![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #11 (permalink) |
| Yüreğimdeki Yağmurlar ![]() Üyelik tarihi: 04-15-2005 Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.352
Konular: 1123
Ruh Halim: Rep puanı:545 | K Kahya Stewarding Konaklama tesislerinin yiyecek-içecek bölümünde satın alma, üretim ve bulaşık mahallerinin yıkanması, üretim alanının düzenlenmesini gerçekleştiren alt bölüm. Kamara yatağı Berth Gemilerde kamara yatağı Kamu Arazisinin Tahsisi Al******** of Public Land, Land al******** Turizm yatırımlarının ülke ekonomisine uygun biçimde ve uygun yerlerde yapılmasını sağlamak ve yatırımcılara yardımcı olmak amacıyla hazine ve orman arazilerinin uzun sürelerle turistik tesis yatırımlarına tahsisi mümkün, olabilmektedir. Turizm konaklama tesisi yatırımları için en çok 49 yıl, kampingler için en çok 20 yıl süreyle kamu arazisi tahsisi yapılabilmektedir. Kamu Arazisinin Turizm Yatırımlarına Tahsisine İlişkin Yönetmelik Regulation for the Al******** of Public land for Tourism Investments Kapasite Capacity Kapı müşterisi Walk-in Konaklama tesisine önceden rezervasyonu olmadan gelen müşteri. Kaplıca maden suyu kaynağı Spa Kaplıca oteli, termal otel Thermal hotel Kapsamlı bireysel tur (BT) Individual inclusive tour (IT) Kapsamlı charter turu Inclusive tour charter (ITC) Kapsamlı tur All inclusive package Turistlerin gezilerini yapabilmeleri için gerekli tüm ihtiyaçlarının karşılandığı bir tur şekli. Kapsamlı grup turu Group inclusive toru Kapsamlı tur ücreti Inclusive tour basing fare Kar-zarar tablosu Profit-lost statetment Kasiyer Raporu Birden çok satış noktası olan turistik işletmelerde, eğer yazarkasa kullanılmıyorsa herbir satış noktasında doğan hasılatın özet şekilde hazırlanmasını ve muhasebeye intikalini sağlayan rapor. Başlangıç noktası adisyon fişi olan bu raporda satışların türü ile birlikte satışlardan yapılan indirimlerine, bedelinin ne şekilde tahsil edildiğine ilişkin bilgiler de bulunmaktadır. Kasiyer raporu herbir gelir getiren ünite için ayrı ayrı düzenleneceği gibi sabah, öğle ve akşam satışları için de ayrı ayrı düzenlenebilir. Kat hizmetleri bölümü Housekeeping Konaklama tesislerinde, odalar bölümünün en faal kısmı olan Kat hizmetleri bölümü olup odaların ve kat hizmetleri mekanlarının, dekorasyonu,bakımı, temizliği ve düzeninden sorumludur. Konaklama tesislerinde odaların yeni güne ve yeni müşterilere hazırlanmasından sorumlu bir bölümdür. Kat hizmetleri bölümünün fonksiyonları: Kat hizmetlerinin fonksiyonlarını, bir konaklama tesisinde odalar bölümünün temizliğinin, temizliğin sürekliliğinin, sağlık kurallarına uygunluğunun konukların kendi evlerindeki rahatlığını ve güvenliğini gerçekleştirecek şekilde sesizlikle yürütülmesi olarak tanımlanabilir. Kat Hizmetlerinin organizasyon yapısı: Kat hizmetlerinin yapısı işletmenin büyüklüğü ile yakından ilişkilidir, çünkü işletme büyüdükçe çalışan personel sayısı fazlalaşacak ve buna bağlı olarak örgütsel yapı da genişleyecektir. Büyük bir işletmede kat hizmetleri şu personelden oluşur: -Genel Kat Yöneticsi (Executive Housekeeper-Erkekse Executive Gourvemant), -Genel Kat Yöneticisi Yardımcısı (Assitant Housekeeper veya Assistant Gourvenant), -Kat Şefleri (Floor Supervisor), -Bayan Kat Görevlisi (Maide), -Erkek Kat Görevlisi (Vale), -Meydancı (Houseman), -Çamaşırhane Şefi (Linen Room Keeper), -Yıkayıcılar ( Washers), - Ütücüler ve diğerleri (Amendants), -Merkalayıcılar ( Seamstrees), -Taşıyıcılar (Valet) Kat mülkiyeti Comdonium Katma Değer Vergisi Ertelemesi VAT deferral on imported machinery and equipment Yatırım mallarının ithalinde ödenmesi gereken KDV'nin indirilmesinin mümkün olduğu tarihe kadar ertelenmesine olanak veren bir teşvik tedbiridir. Gümrük ödemeden yapılan yatırım mallarının ithalinde teşvik belgesi yoksa malın gümrükten çekilmesi sırasında KDV ödenmesi gerekmektedir. Teşvik belgesi varsa ithal sırasında KDV ödenmemekte, Gümrük İdaresine ödenecek vergi tutarı kadar teminat gösterilmekte ve teminat karşılığında ödenecek KDV ertelenmektedir. Erteleme, yatırımcının Türkiye'de yaptığı yatırım harcamalar için vergi dairesine ödediği KDV'lerin ertelenen KDV tutarına ulaşmasına kadar sürmektedir. Vergi dairesine ödenen KDV tutarı ithalat sırasında ertelenen KDV tutarına ulaştığında, vergi dairesinden bu durum belgelendirilmekte ve alınan belge ile gümrük idaresine başvurularak teminat geri alınmaktadır. Kervansaray Caravansarai Kırsal rekreasyon Kırsal rekreasyon faaliyetleri aslında kırsal kökenli değil, tersine şehirden çıkmış, ancak geniş arazi kullanımı ve bazı doğal özellikler gerektirdiğinden kırsal alanlarda yapılan rekreasyon faaliyetleridir. Açık havada yapılabilen ancak doğal ortamdan ayrılan tenis, golf, vb. faaliyetler de şehir içi faaliyetlerden farklıdır. Kış sporları ve kayak merkezi Winter sports and skiing center Kıyı çizgisi Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda taşkın durumları dışında suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgidir. Kıyı kenar çizgisi Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda kıyı çizgisinden sonra bunların tamamlayıcısı olarak kara yönünde devam eden su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çalılık, taşlık, sazlık ve bataklık alanların doğal sınırıdır. Kıyı bandı, kıyı şeridi Coastal band Kıyı Regulation Concerning the İmplementation of the Coastal Law Kitle turizmi, mas turizm (Bkz. Sosyal turizm) Klimatizm Climatism Açık ve temiz havanın şifa verici etkisinden yararlanmak için, dağ istasyonlarında ve deniz kenarında uygulanan bir tedavi yöntemidir. Temiz hava tedavisi de denilmektdir. Know-How Know-How Know-how, insanoğlunun hem çalışma, hem de dinlenme yaşamını en fazla etkileyen bir üretim faktörü olmuştur. Turizmde know-how, turistik mal ve hizmet üretmek için kullanılan yöntem, işlem, makina ve techizattan oluşan sistemlerdir. Koltuk başı maliyet Seat cost Konaklama Belgesi Registration Card Bir tesise konaklamak için gelen müşteriye ilk doldurtulan ve mşterinin ilk tanındığı belgedir. Kartın ön yüzü müşteriyi tanıtmakla birlikte, arka yüzüne kendisine yapılacak olan özel işlemler de not edilebilir, İndirim oranları veya özel fiyatlar vb.. Konaklama Endüstrisi Hotellier, accomodation industry Konaklama endüstrisi insanların kendi konutlarının bulunduğ yer dışında değişik nedenlerle yaptıkları seyahatlerde birinci planda geçici konaklama, ikinci planda yeme-içme gibi zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması için mal ve hizmet üreten ticari nitelikteki işletme faaliyetleridir. Konaklama işletmeleri Konaklama işletmeleri turistlerin geçici konaklama, yeme-içme, kısmen eğlence ve diğer sosyal ihtiyaçlarını karşılayan işletmelerdir. Turistlerin seyahat şekilleri, gelir düzeyleri, zevkleri ve turizm şekilleri ile işletmelerin kurulacakları mahallerin farklılıkları konaklama işletmelerinin farklılaşmasına yol açar. Kontenjan anlaşması Contigent rate agreement tour series aggrement Koruma alanları Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu alanlardır. Kritik Yol (Yörünge) Yöntemi Critical Path Method (CPM) Kruvaziyer Belirli bir süre içinde yolcuların gezme, eğlenme, dinlenme ihtiyaçlarını birlikte sağlayan ve kapsamlı bir örganizasyonu gerektiren gemi turu. Kuruluş yeri Site of estableshment Turizm işletmelerinin kuruluş yerinin tayininde rol oynayan f aktörler beş grupta toplanabilir: Doğal faktörler. Ekonomik ve sosyal faktörler. Hukuki faktörler. Psikolojik faktörler. Toplanma (aglomerasyon) koşulları. Kuruluş yeri teorisi ******** theory Kurumlar vergisi istisnası Corporation tax exemption Kurumlar vergisi istisnası, turizm işletmesi sahibi olan kurumların elde ettikleri döviz hasılatının belli bir oranının kurumlar vergisinden müstesna tutulmasına olanak veren bir teşvik tedbiridir. Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, "turizm müessesesi" veya "seyahat acentası" işletme belgesi almış olan kurumların döviz olarak elde ettikleri hasılatın yüzde 20'si, söz konusu dövizlerin yetkili banka veya müessseselere bözdurulduğunun belgelenmesi koşuluyla on yıl süreyle kurumlar vergisinden müstesna tutulmaktadır. Küçük ölçekli tesis, düşük kapasiteli tesis Small-size facility Kültür varlıkları Tarih öncesi ve tarihi devirlerlera ait bilim, kültür, d in ve güzel sanatlarla ilgili olan yer üs tünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınamaz varlıklardır. Kürist Tedavi olmak veya zindelik kazanmak amacıyla turizm hareketine k atılan kimse Kafe ing: coffee shop, fra: café alm: Café gün boyu açık, kahve, çay ya da hafif yiyecek satılan yer. Kafeterya (ing: cafeteria, fra: cafétéria, alm: Cafeteria) süratli, temiz, kaliteli yeme-içme hizmetinin müşteriye garson servisi olmaksızın sunulması. Kahvaltı (ing: breakfast, fra: petit déjeuner, alm: Frühstück) meyve suyu, süt, sütlü kahve, kahve, çay veya kakao, ufak ekmek veya tost, tere yağ, reç el veya bal, peynir, zeytin, isteğe göre yumurtadan oluşan sabah ya da iki öğün arası v erilen hafif yemek. Kahvehane ing: cafe, fra: maison de café a lm: Kaffehaus çay, kahve, çeşitli meşrubatlar içilen, tav la ve kağıt oyunları oynanan yer, kahve. Kale ing: castle, fra: citadelle alm: Burg düşmana karşı savunma amacıyla ana yollar üzerinde, ken tlerde, geçit ve boğazlarda yapılan kalın duvarlı, burçlu ve mazgallı yapı. kalıcı göçmen ing: permanent immigrant, fra: immigrant p ermanent alm: permanenter Immigrant bir ülkede göçmen olarak bulunan ve kalma k durumunda olan kişi. Kalite ing: quality, fra: qualité alm: Qualität turistik deneyimd e, turistik ürün ve yaşamda nitelik. Kambiyo ing: currency exchange, f ra: change alm: Devisenhandel dövizin veya dövizle yazılı senetlerin alım satım ı ve değiştirilmesi işlemleri. kambiyo bürosu ing: exchan ge office, fra: bureau de change alm: Wechselstube yabancı paralar ın değiştirildiği yer. Kamp ing: camp, fra: camp, m, alm: Lager açık alanlarda, kısa süreli kalmak veya yaşamak için kurulu çadır. Kampanya ing: campaign, fra: campagne alm: Kampagne propaganda amacıyla belli bir dön em için sürdürülen her türlü siyasî ya da ekonomik girişim. Kampçı ing: camper, fra: campeur alm: Camper kamp yapan turist. kampçı pikabı ing: camper pickup, fra: pickup de campeur alm: Lieferwagen für Campzu behör gerektiğinde yatmaya elverişli ve kamp gereçlerinin muhafaza edilebildiği özel arka bölümü bulunan, ulaşım aracı türü. Kamping ing: camping, fra: camping alm: Camping karayolları güzergâhı ve yakın çevrelerinde , kent girişlerinde, deniz, göl, dağ gibi doğal güzelliği olan yerlerde ku rulan ve genellikle turistlerin kendi imkânlarıyla geceleme, yeme-içme, dinlenme, eğ lence ve spor ihtiyaçlarını karşıladıkları tesis. kamping alanı ing : campsite, fra: terrain de camping alm: Campingplatz çadır kurmaya elveriş li açık alan. Kamu ing: public, fra: public alm: Öffentlichkeit halkın ve devletin bütünü. kamu arazisi ing: public land, fra : terrain public alm: staatliches Land devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazi. kamu işletmesi ing: public enterprise, fra: entreprise publi que alm: Staatsunternehmen sermayesinin tamamı veya çoğunluğu devlete ait, yönetimi devletin elinde bulunan işletme. kamu kampı ing: state ow ned holiday establishme, fra: établissement de vacances des A, alm: öffentliche Ferie n- und Sportei kamu kurumlarına ait, bu kurumların personelinin düşük ücretle tati l yapmaları için kurulmuş yazlık tesis. kaplıca izni ing: thermal spring exploitation, fra: licence d'exploitation des sour, alm: Th ermalquellen- Konzession bir termal kaynağın tedavi amaçlı b ir tesiste kullanımı için T.C. Sağlık Bakanlığı'nca verilen izin. Kâr ing: profit, fra: profit alm: Profit herhangi bir ekonomik olayda bir av antaj, kazanç, yarar veya maddî değerdeki artışı ifade eden kavram. Karantina ing: quarantine, fra: quarantaine alm: Quarantäne bulaşıcı bir h astalığın yayılmasını önlemek amacıyla uygulanan tecrit. Karasuları ing: territorial waters, fra: eaux territoriales, alm: Hoheitsgewässer bir devletin kıyıları boyunca egemenliği altında tuttuğu su şeridi. Karavan ing: caravan, fra: caravane alm: Wohnwagenanhänger ev şekl inde düzenlenmiş, açık havada kalmaya elverişli, römorku bulunan veya motorla çekilebil en turizm taşıt aracı. karayolu haritası ing: road map, fra: c arte routiére alm: Straßenkarte yerleşim yerlerini, aralarındaki mesafeleri v e ulaşım yollarını gösteren bir düzlem üzerine basılmış harita. Kargo ing: cargo, fra: cargaison, alm: Fracht genellikle uçak ya da öteki taşıt araçları ile gönderilen ufak paket veya eşya. kargo etiketi (ing: cargo label, fra: étiquette de cargaison, alm: Frachtetikett) kargonun üzerine yapıştırılan, konşimento numarasının, ağırlığının ve varış noktasını n belirtildiği etiket. kargo uçağı ing: cargo plane, fra: avion cargo alm: Frachtflugzeug yük nakleden, kısmen yolcu da taşıyan uçak. karşılıksız turizm talebi ing: latent tourism demand, fra: demande latente de tourisme alm: offenbleibende Tourismusnachfra karşılayacak uygun bir ürün bulu nmayan turizm talebi. kart anahtar ing: keycard, fra: passe magnét ique alm: Schlüsselkarte kredi kartlarına benzeyen, manyetik özelliği olan, o tel odaları veya gemi kabinleri için güvenlik nedeni ile anahtar yerine kullanılan küçü k plastik kart. Kartografya ing: cartography, fra: cartographie alm: Kartographie haritacılık. Kartpostal ing: postcard, fra: c arte postale alm: Postkarte ince kartondan yapılmış, bir yüzü resimli, diğer yüzü not ve adres yazmak için açık bırakılmış posta kartı. kat görevlisi ing: roommaid or valet, fra: femme de chambre, fi valet de c, alm: Etagend iener otellerde odaları temizleyen ve düzenleyen bayan veya erkek eleman. katalitik turizm kalkınması ing: catalytic tourism development, fra: développement de tourisme catal, alm: katalysierende Tourismusentwick belirli bir kişi veya kuruluşun yatırımı esas alınarak, onun çevresinde geliştirilen girişimler bütünü. Katalog (ing: catalogue, fra: catalogue, alm: Katalog) kitaplıktaki yayınları veya belli bir daldaki gereçleri nitelikleri bakımından tanıtmak ve arandıklarında bulunmalarını sağlamak için yer numaralarını belirterek h azırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist. Katamaran (ing: catamaran, fra: catamaran, alm: Katamaran) iki gövde üzerine o turtulmuş tekne. katı atık ing: solid waste, fra: déchet solide alm: Festabfall katı özelliklerini taşıyan her türlü atık madde. katılım bildirgesi (ing: itinerary participation instruc, fra: confirmation du p rogramme, alm: Teilnehmerinstruktion) yolculara veya temsilcilere gönderilen, seyahat organizasyonuna ilişkin tarih, zaman ve diğer ayrıntılı bilgileri teyit eden mektup. katlı otopark ing: floor parking, fra: parking à étages alm: Parkhaus otomobillerin park etmesi için özel olarak yapılmış çok katlı yapı. katma değer ing: value added, fra: valeur ajoutée alm: Mehr wert bir kuruluş için, ürettiği mal veya hizmet fiyatının, o mal veya hizmeti kendisine devredenlere ödediği miktarı aşan kısmı. katma değer vergisi ing: value added tax, fra: taxe sur la valeur ajoutée alm: Mehrwerts teuer hizmet veya bir malın üretim ve dağıtım safhalarında, her bir aşama iç in eklenen değere idarenin getirdiği vergi. katma değer yaklaşımı ing: value added approach, fra: partenariat pour le produit tou, alm: Annäherungsmethode für Mehrwert turizm ürününün tek bir kaynaktan oluşturulması yerine, bölgesel katkılarla zenginleştirilmesi yöntemi. kaya mezarlığı ing: rock cemetery, fra: tombe rupestre alm: Felsengrab eski çağlarda kayalara oyula rak yapılmış mezar topluluğu veya bunların kalıntıları. kayak asansörü ing: ski lift, fra: remonte-pente alm: Skilift kış sporları istasyonl arında, kayakçının tek ya da çift yayla, asılarak karlı bir yamacı zahmetsizce çık masına yarayan sistem. kayak pisti ing: ski run, fra: piste de s i alm: Skipiste kar üstünde sportif amaçla düzenlenmiş iniş yolu. kayak turizmi 'kayak' denilen eskimo tipi tekne ile yapılan su sporunu konu alan özel ilgi seyahatlerinin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü. Kayık hane ing: boathouse, fra: garage à bateaux alm: Boothaus kayı kların çekildiği, korunduğu üstü örtülü yer. kayıp eşya ing: lost property, fra: objet trouvé alm: verlorengegangener Gegenstand kayıp, çalınmış veya yanlış adrese gönderilmiş eşya. kılavuz arabası ing: leading car, fra: car-pilote alm: Leitwagen kişi veya grupla ra yol gösteren ve içinde bir rehberin bulunduğu araba. Kilim ing : kilim, woven matting, fra: kilim alm: Kelim döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın kıl veya yün dokuma. kına ing: henna night, fra: soirée de henné dans la traditi, alm: Henna-Nacht düğünden bir gece önce, bayanların kendi aralarında, gelinin parmaklarına k ına yakarken kız evinde yapılan geleneksel eğlence. kır oteli (ing: countryside hotel, fra: gîte rural, alm: regional/bäuerlich eingerichtet) bölgesel ya da kırsal nitelikteki otel. kır yemeği ing: picnic, fra: piquenique alm: Picknick dışarıda, genellikle kırda, çimler üzerine oturularak yenilen yemek. Kiralamak ing: leasing, fra: ******** alm: mieten kira ile tutmak. kiralık oto hizmeti ing: rent a car service, fra: service de ******** de voitures, alm: Le ihwagendienst belirli bir süre için, bir sözleşme çerçevesinde, şoförlü veya şoförsüz olarak tutulan taşıt. kiralık otobüs servisi ing: rent a bus service, fra: service de ******** de cars, alm: Leihbusdienst şoförlü veya şoförsüz, minübüs veya otobüslerin, bir sözleşme ile özel olarak kiralanması işi. kırılacak eşya (ing: fragile, fra: fragile, alm: zerbrechliche Ware) kolay ve çabuk kırılan eşya. Kirlilik (ing: pollution , fra: pollution, alm: Verschmutzung) insan yaşamının gerektirdiği faaliyetler sonunda, halkın yoğun olduğu yerlerde, çevrenin, havanın, suyun, yiyeceklerin kirlenmesi, gürültü ve kötü kokuların oluşması. kırmızı halı uygulaması (ing: red carpet treatment, fra: dérouler le tapis rouge, alm: rotokollstufe, Roter Teppich) protokol gereği özel formalite biçimi. kırsal turizm (ing: rural tourism, fra: tourisme rural, alm: Ruraltourismus) gelişmiş ülkelerin modern yaşamından bunalanlar için bir alternatif olarak ortaya çıkan, kış şartlarına uyum sağlamayı ve kırda yaşayanlarla birlikte üretim faaliyetleri etkinliklerine katılmayı esas alan turizm türü. kısa mesafe mekik servisi ing: shuttle service, fra: service de nave te alm: Pendelverkehr iki yakın nokta arasında sürekli taşıma hizmeti verme şekli. kısa süreli ikamet (ing: transient stay, fra: halte, alm: Kurzau enthalt) asıl destinasyona giderken güzergâh üzerindeki bir yerde yapılan kısa süreli mola. kısa tatil (ing: short break, fra: vacances court es, f.pl, alm: Kurzurlaub) sadece birkaç gün süreli tatil. kitle iletişimi (ing: mass communication, fra: communication de masse, alm: Ma ssenkommunikation) halka basın, yayın yoluyla bilgi dağıtma. kitle iletişim aracı (ing: mass communication means, fra: moyen de communication de masse, alm: Massenkommunikationsmittel) bir toplumda, kişilerin haber almasını sağlayan televizyon, radyo, gazete, dergi, İnternet gibi araçlar bütünü. kitle iletişim kurumu (ing: mass communication institution, fra: institution de communication de mass alm: Institution für Massenkommunika) bir toplumda kişilerin haber almasını sağlayan televizyon, radyo, gazete, dergi gibi araçları işleten kurum. kitle turisti (ing: mass tourism co nsumer, fra: consommateur de tourisme de mas, alm: Massentourismusverbrauc her) tur operatörleri tarafından kitle turizm esasına göre düzenlen en turlara katılan kişi. kitle turizmi (ing: mass tourism, fra: tour isme de masse, alm: Massentourismus) önceden organize edilmiş, her şey dahil götürü fiyatı belli, grup halinde ve devamlı olarak belirli yerlere, seyahat organiz atörü firmalarca düzenlenen turizm türü. kitle ulaştırma kurumu (ing: mass transportation institution, fra: entreprise de transport communication, alm: Mas sentransportorganisation) bir toplumda, insanları toplu halde bir yerden başka bir yere taşıyan vapur, tren, otobüs, metro, uçak gibi araçları işleten kurum. kıyı kenar çizgisi ing: shore edge line, fra: ligne de rivage alm: natürliche Küstenbildung deniz, tabiî ve sunî göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünden su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çakıllık,kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırı. kıyı oteli (ing: resort hotel, fra: hôtel balnéaire, alm: Strandhotel) dinlenmek, deniz ve güneşten yararlanmak isteyenlerin konakladıkları otel türü. kıyı turizmi (ing: coastal tourism, fra: tourisme balnéaire, alm: Küstentourismus) denize bakan arazilerin gelişmesini etkileyen deniz suyu etkinliklerinden yararlanma turizmi. konaklama sektörü (ing: accommodation sector, fra: hôtellerie, alm: Beherbergungssektor) otel, motel, pansiyon, tatil köyü vb. işletme sektörünün tümü. kongre merkezi (ing: congress center, fra: palais de congrès, alm: Kongreßzentrum) kongre vb. toplantıların düzenlendiği yer. kongre öncesi veya sonrası tur (ing: pre/post convention tour, fra: extension, alm: Vor/Nachkongreßtour) kongre ana programının önüne veya sonuna eklenen, istekliler tarafından ekstra bir ödemeyi gerektiren, tur. kongre turizmi (ing: convention tourism, fra: tourisme de congrès, alm: Kongreßtourismus) kongre, konferans, seminer, toplantı gibi amaçlarla yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü. Konjonktür (ing: conjuncture, fra: conjoncture, alm: Konjunktur) ekonomik hayatın yükselme ve alçalma yönünde gösterdiği inişli çıkışlı, dalgalı hareketlerin tümü. Konkord ing: concorde, fra: concorde alm: Concorde supersonic yolcu uçağı. Konşimento ing: airway bill, bill of lading, fra: connaissement alm: Frachtkostenrechnung kargo sevk belgesi. Konsolos ing: consul, fra: consul alm: Konsul yabancı ülkelerdeki vatandaşların belirli konulardaki başvurularının gerektirdiği işlemleri yapmak üzere devletin yurtdışına atadığı görevli. Konsolosluk ing: consulate, fra: consulat alm: Konsulat konsolosluk işlemlerinin yürütüldüğü bina. konsome kâse ing: consomme cup, fra: tasse à consommé alm: Suppenschale et suyu ya da tanesiz çorbaların servisinde kullanılan iki kulplu porselen kap. Konteyner ing: container, fra: container alm: Container içerisine kargoların konduğu her türlü kap. kontinental kahvaltı ing: continental breakfast, fra: petit déjeuner continental alm: Kontinentalfrühstück sıcak içeceklerden biri, meyve suyu, tereyağı, reçel ve ekmekten oluşan kahvaltı. kontrol kulesi ing: control tower, fra: tour de contrôle alm: Kontrollturm uçakların iniş ve kalkışlarını düzenleyen kule. Konvoy ing: convoy, fra: convoi alm: Konvoi aynı yere gitmekte olan taşıt araçları veya yolcu grubu, kafile. Köprü ing: bridge, fra: pont alm: Brücke bir engelle birbirinden ayrılmış iki yakayı birleştiren veya trafik akımının diğer bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan yapı. Koruma ing: conservation, fra: conservation alm: Konservierung tarih veya sanat değeri taşıyan yapıların ya da kent parçalarının yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli önlemleri alma. koruma amaçlı imar plânı ing: reconstruction plan for protect, fra: plan de reconstruction à but de, alm: wertschützender Bebaungsplan kültür ve tabiat varlıklarının korunması mevzuatına göre korunmaları ilân edilen yerlerde yapılan imar plânı. koruma bölgesi ing: protection area, fra: zone de protection alm: Naturschutzgebiet kültür ve tabiat varlıklarının korunması mevzuatına göre koruma altına alınan alan. Köşk ing: pavillion, fra: pavillon alm: Villa bahçe içinde yapılmış gösterişli ev. Kozmopolit ing: cosmopolitan, fra: cosmopolite, alm: Kosmopolit çeşitli uluslardan insanları barındıran. kritik kitle ing: critical mass, fra: masse critique alm: Massenkriterium turizmde uygulanabilirlik ve kârlılık gereği, ulaşılması gereken niteliksel ve niceliksel talep düzeyi. kritik yoğunluk kavramı ing: critical mass concept, fra: concept de masse critique alm: Massenkonzeptkriterium doğal değerlerin turizmde kullanımında, yerel makamların alacakları kararları etkilemesi gereken yoğunluk limiti. kruvaziyer turizmi ing: cruise tourism, fra: tourisme de croisière alm: Kreuzfahrttourismus gemiler ile iki veya daha fazla liman arasında yapılan turistik gezi. Kubbe ing: dome, fra: coupole alm: Kuppel bir yapının küresel tavanı. Küçük Asya ing: Asia Minor, fra: Asie Mineure alm: Kleinasien Anadolu. küçük destinasyon ing: mini destination, fra: mini destination alm: Zwischenziel ulaşılması hedeflenen mekâna gitmeden önce turisti bir süre oyalayabilecek kısıtlı imkân ve aktiviteleri olan yer. küçük ölçekli işletme ing: small business, fra: petite entreprise alm: Kleinbetrieb iş hacmi belli bir büyüklüğün üzerine çıkmayan, aile geçimini sağlayacak boyutta işletme. kudret mesafesi ing: power distance, fra: distance de pouvoir alm: Machtabstand kültürler, ev sahibi ve ziyaretçi toplulukları arasında güç ve statü farklılıklarını koruma ve özendirme derecesi. Kulaç ing: fathom, fra: brasse alm: Faden 1830 cm. lik, özellikle suyun derinliğini ölçmek için kullanılan uzunluk ölçü birimi. kulaktan kulağa reklâm ing: word -of-mouth advertising, fra: bouche à oreille alm: Werbung von Mund zu Mund tüketicilerin olumlu izlenimlerini anlatmaları yoluyla, ürün ve hizmetlere talebin artması. kullanan öder-kirleten öder ilkesi ing: who uses pays, who pollutes pay, fra: principe de pollueur payant alm: Verbraucher und Verschmutzer bir yerdeki çevre kirlenmesinin giderilmesi için gerekecek maddî yükün o yeri kullanana ve çevreyi kirletene ait olması ilkesi. Külliye ing: social complex, fra: complexe à but social alm: Moscheenkomplex bir camiin etrafında cami ile birlikte yapılmış medrese, imaret, sebil, kütüphane, hastane gibi yapıların tümü. Kültür ing: culture, fra: culture alm: Kultur tarihî ve toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddî ve manevî değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan araçların bütünü. kültür değişimi ing: cultural exchange, fra: échange culturel alm: Kulturaustausch kendi kültüründen değişik kültürlere sahip yer, yöre ve ülkelere seyahat yapan insanlarla, onların gittikleri yerdeki insanların birbirlerinin kültürlerinden etkilenmeleri durumu. kültür evi ing: cultural center, fra: centre culturel alm: Kulturzentrum kültür merkezi. kültür iletişimi ing: cultural communication, fra: communication culturelle alm: kulturelle Kommunikation kültürel haberleşme. kültür şoku ing: cultural shock, fra: choc culturel alm: Kulturschock turistlerin ya da yöre halkının, karşı tarafın davranış biçimine gösterdikleri tepkilerin bütünü. kültür turizmi ing: cultural tourism, fra: tourisme culturel alm: Kulturtourismus değişik kültürleri tanımak, tarihî yer ve olayları incelemek için yapılan özel ilgi seyahatlerinin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü. kültür varlığı ing: cultural assets, fra: patrimoine culturel alm: Kulturbesitz tarih öncesi ve tarihî devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili, yer üstünde, yer altında ve su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar. kültür ve sanat eserlerinin kastı ing: vandalism, fra: vandalisme alm: Vandalismus turistlerce, müze ve ören yeri ziyaretinde, tarihî değeri olan eserlerin kasıtlı olarak yaralanması veya çalınması. kültürel kibir ing: cultural arrogance, fra: arrogance culturelle alm: kulturelle Arroganz turistlerin yöre halkının adetlerini hor görerek, kendi kültürel kurallarını sürdürme ısrarı. kültürel kimlik ing: cultural identity, fra: identité culturelle alm: kulturelle Identität bir kişi, bir yer, bir olay ya da bir eşya üzerindeki kültür özelliklerinin bütünü. kültürel miras ing: cultural heritage, fra: héritage culturel alm: Kulturerbe bir ulusun nesilden nesile geçen tarihî ve toplumsal kalıntıları. kültürel tanıtım ing: cultural information, fra: promotion culturelle alm: kulturelle Bekanntmachung bir ulusun nesilden nesile geçen tarihî ve toplumsal değerlerinin tanıtımı. Kümbet ing: large tomb, fra: monument funéraire alm: kleiner Kuppelbau dört köşeli, çok köşeli veya yuvarlak biçimli, içten kubbe, dıştan piramit veya konik külâhlı çadır sanatının mimariye geçmiş mezar yapıtı. küme yaklaşımı ing: cluster approach, fra: approche de groupe alm: Gruppenannäherung ortak bir amaca yönelik değişik projelerin önceliklerinin gerçekleştirilmesi yolu ile toplu yarar sağlanması. Kür ing: cure, fra: cure alm: Kur bazı hastalıkların tedavisinde, belli yerde, belirli bir süre kalmak suretiyle, kullanılan yöntem ve tekniklerin tümü. küresel ısınma ing: global warming, fra: réchauffement global alm: globale Erwärmung dünya yüzeyindeki ısının 'sera etkisi' sonucunda giderek artması ve buna bağlı olarak önemli iklim değişiklikleri meydana gelmesi şeklindeki coğrafî oluşum. Küreselleşme ing: globalization, fra: globalisation alm: Globalisierung dünya üzerindeki ulusların ekonomi, politika ve iletişim bakımlarından birbirine yakınlaşması, bütünleşmeye doğru gitmesi. Kürsü ing: lectern, fra: chaire alm: Sprechpult konferans salonlarında, konferansı veren kişilerin konuşma yaptıkları, üzerine konuşma notları vb. dökümanlarını koydukları, konum olarak yüksekte bulunan konuşma yeri. Kurutma ing: drying, fra: drainage alm: Austrockung deniz, göl ve ırmak kıyılarına kanal, set ve benzeri yapay engeller koymak yoluyla sığ yerlerdeki suların çekilmesini sağlama işi. Kurye ing: courier, fra: courrier alm: Kurier turist gruplarına seyahatlerde eşlik eden ya da düzenlemeler yapan görevli. kuş gözlemciliği ing: bird watching, fra: ornithologie alm: Vogelbeobachtung kuşların toplu olarak yaşadıkları yerlerde uzaktan özel gözetleme araçlarıyla onların günlük yaşamlarını inceleme ve bunun için yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü. Kuşet ing: couchette, fra: couchette, alm: Liegebett gemi veya trenlerde uygulaması olan, duvara gömülü biçimde, pratik bir yöntemle açılan yatak türü. Kutup Yıldızı ing: North Star, fra: Etoile Polaire alm: Polarstern gök küresinin kutbuna en yakın olan Küçük Ayı takım yıldızının en ucunda bulunan, kuzeyi belirleyen yıldız. Kuver ing: cover, fra: couvert alm: Gedeck yemek düzenine göre masanın üzerine konulan servis malzemelerine verilen ad. kuver tabağı ing: service plate, fra: assiette de service alm: Servierplatte yemek servisinden önce her kişi için masaya konulan büyük düz tabak. Kuzey Batı Avrupa Ülkeleri Bölgesi ing: Regional Conference of North West, fra: Conférence Regionale des Pays d, alm: Regionale Konferenz der Nordwes bölgedeki gelişmeleri plânlamak, turizm alanında bölgesel yönetimler, enstitüler arası işbirliği ve koordinasyonu sağlamak amacıyla 1955 yılında altı Benelux ülkesi arasında kurulan örgüt. Kuzey Kutbu ing: North Pole, fra: Pôle du Nord alm: Nordpol dünyanın en kuzey noktası. Kuzeyli ing: nordic, fra: nordique, alm: nördlich İskandinav ülkelerinden olan. |
| | |
| | #12 (permalink) |
| Yüreğimdeki Yağmurlar ![]() Üyelik tarihi: 04-15-2005 Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.352
Konular: 1123
Ruh Halim: Rep puanı:545 | L Lahit (ing: sarcophagus, fra: sarcophage, alm: Sarkophag) Taş veya mermerden oyma mezar. Lale şeklinde kadeh (ing: tulip styled glass, fra: flûte à champagne, alm: tulpenförmiges Glas) Genellikle şarap ve şampanya içmek için kullanılan lale şeklindeki kadeh. Lanay (ing: lanai, fra: lanai, alm: Gartenbalkon) Bahçeye bakan odanın balkonu veya verandası. Last minute booking agent Tura çok az zaman kala tur rezervasyonu yapan seyahat acentası Latin Amerika Turizm Örgütleri (ing: Confederation of Latin American, fra: Confédération des Organisations, alm: Konföderation der lateinamerika) Latin Amerika ülkelerindeki seyahat acentaları, otelciler, ulaştırma şirketlerinin üye olduğu, merkezi Buenos Aires'de bulunan ve 1957 yılında kurulmuş olan konfederasyon. Lavabo (ing: washbasin, fra: lavabo alm: Waschbecken) El ve yüz yıkama yeri. Lawson Şeması Lawson's Charte Turizm sektöründe özellikle konnaklama tesislerinde çeşitli fonksiyonlara ayrılan yer ilişkilerinin analiz edilmesini sağlayan ve Fred Lawson tarafından geliştirilmiş bir şemadır. L.C.V. (ing: R.S.V.P., fra: RSVP, alm: u.A.w.g.) Davetiyelerde, davet edilen tarafın katılıp katılmayacağını bildirmesi için eklenen, 'Lütfen Cevap Veriniz' anlamındaki istem notu. LDC Uzak mesafe otobüsü Long distance coach LDC with Acc Klimalı uzak mesafe otobüsü Long distance coach with air-condition Lejyoner hastalığı (ing: lejyonellozis, legioner disease, fra: légionellose, alm: Legionärskrankheit) Binaların havalandırma ve ısıtma sistemlerinde üreyen legionelia pneumophilia isimli bakterinin sebep olduğu pnömoni ile birlikte seyreden hastalık. Lido (ing: lido, fra: lido, alm: Lido) Halka açık yüzme havuzu ve çevresindeki alan. Liman (ing: harbour, fra: port, alm: Hafen) Gemilerin barındığı, yük ve yolcu indirip bindirdiği, doğal ve yapay korunmuş durgun sularda özel tesislerle donatılmış yer. Liman ücreti (ing: port charge, fra: droit de port, alm: Hafengebühren) Liman idaresi tarafından liman tesislerinin bakımı, onarımı ve temizliği için yolculardan alınan para. Liman turu Shore excursion Kruvaziyer gemileriyle yapılan yolculuklarda uğranılan limanların çevresinde yapılan günübirlik turlar. Liman turu düzenleyen acenta Shore excursion agent Liman çevrelerinde yapılan turları dğzenleyen acenta. Limuzin ing: limousine, fra: limousine alm: Limousine Genellikle özel törenlerde veya lüks servisin gerektirdiği hallerde, şoförü ile birlikte kiralanabilen ya da sahip olunan konforlu otomobil türü. Linkert Sınıflaması Linkert's Classification Linkert sınıflamasına göre işletme karakteristikleri: 1) Motivasyon güçlerinin karakterleri. 2) Haberleşmenin, iletişimin üstler tarafından benimsenme derecesi. 3) Karşılıklı ilişki etkileme işleminin karakteristikleri. 4) Karar işleminin karakteri. 5) Amaçları saptama ve gözetme özelliği. 6) Denetim işleminin özelliği. 7) Performans karakteristikleri. Lisans (ing: license, fra: licence, alm: Lizenz) Yasa tarafından kısıtlanmış veya düzenlenmiş bir işin yapılması veya bir girişimde bulunulabilmesi için kamu otoritesince verilen ve devredilemeyen izin yetkisi veya ruhsatı. Lobi (ing: lobby, fra: lobby, alm: Hotelhalle) Müşteri veya konuk kabul salonu. Lobicilik (ing: lobbying, fra: intrigue de corridor, alm: Lobbying) Bazı ortak çıkarları olan grup temsilcilerinin belirli kişi veya kurumlar nezdinde girişimlerde bulunması. Loca (ing: lodge, fra: loge, alm: Loge) Sinema ve tiyatro gibi eğlence yerlerinde, parlamento salonlarında ayrılan özel bölümler. Logo (ing: logo, fra: logo, alm: Logo) Tanıtıcı simge. Lokanta (ing: restaurant, fra: restaurant, alm: Restaurant) Tabldot, alakart veya özel yemek ve bu yemeklere uygun servisler ile yeme-içme ihtiyaçlarını karşılayan işletme. Lokantacı (ing: restaurateur, fra: restaurateur, alm: Restaurantbesitzer) Lokantanın sahibi veya yöneticisi. Lüks (ing: luxury, fra: luxe, alm: Luxus) Harcamada, giyimde, yaşantıda gereklilik sınırlarını aşan, aşırıya gitme, gösteriş. Lüks kabin (ing: luxury cabin, fra: cabine luxe, alm: Luxuskabine) Özellikle yolcu vapurlarında donanımı gösterişli bölüm. Lüks mal (ing: luxury goods, fra: article de luxe, alm: Luxusware) Zorunlu ihtiyaçları karşılayıcı nitelik sınırının üzerinde olan mal. Lüks turizm (İng: luxury tourism, fra: tourisme de luxe, alm: Luxustourismus) Gelir düzeyleri çok yüksek olan kişilerin katıldığı ve lüks tüketime yönelik turizm türü. Loading card Kruvaziyer yolculuğunda gemilerin uğradıkları limanlarda yolcuların karaya çıkabilmesi için verilen, pasaport yerine geçen kart. |
| | |
| | #13 (permalink) |
| Yüreğimdeki Yağmurlar ![]() Üyelik tarihi: 04-15-2005 Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.352
Konular: 1123
Ruh Halim: Rep puanı:545 | M Makina ve Techizatın Yurt İçinden Alımında KDV Desteği VAT refund on locally procured machinery and equipment 97/2 nolu Hazine Müsteşarlığı Tebliğine göre, "Teşvik Belgesine istinaden düzenlenen yerli global listede yer alan, yeni olarak temin edilen, yurt içinde imal edilmiş olan makina ve techizattan Müsteşarlık'ca proje bazında uygun görülenlerin" gelişmiş yörelerde sadece KDV tutarının, kalkınmada öncelikli yörelerde ise KDV+15 puan tutarında bir meblağın fon kaynaklarından yatırımcıya nakit olarak ödenmesine olanak sağlayan bir teşvik tedbiridir. Master süreç planı (Bkz. Dizgisel şema) MCO Miscellaneoıus charges order Müteferrik ödeme emri Menü Menu Kelime olarak menü, "ayrıntılar" olarak tanımlanır. Menü satışa sunulacak yiyecek türlerinin ve fiyatlarının saptanıp sıralanmasııdır. Esas olarak iki tür menü vardır. Birincisi tüm öğünü ve fiks fiyatlı bir kaç yemeği gösteren tabldot (table d'hot)'tur. İkincisi her maddenin ayrı ayrı fiyatlandırıldığı alakar (Ala carte)'dır. Her iki türün Carte du jour, Basit alakart veya tercihli menü (selecktive menu) gibi çeşitli şekillerde bileşimleri de vardır. Mesaha şehadetnamesi (Bkz. Yat ölçü belgesi) Mevsim, dönem, sezon Season Mevsim sonu, mevsim dışı fiyat Off season price Motel Birliği Master Hosts Motel birliği bir grup motel işletmesi tarafından kurulmuş olan ve kar amacı gütmeyen bir birlik. Muhabir acenta Corresponding agent Muhasebe rasyoları Muhasebe rasyoları kazanç zarar ve bilançoyu teşkil eden kalemler arasındaki ilişkiyi göstermek üzere teşkil edilen, işletmenin gelişme durumunu açıklayan oranlardır Mümkün olan en uygun fiyat Best possible price Münferit, bireysel Individual Müşteri Başına Ortalama Harcama Müşteri başına ortalama harcama servis yapılan yemek sayısı ile bu servisten elde edilen restoran yiyecek ve içecek gelirinin oranlanmasıyla bulunur. Müşteri çamaşırhanesi Guest laundry Turizm sektöründe, konaklama tesislerinde müşteri çamaşırlarının yıkandığı bölüm. Müşteri Hesabı Folio Hesabı ayrıca çıkacak herbir müşteri veya müşteri grubu için kullanılan kartlardır. Müşteriye fatura edilecek tüm harcamalar bu belge üzernde toplanır. Eğer bir müşteri iki veya daha fazla oda almışsa veya seyahat acentası aracığılıyla gelmiş gruba dahil ise herbir kişi veya oda için ayrı bir folyo açılmaz. Sadece grub için bir folio açılır. Müşteri Listesi Rooming List Tur operatörünün konaklama işletmesine gönderdiği, müşterilerin isimlerini ve oda dağılımlarını gösteriri liste. maden suyu ing: mineral water, fra: eau minérale alm: Mineralwasser mide rahatsızlıkları ya da sindirim zorluklarında, tedavi edici veya rahatlatıcı özelliği olan, mineral bakımından zengin içme suyu. Mağara ing: cave, fra: grotte alm: Höhle canlılar için barınak olarak da işe yarayabilen doğal yer kovuğu. mağara turizmi ing: speleological tourism, fra: tourisme spéléologique alm: Speläologie-Tourismus mağaraları, yer altındaki uçurumları, yarıkları, oyukları, yeraltı akarsularını gezip görmekle ilgili olay ve ilişkilerin bütünü. Mağaracılık ing: speleology, fra: spéléologie alm: Speläologie mağaraların incelenmesi ile ilgili bilim dalı. Mağaza ing: large store, fra: grand magasin, m, alm: großes Geschäft büyük dükkân. mahallî para ing: local currency, fra: monnaie nationale alm: Landeswährung bir ülkenin tedavüldeki kendi parası. mahallî turistik faaliyet ing: local tourism activity, fra: activité touristique locale alm: örtliche Fremdenverkehrsaktivit bir yerde, yerel düzeyde yapılan turizm ağırlıklı şenlik, anma günü, gösteri gibi etkinlik. malî mesuliyet sigortası ing: financial responsibility insura, fra: assurance de responsabilitecivi, alm: finanzielle Risikoversicherung işletmecinin, tur operatörünün ya da seyahat acentasının hizmet ve organizasyon kusurlarından dolayı turistlerin canına ve malına zarar gelmesi riskine karşı yaptırdığı sigorta türü. Manastır ing: monastery, fra: monastére alm: Kloster bazı rahip ve rahibelerin dünya ile ilişkilerini keserek yaşadıkları yer. Manifesto ing: manifest, fra: manifeste, m, alm: Ladeverzeichnis gönderilecek yükleri gösteren belge. Manzara ing: view, fra: vue alm: Landschaft farklı ve özel, genellikle doğal, coğrafî yer görünümü. Marina Yatırım ve İşletmecileri Derneği ing: Association of Marina Investors, fra: Association des Investisseurs e, alm: Verband für Yachthafeninvestore kamu kurumları ile dayanışmayı, sektörde disiplin ve birliği sağlamak amacıyla 1991 yılında kurulan, marinaların üye olduğu kuruluş. misyonerlik kompleksi ing: missionary complex, fra: complexe de mıssıonnaire, alm: Missionstätigkeitskomplex iş adamlarının veya turistlerin, bilerek veya bilmeyerek, başka bir ülke insanının yaşam biçimini veya düşünce tarzını değiştirme girişimleri. Mit ing: myth, fra: mythe alm: Mythe tarih öncesine dayanan efsane, masal, bazen destan. Mitoloji ing: mythology, fra: mythologie, alm: Mythologie putperest eski çağda inanılan ve saygı duyulan tanrıların, yarı tanrıların, kahramanların efsane, masal ve hayal ürünü öykülerinin doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. müşteri hesabı ing: customer account, fra: compte ceients alm: Kundenkonto hizmet gören ve karşılığında ücret ödemesi gereken kişi için, alacakları izlemek üzere açılmış bulunan hesap. müşteri ilişkileri ing: customer relations, fra: relations clientèle alm: Verbraucherbeziehungen satıştan sonra, tatmin derecesinin ölçülmesini de kapsayan iletişim yöntemi. mutfak işçisi ing: kitchen worker, fra: commis de cuisine alm: Küchendiener mutfakta bulaşık yıkama ve sebze ayıklama gibi görevleri yapan işçi, bulaşıkçı. mutfak şefi ing: executive chef, fra: chef de cuisine alm: Küchenchef tüm mutfak görevli ve etkinliklerini yöneten deneyimli aşçı. |
| | |
| | #14 (permalink) |
| Yüreğimdeki Yağmurlar ![]() Üyelik tarihi: 04-15-2005 Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.352
Konular: 1123
Ruh Halim: Rep puanı:545 | N Net Bugünkü Değer Yöntemi Net Present Value Method Net bugünkü değer yöntemiyle proje değerlendirilmesinde yatırımın gelecekteki nakit girişlerinin bugünkü değeriyle yatırım maliyeti arasındaki fark bulunmaya çalışılır. Buna göre, bir yatırım projesinin net bugünkü değeri, projenin ekonomik ömrü (kuruluş+işletme dönemi) boyunca sağlayacağı net nakit akışlarının belli bir iskonto oranına göre indirgenmiş değerlerinin toplamıdır. Net gezi eğilimi : Net gezi eğilimi, bir ülkedeki veya belirli bir yöredeki turizm hareketine katılan nüfusun oaranını belirlemek açaısından önem taşır. Net gezi eğilimi = p/P x 100 p= Bir ülkedeki veya belirli bir bölgedeki geziye çıkan bireylerin sayısı. P= O ülke veya bölgenin toplam nüfusunu ifade eder. Net işletme karı Net operating profit (NOP) Net Kazanç Net rate net turizm geliri ing: net tourism income, fra: recettes touristiques nettes, alm: touristische Nettoeinnahmen belli bir yörede, turistlerin toplam harcamalarından, doğrudan ve dolaylı kaçaklar çıktıktan sonra kalan miktar. nihaî gezi programı ing: final itinerary, fra: programme définitif de voyage, , alm: endgültige Reiseroute seyahat acentası tarafından hareketten hemen önce yolcuya verilen, uçuş veya tren numaralarını, kalkış-varış zamanlarını, tur güzergâhlarını ve diğer ayrıntıları içeren program. No show ing: no show, fra: non présentation alm: no show Gelmedi.müşterinin önceden yaptığı rezervasyona haber vermeksizin uymaması. No show ücreti Rezervasyonu yapılan hizmetin kullanılmaması durumunda ödenen ücret |
| | |
| | #15 (permalink) |
| Yüreğimdeki Yağmurlar ![]() Üyelik tarihi: 04-15-2005 Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.352
Konular: 1123
Ruh Halim: Rep puanı:545 | O - Ö Oda Doluş Oranı Oda doluş oranı bir dönemde satışa arzedilen oda sayısı ile fiili oda satışı arasındaki orandır. Oda Doluş Oranı =Satışa arzedilen oda sayısı/Satılan oda sayısı Gerçek Oda Doluş Oranı Otellerde sık sık müşteri odalarının bir kısmının tamirat ve bemzeri nedenlerle müşterilere arzedilmesi mümkün olamayabilir. Bu durumda gerçek doluş oranını, satışa arzedilemeye müsait olmayan oda sayısı toplam oda sayısından çıkarmak ve fiilen satılan oda sayısısna oranlamak suretiyle bulunur. Odalar üzerinden günlük ortalama oran Günlük oda satış gerlirleri ile satılan odalar arasındaki orana Odalar Üzerinden Günlük Ortalama Oran adı verilir ve aşağıdaki formülle gösterilir. Odalar Satış Geliri / Müşteri Sayısı Oda Sayım Cetveli Ön büro tarafından günlük olarak dünlük olarak düzenlenen ve -işletmenin hangi odalarının boş veya dolu olduğunu, -her bir odada kaç kiinin konakladığını, -odaların hangi fiyattan satıldığını, -müşteri sayısının grup, münferit veya misafir şeklinde sınıflanması, eğer gerekli ise yerli, yabancı konaklama sayısını, -rezervasyon yapıldığı halde müşterice doldurulmayan odalaea ilişkin olarak doğan "no-show" gelirleri gösteren belge ya da rapor. Operasyon, işletme Operation Oran, rasyo Ratio Ortaklaşa charter kiralama Part charter, split chater Ortalama koltuk ücreti Average seat rate Otel (ing: hotel, fra: hôtel, alm: Hotel) yapısı, donanımı, konforu, müşteriye sunduğu hizmetin kalitesi gibi elemanlarıyla, uygar bir insanın arzu ettiği nitelikte, geçici konaklama, yeme-içme ve eğlence gereksinimlerini bir ücret karşılığında sağlayan konaklama tesisi. Otelci (ing: hotel keeper, fra: hôtelier, alm: Hotelier) Konuk kabul eden, ya da bir konaklama tesisi işleten kimse. Otel çamaşırhanesi Hotel laundry Konaklama tesislerinde otel çamaşırlarının yıkandığı bölüm. Otelcilik fonksiyon oranı Bir ülke veya yörenin turistik otellerinin sunabileceği toplam yatak kapasitesi ile o ülke veya yörenin toplam nüfusu arasındaki ilişkiyi ifade eder ve Tf(H) şeklinde ifade edilir. Tf (H) = N1x100/ P Nl ülke veya yöredeki tuirtik otellerin toplam yatak sayısının P O ülke veya yörenin toplam yerli nüfusunu gösterir. Otel rezervasyon tipleri Types of reservations 1) Garanti rezervasyon otel müşterinin rezervasyonuna göre gelmesi beklenen gün ve saatten itibaren 24 saat süre ile başka bir deyişle o günkü çıkış ssaatine kadar tutmayı taahhüt eder. Diğer taraftan müşteri kullanmaması halinde oda kira bedelini ödemeyi taahhüt eder. Kredi kartı aracılığıyla verilen kredi Önceden ödeme Seyahat acentası aracılığıyla garanti Şirket garantisi 2)Garantisiz rezervasyon Otel gün içinde belirlerdiği bir saate kadar tüm rezervasyonları tutar. O saatten itibaren talep olması halinde rezervasyonları satar. Müşteri rezervasyonda belirtilen saatten sonra gelirse ve tesiste yer varsa kendisine yer sağlanabilir. 3) Teyitli rezervasyon: Müşteri ile otel işletmesi arasında oda fiyatları, konaklama tipi, müşteri adeti, otele geliş tarihi ve saati üzerinde yazılı olarak mutabakata varılır. Teyitli rezervasyon garantili ve garantisiz rezervasyon şeklinde gerçekleşebilir. Oteller Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uniform System of Accounts for Hotels Otellerin muhsaebe sisteminin yanısıra, gelir getiren departmanları dışında oteller genel yönetim, pazarlama, teknik hizmetler gibi departmanların giderlerinin nasıl raporlanacağınıa ilikin bir sistem olup Hotel Association of New York City, İnc. Tarafından hazırlanan ve üyelerine dağıtılan "Uniform System of Accounts for Hotels" isimli eserdeki rapor modelleri yurdumuzda en çok rastlanan modeller olarak dikkati çekmektedir. Oturma Yeri Doluş (Kuver) oranı Oturma douş oranı belli bir dönemde restoranın veya benzeri yiyecek-içecek bölümünün müşteri kabul kapasitesi ile o dönemde servis yapıaln yiyecek (kuver) sayısı arasındaki orandır. Oturma Yeri Doluş Oranı = Servis Yapılan Kuver Sayısı( Oturma Yeri Kapasitesi Bir restornda günlük olarak öğle ve akşam için iki defa yararlanılacağına göre, Servis yapılan Yemek Sayısı/ Günlük kapasite formülü yardımıyla da restorndan günlük ortlama yararlanma katsayısı bulunabilir. Outgoing servisi Seyahat acentalarında, yurt içinde veya dışında gezecek kişi ve grupların gidecekleri yerlere ait ulaştırma araçlarının, otellerin, biletlerin temini ve gezilerin düzenlenmesi görevini üstlenen servis. öğle yemeği ing: lunch, fra: déjeuner alm: Mittagessen genellikle 12:00 - 14:00 saatleri arası yenilen yemek. Öğrenci Hava Seyahati Birliği ing: Student Air Travel Association-, fra: Association de Voyages Aeriens , alm: Verband für Studentenflüge öğrencilerin havayolu seyahatleri ile ilgili olarak gerekli teşvik ve kolaylıkları sağlamak üzere kurulmuş örgüt. ölü mevsim ing: dead season, off season, fra: saison creuse alm: Nachsaison bir turizm merkezinde, turist akımının en düşük olduğu dönem. olumsuz imaj ing: negative image, fra: image négative alm: negatives Image bir ülke, kurum ya da kişinin dışa yansıyan fikrî ve şeklî algılanmasının olumsuz olması. oluşmamış turizm talebi ing: incipient tourism demand, fra: demande naissante de tourisme, alm: potentielle Tourismusnachfrage tüketicinin duyduğu gereksinimin henüz farkında olmadığı turizm talebi. ön büro ing: front office, fra: réception alm: Empfang otele gelen konuğun ilk başvurduğu, resepsiyon, rezervasyon, fatura yazma, posta servisi ve ön kasa bölümlerinden oluşan yer. ön izin ing: preliminary permission, fra: permission préliminaire, alm: vorläufige Betriebsgenehmigung tesis kurmak amacıyla başvuran kişiye verilen ve belli bir süre içinde işe başlanması şartı taşıyan izin, opsiyon. öncelikli bölge ing: priority region, fra: région prioritaire alm: prioritäre Region bir hizmetin götürülmesinde veya bir yatırımın yapılmasında öncelik tanınan bölge. ören yeri ing: ruin, fra: vestige alm: archäologische Ruinenstätte doğal olayların ya da savaş, yangın etkisiyle yıkılan, terk edilen eski, antik yerleşme yeri kalıntısı, şehir veya kale yıkıntısı, harabe. ören yeri takviyesi ing: site hardening, fra: fortification des sites alm: Absicherung einer Ruine ören yerlerine aşırı ziyaretçi akımının yol açtığı fizikî tahribata karşı, merdiven, takviye duvarı, ikincil yollar gibi mimarî pekiştirme önlemleri. örgün turizm eğitimi ing: formal tourism training, fra: éducation formelle du tourisme,, alm: offizielle Tourismusausbildung okul veya okul niteliği taşıyan eğitim kurumlarında yapılan turizm eğitimi. örnek birim geliştirme ing: clustering, fra: développement en groupe alm: Pilotgruppierung belirli bir yörede, benzer özellikli turizm birimleri geliştirme. ortalama günlük oda fiyatı ing: average daily room rate, fra: prix moyen chambre alm: durchschnittlicher Zimmerpreis konaklama tesislerinde, günlük gelirin, satılan oda sayısına bölünerek elde edilen fiyat. Otel, Lokanta, Eğlence Yerleri İşçi Sendikası ing: Syndicate of Workers in Hotel, , fra: Syndicat des Travailleurs d'Hôt, alm: Gewerkschaft der Arbeiter in de otel, lokanta, eğlence yerlerinde çalışan işçilerin sosyal haklarını ve eğitimlerini sağlamak amacıyla oluşturulan sendikal birlik. Otoban ing: express way, fra: autoroute alm: Autobahn hızlı bir trafik akımını sağlamak amacıyla yapılan, 3 veya 4 şeritli, çift yönlü geniş yol. otomatik bilet makinesi ing: satellite ticket printer, fra: machine automotique de ticket, , alm: Fahrkartenautomat hava alanı ve alış veriş merkezlerinde, bilgisayara bağlı olarak, rezervasyon kabul eden, bilet ve uçuş kartı basan, acenta denetiminde makine. Otoray ing: railcar, fra: autorail alm: Schienenbus, m bir veya birkaç römorktan oluşan, kısa mesafeli yolcu taşımaya mahsus motorlu demiryolu aracı. otostop yapmak ing: hitch-hiking, fra: auto-stop, m, alm: per Anhalter reisen kişinin, yoldan geçen vasıtalardan, aynı yöne yolculuk için işaretle istekte bulunması. oyun salonu ing: gambling hall, fra: casino alm: Spielhalle genellikle lüks tatil kompleksi içinde yer alan talih oyunu mekânı. özel mutfak ing: national cuisine, fra: cuisine nationale alm: Landesküche millî yemekler. özel olaylar için tarifesiz sefer ing: special event charter flight, fra: vol charter pour des événements, alm: Charterflug für Sonderveranstal olimpiyatlar, futbol şampiyonaları gibi özel etkinlikler için düzenlenen uçuş. özel turistik tren ing: special cruise train, fra: train spécial en croisière alm: Sonderzug demiryolu işletmesi tarafından, belirli bir turistik programı uygulamak üzere sefere konulan, ülke içi veya ülkelerarası yol alan tren. özgün kültürel kimlik ing: culturel identity, fra: identité culturelle alm: kulturelle Idendität kültürel nitelikleri ile başkalarından ayrı ve üstün olan toplumsal özelliklerin tümü. Ödeme emri Voucher Turistik hizmet ödemelerine esas teşkil eden hizmetleri belirten ödeme emri. Öncelikli turistik bölge Pilot bölge,:turistik prioriteli bölge, organize turizm gelişme alanı da denilen öncelikli tuirstik bölge diğer bölgelere oranla gerek kaynaklari ulaştırma, gerekse geleceğe dönük olarak en çok umut veren bir bölge olup çok sayıda turist çekme ve turistlerin gereksisnmlerini karşılayabilecek biçimde yatırımların yapılmasına olanak sağlayan bölgedir. Ön fizibilite etüdü ing: prefeasibility analysis, fra: analyse de faisabilité alm: erste Machbarkeitanalyse, f bir projenin ekonomik, malî, çevresel ve sosyal analizlerini kapsayan maliyet gelir analizi. Önlenebilir gecikme Avoidable delay Önlenemeyen gecikme Unavoidable delay Özel fiyat Special price Özel olarak uygulanan fiyat. Özel ilgi turu, özel ilgi gezisi special interest travel, special interest tour Belirli bir konuya ilgi duyanlar için hazırlanmış gezi, tur. Özendirme gezisi şirketi Incentive house Özendirme turizmi İncentive turizm, teşvik turizmi Incentive tourism Şirketlerin çalışanlarını ödüllendirmek için yolladığı teşvik amaçlı tatiller. |
| | |
| | #16 (permalink) |
| Yüreğimdeki Yağmurlar ![]() Üyelik tarihi: 04-15-2005 Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.352
Konular: 1123
Ruh Halim: Rep puanı:545 | P Pansiyon Tahakkuk Cetveli Günlük pansiyon haılatını belirlenmesi amacıyla kullanılan ve hangi odalarda konaklayan müşterilere yiyecek (pansiyon) verileceği ve bunun kahvaltı, öğle ve/veya akşam yemeği şeklinde dağıtımını gösteren ve hergün için ön büro tarafından düzenlenen bir cetveldir. Paket tur Paket turların süresi en az 6 geceleme olmak üzere en çok bir ay olabilir. Ancak bu kuralın değişik türde düzenlenen paket turlar açısından dört ayrı istisnası vardır: a) Avrupa ile kuzey Atlantik bölgesi arasında düzenlenen bir paket turda süre en az 14 gündür. (Kuzay Atlantik Bölgesi: Alaska, Kanada ve ABD (Miami hariç)'yi kapsamaktadır. b) Hafta sonu gezileri için düzenlenen paket turların süresi en az 1 en çok 5 gece yatıyı öngörür. Bu tür bir gezi en erken Perşembe günü saat 22:00'de başlayıp en geç Salı günü 08:00'de bitmelidir. c) Özel gösteriler için düzenlenen turlarda süre tıpkı hafta sonu gezileri gibi en az bir, en çok 5 gece yatıyı gerektirmektedir. Sadece Avruoa için geçerli olan bu tür düzenlemelere "Cannes Film Festivali", "ITB Berlin, Uluslararası Berlin Turizm Boorsası", "Avrupa Futbol Şampiyonası" örnek gösterilebilir. d) Charter uçuşları ile düzenlenen. Herhangi bir süre sınırlaması yoktur. Pasan müşteri Walk in passenger Otele rezervasyonsoz gelen müşteri. Pazarlama deneyi Test marketing Pazarın bölümlendirilmesi Segmentation Pazarın bölümlendirilmesi, toplam pazarın farklı özelliklere sahip alt kısımlara ayrılamsı anlamına gelir. Farklı turizm ürünlerinin varlığı bunlara ayrı ayrı yönelecek mevcut veya potansiyel talebin ayrı ayrı belirlenmesini, diğer bir ifadeyle pazarın bölümlendirilmesini gerektirir. PCO Professional congress organizer Profesyonel kongre düzenleyicisi PERT Project Evaluation and Rewiev Technique PR (Bkz. Halkla ilişkiler) Proje geliştirme Project evaluation Promosyon (Bkz. Tutundurma) p.m. ing: post meridien, fra: après midi, alm: nachmittags 12 saat zaman dilimi uygulanan ülkelerde öğleden sonrasını ifade eden kısaltma. Pasaport ing: passport, fra: passeport alm: Reisepaß bir ülkenin, uyrukluğunu kanıtlamak üzere yurttaşlarına verdiği, dolayısıyla ülkeden çıkmasına veya ülkeye yeniden girmesine izin veren ve kimliği ispata yarayan belge. Pasavan ing: safe-conduct pass, fra: passavant alm: Passierschein devlet sınırı dışında bahçe, bağ ve tarlası bulunan kişilerin serbestçe girip çıkmaları için düzenlenen belge. pasta şefi ing: pastry chef, fra: chef de pâtissier alm: Konditorchef pasta ve tatlıların hazırlanmasında uzmanlaşmış mutfak elemanı. patent hakkı ing: patent right, fra: brevet alm: Patentrecht bir şeyin üretim izni. Piknik ing: picnic, fra: pique-nique alm: Picknick yemekli kır partisi. pilot bölge ing: pilot region, fra: région pilote alm: Pilotgebiet herhangi bir politikayı veya metodu özel ve sınırlı bir denemeye tabi tutmak amacıyla seçilen bölge. Pist ing: runway, fra: piste alm: Flugpiste uçakların iniş ve kalkış yapmalarına, park yerlerine gidip gelmelerine yarayan şerit. piyasa ekonomisi ing: market economy, fra: économie de marché alm: Marktwirtschaft turistik ürün ve hizmetlerin satıcılara arzı ile bunları satın almak isteyenlerin taleplerinin karşılaşması ve fiyatların oluşumu. Plaj ing: beach, fra: plage alm: Strand yüzmeye ve güneşlenmeye uygun deniz, göl ve nehir kıyılarındaki tesisli kumsal. Plânlama ing: planning, fra: planification alm: Plannung belli bir hedefe ulaşmak için aşılan yöntemler sistemi. Planör ing: glider, fra: planeur alm: Segelflugzeug hava akımlarından yararlanarak uçurulan, uçağa benzer, hafif, motorsuz hava taşıtı. Podyum ing: podium, fra: podium alm: Podium genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin veya giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları merdivenli, yüksekçe yer. pompaj istasyonu ing: pumping station, fra: station de pompage alm: Pumpstation genellikle bir toplama haznesi, bir ya da birçok pompalama birimi bulunan duru ya da kirli suları basma donanımı. porsiyon kontrolü ing: portion control, fra: contrôle de portions alm: Portionenkontrolle yiyecek-içecek işletmelerinde müşterilere sunulan yemeklerde fiyat kontrolünü ve miktar eşitliği sağlamak üzere takip edilen usul. potansiyel Pazar ing: potantial market, fra: marché potentiel alm: potentieller Markt mevcudiyetini ve gücünü kanıtlamış pazar. potansiyel talep ing: potential demand, fra: demande potentille alm: potentielle Nachfrage mevcut olan satın alma gücü. potansiyel turist ing: potential tourist, fra: touriste potentiel alm: Potentialtourist bir ülke ya da yöreye seyahat etmeye karar vermiş ya da kısa dönemde edebileceği varsayılan tüketici kesimi. prestij kitabı ing: lure book, fra: ouvrage de prestige alm: Luxuswerbeband turistleri belli bir bölge veya ülkeye çekmek amacıyla çıkarılan çok yapraklı tanıtıcı yayın. Prodüktivite ing: productivity, fra: productivité alm: Produktivität girdi ve çıktılar arasındaki oranın, verimliliğin ölçümü. profesyonel firma ing: professional firm, fra: firme professionnelle alm: professionelle Firmaçalışmalarını para karşılığı, meslek ya da temel uğraşı konusu olarak yapan firma. profesyonel hizmet ing: professional service, fra: service professionnel alm: professioneller Dienst bir meslek ve uğraş kolu olarak kazanç elde etmek amacı ile yapılan hizmet. profesyonel pazarlama ing: professional marketing, fra: marketing professionnel alm: professionelle Vermarktung pazarlamanın para karşılığı, meslek ya da temel uğraşı konusu olarak yapılması. Pusula ing: compass, fra: boussole alm: Kompaß üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren, bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan araç. |
| | |
| | #17 (permalink) |
| Yüreğimdeki Yağmurlar ![]() Üyelik tarihi: 04-15-2005 Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.352
Konular: 1123
Ruh Halim: Rep puanı:545 | R Rasyo (Bkz.Oran) radyo far ing: beacon, fra: balise alm: Signalturm bir uçağa kılavuzluk etmek veya uçağı yönlendirmek amacıyla ışık, elektrik sinyali ya da aynı amaçlı başka uyarma türleri yayan istasyon. Rafting ing: rafting, fra: rafting alm: Rafting özellikle hızlı akan ırmaklarda, azgın sular arasında yapılan bot yarışı. Ranza ing: berth, fra: couchette alm: Etagenbett duvara montajlı, alt alta, açılır kapanır yatak sistemi. Rayiç ing: current value, fra: prix courant alm: Marktwert bir malın sürüm değeri, piyasa değeri. refakat etmek ing: accompanying, fra: accompagner, alm: begleiten bir kişiye eşlik etmek, yanında bulunmak. Refakatçi ing: accompanying person, fra: accompagnateur alm: Begleiter bir konferansa, toplantıya ya da fuara katılacak bir temsilci ile birlikte resmî kimliği ve görevi olmadan gelen kişi. refakatli gezi ing: escorted tour, fra: voyage organisé accompagné alm: organisierte Reise mit Begleite bir tur görevlisinin tüm ulaşım, konaklama, bagaj hizmetlerinin düzenli şekilde yerine getirilmesinden sorumlu olduğu, masrafın 'her şey dahil' hesaplandığı gezi türü. refakatsiz paket gezi ing: unescorted package tour, fra: voyage organisé non accompagné,, alm: organisierte Reise ohne Begleit tura katılanların grup halinde seyahat etmek zorunda olmadıkları, peşin ödemeli gezi türü. rehber balıkadam ing: guide diver, fra: guide plongeur alm: Tauchführer su altı dalışlarında, dalgıçlara yol gösteren, ilgili kurumdan alınmış yetki belgesi taşıyan kişi, usta dalgıç. Reklâm ing: advertisement, fra: publicité alm: Werbung bir ürünü topluma tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için genellikle basın ve yayın araçları ile toplumun ortak yer ve tesislerinden yararlanılarak yazılı, sözlü, görüntülü ya da işaretlerle yapılan tanıtım işi. reklâm sayısı ing: number of exposures, fra: nombre de parutions alm: Zahl der zu wiederholenden Werb tüketici kitlesine ulaşmayı hedefleyen reklâmların tekrarlanma sayısı. Reklâmcılık ing: advertising, fra: publicité alm: Werbeagentur müşterileri adına reklâm programları hazırlayıp sunma. reklâmla ulaşılan tüketici kitlesi ing: reached consumers by advertisem, fra: nombre de consommateurs atteint, alm: mittels werbung erreichter verb yapılan reklâmı fiilen duyan veya gören tüketici sayısı. Rekreasyon ing: recreation, fra: récréation alm: Erholung insanların boş zamanlarında, eğlence ve tatmin dürtüleri ile, gönüllü olarak katıldıkları aktiviteler. rekreasyon merkezi ing: recreation center, fra: centre de récréation alm: Erholungszentrum eğlenceye yönelik faaliyetler için ekipman ve imkânların bulunduğu alan veya yapı. resmî oda fiyatı ing: rack rate, fra: tarif homologué alm: offiziell bestätigter Preis konaklama tesisi birimlerinin, ilgili hükümet veya yerel yönetim makamlarınca onanmış resmî fiyatı. resmî tatil ing: official holiday, fra: jour férié alm: öffentliche Feiertage yasa ile belirlenen ve devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan tatil. Restitüsyon ing: restitution, fra: restitution alm: Restitution ilk şekline getirmek. restoranlı vagon ing: restaurant car, fra: wagon- restaurant alm: Speisewagen trenlerde yeme-içme ihtiyaçlarının karşılandığı vagon. Restorasyon ing: restoration, fra: restauration, f, alm: Restaurierung tarihî değeri olan eski bir yapıda, yıkılmış, bozulmuş olan yerlerin aslına uygun biçimde onarılması. rezervasyon acentası ing: booking agency, fra: agence de réservation alm: Buchungsagentur müşterileri adına tiyatro, konser, otel gibi yerlerden rezervasyon yapan kuruluş. rezervasyon ağı ing: reservation network, fra: réseau de réservation alm: Reservierungsnetz bir turizm tesisi için rezervasyon yapılabilen nokta, yer ve merkezlerin bütünü. Rıhtım ing: pier, fra: quai alm: Pier bir nehir veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme-bindirme veya yükleme-boşaltma yapabileceği yer. ring tur ing: circular tour, fra: circuit alm: Rundreise aynı yerde başlayıp aynı yerde biten tur. Riviyera ing: riviera, fra: riviera alm: Riviera lüks yaşam tarzına uygun kıyı tatil mekânı. ro-ro taşımacılığı ing: ro-ro transportation, fra: transport ro-ro alm: Ro-Ro- Verkehr özel gemilerle yapılan uluslararası taşımacılık türü. Rölöve ing: surveying, fra: relevé alm: Relevierung bir yapının bütün boyutlarını ölçerek plân, kesit ve görünüşünü yeniden çıkarmak. Römorkör ing: tugboat, fra: remorque alm: Schleppboot yedeğinde başka taşıtları götürmeğe yarayan deniz taşıtı. Rota ing: route, fra: route alm: Kurs varacağı yere ulaşmak için gemi veya uçakların izledikleri belirli yol. Rulet ing: roulette, fra: roulette alm: Roulette hızla dönen bir topun, döner bir tablodaki renk ve sayılarda durması ile kazananı belirten xxxxx oynama aygıtı. rüzgâr sörfü ing: wind surfing, fra: planche à voile alm: Windsurf yelken donanımı bulunan tek kişi için yapılmış bir araçla, su üzerinde rüzgârın yardımıyla kayma biçimindeki su sporu. Rehberli tur Guided tour, hosted tour Rehbersiz dış ülke gezisi Foreign independent tour (FIT) Yabancı bir veya birkaç ülkeye, turistlerin isteklerine göre düzenlenen ve ücreti peşin alman rehbersiz gezi. Rekreasyon Recreation Rekreasyon (Latince recreatic), kelime olarak dinlendirmek, eğlendirmek, canlandırmak gibi anlamlara gelmektedir. Rekrwasyon zorunlu çalışma faaliyetlerinden bağımsız olarak bireyin onarılması ve geliştirilmesi, bireyin zamanını dilediği gibi kullanmakta serbest olması, insanın fiziksel gücünü onarmaya ve ruhsal kapasitesini zenginleştirmeye yönelik faaliyetler; bireyin isteyerek katıldığı tüm faaliyetler, zorunlu faaliyetlere karşıt olarak özgürce seçilen faaliyetler. Fiziksel ve sosyal çevrenin değişmesi. İnsanın boş zamanlarında yaptığı faaliyet olarak tanımlanabilir. Genel rekreasyon faaliyetleri: Kısa dinlenmeler; pilaj, kış sporu gibi. Hafta sonu gezileri. Turizm diye sınıflandırılabilir. Organize rekreasyon faaliyetleri: Artistik (edebiyet, sinema, tiyatro, müzik, sergi vb.) Entellektüle ( Konferanslar, radyo-tv, vb.) Sosyal (Aile, fuar, kongre, toplantı vb.) Pratik uğraş (Bahçecilik, elişleri vb.) Fiziki (Spor, av, yürüyüş, vb.) Rekreasyon işletmeleri Recreation esteblashments Rekreasyon işletmeleri kişilerin boş zamanlarını değerlendirmek, aynı zamanda eğlence, dinlence ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla katıldıkları doğal, sportif, kültürel ve eğlenceye yönelik etkinlikleri sunan işletmelerdir. Rep. Temsilci, representative Resepsiyon Front desk Rezervasyon Reservation Rezervasyon bölümü Reservation department Müşteri tesise gelmeden önce ilk iletişm kurulan bölümdür. Rezervasyonun alınması, dosyalanması, rezervasyon tablolarına yerleştirilmesi, maksimum doluluk oranının sağlanması vb. işler ROH Run of the house Konaklama tesisinin elinde kalan ve kategorisi belli olmayan odanın ayrılması (rezervasyonu) RTW Round the World |
| | |
| | #18 (permalink) |
| Yüreğimdeki Yağmurlar ![]() Üyelik tarihi: 04-15-2005 Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 21.352
Konular: 1123
Ruh Halim: Rep puanı:545 | S - Ş Sabit maliyet Fix cost (FC) Scanion Planı Scanion's Plan Turizm sektöründe sıkça kullanılan bir yönetim felsefesi ve aynı zamanda bir tür örgüt kuramıdır. Scanion Planı, kişilerin kendilerini ifade etme gereksinimlerinin olduğu varsayımına dayanarak bu ifade güdüsünün işin yorumunda gerçekleşebileceği savıdır. Bu felsefeyi izleyen kuram ise "Bir örgütün bütün bireyleri o örgütün faaliyetlerine tam anlamıyla katılabilirlerse katkıları oranında ödüllendirlmelidir," şeklinde ifade edilebilir. Scanion Planı'nın uygulanması işletmelerin örgüt yapısına göre değişiklikler arz eder, ancak tüm uygulamalarda üç ana ilkeden hareket edilir: Katılma sistemi. Eşitlik sistemi. Özdeşlik sistemi. Seçimlik, isteğe ve onaya bağlı, opsiyonlu Optional Serbest zaman Leisur Kişilerin iş dışındaki zamanı. Kişinin dinlenme ve eğlenmeye ayırdığı boş zaman. Gün içindeki serbest zaman, hafta içindeki serbest günler, ay içindeki serbset hafta, yıl içindeki serbest ay, yedi yılda bir alınabilen serbest bir yıl (Sabbatical Year) olarak tanımlanabilir. Seyahat acentası Travel agency Seyahat acentaları, kâr amacıyla turistlere turizmle ilgili tüm hizmetleri sunan, tur operatörlerinin ya da kendilerinin doğrudan meydana getirdikleri paket turları satan ve bunları satın alan turistlere gittikleri yerler hakkında bilgi sunan aracı kuruluşlardır. Seyahat çeki Traveller cheuque Seyahat danışma el kitabı Travel informatin manuel Çok geniş ve kapsamlı bir belgedir. İçindeki bilgiler günü gününe takip edilir. Aylık olan bu yayın dünyadaki 200 ülke hakkında bilgiler verir. Yolcular için gerekli belgeler, sağlık, gümrük kanunları ve döviz konusunda gerekli açıklamalar da vardır. Seyahat işletmeleri Üretici ile tüketici arasında ilişki kuran, hizmeti oluşturan, hizmeti sunan, pazarlayan ve satan veya bu tür işlemler için aracı olan kuruluşlara seyahat işletmeleri adı verilir. Seyahat işletmeleri turistik ürünü oluşturan ve/veya dağıtımını yapan, belirli örgütsel yapıları olan ticari kuruluşlardır. Seyahat işletmeleri aracı olacağı gibi hizmetleri oluşturarak bir bütün olarak da sunabilir. Örneğin bir uçak biletinin acenta tarafından kesilmesi aracılıktır. Konaklama, ulaşım, gezi, yeme-içme gibi hizmetlerin bir araya getirilerek tur paketi olarak sunulması ise hizmetin bir bütün halinde sunulmasıdır. Seyahat kontratı (Bkz. Seyahat sözleşmesi) Seyahat sözleşmesi Seyahat kontratı Seyahat kontratı (anlaşması) seyahat eden kişi (turist) ile seyahat boyunca gerekli hizmetleri sağlayacak ulaştırma, konaklama, yiyecek-içecek işletmeleri arasında yapılan sözleşme demektir. Bu kontrat müşteri ile tur-seyahat düzenleyicisi arasında olmasına rağmen bir çok kontratı da kendi etrafında toplar. Uluslararası bir özellik arzedecek ve uygulanabilecek bir seyahat kontratı örneği henüz yapılmamıştır. Seyahat kontratları çoğunlukla yurtdışı gezi veya paket turlar için hazırlanır ve iki bölümden oluşur: Genel satış koşulları İstisnai haller. SİMO Şeması SIMO Chart Simo kelimesi İngilizce'deki "simultaneous movement cycles (simultane hareket devresi)" tanımının baş harflerinden oluşmuştur. Ellerin ayakların, başın veya vücudun başka unsurlarının hareketlerinin kayda alınmasıdır. Genellikle sağ ve sol elin hareketlerini göstermek için çizilir. SİMO şemasının en önemli fonksiyonu etkin olmayan hareket modellerinin, boş zamanın, ziyan edilen hareketin saptanmasına yardımcı olmasıdır. Turizm sektöründe, özellikle iş akım planlamasında kullanılan bir tekniktir. SİT Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup yaşadıkları devirleri sosyal, ekonomik mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi olayların cereyan ettiği yerler ve tesbiti yapılmış tabiat güzellikleri ile korunması gerekli alanlardır. SOF Service order form Son onay tarihi Option date Son dakika satışları Last minute sales Otelde oda veya yatak, uçakta koltuk olarak önceden rezervasyon olmadan son gün yapılan satışlar. Sosyal alt yapı Social infrastructure Sağlıklı bir çevre meydana getirmek amacıyla yapılması gereken eğitim, sağlık, din, kültür v.b. yapılar ile park, çocuk bahçeleri ve yeşil alanların genel ismidir. Sosyal turizm, kitle turizmi Social tourism Sosyal turizm satın alma gücü az veya sınırlı olan halk gruplarının özel bazı önlem ve teşviklerle turizm olayına girmesidir. Başka bir deyişle sosyal turizm gelir düzeyi düşük, satın alma gücü zayıf halk gruplarıın turizm faaliyetlerinen yararlanabilmesi için yapılan çalışmaların toplamıdır. Stand by fare Yolcunun uçakta boş yer kaldığı takdirde binebileceğini bildiren indirimli tarife Standart fiyat Standart price Herkese uygulanan fiyat STO Speciality Tour Operator Özelliği olan turları düzenleyen tur operatörü. Sunlust Güneşci, tatilci Su sporları Water sports Sürdürülebilir turizm Sustainable tourism Çevre ile sıkı bağlantısını göz ardı etmeyen, varlığı için gerekli unsurları tehdit etmeksizin işlev gören; hem şimdiki, hem de gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılayabilmeyi ön gören turizm endüstrisi. saat değiştirme ing: time conversion, fra: conversion de temps alm: Zeitumstellung doğuya veya batıya seyahat edilmesine göre, saat ilâve etme veya çıkarma işleminin taşıt hareket ve rezervasyon saatlerine yansıması. sabah banliyösü ing: milk run, fra: service ferroviaire matinal alm: morgendlicher Pendelverkehr çok duraklı, bu nedenle ulaşımda uzun zamanı gerektiren, sabah erken saatlerde görülen tarifeli ulaşım şekli. sabit fiyat ing: fixed price, fra: prix fixe alm: Festpreis değişmez fiyat. sağlık sigortası ing: health insurance, fra: assurance-maladie alm: Krankenversicherung hastalık dolayısıyla gerekebilecek muayene, tedavi ve bakım giderlerini karşılamaya yönelik sigorta sistemi. sağlık turizmi ing: health tourism, fra: tourisme de santé alm: Gesundheitstourismus bir takım hastalıkların iyileştirilmesi için içmeler, kaplıcalar, ılıcalar, deniz, dağlar, mağaralar, sanatoryumlar, prevantoryumlar ve benzerlerinden yararlanmak üzere yapılan seyahatler. sağlıklı yaşam merkezi ing: fitness center, fra: centre de mise en forme,m, alm: Fitness-Zentrum kişilere beden hareketleri, doğru ve uygun beslenme yolu ile sağlıklı yaşam alışkanlığı kazandıran merkez. sahibi tarafından alınmayan eşya ing: unclaimed luggage office, fra: dépôt des objets non réclamés, , alm: Fundbüro yasalara göre saptanan sürenin bitiminde, yolcunun almadığı eşyasının saklamaya alındığı yer. Sahil ing: coast, fra: côte alm: Küste deniz, göl ve nehirlerin kıyısı. sahil güvenlik ing: coast guard, fra: garde-côte alm: Küstenschutz kıyılardaki güvenlikten sorumlu idare. sahil şeridi ing: coastal band, fra: bande côtiere alm: Küstenstreifen deniz, tabiî ve sunî göl ya da akarsularda kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde, yerin özelliğine ve imar durumuna göre 100 metreye kadar çeşitli derinliklerdeki kara şeridi. Sakin ing: inhabitant, fra: habitant alm: Einwohner bir yöre, köy, kasaba, veya şehirde ikamet eden kişi. sanal gerçeklik ing: virtual reality, fra: réalité virtuelle alm: virtuelle Wirklichkeit bilgisayar ortamındaki gezi programı ile belirli bir yerde gerçekten seyahat etme duygusunu taşıma. Sanat ing: art, fra: art alm: Kunst bir duygunun, tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucu ortaya çıkan üstün yaratıcılık. sanat etkinliği ing: art activity, fra: activité artistique alm: künstlerische Aktivität sanat çalışması. satış araçları ing: sales tools, fra: supports de vente alm: Verkaufsinstrumente aralarında, müşteriler hakkında özel bilgilerin de bulunduğu satış destekleri. satış sarayı ing: hypermarket, fra: grand magasin alm: Kaufhaus çok çeşitli malların satıldığı büyük alış veriş merkezi. Sauna ing: sauna, fra: sauna, alm: Sauna buharlı, özel banyo odası. Sermaye ing: capital, fra: capital alm: Kapital bina, tesis, makine, donatım gibi üretimde veya hizmetlerin yürütülmesinde kullanılan değerlerin tümü. Sertifikasyon ing: certification, fra: certification alm: Zertifikation onaylama. sertifikasyon sistemi ing: certification system, fra: système de certification alm: Zertifikatisierungssystem turizm bağlamında, yatırım ve işletmeler ile diğer faaliyetler için, yapılmış olan sınıflandırma ya da gruplandırma sonucuna göre belge düzenlenmesi ile ilgili işlemlerin bütünü. Servant ing: service cart, fra: chariot alm: Servierwagen yiyecek-içecek işletmelerinde, garsonun servis öncesi hazırlıklarına yardımcı olan, yedek servis araç ve gereçlerinin hazır biçimde bulundurulduğu, dolaplı çekmeceli, raflı sabit veya tekerlekli, gezer tezgâh. Servis ing: service, fra: service alm: Dienstleistung müşteriye hizmet veren personel faaliyetlerinin tümü. servis ücreti ing: service charge, fra: service alm: Trinkgeld otel ve restoranlarda hesaba eklenen personel hizmetinin karşılığı. ses ve ışık gösterisi ing: sound and light performance, fra: son et lumière alm: Ton- und Lichtvorstellung söz, müzik ve ışık oyunlarının bir araya gelmesi ile gece yapılan tanıtım gösterisi. Seyahat ing: travel, fra: voyage alm: Reise bir noktadan başka bir noktaya yapılan yolculuk. seyahat acentalığı işletme belgesi ing: travel agency operation license, fra: licence d'agence de voyage alm: Genehmigung zur Betreibung eine seyahat acentalarına konularında faaliyet göstermelerini sağlamak üzere T.C. Turizm Bakanlığı'nca verilen belge. seyahat acentası ing: travel agency, fra: agence de voyages alm: Reisebüro kâr amacıyla turistlere ulaştırma, konaklama, gezi, spor ve eğlence olanakları sağlayan, turizmle ilgili bilgiler veren, bu konuya ilişkin tüm hizmetleri gören, turizm ekonomisine ve genellikle ödemeler dengesine katkıda bulunan ticarî kuruluş. seyahat acentası sicili ing: travel agency registry, fra: registre d'agence de voyages alm: Reiseagenturenregister seyahat acentası için, kuruluş işlemleri sonucunda T.C. Turizm Bakanlığı'nca sicil dosyası açılması. seyahat kararı ing: travel decision, fra: décision de voyage alm: Reiseentscheidung gelecekte yapılacak seyahatin yerini, zamanını, süresini, ne ile ve nasıl yapılacağını belirleme. seyahat öncesi enformasyon ing: pretravel information, fra: renseignements pratiques alm: Informierung vor der Reise turistlerin kendilerini kültürel temasa hazırlamak üzere gereksinim duydukları bilgiler. seyahat rehberi ing: travel guide, fra: guide de voyage alm: Reiseführer bir yöredeki veya ülkedeki konaklama olanakları, lokantalar, yollar, ilgi merkezleri, tarihî ve kültürel özellikler hakkında bilgi veren yayın türü. seyahat ticareti ing: travel trade, fra: commerce de voyage alm: tourismusbedingter Handel turizm endüstrisinde yaratılan ürünlerin kazanç amacıyla alım-satımı. seyahat ticareti kuruluşu ing: tourist trade entity, fra: entreprise de commerce de voyag, alm: touristische Handelsorganisatio turizm ürününün kâr amacıyla alım-satımını yapan kuruluş. seyahat yazarı ing: travel writer, fra: journaliste de voyage alm: Reiseschriftsteller yayın organlarında, basın mensubu, müstakil yazar veya sektör temsilcisi sıfatıyla turizm ve seyahat alanında yazı yazan gazeteci. seyahate direnç faktörleri ing: travel resistant factors, fra: facteurs de résistance au voyag, alm: negative Reisefaktoren ulaşma güçlüğü, yüksek maliyet, politik istikrarsızlık gibi seyahatten caydırıcı faktörler. sezon dışı ing: off-season, fra: hors-saison, alm: tote Saison turist akımı açısından, konaklama ve ulaşım araçları fiyatlarında zorunlu indirimlere gidilen devre. sınır çıkışlı turizm ing: outbound tourism, fra: tourisme émetteur alm: grenzüberschreitender Tourismus yabancı ülkelere çıkış içeren turizm türü. sıvı kaybı ing: dehydration, fra: déshydratation, alm: Flüssigkeitsverlust vücudun su kaybının bir şekilde giderilemediği hali ifade eden tıbbî terim. Slogan ing: slogan, fra: slogan alm: Slogan kısa ve çarpıcı propaganda sözü. sondaj ve kazı ing: sounding and excavating, fra: fouille archéologique alm: Sondierung und Ausgrabung taşınır ve taşınmaz eski eserlerin tespiti ve bilimsel yöntemlerle yüzeye çıkarılması için arkeolojik ve tarihî alanlarda yapılan çalışmalar. Sörf ing: surfing, fra: surf alm: surfen yelkenli ya da yelkensiz, tek kişi için yapılmış bir kayma aracıyla su üzerinde herhangi bir araç tarafından çekilmeksizin kayma biçimindeki deniz sporu. sorumlu müdür ing: director in charge, fra: directeur alm: zuständiger Direktor seyahat acentasının işlemlerinden sorumluluk taşıyan en üst yönetici. sorun çözmeli pazarlama ing: problem solving marketing, fra: marketing par analyse de situat, alm: Problemlösende Vermarktung pazarlamada, tüketici sorununun masaya yatırılarak uygun çözüm bulma yöntemi. sosyal fon ing: social fund, fra: fonds social alm: Sozialfonds ücretli olarak çalışanlar ya da dar gelirliler için belirli sosyal amaçlarla ayrılan tahsisat. sosyal ikilem ing: social dualism, fra: dualisme social alm: sozialer Dualismus geleneksel davranış biçimi ile endüstrileşmeye bağlı toplum davranışının yanyana görülmesi, turizm bağlamında sorun yaratan hal. sosyal mesafe ing: social distance, fra: distance sociale alm: sozialer Abstand sosyal konum ve deneyimler açısından kişi veya gruplar arasındaki farklılık. sosyal sınıf ing: social class, fra: classe sociale alm: Sozialstufe bir toplumda yaşama biçimleri, psikolojik davranışları, fonksiyonları farklı insanların oluşturduğu ve birinden diğerine geçiş olanağı bulunan grup. sosyal turizm ing: social tourism, fra: tourisme social alm: Sozialtourismus orta gelirli kişilerin, sağlanan bazı özel olanaklarla yaptıkları turistik amaçlı gezi türü. sosyo-ekonomik gelişme düzeyi ing: socio-economic development leve, fra: niveau de développement socio-é, alm: sozial- ökonomische Entwicklung sosyal, ekonomik ve toplumsal kalkınma düzeyi. sosyo-kültürel turizm değerleri ing: socio-cultural tourism assets, fra: ressources socio-culturelles de, alm: touristisch bedeutende sozio toplum kültürü ile ilgili olup turizm açısından önem taşıyan olay, davranış, gelenek, özellik gibi değerler bütünü. sosyo-psikolojik seyahat dürtüsü ing: socio-psychologic travel motive, fra: motivations socio-psychologique, alm: sozio-psychologische Reisemotiv modern çevreden uzaklaşmak, kendini dinleme, prestij, gerginlikten kurtulma, sosyal ilişkilerin geliştirilmesi gibi ekseriya gizli tutulan toplumsal ve psikolojik seyahat dürtüleri. Speleoterapi ing: speleotherapy, fra: spéléothérapie alm: Speläotherapie mağara ortamından yararlanmak suretiyle yapılan tedavi türü. Spesiyal ing: special, fra: spécial, alm: spezial özel, kendine özgü. Spesiyalite ing: speciality, fra: spécialité alm: Spezialität lokantalardaki özel yemek. spor turizmi ing: sports tourism, fra: tourisme sportif alm: Sporttourismus spor amacıyla yapılan yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü. Sportif Turizm Kurulu ing: Council of Sports Tourism, fra: Conseil du Tourisme Sportif alm: Touristischer Sportrat turizm amaçlı sportif faaliyette bulunmak isteyenlerin taleplerini incelemek, yeterlik belgesi düzenlemek ve etkinliklerin denetimini yapmak üzere T.C. Turizm Bakanlığınca, gerek görülen yerlerde kurulan komisyon. Stüdyo ing: studio, fra: studio alm: Studio yataksız, ancak yatmaya elverişli divanları bulunan otel veya motel odası. su altı sporu ing: underwater sports, fra: sport sous-marin alm: Unterwassersport dalgıçlık, balık adamlık gibi su altı alemi ile ilgili spor. su karnavalı ing: regatta, fra: régate alm: Regatta sandal veya yelkenli gemi yarışı. su kayağı ing: aquaplane, fra: ski nautique alm: Wellenreiten deniz sürat motorlarının arkasına takılarak tahta bir aygıt üstünde yapılan su sporu. Suare ing: soiree, fra: soirée alm: Abendgesellschaft gece toplantısı. sub standartlar ing: substandarts, fra: réglement intérieur alm: Substandards bir işletmede, bir ürünü, çalışma yöntemini, üretilecek miktarı veya bütçenin para miktarını vb. belirtmek için konulmuş ikincil öncelikli kurallar. Suit ing: suite, fra: suite alm: Suite birbirine açılan odalardan oluşan otel dairesi. suit oturma salonu ing: parlor, fra: salon de suite alm: Wohnschlafzimmer einer Suite suitlerde normal olarak oturma odası olarak kullanılıp, gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen salon. sulak alan ing: marshy land, fra: marais alm: Sumpfgebiet derinliği 6 metreyi geçmeyen, genelde sazlık bitkilerin hakim olduğu, önemli biyolojik yaşam alanlarına ve kuş zenginliklerine sahip olan eko sistem alanı. Sunucu ing: master of ceremonies, fra: maitre de cérémonie alm: Moderator toplantı, kongre, konferans, seminer, gece, hafta, şenlik gibi etkinliklerde programı ziyaretçilere açıklayan kişi. Şehir gezisi City sightseeing tour (CSST) |