![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #101 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() Üyelik tarihi: 01-29-2007 Bulunduğu yer: Pasifik'ten
Mesajlar: 5.000
Konular: 191 Rep puanı:310504 Toplam Online: N/A | Göğsümde 15 yara var!. Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak!.. Kalbim yine çarpıyor, kalbim yine çarpacak!!! • Göğsümde 15 yara var! Sarıldı 15 yarama kara kaygan yılanlar gibi karanlık sular! Karadeniz boğmak istiyor beni, boğmak istiyor beni, kanlı karanlık sular!!! Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak. Kalbim yine çarpıyor, kalbim yine çarpacak!... • Göğsümde 15 yara var!. Deldiler göğsümü 15 yerinden, sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden! Kalbim yine çarpıyor, kalbim yine çarpacak!!! Yandı 15 yaramdam 15 alev, kırıldı göğsümde 15 kara saplı bıçak.. Kalbim kanlı bir bayrak gibi çarpıyor, ÇAR-PA-CAK!!
__________________ ![]() Hayatı Komedi Sananlar "SON" Espriyi İyi Düşünsün! |
| | |
| | #102 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() Üyelik tarihi: 01-29-2007 Bulunduğu yer: Pasifik'ten
Mesajlar: 5.000
Konular: 191 Rep puanı:310504 Toplam Online: N/A | Uğuldayan ve hep uğuldayan Bir orman kadar üşüyorum şimdi Yanlış rüzgarlar esiyor dallarımda Yanlış ve zehirli çiçekler açıyor Kanımda kocaman gözleriyle bir cığlık Su ve ses kadar beklediğim Ne kaldı geride,bilmiyorum Uzanıp uyumak istiyorum gölgeme Yine sarılmak o kocaman gozlerin Uğuldayan rüzgarlarına Bir acıyı yaşarım bi zehirden Çicekler üretirim kömür karası Uçurum kadar bir yalnızlık Yaratırım kendime,atlarım Anısı yoktur küçük rüzgarların Yapraklarım yok artık kuşlarım yok Büsbütün viran oldu dağlarım Ezberimdeki türküler de savrulup gitti Ömrümün karşılığı kalmadı sesimde Sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü Yanlış daha baştan yanlış Bir şiirdi bu,biliyorum Ye belki ömrümüzün yakın geçmişi Bu kadar doğruydu ancak, kimbilir Kalbim unut bu şiiri
__________________ ![]() Hayatı Komedi Sananlar "SON" Espriyi İyi Düşünsün! |
| | |
| | #103 (permalink) |
| ~[G]~a~M~z~[E]~ ![]() Üyelik tarihi: 12-23-2006 Bulunduğu yer: ASKIMızın nefes aldığı yer ANKARA Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 6.355
Konular: 185
Ruh Halim: Rep puanı:6492645 Toplam Online: 2 Gün 35 Dakika 6 Saniye | MUTLULUĞUN RESMİ Bugün; bütün ağaçlar yüreğimdeydi. Bütün çiçekler gözlerimde. Güneş, ışıklarını dudaklarıma kondurmuştu. Neydi kanımı kaynatan bu güzelliğin adı? Mutluluk muydu? Bugün, Ne varsa hüzünden yana denize fırlattım az önce. Sanki beklermiş gibi hepsini, hop hop hoplatıverdi dalgalarında. En güzel maviliğiyle oynaşıp durdu. "Bak" dedi "fırlattığın hüzünlerine... İşte; onların bendeki hükmü sadece bu!" Sonra, şakalaşırcasına bir kaç tuzlu damlasını sıçratıverdi yüzüme. Gülümsedim mahcup mahcup, onun bu neşesine... Duruldu. Bir deniz yıldızı bıraktı avuçlarıma. Yoksa mutluluk bu muydu? Herkes kalabalıkken, içimdeki yalnızlığı alıp, gidiverdi sihirbaz martılar! Bir de arkasından o bildik şen kahkahalı bağırışmalar! Hiç bu kadar güzelini görmemiştim. Beyazmış meğerse beni, onlarla bütünleştiren mucize! Kanat çırpa çırpa, yüreğimdeki isyanları uçurdular... Yaşamaktan aldığım tad; işte buydu! Yoksa mutluluk bu muydu? "Sen mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?" Evet... Adım İNSAN... Ya, tabii ki, çizerim! Az önce; ağaç oldum, çiçek oldum, güneş oldum, deniz oldum, martı oldum, ölümsüzleştim... Meğerse, hep yanıbaşımdaymış bu güzel resim! Ben çizdim. Adı umudum'du! Yoksa tüm umutlarım beni hiç terketmeyen mutluluğum muydu? * * * Mutluluk, hepimize sadece kendi çizdiğimiz resimler ve uzaklıklar kadar yakındır! alıntı
__________________ İmzanız büyük. Yönetim. |
| | |
| | #104 (permalink) |
| Forumun Tiryakisi ![]() Üyelik tarihi: 03-09-2007 Bulunduğu yer: ingiltere Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 5.036
Konular: 103
Ruh Halim: Rep puanı:3629577 Toplam Online: 3 Saat 34 Dakika 35 Saniye | Çok özledim gözlerini, Sen dönmesen de olur, gözlerini getir bana.. bakışlarını.. Her bakışın büyülü, her dalışın sonsuz Sanki sana değil gözlerine aşığım ben.. Bazen gözlerini gördüğümde Hatalarına inanmak istemiyorum Seni masum yapan işte o iki parlak yıldız.. Benim pusulamsın Sana bakıyorsam eğer, Kaybolmam imkansız.. |
| | |
| | #105 (permalink) |
| göη[ü]ℓüм ![]() Üyelik tarihi: 10-14-2006 Bulunduğu yer: Kendi de bilmiyor ki... Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 6.927
Konular: 752
Ruh Halim: Rep puanı:171040 Toplam Online: 12 Saat 5 Dakika 26 Saniye | ::Yarınlara Açılan Pencere::: Nerden geldik, nerdeyiz biliyor musun Yüzyıllar öncesi mi seviştik seninle İlk tanıştığımızdan bu yana çağlar mı geçti Nasıl şimdi bir yerlere gidiyoruz elele Anımsıyorum gözlerini, Babilde belki Belkısın dillere destan asma bahçelerinde Belki de yitik bir Ege Uygarlığının O Akdeniz mavisi sonsuz gecelerinde Sen! En yakın olan bana, kanım gibi Beni her gün bir kez daha doğuran kadınım Gül behçem, ormanım, suyum, toprağım, göğüm Sen! Dünya kurulalı beri aradığım Yeni doğmuş bir çocuk kadar tenhayım seninle Enginlerde kanat çırpan bir martı gibi hürüm Durmadan bir ağaç büyüyor sevgimizden Ta sonsuzlara dek uzuyor ömrüm Seninle çağlar yaşadık biz, dünde değil Zamanın ölümsüzlükle birleştiği yerdeyiz Su gibi avuçlarımızdan akıp gidiyor günler Doruklarında kar eksilmeyen tepelerdeyiz Seni andıkça bir ışık vuruyor yüzüme Yosunların yeşilinden, dalgaların köpüğünden Denizler çekiliyor, dağlar eğiliyor ve yollar Kısalıyor, yaşadığımız aşkın büyüklüğünden Bu coşkun umutlar boşuna değil sevdiğim Boşuna değil solan yaprakların bir bir yeşermesi Bak! Bütün aydınlığıyla duruyor karşımızda Bu günün yarınlara açılan penceresi. |
| | |
| | #106 (permalink) |
| šανяυℓαη güℓüšℓєяiм ![]() | düşünüyorum da bu gece sana bir renk ile seslenseydim ne renk olurdun diye mavi geldi aklıma önce mavide sonsuz olurdun gözlerine dalıp dalıp sende kaybolurdum siyah olurdun bazen hüzün olduğunda gözlerimde ama en zor anlarda bile bi gülümsemenle yeniden varolurdum kırmızı olurdun çokça sımsıcak atarken yüreğimde upuzun olurdu o anlarda gece hiç bitmesin diye yalvarırdım yeşile bürünürdün birden soluklanırdım dallarında çiçeklerinde kısa olurdu ama dinlenişim ben seni sevmekten hiç yorulmazdım en çokta beyaz yakışırdı sana giydiğinde gelinliğini o gün duvaklı telli gördüğümde seni işte ben şimdi doğdum derdim evet evet ben seni en çok beyazlar içinde görmeyi o haline uzun uzun bakıp beyazım olarak seslenmeyi severdim yepyeni bir sayfa gibi saf yeni bi hayat gibi tertemiz çok şey mi istiyorum ki hiç bitmesin hep olalım sen, ben, biz
__________________ Yazık diyenlerin elbet bir sebepleri vardır.. Yazık edenlerlerin elbet bir Cezaları vardır.. |
| | |
| | #107 (permalink) |
| šανяυℓαη güℓüšℓєяiм ![]() | Kan ter içinde gece Kan ter içinde her yanım Her yanım bu gece vurgun içinde Kurşun yemişim, sürgün yemişim Bu sana ilk gelişim Vur emriyle düşmüşüm kapına Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana Yok elimde bir demet menekşe Yok elimde sevdiğin gül şekeri Yok işte sana bir şey Bilmem ki ne demeli Bir tek ağır yaralı özlemim Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim Anne benim, aç kapıyı Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın Ölmeyesin, bitmeyesin Yürekyarısı gitmeyesin dediğin Anne benim, aç kapıyı İşte geldim, işte bu sana ilk gelişim Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim Hep senin için bulutları isterdim Ellerimi açtırıp dua ettirirken O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece Hani her gece sorduğumda Anne babam nerde Nerde kuşların dilinden anlayan adam Ve menekşelerle konuşan adam Nerde anne Ve sen bastırıp bağrının kızılca kıyametine acını Gelecek oğul, sen uyu şimdi Baban gelecek bir yağmur gibi yağmurla Rahmete boğacak yoksulluğumuzu derken Ben uyur, düşümde Senin için bir ev görürdüm gökyüzünde Sen, babam, ben ve melekler Ve melekler anne Anne melekler Önce babam sonra onlar terkettiler gecelerimizi Ben de çekip gittiğimde Yani oğulcuğun yani yürek yarın İçinden geçen şarkın gittiğinde Sen nasıl yaşadın anne Kan ter içinde gece Kan ter içinde her yanım Her yanım bu gece vurgun içinde Kurşun yemişim, sürgün yemişim Bu sana ilk gelişim Vur emriyle düşmüşüm kapına Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana Vakit yok artık İstersen kalayım böylece Ama bir kere öpseydim elinden Ama bir kere sürseydim gözlerimi gözlerine yeniden Yok elimde bir demet menekşe Yok elimde sevdiğin gül şekeri Yok işte sana bir şey Bilmem ki ne demeli Bir tek ağır yaralı özlemim Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim Anne benim, aç kapıyı Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın Ölmeyesin, bitmeyesin Yürekyarısı gitmeyesin dediğin Anne benim, aç kapıyı İşte geldim, işte bu sana son gelişim Üzülme, kapanıyor diye gözlerim İşte gidiyorum vakit doldu İşte kapanıyor gözlerim kapının önünde Öğrettiğin gibi ellerimi kaldırıp gökyüzüne Ve eğip başımı önüme dua ediyorum Üzülme anne, vakit doldu İşte şimdi bir oğlun oldu Bir oğlun oldu anne Kan ter içinde gece Kan ter içinde heryanım [align=right:f608272451]İBRAHİM SADRİ[/align:f608272451]
__________________ Yazık diyenlerin elbet bir sebepleri vardır.. Yazık edenlerlerin elbet bir Cezaları vardır.. |
| | |
| | #109 (permalink) |
| göη[ü]ℓüм ![]() Üyelik tarihi: 10-14-2006 Bulunduğu yer: Kendi de bilmiyor ki... Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 6.927
Konular: 752
Ruh Halim: Rep puanı:171040 Toplam Online: 12 Saat 5 Dakika 26 Saniye | Çocuk Masallar ülkesinde Yalın yürek dolaşan; Bayramlık pabucuyla Uykuya dalan çocuk. Kovboy savaşlarında Kahramanca çarpışan; Korku filmlerinde Dili tutulan çocuk. Minik parmaklarının Arkasına saklanan; Her gece ay dedeye Misafir olan çocuk. Şu körebe hayatı Köşe bucak arayan; Sobelenmiş kalbinde Kendini bulan çocuk. Artvin / 1997 Mehmet Taştan |
| | |
| | #110 (permalink) |
| šανяυℓαη güℓüšℓєяiм ![]() | Ne zaman seni düşünsem Bir temmuz akşamı kucaklar kışımı Gözlerimde ki sarkıtlara dokunur güneş gülüşün Erir gider üşüyen yanım. Ne zaman seni görmek istesem yakınımda Samanyolu şal olur, düşer omuzlarıma Yanık yıldızların külleri düşer denize Karanlıkla oynaşır derin sular Yosunlar dolanır bakışlarına Kördüğüm olur kirpiklerim Ne zaman seni yaşamak istesem Bırakırım kendimi durgun suya Huzur verir tenimi öpüşü, mavi kollarında Yutkunur hasretim. Ne zaman sesimi duyurmak istesem Bir türkü yakarım tozlu plaklarda Sarı hüzünlerimi sardığım hazan yaprakları hışırdar Bir köpeğin ulumasına karışır kuduz tekbaşımalık Karakalemim şarkısını söyler sevda şiirimin [align=right:21bb4237e5]"ALINTI.."[/align:21bb4237e5]
__________________ Yazık diyenlerin elbet bir sebepleri vardır.. Yazık edenlerlerin elbet bir Cezaları vardır.. |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| sen vurdunda ben ölmedim mi??? | eda cik | Paylaşmak istediklerim | 3 | 10-25-2007 19:36 |
| Sen Vurdun da Ben Ölmedim mi? | onur512 | Videolar | 1 | 09-30-2007 17:31 |
| sen vurdunda ben ölmedim mi!!! | bitAnEcik_bitAnEm | Paylaşmak istediklerim | 3 | 05-28-2007 20:06 |
| SEN VURDUNDA BEN ÖLMEDİMMİ!!! | _Asİ_ | Paylaşmak istediklerim | 0 | 02-06-2007 14:27 |
| SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ? | SweeT_AnGeL | Paylaşmak istediklerim | 5 | 12-21-2005 21:25 |