![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Sohbet | Top 10 Üyeler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Uyarılar |
| Yaşama Dair Sağlık,Günlük yasam, Sanat, Kariyer, Pratik bilgiler |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| ∂üѕ∂αмℓαѕι ![]() Üyelik tarihi: 06-20-2006 Bulunduğu yer: Bilmem Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 5.867
Konular: 616
Ruh Halim: Rep puanı:22159613 Toplam Online: 1 Hafta 6 Gün 2 Saat 13 Dakika 48 Saniye | 'Elimi kapıya sürdüm mikrop kapar mıyım?', 'Ya sevdiklerime bir şey olursa', ‘Ocağı açık unutmuş olabilir miyim?', 'Bu hareketi 100 kere yapmazsam işlerim ters gider mi' gibi düşünceler aklınıza geliyor ve saçma olduğunu bildiğiniz halde sürekli tekrarlıyorsanız, ‘takıntı" hastalığına yakalanmış olabilirsiniz... Siz de onlardan mısınız? Hani kapıyı kilitledikten sonra tekrar açıp, ocağı, fişleri, lambaları kontrol edenlerden. Yani "takıntılılardan"... Dert etmeyin yalnız değilsiniz. Uzman Psikiyatrist Dr. Yasemen Işık Taner'e göre, halk arasında ‘takıntı" olarak bilinen ‘Obsesif Kompulsif" hastalığı ülkemizde çok yaygın. Takıntılar erken dönemde tedavi edilmezse kişinin tüm yaşamını etkiliyor. NE ZAMAN BAŞLIYOR? Genellikle ergenliğin ilk yıllarında ama çocuklukta da başlayabiliyor. Hastaların üçte ikisinde belirtiler 25 yaşından önce başlıyor.% 15'ten azında da 35 yaş sonrası. Başlangıç yaşı erkeklerde ortalama 19, kadınlarda 22. Kalıtımın rolü var mı? Var. Hastaların birinci derece yakınlarında % 35 oranında benzer bir rahatsızlığa rastlanabiliyor. Tedavi edilmediğinde başka bir hastalığa dönüşmüyor ama kişinin tüm hayatını etkiliyor; kişinin arkadaş, iş, aile ilişkileri zarar görüyor. Erken tedavi şart. STRESİN DE ETKİSİ VAR Araştırmalarda hastalığın aniden başladığını gösteriyor. % 50-70 hastada yakınmalar gebelik, ev değiştirme, cinsel sorun, yakın bir akrabanın kaybı gibi stresli olaylar sonrasında başlıyor. Zaman zaman artıp, azalmalar seklinde dalgalanmalar da gösteriyor. Alevlenmelerde stresin de etkisi var. KAÇ SAAT TAKILIYORSUNUZ? Dr. Taner'e göre takıntıların hastalık sınıfına girmesi için 'takıntılara' günde en az 1 saat ayrılması gerekiyor. Takıntı hastalığı, beyin kimyasındaki bir bozukluktan kaynaklanıyor. Peki kimler daha riskli? Dr. Taner aktarıyor: "Sorumluluk duygusu yüksek olan, çabuk endişeye kapılan, gergin, karamsar, içe dönük, mükemmeliyetçi, ayrıntıcı kişilik yapısına sahip insanlar hastalığa daha yatkın." Hastalıkta çevre faktörü de var. Çocuklarını çok sık eleştiren, suçlayan, onlardan kusursuz olmalarını isteyen ya da ayıp ve günah gibi kavramları abartılı biçimde aşılayan ailelerde takıntı hastalığına sık rastlanıyor. ORTAK OLMAYIN Takıntı ergenlik döneminde, kız-erkek ilişkisinde daha yoğun olarak görülüyor. Uygulanan tedavi yöntemleri kadar, aile bireylerinin de sorunu nasıl ele aldığı da çok önemli. ‘Örneğin, anne, her tuvalete girdiğinde iç çamaşırını çöpe atan ve yenisini giyen çocuğa karşı çıkmıyor ve isteğini yapmasına izin veriyorsa hastalığa ortak oluyor demektir. Bu gibi durumlarda bir uzmana danışmalı" diyor. Dr. Taner, kişinin isteği dışında aklına gelen, sıkıntı ve rahatsızlık veren, saçma olduğunu bildiği halde akıldan atılamayan ve yinelenerek sürekli hale gelen düşüncelerin ‘obsesyonlar", bu düşünceleri yok etme çabasıyla gerçekleştirilen davranışların ise ‘Kompulsiyonlar" olarak adlandırıldığını vurguluyor. İşte takıldığımız "şey"ler: İlk sırada temizlik var. Kontrol etme, sayma takıntısı da çok yaygın. Kirlenme ile ilgili takıntılarda, kişi bulunduğu ortamdaki kan, idrar, tükürük, ter ya da mikrop bulaşacağı şüphesi içine giriyor ve ‘Elimi buraya sürdüm ben hasta olur muyum", ‘Kapıya dokundum bana bir mikrop geçmiş midir", ‘Birinin girdiği tuvalete girdim bir şey olur mu?" gibi sorularla zihnini meşgul ediyor. DETERJANLA YIKANANLAR VAR Temizlik takıntısı olanlar mikrop bulaşmasın diye sık sık ellerini yıkıyor, abartıp vücudunu deterjanla yıkayanlar da var. Her gün temizlik yapanlar, herkesi kendi kurallarına uymaya zorlayanlar, ibadetlerini tam olmuyor veya yanlış yapılıyor diyerek tekrar tekrar yapanlar, belli yerlere basmadan yürümeye çalışanlar, yakınlarının veya kendisinin başına kötü bir şey geleceğini düşünüp, ilgisiz şeyler yapanlar da mesela; terlikler düz durmazsa eşinin öleceğine takılanlar, kapıdan dışarı çıkmadan 7 kez duvara dokunmazsa evde terslik olacağına inananlar da. Bir şeyi yapıp yapmadığını, olup olmadığını defalarca başkasına soranlar da.
__________________ * Alın beni gecenin zifiri koynundan,, Esaret zincirleriyle sarmalayın. * Forum Kurallarımız Sehitler ölmez vatan Bölümmez |
| | |
| | #2 (permalink) |
| (.............)?? ![]() Üyelik tarihi: 11-01-2007 Bulunduğu yer: bazen tamda bitti dediğimiz yerde başlar herşey.... Cinsiyet: ![]()
Mesajlar: 7.189
Konular: 228
Ruh Halim: Rep puanı:83335281 Toplam Online: 1 Hafta 2 Gün 11 Saat 37 Dakika 21 Saniye | haklısın sanırım bende asla birinin elinden bıçak almam kavga çıkar diye,merdiven altından geçmem,rüya gördüğüm zaman bütün gün yorumlarım kafamda ve olmasını beklerim,siyah kedi görmeyede tahammülüm yok..... böylece devam ediyor ama elinde değil insanın takıntı işte ![]()
__________________ [Bekliyorum... Seni özlemeyi en çok ben bilrim. Hiç yakınmadım seni özlemekten. Üstelik sana kavuşamama ihtimali işlenmemiş soğuk bir taş gibi önümde dikilip dururken! |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| lise hayatı mı yoksa üniversite hayatı mı??? | grafiker liseli | Sohbet Cafe | 101 | 09-05-2008 12:21 |
| Zehir.... | askım_askım | HikayeLer & Öyküler | 2 | 03-13-2008 00:23 |
| ZEHİR... | XxX.yasmin.XxX | HikayeLer & Öyküler | 1 | 01-29-2008 19:40 |
| ZEHİR | mervemss | Paylaşmak istediklerim | 2 | 01-16-2007 13:40 |
| Zehir | cakirbey | HikayeLer & Öyküler | 2 | 06-25-2006 16:43 |