![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| ««Gå£åTå§åR奻» ![]() Üyelik tarihi: 11-26-2006 Bulunduğu yer: ... Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 7.717
Konular: 1142
Ruh Halim: Rep puanı:27530655 Toplam Online: 1 Hafta 4 Gün 52 Dakika 30 Saniye | Bu kaçıncı mektup sana yazdığım... Bilmiyorum... Zaman su gibi akıp geçerken, sana anlatmak istediklerimi hep yazdım ben. Kağıt sen kalem ben... Kimi zaman aşkımı anlattım sana, kimi zaman yaşadıklarımı, kimi zaman acılarımı Ama her şeyimi seninle paylaştım mektuplarımda... Çünkü sen benim canım, sen benim diğer yanımdın... Bir sözüne bin gözyaşı döktüğüm gecelerde, yıldızlarda seni bulurdum. 'Seni Seviyorum' larla kapanan telefonlar tek mutluluğumdu. Bilemedin... Bilsen severdin belki, sevsen gelirdin. Hatırlar mısın hayallerimiz vardı seninle... Sen aynı şehirde olmayı düşlerdin. Bilsen ben seninle cehenneme bile gelirdim... İkimizde doğduğumuz şehirleri gurbet belledik. Biliyorduk halbuki sılaya varamayacağımızı. Asla kavuşamayacağımızı... Tuhaf bir aşktı bizimkisi. Sen benden uzak, ben senden uzak yaşamaya çalıştık imkansız sevdamızı. Doğduğum şehir gurbet oldu yinede bana. Sılam sendin sevdam. Yerim senin yanındı. Ruhum gittiğin her yerdeyken bedenim sensiz ve bensiz acıdan kıvranırdı. Dolunaylı geceler tesellimiz oldu sonra. Aya bakarken yüzünü görürdüm. Bak şimdide dolunay var... Ama yüzün yok sevdam... Deli bir aşktı bizimkisi. Sen mecnun olmak istedin ben leyla... Hayatın kurak çölünde kaybettik aşkımızı... Konuşamaz olduk sonra. Hayallerimi biriktirdim gece ıslanan yastığımın altında. Hiç anlatamadım sana. Biliyorduk olmayacağını. Sılaya hiç varamayacağımızı biliyorduk, hissediyorduk ikimizde. Ama susuyorduk. Bu yüzdendi bütün ayrılıklarımızın sebebi. Her sebepsiz bitişin asıl sebebi bir gün ayrılacağımızı bilmemizdi aslında. Ama yinede her seferinde aşka mağlup olup sarılırdık telefona. İki uzak şehrin, iki kırık kalbin tek tesellisiydi belki de sıradan dediğimiz telefonlarımız. Ben coşardım her alo demende. Bazen boğazım düğümlenirdi kalbim yerinden oynardı sesini duyduğumda. İki kırık kalbin tek vuslatıydı her aloyla başlayan 'Seni Seviyorum' la kapanan ama bana anlatılmaz mutluluğu yaşatan telefonlarımız. Zamanla kavuşmalarımızda azaldı. Biliyordun ya olmayacağını her engeli adım adım aşarak asıl vuslata yaklaştıkça sen benden uzaklaştın. Diyemedin belki de bitmeli diye. Olamaz olmayacak bu aşk bir yalan diyemedin. Hiç bir zamanda demedin zaten. Hiç denecek kadar azalmıştı artık konuşmalarımız. Ne zaman umudum bitip aramamaya yemin etsem bir alo sesinle yeniden nefes alırdım. Can çekişen bir hasta gibiydi aşkımız. Bütün ümitler bittiğinde ya sen dayanamazdın ya da ben... Defalarca aradım sonra kabullenemedim bu sessiz bitişi. Her aramamda bekle derdin bana en büyük yalanlarınla. Biz bu yola baş koymuştuk ya. Bütün engelleri aşmıştık ya. Ben leyla sen mecnundun ya. Beklerdim sonsuz sabırla. Hiç bilmeden mecnunun leylasını seninde beni unuttuğunu. Sen bana bekle derdin. Ben hayaller biriktirirdim. Seni sevmeyi sevdim ben. İçinde sen olan her şeyi ve senin içinde olan her şeyi sevdim ben. Seni beklemeyi de... Seni görmemeyi de... Altında hayallerimin gizli olduğu her gece senin için ıslanan yastığımı da sevdim ben. Şimdi bir mezarı seviyorum. Yüreğimin başköşesindeki derin yaram olan ve her gün tuz bastığım senden tek hatıra kalan o mezarı da seviyorum ben. Dedim ya seni sevmeyi sevdim ben. Yıllarca sessiz kaldım sonra. Günleri saya saya senden haber bekledim. Seni beklediğim gibi. Sabahları gözlerimi ilk açışımda dua ettim hep tekrar kapanmadan haberini almak için. Ama sen gibi haberinde gelmedi. Ta ki... On bir eylüle kadar... Son yeminimi bozup, gururumu defalarca çiğneyip önüme aşkımı katarak aradığım o güne kadar bekledim seni. Yağmurlu bir gündü... Gözlerimle bulutlar sanki yarışıyordu. Son umutla alo dedim. Nerden bilirdim... Söylesene nerden bilirdim... Bu sefer 'Ben Evlendim' ile kapanacağını o telefonun. Senin hiç ruhun dondumu. Hiç hissettin mi dünyanın durduğunu ve tüm yıldızların üstüne düştüğüne. Benim ruhum dondu. Sana ömür boyu mutluluklar dilerken dünya durmuştu. Şimdi yağmur yağıyor sadece bu ıssız şehre. Her sabah bir avuç tuzla uyanıyorum yarama sarmak için. Gözlerim utanıyor akamıyor gözyaşlarım. Elim telefona gitmiyor, dilim ismini söylemiyor, dünya dönmüyor artık. Seni sevmeyi sevdim dedim ya... Seni mezara koydum ya... Sensiz ben yokum ya... Bilme sevdiğim. Bundan sonra ismimi bile bilme. Beni sensiz yaşatmaya alıştırdın zaten. Aşkımı kimselere demem. Sende Bilme... |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| CaNıM SevGiLiM!..(koskomik mektup) :) suat farqıyla | excelci | Komik Yazılar | 31 | 11-04-2007 23:07 |
| Canım | ylnzefe | Videolar | 8 | 09-14-2007 01:20 |
| canım acıyor | ozluyorumseni | HikayeLer & Öyküler | 11 | 04-23-2007 23:04 |
| ::::canım::::: | nazar77 | Paylaşmak istediklerim | 8 | 02-04-2007 01:37 |
| ~~--**Sensiz Canım Yanıyor Canım**--~~ | türkü_gözlüm | Paylaşmak istediklerim | 2 | 12-04-2006 12:45 |