki aslında; Ümitlerim hep vardı... Sen, bana; okunmamış bütün şarkıların bir gün okunacağını hissettirdin... Sen bana anlatılmamış bütün masalların anlatılacağını... Yazılmamış bütün şiirlerin yazılacağını... Söylenmemiş bütüüün ninnilerin bir gün söyleneceğini hissettirdin... ..... Sen, benim için hiçbir şey yapmadığını mı zannediyorsun?.. ..... Veya şöyle de söyleyebilirim; Senin bu "yapmayışların" yani hissettirişlerin olmasaydı, benim ne halde olacağımı bilmiyorsun!.. Belkisi yok, hiç farketmedin... Üstelik, katrana kesmiş gecelerimde, "senin de bazı gecelerinin zifte boyanmış olduğunu" görebiliyordum... Ama sen varken de, görünürken de, karanlığa düştüğünde de zihnimdeydi ışığın, ve ben hep gidiyordum ardından!.. ..... Çünkü sen umuda kokuyordun... Bütün ümitleri "hayalin" fısıldıyordu kulağıma. Ve şimdi; Teşekkürlerimin ifadesi olarak sevgini ekiyorum bütün saksılara... Bahçelerim sen kokuyor!.. Ve hayalin hep "umuda" kokuyor. |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Foruma Alışıyor ![]() Üyelik tarihi: 03-22-2006 Bulunduğu yer: BENDE DERİNDEN:)
Mesajlar: 128
Konular: 4 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | Unutulmazımsın... Yıllar yılı acı çekmiştin, istemediğin bir ortamdaydın ve sana ters düştüğü halde yanlış şeyler yapmıştın. Acına, yaşam mücadelene ortak olup, yüreğimi yüreğine, ömrümü ömrüne katıp seni mutlu edecektim. Ben senden sadece sana verdiğim sevgiyi kabullenip, bu sevgiyi yaşamanı istemiştim. Yalnız seni istiyordum… Ama o kadar ters davranıyordun ki bana… Çok sevilmek bu kadar kötü müydü? Gerçekten böylesine ağır mıydı ki? Sevgiye hasretim dediğini düşünüyorum da... Hayatıma bilmediğim anlamlar getirmiştin. Gözüm kapalı hayatımı ortaya koyduğum bir kumar oynamıştım. Ya seni kazanacaktım, ya da kendimden vazgeçecektim. Hem seni kaybettim, hem de kendimden vazgeçtim. Var mıydı böyle kimsesiz darmadağın olmak, biçare kalmak, var mıydı? Keşke beni böyle ödüllendireceğine, hiç ödül vermeseydin. Onca yüreği senin yüreğine feda ettiğim halde, yüreğin kocaman sevdamı alabilecek kadar büyümedi… Ben de sana büyük bir sevgiyi vermekte diretiyordum. Bu kadar direttiğim için beni bağışla… Beni kırgınlıklarla, çelişkilerle, cevabı sende olan bir sürü soruyla ve bitmek tükenmek bilmeyen "keşke"lerle bıraktın, bana onca acı verdin ama yüreğim düşmanın olamıyor. Her gün alabildiğine yanıyor, istesem de istemesem de seni özlüyor, seni istiyor. Yüreğimi koparıp atmak mümkün olsaydı hiç düşünmeden koparıp atardım. Ama artık kendime sözüm geçmiyor. Başımı ellerimin arasına ne ilk ne de son alışım. İlk acım değil ama en büyükacımsın. Bir limandayım ve senin bindiğin gemi çoktan uzaklaşıp gitti. Bunu kabullenemiyorum, zoruma gidiyor, canımı acıtıyor. Sen yüreğimdeki hasret! Yarım kalmışlığım, unutulmazımsın…
__________________ |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Foruma Alışıyor ![]() Üyelik tarihi: 03-22-2006 Bulunduğu yer: BENDE DERİNDEN:)
Mesajlar: 128
Konular: 4 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | İşte "aşk" budur! Dün gece uyuyamadım. Seni düşündüm yine. Sabaha karşı oluyor, dışarıya bakıyorum... Güneş tüm güzelliğiyle güne "merhaba" diyor. Bakıyorum güneşe. inceliyorum onu. Teni tıpkı seninki gibi parlak. Tıpkı senin gibi aydınlatıyor o da hayatımı ve içimi... çok benziyorsunuz aslında. ikinizde çok güzelsiniz. Mükemmel... Hatta kusursuz. Etrafıma bakıyorum. Gözlerim seni arıyor. Öyle alışmışım ki sana. Sensizliğine katlanamıyorum bile. Öyle ölümüne sevmişim ki seni yokluğuna alışamayacak kadar. Ben yapamıyorum sensiz. Aramız açık biliyorum. Ben sensizlikten perişan olurken burada, sen orada bensizliği umursamıyorsun. Hani ufukta, bazen çok güzel senin çok beğendiğin bir ada yada bir dağ görürsün. Ulaşmak istersin ona. Varlığını bilirsin. Görürsün o yeri ama ulaşamazsın. İşte bende şu anda aynı duyguları yaşıyorum içimde. Tutamadığın her yağmur damlası kadar seviyorum seni. Martının kanat çırpışı gibi seviyorum. Senin gibi seviyorum seni. Özlemim epey fazla ölçemiyorum. Kapıldım bir kere kalbimin bahtına. Gidiyorum aa nereye? Dostum denize mi? Yoksa dert yandığım dağlara mı? Yoksa keşfedilmemiş yerlere mi? Ben işte bu sorularla cebelleşiyorum kendi içimde. Aslında cevabını buldum. Nereye mi gidiyorum? Cevap kolay. "Sana geliyorum..." Beni istemediğin halde! Ve seni son bir kez daha görmek istiyorum gitmeden önce. Okşamak istiyorum saçlarına bir kez daha. Gözlerimle gözlerine deymek istiyorum. Yüzüne karşı “seni seviyorum” diyebilecek kadar cesaretli olmak istiyorum. Göz yaşlarımla ıslattığım bu kağıda içimi döküyorum. Son bir kez daha bakıyorum resimlerine. Bu satırlarda kendimi, resimlerimizde geçmişimi buluyorum. Son bir kez daha söylemek istediğim şeyi söylüyorum: ”seni seviyorum” İstersen atarsın bu kağıdı, istersen gömersin, istersen saklarsın... Neye yarar? Ne fark eder? Ne istersen onu yap! Beni ilgilendirmez. Gidiyorum çünkü... Beni anla artık. Gidiyorum küçük... Umarım bir gün seni ne kadar çok sevdiğimi anlarsın...
__________________ |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Foruma Alışıyor ![]() Üyelik tarihi: 03-22-2006 Bulunduğu yer: BENDE DERİNDEN:)
Mesajlar: 128
Konular: 4 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | Neredesin? Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine, ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. Sen yoktun... Binlerce adim attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi, her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış her kaldırım taşında senin adini aradım. Sen yoktun... Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı. Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken beni enkazın altından çekip alacak elini aradım. Sen yoktun... Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra, kimini fısıltıyla söyledim. karanlığa haykırdım hasretimi. Sesimi duyacaksın diye bekledim. Sen yoktun... Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi, geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana donen atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep ayni hayal kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni. Sen yoktun... Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun beni çekip almasını istedim. Olmadı. Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, Kaç gece merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye. Sen yoktun... Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur Olmadı. Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim. Hayat merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra gelmez dediğim göçmen kuşların donuşunu gördüm. Sen yoktun... Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım. Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adi duyulmamış kasabalara gittim. Senden bir iz aradım. Sen yoktun... Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan. Ben gemicilerin hasret türkülerine eslik ettim. Sen yoktun... Gözümden bir tek damla yas akmadı. Onlar sana aitti, sana kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı. Bekleyişimin öyküsünü kimselere anlatamadım. Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi. Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım. İçimi dökecek bir insan aradım. Sen yoktun... Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer birer duştu sokaklara. Yıldızları saçına takip gelmeni bekledim. Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama... Sen yoktun...
__________________ |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Foruma Alışıyor ![]() Üyelik tarihi: 03-22-2006 Bulunduğu yer: BENDE DERİNDEN:)
Mesajlar: 128
Konular: 4 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | Aşka dair, tabiiki yalnızlığa. Ayrılık bir yerde ne güzeldir.. En azından bir vakitler kavuşmuşluğun izlerini taşır. Ben seninle hiç ayrılmadım.. Çünkü, ben sana hiç kavuşamadım…Ben hep mutsuzluğa mahkum,ben hep yalnızlığa mahkum, ben hep özlemlere mahkum ve müebbet sensizlikle yaşadım… Ama yinede seni unutmayı hiçbir vakit istemedim.Her şeye rağmen sevdim seni, sensizliği, senin yanında geçen ancak bir o kadar ruhunun benden bağımsız olduğu saatleri… Hayatıma girdin gireli “Türk Dili” dersi favorim oldu.. Çünkü dil bilgisi derslerim hep senin üzerine kurulu oluyordu.. Benim sözlüğümde platonik aşkın karşılığı seni sevmek, seni sevmenin karşılığı ise yalnızlık ve acı çekmekti… Kurulmuş güzel cümlelerin hepsinin içinde adın geçerdi… Özne olurdun,nesne olurdun,yüklem olurdun..Cümlenin her hali yakışırdı sana ve adına..Benim sana eşlik ettiğim cümlelerse nedense hep devrik olurdu.. Ama ben en çok ikimizin ortak kurduğu o devrik cümleleri severdim…. Hep ansızın gelirdin! sen geldiğinde zaman durur, her şey durur bir sen hareket halinde kalırdın gözümde.. Sen gidince her şey hareket eder bir ben dururdum.. sen gidince dünya kıyametim olurdu.. Geceleri sevmez oldum senli geçen gündüzlerin ardından..Gecede sen yoktun….Sen varken de gece yoktu benim için... Hep güçsüzüm hep acizim hep baştan mağlubum senin karşında... Seni gördüğüm vakitler amansız bir acı kaplıyor her hücremi… Artık anladım ki seni görememek daha zormuş be sevgili! Şimdi her insanın yüzünde seni arıyorum ve herkesi, her şeyi bir parça sana benzetiyorum… Sana benziyor şu simit satan çocuk.. Sana benziyor şu deniz kıyısındaki delikanlı.. Sana benziyor şu ağaç, şu deniz, şu gökyüzü, şu çalı… Alıştım artık yalnızlık denizinde kendimi serinletmeye.. ama farkında olmadan öyle çok açılmışım ki… Dönüşü yok artık bu yolculuğumun.. Biliyorum ki,Ben hep mutsuzluğa mahkum, ben hep yalnızlığa mahkum, Ben hep özlemlere mahkum Ve müebbet sensizlikle yaşayacağım….
__________________ |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Foruma Alışıyor ![]() Üyelik tarihi: 03-22-2006 Bulunduğu yer: BENDE DERİNDEN:)
Mesajlar: 128
Konular: 4 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | Seni Özlemek... Seni ilk gördüğüm gün başka kim varsa silinip gitti hayatımdan. Tatlı anılar bir yana, hangi olay varsa zihnimden silindi. Yepyeni, tertemiz bir başlangıçtı bu. Çıplağım, karşında arınmış durumdayım. Yaşamın iki yüzlülüğünü, yalancılığını, ihanetlerini, kalleşliklerini soyunup karşına en saf, en yalın benliğimle çıktım. Sana ait olanı yaşamak istiyorum ben. Aşksa aşk, sevinçse sevinç, hüzünse hüzün, acıysa acı... Senden gelen hiçbir şey korkutmuyor beni. Sen yanımda olduktan sonra her şeye dayanabileceğimi biliyorum. Gözlerindeki derin uçurumlarda bir dağcı edasıyla gezinmek mutlu ediyor beni. Seni her gün yeniden keşfediyorum. Bu keşifte yolumu kaybetmeme imkan yok. Pusulamda rehberimde sensin. Karanlık yollarda ışığımda sensin. Demet demet çiçek oluyorsun. Ben o çiçek tarlasının acemi bahçıvanı, birini koklasam diğerinin hatırı kalır diye üzülüyorum. Neyse ki her gün yeniden açıyorsun. Ve ben o renk renk çiçekleri bir daha koklama şansına sahip oluyorum. Ne desem de sevda mı anlatsam diye düşünüyorum. Bu güne kadar söylenmiş en güzel sevda sözcükleri bile sana duyduğum aşkı ifade edemeyecek diye korkuyorum. Dünyanın bütün dilleriyle “Seni Seviyorum” desem yetmeyecek biliyorum. Bana dokunduğunda tatlı bir ürperti kaplıyor bedenimi. Hafif bir meltem nasıl gıdıklarsa insanın vücudunu öyle oluyorum işte. Ama senin dokunuşların bu dünyadan uzaklaştırıyor beni. Kendimi lacivert bir okyanusun ortasında buluyorum. İçimdeki sonsuzluk duygusu büyüyor. Hiç bitmesin istiyorum dokunuşların. Nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum seni. Hiç yalnız değilim bu yüzden.Ne gecelerim sensiz geçiyor, ne gündüzlerim. Yaptığım her şeyde, attığım her adımda mutlaka sen de varsın. Özlemek aşkın yaramaz çocuğu. Ben o çocuğu bile uslandırdım artık. Özlenen sensin çünkü Sen benim için bu dünyada özlenmeye değer tek şeysin. Karşıma nasıl çıktığının önemi yok.Biz buna hayatın sürprizi diyelim. Hani bir piyango bileti alır cüzdanında unutursun da haftalar sonra hatırlayıp listeye baktığında ikramiye kazandığını görür, sevinirsin ya... İşte Sen Benim Hayatımın Büyük İkramiyesisin !
__________________ |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Foruma Alışıyor ![]() Üyelik tarihi: 03-22-2006 Bulunduğu yer: BENDE DERİNDEN:)
Mesajlar: 128
Konular: 4 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | Adı ne olmadığın mevsimin? Üşüdükçe, uzuyor gece... Sis çöküyor içime!.. Uzadıkça, üzüyor gece!.. Mevsimleer, dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan; kavruk sarı!.. Topraktan kök... Ve çeneden diş sökülür gibi koptu elin avucumdan; bir beyaz güvercin gibi oturuyorken parmaklarımın arasında!.. Böceklere terkedilmiş yuvalar gibi, şimdi boomboş avuçlarım... Korkuyorum; İçime bakmaktan! ..... Sen olsaydın, ne koyardın yokluğunun adını?.. Üşüdükçe, uzuyor gece... Üzüyor üşüdükçe ve içimi sis bastıkça, hatırlıyorum; sen ve ben "bir" olurduk... Bir "bütün"lüktü bu birlik, çokluktu; yokluk değil... Az değildik bir iken; fazlaydık, ve yoğunduk... Çoğulduk, ve zengindik... Çoktuk bir ken! Ya şimdi?.. Topluyorum,topluyorum,toplayıp duruyorum kendimi yalnızlığımla... Ben, bir... Ve bir de yalnızlığım, asla "iki" etmiyor!.. Lokmamı kırsam bile paylaşmak için; avucumda kalıyor... Sözüm, dudağımda kalıyor ve gözüm; kucağında kapanıyor yine, yalnızlığımın!.. Toplanmaya çalışsam da olmuyor... Doksandokuz parçamın her biri bir köşede; boncuklarım saçılmış bir araya gelmiyor!.. Üşüyorum... Üşüyor gece... Üşüdükçe, uzuyor; uzadıkça üzüyor ve sis çöküyor içime!.. Mevsimler dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan; kavruk sarı, ve savruk sarı bir yel esiyor içimde!.. ..... Fırınlar tutuşmuyor çırasız, kaynamıyor tencereler ocaksız... Ben, üşüyorum; şöminede kül gibi... Bilerek, yokluğundan soğuk mevsim olmadığını!.. Adı var da her şeyin; ne deniyor olmadığın mevsime?.. Bilmiyorum... Yokluğundan daha soğuk bir mevsimi tanımadım ki... Bilmiyorum sensizlikten daha soğuk bir mevsim...
__________________ |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Foruma Alışıyor ![]() Üyelik tarihi: 03-22-2006 Bulunduğu yer: BENDE DERİNDEN:)
Mesajlar: 128
Konular: 4 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | // Bir yaşanıla(maya)nın parantez içleri Soğuktu hava o zaman da şimdiler gibi ama biz üşümezdik. Karların altında hastalanmaktan korkmadan oyunlar oynardık. Ben en çok saklambaçlarımı severdim, seninse yorulmaz çocuk heveslerin vardı. ama ben öyle yorgundum ki ve sen öylesine masumdun. Teleferiklerden yeryüzünü izlemek gibiydi seni sevmek; eğlenceli ve ürkütücü. Yükseklik korkum nüksederdi sana bakarken (ürperirdim aniden; a çocuk ya tutmak isterken sen de benimle düşersen) Evet itiraf ediyorum muzip bir çocuk gibi sevdim seni ve utanıp yenemedikçe kendimi seni gönderdim. (Bu yüzdendi; buradaki yanlış benim değil deyişlerine hak verişim. Bilmiyordun ki gönüllü bir yanlış olarak ben yeterince kendimin bile değildim) Acıtmak için sarf edilmemişti sözlerim çocuk bakışların aldanıp da küsmesin istedim. Bu yüzden gitmeni hiç engellemedim. Aslında kalmanı hiç düşlememiştim. Sonunda seni de ürpertti değil mi, kendime terk edilişlerim? Bu yüzden mi bana kendimi ödettin (Gitti gözleri zafer parıltısı çocuk gülüşümü elinde taşıyıp).... ..... Gel diyemezsin şimdi bana; çok zor sevdim kendimi yeniden. Hem gelsem üstünü örtsem ne fark eder; uyandığında yine ben olmayacağım ki. Bu gece sabaha kadar seni beklesem ne fark eder; yarınımızda biz yokuz ki. Masallar anlatsam yeniden bize dair ne fark eder; İnanmadığın masallar korkularını savuşturamaz ki. Hem artik öğrenmelisin; sen de üşürken uyuyabilmeyi benim gibi. (Sorguların hala bitmedi mi? Anla artık sana dairliğim tükendi) Şimdi dön diyemezsin bana. Sen de biliyorsun açılmamacasına kapandı valizler ve duvarlardan söküldü, bir zaman geçmek bilmeyen saatler. Ardında öylesine bir iz kaldı sadece, Bir de ikimize rağmen karartılamamış gülümsemeler. Bak son yazısı da belirdi, perdelerdeki ışık dindi. Anladım devam edebilmek için affedebilmek gerekli her şeyi. Ben affedebildim ikimizi. Hadi sen de affet beni. Kar yağarken başlayamamıştık; kar yağarken bitsin bari. (Tam da şimdi, hadi son kez öp duvarlarını ve son kez çarp kapıları. Hem bırak artık uyusunlar; yoruldu kelimelerimin anlamları)
__________________ |
| | |
| | #10 (permalink) |
| Foruma Alışıyor ![]() Üyelik tarihi: 03-22-2006 Bulunduğu yer: BENDE DERİNDEN:)
Mesajlar: 128
Konular: 4 Rep puanı:0 Toplam Online: N/A | Gönlümün yüküsün.. Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne "O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin Demeyeceksin işte Yaşarsın çünkü Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki Çok sevmeyeceksin mesela, O daha az severse kırılırsın Ve zaten genellikle O daha az sever seni, Senin O'nu sevdiğinden Çok sevmezsen, çok acımazsın Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini... Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin Senin değillermiş gibi davranacaksin Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksin Çok eşyan olmayacak mesela evinde Paldır küldür yürüyebileceksin İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatılarin gökyüzüyle birleştigi yerleri sahipleneceksin Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak "O benim" diyeceksin Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın Mesela turuncuya, yada pembeye Ya da cennete ait olacaksın Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmis gibi, Hem de hep senin kalacakmıs gibi hayat İlişik yasayacaksın Ucundan tutarak...
__________________ |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| /// Zekâtını IhmaL EdenLere hazin Bir SaLebe Hatırası ! . . | ●[яαρυηzєl]● | Dini Konular | 3 | 01-14-2008 08:50 |
| BİR SIRDAŞ HATIRASI:( | Melek_Alpaslan | Paylaşmak istediklerim | 9 | 08-18-2007 18:35 |
| BeYaZ--HatıraSı | BeYaZ_GüLLüM | ŞiirLer | 116 | 08-12-2007 14:03 |
| FB nin Türkiye Kupası Hatırası :::)))) | GUUPSEE | Spor | 3 | 05-04-2007 17:32 |
| Paris Hatırası(bjk) | kartalorhan | Spor | 3 | 07-07-2006 16:15 |