![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler ![]() | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Yeni Üye ![]() | Rüzgârlar semada bulutu sarıp Yağmurlar toprakta aşkı bulurmuş Derya-lar kurursa güneşe kanıp Balıklar çırpınıp öyle ölürmüş. Nazlı Gülüm II Bir acıdır ki yanmaz kavurur Bir rüzgârdır ki esmez savurur Bir ateştir ki göğsüme vurur Yüreğim dağlanır “Nazlı Gül” diye. Yolcu yolunda gerek Nazlı Gülüm Tufanlara kapılmadan Girdaplarda boğulmadan İlkbahar kokulu yarınlara Yelken açman dileğiyle. Ellerimden uçup gidiyorsun işte Belki özgürlüğüne kavuşacaksın Güzel mevsimler göreceksin Sevda mevsimi Bir defa yaşanır Nazlı Gülüm. Yine baharlar gelecek Güller açacak Sen yoksan eğer gönül bahçemde Baharlar neye yarar ki. Bir gün özlersen eğer Sevenlerin dergâhına git Hasretini vur dağlara Dağ dayanır Ben dayanamam. Bense Nazlı Gülüm; S-evgimi yüreğimde Ç-ınar gibi büyütüp S-onsuzluğu beklerim. Nazlı Gülüm III Ne sensiz gecelere sözüm geçiyor artık Ne kalbim saat gibi zamanı korkutuyor Gerçeğimde bir kefen gelinlik kadar güzel Ölüm bile süslenmiş gelin gibi duruyor. Şimdi sönük bir hayat karanlıklar ülkesi Işıklar Nazlı Gülüm arkamızdan vuruyor Sevip büyüttüğümüz çiçekler öksüz kaldı Güneşin yokluğunda kökleri de kuruyor. Biliyorum yakında yok oldu diyecekler Ağıtlar yükselecek gülşenimde bir sabah Yeşillik olsun diye tohumlar ekecekler Çiçekler yas tutacak Nazlı Güle her sabah. Bakma suskunluğuma yüreğim volkan gibi Ayrılığın ateşi kalbimde Nazlı Gülüm Kıyametin koptuğu o dehşetli an gibi Bir dünya yıkılıyor içimde Nazlı Gülüm. Nazlı Gülüm IV Ziraatte bir anı değişmezdim dünyaya Göğsümde sıcacıktın yüreğimde bir Derya Heyecanlıydım biraz sana bir gül vermiştim Gül solsa da aşkımızı hiç soldurma demiştim Dilimde “Mona Roza” kollarımda sen vardın En mutlu insan bendim sense en güzel yârdın Küçük bir şiir yazıp teklifimi sunmuştum Gözlerim parlıyordu sanki tekrar doğmuştum Senin o tebessümle bana bakışın var ya Semada gökkuşağı yüreğimde bir Derya Çilekeş hayatımın en sevimli anıydın Gülşenimde “Nazlı Gül” gönlümün sultanıydın Seni düşünmek bile can verirdi ruhuma Sesini duyduğumda gün doğardı ufkuma Mutluluktan aşkımın divanesi olmuştum Aradığım sevdayı yüreğinde bulmuştum Gerçeğimde düşümde hep çiçekler açardı Senin olduğun yerden iztirâblar kaçardı Aşk vardı huzur vardı umut vardı dünyamda Kelebekler uçardı her bir gece rüyamda O tozpembe hülyalar gerçekleri arar ya Mecnuna varmaz Leyla, benim hasretim Derya Menzilimi ararken Tophane’ye varmıştım Aşkımı boydan boya bedenime sarmıştım Sabah ezgileriyle Rize sokaklarında Ben seni arıyordum seher şarkılarında Nâdanlara yâr oldu kuşların güzel sesi Beyaza bürünmüştü Nevbahar elbisesi Bir damla ab-ı hayat içsem avuçlarından Ruhuma can gelirdi yine senin canından Hanı çırpınan balık susuzluktan ölür ya Bana da aşk çeşmenden bir damla su ver Derya Nazlı Gülüm V Kapadokya!.. Bende kalan tek sensin Her baktığımda sana dünyalara bedelsin Sana dokunan eller başka ellerde şimdi O tozpembe hayaller meçhul yellerde şimdi Üşüdüm hasretiyle gel ki ateş ol bana Kapadokya!.. Bari sen eş ol bana Peri bacalarınla ısıt hayallerimi Son nefesime kadar bırakma ellerimi Yalnızım çaresizim dertliyim virâneyim Münzevi âşık gibi onu beklemekteyim Oysa gülizarımız böyle olmamalıydı Sevgiyle açan güller böyle solmamalıydı Sensiz kuru dallara tutunduğum an oldu Onu unutamayan yüreğim vîran oldu Bir ayrılık muştusu kaldı dudaklarımda Her gece ıslak ıslak doldu yanaklarımda Ben sana koşuyorum kollarımı açarak Kırık kanatlarımla mahzenine uçarak Kapadokya!.. Neden emekliyorsun Söyle bana!.. Sen neyi bekliyorsun? Nazlı Gülüm VI Sen ki denizyıldızı nazlı bir peri kızı Sen kanatsız bir melek gülizârımda çiçek Kalbime kar yağacak buz tutacak yüreğim Sensiz gelen baharlar şimdi nasıl gülecek. Sensizlik volkan olsa ruhumdan aşk fışkırır Derya-lar bilmese de uçan kuşlar bilecek Sanma ayrı bir dünya seni benden ayırır Gölgen dahi ölürse benimle gömülecek. Hayaller ümitsizce mahşere uzanırken Umudu umut yapan mısralarda solacak Bir çağlayan misali haykırışlar çaresiz Şiirlerin kalbine artık matem dolacak. Sahipsiz kaldım şimdi sensiz maveralarda Aşka sürgün yaşamak intizarım olacak Bir kasırga yüreği sancılı karanlıklar Gün doğacak ufkuma “Nazlı Gül” doğmayacak. Ne ölümsüz bir hayat ne ölümlü bir gerçek Sevgini alıp benden maziye götürecek Gönül bu kabullenmez fermanını kaderin Ömür bitse yolunda “Bu sevda bitmeyecek”. Nazlı Gülüm VII Ağıt yakmak, yas tutmak, aşka isyandır bugün Derya-nın balıkları vurduğu andır bugün Sen şimdi hayallerde her gün pembeleşirsin Hayal biter gün gelir gerçekle yüzleşirsin Anlarsın evliliğin aşkı sarmadığını Bedeninle ruhunun aynı kalmadığını Yıllarca hayat bulan umut bicandır bugün Sen de gidiyorsun ya, aşklar yalandır bugün Duygularım mülteci olmadı hiçbir zaman Bu öyle bir sevda ki ne kar tutar ne duman Yüreğim bir intihar gizemiyle kavruldu Sen mahzenden kaçarken içimde gül vuruldu Kalbimi parçalayan büyük volkandır bugün Senin için çırpınan ruhum kurbandır bugün Dünyamızı bırakıp yeni bir dünya kurdun Önce beni kalbimden, sonra kendini vurdun Artık fırak vaktidir biter ebedi destan Gülün kayboluşuna ağıt yakar gülistan Yarınım kelepçeli gönlüm zindandır bugün Toprağı zehirlenmiş yitik fîdandır bugün Ne seni benim kadar seven olacak gülüm Ne sensiz bir hayatta beni bekleyen ölüm Gündüzler öc alacak bugün karanlıklardan Artık yeis günüdür, kan fışkırır dağlardan Levh-i mahfuzda gizli acı fermandır bugün Beni sensiz bırakan bir imtihandır bugün Ne nedamet ateşi sarsa dört bir yanını Ne lokman hekim gelse çözmeğe dermanını Mecnun gibi dolaşıp çöllerde bulsan vâhâ Melekler feryadını götürür mü Allah’a Gözlerimde kaybolan bir hatırandır bugün Güneşi esir eden kara dumandır bugün Ezanları susturan haçlı bir çandır bugün Sevda mevsimlerinden artık hâzandır bugün Levh-i mahfuzda gizli acı fermandır bugün Beni sensiz bırakan bir imtihandır bugün Yarınım kelepçeli gönlüm zindandır bugün Toprağı zehirlenmiş yitik fidandır bugün Kalbimi parçalayan büyük volkandır bugün Senin için çırpınan ruhum kurbandır bugün Gözyaşıyla sulanan gönül vîrandır bugün Seni benden ayıran hâzin devrandır bugün Yıllarca hayat bulan umut bicandır bugün Sen de gidiyorsun ya, aşklar yalandır bugün Ağıt yakmak, yas tutmak, aşka isyandır bugün Derya-nın balıkları vurduğu andır bugün. Nazlı Gülüm VIII “Sevda bir masalmış Kaf dağlarında Ne kavuşan varmış ne de yaşayan Tek ölümmüş gerçek başka bir kalpte Bir de suskun gecelerde yatıp ağlayan” İsyankâr sokaklarda gezdiğim günden beri Her bir yanım ızdırap her bir yanım zemheri Bir ateş bir yanardağ sardı dört bir yanımı Mısralara işledim sessizce isyanımı Sen ayrı bir dünyaya adımını atarken Ben dağa taşa vurdum feryad-i figânımı. Dağ yarıldı aniden gönlüme volkan düştü Kavurdu her yanımı umuduma kan düştü Kalem kırıldı sonra parçalandı elimde Sessizce kayboluşun hicran oldu kalbimde Yağmalanmış ruhuma çöktü hüzün ateşi İntizar yarınımın kara sevdalı eşi Yaralı sevdaların ağlayışı ondandır İçimdeki şarkının kanayışı ondandır. Ondandır, yakamozun derya-lara küsmesi Ondandır, yüreğimde kasırgalar esmesi Ondandır, kalemimde mürekkebin bitişi Ateşten bedenimin soğuktan titreyişi Gün batarken şiirin yazılması ondandır İkimize tek mezar kazılması ondandır Ondandır, her lâhzanın bin yıl hesaplanışı Yargısız infazların göğsüme saplanışı. Ondandır, gidişini kabullenemeyişim Ondandır, sen yaşarken ölemeyişim. Nazlı Gülüm IX “Sensiz yüreğim bir Kerbela olur İçimde binlerce Hüseyin ölür” Gönlüm karardı yine sarardı hayal dünyam Akşam vakti denizde batan bir güneş gibi İçimde bir kıvılcım alev aldı derinden Yaktı umutlarımı kavurdu ateş gibi. Sevgimi buket yapıp gönderiyorken sana Kutsal bir sevda günü.. yeni bir heyecandı Sözlerin hançer gibi.. mesajın buz gibiydi Anladım bu zamanda aşklar dahi yalandı. Ne bir dost ne bir kardeş.. ne sevda kaldı şimdi Özlemini duyduğum o uzak diyarlarda Bir nazlı gülüm vardı.. O da yok olup gitti Gülşenim öksüz kaldı şimdi hatıralarda. Şiirlerin rengini bir gün çözersin elbet Her mısrada yeşeren bir çiçek olduğunu “Gül Endam”ı bulutun gölgesinde bırakıp Bir akşam güneşiyle nasıl kaybolduğunu. Ben bir şairim gülüm.. şairler şiir yazar Duygular olmasaydı şiirlerde olmazdı Şairlere senin gibi güzeller mezar kazar Şiirler olmasaydı şairlerde olmazdı. Geceleri gündüzden ayıran kara değil Aydınlıklardı gülüm.. ışığı aldın benden İçimdeki acıyı verseler insanlara Dayanmaz hiçbir damar.. kan akar her bedenden. Benden bir haber bile alamazsan gün gelir Unutma sevgi düşüm bıraktığın yerdeyim Eşkıyalar ölürse dağlar öksüz kalırmış O dağda nazlı bir gül açan bir kabirdeyim. Şimdi senden geriye sararmış bir gül kaldı Onu da ölene dek sevip sevip koklarım Bir sevda masalıydı.. bu şiirle son buldu Sevgimi yüreğimde ömür boyu saklarım. Senden başka bir aşkı artık tatmamak için Aşkıma zehir döküp öylece içeceğim “Elveda Nazlı Gülüm.. Elveda kır çiçeğim Bil ki seninle doğdum, seninle öleceğim”. Nazlı Gülüm X Sendeki /beni/ öldürebilirsin Yüreğimdeki /sana/ dokunma! Yanarsın çünkü..” Sen basit sevdaların yüreksiz kahramanı Sen aşka silah çeken gönüllerin ahısın Sen gökleri karartan ateşlerin dumanı Güneşe hasret kalan güllerin günahısın. Hüzünlü şarkıların, yaralı şiirlerin Büyümeden kuruyan çiçeklerin yasısın Kıyameti andıran o korkunç alevlerin Her gün ölümü çizen ressamın fırçasısın. Sen “unuttum” diyerek ölüm kokan nefesin Vurulan umutların kanayan yarasısın Yankısı gök kubbeyi parçalayan bir sesin Mâsum tebessümlerin haykıran feryâdısın. Sen ağlayan gözlerin en buğulu anısın Sevgi dolu düşlerin patlayan volkanısın Son nefesini veren bedenlerin canısın Sen aşkları öldüren kaçışın kurbanısın. Seni okuyan kalpler ürkecekler sevmekten Umut dolu gecenin karanlık sabahısın Her gün tekrar dirilip defalarca ölmekten Bitkin düşen sevdanın yaşama isyanısın. Kâbusların rengisin, ölümün mirasısın Yarım kalan aşkların hâzın hatırasısın Sevmek isteyenlerin korkulu rüyasısın Balıkları öldüren zehirin derya-sısın. Zamanın ötesinde aşklara uçamayıp Yüreğimde kanayan serçenin kanadısın Kutsal gönül bahçemde “Nazlı Gül” kalamayıp Gözyaşının, acının, ayrılığın adısın.
__________________ DELİKANLILIK TESBİH SALLAYIP TABANCA ÇEKMEK DEĞİLDİR..DELİKANLILIK MERTLİK VE EFENDİLİKTİR..BİZ SEVDAMIZ İÇİN GEREKİRSE CAN ALIR..GEREKİRSE CAN VERİRİZ... |
| | |
| | #2 (permalink) |
| "SuskunLuğum" ![]() Üyelik tarihi: 07-26-2006 Bulunduğu yer: IstanbuL Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 11.404
Konular: 1079
Ruh Halim: Rep puanı:9335622 Toplam Online: 1 Saat 7 Dakika 44 Saniye | Yanakları saçları gözleri yanmış Zehirli gaz bombaları zehirli yılan gibi sokmuş Yalamış gövdelerini Ağızları küçücük dilleri yanmış Bütün Beyrut sapsarı kalmış Sanki ağlamak imkansız Başları paletlerle ezilmiş babaları Yahudi doğramış analarını Binlerce çocuk topların betonların altında Beyrut'un gözyaşları şimdi Kudüs'ün yanıbaşında Müslümanlarsa uzakta sanki gelinmez bir dünyada Acım bir vadi zehirli çiçekler bir ova gibi karşımda Gözüm baksın sadece Ayrıntıları, kıvrılıp kırılmış bilekleri Kemikten yolunmuş etleri Kuma serilmiş cesetleri Büyük ajansların yaydığı resimleri Bir seyirci gibi görsün dursun Bir kadın gibi ağlasın Beyrut yengeç kıskacında çoğu Müslüman kafir yanında Yaslanmış yastıklara sonunu beklerler filmin Sen Filistin hokkaları doldur kanla Şairler eğer ahın varken uzanırlarsa tomurcuklara, güllere Her biri kanlı bir ateş, bir korku, bir azar, bir şamar olsun Filistin sen işine bak, kar toprağını, yoğur gazabını yaradanın Bir mezarlık kadar ölüye şahit her evin Her soluğun yeni bir can veriş Eğer kalmamışsa kalplerde Allah sevdası Ey Filistin sen işine bak, kar toprağını, yoğur gazabını yaradanın Bu ateş bulutu hangi kavmin üzerinde Çam ormanlarının salınışında Kuşların cıvıldayaşında Otların serin tenlerinde Eğer varsam bakıp görmeye şeffaf perdenin az ötesini Bir ateş bulutu var en bildik yerde, en emin yerde Ve bak asıl ölenler yaylalar, villalar, tok karınlar Hissis dudaklar, gayretsiz gözler Asla değil kavruk çölde yatan kadavralar Farzet körsün olabilir Ele ele tut taş al ve at kafiri bulur Hani ceylanların Hani cihat marşın Bir yumruk harbinden nasıl kaçtın En arka safta bile kalmadın Cengi attın dünyaya daldın Tezeğe konan sinekler gibi Dönüyor burgaç Dünya üsten, yanlardan daralıyor Ovalardan dar geçitlere sürülen sığırlar gibi Bir gün ister istemez karşısında olacaksın kaçtıklarının Dua et o gün henüz mahşer olmasın
__________________ Gel teşhis et beni.. Bak aşkıma.. Şahit ol .. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| الإمبراطورية العثمانية ![]() Üyelik tarihi: 02-19-2006 Bulunduğu yer: Sevmek için yalvarmadımki,Sevilmek için Yalvarayım... Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 13.319
Konular: 267
Ruh Halim: Rep puanı:4348713 Toplam Online: 1 Hafta 6 Gün 10 Saat 55 Dakika 21 Saniye | ADIN MAVİ AŞK Yazdır yüzün düşüyor aklıma, bir yaz akşamı önümü kesen muzip yasemin kokuları, öpüşlerin alnımda dudaklarımda, hani denizden çıkıp sabun kokulu bir havluya sarılırsın ya, ve yakamozlar dökülür saçlarından, denizcilerin sonsuz mavi sevdası, tenine bulaşır ve kokun gelir uzaklardan yorgun bir deve kervanı, mavi ipekler taşır rüyalarına sensiz kayıp bir türkü ruhum, ve beni çağırıyor denizin dibine düşen saklı düşler... seni özlüyorum mavi olsun adın aşkdan koyu düşlerden açık... kendinden yorulmuş bir gecenin icinde gidiyoruz... sevdam, yorgun bir çırağın derin uykusunda sakli bir düş gibi, söför küfrediyor hüznüne, 'bıyıklarımız büyüdükce gülüşlerimiz kısaldı be abi' diyor... seni özledim, özlemin bir çırağın tek renkli uykusunda söförün hüznünde. Oysa cok degil daha bir yüzyıl evvel alnındaki ışığı öpmü?tüm bir cocuk iki eli ile gökyüzünü tutup bağırdı 'kar yağıyor, kar yağıyor' oysa senin kirpiklerindi üstümüze düşen çırak indi rüya bitti söför gitti bıyık kesildi. ama özlemin bitmedi biliyor musun? sen ilkyaz yağmurusun üç renkli gökkuşağı açtıran bir gün vapurda öpüşelim adalara giderken bir yaz vakti sabahtan… martılardan utanma hele denizden ve de bulutlardan asla! bir gün vapurda öpüşelim rüzgar uçururken saçlarını ağzında acıbadem tadı coçuğumuz olursa adı “deniz” olsun bir gün vapurda öpüşelim adalara giderken ve senin yanında yaşlanayım... bakışların ruhumu karıştırır, bulduğu mavi misketler bir de badem ağacları çiceğinden yorgun... öpüşlerin anıları karıştırır, bulduğu bir delikanlı ağaç dibinde ağlar bir kadın için, dokunuşların geleceği karıştırır benden sana senden bana... içimde yeşil bir yerin var; deniz fenerisin sevinci gösteren.. adın mavi aşk... ayrılık bir nokta mıdır? uzun sevdaların sonunda, yoksa kitabı kapamak mı sessizce daha büyümeden? geldiğin gibi bir deli rüzgarla git ama bilki dalgalar yüreğimde, yüreğimi yakıp giden mavi dalgalar seni alıp giden köpüksüz dalgalar. birtanem beni geleceğine göm ve yürü git, eteklerinde erken büyümenin acısı... her kutsal taşda yazılıdır yedi yıl bereketin sonunda yedi yıl hüzün ve hiç bir aşk tam yaşanmamıştır gözyaşı ile kutsanmadan aşk elinden tutar ve sen anlamazsın yaşam nerde başlar? nerde biter kardelen çicekleri? aşk ’dır bu dersin göğsüne yaslanmış bir genç kız bir serçe ürkekliğinde nefes alır sesin gümüşi bir aynadan yansır billur bir ırmak kıvamında. bakışların derin uçurumlarda açmış nazlı bir çiçek.. sessizce salınır her bir hüzün rüzgarında... bana 'umut nedir?' diye sorma… sadece sıkıca elimi tut... bakışların bazen gri bir kış bulutu güneş gizlenmistir hüznünün arkasına ve sanki bir adım var trenin kalkmasına ve de ayrılığa... bazen türküler donanır karayı görmüş bir gemi çoşkusunda geçmişin gölge düşürür geleceğinin ışığına. günler geçiyor şiir azalıyor. şiir azaldıkca yüzün kayboluyor, misketlerimi atıyorum hiçliğin bağrına anlamsızlık gri bir bulut senin mavini boğuyor son misketimi atıyorum son şiirimi okudum artık sen yoksun.... |
| | |
| | #4 (permalink) |
| ۞ ÇiLeKeŞ ۞ ![]() | ![]() ![]() ![]() ![]() Son Mektup Gidiyorum Bir volkan misali bulutlara kusarak isyanımı Yamacımda yeşermiş umutları yok ederek çığlıklarla Bir rüzgar misali savurarak kaybolan yıllarımı Hiçbir hatıra bırakmadan ömrümün ardında Gidiyorum Kapkara bir bulut misali kurutarak göz yaşlarımı Yüreğimde büyümüş sevdalarımı eriterek İdam sehpasında beklemeden tek nefes hakkımı İtiyorum hayatımı ardıma, isyanın türküsünü söyleyerek Gidişim Volkanlarla Gidişim İsyanlarla Gidişim Sonsuzluğa Çürümüş vicdanlarda ![]() ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Bizden Biri ![]() Üyelik tarihi: 02-11-2006 Bulunduğu yer: erhanımdan SÖZLÜMDEN...(ASKERİMİN YÜREĞİNDEN)...
Mesajlar: 3.124
Konular: 115 Rep puanı:0 Toplam Online: 45 Saniye | ![]() Daha yolumuz var kalk uyan Bak bekleyen bir hayat var Yollar var yürümeni bekleyen Dostlar var seni görmek isteyen İsyan etme hiçbir zaman Biri var Hepimizden öte Hepimizden büyük olan Ona inan Bilir misin sen inanınca açılır bütün yollar Bilir misin sen isteyince yardımda gelir İyi niyetinin kıvılcımı yeter Kalk sil gözyaşlarını Güneş’e bak,Ay’a bak Yıldızlara bak Git aynaya yüzüne bak Bil kıymetini küçücük bir çöpünün bile Şükret her gününe İnan Güzel günler çok yakın Ağlama İnan ve sabret Bekle ve şükret ![]()
__________________ ![]() 4 OCAK'TA ERHAN'IMLA SÖZLENDİK |
| | |
| | #9 (permalink) |
| الإمبراطورية العثمانية ![]() Üyelik tarihi: 02-19-2006 Bulunduğu yer: Sevmek için yalvarmadımki,Sevilmek için Yalvarayım... Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 13.319
Konular: 267
Ruh Halim: Rep puanı:4348713 Toplam Online: 1 Hafta 6 Gün 10 Saat 55 Dakika 21 Saniye | ....:: Git ::.... Git Bu gece git Gözlerimi de al yanına Sakın bırakma benimle Sen varsın içimde bakamam kimselere Git Bu gece git Ellerimi de al yanına Sakın bırakma benimle Sıcaklığın var dokunamam başka ellere Git Bu gece git Kalbimi de sök git Sakın bırakma bedenimde Sen varsın içinde veremem kimselere |
| | |
| | #10 (permalink) |
| ||SαкℓıмSıN || ![]() Üyelik tarihi: 08-05-2006 Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 10.893
Konular: 1244
Ruh Halim: Rep puanı:21595890 Toplam Online: 1 Hafta 4 Gün 16 Saat 56 Dakika 47 Saniye | Aç kapıyı yalnızlık, ben geldim Hayır, ağlamadım, gözlerim yaşlı değil. Cephedeydim, kurtaramadım yenilmekliği. Gece yarısı, uyumuştur sokaklar çoktan Bir sen varsın işte, bir de benim hayaletim. . . Bakma öyle, al elimden valizlerimi Bir şey yok içlerinde; balık kokusu sinmiş üç beş kazak, Kırık bir ayna, bir kaç tel siyah saç. . . Soğuk burası, yağmur kokuyor Geceleri uyku tutmaz insanı burda Bak, yıldızları görmem lazım benim dolunayda; çıldırırım Yıkarım üstüne bu mahzeni, kaçamazsın. . . Morarmış, çatlamış ellerim soğuktan görmüyor musun ?! Varsa sıcak bir çorba getir bana, tuzlu Yoksa uğraşma, aç değilim ! Saat yok duvarlarda, o kadar yalın yaşamak Günışığı da yok, karanlık ruhun gibi yakın sana. . . Yalnızlık kapat kapıyı ! Şuraya, şu soğuk taşların üzerine bir yatak ser bana. Uyumak istiyorum, Unutmak istiyorum, Unutulmak istiyorum. . . |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ehh be gülüm , ne olur be gülüm ağlama ...... | TweNdyy | Paylaşmak istediklerim | 14 | 03-12-2008 10:53 |
| Karşınızda NAZLI:) | nazlı_su | Üye Resimleri | 67 | 10-04-2007 20:57 |
| _______________________________GÖZLERİM NAZLI NAZLI! | skygodness | Paylaşmak istediklerim | 10 | 06-21-2007 13:43 |
| Baharın nazlı çiçeği!!! | exilegs | Paylaşmak istediklerim | 1 | 06-04-2007 00:07 |
| nazlı sevgilim | rebelboy_20 | Paylaşmak istediklerim | 9 | 09-25-2006 22:30 |