![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
| Televizyon & Dizi Programlar,diziler ve sizin haftalik yorumlariniz.. |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #53 (permalink) |
| Foruma Isınan Üye ![]() Üyelik tarihi: 03-08-2008 Bulunduğu yer: ß!lm€m k!! Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 1.719
Konular: 111
Ruh Halim: Rep puanı:1225763055 Toplam Online: 2 Hafta 6 Gün 13 Saat 42 Dakika 22 Saniye | guzel bi dizi gercekten paylasimin icin saol ![]()
__________________ Yağmur & ZyNp[CaniKim] <3 |
| | |
| | #54 (permalink) |
| ღ♥ღSiLeNceღ♥ღ ![]() Üyelik tarihi: 11-26-2006 Bulunduğu yer: ''Dilimden Düşmüyor !!Kolaysa Gelde al Bende ki bu Cimbom Aşkını!!'' Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 10.380
Konular: 1382
Ruh Halim: Rep puanı:1037379333 Toplam Online: 2 Hafta 5 Gün 4 Saat 18 Dakika 14 Saniye | Gelen senaryolar arasında Son Ağa en iyisiydi Çok beğenilen bir oyuncusunuz, fakat siz hep ‘oyuncuyum’ yerine ‘sinemacıyım’ diyorsunuz... Evet, oyuncu olarak tanınıyorum, fakat kamera arkasında olmakla da ilgileniyorum. Senaryo yazdığınızı duyduk. Doğru. Birkaç tane senaryom var. Uzun metrajlı ilk filminizi ne zaman yöneteceksiniz? Hazır olduğum zaman. Yönetmenliği düşünüyorum, evet. Zaman zaman bu konuda idealist heyecanlar duyduğum oluyor. Kadın yönetmenler arasında kimleri tutuyorsunuz? Pelin Esmer’i tabii ki: Oyun adlı belgeselin yönetmeni, şimdi sinema filmi çekecek. Bilge Olgaç’ı beğeniyorum. Türkan Şoray’ın da yönetmenliği son derece kayda değerdir. Şu sıra neler okuyorsunuz? Turhan Feyzioğlu’nun Yılmaz Güney Bir Çirkin Kral kitabını. Yılmaz Güney’in sinemasını çok takdir ederim. Sinemacı olmak için verdiği mücadeleyi. En alt katlarında çalıştığı sinema sektöründe, her türlü zorluğa göğüs gererek önemli bir yönetmen oluşunu son derece dikkate değer buluyorum. Karamsar mısınız? Gerçekçiyim. Gerçekçilik neye yarıyor? Piyasanın menfi tesirlerini ucuz atlatmaya. Piyasada ne var ki? İdealist insanların sayısı çok az. Bana öyle geliyor ki, hiçbir zaman insanlar sizi anlayamaz ve tanıyamaz. Ve... İşini yalnızca para için yapan herkes çok can sıkıcı ve zavallı! Para önemsiz mi? Onu demiyorum. Sadece... Etrafta daha fazla zeki insan olmasını isterdim. Zeki insanların da daha mücadeleci olmasını isterdim. Wing Chung yapmışsınız. Nedir Wing Chung? Sadece kolların kollanıldığı bir dövüş sanatı. Matrix filmindeki dövüş tekniği. Neden Wing Chung’la ilgilendiniz? Her şeyi denemeyi seviyorum çünkü. Ne gibi? Yamaç paraşütü, dağcılık, basketbol... Bisiklet sürüyorum. Her yere bisikletle gidip geliyorum. Sporun sizin için anlamı ne? Spor insana özel bir olgunlaşma bilgisi sunuyor. Dayanıklı olmayı, düşsen de kalkıp yarışa devam etmeyi öğretiyor. Bir de, enerjinizin farkına varıyorsunuz. Peki ya oyunculuk... Oyunculuk bazen düet, bazen düello gibidir. Oyunculuk başarınızın sırrı ne? İşimi iyi yapmayı çok önemsiyorum. Çalışıyorum. Ümitliyim. Yani iyi bir sinemacı olmak için... Evvela iyi bir insan olmak gerek bence. İyi bir sinemacı er ya da geç olursun, fakat iyi bir insan olmayı erteleyemezsin. Türk oyuncuları eleştiriyor musunuz? Oyunculuk, kamera karşısında yapılan bir iş. Bizde, bu ıskalanıyor. Oyuncu, artistlik yapmak ve 24 saat artist olmak zorunda sanki. En büyük hayaliniz? Anne olmak. Ufukta böyle bir annelik ihtimali var mı? Güncel anlamda yok. Fakat olacağını biliyorum. Tıpkı, bir film yöneteceğimi bildiğim gibi. İnsan kendi istikbalini içten içe sezer. Sinema ve spor haricinde nelerle ilgileniyorsunuz? Kitaplar ve politikayla. Tarihi seviyorum. Toplumsal yönelişleri analiz etmeyi seviyorum. Dolayısıyla hayallerle yaşamıyorum. Sinirli misiniz? Hayır, fakat galiba kolay savunmaya geçen biriyim. Yayıncılık, çevirmenlik ve yazarlık yaptınız. Entelektüel bir starsınız... Entelektüel... Olmaya çalışıyorum. Yani bilgiyi ve zihin açıklığını önemsiyorum. Fakat entelektüellik bana mutluluk getiren bir nitelik değil. Çevremde de ille entelektüeller olsun gibi bir arayışım yok. Niye? Entelektüelliğin birçok kişide bazı yanılsamalar doğurduğunu, insanlara tepeden bakma eğilimine sebep olduğunu düşünüyorum. Her filminizde saç modeliniz değişiyor? İyi de oluyor. Faydasını görüyorum. Böylece insanlar beni görür görmez tanıyamıyorlar. Yazarsınız. Dergilerde, gazetelerde yazılarınızı okuduk. Yazarlığa devam etmeyi düşünüyor musunuz? Yazmayı ve gazeteciliği çok ciddiye alıyorum. Halihazırda yazıyorum. Herhalde filmler ve kitaplar hakkında ara sıra da olsa yazmayı sürdüreceğim. Kitap yazacak mısınız? İki kitap yazdım. Fakat yayınlamadım. Çünkü yayınlanmaya hazır hale geldiklerini düşünmüyorum. Ne yazdınız? Komik bilimkurgular. Annem, en iyi yaptığım işin yazarlık olduğunu düşünür ve hep yazmam gerektiğini söyler. Yazılarınıza artık pek rastlayamıyoruz... Eğer birkaç işi birlikte yürütüyorsanız, insanlar sizi daha kolay yargılıyor. Aynı anda hem oyunculuk, hem yazarlık, hem spor yaptığım için asla takdir görmedim. Kaç tane kısa film yönettiniz? 12-13 tane. Kimseye izletmiyorum. Çünkü istediğim düzeyi yakaladığımdan emin olamıyorum. Sevdiğiniz kadın oyuncular? Jodie Foster, Ingrid Bergman, Jean Seberg, Juliette Binoche... Türkan Şoray, Müjde Ar ve Başak Köklükaya. Yüzünüz yandı ve estetik ameliyat yerine, bir yağ sürdünüz, geçti. Bir astrolog size ‘8 Temmuz’da hayatınız değişecek’ dedi, tam o gün hiç hesapta yokken Kutluğ Ataman size başrol önerdi. Çağan Irmak’tan bahsettiğiniz bir anda, Çağan Irmak telefon etti ve Ulak’taki rolü teklif etti... Böyle şeyler sık oluyor mu hayatınızda? Çok fazla. Nedir bu? Olup biten her şeyden bir işaret anlamı çıkarmaya çalışmıyorum tabii ki. Sanırım her insan, böyle açıklaması olmayan olaylar yaşıyor. Fakat gündelik hayat, insan ilişkileri, mucizeleri dışlayan bir işleyişe sahip. Biz de açıklayamadığımız her şeyi bir kenara bırakıyoruz. Yani... Annem ve anneannem benim için çok dua ediyorlar. Kalplerimizde taşıdığımız inancın, hayatımıza etki ettiğine inanıyorum. Son Ağa dizisinde oynuyorsunuz. Nasıl başladı Son Ağa macerası? Güliz Kucur’un senaryosunu okudum, çok komikti. Bir komedide rol almayı çok istiyordum. Bana gönderilen senaryolar arasında da Son Ağa en iyisiydi. Diziyi, Özer Kızıltan’ın yöneteceğini duyunca da, projeyi kabul ettim. İlk defa burada şeker kızı oynuyorum. Çekimler Ürgüp’te yapılıyor. Eviniz İstanbul’da... İstanbul dışında çalışmaktan çok memnunum. Neden? Çünkü orada zaman çok yavaş akıyor. Birçok ödülünüz var. Ödüller hakkında ne düşünüyorsunuz? Sanatın ödüllendirilemeyeceğine inanıyorum. Nasıl yani? Ödül eğer çok büyükse, mesela Oscar gibi, eser ya da sanatçı ile ödül arasında bir denge kuruluyor. Onun dışında, ödül konusu spekülasyona çok açık. Bir de tabii ki en önemli ödül ve ölçü, isimsiz izleyicilerin ilgisi ve yorumudur. Gandhi’den etkilendiğinizi söylemişsiniz. Bakkal Hüseyin Amca’dan etkilenmenizi beklemiyorum ama Gandhi... Bakkal Hüseyin değil de, Bakkal Ümit Amca vardı, ondan da çok etkilenmiştim. Çok dürüsttü. Çocukken onun dükkanında çalıştım. Gandhi’nin, dünya meselelerini maneviyat eşliğinde ele alması ve o bildiği yoldan çözmesi beni etkilemişti. Bugüne kadar canlandırdığınız karakterler arasında size en çok benzeyen hangisi? Hem hiçbiri, hem de hepsi. Acayipmiş... Hiçbiri, çünkü ben onlar değilim. Hepsi, çünkü her birinin yerine geçtim. Mesela İstiklal: Şahin Bey adlı TV filminde, Kurtuluş Savaşı sırasında erkek kılığına girerek cepheye giden kara çarşaflı bir kadını canlandırdım. Ulak’taki Havva’nın da benimle alakası yoktu. Canlandıracağım karakterlere hazırlanırken kendimden değil, onlardan yola çıkıyorum. Çok gençsiniz. Yine de anılarınız vardır. Var, evet... 2 yıl önce, 56. Uluslararası Berlin Film Festivali’ne gazeteci sıfatıyla gitmiştim. Büyük bir festival, dünyanın her yerinden çok önemli sinemacılar, gazeteciler, sinema yazarları vardı. Philip Seymour Hoffmann, Capote filmiyle yarışıyordu. Starbucks’taydım. Philip Seymour Hoffmann’ı gördüm. Onunla röportaj yaparsam, yayınlanacağını biliyordum. Ünlü bir aktör çünkü. Konuşmak istediğimi söyledim. O ne dedi? ‘Tamam, 10 dakika kadar konuşabiliriz’ dedi. Masada biri daha oturuyordu. Onunla ilgilenmedim. Röportaj yaptık, bitti. Teşekkür ettim. Ayrılırken el sıkıştık, birbirimize ‘İyi günler’ dedik. O sırada yanda oturan adam da ‘İyi günler’ dedi. Ona da elimi uzattım ve bir de baktım ki... O sessiz, ufak tefek adam... Şöyle bir başını kaldırdı... Eee, kimmiş? Al Pacino. A-ha?! Ne yaptınız? E, haliyle şoka girdim. İlginçmiş... Eh, en azından ileride torunlarıma anlatabi-leceğim birkaç hikayem var. Kaynak : Star Gazetesi |
| | |
| | #59 (permalink) |
| Forum Üstadı ![]() Üyelik tarihi: 01-02-2008 Bulunduğu yer: ๊giiden вen σLdυм* ..deLii giвi ѕeνende! ]kopuq ♥ Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 4.688
Konular: 485
Ruh Halim: Rep puanı:236456627 Toplam Online: 3 Gün 18 Saat 31 Dakika 51 Saniye | seVemediM bu diziyi
__________________ ![]() yosHy qeRçk baNa bi adım daha yaKLaş..! hööyytt KaYboLL..! |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İkizzler (Star Tv) | **Tuqbi$** | Televizyon & Dizi | 14 | 08-09-2008 22:26 |
| Köprü (Star Tv) | *°|CaRaMeL_a|°* | Televizyon & Dizi | 34 | 06-14-2008 15:43 |
| Fenomen Star Tv | **Tuqbi$** | Televizyon & Dizi | 7 | 05-21-2008 22:56 |
| Rus Ruleti (Star Tv) | **Tuqbi$** | Televizyon & Dizi | 0 | 04-20-2008 03:31 |
| Kader (Star TV) | *°|CaRaMeL_a|°* | Televizyon & Dizi | 35 | 06-04-2007 14:27 |