![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #10011 (permalink) |
| Banned ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 25.356
Konular: 1504
Ruh Halim: Rep puanı:20198149 Toplam Online: 1 Hafta 4 Gün 5 Saat 6 Dakika 36 Saniye | SınırLı Hayatımın SınırsızLığısın Sen ![]() Yollarım çıkarken en zifri karanlıklara Gözlerimde sonsuz bir ışıltının parıltıları Yüreğimde saklıyken en hazin kaybetmişlikler Yüreğinde saklı en güzel umutlarım Umarsızlık bir yana dursun Karamsarlığım gizli, suskunluğumda Seninle konuşurken açarken gülyüzünde En tatlı güller ![]() Sana içten bir bakışımda saklı en güzel sevda sözlerim Beni bilirsin sen Bir yanımda yüreğim Bir yanımda mantığım Bir tarafımda en derin acılar Bir tarafımda en güzel mutluluklar Sarar tüm benliğimi Sığarken şu küçük yüreğime bu koca cihan ![]() Bir seni sığdıramam şu küçük yüreğime Yıkanırken her gün sevda denizinde Boğulup kalırım yüreğinin denizlerinde Aşarken her gün en aşılmaz yolları Yollarında kaybolup kalırım usulca Bırakıp giderken ardımdan her şeyi Çarpıp çıkarken bana açık tüm kapıları Bir yüreğinin kapısında bekler kalırım ![]() Hayat bu istediğin her şey olmaz Sözlerin düğümlenip kalırken boğazında Gözyaşların sel gibi akarken yüreğinde Bir sana dair yaşlar akar Yüreğimin kurak çöllerinde Olsun bir sen varsın her şeye inat Çelişkiler sararken bedenimin her uzvunu Yüreğimde saklıyken en derin gizemler ![]() Aşamazken umman gibi dertleri Bir sensin derman bu yüreğe Maveradan bir muştusun sen Yüreğime kondurduğum tatlı bir buse Gözlerimdeki tek parıltısın Yüreğimdeki tatlı cadımsın Sözlerimin sonsuzluğusun sen Sınırlı hayatımın sınırsızlığısın sen .. ![]() alintr |
| | |
| | #10012 (permalink) |
| Banned ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 25.356
Konular: 1504
Ruh Halim: Rep puanı:20198149 Toplam Online: 1 Hafta 4 Gün 5 Saat 6 Dakika 36 Saniye | seni seviyordum senin haberin yoktuu ![]() Seni seviyordum ve senin haberin yoktu. Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte. Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler... Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum. Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum her şeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun. Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller. Ben seni seviyordum, bilmiyordun. Sevinçlerim oluyordun ara sıra, sen hiç bilmiyordun. Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları... Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların bana inat, başın her şeye meydan okuyarak. İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi. Değiştik sanıyordum. Ve sen yine bilmiyordun. İclal Aydın |
| | |
| | #10013 (permalink) |
| Banned ![]() Üyelik tarihi: 10-30-2007 Bulunduğu yer: almanya Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 25.356
Konular: 1504
Ruh Halim: Rep puanı:20198149 Toplam Online: 1 Hafta 4 Gün 5 Saat 6 Dakika 36 Saniye | Ben Ona Resmen... Bir gölgeydi ilk başlarda sonra kendini gösterdi…Göstermez olaydı…Kaldım öylece ve artık o gölgeden ilerlemeye başladım.Takip ettim o gölgeyi uzun zaman.Kendini bile anlamayan,görmeyen kör birinin kör gölgesiydi o.Şimdi soyut mu somut mu ,gerçek mi hayal mi?Hangisiydi?Anlayamadım hala.Anlamak içinse o gölgenin peşinden uzun süre koştum. Gölgeyle yüz yüze gelmek,bakışları kaçırmak basitleşiyordu artık.Anladım ben o gölgeye resmen aşığım.Ama hala suskun o gölge.Kendini göstermişti ya hani işte o kendini gösteremedi gölgesine sığındı yine.Çünkü ben onun üzerine istemediği bir gölge gibi çökmüştüm.Benim gölgem o gölgeyi eziyordu.En sonunda karşıma çıktığı an vuruldum.Şimdi ikimizde körüz.Görmüyoruz hiçbir şeyi.O beni görmez,ben ise ondan başka kimseyi görmem.Ama benim gördüğüm sadece hayaldi ya da rüyaydı.Rüyalarıma girerdi her şey benim istediğim gibi olurdu.Rüyalarda benden kaçan o gölge benle konuşuyordu.Gözlerimi her açtığımda ise bir şeyler yarım kalıyordu.Ve bakıyorum o bitmiş… Sessizdi,sakindi ve bir o kadar inatçıydı o gölge.Huysuz tavırları da vardı.Ben her anında yakalıyordum o tavırlarını.Benim gölgem kendini geri çekerdi o geldiğinde.Ardından bakardı ve uzun uzun kalırdı öyle.Sessizlik olurdu ya da hafif tebessüm.Alev alev bir şeyler yanmaya başlardı içimde söndürmeyi beceremiyordum.Gördüğüm andan beri ne ölüyüm ne diri ve tüm yollarım o gölgeye çıkıyordu.Umursamaz duyarsız belki biraz garipti.Ben akıllanmadım hala.Çünkü o gölgenin o inadı beni daha da ısrarcı kılıyordu.Onu ise bıktırıyordu.Kaçarsın ben kovalarım o misaldi.Ama unutma ben resmen aşığım..! alintr |
| | |
| | #10014 (permalink) |
| Bitanem :D ![]() Üyelik tarihi: 01-29-2007 Bulunduğu yer: **SiMaRiKPeRi** :) Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 20.315
Konular: 921
Ruh Halim: Rep puanı:812 Toplam Online: 17 Saat 16 Dakika 32 Saniye | SÖYLESENE NEREYE GİTTİN..? Neydi seni böyle acele ettiren? Gitmelerinle büyüdüm ben,gitmelerinle yaşlandım. Yo,hayır,ben göndermedim,sen gittin.. Kuru bir vedaya bile hasret yüreğimle ben,bu akşam ayazların da öylece oturup seni bekledim oysa. Söylesen yar ! niye gittin?.. Buruk bi çocuk özlemiydin oysa.. Sessiz bir rıhtımın ayak seslerindeydin. Sırılsıklam değildi gözlerim,çünkü ağlayandı yüreğim.. Bilirim ateş değildir yandığı zaman,söndüğü zamandır sevdalıyı ağlatan Kocaman,kocaman umutlar beslemek isterdim kendimce.. Umutlarımsa,sana emanetti,delice !! Bir yaprak düşmesiyle bile incinen ruhum,gidişini nasıl kabul edebilirdi öylesine ?.. Söylesene ! niye gittin?.. Duyuyor musun bunları yar.Bir yüreğin sessiz çığlıkları sadece,bir yüreğin feryadı gizlice.. Yalnızlık bomboş koskoca bir şehir ! Dudakların anahtar sözlerin kilit ! Ben koskoca bir çocuğum,yüreğim kocaman bi çocuk. Yaşlanmış,belki de yıpranmış.. Söylesen yar ! niye gittin?.. Ya da boşver söyleme,sus..Evet,evet sus. Gözlerim git diyip,sol yanım kal diyorken ve yüreğim bu kadar çok acıyorken,Sence hiç bi cevap yetecek mi yangınıma,yetecek mi bana ? ... (alıntı)
__________________ ![]() biz samsunluyuz susarsak güneş doğar konuşursak ay ağlar isyanımızda kıyamet kopar ama birini seversek yüreğimden kan ağlar |
| | |
| | #10015 (permalink) |
| *Samo Za Tebe* ![]() Üyelik tarihi: 05-01-2007 Bulunduğu yer: Bedenim İZMİR'de Kalbim ANKARA'da Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 9.109
Konular: 126
Ruh Halim: Rep puanı:10568258 Toplam Online: 2 Hafta 1 Gün 15 Saat 15 Dakika 42 Saniye | ![]() Yine akşam oldu yine sustu herkez Şehrin karanlık, sessiz gecelerinde; belki bir ses, bir fısıltı duyarım diye bekliyorum Ama kendi karanlığımda gittikçe kayboluyorum... Burası çok kalabalık, burası çok sessiz İnsanların sahte kahkahaları sağır etti beni Artık herşeyden kaçyorum Canlı_cansız tüm bedenlerden nefret ediyorum Ben ağlamak istemiyorum. Gözyaşlarımın isyanı bunla ![]() Bugün rüzgarın sesini dinledim. Her zamankinden farklıydı Acı vardı uğultusunda Konuşmak istedim onunla ama Bir damla göz yaşı sundu bana. Herşeyi anlatırcasına Çaresiz haykırırcasına.. ![]() Fısıltımda ki o sessiz çığlıklar, haykırışlar.. kimse duymaz bilemez ama içimde bir yerlerde hep bir isyan.. Neden anlamaz beni kimse.. Birini tanımak için onu yaşamak gerekir.. Yaşayın tanıyın beni derim; kaçarlar.. Gidin derim; üzerime gelirler.. Severler beni çok severler ya o yüzden ihanet ederler.. Değer verirler, işte bu yüzden de uzaktadırlar.. off.. kaç gün oldu evden çıkmayalı.. perdelerim kapalı.. Dışarıda daha fazla insana benzeyen tuaf yaratıklar görmek istemiyorum.. İşte bu yüzden balkona bile çıkmıyorum.. Onlarla aynı havayı solumak zararlı bana. Sesizlik yine çöktü üstüme.. Karanlık yine en derinimden vurmaya başladı.. nefeslerim anlamsız.. Ben dayanamıyorum, kalbim sen bari dayan. Biri var biliyorum. Biliyorum, anlıyorum ama, Susuyorum, anlatamıyorum. Aslında korkuyorum.. Ya ben Artık.. oofff... BİLMİYORUM alıntı...
__________________ ![]() |
| | |
| | #10016 (permalink) |
| Banned ![]() | İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhanelerıyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geciyor kaldırımdan; Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Bir şey düşüyor elinden yere; Bir gül olmalı; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum; Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum; Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum; İstanbul'u dinliyorum. Orhan Veli Kanık |
| | |
| | #10017 (permalink) |
| » Aşk-ı İlahi « ![]() Üyelik tarihi: 10-21-2007 Bulunduğu yer: Bilinmezlerdeyim.. Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 6.826
Konular: 738
Ruh Halim: Rep puanı:23297026 Toplam Online: 1 Hafta 17 Saat 32 Dakika 25 Saniye | soğuk bir aralık akşamı hüzünle biten bir romanın ardından sana bir mektup yazdım sevgili yaşama dair umutları yeniden soldurarak sineme korkulardan kaçıyorum mevsimlerimin bir de avutulmuşluk temennileriyle bezenmiş kağıtlara yazıyorum sen diye bildiğim benimsemişlikleri.. bir de gecelere uzanıyorum sana benzetiyorum parıltısını yıldızların ışıltısını güneşin gözlerin düşüyor hatırıma irkiliyorum.. kara kışın ıslattığı kağıt mendil gibi savruluyor şimdi beden hepsi bu değil bazen aksi gelişiyor zaman örneğin güneş batıdan doğuyor örneğin su kanatıyor, örneğin acıtıyor sevmeler bazen.. ömrümden yaşamlar geçip gitti yar! kardan mevsimler yaşadım yağmurdan iklimler hep sende kaldım uykusuzluğunda bu rüyanın bilmiyorsun ama; buna yaşamak deniyor, senin anlamayacağın bir dilde .. ey türkülerimin onulmaz sancısı sevgili sana benziyor tüm insanlar şimdi aldanma iklimlere, bu bahar da biter gider öylece mevsim mevsim yağmur yağmur ıslanırsın tenhasında yalnızlığın ve hala aynı yerde “unutulan” diye anılırsın! adını “ben” koyduğum bir şiir yazdım sana sıcaktan bozma bir bahar melteminde kara kışa yeniliyorum cebimde ümitlerim şimdi gel deyişini beklemeden kapanıyor gözlerim bil ki yalnızlığın en kıdemli ismi artık benim aynalara baktığımda eskiyor yüzüm “bekle gelecek” temennileri vurmuş solgun tenime.. saçlarımda tel tel beyazlıklar efkar mı yaşlılık mı bilinmez.. sığınılacak, yaraları kapatacak başka bir dünyası yok bu benim heveslerimin “gitmesen” dediğim her ayrıntı boğuluyor şimdi labirent yalnızlıkların içinde bilmiyorsun, hiçbir ayrıcalığı olmayan bir güneşti yaşatmak seni şimdi içimde sana dair saklanan bir çok heceye eş değer sensizliğin griliğindeyim kelimelerde hep bulanıklık yarım kalmışlık mısralarda virgüller noktaları hep bir adım öne iterken kapakları yırtılıyor mektupların aldırmadan başlığında “senin için” deyişlerime ve daha benim bile bilmediğim neleri var bir bilsen kahrolası yaşam hallerimin.. şimdi söylenecek bir tek söz kaldı dilimde “seni çok özledim” ..bir tanemsin.. ..sevdiğim..
__________________ ![]() |
| | |
| | #10018 (permalink) |
| Banned ![]() | (iki gözüm) Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş. Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? Bilmiyorum. Derdim, kederim ne ? Biliyor musun yanıtını?... Neşemi, sevimcimi, yaşama gücümü yitirdim. O coşkulu, mutlu, umutlu günlerimi ne de çok özlüyorum. Öylesine bir özlem ki bu; ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sevdiklerim, özlediklerim ve bana dost olanların her biri başka bir yerde; hiç birine kavuşamıyorum. Dalları fırtınada kopmuş bir ağaç gibiyiz iki gözüm. Her dalımız bir sınır boyunda, her yaprağımız bir ülkeye savrulmuş. Bir yanımız vizeli, bir yanımız kaçak. Çocukluğumu, ilk gençliğimi, geçmişimi, memleketimi velhasıl eskiye ait herşeyimi nasıl özlüyorum biliyor musun? Özümü özlüyorum, özümü.....Kendim olabilmeyi, sözümde durmak için verdiğim çabayı, kendime dürüst olmak için kendimle olan mücadelemi, özümle barışık yaşamayı özlüyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek için sarf ettiğim gayreti. Doğaya, insanlara, hayvanlara, çocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yüreğimdeki ateşi, dimağımdaki tadı da en iyi sen bilirsin. Zaman geçiyor, hayat geçiyor, ömrümde akşam çanları çalmaya başladı bile. İnsanın mutlulukları, heyecanları, hayatı, yaşadıkları geride kalıyor iki gözüm. Bizim gibileri yıllar geçtikçe daha bir duygusallaşıyor. Toplumların gittikçe bencilleştiği, duyarsızlaştığı dünyamızda olup bitenler beni hüzünlendiriyor. Acaba bu durumun bilincinde ve farkında olan çevremizde kaç insan var ? Binbir düşünce üşüşüyor beynime. Anılarla, özlemlerle boğuşmak beni yıpratıyor. İç acısıyla dolu, yaralı, bin yerinden vurgun yemiş bir gönülle acılara karşı umarsız olmaya çalışıyorum ama olmuyor. Belki bir gün son bulacak ufuklarda solar hüznümüz. Hala bir şeyler bekleyerek bulutsu bir sise gömülüyor her şey. Şimdi ise, gülmek-ağlamak arası monoton bir hayatın girdabında kaldım. Üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi. Silkinip çıkamıyorum. Gün ışığına, suya hasret bitkiler gibi tatsız ve tuzsuzum. İşte şimdi böyle bir insan oldum iki gözüm. Gayesiz ve huysuz . Evden sokağa her çıkışımda, penceremden dışarı her bakışımda, karabasan gibi çöken sis ve karanlık dokunuyor bana. Oysa ışık umut, umutsa hayat demektir. Ben mi o ışığı yitirdim, yoksa o ışık mı beni; bilmiyorum. Nedense hep geçmişe bir özlem duygusu büyüyor içimde... İşte böyle iki gözüm. Hangi gündeyiz? Bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz ? Bilmiyorum. Bilsem de, benim için artık hiç bir önemi yok.......... Uzun yıllar önce sevdamı yüreğime yükleyip geldiğim bu yabancı ülkede, koynunda volkanları taşıyan bir dağ gibi sustum. Suskunluğumu delicesine haykırmak isterken, içime ağuları akıttım ve öylece sustum. Kara bir diken gibi yuttum ve içime yığılıp öğlece kalakaldım. İçimdeki yangını, yüreğimdeki yarayı, gözlerimdeki damlayı sorma. Hasretlere dayayıp başımı, hüzünle geçip giden günlere, gecelere döndüm sırtımı iki gözüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Gönlümün duvarına kocaman bir sevda resmi çizdim, bir de ateş yaktım ocağıma dağ gibi.Ki, okyanuslar söndüremez. İnsanlar, var olalı beri kabullenmiş sevdayı. Herkes kendi sevdasının Mecnunu; kendi hasretinin delisi olmuş. Kendi hikayesini, kendi sevdasını en büyük sanmış ve saymış; büyütmüş yüreğinde dağ dağ. Sabır sabır beyninin gergefine işlemiş. Benim sevdam da benim için dünyanın en büyük, en kutsal sevdası.... Ben ki, sevdanın çöllerinde ayrılıkların en büyük hasretini çektim Leyla ‘mın. Ferhat oldum dağları deldim. Kerem oldum yaktım kendimi. Pir Sultan oldum asıldım, Nesimi oldum yüzüldüm. Kavuşmak için gönlümü yollara düşürdüm. Horlandım, ezildim, hakaretlere, işkencelere maruz kaldım. Yüreğimdeki yangını, gözlerimdeki hicranı sorma iki gözüm. Acılarımı kimsesizliğime yükleyip, uzayıp giden yollara düştüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Aşık oldum, yaktım kendimi. İçimde bin yangınla çıktım yola. Sevgilime şiirler yazmak, şarkılar bestelemek, türküler yakmak en büyük ibadetimdi. Kavuşmak ise en inanılmaz hayalim. Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş. Aşk olmasa iki gözüm, içimde biriktirdiğim bu yangın olmasa, dolmasa iliklerime aşkın hasreti, bu yangın yüreğimi sarmasa, avuçlarımı yakmasa bu ateş, akar mı damarlarımdaki kan! Bir gün kavuşmak hayali olmasa, nasıl dayanılır bu yaşama, bu kimsesizliğe, bu gurbete, bu hasrete iki gözüm, nasıl? sorma ben kimim, adım ne, nereden geldim kim açtı bu kahrolası çukuru yüreğimde kimi sevdim, kime özlemim kaç yıl sevda doldu iliklerime kaç yıl eksildim. tut ki, bir pınarım suyu kesik akamadım nazlı nehirlere tut ki susturulmuş binlerce türkü bastırılmış binlerce acıyım baştanbaşa aşk ve ateş tut ki, incinmiş bir gülüşüm gecikmiş bir düş bir ateşin çemberinde yarım kalmış sevinçler kanayan tut ki, kar altında sevincim bütün mevsimlere küsmüşüm kanadı kırık bir serçeyim tut ki dağlarda koparılmış kınalı bir çiçek ateşin zulmünü gördüm suyun ihanetini baştanbaşa aşk baştanbaşa hasret susturulmuş milyonlarca türküyüm bir sarı çiçek bir sarmaşık belki çözer dilini yüreğimin ihanetlerin kilitlediği |
| | |
| | #10019 (permalink) |
| Foruma Isınan Üye ![]() Üyelik tarihi: 12-16-2007 Bulunduğu yer: BaşLAdığm yÉrDêyiM!uMuDm çoq uMuTszLuĞuma DaÍr,aYDnLğı anlatn bütn cÜmLêLêr'sÍYah''La BaşLıor BeNDe! Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 1.411
Konular: 95
Ruh Halim: Rep puanı:595318 Toplam Online: 2 Gün 14 Saat 40 Dakika 10 Saniye | Elde var hüzün söyleşir evvelce biz bu tenhalarda ziyade gülüşürdük pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının ne meseller söylerdi mercan köz nargileler zamanlar değişti ayrılık girdi araya hicrana düştük bugün ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması sırılsıklam âşık incesaz kadehlerin mehtaba kaldırılması adeta düğün hayat zamanda iz bırakmaz bir boşluğa düşersin bir boşluktan birikip yeniden sıçramak için elde var hüzün
__________________ giTaRcM..SeFa*M [›››…eßru…‹‹‹‹] (sensizim38)seher*m sni coq özLedim sni sefiorm(pembeLipisi)meRve*M canımın içi X) |
| | |
| | #10020 (permalink) |
| Banned Üyelik tarihi: 01-16-2008 Bulunduğu yer: γaş döкєćєк qözüм γσк aятıк Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 3.586
Konular: 49
Ruh Halim: Rep puanı:4429 Toplam Online: 40 Saniye | En acıtanı ne biliyor musun dedi biri.. Hani o gidişlerin var ya... sessizce... suskun .. Kırılan sen olduğun halde... kendisiymiş gibi... hani o arkasına dahi bakmadan gidişleri.. Hani senin "o an" "oracıkta" "ancak" arkasından baka kaldığın... anın durması için yalvardığın, tutup ucundan geri çevirmeye çalıştığın an varya, hani yapabilsen o merdiveni, hani yapabilsen o kapıyı, hani yapabilsen o sokağı tutup ucundan geri çevirmeye canını bile verebileceğin o an.. O işte...en acıtanı o.. Hani o tıpkı elinden düşen en sevdiğin, hani o tıpkı tutamadığı gibi... hani o tıpkı tüm gidenlerde yaşadığı gibi... hani o bir ince sızı varya içe akan... işte...tam öyle incecik... yırtarak kayan... düşen kanatan... acıtan.. tutamadığın... parçalanan... tuzla buz olan... zamana savrulan... zamanda akıp giden... hani o zamanla çatıştığın ama zaman içinde yok olmayan herkesin inandığı o kocaman ... "zaman her şeyin ilacıdır" yalanı ... bunun bir yalan olduğunu tekrardan hatırladığın an... ve kendini kandırmaya başladığın an ... istemeye istemeye inanmaya başladığın an.. O işte...en acıtanı o.. Ama senin orda oldugunu hep bildiğin .. Ama senin hep hissettiğin.. Ama bir dahası olmayan.. Ama zaten hiç senin olmayan.. Ama senin hep bildiğin.. Ama senin hep hissettiğin.. Ama bir daha sana geri gelmeyecek olan.. Ama buna rağmen Gelmeyeceğini bile bile senin beklediğin.. O işte...en acıtanı o.. Sonra o kocaman kocaman, akıp gitmek bilmeyen zaman.. O durduramadığın an' ın karmaşası tezatlığı.. Kördüğüm oluşu.. O "acabalarla" , "keşkelerle" dolu soruların .. İçindeki kısır döngülerin.. Ve o an .. Hiç bir şey yapamamanın çaresizliği.. O işte...en acıtanı o.. Belki de sadece çaresizliğin... Çaresizliğim...lütfen beni artık acıtma...! |
| | |
![]() |
| Etiket |
| damla22 |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| ^^ßen Dü$LerLe Büyüyen AsıLsız ßir Cocuk..^^ | »¦«ReBell»¦« | Paylaşmak istediklerim | 9 | 03-22-2008 20:47 |
| Sen düşlerimdeki büyük.... Bense düşlerle büyüyen asılsız..! | iremsu1986 | Paylaşmak istediklerim | 4 | 11-23-2007 08:44 |
| Büyüdükçe Büyüyen ??? | ssseker | Sohbet Cafe | 11 | 05-28-2007 14:11 |
| dokunma kirli ellerinle bu satırlara... | İ>>L€G€ND&LOV€<<B | Paylaşmak istediklerim | 15 | 05-27-2007 10:54 |
| Yalnızlığımda Büyüyen Sevdan! | EbRuLi | Paylaşmak istediklerim | 4 | 04-10-2007 14:33 |