![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #41 (permalink) |
| NevsehirLi ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.812
Konular: 1231
Ruh Halim: Rep puanı:1049179 Toplam Online: 4 Gün 15 Saat 23 Dakika 42 Saniye | ![]()
__________________ ![]() Hayat beni NEDENN yoruyosunn !!!!! BuGüN YıKığIM BiLiYoR MuSun? BeZGiNim,ÇareSiZim,UmutSuzuM.. |
| | |
| | #42 (permalink) |
| NevsehirLi ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.812
Konular: 1231
Ruh Halim: Rep puanı:1049179 Toplam Online: 4 Gün 15 Saat 23 Dakika 42 Saniye | ![]()
__________________ ![]() Hayat beni NEDENN yoruyosunn !!!!! BuGüN YıKığIM BiLiYoR MuSun? BeZGiNim,ÇareSiZim,UmutSuzuM.. |
| | |
| | #43 (permalink) |
| NevsehirLi ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.812
Konular: 1231
Ruh Halim: Rep puanı:1049179 Toplam Online: 4 Gün 15 Saat 23 Dakika 42 Saniye | ![]() Tarihi: Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanan ve tarih öncesi çağlardan beri birçok yerleşmeye sahne olan kent tarihte Kapadokya Krallığı adıyla anılmıştır. Nevşehir'de Hititler, Persler, Makedonyalılar, Selevkoslar, Roma, Bizans, Selçuklu, Dulkadiroğulları ve Osmanlılar hüküm sürmüştür. Nevşehir Osmanlıların son dönemlerinde Niğde Sancağı''na bağlı bir kaza idi. Cumhuriyetin ilanından sonra 1924'' te Niğde yeni idari yapılanmada bir il olarak ortaya çıkarken Nevşehir de ilçelerinden biri oldu. Nevşehir 20 Temmuz 1954 tarihinde il oldu. Coğrafyası: Yüzölçümü: 5.467 km² Nüfus: 289.509 (1990) İl Trafik Numarası: 50 İlçeleri: Nevşehir (merkez), Acıgöl, Avanos, Derinkuyu, Gülşehir, Hacıbektaş, Kozaklı, Ürgüp. Nevşehir il alanı, Orta Anadolu'da, Erciyes, Melendiz ve Hasan dağları gibi eski yanardağların kül ve lavlarının birikmesiyle oluşmuş çok geniş bir plato üzerinde yer almaktadır. Bu platoyu, ülkenin en uzun akarsuyu olan Kızılırmak, doğu-batı doğrultusunda derinliğine oymuştur. Ayrıca bu alan, Kızılırmak nehrine kuzeyden ve güneyden karışan yan suların açtığı derin vadilerle de sık bir şekilde parçalanmıştır. İl merkezi, Kızılırmak platosu adıyla anılan bu geniş ve yüksek düzlüklerin batı yamaçlarında kurulmuştur. Nevşehir, yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçen tipik karasal iklim özelliğine sahiptir. Peribacaları: Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgârın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla 'peribacası' adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin derin bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarda yer alan şapka ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır. Daha çok Ürgüp civarında bulunan şapkalı peribacaları konik gövdeli olup, tepe kısımlarında bir kaya bloğu bulunmaktadır. Şapkayı oluşturan kaya türü, gövdeyi oluşturan kaya topluluğuna oranla daha dayanıklıdır. Bu, peribacasının oluşumu için ilk koşuldur. Şapkadaki kayanın direncine bağlı olarak peribacaları uzun veya kısa ömürlü olmaktadır. Ekonomisi: Nevşehir ilinin ekonomisi geniş ölçüde tarıma dayanır. Faal nüfusun % 75’i tarım sektöründe çalışır. Sanayi pek gelişmemiştir. Turizm sektörü son senelerde hızla gelişmektedir. Peribacaları ve kayalara oyulmuş kiliseler Avrupalı turistlerin gezdikleri en önemli turistik yerdir. Mevsim ve yağış şartları sebebiyle tarım ürünleri fazla çeşitli değildir. Tahıl, yumru ve sanayi ürünleri başlıca tarım ürünleridir. Patates üretiminde Nevşehir ili Niğde ve İzmir’den sonra üçüncü sırada bulunur. Nevşehir ilinde arazinin ekime ayrılması sebebiyle yeterli otlak yoktur. Fakat besi hayvancılığı gelişmekte olup, bunun sonucu sığır miktarı artarken, küçükbaş hayvan sayısı gittikçe azalmaktadır. İl maden bakımından zengin sayılmaz. Gülşehir kaya tuzlarından yıllık ortalama 20 bin ton tuz üretilir. Hacıbektaş Taşı denilen oniks mermerleri çıkarılır. Bu madenden süs eşyası ve biblolar yapılır. Nevşehir’de sanayi yeni gelişmektedir. 10 kişi ve daha fazla işçi çalıştıran sanayi işyeri sayısı 100 civarındadır. El Sanatları: El yapımı ünlü Kapadokya bebeklerinin yapım merkezi, Ürgüp'e 50 km. uzaklıktaki Soğanlı Köyü'dür. Çok değil, bundan birkaç yıl öncesine kadar fakir bir köy olan Soğanlı, bu bebeklerin yapımı sayesinde gelişerek müreffeh bir köy olma niteliği kazanmıştır. Çeşitli işlemlerden geçilerek üstün nitelikli bir seramik hamuru haline getirilen yağlı kırmızı toprak basit görünüşlü atölyelerde şekil kazanır. Yerli halkın "işlik" ve "çanakhane" adını verdiği atölyeler, güneş almayan, gösterişsiz mekânlardır. Ayakla çevrilerek haraket ettirilen çark üzerindeki çamur topağı dönmeye başladığında, birkaç dakika içinde incelip yükselmeye başlayan kütle sonunda inanılmaz bir şekil kazanır. Çarkta çekilen formlar ustaca yerinden kaldırılıp "yanalak" adı verilen havadar bir tezgâh üzerinde kurumaya bırakılır. Bu sırada boyama ve cila işlemleri gören kaplar yeterince kuruduktan sonra 600–700 derece civarındaki bir ısıda pişirilen kaplar sertleşerek istenen özelliğe kavuşturulur. Formlar ve boyutlar ihtiyaca ve çamur türüne göre şekillenir. Geleneksel üretim, boyları 20 cm'den 1,5 metreye kadar değişen, çömlek, küp, testi ve güveçlerden oluşan işlevsel gereçler üretimidir. Avanos yapımı testiler, antik çanak, çömlek reprodüksiyonları bölgenin en önemli gelir kaynaklarından biri haline gelmiştir. Kapadokya'nın günlük yaşamı üzerinde eskiden beri taşların büyük etkisi olmuştur. Taşın konut, ibadethane, mimari dışında kullanıldığı bir başka alan da süs eşyası üretimidir. Özellikle Hacıbektaş çevresinde yoğun olan oniks taşı, sarı, pembe, kırmızı, beyaz renklerdendir. Damarlı taş adı verilen ve birden fazla rengi içeren çeşitleri de bulunmaktadır. Üzerine çeşitli motifler işlenen ve biçimlendirilen oniks taşı kişisel süs eşyası ve ev aksesuarı yapımında kullanılır. Geçmişte, özellikle Hacıbektaş dergâhına bağlı kişiler arasında Teslime Taşı olarak bilinen kolyelerin yapımında kullanılmıştır. Yörede halı, kilim dokumacılığı da önemlidir.
__________________ ![]() Hayat beni NEDENN yoruyosunn !!!!! BuGüN YıKığIM BiLiYoR MuSun? BeZGiNim,ÇareSiZim,UmutSuzuM.. |
| | |
| | #44 (permalink) |
| NevsehirLi ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.812
Konular: 1231
Ruh Halim: Rep puanı:1049179 Toplam Online: 4 Gün 15 Saat 23 Dakika 42 Saniye | Gelenekleri: Evlenme ve Düğün: Yörede evlenme çağına gelmiş olan genç erkek evleneceği kızı kendi seçer. Genç erkek durumu annesine açar ki o akşam babası da oğlunun evlenme isteğini eşinden öğrenmiş olur. Oğlanın annesi'nin kız hakkında yapmış olduğu araştırma olumlu ise ki kızın geçimli, tutumlu, terbiyeli, hamarat biri olduğu öğrenilmiş ise kızın evine gerek kendilerinin gerek kızın ailesinin yakinen tanıdığı biri vasıtasıyla haber gönderilir. Kız tarafının evlenme isteğim kabulü ile evlilikte ilk adım olan nişan için erkek tarafı davet edilir. Erkek tarafı dutu koymaya haber verilen günde gider. Dutu'da kız evine bir bohça içinde gelin kıza verilmek üzere saat, yüzük, bilezik, küpe, çerçeveli altın, dimilik, yemeni, çorap ve tatlı götürülür. Böylece iki genç nişanlanmış olur. Düğünlerdeki gelenekler diğer Orta Anadolu yörelerine benzer. Cuma günü başlayan düğünler, Pazar akşamı biter. Pazartesi günü duvak açımı yapılır. Doğum: Doğumdan önce anne ve baba yakın akrabalar yeni doğacak çocuk için hazırlıklara başlarlar, giyeceği eşyaları, annenin doğum sonrası ihtiyaçları için temin edilmeye çalışılır. Bebek tuzlu su ile yıkanır. Bebeğin koltuk altlarına da tuz sürülür. Bebeğin kesik olan göbek bağı, bebek büyüdüğü zaman, dinine bağlı olması isteniyorsa cami avlusuna, gömülür. Bebeğe ismi genelde anne ve babası verir. Bazen büyükanne ve büyükbabanın da isim verdiği olur. Anne ve babada zaten bebeğin erkek ya da kız oluşuna göre anne ve babasının ismini koyar. Mutfağı: İlin temel ürünleri olan buğday ve üzüm, beslenme biçimlerini de etkilemiştir. Unlu besinler, bulgur, düğü, yarma gibi tahıl ürünlerinin tüketimi yaygındır. Bağcılıkla uğraşılan yerleşim birimlerinde, üzüm yöre mutfağının önemli öğelerindendir. Yerleşmelerin çoğunluğunda kimi yiyecekler, yazdan kışa genellikle evde hazırlanır. Başlıca işlerden biri bulgur kaynatmaktır. Bulgur pilavı ya da çorbası, düğün çorbası yanında bulgurluk köfte yaygın yiyeceklerdendir. Tarhana da köylerin değişmez çorbasıdır. Pekmez yapımı, meyve, sebze kurutma öbür uğraşlardır. Elma, Armut, Ayva kayısı gibi meyvelerin ince ince dilimlenerek kurutuluşuna “Kak” denir. Bunlar komposto biçiminde kullanıldığı gibi, kimi yemeklere de çeşni olarak katılır. Turşu kurma, yufka ve erişte yapımı da kış öncesi hazırlıkları arasındadır. Üzüm ve pazı, özgün turşu türleridir. Patates yöre mutfağına ancak 1950 sonrasında girmiştir. Sebzelerden baklagiller tüketilir. Kuru fasulye ye yörede “Ağ pakla” denir. Çömlekçiliğin gelişkin olduğu bölgede sofrada ya da yiyeceklerin korunmasında toprak kaplar yaygın biçimde kullanılmaktadır. Kayısı yahnisi, Tandır fasulye ve çömlek kebabı gibi yöreye özgü kimi yemekler “güveç” te yapılır. BİRYAN Malzemesi: 1 kg. iri doğranmış dana eti 3 adet kuru soğan 2 su bardağı pirinç 3 yemek kaşığı tereyağı 2 yemek kaşığı sıvıyağ Karabiber Tuz Yapılışı: Pirinci ılık tuzlu suda bekletin. Tencerede ince kıyılmış soğanla birlikte eti kavurun. Et suyunu bırakıp çekince karabiber, tuz ve 6 bardak su ilave edin. Et pişince önce suyu süzülmüş pirinci tepsiye yayın. Üstüne eti boca edin. Pirincin etle karışmasını sağladıktan sonra 150 derecelik fırında 40 dakika pişirin. Tereyağını kızdırıp, pilavın üstüne döküp, servis yapın. Halk Edebiyatı: Yöresel Kelimeler: Abaam: Bir tür şaşırma ünlemi Ağzı sarmak: Yemeğin hoşa gitmesi Bestil: Salça Boduc: Toprak sürahi Carı: Çabuk, acele Çörüşük: Buruşuk Deriğün: Pazar günü Filke: Musluk Govürmek: Bırakmak, göndermek Kircikti: Kirlendi Kopmak: Koşmak Lavgar: Boş konuşan Parpılamak: Azarlamak, paylamak Şıdıkmak: Şımarmak Tosmalamak: Emeklemek Zavar: Hayvan yemi Zeraadar: Küçücük, zerre kadar Zerdeli: Kayısı Zıngımak: Zıplamak, gürültü yapmak Efsaneler: Peribacaları Efsanesini Okuyun Maniler: Elma attım al gelin Yanakları bal gelin İnşallah kocan ölür Sende bana kal gelin Çini tabakta bal var Topukta pembe şalvar Kız allahın seversen Diz gel allaha yalvar Halı dokurum halı Bitmiyor domuz malı Halı icat olalı Kızların benzi sarı Deyimler: Yağı ağır olmak Yavaş davranışlı olmak Aşığı kurşunlamak Zengin olmak Bağrı yufka olmak Çabuk duygulanmak Çürük tahtaya mıh çakmak Çürük iş yapmak İt izini kurt izine karıştırmak Kurnazlık yapmak Kuru söğütten düdük yapmak İşini bilmek, ekmeğini Sak Durmak Tetikte durmak Sırım sırım sırınmak Açlıktan kıvranmak Üzüm için bağ duvarına yaslanmak Çıkarı için küçülmek Atasözleri: Acıkan doymam sanır, susayan kanmam sanır. Ağacı kendin yetiştireceksin, yapıyı babadan bulacaksın. At alacaksan yazın al, kız alacaksan gezin al. Düşersen bir avuç toprakla kalk. Eldeki serçe damdaki tavuktan iyidir. Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur. Irgadın kötüsü akşama doğru iştaha gelir (çalışmaya başlar). Köpekle yatan pireyle kalkar. Ulu kuş ağır uçar. Giyim – Kuşam Kadın Giysileri: Kadınlar başlarına tepelikli üç sıra penezli fes, fes üstüne pullu kıvrak takarlar. İçlik olarak pamuklu yelek, kollu üç etek, üç etek üstüne kollu veya kolsuz olabilen salta giyerler. Bele çulfa dokuma şal kuşak ve boncuklu kuşak sarılır. Ayrıca geniş peyikli, paçası lastikli boğma dimi denilen şalvar, ayaklarına da yünden renkli ve renksiz motifli çorap, ayakkabı olarak kunduradan mestli iskarpin giyerler. Erkek Giysileri: Erkekler başlarına püsküllü fes, üstlerine kaytan kumaştan yakasız gömlek, gömlek üzerine siyah renkte cepli, düğmeli kolsuz delme yelek giyerler. Bele çulfa dokuma şal kuşak sararlar. Peyikli dar paçalı, siyah renk şalvar, ayağa ise paça üzerine çekilecek biçimde uzun boğazlı, beyaz renkli motifli çorap, ayakkabı olarak çarık ve yemeni giyerler. Halk Oyunları: Nevşehir ve çevresi halk müziği ve halk oyunları bakımından da zengindir. Bölgede çok sayıda göçmen bulunduğundan müzik ve oyun karakteri yer yer farklılıklar gösterir. “Nefes” denilen beste ile okunan ilâhîler mevcuttur. Dayanışmaya dayalı olarak toplu oynanan oyunlara yörede halay ismi verilir. Halay bütünü içerisindeki tespit edilen oyunlar söz ve müzikle bütünleşmiştir. Oyunlar kadın ve erkekler arasında farklı karakteristik özellik gösterirler. Erkek oyunları, davul, zurna ve klarnet eşliğinde oynanır. Galeden Galeye Şahin Uçurdum, Kayalar Yarılması, Hoşbilezik, Cezâyir gibi türküler söylenir. Oyunun genelinde oynayanlarca türkü ile hareket bağlantılı olarak yürütülür. Ağırlama, Üçayak, Cezayir, Düzleme, Keblebi, Hoşbilezik, Temurağı, Selamlama başlıca erkek oyunlarıdır. Kadın oyunları kapalı mekânlarda oynanır. Kadın halayı (Türkücü Allılar), Düz oyun, Haşlama, Cimdallı, Kayalar, Alaçalı yılan başlıca kadın oyunlarıdır. Türkülerinden örnekler: Aşağıdaki türküler yöreye ait türkülerin çok küçük bir bölümüdür. Ağaçlıktan Arar Gelir, Elifim Noktalandı, Evlerinin Önü Bulgur Sokusu, Fincan Fincana Kurban, Cemalim, Dam Başında Sarı Çiçek, İğdenin Daline De Bastım, Merdivenin Altından, Nar Ağacı Budam Budam, Gökte Yıldız Ellidir, Sarı Saçın Ela Gözün, Taşa Çaldım Ayva İle Narımı Nevşehir Türküleri: —Koro-Ağaçlıktan Arar Gelir —Emel Taşçıoğlu-Taşa Çaldım http://rapidshare.de/files/16490313/nev ... i.rar.html 7,52 MB Önemli Not: Türküler TRT’den yaptığım kendi ses kayıtlarımdır. Kaynaklar: http://www.nevsehir.gov.tr/ http://www.cappadocia.gov.tr/ http://www.yerelnet.org.tr/iller/il.php?iladi=NEVŞEHİR http://www.devletonline.com/turkiye/nevsehir/ http://www.kulturturizm.gov.tr/portal/d ... k=Nevsehir http://www.turkcebilgi.com/ Ayrıca Nevşehir İli İlçelerine ait resmi internet siteleri
__________________ ![]() Hayat beni NEDENN yoruyosunn !!!!! BuGüN YıKığIM BiLiYoR MuSun? BeZGiNim,ÇareSiZim,UmutSuzuM.. |
| | |
| | #45 (permalink) |
| NevsehirLi ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.812
Konular: 1231
Ruh Halim: Rep puanı:1049179 Toplam Online: 4 Gün 15 Saat 23 Dakika 42 Saniye |
__________________ ![]() Hayat beni NEDENN yoruyosunn !!!!! BuGüN YıKığIM BiLiYoR MuSun? BeZGiNim,ÇareSiZim,UmutSuzuM.. |
| | |
| | #46 (permalink) |
| NevsehirLi ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.812
Konular: 1231
Ruh Halim: Rep puanı:1049179 Toplam Online: 4 Gün 15 Saat 23 Dakika 42 Saniye | ![]()
__________________ ![]() Hayat beni NEDENN yoruyosunn !!!!! BuGüN YıKığIM BiLiYoR MuSun? BeZGiNim,ÇareSiZim,UmutSuzuM.. |
| | |
| | #47 (permalink) |
| NevsehirLi ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.812
Konular: 1231
Ruh Halim: Rep puanı:1049179 Toplam Online: 4 Gün 15 Saat 23 Dakika 42 Saniye |
__________________ ![]() Hayat beni NEDENN yoruyosunn !!!!! BuGüN YıKığIM BiLiYoR MuSun? BeZGiNim,ÇareSiZim,UmutSuzuM.. |
| | |
| | #48 (permalink) |
| NevsehirLi ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.812
Konular: 1231
Ruh Halim: Rep puanı:1049179 Toplam Online: 4 Gün 15 Saat 23 Dakika 42 Saniye | el isi, gonul isi ![]()
__________________ ![]() Hayat beni NEDENN yoruyosunn !!!!! BuGüN YıKığIM BiLiYoR MuSun? BeZGiNim,ÇareSiZim,UmutSuzuM.. |
| | |
| | #49 (permalink) |
| NevsehirLi ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.812
Konular: 1231
Ruh Halim: Rep puanı:1049179 Toplam Online: 4 Gün 15 Saat 23 Dakika 42 Saniye | AVANOS ilçesi hakkında bilgiler ...Kör de bilir Avanos'un yolunu;Testi, bardak kırığından bellidir... Abdullah Kılıç Şair, Avanos'u bu iki dizenin içine sığdırmış. Ancak birkaç sözcükten oluşan tarifi anlamak için arif olmaya gerek yok. Avanos'un özelliğini dünyaya en iyi tanıtan dizeler bunlar... Evet, gerçekten de eskilerin dediği gibi Orta Anadolu'nun orta yerinde, bir zamanlar Aksaray-Gülşehir- Kayseri kervan yolu üzerinde yer alan Avanos'u bulmak, bilmek o kadar zor değilmiş... Yüzyıllar ötesinden günümüze dek gelen çömlekçiliği ile ünlü bu tarihi beldenin taşlı topraklı yollarına dağılmış kırık testi, çömlek parçalarından nereye geldiğini herkes hemen anlarmış... Bilinen en eski Tunç ve Demir çağlarına uzandığı, Topaklı köyünde 1967'de İtalyanların başlattığı ve günümüzde devam eden kazılarda ele geçen buluntulardan öğrenmekteyiz. 1926 yılında Boğazköy Hattuşa'da ortaya çıkarılan ve bölgede yaşayan kişilerin birbirleriyle haberleştiğini gösteren ve filolog Emile Forrer tarafından okunmuş olan bir Hitit tabletinden, Avanos şehrinin adının Hititler döneminde Zuwinasa olduğu tespit edilmiştir. Michel Condoz bölgede yaptığı araştırmada bir Asur tabletinde Avanos'un Asurlular dönemindeki isminin Nenassa arasında Strabon tarafından yazılan Coğrafya1 adlı kitaptan bölge ile ilgili olarak Kapadokya Krallığı'nın son kralı Arkhelaos'un ölümünden sonra (17 MS) Roman ,İmperatoru Tiberius Caesar (14-17 MS) ve Roman senatosu tarafından bu bölgenin bir Roma Eyaleti olmasına kara verildiği yazılmaktadır. Bölgenin adı, Bizans kaynaklarında, daha erken Hıristiyanlık çağında Venasa olarak geçiyor. Strabon bu adı, Hellen yazımızla, Ouenasa diye aktarır, bölgenin Ouenasa Zeus'u tapınağıyla ünlü olduğunu söyler; üstelik, bölgedeki hiçbir kentin sözünü etmez. Buna bakılırsa, Venasa bölgesindeki kent, ortaçağın ileri dönemlerinde gelişti ve bölgenin adıyla anıldı. Ouenasa / Venasa adının türetilmiş öğelerine ve anlamına gelince, Luwi dilinin ardıllarından, MÖ birinci binyilin Anadolu Pamphylia dilinde Vanassa'nın kraliçe anlamında bulunduğu biliyoruz; Perge Artemis'ini Vanassa Prella (Perge'nin tepesi) diye niteleyen, Perge'nin kent sikkeleri üzerindeki yazıyı anımsayalım. Güçlü olasılıkla, (Luwi dilinin MÖ birinci binyıldaki bir diğer ardili olan Kapadokya dilindeki) Venasa de Venassa'dan başka bir şey değildir ve o da Ana Tanrıçaya işaret eder. Belki, Ana Tanrıça tapkısının egemen olduğu Kapadokya'da, o tapkının merkezi olduğu kendi adıla kanıtlanan Morimene bölgesindeki bu Ouenasa / Venasa yöresinde, aslında bir Ana Tanrıça tapınağa varken, nice yerde görüldüğü üzere, Hellenleşme döneminde o tapınağa bir Hellen tanrısı sahiplendi ve bu sahiplenme işini genellikle Artemis ya da Apollon (bazen ikisi ortaklaşa) yaptıkları halde, Euromos'ta diğer birkaç yerde olduğu gibi burada da, Ana Tanrıçanın tapınağını sahiplenen Zeus oldu. Anadolu'da, ilçe merkezi Avanos'un adaşı yerleşimler de vardır. O arada bir Avanos, Trabzon Sürmene ilçesi Karadere bucağına bağlı köydür (1946). Bir diğer Zonguldak ili Bartın ilçesi Kurucasile bucağı Meydan Köyünün mahallesidir (1946). Bunların adı Ermenice avan (kasaba)'dan bozmadır ve hatta ilçe merkezi Avanos'un Venasa'dan gelme adının hem Ermeni hem Rum ağzına uygun düşecek biçimde Avanos edilmesi Ermenice'deki bu avan sözcüğü yüzündendir sanılır. Ayrıca Yunanistan'ın Türkiye sınırı yakınında bir kasabanın adı Avanos'tur.
__________________ ![]() Hayat beni NEDENN yoruyosunn !!!!! BuGüN YıKığIM BiLiYoR MuSun? BeZGiNim,ÇareSiZim,UmutSuzuM.. |
| | |
| | #50 (permalink) |
| NevsehirLi ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.812
Konular: 1231
Ruh Halim: Rep puanı:1049179 Toplam Online: 4 Gün 15 Saat 23 Dakika 42 Saniye | nevşehir avanos'ta çömlekçilik AVANOS Nevşehir'in 18 km kuzeyinde olan Avanos'un antik dönemdeki adı Venessa'dır. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım geleneği Hititlerden beri süregelmektedir. Kızılırmak'ın getirdiği kırmızı toprak ve milden elde edilen seramik çamuru, Avanoslu seramik sanatçılarının elinde şekil almaktadır. Çömlekçilik Avanos'ta da Hititler'den beri çarkla çanak-çömlek yapıldığı bilinmektedir.Bu el sanatı kavimden kavime,babadan oğula geçerek günümüze kadar gelmiştir. Avanos'un dağlarından ve Kızılırmak'ın eski yataklarından yumuşak ve yağlı kil topraklar elenir ve iyice yoğurularak çamur haline getirilir.Çark adı verilen ve ayakla döndürülen tezgah üzerindeki çamurun maharetle şekillendirilmesiyle istenilen çanak yapılmış olur.İşlik denilen atölyelerde üretilen çanaklar önce güneşte,daha sonra da gölgede kurutulduktan sonra,saman ve talaşla yakılan fırınlarda 800 dereceden başlayıp 1200 derece sıcaklık arasında özenle pişirilir. Yörede yemek kapları,su testileri,kışlık yiyecek saklamak için çömlekler ve küpler,su kükleri tanınan çanak ürünleridir. Avanos,günümüzde ''Kapadokya'nın El Sanatları ve Alış-veriş Merkezi'' olarak tanınmaktadır. kaynak: www.kulturturizm.gov.tr çömlek yapımını izlemeden ve el sanatlarından satın almadan döneyiniz ![]() ![]() çömlek yapımı ![]() çömleklerden örnekler ![]() testiler fırınlandıktan sonra ![]() işte topraktan yapılan bir abajur ![]() topraktan yapılmış bir pano örneği ![]() Avanos: • Nevsehir'in 18 km kuzeyinde olan Avanos'un antik dönemdeki adi 'Venessa'dir. Çok sayida çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapim gelenegi Hititlerden beri süregelmektedir. Kizilirmak'in getirdigi kirmizi toprak ve milden elde edilen seramik çamuru, Avanoslu seramik sanatçilarinin elinde sekil almaktadir. • Avanos'u (Venessa) ikiye ayiran ve Anadolu'nun en uzun nehri olan Kizilirmak ve onun çevresi, çaglar boyunca çok sayida olaylara sahne olmustur. Lydialilarla Medler arasinda bes yil süren savas Kizilirmak havzasinda olmus, her iki taraf bu savastan oldukça büyük zarar görmüstür. Bu savasin altinci yilinda bir çarpisma esnasinda ve ortaligin çok karismis bir aninda günes tutulmasi oldugunda her iki taraf tanrilari kizdirdiklarini düsünerek hemen bir baris sözlesmesi yaparlar. Kilikyali Syennesis ve Babilli Labynetos'u kendilerine araci seçerler. Iki kral bir araya gelerek Lydia Krali Alyattes, kizi Alyenis'i Med Krali Kyaxares'in oglu Astyages'le evlendirir. • Gerçi bu dönemin önemli doga filozofu Kariali Hexamyes'in oglu Thales, M.Ö.28 Mayis 585 tarihinde olagelen günes tutulmasini önceden hesaplayarak haber vermisti. (Herodot I, 74) • Avanos yakinlarinda, Kizilirmak'in hemen kenarindaki bir Roma mezarliginda ele geçen mermerden lahit, Merkez Kapadokya Bölgesi'nde bugüne kadar ele geçen tek lahit olmasi açisindan ilginçtir. Lahit, 1971 yilinda tesadüfen ortaya çikmis, semerdam biçimindeki kapagi kimligi tespit edilmeyen sahislarca açilmis ve içindeki buluntular ne yazik ki çalinmistir. Ceset üzerinde yapilan patolojik ve paleoantropolojik arastirmalar sonucunda lahitin, saçlari kina ile boyanmis bir kadina ait oldugu anlasilmistir. Avanos'ta XIII. yüzyil Selçuklu Dönemi'ne tarihlenen Saruhan Kervansarayi ve Alaaddin Camii bulunmaktadir.
__________________ ![]() Hayat beni NEDENN yoruyosunn !!!!! BuGüN YıKığIM BiLiYoR MuSun? BeZGiNim,ÇareSiZim,UmutSuzuM.. |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| .....MeMLeKeTiM..... /OrDu | TweNdyy | Paylaşmak istediklerim | 10 | 05-01-2008 18:27 |
| Memleketim..ADIYAMAN.... | Delight_GirL | Resimlerle Türkiye | 6 | 02-28-2008 13:10 |
| Avanos | MeCHuL | Turizm | 0 | 02-06-2008 15:39 |
| Avanos(kapadokyo) EvLerinden | YαnLızßαяon | Resimlerle Türkiye | 2 | 01-19-2008 13:12 |
| Kapadokya | KraLice | Paylaşmak istediklerim | 3 | 12-22-2005 21:26 |