.


Geri git   Tatlı Aşkım > »»-(¯`v´¯)-» Genel »»-(¯`v´¯)-» > Televizyon & Dizi
Kayıt ol SohbetTop 10 Üyeler Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar

Televizyon & Dizi Programlar,diziler ve sizin haftalik yorumlariniz..

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-24-2008, 19:56   #1 (permalink)
KaLp SaNcIsI
 
ua_beach_1905 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Hafta 2 Gün 1 Saat 24 Dakika 54 Saniye
ua_beach_1905 - MSN üzeri Mesaj gönder
Cool dünyaca ünlü lost dizisi

JACK SHEPHARD (Matthew Fox)

Dr. Jack Shephard
Yaş: 37 (Doğum Tarihi 1967)
Nereli: Los Angeles, CA, USA
Meslek: St. Sebastian Hastanesinde Omurilik Cerrahı. Babası Dr.Christian Shephard (Cerrahi Bölüm Şefi) ile birlikte çalışıyor.
Akrabalar: Dr.Christian Shephard - Babası, Sarah Shephard - Eski Karısı, Claire Middleton - Kız Kardeşi
Neden Avusturalya yolcusu: Babasını arıyor


KATE AUSTEN (Evangeline Lilly)

Cesur bir kadın olan Kate grupta ilk insiyastifi alan ve adadan kurtulma yollarını arayan kişilerden biri. Diğer leri gibi onunda karanlık ve şaşırtıcı bir sırrı var. Bir kanun kaçağı olan Kate, işlediği en önemli suç, uzunca bir süre üvey babası olarak bildiği babasını öldürmektir. uçakta polis eşliğinde seyehat ediyordu. Hayat onun için uçak kazasından sonra yeniden başladı. Sawyer, Kate ve Jack arasında bir aşk üçgeni var.

İLGİNÇ BİLGİLER
İlk başta Kate, kaza sırasında kocası uçağın kuyruk kısmında banyoda olan ve bu yüzden ayrı düşen daha yaşlı bir kadın olarak düşünülmüştü. Daha sonra onun yerine Rose ve kocası Bernard fikri ortaya çıktı ve vazgeçildi.
Yoon-jin Kim aslında Kate rolü için düşünülmüştü. Yapımcılar onu sevdiler fakat role tam da uygun olmadığını düşündüler, onun için Sun-Hwa Kwon rolünü yazdılar.
Gerçek hayatta, Kate Austen’i oynayan aktris Evangeline Lilly, aynı dizide Charlie Pace’i oynayan Dominic Monaghan’ın kız arkadaşıdır.
Gerçek hayatta, Evangeline Lilly’nin Hawaii’de başka 2 oyuncuyla paylaştığı evi yandı

James “Sawyer” Ford (Josh Holloway)

1968′de Knoxville, Tennessee’de doğan Sawyer’ın gerçek ismi James Ford’dur. Ailesinin yıkılmasına sebep olan dolandırıcı Sawyer’ın ismini takma isim olarak kullanır ve kendisi de bir dolandırıcıdır.
Gerçek Sawyer, küçük James Ford’un ailesini dolandırmak için annesi ile ilişkiye girmiş ve tüm paralarını ellerinden almıştır. Bu olay sonucunda James’in babası, annesini öldürüp intihar etmiştir. Bu olayların üzerine James dokuzuncu sınıftayken okulu bırakmıştır.

Gerçek Sawyer’dan intikam almak için yemin eden James kendisini mali bir sıkıntının içinde bulur ve kendisi de dolandırıcılar dünyasına dalar. Sawyer’ın mesleğini ve ismini alır, kendi çekiciliğini kadınları baştan çıkarıp dolandırmak için kullanır.
En çok kullanığı dolandırıcılık yöntemi şu şekildedir : Bir kadınla geçen gecenin ardından yataktan kalkar ve önemli bir toplantıya geç kalmış tavrı takınır. Hızlıca çantasını alırken çanta açılır ve içindeki tüm paralar etrafa saçılır. Kadının aslında bunu görmemesi gerekiyormuş gibi davranır ve kadının kendisinin veya zengin kocasının da bu gizli işe para yatırmasını sağlar.
Dizide Sawyer’ın geriye dönüşlerinden birinde Sawyer’ın Jessica isimli bir kadını ve kocası David’i bu yöntemle dolandırmak üzereyken görüyoruz. Ailenin küçük çocuğunu görünce kendisinin yaşadıklarını hatırlıyor ve gerçek Sawyer’ın kendisine yaptıklarını onlara da yapıp aileyi dağıtmak istemediği için anlaşmadan vazgeçiyor.
Sawyer’ın diğer bir dolandırıcılığında dul Cassidy Phillips dolandırılmak üzere olduğunu anlıyor ve Sawyer’a boşanma sırasında aslında kendisine pek bir şey kalmadığını söylüyor. Fakat dolandırma işi ilgisini çekiyor ve Sawyer’dan bunu kendisine de öğretmesini istiyor. Sawyer ona birkaç basit dolandırma yöntemini gösteriyor ve Cassidy bir süre sonra daha büyüğünü gerçekleştirmek istediğini ve aslında eski kocasından almış olduğu 600,000 doları olduğunu söylüyor.
Daha sonra, Cassidy’yi dolandırmaktan vazgeçmiş olmasına rağmen ortağı Gordy’nin tehditleri sonucunda devam etmeye zorlanır, eve döner ve Cassidy’ye kaçmasını söyler, kendisini paraları bir çantaya doldurup Cassidy’ye verir gibi gösterir. Parası olduğunu önceden bildiğini itiraf eder ve parayı getirmezse kendisini öldürmek için dışarıda bekleyen bir araba olduğunu söyler. Cassidy çantayı alıp gider ve Sawyer bir süre bekledikten sonra eve girer ve gerçek paraların olduğu çantayı alarak (Cassidy’ye verdiği sahtedir) oradan ayrılır.
Kazadan kısa bir süre önce Sawyer’a gerçek Sawyer’ın Avustralya’da olduğu bilgisi verilir. Sawyer Avurtralya’ya gider ve orada kendisine söylenen adamı bularak birkaç el ateş eder ve öldürür, fakat ölmeden önce adamın söylediklerinden kandırıldığını anlar, aslında Sawyer’ı ona gönderen kişi, kendisine borcu olduğu için onu Sawyer’a öldürtmüştür.
Avustralya’dayken bir bar kavgasına karışır ve polis tarafından Avustralya’dan tekrar dönmemek üzere gönderilir..
Fakat aradığı gerçek Sawyer’ı adada bulur ve onu öldürür.

Bağlantıları

Boone: Sidney’deki polis karakolunda aynı sahneyi paylaştılar. Sawyer tutuklanıyor ve Boone kızkardeşini arıyordu.
Jack: Jack’in babasıyla ölümünden hemen önce Sidney’deki bir barda tanışıp bir kaç tek atmiştir
Kate: Kate’in annesinin çalıştığı lokantaya giden Sawyer, Kate’in annesi ile sohbet eder


JOHN LOCKE (Terry O’Quinn)

Adaya düştüğü andan itibaren tuhaf davranışlarda bulunan, iyi bir avcı olup arkadaşlarını yönlendiren John Locke, adada Jack ile beraber lider konumundadır.
Küçüklüğünde bir ailede evlatlıktır. Daha sonra gerçek babası ortaya çıkar ve ona iyi davranarak onun kalbini kazanır. Kendisine acındırarak John’un böbreğini alır, daha sonra onu görmek bile istemez ve bir dolandırıcı olduğu ortaya çıkar. Bu, John’un geçmişindeki en büyük acıdır.

John Locke adaya düştüğünde tekerlekli sandalyeye mahkum biridir fakat mucizevi şekilde iyileşir. Bu iyileşmeyi adanın bir mucizesi olarak görür ve adaya büyük hayranlık duyar.


BENJAMIN “BEN” LINUS (Michael Emerson)

İlk başta Michael Emerson’ın Lost’un üç bölümünde yer alması düşünülmüştü, fakat yapımcılar ondan öyle etkilendiler ki 5 bölümde daha yer almasına karar verdiler. 3. sezonda dizinin daimi karakterlerinden biri haline geldi.Dizide kendini bir dönem de Henry Gale kimliği ile tanıtmıştır.



SAYID JARRAH (Naveen Andrews)

GEÇMİŞİ
Doğma büyüme Irak’lı olan Sayid, Saddam’ın ordusundan İletişim Subayı görevini yapmaktaydı. Çocukluk aşkı kendisini Oceanic Uçuş 815′te seyahat etmesinin nedeniydi. Körfez Savaşı sırasında Amerikan askerleri onu, en yakın arkadaşı Nadia’ya işkence yapmaya zorlamıştır. Bu, onun geçmişindeki unutmak istediği bir yaradır ve bu olaylar yüzünden derin pişmanlıklar duymaktadır. Geçmişinde Fransa’da bir lokantada çalışmıştır.

ADADAKİ HAYATI
Sayid Jarrah adaya ilk düştüğünde Sawyer tarafından önyargıyla karşılanmıştır, çünkü kendisi bir Irak’lıdır ve 11 Eylül olayları sebebiyle potansiyel suçlu olarak görülmektedir. Ama daha sonra adadakiler için ne kadar yararlı olduğunu kanıtlamıştır. Kendisi bir İletişim Subayı olduğu için, uçağın kokpitinde bulunan vericiyi çalıştırmayı başarmış ve böylece adada 16 yıldır dönüp duran imdat çağrısını yakalamıştır. Ayrıca Sayid, kendini Henry Gale adıyla tanıtan insanın sahtekar olduğunu ilk bakışta anlamış ve ne kadar insan sarrafı olduğunu bizlere göstermiştir. Ve belki de yaptığı en önemli şey de Michael’ın yalan söylediğini ve kendilerini bir tuzağa sürüklediğini anlamasıdır. Kendisi adanın sempatik insanlarından biridir. Adada tanıştığı Shannon’la kısa bir ilişki yaşamıştır, ancak Shannon’ın trajik ölümüyle birlikte bu ilişki de sona ermiştir.

DESMOND DAVID HUME (Henry Ian Cusick)

12 Ağustos 2007 , 21:35 · Kategori: - oyuncular

Dizideki diğer kazazedelerden farklı olarak 815 sefer sayılı uçağın yolcusu değildir. Uçak kazası olduğunda adada 3 yıldır bulunmakta olan Desmond, teknesiyle kaza geçirerek adaya gelmiştir.
Desmond, Charles Widmore’a anlattığına göre, babasının ölümünden sonra 3 kardeşine bakmak zorunda olduğu için üniversiteden mezun olamamıştır. Royal Shakespeare Company isimli şirkette set tasarımcısı olarak çalışmıştır. Charles Widmore’la olan görüşmesinden 2 yıl önce Widmore’un kızı Penny (Penelope Widmore) ile babasından habersiz olarak çıkmaya başlamıştır. Sonunda Desmond Penny’nin kendisi için fazla iyi olduğunu düşünerek ondan ayrılır.

Muhtemelen Bay Widmore’a kendisini ispatlamak için orduya katılır fakat emirlere itaat etmemesi sebebiyle ordudan uzaklaştırılır ve hapse girer.
Desmond dünya etrafındaki bir yarışa katılmak üzere Amerika’ya gider. Yarışmayı düzenleyen Bay Widmore’un gözünde kaybettiği onurunu geri kazanmak istemektedir. Yarışma için bir tekneye ihtiyacı vardır ve Amiraka’ya gelişinden kısa bir süre sonra karşılaşıp tanıştığı Libby ona teknesini verir. Libby, kocası David ölünce teknenin sahibi olmuştur ve onun sahibinin Desmond olması gerektiğine inanmıştır.
Daha sonra yarış esnasında, Desmond’ın teknesi Elizabeth bir fırtınaya yakalanır ve darbe alarak bilincini kaybeder. Desmond uyandığında artık adadadır.








Hugo “Hurley” Reyes (Jorge Garcia)

Bir tavuk kanadı restoranında servis elemanı olarak çalışmıştır. Hayali bir arkadaşı olduğu için bir süre akıl hastanesinde kalmıştır. Bir gün akıl hastanesinden, akıl hastası arkadaşı Lenny’nin sürekli tekrarladığı “4, 8, 15, 16, 23 ve 42″ sayılarıyla piyango oynar ve büyük ikramiyeyi kazanır. Ancak bundan sonra bütün olaylar ters gitmeye başlar; büyükbabası vefat eder, büyükbabasını gömen adamı cenaze töreninde birkaç kez yıldırım çarpar, annesinin bacağı kırılır, annesine aldığı kocaman ev yanar, onun piyango haberini yapan Tricia Tanaka adlı muhabir hanım onun yeni açtığı dükkanın haberini yaparken hem muhabir hanıma hem de restoranına meteorit düşer.

Yani talihsiz olaylar Hurley’nin başını bırakmaz. Yalnız bu olaylarda bir gariplik vardır; Hurley’e hiçbirşey olmaz fakat tanıdıklarına, sevdiklerine, sevdiği mekanlara sanki bir lanet çökmüştür. Hurley bunu araştırmaya karar verir ve Lenny’nin birlikte bir görev sırasında keşfettiği sayıların (4, 8, 15, 16, 23, 42) arkadaşına gider. Ne yazık ki arkadaşı ölmüştür fakat karısı yaşamaktadır. Karısı da Hurley’e kendi hikayesine benzeyen bir hikaye anlatır; onlar da bu sayılarla çekilişe katılmıştır ve onların başına da bu tür talihsizlikler gelmeye başlamıştır. Onlar da çölün ortasında bir eve yerleşmiş, çözümü bunda bulmuştur.Hurley umutsuz bir şekilde evine döner. Bu sefer de yıllar önce onu terkeden babası para için dönmüştür. Hurley de tüm ısrarlara rağmen Avusturalya’ya gider ve ekibe böylece katılır.
İLGİNÇ BİLGİLER
Hurley adanın sevimli şişkosu olarak tanınır.
Masatenisinde çok iyidir, Sawyer’ı yenmiştir ve böylece Sawyer’ın bir hafta kimseye laf etmemesini sağlamıştır.
Adada bir minübüs bulmuştur.
Adada yaptığı sayım sonucunda Ethan’ın kazazedelerden biri olmadığını keşfetmiştir.

CHARLIE PACE (Dominic Monaghan)


Charlie İngiltere, Manchester’lı bir müzisyendir. Dizinin “Flashes Before Your Eyes” isimli bölümünde, adaya düşmeden çok önce sokaklarda gitarıyla “Wonderwall” isimli şarkıyı söylerken Desmond ile karşılaştığını görüyoruz.


Daha sonra kardeşi Liam ile beraber kurdukları rock grubunun (DriveSHAFT) bas gitaristi ve şarkı sözü yazarı oluyor. Charlie ilk başlarda DriveSHAFT’ın başarısını artırma konusunda kararsız görünüyor fakat kardeşi Liam’ın ona grubun temeli olduğunu açıklaması üzerine tamamen ikna oluyor. DriveSHAFT’ın ünü giderek artıyor ve Charlie kontrolü ele almakta olan kişinin Liam olduğunun ve Liam’ın kendisini uyuşturucu kullanarak tükettiğinin farkına varıyor. Bir konser öncesinde Charlie Liam’la bunu konuşmaya çalıştığında Liam Charlie’ye grubun kendisi olduğunu haykırıyor. Soyunma odasında yalnız kalan ve morali çok bozulan Charlie, Liam’ın uyuşturucularından kullanıyor. (Filmde eroin yerine şeker kullanılmıştır)
KAZADAN SONRA
Charlie’yi kazadan sonraki ilk günlerde iyi ve kibar bir tutum içinde görüyoruz. Pek çok kurtarma aktivitesine katılıyor, dışlanmaktan kaçınıyor ve yararlı olmaya çalışıyor. Diğer kurtulanlarla kendi şöhretini hatırlatacak konularda konuşmaya çalışıyor. “Pilot” isimli bölümde, Charlie telsiz bulmaya çalışma işinde Jack ve Kate’e eşlik ediyor. Uçak enkazındalarken, uçuş sırasında tuvalete sakladığı eroinlerini bularak yanına alıyor, böylece uyuşturucu kullanımına adada da devam edebiliyor.
“House of The Rising Sun” isimli bölümde Locke Charlie’nin bağımlılığını farkediyor ve onu bağımlılıktan kurtulması için ikna etmeye çalışıyor. “The Moth” isimli bölümde Charlie uyuşturucu kullanmamanın ıstırabına dayanamayarak Locke’dan eroinini geri istiyor. Locke Charlie’ye eğer üç kez isterse üçüncüde eroinini geri vereceğini söylüyor. Jack mağaralarda kayalar arasında sıkışıp kaldığında Charlie onu kurtarmanın bir yolunu buluyor ve kendine güveni geliyor. Locke’dan eroini 3. defa daha istiyor, Locke istemeye istemeye eroinleri verdiğinde Charlie onları hemen ateşe atıp yakıyor.
“Confidence Man” isimli bölümde Charlie’nin Claire’e düşkünlüğü ortaya çıkıyor ve onu mağaralara taşınmaya ikna ediyor. “All the Best Cowboys Have Daddy Issues” isimli bölümde ikisi Ethan tarafından kaçırıldığında Charlie ölümden dönüyor. “Homecoming” isimli bölümde Claire sonradan kampa döndüğünde Ethan Claire’i vermezlerse her gün içlerinden birini öldürmekle tehdit ediyor. Ethan’ı yakalamak için plan yapıp onu tuzağa düşürdüklerinde Charlie Ethan’ı vurarak öldürüyor.
Claire doğum yapıp Aaron dünyaya geldiğinde Charlie ikisine bakma konusunda sorumluluk hisseder hale geliyor. “Exodus” isimli bölümde Rousseaue tarafından kaçırılan Aaron’u bulmak için Sayid’le beraber onun izini sürerek sonunda çocuğu geri alıyor. Takip esnasında uyuşturucularla dolu olan uçağın yanına geldiklerinde Sayid heykelciklerin içinde eroin olduğunu söylüyor ve yeniden aklı uyuşturucuya kayan Charlie bunlardan alıyor, daha sonra bir tanesini Charlie’nin çantasında görüyoruz.
DriveSHAFT
DriveSHAFT dizideki kurgusal bir rock grubudur, Charlie ve kardeşi Liam Pace’in grubudur, gerçek hayattaki Oasis grubu ile benzerlik gösterir şekilde kurgulanmıştır. Grup “You All Everybody” isimli parçasıyla büyük bir çıkış yapmış ve İngiltere ve Amerika’da çok tutulmuştur. İki kardeş arasında uyuşturucu yüzünden bir gerginlik yaşanmaya başlamış ve sonunda yolları ayrılmıştır. Boş geçen bir süreden sonra Charlie grubu yeniden toplayıp 8 haftalık bir turne düzenlenmesi işini ayarlamıştır. Fakat maalesef Liam artık yeni kurduğu ailesiyle beraber Avustralya’da yaşamaktadır. Charlie onu görmeye gider, Liam’ı “DriveSHAFT’ı sensiz kabul etmiyorlar” diyerek tura katılmaya ikna etmeye çalışır. Liam’ın kabul etmemesi üzerine sinirlenerek Los Angeles’a giden uçağı yakalayıp tura Liam’sız başlamak üzere yola koyulur.
“Everybody Hates Hugo” isimli bölümde Hurley Charlie’ye DriveSHAFT’ın harika bir grup olduğunu düşündüğünü söyler.
“Flashes Before Your Eyes” isimli bölümde Charlie’nin sokakta söylediği Wonderwall isimli şarkı Oasis grubuna aittir.
J.J. Abrams’ın başka bir dizisi olan, yine ABC kanalında yayınlanan Alias isimli dizide ana karakter olan Sydney Bristow’un partisinde arka planda “You All Everybody” şarkısının çaldığı duyulur.
İLGİNÇ BİLGİLER
İlk başta Charlie 41 yaşında eski ve artık gözden düşmüş bir rock yıldızı olarak düşünülmüştü, fakat oyuncuları seçen ekip tarafından Sawyer için yapılan denemelerde beğenilerek ona şimdiki Charlie rolü verildi.
Charlie’nin (gerçek hayatta Dominic Monaghan’ın) sol kolunda “Living is easy with eyes closed.” (Gözler kapalıyken yaşamak kolaydır.) yazılı bir dövme bulunuyor. Bu, Beatles’ın “Strawberry Fields Forever” isimli şarkısının sözlerinden bir parça. Aynı zamanda sağ kolunda da elf harfleriyle 9 yazan bir dövme bulunuyor, bunu da Yüzüklerin Efendisi üçlemesindeki rolü sırasında yaptırmış.
Gerçek hayatta, dizideki Kate Austen’i oynayan Evangeline Lilly, Charlie’yi oynayan Dominic Monaghan’ın kız arkadaşıdır.

JULIET BURKE (Elizabeth Mitchell)

Juliet karakteri diziye 3. sezondan itibaren girer ve diğerleri olarak adlandırılan adada önceden beri yaşayan topluluğun önemli karakterlerinden biridir. Geçmişinde, kanser ve gebe olamayan kardeşinin özel iğnelerle hamile kalmasını sağlamış, Dharma tarafından fark edilmiştir. Bu adaya geliş süresi altı ay denmiş ama üç yıldan fazla sürmüştür.

Karakter olarak Jack’in eski karısına benzerliği ve dizinin kahramanları olan kazazedelere yakınlığı ile diğerleri içinde en sıcak bulunan karakter olarak göze çarpar. Ayrıca kardeşine dönebilmek ve adadan kurtulmak için herşeyi göze alabilecek birisidir.Juliet adada hamile olan kadınları tespit ederek onlar üzerinde testler ve araştırmalar yapar. 3 sene içinde 9 kadın ölür. Clarie’e yaptığı testin sonuçları gelişir ve ölmek üzere olduğunu söyleyerek ona yeni bir ilaç verir. Bu arada Sun’ın da adada hamile kaldığını öğrendikten sonra Ben’e haber verir.

VINCENT (labrador retriever)



Vincent, Walt’a üvey babasının verdiği köpektir. Kaza sırasında Michael ve Walt’la birlikte uçakta olan Vincent da kazazedeler arasındadır. Dizide önemli olaylar içinde yer almıştır.Dizinin Pilot isimli ilk bölümünde Jack’in yanına gelen ve sonra ortadan kaybolan Vincent daha sonra Locke’un yaptığı köpek düdüğü sayesinde bulunmuştur.
Vincent, Tricia Tanaka Is Dead isimli bölümde ağzında bir iskelet kolu ve anahtarla çıkagelmiş, Hurley ve Jin’in minibüsü bulmasını sağlamıştır. Bu olay bir çok soru işaretini peşinden getirmiştir.
Exposé isimli bölümde ölü sanılarak canlı canlı gömülmek üzere olan Nikki ve Paulo’nun aslında ölü olmadıklarını farkederek üzerlerindeki örtüyü çekmiş fakat durumu kimse anlamamıştır.



ROSE HENDERSON (L. Scott Caldwell)

Rose karakterinin merkezde olduğu S.O.S isimli bölümde Rose’un adaya gelmeden önce ölümü bekleyen bir hasta olduğubu öğreniyoruz.Rose, uçak kazası sırasında eşi Bernard’ın tuvalette olması sebebiyle kazada eşiyle ayrı düşmüştür. Etrafındakiler onu eşinin acı kaybından dolayı teselli etmek istemişlerse de o eşinin öldüğüne inanmamaktadır, onun da kendisi gibi hayatta kaldığına ve kendisini düşündüğüne inanmaktadır.



MR. EKO (Adewale Akinnuoye-Agbaje)



Mr. Eko Nijerya’nın yoksulluk sınırındaki küçük bir köyünde küçük kardeşi ile yaşamını sürdürürken köylerini basan yerli gerillalar yüzünden tüm hayatının akışı değişmiştir. Gerillalar örgütlerine dahil edecekleri elemanları henüz çocukken köylerden toplamaktadır. Köyü basan çete lideri Mr. Eko’nun kardeşi Yemi’nin silahı tabanca verip masum bir adamı öldürmesini ister.
Kardeşini çok seven Eko silahı alır ve yaşlı adamı hemen öldürür. Bunun üzerine gerillalar Eko’yu alarak köyden gider. Yıllar sonra kendisini kaçıran gerillalar gibi çalışmaya başlar. Bir uyuşturucu pazarlığı sonrası elinde satıcıları öldürür ve elinde yüklü miktarda uyuşturucu kalır. Artık bir rahip olan kardeşi Yemi’nin kilisesine gider ve kendisini rahip yapmasını ister. Böylece uyuşturucu ülke dışına çıkarmasının tek yolu olan Kızılhaç ‘ın uçağını kullanabilecektir. İlk başlarda bu isteğine direnen Yemi, Eko’nun uyuşturucudan elde edilecek para ile aşı alacağını ve geri döneceğini söylemesi üzerine teklifi kabul eder. Uyuşturucuları kaçırmak içinse kilisenin yardım için ürettiği ve adada Charile’nin başına dert olacak Meryem Ana heykelcikleri kullanılmaktadır. Eko ve iki adamı uyuşturucuyu uçağa yüklerken Yemi gelir ve Eko’nun gitmemesini ister. Bu sırada bir kamyon arkasındaki askerler pistin başından ateş açar ve Yemi vurulur. Kargaşa sırasında Eko kardeşini uçağa bindirir fakat içerideki diğer adamı Eko’nun binmesine izin vermez. Uçak havalanır ve askerler Eko’yu gerçek bir rahip zannederler. Bundan sonra kardeşinin kilisesini devralan Eko, her ne kadar rahip gibi davranmaya çalışsa da halk onun rahipliğini kabul etmez. Köye gelen aşıların bir kısmını haraç olarak almak isteyen bir takım çete üyelerini kilisenin içinde öldürür. Bu olaydan sonra halk onu dışlar ve kiliseyi kapatır. Bir zaman sonra Eko aslında kardeşinin gitmeyi planladığı Londra’ya kendi gider ve kardeşinin ızdırabı onu düşecek olan uçağa binmeye doğru iter.
KAZADAN SONRA
Eko uçağın arka kısmında olanlarla birlikte denize düşmüştür. İlk gecesinde de diğerleri tarafından kaçırılmaya çalışılmış ve iki tanesini öldürmüştür. Konuya Sawyer Mike ve Jin’in sallarının parçalanması sonucu geri adaya düşmeleri ile giren Eko, Mike’ın oğlunu ararken kaybolması üzerine Jin’e yardım etmiştir. Sonrasında diğer grubun yanına gelmiş ve Charlie’nin ormanda bulduğu içi eroin dolu bakire meryem heykelini farketmesi üzerine onunla kardeşinin de vurulduktan sonra bindiği uçağı bulmaya gitmiştir. Claire ve Aaron’u vaftiz etmiştir ve gördüğü bir rüya üzerine Charlie ile birlikte bir kilise inşa etmeye başlamıştır. Sonra Dharma’nın Pearl adlı istasyonunu Locke ile beraber bulmuştur. İstasyondaki filmi izlemeleri sonucu Locke düğmeye basmaya ara verse de bu görevi Eko devam ettirmiştir. Locke ve Desmond patlama kapılarını indirip Eko’yu dışarı bırakmaya çalıştıkları zaman kapıyı dinamit ile patlatmaya çalışmış fakat başarılı olamamıştır. Buradan ağır yaralı çıkan Eko rüyasında kardeşini görmüş ve onu takip etmiştir. Bir ayı tarafından kaçırıldığında Locke tarafından kurtarılmıştır. Kurtarıldıktan sonra tekrar kardeşini gören Eko onu takip etmiş, fakat esrarengiz siyah duman tarafından öldürülmüştür.


MEDYUM RICHARD MALKIN (Nick Jameson)



Richard Malkin’i ilk olarak Claire’in sevgilisi onu hamileyken terk ettiğinde bir arkadaşının götürdüğü, kişiler hakkında geleceklerini görebilen bir medyum olarak tanıdık. Richard Claire ile yaptığı ilk seansta onun geleceği hakkında yorum yapmamış, doğacak bebeği kendisinden başka hiçkimsenin elinde büyümemesi gerektiğini söylemiştir.
Fakat her nedense daha sonra Claire’i telefonla arayarak görüşmek istemiş ve buluştuklarında içinde Amerika’ya uçak bileti ve para olan bir zarf vererek orada doğacak olan bebeği evlat edinmek isteyen bir aileye göndermiştir.Richard’ı dizinin bu bölümünden çok sonra Mr. Eko ile birlikte tekrar görebildik. Mr. Eko ölen kardeşi Yemi’nin yerine rahip olarak Londra’ya gider. Buradaki kilisede bir kadın (Richard’ın eşi) gelir ve bir mucize yaşandığını, gölde boğulan kızının daha sonra tekrar canlandığını söyler. Konuyu araştırmak üzere görevlendirilen Mr. Eko, Richard’ın evine gittiğinde tepkiyle karşılanır ve Richard bir medyum olmadığını, sadece insanlar hakkında bilgi topladıktan sonra onlar hakkındaki geleceği gördüğünü söylerek insanları kandırdığını itiraf eder. Mr. Eko Londra’dan ayrılmak üzereyken Richard’ın kızı onu havalanında bulur ve öldüğü esnada kardeşi Yemi’yi gördüğünü söyler ve iletmesi istediği mesajı Mr. Eko’ya söyler. Buradan hareketle Richard’ın aslında kendi ağzıyla söylediği medyum olmadığı gerçeğinin yaşanan olayı kapatmak için söylenen bir yalan olduğunu, kızının da kendisi gibi yeteneklere sahip olduğunu düşünebiliriz.

PAULO (Rodrigo Santoro)

12 Ağustos 2007 , 21:49 · Kategori: - oyuncular
Nikki’ nin erkek arkadaşıdır.Avusturalyada bir yönetmeni kurguladıkları bir planla öldürüp parasıyla beraber kaçarken adaya düşmüştür.Ada da nikki ile çaldıkları elmaslar yüzünden anlaşamadıkları için birbirlerinin ölümüne sebeb olmuşlardır.



NIKKI FERNANDEZ (Kiele Sanchez)

12 Ağustos 2007 , 21:43 · Kategori: - oyuncular
Kazadan önce oyuncuydu. Expose isimli diziye konuk oyuncu olarak katılmıştır. Erkek arkadaşı Paulo ile dizinin yönetmenini zehirleyip öldürerek pırlantalarını çalmışlardır. Sydney’de bulunma sebebi Expose dizisidir.
KAZADAN SONRA
Kazadan sonra Paulo ile pırlanta kavgası yapmışlardır. Paulo elmasları Pearl istasyonuna saklamıştır. Dharma istasyonunu, düşen küçük uçağı herkesten önce bulmuşlar fakat kimseye söylememişlerdir. Paulo’nun pırlantaları saklamış olduğunu öğrenen Nikki, Leslie Arzt’tan, sokunca felç geçirten Medusa örümceğini almış, Paulo’yu bu örümceklerle felç etmiş, cebindeki pırlantaları almıştır. Ancak örümcek kendisini de sokunca koşarak Hurley’le Sawyer’a gitmiş, son cümlesini söylemiş-felç geçiriyorum- fakat kimse ne dediğini anlamamıştır. Bu yüzden herkes onu ve Paulo’yu ölmüş sanmış ve onları diri diri gömmüşlerdir.

LIBBY (Cynthia Watros )
Adada karşılaşılan uçağın parçalanan diğer kısımlarına ait kazazedelerden olan Libby bir psikologdur. Kaza öncesi hayatında bir dönem Desmond Hume ile karşılaşmış ve ona dünya seyahatine çıkacağı Elisabeth isimli yatın temininde yardımcı olmuştur. Kendisi de bir dönem akıl hastanesinde tedavi almıştır.
Hurley ile bir ara gönül ilşikisine girmek üzere olan Libby diziden ölerek ayrılan karakterler arasındadır. Michael’ın silahından çıkan kurşun ile ölmüştür.
__________________
yıllarca aynı rol aynı perde
yıllarca aynı ev aynı yerde
sevdim de katlandım bunca derde
ama çok yanlıştı
adı yanlış aşktı
ama suç hep bende
ua_beach_1905 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-24-2008, 19:57   #2 (permalink)
KaLp SaNcIsI
 
ua_beach_1905 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Hafta 2 Gün 1 Saat 24 Dakika 54 Saniye
ua_beach_1905 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

ETHAN ROM (William Mapother)

12 Ağustos 2007 , 21:36 · Kategori: - oyuncular
Ethan, ilk başlarda farkettirmeden kazazedelerin arasında yaşamıştır. Hamile olan Claire’in yaşadığı bazı korkutucu olayların neticesinde Hurley kazadan kurtulanlar hakkında tek tek bilgi almış ve uçağın manifestosundaki isimlerle karşılaştırmış, listede Ethan’ın olmadığını farketmiştir. Ethan o zamana kadar diğer kazazedelerden biri gibi davranmıştır.
Daha sonra Ethan, Claire ve Charlie’yi kaçırmış, Charlie’yi asarak ölüme terk etmiştir. Onları bulmak üzere takip eden arkadaşları tarafından hayatı kurtarılan Charlie ilerleyen bölümlerde Ethan’ı silahla vurarak öldürmüştür.



DANIELLE ROUSSEAU (Mira Furlan)

12 Ağustos 2007 , 21:31 · Kategori: - oyuncular
İlk sezonlarda gizemli ama kazazedelere yardım etme çabası içinde görülen Danielle’nin ilerleyen bölümlerde kızının adanın diğer sakinlerinini yani yabancıların elinde olduğu, kendisinin de bir süre onlarla yaşadığı şekillenmektedir. Ormanda tuzağına düşürdüğü Sayid’in de yardımıyla kampın yolunu bulur ve onlara diğerleri hakkında bilgi verir.
Bu arada kamptaki tek bebek olan Claire’in bebeği Aaron’a aşırı ilgi duymaktadır. Diğerlerinin, adaya düştükten hemen sonra elinden aldıkları kızının yaşadığını ve onun diğerlerinin yanında olduğunu öğrenince uçak kazazedelerinin diğerlerinden kurtulmak için yaptıkları operosyona dahil olur. Ve elinden geldiği kadar yardım etmeye çalışır.

DR. CHRISTIAN SHEPHARD (John Terry)

12 Ağustos 2007 , 21:30 · Kategori: - oyuncular

Christian Shephard, oğlu Jack Shephard’ın da çalıştığı St. Sebastian Hastanesinde cerrahtır. Jack’le arasında büyük problemler yaşanmıştır. Bu problemlerin kaynağı ise Christian’ın bir cerrah olduğu halde ileri derecede alkol bağımlısı olmasıdır. Alkol bağımlısı olmasının asıl nedeni henüz bilinmemektedir.
Dizinin ilerleyen bölümlerinde Christian Shephard’ın aslında Claire’in de babası olduğu ortaya çıkmıştır.




BERNARD NADLER (Sam Anderson)

12 Ağustos 2007 , 21:28 · Kategori: - oyuncular

Bernard, Rose’un eşidir. Önceki hayatında diş hekimliği yapmaktadır. Kaza sırasında tuvalette olması sebebiyle eşiyle ayrı düşmüştür. Uçağın kuyruk tarafındakilerle birlikte adanın diğer tarafında yaşamıştır.


ANA-LUCIA CORTEZ (Michelle Rodriguez )

12 Ağustos 2007 , 21:25 · Kategori: - oyuncular
Ana Lucia Cortez, uçağın kopan kuyruk kısmındaki hayatta kalanlardandır. Kuyruk kısmının lideri konumundadır. Ayrıca eski bir polis memurudur. Hamileyken bir suçlu tarafından vurulup çocuğunu kaybetmiştir ve bunun intikamını suçluyu vurarak alır.
Sydney’e havalimanında karşılaştığı Jack’in babasını korumak için gitmiştir, Los Angeles’a dönerken de Jack ile kısa bir sohbet etmişlerdir. Kuyruk kısmındakilerin yaşadıkları yüzünden şüpheci tavırlarıyla dikkat çeken Ana Lucia, Shannon’ı yanlışlıkla vurup, öldürmüştür. Ana Lucia’yı canlandıran Michelle Redriguez ile yapımcılar arasındaki bazı problemler yüzünden Michael’ın elindeki silahtan çıkan kurşunla Ana Lucia Cortez karakterinin yaşamına son verilmiştir.

BOONE CARLYLE (Ian Somerhalder)

23 Nisan 2007 , 07:35 · Kategori: - oyuncular
Shannon’ın üvey ağabeyi. Hiç para sıkıntısı çekmemiş. Annesinin şirketlerinden birinde düğün organizasyonu yapıyor, aynı zamanda bir cankurtaran. Kız kardeşi Shanon’a aşık.



JIN-SOO KWON (Daniel Dae Kim)

23 Nisan 2007 , 07:34 · Kategori: - oyuncular
İngilizce bilmeyen Jin ve Sun Koreli bir çift. İngilizce bilmediğinden sürekli gruptan dışlanıyormuş gibi görünüyor. Jin’in kontrolcü tutumu durumu daha da zorlaşıyor. Karısı Sun’ı çok kıskanıyor ve başka biri karısına ilgi gösterdiğinde bu tutumu doruk noktasına ulaşıyor.



CLAIRE LITTLETON (Emilie de Ravin)

23 Nisan 2007 , 07:33 · Kategori: - oyuncular
Claire, araba kazası geçirdiğinde genç gotik bir avustralyalı bayandır. Kaza sırasında aracı Claire kullanmaktadır ve yolcu olan annesi ön camdan fırlar. Annesi hayyata kalır ama bitkisel hayata girmiştir. Bu durumdan Claire kendini sorumlu tutmaktadır. Kazadan bir süre sonra, Christian Shephard kendini Claire’nin annesinin yattığı hastanede gösterir. Claire’e babası olduğunu ve hastane masraflarını karşıladığını söyler. Sonra, Christian Claire’nin iş yerine gelir (geçivi dövme salonu), onu bir kahve içmeye dışarı götürür. Ona annesinin acısını dindirmek için ölmesine izin vermesini önerir. Claire daha adını öğrenemeden babası hayatından çıkar ve bir daha görünmez.
Claire’in önceki 10 yılından.Claire daha sonra Fish ‘n’ Fry’da iş bulur. Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir. Erkek arkadaşı ve bebeğin babası Thomas’ın onu terk etmesi ile kararı kesinleşir. Hala annesini hastahanede ziyaret etmektedir ve annesine kararını fısıldar. Planları içindeki suçluluk duygusu ve psişik Richard Malkin sayesinde değişir. Malkin bir kaç ay boyunca Claire’nin peşini bırakmaz ve ona bebeğe onun haricinde biri bakarsa çok büyük kötülük geleceğini söyler. O giderek artarak rahatsız eden istekleri reddettikçe, Malkin taktiklerini değiştirir. Claire’e Los Angeles’ta bebeği evlat edinmek isteyen bir çift olduğunu söyler. Çoktan ertesi gün Amerikaya giden bir uçaktan bir bilet bulmuştur (Oceanic 815). Sadece bu uçakla gidebileceğini, başka bir uçağın uygun olmadığını söyler. Kazadan sonra, Claire pisişiğin kazadan haberi olduğuna ve onu kandırdığına inanmaya başlar, ve bunu bebeği ve onu ayırmamak için planladığını anlar. Ardından, geriye dönüşlerden birinde Mr. Eko’nun, pisişiğin yalancı gerçek olmadığını iddia ettiği görülür.
KAZADAN SONRA
Kazadan sonra Claire diğer yolcular tarafından ihmal edilir. Claire bunu istemektedir çünkü O hamileydi. Durumunu sürekli takip eden doktor Jack’in tavsiyelerine göre, sadece Charlie Claire ‘e yakınlaşır, ve arkadaş olurlar. Claire ve Charlie Ethan Rom tarafından kaçırılır. Kaçırılmadan sonra ilk Charlie bulunur, Claire ise iki hafta sonra bir ceset gibi ortalıkta gelir, hala hamileliği devam etmektedir ama kaza ya da kaçırılmayla ilgili bir şey hatırlamamaktadır.
Maternity Leave bölümünün özet kısmında Ethan Claire’e kaçırmadan sonra ne yaptıkları anlaşılmaktadır. Claire Dharmanın sağlık istasyonuna götürülür ve bebeği için ilaç verilir. Ethan Claire’e onu uysal tutmak ve mutlu kalmasını sağlamak için ona sakinleştiri verir. O’na bebeği alacaklarını ve Claire’nin geri kampa gitmesi gerektiğini söyler. Claire Ethan’nın bebeği tutma fikrine güvenmeye başlar. Ethan bebek doğduktan sonra ona verecekleri odayı gösterir, içerisi bebek mobilyaları ve oyuncakları ile doludur. Eşyaların arasında Oceanic Airlines atlıkarıncası gören Claire bunu rüyasında olduğunu düşünür. Sonra, Claire uyurken ona bebeğini bu gece alacaklarını ve onu öldüreceklerini söyleyen bir genç kız tarafından uyandırılır. Claire panikler ve genç kız kaçmasına yardım etmek için onu kloroform ile bayıltır. Claire ormanda Rousseau’nun onu bulduğu yerde uyanır. Claire Ethan için bağırmaya başlar, ve Rousseau Claire’i diğerlerinin bulmaması için bayıltır. Claire bayılmadan önce Rousseau kolunu tırnaklarıyla çizer ama Rousseau onu kampa taşır.
Claire kaçırıldığını hatırlıyor.Bir erkek bebeği olur, Aaron. Doğuma Kate yardımcı olur çünkü o sırada Jack Boone’un hayatını kurtarmaya çalışıyordur. Doğumdan sonra, Claire diğerlerine inanma konusunda güçlük çeker. Buna rağmen, Charlie, Claire’e Aaron konusunda yardıma ihtiyacı olduğunda yardıma hazırdır. “Do No Harm,” bölümünde söylemeye değer bir diğer şeyse Sawyer (öncesinde Claire ile çok az irtibatı varken) Claire’e alışılmamış bir jestle balık teklif eder; sonra, bir sonraki bölümde “The Greater Good,” adlı kitabı Aaron’a okumaktadır çünkü sesi bebeği sakinleştirmektedir.
İlerleyen konularda, Claire, deniz kenarında yürürken, saldaki mesaj şişesini bulur. Kötü bir şey olmasından korkarak, Shannon’a danışır . İkisi de şişeyi Sun!a vermeye karar verir çünkü kocası Jin de salda gidenlerdendir.
Kuyruk bölümündekilerden Mr. Eko, Claire’in oğlunun adının Aaron olduğunu öğrenir, Aaron Musa’nın kardeşinin adıdır diye ekler. Neden bu ismi verdiğini sorar. Claire ise beğendiği için olduğunu söyler. Eko Charlie’nin sakladığı Bakire meryemheykellerini görünce, Claire’e onların içinde eroin olduğunu gösterir. Ardından, Claire Charlie ile uyuşturucular konusunda yüzleşir, ve onun uyuşturucu bağımlısı olmasıyla ilgili bir şeyler hatırladığını söyler. Claire Charlie’ye ondan ve bebeği Aaron’dan uzak durmasını söyler. Bunun sonucunda, Charlie bebeğin tehlikede olduğu ile ilgili rüyalar görür. Charlie Aaron’un mutlaka kötülükten korunmak için vaftiz olması gerektiğini düşünür, ve bebeği çalar. Bunun üzerine Claire charlie’ye daha az güvenmeye başlar, ama Eko’ya bebeği ve kendisini vaftiz edip edemeyeceğini sorar. Claire bu olanlardan sonra bir daha görüşmez, ama Charlie çoğu zaman Locke’ı Claire’e yardım ederken görür.
Aaron birdenbire hastalandığında, Claire Libby’ye (clinical psychologist olmak istemektedir) Ethan’ın yanındayken ne olduğunu hatırlamasına yardım edip edemeyeceğini sorar. CLaire tıbbi merkezde olanlarla ilgili anılar hatılamaya başlar(sonrasında The Staff bölümünde bulmaktadır). Kate ile birlikte götürüldüğü Dharma tıbbi merkezini aramaya çıkar. Olaylar devam ederken, Ona yardım eden genç kızın Rousseau’nun Diğerleri tarafında 1 haftalıkken kaçırılan kızı Alexandra olduğunu anlar. Charlie, Claire ve bebeği için havalı enjektör ve aşı bulur. Libby ve Ana Lucia cenaze töreninde, Claire, Charlie’nin elini tutar, ve yeniden arkadaş olmalarını onaylar. Sonra “Live Together, Die Alone” adlı bölümde onu öper.
“Further Instructions” bölümünde Locke geri geldiğinde, Claire, Charlie’nin onu aramaya çıktığını söyler. Charlie ve Locke yaralı bir halde olan Eko ile birlikte geri gelirler, Claire’e işi kanı temizlemek için temiz havlu bulma işi düşer. O günden sonra, Desmond Claire’e yaklaşır ve başarısızca onu korumaya ikna etmeye çalışır.
Desmond’ın Claire’i kurtarışıErtesi gün, Claire yüzmeye karar verir, Aaron’ı Sun’ın gözetiminde bırakarak ayrılır. Ne yazık ki, Claire birden denizin açıklarında suda kalır. Desmond Claire’i kurtarır ve yeniden canlandırır(”Flashes Before Your Eyes”). Claire Onun 6.hissinin güçlü olduğunu bilmeden Desmond’un yanına gider ve teşekkür eder,
“Left Behind” bölümünün gecesinde, Sawyer Claire’i ziyaret eder ve, aralarında geçen garip konuşmadan sonra Sawyer garip bir jest yaparak bir battaniye verir. Sawyer ertesi gün tekrar ziyaret gelir, ve daha çok sohbet eder. Claire Aaron’ı tutmasına izin verir. “One Of Us” bölümünde Claire Aaron’nun ağlamasını duyamaz Charlie gelip bebekle ilgilenir. Jack diğerleri ile Juliet hakkında tartşırken, Claire tüm gün kendini hasta hisseder. Claire Kanlı öksürmeye başlar. Juliet Jack ve Kate’e Claire’e yardım edebileceğini söyler çünkü Claire kaçırıldığında adadaki Claire’e her hamile kadının ölmesinden kurtarmıştır. Juliet Ethan’nın gizli deposundan ilaç getirir ve Claire’i tedavi eder. Fakat olanlar Ben tarafından herkesin Juliet’e güvenmesi için planlanmıştır.



MICHAEL DAWSON ( Harold Perrineau Jr.)

23 Nisan 2007 , 07:17 · Kategori: - oyuncular
Oğlu Walt ile birlikte adaya düşen Michael Dawson ilk zamanlar diğer kazazedeler ile uyumlu bir görüntü çizmiştir. Geçmişinde ayrıldığı eşinden oğlu Walt’u alma çabaları geniş yer tutmaktadır.İnşaat işiyle uğraşmaktadır ve çizim yapmaktadır.

İlerleyen zamanlarda Walt’un kaçırılması ile birlikte karakteri ve huyu değişen Michael daha saldırgan tavırlar göstermeye başlamıştır. Adanın diğer gizemli sakinleri ile yapılan pazarlıklar sonrası oğlu ile birlikte bir bot ile adadan gitmesine izin verilmiştir.



SUN (Yoon-jin Kim)

23 Nisan 2007 , 02:47 · Kategori: - oyuncular
Bitkiler konusunda oldukça fazla bilgiye sahip olan Sun Jin’in karısı. Jack’e tedavi ve ilaçlar konusunda yardımcı olmaya çalışıyor.Sun kazadan sonra kocası Jin’den başka kimseyle konuşmaz. Çünkü kocası dahil herkes ingilizce bilmediğini sanmaktadır.
Daha sonra Michael’a ve Kate’e İngilizce bildiğini açıklamak zorunda kalır, sonunda kocası da durumu öğrenir. Artık Sun İngilizce olarak herkesle konuşmakta ve Jin’in de öğrenmesi için çaba harcamaktadır. Eşinin baskıcı tutumlarından oldukça bunalmış bir kadın olan Sun’ın babası Kore’nin en zengin iş adamlarından biri.



SHANNON RUTHERFORD (Maggie Grace)

23 Nisan 2007 , 02:45 · Kategori: - oyuncular
Shannon, dizinin ilk sezon bölümlerinde, ikinci sezonun sekizinci bölümünde ve üçüncü sezonda bir bölümde yer almıştır.
Dizide uçak kazasından üvey kardeşi Boone Carlyle birlikte kurtulmaktadır. Erken yaşlarda ona karşı duygusal bağlılık hisseden Shannon daha sonra bu düşüncelerinden uzaklaşmıştır. Yaşamının bir döneminde bir de evlilik yapmış ve Fransa’da yaşamıştır. Ondokuz yaşındayken trafik kazasında babasını kaybetmiştir. Bu dönem sonrası da üvey annesinin kıskanç davranışlarına maruz kalmıştır.

Astım hastalığı olan Shannon kaza sonrası adada Sayid Jarrah ile bir beraberliğe adım atmış ancak trajik bir şekilde kaza kurşunu ile ölmüştür.



WALT (Malcolm David Kelley)

23 Nisan 2007 , 02:44 · Kategori: - oyuncular
Babası Michael Dawson ile birlikte kazazedeler arasına katılan Walt dizinin ilk sezonunda diğerleri tarafından kaçırılır. Onu takip çabaları sonrası adanın diğer sakinleri ile karşılaşılır. Diğerleri onun özel yeteneklerle donatılmış (mesela aynı anda başka bir yerde bulunabilmesi gibi) bir çocuk olduğunu düşünmektedir.
Dizinin ilerleyen bölümlerinde diğerlerinin lideri Henry Gale ile yapılan pazarlıklar sonrası Walt ve Michael Dawson’ın adadan bir botla ayrılmasına izin verilmiştir. Fakat adadan ayrıldıktan sonra ilk olarak Shannon Walt’ı görmüştür. Bunu Sayid’e anlatmış fakat Sayid, Walt’ı adadan ayrıldığı için görmesinin imkansız olduğunu söylese de daha sonra ikisi beraber tekrar görmüştür. Zaten görmelerinin ardından Ana-Lucia Walt’ı görüp onun peşinden koşan Shannon’u tabancayla vurarak ölümüne yol açmıştır. Bu olaydan sonra bir çok bölüm görünmeyen Walt, 3. Sezon finalinde Benjamin tarafından vurulup Dharma üyelerinin toplu mezarına düşen John Locke’u kurtarmıştır. Tüm bunlardan hareketle Walt’ın gerçekten özel yetenekleri olduğu, adadan ayrılmasına rağmen geri dönerek insanlara yardım ettiği düşünülebilir. Keza Shannon Walt’ı en son gördüğünde kendisine susmasını söyledi ve Shannon susmayıp onu kovaladığı için Ana-Lucia tarafından öldürüldü.
Birtakım çevreler Walt ve babasının aslında adadan kurtulamayacağını, bindikleri bot ile okyanusta daireler çizerek sonunda tekrar adaya döneceklerini öne sürseler de, 3 sezon boyunca adada geçirilen yaklaşık 90 günlük süre içinde Walt 3 yaş yaşlandığı ele alındığında geri dönüşünün pek de mümkün olmadığı aşikardır. 3. Sezon finalinde John Lock’u kurtarırken artık bir çocuktan öte, karşımızda bir delikanlı gördük.
__________________
yıllarca aynı rol aynı perde
yıllarca aynı ev aynı yerde
sevdim de katlandım bunca derde
ama çok yanlıştı
adı yanlış aşktı
ama suç hep bende
ua_beach_1905 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-24-2008, 19:59   #3 (permalink)
KaLp SaNcIsI
 
ua_beach_1905 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Hafta 2 Gün 1 Saat 24 Dakika 54 Saniye
ua_beach_1905 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

LOST'UN GİZEMLERİ

Jacob’ un Sırları



Jacob ,önceleri ‘’o’’ olarak biliniyordu, Diğerlerinin açık lideridir ve Ben emirleri ondan alır. Ben‘ den başka kimse onun nerede olduğunu bilmez ve kimse Ben dışında onunla görüşmemiştir. Ormanın derinlerinde harap görünen bir kulübede yaşamaktadır. Bulunduğu yer tozla kaplıdır.Jacob ile ilgili birçok detay bugünlerde hala bilinmemektedir.
Ben’e göre ,Jacob ‘’One of us (Bizden biri)’’ ndeki gibi kanseri tedavi edebilirmiş.
3×20, “The Man Behind The Curtain bölümünde ben’ in locke’ u jacob’ un yanına götürdüğünde sandalyede oturan birisi görüldüğüne göre jacob un görünmezliğini nasıl açıklayabiliriz. Bir diğer önemli nokta ise jakop’ un evini çevreleyen toz bize göre barut, dizide charlie’ nin yaralandığı bölümde sayid’ in başına dökmüş olduğu barut resmi ve john’ un jacob’ un evine giderken evi çevreleyen tozun görüntülerini aldık benzerliği sizde fark ediceksiniz. Burda şu sorular aklımıza geliyor ben yada bir başkası jacob’ u kontrol altındamı tutmak istiyor(jacob’ un john’ dan yardım istemesinin sebebi olabilir mi)




Gelin birde jacob’ un ibranice karşılığına bakalım tarihte neler olmuş..

İbranicede Jacob

İbranicede Jacob harfi harfine çevrildiğinde ‘topuğu tutan’ ve kelimelerle oynandığında ise ‘dolandırıcı’ ya da ‘hilekar’ anlamına gelmektedir.Annesi Rebekah ona bu adı vermiştir çünkü ikiz kardeşi Esau ilk doğarken Jacob anne rahminde topuğu asılı kalmıştır.
___Esau babaları Isaac ‘ın favorisidir ama Jacobta annelerinin favorisidir.
___Jacob’un 12 oğlu olmuştur ve en küçüğünün adı Benjamin’dir
___Jacob 12 oğlu yoluyla bir ulusun babası haline gelmiştir.Ve onun verimliliği ile Alvar HANSO Vakfının adadaki doğurganlık üzerine yaptığı çalışmalarla bağlantı kurabiliriz.
___Jacob, Aaron via Levi,Kohath ve Armam ‘ın büyük büyük büyük babalarıdır.
___Laban’ın kızı Rachel ‘a aşık olmuştur.
___Rachel görünürde kısırdır.Yıllarca hamile kalamamasına rağmen şaşılacak bir durum oldu ve Joseph ve Benjamin ‘i dünyaya getirdi.Benjamin’in doğumu sırasında öldü.
___Benjamin ‘in 11 erkek kardeşi olmasına rağmen sadece bir tanesi(Joseph)babasının favorisiydi.
___Musevi tarihine göre ;Benjamin’in boyundaki tüm kadınlar ve çocuklar öldürülmüştür.Ve arda kalanlar uzun süre üreyememişlerdir.Tarihsel çözüm onların başka bir kabilenin içine ulaşıp erkekleri öldürüp kadınları ve çocukları almaları şeklinde olmuştur.
Kadınlar doğum zamanını adada taşıyamayacak durumdadırlar ve Diğerleri de Flight 815’ten olan kadın ve çocukları kaçırırlar…

Cevaplanmamış sorular:
1_Neden Jacob önceki yüzyıldan kalmış gömleği giymiş gibi görünüyor?
2_Rachel ‘ın kanserini nasıl iyileştirdi?
3_23’üncü yerdeki ’’Onun Jacob’u sevdiği gibi Tanrı seni sever’’ ne anlama gelmektedir?
4_Jacob neden görülmezdir?
5_Neden Jacob görülür hale gelmiştir?
6_Locke Jacob’a anlık bakabilmiş midir?
7_Jacob’un doğalı tam nedir?
8_Jacob gerçek midir yoksa Ben Locke ‘a şov mu yaratıyor?
9_Jacob , Locke’ a neden ‘Yardım et..’ demiştir?
10**_Ben’in Locke’a ‘’Jacob sana ne söyledi?’’diye sormasındaki önem nedir?,Locke kulübedeki konuşmanın ilk bölümünü neden duymamış olabilir?,Jacob ile iletişim kurmadaki doğallık ne olabilir?
11_Jacob’un kulübesinin etrafının daire içine küle benzer maddenin bırakılmış olmasındaki gariplik ne olabilir?
12*_Jacob’un kulübesindeki köpek resminin önemi ne olabilir?
13*_Jacob’un kulübesindeki sıvı kavanozlarının önemi ne olabilir?
14_Jacob teknolojiden neden hoşlanmıyor olabilir?
15_Nesneleri nasıl hareket ettirebiliyor?
16_Eğer diğerleri(Others) onu daha önce hiç görmediler ya da konuşmadılarsa neden Jacob’a karşı gerçekten saygıyla karışık korku duyuyorlar?
17_Onu sözüm ona görebilmiş tek kişi Beb iken Jacob onu nasıl çağırtabiliyor?

Numbers (Numaralar)

İkinci sezon boyunca Swan İstasyonundaki bilgisayara 108 dakikada bir girilmesi gereken, girilmemesi halinde sayacın sıfırlanıp (iki kez) hiyerogliflerin görüldüğü ve yer sarsıntısının başladığı sayılar, 4 + 8 + 15 + 16 + 23 + 42 ?den oluşuyor.


Bu sayıların girilip “execute” düğmesine basılması halinde sayaç tekrar 108′e döndüğünü ve geri sayımın tekrar başladığını biliyoruz. Sıfıra 4 dakika kala, sayaç alarm vermeye başlayarak, sayıların girilmesi gerektiğini hatırlatıyordu.

Desmond’tan ve Swan İstasyonu Oryantasyon Filmi’nden edinilen bilgiye göre, bu ihmal edilmemesi gereken bir görevdir. Birbirinin yedeği iki kişinin nöbetleşe üstlendiği bu görevin yerine getirilmemesi halinde büyük bir kazanın meydana geleceği, yapılması halinde ise dünyanın büyük bir tehlikeden korunacağı söylenmektedir.

Süreyi gösteren sayaç, bizim gördüğümüz 3 kez sıfırlanmış ve zamanında sayıların girilmemesi ile sayaçta hiyeroglif harfler görülmüştür. Hemen ardından sarsıntılar başlamış, tüm metal eşyalar, Swan istasyonu girişine yakın konuşlandırılmış duvara doğru hızla çekilmeye başlamıştır.

Lost Experience/Sri Lanka Video’suna göre bu rakamlar aynı zamanda Valenzettii Denkleminin temelini oluşturuyor.

Sayılar, dizinin birçok yerinde ya bütün halinde ya da tek tek rakamlar halinde karşımıza çıktı. İşte bunlardan bazıları:
Toplu halde:
- Hatch bilgisayarına girilen rakamlar da 4, 8, 15, 16, 23 ve 42 (Adrift)
- Danielle’in notlarında sayılar 7 kez yazılmış, ayrıca yine bu notlardaki formüllerde de sayılar karşımıza çıkıyor. (Numbers)

- Denizcilik yaparken Pasifikte Leonard ve Sam Toomey’in duydukları bu rakamlar, Leonard’ın akıl hastanesine düşmesine, Sam’in ise kendisini öldürmesine neden olmuştur. Hurley bu rakamları ilk kez ağzından başka söz çıkmayan Leonard’tan duyarak loto oynuyor. (Numbers)

- Hurley’in ikramiyeyi kazandığı ve o andan itibaren kendisine lanet/kötü şans getirdiğine inandığı rakamlar. (Numbers)

- Danielle ve ekibi, telsizde duydukları bu sayıların peşinden adaya gelmişlerdi (Numbers)
- Hurley’in arabasının bozulduğu sahnede hız 16 kilometreden 15′e sonra da 8′den 4′e düşüyordu. Bu sırada arabada termometre 23 dereceyi gösteriyordu. (Exodus, Bölüm 2)

- Hurley havaalanına giderken arabasının önüne geçen 6 amigo kızın üniformalarında yine bu gizemli rakamlar görünüyordu. (Exodus, Bölüm 2)

- “Swan”ın girişindeki kapakta görülen rakamlar yine aynı. (Exodus, Bölüm 2)

- Desmond’un koluna enjekte ettiği ilacın üzerinde bu sayılar vardı (Orientation)

- Claire’e Staff istasyonda da yapılan iğnelerin üzerinde yine bu rakamlar vardı. (Maternity Leave)
- Aynı rakam dizisini, Juliet’in kızkardeşi Rachel’a enjekte ettiği ilacın da üzerinde görüyoruz. (Not in Portland)

- Swan’daki blastdoor’un üzerinde de bu rakamlar vardı. (Lockdown)

- Los Angeles Polis Departmanı’ndaki park halindeki polis arabalarının üzerinde bu rakamlar var. (Two for the Road)

- Matematiksel açıdan sayıların toplamı: 4 + 8 + 15 + 16 + 23 + 42 = 108 , çarpımları ise 4 x 8 x 15 x 16 x 23 x 42 = 7418880 ediyor ki bu rakam da karşımıza Penny’nin emrindeki dinleme istasyonunun monitöründe karşımıza çıkıyor:


Ayrıca: 4 sayısı üzerine detaylar

- Locke’ın tekerlekli sandalyede olduğu yıl sayısı.
- Kate’i götüren polisin çantasındaki silah sayısı.
- Boone’un tişörtünün üzerindeki as sayısı.
- Oceanic’in logosunda , “O” harfinin içindeki çember sayısı.
- Hurley’in büyükbabasının kalp cihazının takılı olduğu yıl sayısı.
- Sam Toome’un kendini öldürdüğünden beri geçen yıl sayısı.
- Sawyer’ın son doğumgünü dileğini dilediğinden beri geçen yıl sayısı.
- Michael’ın yaptığı salın alabileceği kişi sayısı.
- Locke’ın anlattığı hikayede Michalangelo’nun mermere bakarak geçirdiği ay sayısı.
- Boone’un “hatch’e bakarak mı geçireceklerini” sorduğu ay sayısı.
- Locke’ın Boone’u bağladığı yerden sahile olan uzaklık(mil).
- Michael’ın Jack’i çöken mağaradan kurtarmak için ihtiyacı olan kişi sayısı.
- Boone’un Shanonn’ın astım ilacı için getirdiği yedek sayısı.
- Jack’in ucak enkazını yaktığı güne kadar geçen gün sayısı.
- Michael hastanadeyken ona bakan hemşirenin sahip olduğu çocuk sayısı.
- Locke’ın Ethan’ı yakalamak için kurduğu tuzak sayısı.
- Hurley’in “Charlie Ethan’ı vurdu” cümlesini kullanma sayısı.
- Medyumun Claire’ı ikna etme çabalarının sürdüğü ay sayısı.
- Claire’in rüyasında gördüğü beşikteki uçak sayısı.
- Locke’ın “O kadar hafta önce ben de inanmazdım” dediği hafta sayısı.
- Boone’un “Theresa merdivenlerden düştü” sözünü tekrar etme sayısı.

- Locke’ın “Deus ex Machina” bölümünün sonunda , arabasının tavanına vurma sayısı.
- “Whatever the case may be” adlı bölümde , banka hırsızlarının silahlarını ateşleme sayısı.
- Locke’ın 1.sezon finalinin sonunda , ışık yanmadan önce Hatch’in kapağını yumruklama sayısı.
- Charlie’nin kan grubunu sorduğu kişi sayısı.
- Hurley’in Daniel’i aramaya gitmeden önce çantasına attığı su şişesi miktarı.
- Jin’in Claire doğururken yardım etmeye gitmeden önce salın aksına vurma sayısı.
- Michael Walt’un bakıcısından aldığı kutuyu tutarken mektuplara vurduğu fiske sayısı.
- Walt’un okuduğu çizgi-romanın DC logosundaki yıldız sayısı.
- Shannon’ın , Sayid onu teselli etmeye gelene kadar , Boone’un saçlarını okşama sayısı.
- Arzt’ın sal ile ne zaman denize açılacağını söylediği ay sayısı.
- Hatch’i açarken orda bulunan insan sayısı.
- Walt’u almaya gelen teknenin içindeki “Other” sayısı.
- Desmond’un stadyumda Jack’e “kardeşim” deme sayısı.
- Nathan’ın delikte kaldığı gün sayısı.
- Ana’nın flashbackinde Anna ve piskoloğunun tekrar görüşmesinden beri geçen ay sayısı.
- Ana Lucia’nın vurulma sayısı.
- Ana’nın , Eko’yla konuşmadan önce , elindeki sopayı yere batırma sayısı.
- Shannon Boone’a “Locke ile ormanda 4 gündür ne yapıyorsunuz” diye sormuştu.
- Sayid fransızca sinyalin Sat 4 olabileceğini söylemişti.
- Leonard Connect 4 oynuyordu.
- Walt tavla oynarken “4-3″ gelmesini istiyordu.
- Sayid’in arkadaşı C4 bombası çalmıştı ve intihar ederken onu kullanacaktı.
- Sawyer’ın okuduğu araba dergisinde “arabanın 4.4 litrelik motoru” olduğu yazıyordu.
- Aynı dergide “arabanın 400 beygir ” olduğu yazıyordu.
- Hatch’deki alarm geri sayım 4dk kalınca başlıyor.
- Sun yüzüğünü sal adayı terkettikten 4 gün sonra kaybetti.

8 üzerine detaylar

- Uçak düştüğünde Claire 8 aylık hamileydi.
- Tetikçi Jin’e 8 km/s hızla gitmesini söylemişti.
- Hurley’in ayakkabı fabrikasında çıkan yalgında ölen kişi sayısı.
- Sawyer ve Christian Shepherd viski içerken yaptıkları shot sayısı.
- Kate’in dediğine göre babasıyla geyik avlamaya çıktıklarında , bir geyiğin peşinde 8 saat iz sürdükleri olmuş.
- Michael trafik kazası geçirdiğinden beri geçen yıl sayısı.
- Michael Walt’a 8 senedir mektup yazıyordu.
- Locke ve Helen’ın ilk konuştuklarından beri geçen ay sayısı.(flashback’te)
- Charlie’nin gitarını çalmadan geçirdiği gün sayısı.
- Driveshaft’ın turda geçirecek olduğu hafta sayısı.
- Jack ve diğerleri , kazadan 8 gün sonra mağaralara taşındı.

- Michael inşaat sektöründe 8 yıl çalıştı.
- Kate’in evinde kaldığı çiftçinin karısının ölümünden beri geçen yıl sayısı.
- Kate tutuklandığından beri geçen yıl sayısı.
- Jin’in “mesaj ulaştırırdığı” adamı yumruklama sayısı.
- Jack’in sağdıcının konuşmadan önce içmesi gerektiğini söylediği bira sayısı.
- Locke’ın söylediğine göre , futbo toplarının bulunduğu reyonun numarası.
- Sarah kazadan 8 ay sonra evlenecekti.
- Claire’ın söylediğine göre Aaron 8 saattir uyanıktı.
- Sawyer babası ve annesi öldüğünde 8 yaşındaydı.
- Shannon’ın babası Boone’un annesi ile evlendiğinde Shannon 8 yaşındaydı.
- Hurley’in lotoyu kazandıktan sonra röportaj yaptığı kanal , Kanal 8′di.
- Walt Ağustos’ta doğdu. (8.ay)
- Ethan’ın Claire’i kaçırmasından , Claire’in geri dönüşüne kadar geçen süre 8 gün.
- Charlie’nin ayakkabı numarası. (Bizden farklı tabi ki ABD’de ayakkabı numaraları , yoksa o kadar küçük bir ayağı olamaz =)
- Sawyer’ın okuduğu araba dergisinde gösterilen arabanın V8 teçhizatına sahip olduğu yazıyordu.
- Hurley’in arabasını satın aldığı yaşlı adamın şapkasındaki numara 8.
- Hatch’in duvarında 8 yazıyor.
- Sarah’nın hastane odasındaki bazı eşyalarının üzerinde 8 var.
- Dharma logosu bir sekizgen.
15 üzerine detaylar
- Danniel’in ekibinde bulunan kişi sayısı.
- Sawyer ve Christian’ın içtiği viski şişesinin üzerinde yazan sayı.
- Boone’un Avusturalya’ya giderken havada geçirdiği saat sayısı.
- Kate’in gittiği çiftlikten en yakın kasabaya olan uzaklık.(km)
- Locke’ın söylediğine göre , Nerf toplarının bulunduğu reyonun numarası.
- Kate ve Tom’un zaman kapsülünü gömdüğünden beri geçen yıl sayısı.
- Locke’ın annesinin doğum günü: 15 Ekim.

- Shannon uçağa binmeden önce “Ağlayan bir bebeğin yanında 15 saat geçirmek istemiyorum” diyor.
- Kuyruk kısmındakilerin sahilden taşınıp ilk kamplarını yapmaları kazadan 15 gün sonrası.

16 üzerine detaylar

- Danniele’in sinyalinin tekrar ettiği yıl sayısı.
- Hurley’in lotoyu kazandığı andan önce , bir kazanan olmayan hafta sayısı.
- Sam ve Lenny’nin sayıları duymasından beri geçen yıl sayısı.
- Oceanic’in “O”sunda bulunan nokta sayısı.
- Shannon’ın bursu için günde çalıştığı saat sayısı.
- Jack, Kate ve Charlie pilotu kazadan 16 saat sonra buldular.

- Jack’in ilk ameliyatındaki hastanın yaşı 16.
- Jack uçağa binmek için tartıştığı havaalanı görevlisine “16 saat içinde babamı gömmem için LA havaalanına inmem gerekiyor” demişti.
- “Confidence Man” adlı bölümde, havuzun bulunduğu yerde, üzerinde “The Date is June 16th” yazan bir poster var.
- Uçağın kalkış saati : 14:16
- Hatch’in duvarında 16 yazılı.
- 3.sezonun ilk bölümünde Desmond kullandığı egzersiz bisikletiyle 16mph hıza çıkıyor.

23 üzerine detaylar

- Jack , Charlie’yi hayata döndürmek için CPR uygularken , Kate dur diyene kadar Charlie’nin göğsüne 23 kere vuruyor.
- Jin’in saldaki aksa 23 kere vurduğunu duyuyoruz.
- Yemi’nin olduğu uçaktaki bir kutunun üzerinde 23 yazdığını görüyoruz.
- “Confidence man” adlı bölümdeki duvarın üzerindeki posterde ayrıca “The Date is May 23rd” yazıyor.

- Michael hotel odasındaki saate baktığında saat: 5:23…
- Jack’in koltuk numarası: 23B
- Uçak yolcuları 23. kapıdan alıyordu.
- Nathan’ın muz bulduğu gün 23.gün. Sonraki gün ise öldürüldü.
- Herkes Shannon’ın cenazesinden döndüğünde , geri sayım 23 saniyede.
- Locke bilgisayarları Michael’a açıklarken , geri sayım 23 dakikada.

42 üzerine detaylar

- Connect 4 oyununda bulunan boşluk sayısı.
- Daniele kağıtlara “numbers”ı 7 kere yazmış. Bu da toplam 42 sayı var demek oluyor.
- Claire’in flashbackinde Claire “6 hafta gecikti” diyor. 6 hafta=42 gün

- Ana Lucia’nın koltuk numarası: 42F
- Uçağın ETA’sı 10:42 (ETA=Tahmini varış süresi)
- Hatch’deki duvarda 42 de yazıyor.
- Boone, adadaki 42.günde öldü..

815 üzerine detaylar

- Kate’in açmak istediği kasanın numarası 815.
- Sayid’in önünden geçtiği bir binanın numarası 815.
- Uçuş numarası.
- Charlie’nin satmaya çalıştığı fotokopi makinesinin modeli: C-815
- 8 ve 15 futbol toplarının bulunduğu reyonlar.
- Kate ve Tom zaman kapsülünü 15 Ağustosta gömdü
- Adam Rutherford (Shannon’ın babası) saat 8:15′te öldü.
- Widmore Cooperation?ın resepsiyonuna gelen kargo elemanının şapkasının üzerinde 815 sayıları yer alıyor ve eleman kargoyu 815 no.lu odaya getirdiğini söylüyordu.

İçinde “sayılar”ın geçtiği diğer sayılar
- Walt’un çizgi-romanının İspanya fiyatı: $800.00 , Şili fiyatı: $1,600.00 , Arjantin fiyatı: $4.00
- Uçak türbülansa 40.000 feetteyken giriyor.
- Charlie Locke’ın 400 bıçak getirmesiyle ilgili espriler yapıyor.
- “Adem ve Havva” 40 yıldır mağaradalar.
- Sawyer dolandırdığı kadının kocasından $160.000 alıyor.
- Locke’ın annesi 1940′ta doğmuş.
- Kate’in üzerine konan ödül $23.000
- Jack’in nişanlısının pijamasının üzerinde 44 yazıyor.
- Boone öldükten sonra 44 kişi kaldılar.
- Hurley arabasını istediği yaşlı adama $1600 ödüyor.
- Hurley annesine $160mil bırakıyor.
- Hurley’in söylediğine göre Twinkie’ler 8,000 yıl bozulmadan kalıyor.
- Hatch’i kazadan 44 gün sonra açıyorlar.
- Oryantasyon videosunda “Copyright 1980″ yazıyor.
- Eko 40 gün konuşmuyor.
Kombinasyonlar

- Kazada sağ kalan 48 kişi var. (4 & 8 )
- Boone’un tişörtündeki Çince semboller 84′e tekabül ediyor. (8 & 4)

- Driveshaft müzik kutusunda 234. sırada. (23 & 4)
- Hurley’in otel odasının numarası 2342. (23 & 42)
- Hurley’in jipi bozulduğunda , hız önce 16′dan 15′e düşüyor , sonra 8′den 4′e düşüyor. Ayrıca hava sıcaklığının 23 derece olduğunu görüyoruz ve Hurley’in jiple daha 42km yaptığını görüyoruz. (4 & 8 & 15 & 16 & 23 & 42)
- Hurley bir grup ponpon kızın yanından geçiyor ve kızların her birinin üzerinde “numbers”tan bir sayı yazıyor. ( 4 & 8 & 15 & 16 & 23 & 42 )
- Desmond’un kullandığı enjektörün üzerinde CR4-81516-42 yazıyor. ( 4 & 8 & 15 & 16 & 42 )
- Silah deposunun kilidinin kombinasyonu: 23-42-48 (23 & 42)
- Hatch’deki alarm çaldığında (2.kez) geri sayım 2:38′de. (23 & 8 )
- Hatch’deki şekerlerin üzerinde yazan son kullanma tarihi: 23.04 (23 & 4)
- Ana Lucia’nın rozet numarası: 8-ADAM-16 (8 & 16)
__________________
yıllarca aynı rol aynı perde
yıllarca aynı ev aynı yerde
sevdim de katlandım bunca derde
ama çok yanlıştı
adı yanlış aşktı
ama suç hep bende
ua_beach_1905 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-24-2008, 20:00   #4 (permalink)
KaLp SaNcIsI
 
ua_beach_1905 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 2 Hafta 2 Gün 1 Saat 24 Dakika 54 Saniye
ua_beach_1905 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Kutup Ayısı Bilinmezi


Birinci sezondaki ilk ortaya çıkışlarından itibaren, kutup ayıları, Lost efsanesinin garip ve önemli parçalarından biri haline geldi.


Muhtemelen, Lost’ ta bazı şeylerin aslında göründükleri gibi olmadıklarının ilk göstergesi, Oceanic 815 uçuşu kazazedelerinin, serinin ikinci bölümünde bir kutup ayısıyla karşılaşmalarıydı.

Sezon içinde daha sonraları, bir kutup ayısı, Walt’un da okuduğu, Hurley’e ait çizgi romanda da göründü.
Ayılar, ikinci sezonda ambarda bulunan oryantasyon filmindeki dövüş görüntüleri sayesinde intikamla geri döndüler.

Sezonun ilerleyen bölümlerinde, Locke, çadırda meditasyon yaparkenki hayalinde, o beyaz tüylü hayvanlardan birini gördükten sonra, Mr. Eko’yu bir kutup ayısından kurtardı.

Üçüncü sezonda kutup ayısı görüntüleri azaldı fakat Tom’un Sawyer’a, bir zamanlar o kafeslerin içinde ayılar olduğunu söylemesiyle atıfta bulunuldu. Penny’nin babası Charles Widmore da, odasında Desmond’la konuştuğu sahnede bir kutup ayısı tablosuyla birlikte göründü.

Doldurulmuş kutup ayısı oyuncağı “flashback”lerde hem Michael’in Walt’a verdiği hediye olarak hem de Santa Rosa Akıl Sağlığı Merkezi’ndeki bir hasta tarafından sahiplenilmiş şekilde göründü. Dördüncü sezonda kutup ayısı gizemi azalacağına, varlıkları, hayranlar tarafından merak edilen daha çok bilinmeze sebep oldu.

Tartışmalar, gemi mürettebatından Charlotte Lewis’in “flashback” görüntüsünde, Tunus’ta bir çöldeki kazı alanında ortaya çıkmasıyla alevlendi. Bir çadıra girdiğinde, boynunda, üstünde Dharma “Hydra” logosu bulunan, deri tasmasıyla birlikte bir kutup ayısının kalıntılarını buldu.
“Hydra” istasyonu, Sawyer, Kate ve Jack’in, üçüncü sezonun başında tutuldukları yerin ta kendisi.
Peki, bir kutup ayısının sonu nasıl olur da çölde biter?
Lost’un iki yapımcısı Damon Lindelof ve Carlton Cuse, bunun nasıl olabileceğine dair muhtemel bir açıklamaya yönelik imada bulundular.“Adanın özellikleri var ve söyleyebileceğimiz kadarıyla potansiyel olarak, bazı şeyleri taşıma yetisine sahip.” diyor Lindelof.
Sonra Cuse, “Orchid” istasyonundaki eğitim filmindebir ipucu olduğundan bahsederek söze karışıyor.

“Orchid” istasyonu oryantasyon filmi adanın “Casimir Etkisi” ne sahip olduğundan bahseden Dr. Marvin Candle’ı (ya da filmde kendisinin söylediği gibi Dr. Edgar Halowax’i) gösteriyor.
Bir noktada Dr. Halowax, sırtında 15 yazan bir tavşan tutuyor. Birşeyler yanlış gidiyor gibi görünüyor ve üstünde 15 yazan başka bir tavşan odanın diğer tarafında ortaya çıkıyor. Sonuç panik…
“Casimir Etkisi” temel olarak, boşlukta birbirine yakın tutulan iki maddenin, aralarında bir tür basınç ve enerji yarattığını söyleyen, bir “madde ve elektromanyetizma” teorisidir.Zihinde kutup ayısı gizemini tartmak için, son bir ipucu olarak, ambardaki acil durum kapısının üzerine yazılmış olan bir metni kullanabiliriz. Adanın ve istasyonların ultra-violet haritasında, Locke bir mesaj keşfediyor:

“Belirli hedef, kendi yaşam alanına geri gönderme, gen terapisi ve olağandışı ortam değişikliği yoluyla “Ursus maritimus”un hızlandırılmış vatansızlaştırılması.
“Ursus maritimus” kutup ayısının Latince ismi.
Yani kutup ayılarıyla ilişkilendirirsek, tavşanlar ve “Orchid” filmi, varsayımsal olarak, teleportasyonun ve bir hayvan ait olmadığı bir yere konulursa (kutup ayısının çölde olması gibi) sonucun ne olacağının deneysel olarak araştırılıyor olabileceğini ifade ediyor.
Dördüncü sezonun başındaki kutup ayısı fosilleşmiş olması, deneyin ayıyı sadece farklı bir bölgeye göndermekle kalmaması, aynı zamanda, zaman içinde geri de döndürmesi yüzünden olabilir.
Bütün hepsini günümüz adasına bağlayacak olursak, bu teleportasyon ve “Casimir Etkisi”, Ben’in ve diğerlerinin ada dışına nasıl çıkıp geri döndükleri ve adadaki zamanla ada dışı zaman arasında neden 31 dakikalık bir fark olduğu konusunda bir ipucu olabilir.
Umarız “Losties”in dördüncü sezonda kurtarılma fikriyle yüzleşmeleri gibi, doğa, ada dışına gidiş-gelişler ve herhangi bir zaman yolculuğu / zaman tüneli / elektromanyetizma gizemi gibi konularda da, daha da fazlası açığa çıkar…

“Kader”e dair bir fikir


LOST’ta başından beri sürekli olarak yer alan temalardan biri, bilim ve kader arasındaki mücadele. Bu, hepimizin günlük hayatta devamlı olarak deneyimlediği ortak bir savaşım ve LOST bu temayla yüzleşmemizi sağladığı için muhteşem bir iş başardı. Ben, bizim kendi sitemiz dâhil olmak üzere web’deki hemen tüm sitelerde tartışmaların çoğunun, adada gerçekleşen olayların mantıklı bir açıklaması olduğuna inananlarla, cevapların daha mistik şekilde verileceğine dair inancı olanlar arasında geçmesini ilginç buluyorum. Her zaman, diziyle ilgili fikirlerimin bilim ve kader arasında bir yerlerde olduğunu düşünmüşümdür.

İşte tam da bu yüzden, her hafta bize gösterilenleri gölgede bırakacak açıklamalar yapmaya çalışan teoriler yayınlamaktan imtina ediyorum. Tabii ki, bir sonraki bölümde neler olacağına ve belirli şeylerin arkasında kim ya da ne olduğuna dair fikirlerim var ama buna bir teori deyince, kendinizi geçmiş ve gelecekte kimin doğru kimin yanlış olduğuyla ilgili söylenmeyen şeylere açıyorsunuz. Ayrıca fark ettim ki, birisi bir web sitesine bir teori yolladığı zaman, onu beslemek ve korumak eğiliminde oluyoruz, onu bütünüyle boşlamak ve yanıldığımıza inanmak istemiyoruz. O yüzden bunların hiçbirini teori olarak adlandırmak istemiyorum. Bunu daha ziyade bir fikir ya da haftalarca devam eden bazı gizemli olayların muhtemel çözümü olarak düşünmeyi tercih ediyorum. Bu fikirlerin çoğu konusunda kesinlikle hak iddia etmiyorum çünkü çoğunuz, bunları haftalardır hatta bazılarını belki de yıllardır konuşuyorsunuz. Bunlar şu anda öngörmeyi seçtiğim fikirlerden başka bir şey değil. 5 haftalık ardan sonra dizi yeniden yayınlanmaya başladığında, bu fikirleri bırakma hakkımı saklı tutuyor olacağım.
Ben, Jacob, Duman ve Ada

Bir süredir, dumanın, yalnızca, adada görülen ve oradan oraya gezip duran bir toz bulutu olmadığı öne sürülüyor. Şiddetle inanıyorum ki; duman kendini başka şeyler şeklinde de gösterebiliyor. Benim düşünceme göre; Jack’in Christian’ı, Hurley’nin Dave’i, Kate’in siyah atı ve hatta Juliet’in Harper’ı görmesi hep dumanın kılık değiştirmesiyle gerçekleşen şeylerdi. Hatta ve hatta, Locke’un Walt’u ve Hurley’nin Charlie’yi görmesi bile onun işi olabilir. Ayrıca biliyoruz ki; bu kılık değiştirmeler herhangi birinin beynindeki basit bir şey değil. Kate siyah atı gördüğünde, bunu hayal etmiyordu, at gerçekten de ordaydı. Bunu biliyoruz çünkü onu Sawyer da gördü. Hurley’nin bu sezon, “flashforward”da Charlie’yle yaptığı konuşma da dumanın işi olabilir. İnsanların çoğunun, bunu inanması zor bulacağını biliyorum ama adanın gücünün kendi sahasıyla sınırlı kalmadığı görülüyor.

Bunun dışında Jacob’a dair birkaç kısa görüntü elde ettik. İpuçları, Ben’in, Jacob’ı rehin almanın bir yolunu bulduğunu gösteriyor. Jacob’ın evinin etrafındaki külden çember, bana, bir ruhu kapana kıstırmanın mistik bir yolu gibi geldi. Ama başkalarının da daha önce yaptığı gibi bir adım daha ileri gideceğim ve bana, “Jacob” ve “ada”nın bir bütün halinde aynı şey ya da kişi gibi göründüğünü söyleyeceğim. Bu tam olarak doğru olmayabilir ve bunu sadece zaman gösterecek ama şu anda Jacob’ın, adanın kişileşmiş hali olduğunu düşünmek bana uygun geliyor. Bu fikir yolculuğunda bana biraz eşlik edebilirseniz, bunun, Ben’in sadece garip ve yaşlı bir adamın görünmez ruhunu değil, bizatihi adanın kendisini ve onun tüm güçlerini elinde tuttuğu anlamına geldiğini fark edeceksiniz. Adanın gücünün avantajını elde etmenin ve yapmak istediği her şey için onu kullanmanın bir yolunu buldu. Ben’in gündeme getirdiği sihirli kutu, sadece, Jacob ve adayı kapsayan ruh için bir benzetme.

Ben’in şimdiye kadar bu gücün avantajını ele geçirmek için yaptıkları kusursuz değil. Adanın tüm kontrolünün Ben’de olduğunu düşünmüyorum. Yalnız, kesinlikle istekleri doğrultusunda yönlendirme yapabiliyor. Fakat, örneğin Locke, Ben’in üstesinden gelebileceği bir şey değil. Locke, Ben’in esaretinden kurulmak için, adanın umudu. Beni bu yönde düşünmeye sevk eden birçok şey var. “The Other Woman” da, Harper Juliet’e göründüğünde, tam olarak, kendisini oraya Ben’in gönderdiğini söylüyor. Bence bunu, her nasıl yaptıysa (gerçekten o değil de dumanın kılık değiştirmiş hali olmasına rağmen), Ben’in yaptığını düşünmek mantıklı. Ne de olsa Ben, Dan’i ve Charlotte’ı Tempest ‘ı kapatma görevlerinden alıkoymak için çok güçlü sebeplere sahip. Bu, benim, Ben’in Jacob üzerinde sandığımızdan fazla kontrole sahip olduğunu düşünmeye ilk başladığım andı. Bir sonraki uyanışım “Ji Yeon”da, Sayid ve geminin kaptanı, kara kutu hakkında konuşurlarken oldu. Özellikle Mr. Widmore’un, kara kutuyu enkazdan çıkarmak için ne kadar kaynak harcadığını belirttikten sonra “Enkaz bariz şekilde düzmeceydi. Şimdi, o büyüklükte bir tezgâhı ayarlayabilmek için ne kadar insan gücü ve para kaynağı gerektiğini hayal edebiliyor musunuz? Uçak enkazını güya çıkarmak için? 324 aileye, bir yalan üzerine kurulu acı çektirmek için? Ama daha da rahatsız edici olan, o 324 cesedi, kimin nerden bulacağı. Ve bu Mr. Jarrah, Mr. Hume, Benjamin Linus’ı istememizin onlarca gerekçesinden sadece biri.”

Bu açıkça Charles Widmore’un, Benjamin Linus’ın bu tür bir tezgahı düzenlemenin bir yolunu bulduğuna inandığını gösteriyor. Bence, Charles Widmore, bir süredir adanın var olduğuna dair bilgi sahibi ve bir şekilde, sahip olduğu gücü biliyor. Ve “Nasıl oluyor da, bilinmeyen bir yerin ortasındaki bir adada, küçük kaçık bir adam tüm bunları tezgâhlamak için kaynağa sahip olabiliyor?” diye sorabilirsiniz. Size şunu sormama izin verin. Eğer bu sihirli kutu Locke’un babasını adaya ulaştırabiliyor, bir sürü insanın bir uçak kazasından sağ kurtulmasını sağlayabiliyor ve Hurley’nin ve en azından ondan başka bir insanın daha anakarada Charlie’yi görmesine izin veriyorsa, Jacob ya da Ada ya da Sihirli Kutu denilen şeyin dünyaya, içindeki cesetlerle birlikte bir uçak kazasından kalanları göstermesi abartı olabilir mi? Enkaz orada değil demiyorum. Belki, sadece belki, gördükleri enkaz, gördükleri cesetler ve kaptanın odasında duran kara kutu, adanın uyarladığı şeylerdir diyorum.
Hala bunu okuyan biri var mı? Oh iyi, son cümleden sonra hepinizin okumayı bırakacağından ve beni, diğer bir deli gizemli teorisyen olarak değerlendireceğinizden korkmuştum. Kulağa ne kadar uzak geldiğini anlıyorum ve emin olun ben de olan bitenin tam olarak böyle geliştiğine tamamen inanmış değilim. Ama şimdiye kadar, enkaz düzmecesinin ardında Charles Widmore değil, Ben olduğu konusunda yeterince ikna olmuş durumdayım. Ve ayrıca bence Ben, Charles Widmore’un sahip olduğundan daha fazla gerçek dünya olanaklarına ve kaynağa sahip olamaz. Tasarrufundaki tek kaynak, bence, adanın gücünü kontrol etme yeteneği.
Charles Widmore’un Niyeti

Charles Widmore’un gerçek niyetinin ne olduğu hakkındaki düşüncelerimi soruyor olabilirsiniz. İyi bir adam mı yoksa kötü mü? Sürekli olarak insanlara, iyi adam ve kötü adam rolleri biçmeye çalışmamızı ilginç buluyorum. Bence, gerçek hayatta, o şekilde tanımlanmış çok az insan buluruz. LOST’taki karakterler, özellikle gerçek hayattaki insanlara uygun şeklide yaratılmıştı. Bence, Ben buna iyi bir örnek. Hiçbir yönüyle iyi bir insan değil. Çoğumuzun kötü ya da ahlaki değil diye değerlendirdiği birçok şey yaptı. Buna rağmen, o, yüksek bir amaç ve daha iyisini gerçekleştirmek uğruna bu şekilde davrandığını iddia ediyor. Bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilemeyiz tabii ki, ama eğer doğruysa bile, bu, yaptığı şeylerin bahanesi olamaz ve onu daha iyi biri yapmaz. Sadece gerçekten inandığı bir yolda, ahlaki feragatte bulunduğu anlamına gelir. Benzer bir bakış açısına göre, ben Charles Widmore’un da iyi adam olduğuna inanmıyorum. Bence o, adanın, Ben’in kontrolünde olan güçlerinin peşinde ve bu güçleri kendi bencilce hedefleri doğrultusunda kullanmayı planlıyor. Kişilik portresiyle ilgili hissettiklerimin yanı sıra bunun da kesin bir kanıtı yok. Charles Widmore gerçek bir muhalif.
Adayı terk etmek ve tekrar geri dönme ihtiyacı
Oceanic 6’lısı ve Jack’le Hurley’nin neden geri dönmeyi bu kadar çok istedikleri konuları etrafında dönen büyük bir tartışma var. Ve Sayid’i Ben’in hizmetinde çalışmaya iten ne? Lost’un uzun zaman ayakta kalmayı başarabilen temalarından biri de kefaret. Ada, bir şekilde ödenmesi gereken kefaretle yüzleşme yeri olarak da tanımlandı. Bunu, adanın kazazedeleri en kötü halleriyle yüzleşmek zorunda bırakması ve yeniden başlamak için bir şansları daha olduğunu fark etmelerini sağlaması yoluyla anlıyoruz.

Tüm bunların sezon sonuna kadar gelişmesi esnasında, tam olarak ne tür olaylar olacağına dair bir fikrim varmış gibi davranacak değilim. Ama sonunda, bütün kartlarını açtıklarını göreceğimizi düşünüyorum. Bence Jack, Kate ve Oceanic 6’lısının geri kalan üyeleri, adadan ayrılmak için bir fırsat elde edecekler ama diğerlerini adada bırakmak zorunda olduklarını fark edecekler. Ayrıca, bu süreçte gemideki mürettebatın tamamı olmasa bile çoğunun ve kazazedelerin en az birkaçının öleceğini ya da öldürüleceğini düşünüyorum. Çok azının adada hala yaşayıp yaşamadıkları konusunda, kesinlikle merak içinde bırakılacağız ama en az iki ölümün gerçekleşeceği aşikâr. Sanırım Jin, o iki kişiden biri olacak.

Bence, Jack’in adaya dönme arzusu, evvela diğerlerini adada bıraktığı için kendini feda etme ihtiyacı tarafından körüklendi. Widmore adayı biliyor ve asla peşini bırakmayacaktır. Ve eğer onu bulursa, Jack’in geride bıraktığı herkes ölecek. Bu durum, Ben’in, Sayid’in kendisine yardım etmesi için kullandığı bir baskı unsuru olacak. Sayid de diğerlerini geride bıraktı. Ve Charles Widmore’u durdurmak için Ben’e yardım etmeyi, diğerlerini geride bırakmanın cezası olarak yaşayacak. Sonunda, adaya dönme arzuları, arkadaşlarını Charles Widmore’dan kurtarma ihtiyaçlarından daha yoğun hatta belki de Ben’inkinden bile yoğun hale gelecek. Bu onların kendilerini kurtarma ve sonunda da kefaretlerini ödeme gereksiniminden dolayı gerçekleşecek.(alıntıdır)
__________________
yıllarca aynı rol aynı perde
yıllarca aynı ev aynı yerde
sevdim de katlandım bunca derde
ama çok yanlıştı
adı yanlış aşktı
ama suç hep bende
ua_beach_1905 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 13:15   #5 (permalink)
Foruma Isınan Üye
 
LAYD_Dİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Toplam Online: 13 Saat 32 Dakika 9 Saniye
Standart

emeğine sağlık
__________________
Twilight ! ..
LAYD_Dİ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2008, 19:06   #6 (permalink)
Banned
 
Toplam Online: 1 Hafta 2 Gün 10 Saat 22 Dakika 12 Saniye
ok91 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

bu dizi beni manyak etti ya xD 5.Sezonu iple çekiyorum.

Benim herzaman bir planım vardır .. Benjamin Linus =)

Paylaşımın için tşk..