Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Tatlı Aşkım Forumları »»-(¯`v´¯)-» > ŞiirLer
Kayıt ol Sohbet Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-11-2008, 23:41   #11 (permalink)
Deneyimli
 
E-s-R-a - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Nasıl mı yaşanır sensiz?
Yaşamak denirse buna
Yaşıyorum işte! ...
Umutlu
Ama çaresiz.
Nasıl mı yaşanır sensiz
Yaşamak denirse buna
Yaşıyorum işte! ...
Dalarak dünün düşüne
Ümit edip kavuşum gününü
Taş basıp özleminle yanan yüreğime
Direnip sensiz ölümlere
Mutlu düşler çalıp uykularımdan
Yeniden,
Yeniden yaşamak üzere.
Sığınıp belkilere
Belki...
Belki...diye diye
Yaşıyorum işte! ...

Bitmek bilmeyen karanlık gecelerde
Yatırıp sensizliği gözbebeklerime
Şafak sökene dek
Kilitlenirken tebessümüm
Özlemini duyduğum buselerine
Yokluğunun sızısını iliklerimde
Duya...duya
Yaşamak denirse buna
Yaşıyorum işte! ...
Tükenmeyen sorgularında sevgimin
Umuduna vuruluyor prangalar
Doğruluyor namlular
Susuyor korkuları içimin
Dışarda yağarken kurşunlu yağmurlar
İçerde ipe çekilmiş bakışlarımla
Yine
Yine Kavuşuruz
Gelecek bir baharda
Diye....diye
Yaşıyorum işte! ...

Senden uzakta
Sevgimize örülen binlerce taş duvarı
Eritmeye çalışıp özleminle
Ne kadar ümitsiz
Ne kadar olanaksız olduğunu
Bile...bile
Karanlıklarda filizletip sevgini
Yaşıyorum...
Yaşıyorum işte! ...
Yaşıyorum herşeyim.
__________________
E-s-R-a Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-12-2008, 13:50   #12 (permalink)
Deneyimli
 
beşiktAŞK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
beşiktAŞK - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

saol canm güseldi!
__________________

...:::ღ Yalakalığı benimseyenler sevilsinღ :::...
...:::ღ Ben buyum kimseye ihtiyacım da Y-o-K !ღ :::...


Beşiktaş'Lıyız Beşiktaş'Lı ,
AnLayamaz Kimse Bu AŞK'ı
beşiktAŞK Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-12-2008, 13:51   #13 (permalink)
Deneyimli
 
beşiktAŞK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
beşiktAŞK - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

En çok özlenildiği zaman sevilir giden
Özledikçe severiz, sevdikçe özlemler birikir göğsümüzün en yangın yerinde.

Sevgi varken yaşanan ayrılıklar sızılı bir masaldır.
Sebep ya şartlardır, ya zamandır,
ya da belki de sevginin göz alıcı, sihirli ışığına teslim olmaktan korkmaktır.
Ne olursa olsun bu masal ayrılıkların ayrılıklarla başlamadığını anlatır.
"Hoşça kal" der bir yazı, ya da bir ses.
Yüzünü sevgilinin yüzüne değdirmeyi kimse bu anda istemez.
Çünkü en çok o ana isyan eder belki çıldırasıya sarılma, delice öpme isteği...

"Dur gitme! Hoşça kalamaz ki kimse, ne giden ne de kalan geriye..."

Gidenin biz olduğumuzu düşündüğümüzde hep kalan olmadık mı aslında geriye?
Gittiğimizi düşünüp aynı yerde saydık hep.
Doğum günleri çoğaldı avuçlarımızda,
takvim yaprakları anılarıyla düştü yüreğimize.
Ne yana kaçsak aynı yerde kaldık hep.

Vakitli vakitsiz hasretler nöbeti,
gece yarısı sevgilinin o güzel hayali,
gözlerde lanetli bir hıçkırığın intihar eşiği..


Sevdikçe sevilenin yürekte kalmasındandır aslında hepsi...

Oysa aslında bitmemiştir değil mi?

Sözler söylenmiş, gereği düşünülmüş, süren sürülmüştür...

Ama bir bekleyiştir, içinde taşıyan ümidi...
Beklersin, neyi,niye,niçin beklediğini bilmeden...
Aslında bilirsin, çünkü geriye sevgi ve şiir kalmıştır, terk edemez ki onları seven.

Evet şimdi ne zaman bir şarkı, bir söz, bir hatırlayış olsa
hep bir pay bırakır bana ve sana olan sevdama...

Unutma..
Ben giderken dönüp dolaşıp hep sana geliyorum aslında..

Arkama baksam da bakmasam daumudum
"Gitme" sözünün fısıltısında
__________________

...:::ღ Yalakalığı benimseyenler sevilsinღ :::...
...:::ღ Ben buyum kimseye ihtiyacım da Y-o-K !ღ :::...


Beşiktaş'Lıyız Beşiktaş'Lı ,
AnLayamaz Kimse Bu AŞK'ı
beşiktAŞK Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-12-2008, 13:52   #14 (permalink)
Deneyimli
 
beşiktAŞK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
beşiktAŞK - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Suskunluğumda bul benliğimi.




Artık ne gözyaşımda

Ne de ıslak sesimde bulacaksın sevgimi.
Sustum
Ve gömdüm duygularımı...
Nedensizliklere sarıldım da
Büküldü omzum,
Dayanamadı yüreğim.
Sustum can tanem,
Kilitledim dişlerimi,
Sıktım yüreğimin dudaklarını
Ve sen olup da
Kıvrandım acılarına...
Dokunma yüreğime,
Kanı çekildi damarlarımın.
Dağlar acıdı
Yağmur sustu
Duyan yasta...
Şimdi ey canda canım
Unutmadan sendeki beni,
Vermeden düşlere kara sevdanı,
Kapat gözlerini ve
N'olur dökmeden gözyaşlarını
Düşün bu sevdanın aslı ne?
Hangi rüzgar dağıtabilir ki duygularımızı,
Hangi kalem yazabilir ki iç sızımızı,
Hangi okyanus saklayabilir ki ağıdımızı,
Hangi şarkı anlatır ki aşkımızı,
Hangi yürek anlayabilir ki bizi?
Sustum candamarım.
Sustum, sen bilirsin beni...
Ben bilirim seni.
Biz bir avuç toprakta eş olduk,
Biz bir damla gözyaşında sel olduk,
Biz gurbetin türküsü olduk.
Dinle...
Sessizliği dinle
Ve
Suskunluğumda bul benliğimi.
__________________

...:::ღ Yalakalığı benimseyenler sevilsinღ :::...
...:::ღ Ben buyum kimseye ihtiyacım da Y-o-K !ღ :::...


Beşiktaş'Lıyız Beşiktaş'Lı ,
AnLayamaz Kimse Bu AŞK'ı
beşiktAŞK Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-12-2008, 13:53   #15 (permalink)
Deneyimli
 
beşiktAŞK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
beşiktAŞK - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

sende ogrendik sevmeyi,
kalbin farkli fonksiyonlarini ...
karsilik kelimesinin kahpe anlamlara büründügünü, sevdamizda dirhem yer almayacagini.
senle ogrettik tüm dünya'ya sevmenin asilligini,
senle ogrettik cihana sevebilmenin ne denli fedakarlik gerektirdigini..

sende ogrendik biz yarini ...
safaklara kusmus yarinlara 'merhaba' derken,
dünlerimizden sarka gelen en saf gerceklerimiz de bulduk seni.
cogu zaman senin icin akmayi yarina,
senle ogrendik biz yarina umut beslemeyi.

seni gorduk düne dair ne varsa ...
her daim sen varsın en güzel anilarimizda,
seni bulduk en samimi haykirislarimiz da.
'Yillardan beri, Kartal'ın sarkisi hep dilimde !' diye haykirirken doktugumuz gozyasimizda bulduk seni.

biz sende ogrendik Kartal'im hayati ...
o kucucuk yureklerimizle 'BEŞİKTAŞ'IM, Sen Cok Yasa !' diye ask siirleri haykirmayi,
siramizin ustune 'Forza BEŞİKTAŞ !' diye sevda kazimayi.
senle sevdik ne varsa hayata dair ...

SEN HAYATSIN, HAYAT SEN !
Vallaha da, Billaha da Seviyorum ulAn Seni !
__________________

...:::ღ Yalakalığı benimseyenler sevilsinღ :::...
...:::ღ Ben buyum kimseye ihtiyacım da Y-o-K !ღ :::...


Beşiktaş'Lıyız Beşiktaş'Lı ,
AnLayamaz Kimse Bu AŞK'ı
beşiktAŞK Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-12-2008, 17:05   #16 (permalink)
Deneyimli
 
beşiktAŞK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
beşiktAŞK - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Ömür boyunca aramak.. Yalnız seni aramak. Paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. Belki bu şehirde değilsin. Ne çıkar? Seni arıyorum ya. Belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. Sonra akşamı bekliyorsun, alacakaranlığı… Beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını.



Hiç gel demeyeceğim sana. Aramak neredeyse ben oradayım. Ayaklarım ne güne duruyor? Yok yok birden karşıma çıkma. Kaç, saklan. Seni aramak istiyorum.



Git bu şehirden haydi git. Dağlara çık, o uzak dağlara. Rüzgârların krallığında hüküm sür. Baktın ki oraya da geldim yine kaç. Başını al, açıl denizlere. Gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. Ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. Seni arıyorum ya!



Bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. Yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. Okyanus dalgaları üstünden bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. Yalınayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. Çöllerden geçmeli yolu, yanmalı, kavrulmalı. Sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. Buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.



Bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. Ayaklarını Afrika’dan getirip bir kâğıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların Sibirya’da olmalı, dudakların Çin’de. Gözlerin Hindistan’da bir mabudun gözleri olmalı, ellerin İtalya’da bir heykelin elleri. Bulsam da seni parça parça bulmalıyım.



Yine de bir yerin eksik kalmalı.



Yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım.



Ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim
__________________

...:::ღ Yalakalığı benimseyenler sevilsinღ :::...
...:::ღ Ben buyum kimseye ihtiyacım da Y-o-K !ღ :::...


Beşiktaş'Lıyız Beşiktaş'Lı ,
AnLayamaz Kimse Bu AŞK'ı
beşiktAŞK Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-12-2008, 17:06   #17 (permalink)
Deneyimli
 
beşiktAŞK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
beşiktAŞK - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Senin açmadığın bahçeye yağmur düşermiş
Bülbül konarmış gül dalına bana ne,
Sensiz hüzün yüklü baharlar
Gecenin rengini taşır sabahlar
Dört bir yanımda ahlar, siyahlar
Düğün varmış köyde
Bayram gelirmiş şehre

Bana ne!

Hep mayısları bekledim,
gül bahçelerinin gül yüzünde
gül yüzünü aradım.
Bülbül oldum dağlara düştüm aşkından.
Feryatlarım tutuştu gül rengini aldı
ama gül açmadı sığ bahçemde.
Gayri sevdalara tutuldum,
bir zaman avundum öylesine.
Sönmedi içimdeki yangınlar
her baktığımda o yare
sana olan vefasızlığımı hatırladım.

Dön artık yeniden rüyalarıma
terk etme ne olur düşlerimi
biçareyim boynu büküğüm.
Yok başımı okşayanım, elimden tutanım,
renklerinin kuşağına saranım
beni de yanına alanım, bu da benden diyenim.

Öksüzüm, yetimim işte.

Diken kaldım gönül bahçemde
göz yaşı dökemedim yüreğimin çölüne.
Hani söz vermiştim asi kalbime
senden başkasını sevmeyecektim.
Bakmayacaktım bir başka sevdaya.
Kaç defa kapına geldim ama dokunamadım
utandım çünkü vefasızdım, duyarsızdım.
Bilmem kaç defa ihanet ettim aşkıma...

Vefasızım gör işte...

Sensiz baharlar,
hüzün yüklü bulutlar gibi döner başımda
Sensiz baharlar, hazan taşır bağrında.
Sensizlik yüreğimde derin çukurlar açtı.
Bekletme beni çöl zambağım,
tüm vefasızlığımla yinede kapındayım.
Sırtıma sardığım çantamda azığım tükendi
çeşmelerin suları ne kadar soğuk aksa
yüreğimin yangını o kadar artıyor.

Irmakların peşinden koşturdum bir yudum diye,
boş denizin koynuna sığındılar.
Denizlere el açtım bir merhamet dilendim,
yağmurlara karıştılar.
Yağmur bekledim baharları gönül ateşime
bir damla düşmediler.

Yangınım işte

Türkülerim sazıma inmiyor,
şiirlerim sözüme uymuyor
gecenin perdesi arkasında
yıkıldığımı kimseler duymuyor.
Göz yaşı ısmarladım nev baharlara
hani doyası ağlamak için.
Hani o gül kokunu hissedebilmek için
kaç gül kopardım dalından.
Sevdanın tadına doya bilmek için
tadında bal aradım bulamadım.

Yoruldum işte

Al beni de kurtar buralardan,
buraların karı fazla, boranı fazla
tozu fazla, nazı fazla çekilmiyor.
Hani baharı da olsa, çiçeği de açsa,
bulutsuz gökyüzü, beyaz denizi de olsa
sensiz bir anlam ifade etmiyor.

Kelimelerim yorgun düştü
eğik başlı cümlelerin arasına
mısralarım, ritim tutturamadı,
katılamadı şiir kervanına.
Çöl gecelerinde yıldızlara Leyla’yı soran
Mecnun gibi şaşkınım.

Sensiz bahar gelmiş, gül açmış bahçelerde,
bülbül konmuş dalına,bana ne.
Sen yoksun, kokun yok, rengin yok, tadın yok.
Seni getirmedikleri için dargınım baharlara

Dargınım işte

Seni açmadığı için bahçeler
kırgınım,.

Kırgınım işte!

Yinede kapındayım...
__________________

...:::ღ Yalakalığı benimseyenler sevilsinღ :::...
...:::ღ Ben buyum kimseye ihtiyacım da Y-o-K !ღ :::...


Beşiktaş'Lıyız Beşiktaş'Lı ,
AnLayamaz Kimse Bu AŞK'ı
beşiktAŞK Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-12-2008, 17:07   #18 (permalink)
Deneyimli
 
beşiktAŞK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
beşiktAŞK - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Ağla ey dost!
Gurur seti çekme gönül olukları önüne
Sızdır üzerine şekva yazan gözyaşlarını
Kirpiklerinin arasındsan sessizce….
Belki o yaşlar bir güle düşer
Gül yanar…
Belki bülbülün diline düşer
Bülbül susar…
Belki uçuşan martıların yüreğine düşer
Şerha olur denizler
Bizar olur afak
Tutuşur küllenen ne varsa
Acı,keder,gam…
Bende ki tüm hasretlerin siyah fisunu kadar
Derdin var ey dost
Ama belki benim yüreğime muamma geceler köhner
Versem geceleri divane sahralara senin için
Ferdaları doldurduğum yüreğimi yaralarına sarsam
Az da olsa diner misin dost?...
Sever misin dost?
Ben yaşamayı bilmem
Rüzgarlar savurur neysem o beni
Bil ki bir gün
Kapıların ardından hakikat uyanıklara baksam
Sair bir zamanda yanımda olur musun ey dost?...
Yol çetindir dedin
Yol aşılmaz dedin
Yol sabırdır
Tesbih tesbih çekilir dedin
Sonu naim bahçeleri olan yol açıksam
Yol arkadaşım olur musun dost?...
Ney nedir bilirsin
İşte hasrettir bataklığa ney
Özü katrandır neyin
Ama ney dert söyler,aşk,hasret söyler
Sazendesi olup kendi kendinin
Anlatsa derdini
Yanıp yanıp benimle dinler misin dost?...
Bir gün derdin bitse bile
Durulup durulup yürekler kadar ağlar mısın?
Yazar mısın bulutlara birkaç dörtlük?
Yağmur gibi yüreğinle denizleri ıslatır mısın?
Gözyaşların ışıkları temizler
Bir gün ışık dahi olamayan bana
Yağmuru verir misin dost?
Aldırma!!
Yürek acısın
Bağrımda ki koru körüklesin
Ağlayan gözlerin gizlice
Herkes senin gibi ağlayamaz bunu bil dost!!!
Ey! Dağlardan doğacak şiirler kadar
Engin yürekli dost
BENİM İÇİN DE AĞLAR MISIN ?
__________________

...:::ღ Yalakalığı benimseyenler sevilsinღ :::...
...:::ღ Ben buyum kimseye ihtiyacım da Y-o-K !ღ :::...


Beşiktaş'Lıyız Beşiktaş'Lı ,
AnLayamaz Kimse Bu AŞK'ı
beşiktAŞK Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-12-2008, 17:08   #19 (permalink)
Deneyimli
 
beşiktAŞK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
beşiktAŞK - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

sayısız yıldızların vardı senin. Yıldızlara bakar ağlardın. İnsanlar dağılır, sesler susar; ve sen, gecenin hükümdarı gibi girerdin yalnızlığın ışıklı bahçesine. Geceler, bir okyanus gibi açılırdı önünde. Senin, geceyi yorumlayarak , ince şarkılarla ve uzak düşlerle zamanı genişlettiğini, ben bilirdim. Ağlardın ve sen ağladıkça dağılırdı karanlık...
Senin orada olduğunu, aşkın uzun ve sınırsız balkonundan bana baktığını düşündükçe aşk, sesime uyumlu bir şarkı gibi kolay gelirdi bana. Yaşamak anlamını bulurdu; katlanmak güç olmazdı yaşamın cefalarına. Senin, aşkın ve dayanılmaz ıstırapların gölgesinde gezindiğini, çıldırtan yalnızlığından aşağılara ipler sarkıttığını bilir; o iplere tutunmaya, yanına gelmeye cesaret edemezdim. Ben, senin yalnızlık balkonunu düşlerdim. Şarkılarına eşlik ederdim uzaktan ve ağlardım; bunu kimse bilmezdi. Uzakta dururdum, yanına gelemez ve gözlerine bakamazdım. Gözlerim gözlerine değince öleceğimi sanırdım. Senin hayalinden bile kaçırırdım gözlerimi. Ben, aşkın kıldan ince bir köprü üzerinde yürümek olduğunu bilirdim. Bakışlarına tutunamamaktan, yarı yolda senden ayrı kalmaktan; kelimenin diğer anlamıyla, anlamsız bir ölümle ölmekten korkuyordum. Ve ihtimal ki sen biliyordun bunu, benim mahçup; fakat sadık bir aşık olduğumun farkındaydın.

Bir gün, yalnızlığın ve yıldızlarının yörüngesini bırakıp gittin... Sessizce ve kırgın gittin; kalbinde sınırsız aşkının okyanuslarına dar gelen yolları açmak için. Bahardı... Ve bana şarkı söylemek anlamsız geliyordu. Senin orada olmadığını bilmek, gece yürüyüşlerimi adamakıllı çekilmez kılıyordu. Geceler uzuyordu biteviye; yıldızlara bakamıyordum sensiz. Gittiğin yer meçhulümdü. Uzaklıkların bu kadar zalim olduğunu öğrenecektim. Seni yakınımda bilmenin lezzetini, güvenini düşünecektim yeni baştan. Yüzünü düşleyecektim uzun uzun, ışık bahçesi yüzünü; gözlerimi kaçırdığım gözlerini... Seni mekanından bağımsız düşünmenin imkansızlığını kavrayacaktım. Yitirişin anlamsız boşluğunu, aşkın kanıksanmış yüzünü düşünerek bu baharı yaşamaya çalışacaktım, yaşanabilirse...

Ve bahar gelip geçti zalim rüzgarlar gibi. Bahçendeki yaseminler, leylaklar, erik ve kayısı ağaçları çiçek açtı sensiz. Her bahar senin bakışlarına alışmış kırmızı, pembe ve beyaz yediveren gülleri açtılar yine... Havuzun fıskiyesi, senin yıldızlara bakıp ağladığın gecelerin yokluğunda, yine dönüp durdu, ince ve kederli şırıltılar üreterek. Sıra sıra bulutlar geçti yalnızlık balkonunun üstünden; serin şafak rüzgarları esti... Uzaklardan, sabaha karşı yapayalnız dinlediğin bülbül sesleri işitildi. Hepsi, hepsi senin yokluğunun farkındaydı sanki... Siyah beyaz bir film ve yavaşlatılmış bir şarkı gibi geçti bütün bahar.

Şimdi uzaklarda, ıstıraplı gece yürüyüşlerine ve ince aşk şarkılarına eşlik edecek yıldızların var mı, bilmiyorum. Geceyi yorumlayıp genişletirken sana eşlik edecek rüzgarların, kırmızı ve beyaz güllerin?..

Oradan, uzaklardan gelen mektupların beni teselli edecek yerde, bıraktığın derin boşluğu büsbütün çoğaltıyor içimde. Mektuplarına dokundukça küçülüyorum. Sen, her zamanki gibi metin ve mutmainsin. Bana yeniden, yeniden sevda dersleri veriyor; aşkın imkansız denizlerine atıyorsun. Şarkımızı bir başka tonda yorumluyorsun her mektubunda.

Bana aşkı, şarkı söylemeyi ve ağlamayı sen öğrettin. Senin sesinde buldum şarkıların en güzel anlamını. Derinliği senin gözlerinde fark ettim. Senin yüzünden devşirdiğim ışıklarla çıktım yollara. Yaşamayı seninle sevdim; senden önce ne varsa buruşturup attım ve dönüp bakmadım bir daha. Yaşamın sensiz sürebileceğini, senden başkasının gözlerine bakabileceğimi düşünmedim hiç. Şimdi uzaklarda olman küllendirmiyor hiçbir şeyi, beni ümitsiz kılmıyor. Mektuplarına, bana öğrettiğin şarkılara ve geçindiğin yollara tutunup yürüyorum. Dönüp geleceğin günü bekliyorum. Yine oradan yıldızlara bakacağın, ıstırap denizlerinde gezine gezine beni aydınlığına çağıracağın günleri... Yalnız ben değil, ellerinle büyüttüğün ve yüreğinin ışıklarıyla yeşerttiğin her şey seni bekliyor. Ve en son: Yalnızlık balkonunda kırmızı bir gül açtı, seni karşılamak için.

Beni sana, bir tek şiirin anlatacağını düşünüyorum. Dilimde hep onu gezdiriyor ve sınırsız bir özlemle bekliyorum:

yısız yıldızların vardı senin. Yıldızlara bakar ağlardın. İnsanlar dağılır, sesler susar; ve sen, gecenin hükümdarı gibi girerdin yalnızlığın ışıklı bahçesine. Geceler, bir okyanus gibi açılırdı önünde. Senin, geceyi yorumlayarak, ince şarkılarla ve uzak düşlerle zamanı genişlettiğini, ben bilirdim. Ağlardın ve sen ağladıkça dağılırdı karanlık...

Senin orada olduğunu, aşkın uzun ve sınırsız balkonundan bana baktığını düşündükçe aşk, sesime uyumlu bir şarkı gibi kolay gelirdi bana. Yaşamak anlamını bulurdu; katlanmak güç olmazdı yaşamın cefalarına. Senin, aşkın ve dayanılmaz ıstırapların gölgesinde gezindiğini, çıldırtan yalnızlığından aşağılara ipler sarkıttığını bilir; o iplere tutunmaya, yanına gelmeye cesaret edemezdim. Ben, senin yalnızlık balkonunu düşlerdim. Şarkılarına eşlik ederdim uzaktan ve ağlardım; bunu kimse bilmezdi. Uzakta dururdum, yanına gelemez ve gözlerine bakamazdım. Gözlerim gözlerine değince öleceğimi sanırdım. Senin hayalinden bile kaçırırdım gözlerimi. Ben, aşkın kıldan ince bir köprü üzerinde yürümek olduğunu bilirdim. Bakışlarına tutunamamaktan, yarı yolda senden ayrı kalmaktan; kelimenin diğer anlamıyla, anlamsız bir ölümle ölmekten korkuyordum. Ve ihtimal ki sen biliyordun bunu, benim mahçup; fakat sadık bir aşık olduğumun farkındaydın.

Bir gün, yalnızlığın ve yıldızlarının yörüngesini bırakıp gittin... Sessizce ve kırgın gittin; kalbinde sınırsız aşkının okyanuslarına dar gelen yolları açmak için. Bahardı... Ve bana şarkı söylemek anlamsız geliyordu. Senin orada olmadığını bilmek, gece yürüyüşlerimi adamakıllı çekilmez kılıyordu. Geceler uzuyordu biteviye; yıldızlara bakamıyordum sensiz. Gittiğin yer meçhulümdü. Uzaklıkların bu kadar zalim olduğunu öğrenecektim. Seni yakınımda bilmenin lezzetini, güvenini düşünecektim yeni baştan. Yüzünü düşleyecektim uzun uzun, ışık bahçesi yüzünü; gözlerimi kaçırdığım gözlerini... Seni mekanından bağımsız düşünmenin imkansızlığını kavrayacaktım. Yitirişin anlamsız boşluğunu, aşkın kanıksanmış yüzünü düşünerek bu baharı yaşamaya çalışacaktım, yaşanabilirse...

Ve bahar gelip geçti zalim rüzgarlar gibi. Bahçendeki yaseminler, leylaklar, erik ve kayısı ağaçları çiçek açtı sensiz. Her bahar senin bakışlarına alışmış kırmızı, pembe ve beyaz yediveren gülleri açtılar yine... Havuzun fıskiyesi, senin yıldızlara bakıp ağladığın gecelerin yokluğunda, yine dönüp durdu, ince ve kederli şırıltılar üreterek. Sıra sıra bulutlar geçti yalnızlık balkonunun üstünden; serin şafak rüzgarları esti... Uzaklardan, sabaha karşı yapayalnız dinlediğin bülbül sesleri işitildi. Hepsi, hepsi senin yokluğunun farkındaydı sanki... Siyah beyaz bir film ve yavaşlatılmış bir şarkı gibi geçti bütün bahar.

Şimdi uzaklarda, ıstıraplı gece yürüyüşlerine ve ince aşk şarkılarına eşlik edecek yıldızların var mı, bilmiyorum. Geceyi yorumlayıp genişletirken sana eşlik edecek rüzgarların, kırmızı ve beyaz güllerin?..

Oradan, uzaklardan gelen mektupların beni teselli edecek yerde, bıraktığın derin boşluğu büsbütün çoğaltıyor içimde. Mektuplarına dokundukça küçülüyorum. Sen, her zamanki gibi metin ve mutmainsin. Bana yeniden, yeniden sevda dersleri veriyor; aşkın imkansız denizlerine atıyorsun. Şarkımızı bir başka tonda yorumluyorsun her mektubunda.

Bana aşkı, şarkı söylemeyi ve ağlamayı sen öğrettin. Senin sesinde buldum şarkıların en güzel anlamını. Derinliği senin gözlerinde fark ettim. Senin yüzünden devşirdiğim ışıklarla çıktım yollara. Yaşamayı seninle sevdim; senden önce ne varsa buruşturup attım ve dönüp bakmadım bir daha. Yaşamın sensiz sürebileceğini, senden başkasının gözlerine bakabileceğimi düşünmedim hiç. Şimdi uzaklarda olman küllendirmiyor hiçbir şeyi, beni ümitsiz kılmıyor. Mektuplarına, bana öğrettiğin şarkılara ve geçindiğin yollara tutunup yürüyorum. Dönüp geleceğin günü bekliyorum. Yine oradan yıldızlara bakacağın, ıstırap denizlerinde gezine gezine beni aydınlığına çağıracağın günleri... Yalnız ben değil, ellerinle büyüttüğün ve yüreğinin ışıklarıyla yeşerttiğin her şey seni bekliyor. Ve en son: Yalnızlık balkonunda kırmızı bir gül açtı, seni karşılamak için.

Beni sana, bir tek şiirin anlatacağını düşünüyorum. Dilimde hep onu gezdiriyor ve sınırsız bir özlemle bekliyorum
__________________

...:::ღ Yalakalığı benimseyenler sevilsinღ :::...
...:::ღ Ben buyum kimseye ihtiyacım da Y-o-K !ღ :::...


Beşiktaş'Lıyız Beşiktaş'Lı ,
AnLayamaz Kimse Bu AŞK'ı
beşiktAŞK Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-12-2008, 17:09   #20 (permalink)
Deneyimli
 
beşiktAŞK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
beşiktAŞK - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

En çok özlenildiği zaman sevilir giden
Özledikçe severiz, sevdikçe özlemler birikir göğsümüzün en yangın yerinde.

Sevgi varken yaşanan ayrılıklar sızılı bir masaldır.
Sebep ya şartlardır, ya zamandır,
ya da belki de sevginin göz alıcı, sihirli ışığına teslim olmaktan korkmaktır.
Ne olursa olsun bu masal ayrılıkların ayrılıklarla başlamadığını anlatır.
"Hoşça kal" der bir yazı, ya da bir ses.
Yüzünü sevgilinin yüzüne değdirmeyi kimse bu anda istemez.
Çünkü en çok o ana isyan eder belki çıldırasıya sarılma, delice öpme isteği...

"Dur gitme! Hoşça kalamaz ki kimse, ne giden ne de kalan geriye..."

Gidenin biz olduğumuzu düşündüğümüzde hep kalan olmadık mı aslında geriye?
Gittiğimizi düşünüp aynı yerde saydık hep.
Doğum günleri çoğaldı avuçlarımızda,
takvim yaprakları anılarıyla düştü yüreğimize.
Ne yana kaçsak aynı yerde kaldık hep.

Vakitli vakitsiz hasretler nöbeti,
gece yarısı sevgilinin o güzel hayali,
gözlerde lanetli bir hıçkırığın intihar eşiği..


Sevdikçe sevilenin yürekte kalmasındandır aslında hepsi...

Oysa aslında bitmemiştir değil mi?

Sözler söylenmiş, gereği düşünülmüş, süren sürülmüştür...

Ama bir bekleyiştir, içinde taşıyan ümidi...
Beklersin, neyi,niye,niçin beklediğini bilmeden...
Aslında bilirsin, çünkü geriye sevgi ve şiir kalmıştır, terk edemez ki onları seven.

Evet şimdi ne zaman bir şarkı, bir söz, bir hatırlayış olsa
hep bir pay bırakır bana ve sana olan sevdama...

Unutma..
Ben giderken dönüp dolaşıp hep sana geliyorum aslında..

Arkama baksam da bakmasam da
umudum
"Gitme" sözünün fısıltısında

__________________

...:::ღ Yalakalığı benimseyenler sevilsinღ :::...
...:::ღ Ben buyum kimseye ihtiyacım da Y-o-K !ღ :::...


Beşiktaş'Lıyız Beşiktaş'Lı ,
AnLayamaz Kimse Bu AŞK'ı
beşiktAŞK Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:00 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 hayat döner sana blingee gece gülü nihat alptuğ altınkaya