Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Tatlı Aşkım Forumları »»-(¯`v´¯)-» > ŞiirLer
Kayıt ol Sohbet Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-23-2007, 18:33   #921 (permalink)
x[.é..zaİd[€]mİn..z.]x
 
† yAsakLı † - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 12 Saat 32 Dakika 36 Saniye
Standart



Ben seni kocaman bir yürekle sevdim.
Gözlerim degil, yüregimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüregime.
Bir baska yerde olamazdın zaten.
Sen, benim en degerli yerimde, yüregimde olmalıydın,
orada kalmalıydın.
çok aşka ev sahipligi yapan bu yürek,
ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni.
Her hangi bir konuk degildin artık.
Bu yüzden ne agırlama faslı vardı, ne de ugurlama.
O yüregin gerçek sahibiydin.
Simdi sonbahar, kışa giriyoruz ya.
Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle.
çicek çiçek açtın yüregimde.
Gökkuşagı zayıf kaldı,senin renklerin karsısında.
Taze bir yaprak gibi yeşildin.
Açelyaydın pembeliginle.
Üzerine çig taneleri düşmüş sarı güldün.
Kırmızıydın bir ateş gibi.
Ve maviydin...
En cok bu renkle anmayı sevdim seni.
Denize tutkundum, denizi sensiz,
seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da.
Kendime bile dar gelirken,
içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık.
En kızgın,en tahammülsüz oldugum anlarda bile,
seni düşünmek yetti bana.
Içimdeki sevinç yüzüme yansıdı,güldüm.
Beni öylesine güldüren senin sevgindi
ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek oldugunu,
nasıl güzel bir şey oldugunu anladım seninle..
Her seye ragmen sevdim seni.
Güçlüydüm ve aşamayacagım hiçbir zorluk yoktu.
Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.
Sen elimden tuttugunda,
patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için
önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim,kul ederdim.
Sana ulaştıgımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm.
Ve o göle bir tek sen girebilirdin...
Sevdim ve hayrandım da.
Her halin çekti beni.
Duruşunu,uyumanı,gülmenı,kızmanı,şaşkınlıgını,
saflıgını,kurnazlıgını,çocuklugunu,olgunlugunu sevdim.
Sesini de sevdim suskunlugunu da.
Küçük oyunlarını,kaprislerini,
sitemlerini,korkularını sevdim.
Seni ve o doyumsuz sevdanı,
uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çogu zaman.
Sıgmadın cümlelere ve hiç bir cümle
seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım.çünkü sen yasam kaynagıydın.
Her gün yenilendim.
Seninle çogaldım,büyüdüm.
Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezligin ta kendisiydin.
__________________
tıK..
REsimLerim ..<3 YeniLer 39.saYfada
† yAsakLı † Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2007, 18:33   #922 (permalink)
нυzυя iѕчαиdα
 
YαnLızßαяon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 5 Gün 23 Saat 26 Dakika 30 Saniye
Standart

İlk kez hesaplaşıyorum kendimle
Tuhaftır kalemi kağıdı ve seni onca sevmeme rağmen
İlk kez yazıyorum,
Şimdi sen yoksun seni düşünmek var
Çocukken de seni düşünürdüm.
Her gece radyo dinler
Şiir yazardım
Her çarşamba pazara giderdik annemle,
Babam maaş aldığında baklava yerdik.
Dondurmayı da çok severdik ablam üç top yerdi ben iki top
Yalnızca bu yüzden kavga ederdik.
Oysa oysa hayatımın vazgeçilmeziydi ablam
Onun da yüzü hiç gülmedi hayırsızın birine kaçıp mahvetti hayatını
Aklımdan hiç çıkmaz gittiği günkü karanlıklar
Hüzünü büyüttüm o günden beri kendimi değil
Gözlerimde hala bir çocuk ağlar
Düşlerimi gezdirdiğim bulutlar
Bir tohumun özlemiydi çiçeğe
Hala kulaklarımda annemin sesi "bitirsen şu okulu bir işe girsen"
Şiirle karın doymadığı doğruydu
Bak Cemil okudu mühendis oldu
En güzel kızıyla evlendi Üsküdarın
Evini de aldı arabasını da
Bense bağlama çalardım kendi halimce
Sesim güzelmiş öyle derlerdi
Nerden bilirdim
Hep hüzün türküleri söyleyeceğimi
hayat bana yalan söyledi
o en güzel yıllarım acılara yenildi.
Almanya'daki abime
Okulu bitireceğime söz verirdim.
Mahsun düşlerimin
O en sürgün adasında
bakışları uzaklara dalıp giden
şarkılar ve mevsimsiz solmuş bir çiçek gibi
Ayaklar altında nasıl ezilirse umut
benim de güneşimi işte öyle çaldılar
öyle tutsak aldılar
sevinçlerimi
sensiz geçen her günü hesabıma yazdılar
şimdi öyle uzak ki çay içip simit yediğimiz günler
kardeşine karne hediyesi uçurtma yaptığım günler
öyle uzak ki.
Oysa saçaklarda titreyen bir serçenin ekmek tanesine kanat çırpması
bir anne duası kadar içten sevmiştim seni
Fener stadında beşiktaş maçı ve parasızlığımız devam ederken
bütün mavilerimi sana vermiştim.
kaybetmek alnıma yazılmış sanki.
Olmadı bir tanem
hayat bana yalan söyledi
o en güzel yıllarım acılara yenildi.
babanın tayini çıkıp gittiğiniz o kış
yine pençe yaptırmıştık ayakkabılarımıza.
sana söyleyemedim ama işten ayrılmıştı babam
kapanmıştı çalıştığı lokanta
senet zamanları daha bir çökerdi omuzları
ve akşam trenleri işçi yorgunluğuyla daha bir uzardı raylar
sitemler bile eğlenmişti hayata
bir yanardağ isyanlara uyanmıştı
üstelik
üstelik sen de yoktun artık
oysa yalnızca sen öpmüştün gözlerimi
bir yanı hep eksik kalan çocukluğumun
aslında her insan biraz yeniktir hayata ve biraz küskün
son tren de kaçınca son istasyondan
öyle kala kalırdık yorgun, vurgun ve üzgün
kendime düşmanlığım bu yüzden
hep kendime pişmanlığım
şimdi her şeyim yarım
fotoğrafının arkasına ne yazdığımı bile çoktan unuttum.
bir silah olsaydı bir silahım
yoksulluğu şakağından
kaybetmeyi kalbinden ve sensizliği alnın tam ortasından vururdum.
düzmece duygular harcım değildi.
uzak denizlerin fırtınasıydım
karlı dağların kekliği
yoksuldum yoksul olmasına ama onurluydum
şimde ne sen varsın ne o eski sevdalar olsun
üstüme devrilse de bu sağır karanlık
akşam olur şairlere gün doğar
bir kerecik söyle demiştin de
söylememiştim hani

İŞTE ŞİMDİ SÖYLÜYORUM SENİ SEVİYORUM
__________________
Bυndαn Sσnяα Göямєк İѕтєdiğiм
Tєк öLüм
" Kєndi öLüмüм "
YαnLızßαяon












YαnLızßαяon Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2007, 18:34   #923 (permalink)
x[.é..zaİd[€]mİn..z.]x
 
† yAsakLı † - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 12 Saat 32 Dakika 36 Saniye
Standart

KAÇINCI GÖZYAŞIM DOLAN GÖZÜMDE
GECELER İÇİMDE YANIYOR ŞİMDİ
UMUDUM TÜKENDİ GURBET ELİNDE
UYKULARIM BENDEN KAÇIYOR ŞİMDİ


GEÇMEZ GÜNLER GEÇMEZ AYLAR GEÇMEZ ZAMAN
NE OLURDU BU BAHARDA YANIMDA OLSAN
ŞİMDİ SEN YOKSUN GÖNÜL BAHÇEMDE
ŞARKILAR SUSTU NAĞMELERDE


ARTIK SON VURUŞLARI KALBİMİN
DEM TUTUYOR HAZAN VE ÖLÜM
BİR DEFA DAHA BAKABİLMEK İÇİNDİ ARDINDAN GİDEN SON VAPURUN
GÖZLERİMDEKİ UMUT VE HÜZÜN
ŞİMDİ SADECE ÜSKÜDARDA SÜZÜLEN MARTILAR ANLIYOR BENİ YALNIZLIĞIMI VE ÖYLECE GİDİŞİNİ ....


__________________
tıK..
REsimLerim ..<3 YeniLer 39.saYfada
† yAsakLı † Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2007, 18:34   #924 (permalink)
нυzυя iѕчαиdα
 
YαnLızßαяon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 5 Gün 23 Saat 26 Dakika 30 Saniye
Standart

Bu şehirde kimse sevmeyi bilmiyor
Harcıyor sevgilerini üçbeş saatlik eğlencelere
Ve ayırıyor sevdiğini kendinden,koparıyor
Sevvmeyi ve seveni ayıramıyor
Aşkı,sevgiyi vede mutluluğubirbirine eşliyor
Yaptıklarını övüyor,hatalarını görmüyor

Bu şehirde kimse yürümeyi sevmiyor
şöyle yalpalayarak vede gülerek içtenlikle
İçki içmeden sarhoş olamıyor artık insanlar
güzeli görmeden aşık olamıyor
göremiyor güzellikleri,sezemiyor

Bu şehirde kimse bakmayı bilmiyor
şöyle rasgele,görmeden
dokunmadan sevemiyor,
bedenine yapısık kalbi insanların

Bu şehirde kimse ağlamayı bilmiyor
şöyle sebebsizce içtenlikle
dökülmüyor gözyaşlari tana tane
insanlar acaba sevgiyimi unuttu yoksa
aşkmı insanları
bilmiyor insanlar,bilmiyor hasreti
akıtmıyor ne yanaklarına nede kalplerine gözyaşı
söndürmüyor kimse yangınlarını gözyaşlarıyla
insanlarda ateşmi bitti yoksa odunmu?

Bu şehirde kimse anlamıyı bilmiyor insanları
şöyle susarak,sesizce dinleyerek
bütün insanlar konuşuyor,saygısızca,düşünmeden
insanların kelime haznesimi bitti yoksa anlayışlarımı...

Bu şehirde kimse bilmiyor çiçek koklamayı
koparıyor çiçekleri dalından birakıyor bir köşeye solmaya
gülü hasretten kurutuyor papatyayı yolarak bitiriyor
fal bakıyor zalimler seviyor sevmiyor diye
sanki papatyalar yaralarına merhem oluyor
çekmiyor artık insanlar misk kokularını ciğerlerine dindirmiyor insanlar piskokuları çiçeklerle...

Bu şehirde kimse görmüyor zulumleri
şöyle haykırarak,ağlayarak,isyan ederek
bütün herkes saygısızca susuyor zulumlere
yazarlar almıyor artık kalemlerine zulümleri
susuyor şehvetlerini kusuyor kağıt parcalarına
cahilliklerini anlatıyor kasılarak biz insanlara
insanlar artık saygısızca susmayıda bilmiyormu ne
insanların insaflarıdamı kurudu yoksa

Bu şehirde kimse yaşamayı bilmiyor şöyle doya doya
yaşıyanlarlada dalga geçiyor insancıklar bunuda çekemiyor
insanların değer yargılarımı yozlaştı yoksa
değer yargılarımı kalmadı

Bu şehirde kimse tarihini bilmiyor
şöyle doğru dürüst
bilenler susturuluyor anlatılmıyor gerçekler,hakikatler
insanlar tarihmi yazmıyor yoksa
yazacak tarihlerimi kalmadı

Bu şehirde kimse özünü bilmiyor
şöyle kütüğüyle,atasıyla
bilenleri yalanlıyor
insancıklar özünü mü unuttu yoksa özünümü inkar ediyor(haşa)

Buşehirde kimse öldürmeyi bilmiyor;
şöyle layıkıyla...
öldürüyor yaşayacakları,yaşatıyor kanı beşpara etmezleri
insanlar öldürmeyi mi unuttu yoksa yaşatmayımı

Bu şehirde kimse tapmasını bilmiyor
inandığı yaratıcıya mabetlerini sadece yanlız bırakıyor
insanlar tapmayı mı unnuttu yoksa
yaratıcısınımı...(HAŞA)

Bu şehirde kimse ölmesini bilmiyor
şöyle layıkıyla delikanlıca
insanlar mezarlarını unuttu yoksa ölümün gerçekliğini mi_?

BU ŞEHİRDE KİMSE BİLMİYOR NE BİLDİĞİNİ
__________________
Bυndαn Sσnяα Göямєк İѕтєdiğiм
Tєк öLüм
" Kєndi öLüмüм "
YαnLızßαяon












YαnLızßαяon Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2007, 18:35   #925 (permalink)
x[.é..zaİd[€]mİn..z.]x
 
† yAsakLı † - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 12 Saat 32 Dakika 36 Saniye
Standart



Seni İstiyorum,

Şimdi!

Hiçbir duygumu ertelemedim ben.
Yaşayacağım hiçbir şeyi sonraya bırakmadım.
Sonra diye bir şeyin olmadığını biliyorum çünkü.
Hep yarına dair hayaller kurmak,
gelmesi mümkün olmayacak zamanları beklemek
benim işim değil.

Aşk zamana meydan okur; ama, sen karşı koyamazsın ona.
Orada durup öylece bekleyemezsin geleceği.
Bir adım atmalısın, bir el uzatmalısın aşka doğru.

Aşkın anahtarı cesaret değil mi yar?
Cesur olmak gerekmez mi bir sevdayı yaşamak,
büyütmek için?

Kaç gece geçti hesaplasana…
Kaç gece bir sonraki günü düşünerek geçti.
Neler yapabilirdik,
neler yaşayabilirdik düşünsene…

Her sabahı birlikte karşılamak vardı seninle.
Sevişmekten yorgun düşmüş bedenini öpücüklerle
yeni güne hazırlayabilirdim.
Gözünü açar açmaz ilk gördüğün şey ben
olurdum ve sen benim yüzümde mutluluğu görürdün.

Bu kentin sokaklarında el ele dolaşabilirdik.
Girmediğimiz sokak kalmazdı.
Bakışlara aldırmadan sokağın ortasında sarılıp öpebilirdim seni.

Bir şarkıyı sözlerini bilmesek bile bağıra çağıra söyleyebilirdik.
Sonra bir filme gider,
bir kitap okur,
bir martının bir lokma simit kapabilmek için
vapurların peşinden bıkmadan uçuşunu izleyebilirdik.

Paylaştığımız her anı,
beynimize bir daha çıkmamak üzere kazınırdı.
Özlerdik birbirimizi delicesine.
Bir saati yalnız geçirsek, bir sonraki saati iki saatlik yaşardık,
arayı kapayalım diye.

Peki biz ne yaptık?
Aşkı bir bekleyişin sırtına yükleyip ona sadece
uzaktan bakmakla yetindik. Her an aşkı yaşamak varken,
her gün birbirimizi yeniden keşfetmek varken,
bu yolda birer kâşif olmak varken sürgünleri
yaşamaya mahkûm ettik birbirimizi.

Bu sürgünlüğe son vermenin zamanı geldi artık.
Sana huzur vaat etmiyorum.
Aşkta huzur arayan yanılır.
Ben tutkunun, en koyu sevdanın sözcüsüyüm.
Onlar adına konuşuyorum.
Yarını olmayan zamanlarda erimek adına konuşuyorum.

Gözlerinin içine bakıp “Seni Seviyorum” demek istiyorum.
Aşkın akışına kapılıp hiçbir kaygı duymadan
gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum.
Kokunu içime çekmek, teninin sıcaklığı ile irkilmek istiyorum.
Yaşama senin adınla anlam katmak,
mutluluğu bulmak ve bir daha kaybetmemek istiyorum.

Seni istiyorum ey yar, canıma bir can daha katmak için,
daha mavi bir deniz,
daha mavi bir gökyüzü,
daha mavi bir sevda için.

Seni istiyorum,

yarın,

öbür gün,

öbür hafta,

öbür ay,

öbür yıl değil….

Şimdi!


Mehmet Coşkundeniz
__________________
tıK..
REsimLerim ..<3 YeniLer 39.saYfada
† yAsakLı † Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2007, 18:36   #926 (permalink)
нυzυя iѕчαиdα
 
YαnLızßαяon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 5 Gün 23 Saat 26 Dakika 30 Saniye
Standart

Bir gecede nazlanırken- mavi bir gül-
Kar mı yağarmış-düşlerine-hüznün...
.................................................. ........

Suya dokunduğunda rüzgar
Ellerin değerdi ellerime
En büyük hırsızdı su
Gökten maviyi çalan
Yıldızlardan yakamozu
Ve dolunayı suretinden

Sen mavisin diye
Sevdim tüm dünyayı ben

Martı düşleridir
Kanadında yıldız tozu savuran
Kendi ölümüdür her çiçeğin
Güneşi gölgeleyen bulutlara
Kırlangıç cığlıklarıyla vurulan

Kaç kelebek öldürür bu rüzgar
Bu yağmur kaç gülde açar
Göz yaşların kaç güle rengini verir

Sen ağlarken durur
Gökteki bütün kuşlar

Ah sen en nazlı şiirimin öznesi
Gök yüzünü giyinmiş bekliyorsun
Titreyip duruyor ellerinde hasretim
Suskunluğunun depreminde
Çözülüyor özlemin dili

Yüzündeki mevsimlerden
ŞUBATI - seçti- FiRARIM
Dilim kötürüm şimdi


Adına mühürlendim
Beni gözlerinle konuştur

Beni gözlerinle konuştur
Sana tufanlar
Ateşten fırtınalar getirdim
En anlamlı gurbet ayrılıklarından
Bilmediğin kavuşmalar getirdim

Bir sevda masalında
Ferhat çılgınlığı benimkisi
Anla işte...
Tutup ellerimden kendimi
Beni sana getirdim...
__________________
Bυndαn Sσnяα Göямєк İѕтєdiğiм
Tєк öLüм
" Kєndi öLüмüм "
YαnLızßαяon












YαnLızßαяon Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2007, 18:36   #927 (permalink)
x[.é..zaİd[€]mİn..z.]x
 
† yAsakLı † - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 12 Saat 32 Dakika 36 Saniye
Standart



Yolculuk nereye
Neler uğruna ölmeye
Dört yalnızlıkla bir doğruyu götürmeye
Hadi durma AĞLA, AĞLA
Yaşlar kurur zamanla, AĞLA
Böyle KAHPEDİR DÜNYA....!
Son bulur kollarında


Hadi durma AĞLA, AĞLA
Yüzünü ıslatmasan da AĞLA
Belki hepsi bir ruya
Son bulur kollarında...!
__________________
tıK..
REsimLerim ..<3 YeniLer 39.saYfada
† yAsakLı † Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2007, 18:37   #928 (permalink)
x[.é..zaİd[€]mİn..z.]x
 
† yAsakLı † - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 12 Saat 32 Dakika 36 Saniye
Standart

DENİZ...


Yürekleri yüreğimde mühürlü

"Bir zifir karanlıkta düştüm yola
Vurdum yolumu dağlara
Can görirem, cin görirem, korkmirem
Kükremiş aslan görirem, korkmirem
Bir yobaz insan görirem, korkirem
Onun bana can alıcı fikirlerinden
Can alıcı zikirlerinden,
korkirem balam , korkirem."

Kim bilir kaçıncı kez söylüyordu anam bu Erzurum deyişini. Kaçıncı kez gözyaşlarıyla sulamıştı "korkirem"i üstüne basa basa. Ben yirmi yaş çığlıklarıyla eşlik ederken kendisine, kaçıncı kez öpmüştü ıslak dudaklarıyla kaşlarımın arasını; Bu Deniz için, Bu Yusuf için, bu da Hüseyin için diye diye.

O gece, 6 Mayıs gecesi, bana öyle zor gelmişti ki güneşin mor dağlara doğuşunu karşılamak. Bir gün önce hücre de de olsalar doğmuştu o güneş Deniz, Yusuf, Hüseyin için. Ama o sabah. O sabah doğmasa da olurdu. Ağladım mı, anımsamıyorum. Ancak, biliyordum yıllar sonra onların yoldaşlarınca kavgamızda yaşatılacağını.

Tam yirmi altı yıl önce tanımıştım Deniz'i. Lise son sınıftaydım. askeri lise. kanımızın kızıl şafaklara akacağı günlerin coşkusuyla koşmuştuk İTÜ'deki seminere. Koca anfi ağzına kadar hınca hınç doluydu. Biz üzerimize geçirdiğimiz iğreti sivil giysilerle bir köşeye sıkışmıştık. Şu an kim olduğunu anımsamadığım konuşmacı THKO'nun hakıl eylemlerinin hangi temeller üzerine oturduğunu anlatıyordu. Koca anfide 'çıt' yoktu. Neden sonra bir kıpırdanma başladı. Başta konuşmacı olmak üzere herkes bakışlarını kapıdan yana çevirmişti. Ne olduğunu anlamaya çalışırken damarlarımda yangınlar başlatan haykırışı duydum.

-Deniz geldi!.. Deniz geldi!..

Kapının önünde bir kaynaşmadır başladı. Kısacık boyuma aldırmadan ben de onu görmek için zıplayabildiğim kadar zıplamaya çalışıyordum. Evet, tarihi yazan önderlerden birisini yakından görme fırsatını iyi değerlendirmeliydim. Deniz'I mutlaka görmeliydim, bu fırsat bir daha eli geçmezdi. Hatta, bir yolunu bulup konuşmalıydım onunla. Ne ki, konuşmak şöyle dursun yanına bile yaklaşamadım. O, esmer gülüşünü yakama takarak uzaktan bir göründü. o kadar.

Kim derdi ki, aradanyıllar geçecek ve o esmer gülüşlü çocuğun emaneti onurum olacak.

Yine bir 6 Mayıs gecesi.

Emanetlerini yarınlara onurla taşıyacağımdan kuşku duymaması için feri sönmüş gözlerini öptüm anamın. Yürümeyi neredeyse unutan anam, sanki o yılları yeniden yaşıyormuşcasına heyecanlı, elleri titreyerek tahta çeyiz sandığını açtı. Ortalığa yayılan naftalin kokusuna aldırmadan özenle çıkardı içindekileri. sendığın en altından işlemeli bir bohça aldı. Bir kutsal kitabı öpercesine öptü önce, ardından özenle kıvırdığı köşelerini yine özenle araladı. Sararmış gazete küpürlerinin arasına sıkıştırdığı üç kuru karanfil çıkardı masanın üzerine. Bana:

- Bunları hatırladın mı? dedi.

Nereden anımsayabilirdim ki o karanfilleri?.. Sustum. Ama anam susmadı:

- Bunları o sabah sen getirmiştin bana. "Anam" demiştin, "bak, işte, o üç oğlun burada, yanında, ellerni öpmeye geldiler." Onlar ellerimi hiç öpemediler ama, ben hep öptüm bu karanfilleri. Buna Deniz dedim; Buna Yusuf, buna da Hüseyin.

Sesinin titremesi ellerinin titremesine karışmıştı yorgun bir dağı andıran anamın. kara, kuru elleri, patlak yeşil damarlarının seğrimesine aldırmadan devindi yeni baştan. Gazete küpürlerini teker teker kat yerlerinden açtı. Masanın üzerinde hüzünlü bir tarih göz kırpıyordu yanıbaşımdaki kızımın körpecik yüreğine. Gözleri sulanan anamı köşediki divana oturttum. Gazete küpürlürini gözden geçirmek için masaya geldiğim zana kızımın:

- Bu gazeteler benden yaşlı, dediğini duydum.

Yıllar gazete küpürlerini sarartmıştı belki. Yaraları kabuk bağlamıştı kimilerinin. Kimileri o yaralara tuz basıp yenilerini eklemişti yanıbaşına. Kimileri de!..

Şimdi sayılamayacak denli çoğaldı yaralarım. Her mayıs kanlı şimdi. Sırtına vurduğu torbasından sızıyor döktüğü kanlar lacivert rüzgârın ve lokmalarına bulaşıyor, salyalarına bulaşıyor, kahkahaları boğuyor Tiran'ı.

Bilincinize, yüreğinize, özünüze işlediğiniz ışıkla, yeni bir zaman yaratmak, yeni bir yaşam, yeni bir sevda için çıkmıştınız yola. Kimi zaman dayanılmaz; çarpıcı yaşam gerçeklerini içinize vururken; bu kutsal ateşin gereği en güzel, en soylu duyguları kökeninden kucaklayan yaşama sığmayan bir kuramdı peşinden koştuğunuz. Bir nedeni vardır elbit her yürek depreminin. Dolsun öyleyse belleklere güneş kokulu sevda, diyerek yüreklerinizi yüreğime mühürledim. İşte, bu yüzden Deniz'in Emniyet sarayında kendisini merakla seyreden polislere söylediği şu sözlerini tırnaklarımla kazıdım bulutlara:

- BAKIN, GÖRÜN BENİ, DAHA EVVEL HİÇ GÖRMEMİŞ MİYDİNİZ? BENİM SİZ POLİSLERDEN DAHA ALACAKLARIM VAR."

İşte bu yüzden:

"Haram olsun
gerille yüreğimi alıp elime
mavzerlerime sürüp yağlı kurşunları
ölüp dirilip binlerce kez
öpmezsem alnını ölümün
haram olsun
on sekiz yaş gençliğime"

dizeleriyle haykırdım şiirlerimde.

İşte bu yüzden, her 6 Mayıs sabahı bir kez daha bileyliyorum öfkeli yüreğimi.



Yılmaz Yeşildağ
__________________
tıK..
REsimLerim ..<3 YeniLer 39.saYfada
† yAsakLı † Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2007, 18:38   #929 (permalink)
x[.é..zaİd[€]mİn..z.]x
 
† yAsakLı † - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 3 Gün 12 Saat 32 Dakika 36 Saniye
Standart

Veda Acısı...

''İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır"

der Dostoyevski...

.........

Veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yıldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer.

Birlikteliğin örttüğü tüm kusurları ayrılık sergiler.

Bir ayrılık arifesinde helalleşilir ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleşilir.

"Ölene kadar" diye söz verilmiştir, ama "ölüm yolunda" başka tercihler belirmiştir.

Kararsız prensesin vicdanı azap çekerken

7 cücelerin somurtkanı "aklını başına" al diye fısıldar kulağına;

haytası ise "kalbinin sesini" dinle diye çekiştirir eteğinden.


Hep hayran bakan gözlere, hatalar takılmaya başlar.

"Ama"yla biter alelade iltifat cümleleri:

"Sen iyi bir insansın, ama arkadaşların kötü",

"Seni seviyorum, ama bu ilişkide mutlu değilim",

"Ben baska türlü bir beraberlik düşlemiştim"

vs..vs..

Sonra gelsin uykusuz geceler...

Bir türlü karar verememeler...

Ruhen gidip gelmeler...

"Hele biraz daha zaman geçsin" diye nikah ertelemeler...

Birlikteymiş gibi yaparken, sevecek başka yüzler,

yüzecek başka denizler kollamalar..

"Aslında bütün bunlar bizim iyiliğimiz için"e kendini kandırmalar.

Sonrası hep aynı: Bekleyenin "Hani sonbaharda buluşacaktık.

Hazan geldi geçti, sen gelmez oldun" sızlanmaları...

Bekleyenin "Geliyorum az kaldı" oyalamaları...

Bittiğini bile bile işi uzatmalar; söyleyemedikçe hepten batağa saplanmalar...

Terke makul bir gerekçe ararken hepten çarşafa dolanmalar...

Veda konuşmasında süslü iltifat cümlelerinin arasına,

o cümleleri hiçleştiren mayınlar serpiştirmeler...


Üzgün görünmeler... Bağış dilenmeler..."Ama kaçınılmazdı" demeler...

"Sözünden caydın" yakınmalarını

"Sen de eski sen değilsin. Değişmişsin" diye göğüslemeler...

Asıl kendinin değiştiğini bilmezden gelmeler...

Ve son sahne; Terk edenin o mahçup "Yapamıyorum, dayanamıyorum..

Her şeyi denedim.." itirafına karşılık terk edilenin kırık çalımı: "uğurlar olsun!

Ben yoluma devam ediyorum".

İhanetler hep böyledir: ilki, bir yenisine gebedir; ikincisi daha az acı verir.

Ondan sonra dur durak yoktur:

Güvenilmez aşık, sevdikçe kıran,

gezdikçe ardında bir kırık kalpler mezarlığı bırakan bir dervişe döner.

Artık acılara hapsolmuştur:

Buluşmak istedikçe ayrılacak, birleşmeye çalıştıkça parçalanacak,

sonunda terk ettiklerinin "ah"ı tutup, terk edildiğinde,

mukadder yalnızlığına kapanacaktır

[s:e23305d2ee]Can Dündar[/s:e23305d2ee]
__________________
tıK..
REsimLerim ..<3 YeniLer 39.saYfada
† yAsakLı † Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2007, 18:39   #930 (permalink)
нυzυя iѕчαиdα
 
YαnLızßαяon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 1 Hafta 5 Gün 23 Saat 26 Dakika 30 Saniye
Standart

BİR AYRILAMAYIŞIN HİKAYESİ ...


İçli bir şiir gibi bakıyorsun.Yaşanmış ne varsa bilen,
yaşanacak ne varsa kaygılanan.
Gözlerinden bir nehir gibi akıyor hüzün.Yüzüme, ellerime bulaşıyor.
Konuşamıyorum.Her kelime ya asılı kalıyor.Yada ben vazgeçiyorum
ne faydası var ki diyorum konuşmanın bilinenleri,
bilinmek istemeyenleri tekrar tekrar anlatmanın
Bir bıçağı batırıp ete kanatmaktan ne farkı olacak kelimelerin..
Unutmaktan medet ummak lazım bir kaç nefes alış verişlik zamanlarda
sonra yeniden aynı döngüye girilecek
nasıl olsa hiç bilmemiş olmanın imkansızlığını özlüyorum.

Seni benden başka kimsenin sevmemiş olduğunu düşünmek istiyorum.
gözlerine bakarken benim hissettiklerimi
hiç kimsenin yaşayamayacağını bilmek istiyorum.
Soruların anlamı yok artık bu zaman diliminde
Cevapsız, öksüz sorular bırakmanın acısını eklemenin kendimize
Anlamı olan tek şey sensin anlamı olan tek zaman parçası, şu an
Keşke bir tablo gibi olsaydı sevdamız,
çizilse boyansa ve öylece kalsa idi...
Yaşanmışlıklarımızı hiçbir şey değiştiremeseydi
yaşansaydı ve öylece kalsaydı...

Oysa ben daha şimdiden sensiz gecelerimin karanlığına gömülmüş,
yaşadıklarımızla avunamaz haldeyim.
O gün sana elimdeki boncuklarla kalpler
yaptığımda bana bakışının güzelliği bile avutamaz artık beni.
Çamurlanmış bir ayakkabı, yırtılmış bir kağıt
ve hatta ezilmiş kuru bir yaprak gibi kalmaya mahkumlar artık..
Yaşandıkları anın güzelliğini unutmuş gibiler şu halleriyle.

Almak ister gibisin üzerimden yükümü
yapamayacağını bile bile çabalar gibi bakışların..
Konuşmadan, dinlemeden, söylemeden...
Seni anladığımı biliyorsun
Seni anlayıp, seni suçlardan arındırıp daha fazla acı çektiğimi de..

Biliyorsun, öfkelenebilsem biraz işimin kolaylaşacağını
lakin daha derinlere çeken bir sakinliğin beni sardığını
Ne yapmalı? saniyeler dolusu,
yıllar gibi gelen o düşüncelerin sular gibi berrak
ve hızlı aktığı zamandan atmalı kendini dışarıya
ama nasıl birimiz bulsak
cevabı ne kadar bulamazsak o kadar uzar düşünceler,
kesip atmazsak bir yerlerden biliyoruz başımıza gelecekleri
kesip atarsak da ne kadar eksileceğimizi

Ne yapmalı?
Çektiğimiz ve çekeceğimiz acılarımızın enini boyunu ölçmek
ne kazandırdı bize
Unutmak daha kolay olsaydı girermiydik bunca zahmete
Bu geceyi yaşamamış olmayı isterdim.
Öylece bakışmadan, konuşmadan çekip gitmeni
O zaman senden nefret edebilirdim
Aşk yok diyebilir,
kendimle seni kurban ettiğim küçük oyunlar oynayabilirdim...

Oysa şimdi, şu dakikaları yaşamak
senden nefret etmekten bile zor.
Ayrılığın tam öncesi
Bir adım öncesi ne kadar varsan,
bir adım sonrası o kadar ayrılık...
Tam ortada soğuk bir çizgi gibi duruyor, şu an
Ben yine de git istiyorum artık
Beni, bana verdiklerini düşünmeden
Kendini alıp da git istiyorum.
Bir an önce o acıyı hissetmek yine o akşamlardaki gidişlerinde
olduğu gibi kafeste serçe gibi çarpmak istiyorum
odanın duvarlarına kanatlarımı

Gece daha çok uzun
Ne kadar kalırsan yokluğun o kadar büyüyecek biliyorum
Hadi kendini al, gecemden al, ve git
Bundan başka yol olmadığını bilmek,
ayrılığın kendisinden de çok acı veriyor bana


* Ayrılığı da al ve git *

__________________
Bυndαn Sσnяα Göямєк İѕтєdiğiм
Tєк öLüм
" Kєndi öLüмüм "
YαnLızßαяon












YαnLızßαяon Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
вєвєğιм σℓмαѕαу∂ıη єğєя.. |тαηяıçα| Paylaşmak istediklerim 9 08-31-2008 19:56
‘чіиє вєи торŁаdιм каŁвіміи кιяιкŁаяιиι . .’ _elma_shekerim_ Sizin Yazılarınız 36 08-28-2008 20:26
˚×[.Ŝєήi вєκŁємєчє ĜєŁічояuм.]×˚ Ruhsuz Beden Paylaşmak istediklerim 5 07-03-2008 14:59
натачι кєиdімdє* аяιчояυм нєр‼ _elma_shekerim_ Sizin Yazılarınız 4 06-17-2008 01:03
Ðilim Ðilim иєує Yαяαя αşк ,Yαяαмαz вιя вüтüи İкєи °o|| кαяωєи ||o° Sizin Yazılarınız 7 05-04-2008 19:34


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:39 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
2005-2008 TatLiaskim.Com Forumları
karınca duası gamze kıvılcımcevher yenel oceans çetesi iyi uykular mesajı erzurumdizi izle kötü insanları tanıma senesi msn 9.0 full bbg evleri youporn elif ece uzun grup mp3 hayat döner sana blingee balca gece gülü nihat alptuğ altınkaya düşlerimin prensi www.localtr.com