Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Genel »»-(¯`v´¯)-» > Turizm > Resimlerle Türkiye
Kayıt ol Sohbet Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-29-2008, 21:15   #21 (permalink)
NevsehirLi
 
DAMLA22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

tsk.Ler katiliyorum memleketim gibisi yoq
__________________
Keşkelerle Yaşanmıyor,Elde var Yaşanmışlıklar..!

DAMLA22 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-30-2008, 14:55   #22 (permalink)
NevsehirLi
 
DAMLA22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart




__________________
Keşkelerle Yaşanmıyor,Elde var Yaşanmışlıklar..!

DAMLA22 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-30-2008, 15:00   #23 (permalink)
NevsehirLi
 
DAMLA22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

__________________
Keşkelerle Yaşanmıyor,Elde var Yaşanmışlıklar..!

DAMLA22 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-23-2008, 19:49   #24 (permalink)
NevsehirLi
 
DAMLA22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

__________________
Keşkelerle Yaşanmıyor,Elde var Yaşanmışlıklar..!

DAMLA22 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-23-2008, 19:50   #25 (permalink)
NevsehirLi
 
DAMLA22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Avanos'a genel bakışAVANOS...

Avanos, Kapadokya bölgesinin el sanatları, doğal güzelliği, eski evleri ve sanatçı insanıyla bilinen bir ilçesidir. Kızılırmak ilçeyi ortadan ikiye böler. İki yakayı sallanan asma köprü ve tarihi taş köprü birbirine bağlar. İlçenin bir yakası yeni Avanos diğeri ise eski Avanos olarak adlandırılır. Eski yaka Kültür bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır ve kayadan oyma ve taştan yapılma eski Avanos evlerinden oluşur. Bu ev ve kayadamlarda Hititlerden bu yana devam eden çanak atölyeleri, yöresel kilim, halı dokuma ve satış mağazaları ile Avanos Evinin de aralarında bulunduğu restore edilmiş eski evlerden oluşan konaklama yerleri vardır.
- Gündüzleri sıcak, geceleri soğuk iklimi vardır. Kıyafetlerinizi ona göre seçin.
- Avanos sakindir; yormaz, eğlenirsiniz, dinlenirsiniz.







KIZILIRMAK

Avanos'un ruhu! Bölgenin yeşillik ve su kaynağı. Balığı tutulur yenir, çamurundan çanak yapılır, toprağından tuğla. Kapadokya bölgesinin tarih boyunca onlarca uygarlığa ev sahipliği yapmasındaki en önemli etken (Tarihte büyük uygarlıklar hep akarsu kenarlarına kurulmuştur).
Yayın balığı nehrin en lezzetli ve kılçıksız balıklarındandır.




ÇÖMLEKÇİLİK

Avanos'ta Hititler'den beri çarkla çanak-çömlek yapıldığı bilinmektedir. Bu el sanatı kavimden kavime, babadan oğula geçerek günümüze kadar gelmiştir. Avanos'un dağlarından ve Kızılırmak'ın eski yataklarından yumuşak ve yağlı kil topraklar elenir ve iyice yoğurularak çamur haline getirilir. Çark adı verilen ve ayakla döndürülen tezgah üzerindeki çamurun maharetle şekillendirilmesiyle istenilen çanak yapılmış olur. İşlik denilen atölyelerde üretilen çanaklar önce güneşte, daha sonra da gölgede kurutulduktan sonra, saman ve talaşla yakılan fırınlarda 800 dereceden başlayıp 1200 derece sıcaklık arasında özenle pişirilir.
Yörede yemek kapları, su testileri, kışlık yiyecek saklamak için çömlekler ve küpler, su kükleri tanınan çanak ürünleridir. Avanos, günümüzde ''Kapadokya'nın El Sanatları ve Alış - veriş Merkezi'' olarak tanınmaktadır.
__________________
Keşkelerle Yaşanmıyor,Elde var Yaşanmışlıklar..!

DAMLA22 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-23-2008, 19:51   #26 (permalink)
NevsehirLi
 
DAMLA22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

AVANOS

Kızılırmak nehrinin her iki yakasında kurulmuş olan Avanos bölgenin turizm merkezlerinden biridir. İlçeye Kızılırmak hayat veriyor. Burası seramik atölyelerinin bulunduğu, toprağın şekillendirilip pişirilerek kaba kacağa dönüştüğü yerdir. Bu el yapımı parçaların hiç bir yerde bu kadar güzelini bu kadar ucuza bulamazsınız. İpek ve yün halı dokumacılığı da hem evlerde hem de modernleşmiş mağazalarda sürdürülür.
Tarihi

Hititler döneminde, kimi tarihçilere göre "Zu-Winasa, kimilerine göre ise "Nenassa" adını aldığı belirtilir. Yunan ve Roma dönemlerinde "Venessa", Bizans döneminde ise "Vanote" diye adlandılıyor. Selçukluların önemli kumandanlarından Evranos Bey'in adını aldığı; bu ismin ise Osmanlı döneminde Avanos olarak değiştiği öne sürülmektedir. Tarihçi Strabon'un belirttiğine göre Venessa, Kayseri (Mazaka) ve Kemerhisar'dan (Tyana ) sonra gelen Kapadokya Krallığı içindeki üçüncü politik ve dini öneme sahip bir yerleşim yeridir. Buraya yerleşmiş olan, tanrı Zeus ve Uranos kültürünün varlığından da söz edilmektedir.
Bağcılık

İlçede önemli uğraşlardan biri de bağcılıktır. Avanos’un yamaçlarına doğru bağlar, bahçeler yayılır, elde edilen üzümler sofralık olarak kullandığı gibi, mağaralarda, doğal depolarda şarap üretiminde kullanılır.
Çömlekçilik

Avanos'ta Hititler'den beri çarkla çanak-çömlek yapıldığı bilinmektedir. Bu el sanatı kavimden kavime, babadan oğula geçerek günümüze kadar gelmiştir. Avanos'un dağlarından ve Kızılırmak'ın eski yataklarından yumuşak ve yağlı kil topraklar elenir ve iyice yoğurularak çamur haline getirilir. Çark adı verilen ve ayakla döndürülen tezgah üzerindeki çamurun maharetle şekillendirilmesiyle istenilen çanak yapılmış olur. İşlik denilen atölyelerde üretilen çanaklar önce güneşte, daha sonra da gölgede kurutulduktan sonra, saman ve talaşla yakılan fırınlarda 800 dereceden başlayıp 1200 derece sıcaklık arasında özenle pişirilir.
Yörede yemek kapları, su testileri, kışlık yiyecek saklamak için çömlekler ve küpler, su kükleri tanınan çanak ürünleridir. Avanos, günümüzde ''Kapadokya'nın El Sanatları ve Alış - veriş Merkezi'' olarak tanınmaktadır.
AVANOS - Tarihi ve Gezilecek Yerler


Lahit Mezar

(Kayseri Arkeoloji Müzesine Götürüldü)

Avanos'ta Kızılırmak kenarında bulunmuştur. Kapadokya Bölgesi’nde bugüne kadar ele geçen tek lahit olması açısından ilginçtir. Lahit, 1971 yılında tesadüfen ortaya çıkmış, semerdam biçimindeki kapağı kimliği tespit edilmeyen şahıslarca açılmış ve içindeki buluntular ne yazıkki çalınmıştır. Ceset üzerinde yapılan patolojik ve paleoantropolojik araştırmalar sonucunda lahitin, saçları kına ile boyanmış bir kadına ait olduğu anlaşılmıştır.
Dereyamanlı Kilisesi

(1 km Batı)
Ulaşım:
Özel Araç-Yürüyüşe Uygun


Avanos'ta bulunan 2'nci yüzyıldan kalma son derece önem arzeden kilise Avanos Belediyesinin aldığı bir kararla Vatikan'dan gelen temsilcilerin de bulunduğu bir törenle ibadete açılarak bölgeye gelen dini grupların hizmetine sunulmuştur. Ayrıca Katolik aleminin ruhani lideri Papa 2'nci Jean Paul'de Kapadokya'ya ve özellikle Avanos'a Dereyamanlı kilisesine gelmek istediği söylenmiştir.
Paşabağı

(2 km Güney)
Ulaşım:
Belediye Otobüsü-Özel Araç-Yürüyüşe Uygun


Avanos'un güney çıkışında, yoldan 1 km içeridedir. Paşabağı veya Keşişler Vadisi diye adlandırılan küçük vadide iki ve üç başlık taşıyan birleşik peribacaları görülür. Bu bölge aslındaperibacalarının oluşumu nu izleyebileceğiniz küçük bir müze gibidir. Peribacaları nın bazısı henüz oluşum halinde, bazısı oluşumunu tamamlamış, bazısı da olgunlaşıp bozulmaya başlamıştır. Paşabağı vadisinin ortasındaki üç başlı peribacası keşiş Simeon’un inziva hücresiymiş. Simeon aziz rütbesine ulaşmış ve çok saygı kazanmıştır. Çok gövdeli ve çok başlı olan bazı peribacalarının içlerine şapel ve oturma mekanları oyulmuştur. Üç başlı peribacalarının birinde Aziz Simeon adına yapılmış bir şapel ve inziva hücresi bulunmaktadır. Dar bir baca vasıtasıyla ulaşılabilen hücrenin girişini antitetik haçlar süslemektedir. İçinde ocak, oturma ve yatma mekanları ile ışık girmesini sağlayan pencere aralıkları mevcuttur.
Zelve

(3 km Güney)
Ulaşım
: Belediye Otobüsü-Özel Araç-Yürüyüşe Uygun


Avanos’a 3 km uzaklıktaki Zelve, gezmekten en çok zevk alacağınız yerlerden birisi, tırmanmaya ve keşfetmeye son derece elverişlidir.
Üç vadiden oluşan Zelve Ören Yeri, Kapadokya'da peribacalarının en yoğun olduğu yerdir. Vadideki peribacaları sivri uçlu ve geniş gövdelidir.
Kaya oyma mekanlardaki trogloditik yaşamın ne zaman başladığı bilinmeyen Zelve, özellikle 9. ve 13.yüzyılda hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş; aynı zamanda rahiplere ilk dini seminerler de bu yörede verilmiştir.
Eski köy vadinin duvarlarına oyulmuş evlerden oluşuyordu. 1924 mübadelesinde, Rumlar Yunanistan’a göçünce buraya Türkler yerleştirildi. 1952’de ise tamamen boşaltıldı.
Özkonak Yeraltı Şehri

(11 km Kuzey)
Ulaşım:
Belediye Otobüsü-Özel Araç


Avanos'un kuzeyinde yer alan yeraltı şehri, İdiş dağının kuzey yamaçlarına volkanik granit bünyeli tüf tabakalarının oldukça yoğun olduğu yere yapılmıştır. Geniş alanlara yayılmış olan galeriler birbirlerine tünellerle bağlanmıştır.
Diğer yeraltı şehirlerinden farklı olarak katlar arası haberleşmeyi sağlayacak çok dar ve uzun delikler bulunmaktadır. Düzgün oyulmuş odaların girişleri kapatıldığında havalandırma da bu dar (5cm) ve uzun deliklerle sağlanmıştır. Yine diğer yeraltı şehirlerinden farklı olarak sürgü taşından sonra, tünel üzerine (düşmana kızgın yağ dökmek maksadıyla) delikler oyulmuştur.
Özkonak yeraltı şehrinde Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehrinde olduğu gibi hava bacası, su kuyusu, şırahane ve sürgü taşları bulunmaktadır.
Sarıhan Kervansaray

(4 km Güneydoğu)
Ulaşım:
Özel Araç


Sarıhan'da Sema Gösterisi - Hergün Akşam
Sarıhan kervansarayı, doğu-batı bağlantısını sağlayan Aksaray-Kayseri güzergahının Nevşehir sınırları içinde kalır. Avanos ilçesinin 4 km güneydoğusundadır. II. İzzettin Keykavus zamanında - belki de onun tarafından - 1249 yılında yaptırılan Sarıhan 2000 m²'lik bir alanı kaplamaktadır.
Sarıhan'da yapı malzemesi olarak sarı, pembe ve devetüyü renginde, oldukça düzgün kesme taşlar kullanılmıştır. Gerek anıtsal portalin, gerekse iç portalin kapı kemerlerinde iki renkli taşlar kullanılmış, böylece dekoratif bir görünüm sağlanmıştır. Üst kısımları yer yer yıkılan han, 1991 yılında restorasyonu tamamlanarak orijinal haline getirilmiştir. Selçuklu sultanları, sultanhanların en son örneklerinden olan Sarıhan'dan sonra han yaptırmamışlardır.




Çeç Tümülüsü

(2 km Kuzeybatı)
Ulaşım
: Özel Araç-Yürüyüşe Uygun


Avanos'un hemen yakınındaki 32 m. yüksekliğindeki Çeç tümülüsünün, Gordion, Nemrut Dağı ve Karakuş (Adıyaman) gibi bir kral mezarı olduğu düşünülmektedir. Ancak, henüz kazı çalışması yapılamadığı için tümülüs hakkında çok fazla bir bilgiye sahip değiliz.

Çavuşin

(3 km Güney)
Ulaşım
: Belediye Otobüsü-Özel Araç-Yürüyüşe Uygun


Avanos'dan Göreme'ye giderken 2 km. sonra solda, çok eski yerleşimlerden biri olan, kaya içine kurulu bu köyde eski yerleşim evlerini kaya kütlelerinde görüyoruz. Bölgenin en önemli kiliselerinden Vaftizci Yahya Kilisesi buradadır.
Çavuşin (Nicephorus Phocas) Kilisesi

(3 km Güney)
Ulaşım
: Belediye Otobüsü-Özel Araç-Yürüyüşe Uygun


Oldukça yüksek tek nefli, beşik tonozlu, üç apsisli olan kilisenin narteksi yılalmıştır. 964/965 yıllarına tarihlenmektedir.
Sahneleri: Tonozda müjde, ziyaret, bakireliğin ispatı, Mısır 'a kaçış, Yusuf un ikinci rüyası, Havarilerin Tanrı yolunda görevlendirilmesi, üç müneccimin tapınması, masum çocukların katliamı, Elizabeth'in takip edilişi, Zekeriya'nın öldürülmesi; batı duvarında Yusuf ve Meryem deney sonrası, Beytüllahim'e yolculuk, doğum, son yemek, ihanet, İsa'nın cehenneme inişi, vaftiz; kuzey duvarında İsa Plarus önünde, İsa Golgota yoluna, İsa çarmıhta, İsa'nın ölümü; güney duvarında Kudüs'e giriş, Lazarus'un diriltilmesi, kör adamın iyileştirilmesi, İsa'nın çarmıhtan indirilmesi, kadınlar boş mezar başında; apsis duvarında başkalaşım resmedilmiştir.
Güllüdere (Aziz Agathangelus) Kilisesi

(5 km Güney)
Ulaşım
: Belediye Otobüsü-Özel Araç-Yürüyüşe Uygun


Çavuşin köyüne yaklaşık 2 km uzaklıktaki Güllüdere vadisinin en soldaki kolunda yer alır. Vadinin hemen başlangıcında, solda dik bir yamaç üzerine yapılmıştır.
Nef, dikdörtgen planlı, düz tavanlı ve geniş tek apsislidir. VI.-VII. yüzyıla tarihlenen mimariye IX.-X. yüzyılda apsis ilave edilmiştir. Apsisteki iki ya da üç fresk seviyesi apsisin devamlı olarak boyandığını gösterir. Madalyon içinde tahtta oturan İsa'nın sağında ve solunda yer alan İncil yazarlarının sembolleri simetrik olarak resmedilmiştir.
__________________
Keşkelerle Yaşanmıyor,Elde var Yaşanmışlıklar..!

DAMLA22 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-23-2008, 19:52   #27 (permalink)
NevsehirLi
 
DAMLA22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

KAPADOKYA TARİHİ




Kapadokya tarihi boyunca doğal değişimlerin yanı sıra birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, işte kronolojik sıraya göre bunlardan bazıları;
(M.Ö.3000-1750) Asur Ticaret Kolonileri Çağı

M.Ö. 2000-1750 yılları arasında Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Assurlu tacirler Anadolu'da ticari koloniler kurarak ilk ticaret örgütünü oluşturmuşlardır. Bu ticaretin merkezi Kayseri'deki Kültepe, Kaniş-Karum'dur (Karum: Ticaretin yapıldığı pazar yeri). Belgelerde adı geçen ve yeri saptanabilen karumlardan biri de Karum-Hattuşaş'tur (Boğazköy).
Zengin altın, gümüş ve bakır kaynaklarına sahip olan Anadolu, tunç alaşımı için gerekli olan kalay bakımından fakirdi. Tacirlerin beraberinde getirdikleri kalay, çeşitli kumaşlar ve kokular bu ticaretin ana malzemeleriydi. Hiç bir zaman politik üstünlüğe sahip olmayan tacirler yerli beylerin himayesi altındaydılar.
Assurlu tacirler sayesinde Anadolu'da ilk defa yazı görülür. Kapadokya Tabletleri olarak adlandırılan Eski Assurca yazılmış çivi yazılı metinlerden, tacirlerin geliş yolları üzerindeki beylere %10 yol verdikleri, borçlu olan halktan %30 oranında faiz aldıkları, Anadolu krallarına sattıkları mal üzerinden %5 vergi verdikleri anlaşılmaktadır. Yine bu tabletlerde Assurlu tacirlerin Anadolulu kadınlarla evlendikleri ve nikah sözleşmelerinde Anadolulu kadınların haklarını koruyacak maddeler bulunduğu görülmektedir.
Assurlu tacirler yazıdan başka silindir mühürler, madencilik, tapınak ve tanrı fikirlerini de Anadolu'ya getirmişlerdir. Böylece Anadolu'nun yerli sanatı, Mezopotamya sanatının etkisi altında gelişerek kendine has yeni bir sanat anlayışını ortaya koymuştur. Bu sanat daha da gelişerek Hitit sanatının temelini oluşturmuştur.
(M.Ö.1750 - 1200) Hititler Dönemi

M.Ö.II. binin başlarında Avrupa'dan Kafkaslar üzerinden gelerek Kapadokya Bölgesi'ne yerleşen Hititler, daha sonra yerli halkla kaynaşarak imparatorluk kurmuşlardır. Dilleri Hind-Avrupa dil grubundandır. Başkentleri Hattuşaş (Boğazköy) olan Hititlerin önemli şehirleri Alacahöyük ve Alişar'dır. Kapadokya Bölgesi'nde bulunan bütün höyüklerde Hititlere ait kalıntılara rastlamak mümkündür. Bunun yanı sıra Hitit İmparatorluk Dönemi'nde özellikle Kapadokya Bölgesi'nde stratejik açıdan önemli geçitlere ve su kenarlarındaki yüksek kayalara rölyef olarak işlenmiş anıtlar bulunmaktadır. Bu kaya anıtları sayesinde Hitit krallarının güneydeki ülkelere ulaşmak için geçtiği yolları saptamak olasıdır. Kayseri sınırları içindeki Erciyes Dağı'nın güneyinde yer alan Fraktin, Taşçı ve İmamkulu kaya anıtları tanrıların kutsanması, Büyük Kralın (Hattuşili III) ve Kraliçenin (Puduhepa) tanrılara minnettarlığını göstermesinin yanı sıra imparatorluğun gücünün sınırlarını gösteren birer propaganda anıtlarıdır.
(M.Ö. 1200-700) Geç Hitit Dönemi

Friglerin Orta Anadolu'nun önemli kentlerinin hemen hepsini yıkarak Hitit İmparatorluğu'nu ortadan kaldırılmasından sonra Orta ve Güneydoğu Anadolu'da Geç Hitit Krallıkları ortaya çıkmıştır.
Kapadokya Bölgesi'ndeki Geç Hitit Krallığı ise Kayseri, Niğde ve Nevşehir'i içine alan Tabal Krallığı'dır. Bu döneme ait Gülşehir - Sivasa (Gökçetoprak), Acıgöl -Topada, Hacıbektaş - Karaburna Köyü'nde Hitit Hiyeroglifi yazılmış kaya anıtları bulunmaktadır.
(M.Ö.585-332) Pers ve Kapadokya Krallığı

Kimmerler'in Frig egemenliğine son vermesi sonucu Anadolu'da Medler (M.Ö. 585), daha sonra da Persler (M.Ö.547) görülür. Persler bölgeyi 'Satrap' adını verdikleri valilerce yönettiler. Eski Pers dilinde "Katpatuka" olarak adlandırılan Kapadokya bölgesi, 'Cins Atlar Ülkesi' anlamına gelmekteydi. Persler, Zerdüşt dinine bağlı olduklarından ve ateşi kutsal saydıklarından bölgedeki volkanları, özellikle Erciyes ve Hasandağı'nı, kutsal saymışlardır.
Persler, Kapadokya'dan geçerek başkentlerini Ege'ye bağlayan,'Kral Yolu'nu geliştirmişlerdir. Makedonya Kralı İskender M.Ö. 334 ve 332 de Pers ordularını arka arkaya bozguna uğratarak bu büyük İmparatorluğu yıkmıştır.
Pers İmparatorluğu'nu yıkan İskender Kapadokya'da büyük bir dirençle karşılaştı. İskender, komutanlarından Sabiktas'ı bölgeyi denetim altına almakla görevlendirince, halk buna karşı çıktı ve eski Pers soylularından Ariarathes'i kral ilan etti. Çalışkan bir yönetici olan I. Ariarathes (M.Ö.332-322) Kapadokya Krallığı'nın sınırlarını genişletti.
İskender'in ölümüne kadar barış içinde yaşayan Kapadokya Krallığı, Roma'nın bir eyaleti olduğu M.S.17 yılına kadar varlığını korumak için Makedonyalılarla, Pontuslularla, Galatlarla, Romalılarla mücadele etmiştir.
(M.S. 17-395) Roma Dönemi

M.S.1 7'de Tiberius Kapadokya'yı Roma'ya bağlayarak bölgedeki kargaşaya son verdi. Romalılar bölgeyi ele geçirdikten sonra batıya bir yol yaparak Ege'ye ulaşımı sağladılar. Bu yol hem askeri hem de ticari açıdan önemliydi.
Roma egemenliği sırasında, yöreye gerek saldırı gerekse göç biçiminde doğudan gelenler oldu. Romalılar bu yeni gelenlere karşı 'Lejyon' adını verdikleri askeri birlikleriyle karşı koydu.
İmparator Septimus Severus Dönemi'nde ekonomik bakımdan oldukça canlanan Kapadokya'nın merkezi Kayseri, daha sonraki yıllarda İran'dan gelen Sasaniler'in saldırılarına uğradı. Gordianus III bu saldırılara karşı şehrin etrafını surlarla çevirtti.
Bu sırada Anadolu'da yayılmaya başlayan ilk Hıristiyanların bir kısmı büyük şehirlerden köylere göç etmeğe başladılar. Kayseri'nin önemli bir din merkezi haline geldiği 4. yüzyılda, kayalık Göreme ve çevresini keşfeden Hıristiyanlar, Kayseri Piskoposu da olan Aziz Basil'in dünya görüşünü benimseyerek kayalar içinde manastır hayatını başlattılar.
(397-1071)

Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesiyle Kapadokya Doğu Roma İmparatorluğunun etkisi altında kaldı. 7.yüzyılın ilk yıllarında Kapadokya'da Sasanilerle Bizanslılar arasında yoğun savaşlar oldu. Sasaniler bölgeyi 6 - 7 yıl kadar ellerinde tuttular. 651'de Halife Osman Sasanileri yıkınca bölge bu kez Arap-Emevi göçlerinin akınlarına uğradı.
Uzun süredir devam eden mezhep çatışmaları III. Leon'un Müslümanlıktan etkilenerek ikonları yasaklamasıyla doruk noktasına ulaştı. Bu durum karşısında bazı Hıristiyan ikon yanlısı keşişler Kapadokya'ya sığınmaya başladılar. İkonoklasm hareketi yüz yıldan fazla sürdü (726-843). Bu dönemde birkaç Kapadokya kilisesi ikonoklasm etkisinde kaldıysa da ikondan yana olanlar burada rahatlıkla gizlenip ibadetlerini sürdürdüler.
(1071-1299) Selçuklu Dönemi

Oğuz Türklerinden Selçuk Bey'in kurduğu Selçukluların anavatanı Orta Asya'dır. 10. yüzyılda kuzeye doğru yayılan İslamiyet'i kabul eden Selçuklular, İslamiyet'i kabul etmemiş kavimlerle sürekli mücadele ederek egemenlik alanlarını genişletmeye çalışmışlardır.
Bizans İmparatoru Romanos Diogenes'in Selçuk Bey'in torununun oğlu Alparslan'a 1071 yılında yenilmesi Bizans'ın gerilemesine, Anadolu'da yeni bir dönemin başlamasına neden olmuştur.
1075 yılında Anadolu Selçuklu Devleti kurulur. 1082'de Kayseri fethedilir ve böylece Kapadokya Selçuklu hakimiyetine girer. Hıristiyanlığın önemli yerleşim ve yayılma alanı olan Anadolu, bundan böyle Kuzey Afrika'dan, Ortadoğu ve Yakındoğu'ya kadar uzanan İslam bölgelerine dahil olmuştur. Anadolu'nun Selçuklu Türkleri tarafından fethi, patrikhanenin idari etkinliğini etkilememiştir. Çünkü 13. yüzyıla ait İhlara Bölgesi'ndeki Aziz George Kilisesi'nin yazıtlarında Selçuklu Sultanı II. Mesud ve Bizans İmparatoru II. Andronicus'un adlarından övgüyle bahsedilmektedir.
13.yüzyılın sonunda Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflaması üzerine Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde beyliklerortayaçıkar.1308yılındaMoğolkökenliİlhanlılar Anadolu'yu istila eder ve Kapadokya Bölgesi'nin önemli bir kenti olan Kayseri de yıkılıp tahrip edilir. Selçuklu sultanları Moğol yönetiminin etkisi altında kalırlar ve bağımsız hareket edemezler. Anadolu artık Türk boylarının kurduğu beylikler halinde idare edilecektir.
Osmanlı Dönemi

Kapadokya Bölgesi, Osmanlı Dönemi'nde de oldukça sakindi. Nevşehir, Damat İbrahim Paşa Dönemi'ne kadar Niğde'ye bağlı küçük bir köydü. 18. yüzyıl başlarında özellikle Damat İbrahim Paşa zamanında Nevşehir, Gülşehir, Özkonak, Avanos ve Ürgüp'te imar hareketleri gelişmiş; camiler, külliyeler, çeşmeler yaptırılmıştır. Özkonak kasabasının merkezinde Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selimdin doğu seferi sırasında (1514) yapılan köprü, Nevşehir'deki erken Osmanlı yapısı olması açısından önemlidir.
Osmanlı Dönemi'nde de Selçuklu Dönemi'nde olduğu gibi yörede yaşayan Hıristiyanlara karşı hoşgörülü davranılmıştır . Ürgüp/Sinasos'taki 18.yüzyıla ait Konstantin - Eleni Kilisesi, Gülşehir'deki 19.yüzyıla ait Dimitrius adına yapılan kilise ve Derinkuyu'daki Ortodoks Kilisesi bunun en güzel örnekleridir.
__________________
Keşkelerle Yaşanmıyor,Elde var Yaşanmışlıklar..!

DAMLA22 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-23-2008, 19:53   #28 (permalink)
NevsehirLi
 
DAMLA22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Peri bacaları nın Oluşumu
KAPADOKYA'NIN KONUMU

Roma İmparatoru Augustus zamanında Antik Dönemyazarlarından Strabon Kapadokya Bölgesi'nin sınırlarını güneyde Toros Dağları, batıda Aksaray, doğuda Malatya ve kuzeyde Doğu Karadeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir bölge olarak belirtir. Bu günkü Kapadokya Bölgesi Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerinin kapladığı alandır. Daha dar bir alan olan kayalık Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibarettir.

VOLKANLARIN PATLAMASI VE JEOLOJİK OLUŞUM

Kaya yapısı:

Kapadokya Bölgesi'ndeki Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ jeolojik devirlerde aktif birer volkandı. Bu volkanla birlikte diğer çok sayıdaki volkanların püskürmeleri Üst Miyosen'de ( 10 milyon yıl önce) başlayıp, holosen'e (Günümüze) kadar sürmüştür. Neojen gölleri altındaki yanardağlardan çıkan lavlar, platoda, göller ve akarsular üzerinde 100-150m. kalınlığında farklı sertlikte tüf tabakasını oluşturmuştur. Bu tabakanın bünyesinde tüften başka tüffit, ignimbirit tüf, lahar, volkan külü, kil, kumtaşı, marn aglomera ve bazalt gibi jeolojik kayaçlar bulunmaktadır. Ana volkanlardan püsküren maddelerle şekillenen plato, şiddeti daha az küçük volkanların püskürmeleriyle sürekli değişime uğramıştır. Üst Pliosen'den başlayarak başta Kızılırmak olmak üzere akarsu ve göllerin bu tüf tabakasını aşındırmaları nedeniyle bölge bugünkü halini almıştır.
Peri bacaları nasıl oluştu:

Vadi yamaçlarından inen sel suşarının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla "Peribacası" adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır.
Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin derin bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üsy kısımlarda yer alan şapka ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır.. Bu durum, peri bacalarının oluşumunda, rüzgar etkisinden çok yagmur sularının yüzeydeki akışının daha önemli oldugunu ortaya koymaktadır. Yağmur sularının bu denli etkili ve güçlü yüzey akıntısı olarak gelismesine ise en önemli etken bitki örtüsünün azlıgı ve tüflerin geçirimsiz olmasıdır.
Daha çok Paşabağı civarında bulunan şapkalı peribacaları konik gövdeli olup, tepe kısımlarında bir kaya bloku bulunmaktadır. Gövde tüf, tüffit ve volkan külünden oluşmuş kayaçtan; şapka kısmı ise lahar ve ignimbirit gibi sert kayaçlardan oluşmaktadır. Yani şapkayı oluşturan kaya türü, gövdeyi oluşturan kaya topluluğuna oranla daha dayanıklıdır. Bu peribacasının oluşumu için ilk koşuldur. Şapkadaki kayanın direncine bağlı olarak, peribacaları uzun veya kısa ömürlü olmaktadır. Ayrıca şapka kaya, zayıf tüfün erozyonunu geciktirerek peri bacalarının yüksekligini kontrol eder.
Peri bacalarının çapları ise 1 m ile 15 m arasında değişmektedir. Çatlak aralığının 1 m'den küçük olması veya 15 m'den büyük olması durumunda ise peri bacası gelişimi gözlenmemektedir.
Kapadokya Bölgesi'nde erozyonun oluşturduğu peribacası tipleri; şapkalı, konili, mantar biçimli, sütunlu ve sivri kayalardır. Peribacaları en yoğun şekilde Avanos - Uçhisar - Ürgüp üçgeni arasında kalan vadilerde, Ürgüp Şahinefendi arasındaki bölgede Nevşehir Çat kasabası civarında, Kayseri Soğanlı vadisinde ve Aksaray Selime köyü civarında bulunmaktadır. Peribacalarının dışında vadi yamaçlarında yağmur sularının oluşturduğu ilginç kıvrımlar bölgeye ayrı bir özellik katmaktadır. Bazı yamaçlarda görülen renk armonisi lav tabakalarının ısı farkından dolayıdır. Bu oluşumlar Uçhisar, Çavuşin, Güllüdere, Göreme, Meskendir, Ortahisar Kızılçukur ve Pancarlı vadilerinde gözlenir.


Yukarıdaki resim adeta peribacaları müzesi olarak nitelendirilen Avanos'un Paşabağı mevkiinden çekilmiştir. Peribacalarının oluşumu ndan olgunlaşıp bozulmasına kadar bütün evreler görülmektedir
__________________
Keşkelerle Yaşanmıyor,Elde var Yaşanmışlıklar..!

DAMLA22 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-23-2008, 19:54   #29 (permalink)
NevsehirLi
 
DAMLA22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

KAPADOKYA RENKLERİ

Kapadokya'nın zengin tarihi ve doğa harikası peribacalarına
ilave olarak belkide en dikkat çekici özelliklerinden biride
olağanüstü renkleridir.








__________________
Keşkelerle Yaşanmıyor,Elde var Yaşanmışlıklar..!


Konu ••♥Hayali Prenses♥•• tarafından (04-29-2008 Saat 21:07 ) değiştirilmiştir.. Sebep: sayfaların rahat acılması ıcın duzenlenmıstır..
DAMLA22 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-23-2008, 19:54   #30 (permalink)
NevsehirLi
 
DAMLA22 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Eski Kapadokya Evleri

Avanos Evi restorasyon çalışmalarında aşağıda belirtilen kapadokya bölgesine özgü eski evlerin karakteristik özelliklerine tamamen sadık kalınmıştır.
DIŞ ÇEVRE

Bazen bir çeşme ya da bir dinsel merkezin bulunduğu meydanı çevreleyen sokaklarla oluşan mahalleler yerleşmenin özelliğini yansıtırlar. Sokaklar topografik özelliklere uyar ve genellikle insanla beraber yüklü bir hayvanın geçebileceği ölçektedir. Bazı yerleşmelerde sokak üzerine taşan saçaklar kapalı, samimi ve değişken perspektifli mekân etkileri oluştururlar. Bu organik sokakları bölgesel özelliklere göre bazen ahşap payandalı ya da taş konsollu çıkmaları ile yapı kütleleri, bazen de yüksek bahçe ya da avlu duvarları sınırlar.
İÇ ÇEVRE

Bahçe, avlu ve avluyu çevreleyen mekânlardan oluşur. Her şey kullanıcının yaşama biçimi ve günlük eylemlerine göre tasarlanmıştır. Genel özellikler şöyle özetlenebilir:
  • Pratiklik
  • İşlevsellik
  • Çevre koşullarına uyum
  • Çözüme iç mekânla başlayıp dışa doğru geliştirmek ve bütünleştirmek
  • Malzeme ve gereçleri en yakından seçmek
  • Çözümde, strüktürde, görünüşte yalınlık
  • İşlevsel çözümlerin planlamadaki önceliği
Evlerin plan şemaları ve kullanılan malzemeler Anadolu'nun değişik bölgelerinde değişik koşul ve bileşenlerde ortaya çıkmaktadır. Bunda iklim, çevresel koşullar, yöresel topografik durum gibi pek çok etken söz konusudur.

ESKİ KAPADOKYA EVLERİ PLAN TİPLERİ
Kapadokya evinde plan, odaların bir sofa çevresine dizilmesiyle oluşur. Oda, biçimi, büyüklüğü, nitelikleri pek az değişken bir yaşama birimidir. Odalar arası alan diyebileceğimiz sofa ise, her özelliğiyle değişkendir. Bu yüzden ev tipini sofa belirler. İç Sofalı Tipler: 18. yüzyıldan itibaren belirginleşmiş, ancak 19. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Kentlerin kalabalıklaşması, arsanın küçülmesi ve değer kazanması daha içe dönük ve sıkışık planlamaları gerektirmiştir. Daha rahat yaşama biçiminin arzulanması, tozdan, soğuktan kaçılması, sofa alanını da her zaman kullanma ihtiyacı, bu tipin tercih edilmesinin sosyal nedenleri arasındadır. Bu derli toplu plan, daha çok sayıda odaya yer veriyor, yanyana gelen odalar sayesinde duvarlar azalıyor ve ekonomi sağlanıyordu. Bir başka görüşe göre ise orta sofalı plan tipi, Orta Asya'dan beri kullanılan bir tip olup Anadolu Türk mimarisinde daha çok medrese, cami, köşk gibi yapı türlerinde uygulanmışken 18. yüzyıldan itibaren önce büyük kentlerde yönetici evlerinde sonra da çevresinde tekrar uygulama alanı bulmuş bir ev tipidir. İç sofalı tipte bir yönde simetri görülür.





__________________
Keşkelerle Yaşanmıyor,Elde var Yaşanmışlıklar..!

DAMLA22 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
.....MeMLeKeTiM..... /OrDu TweNdyy Paylaşmak istediklerim 10 05-01-2008 18:27
Memleketim..ADIYAMAN.... Delight_GirL Resimlerle Türkiye 6 02-28-2008 13:10
Avanos MeCHuL Turizm 0 02-06-2008 15:39
Avanos(kapadokyo) EvLerinden YαnLızßαяon Resimlerle Türkiye 2 01-19-2008 13:12
Kapadokya KraLice Paylaşmak istediklerim 3 12-22-2005 21:26


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:07 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 hayat döner sana blingee gece gülü nihat alptuğ altınkaya