Birgün hiç ummadığınız bir anda karşınıza değişik bir yaşam çıkar. Tökezleyerek ilerlemeye çalışıldığında takozlar çarpar ayaklara düşmekten son saniye kurtulur dik durmaya çalışır beden…Gidilen yol karanlık bir o kadar da ürkütücü…Atılan adım ölüme beş kala namesinin bir notasına gebe…Ölüm her dakika daha da yaklaşıyor. Kurtuluşu hayal etmekten usanmış yürek… Var olan hayallerini bir kenara bırakıp son nefesin hazzını duymaya çalışıyor. Hissedemiyor nefesini iniltilerle zoraki çıkan titreşim…Sevgi beslediği insanların nankörlükleriyle yıkıldıktan sonra direnmişti zorluklara… Günler günleri aylar ayları kovaladı tekrardan geleceği için kalktı ayağa…Geçmişi geride bırakmış yeni umutlarla sarılmıştı yaşama… Sildiği yılların üzerine kalın bir örtü kapamıştı. Ama bilemezdi ki asıl örtüyü günün birinde bedeninin üzerine örtecekler… Yakındı dünyaya gözlerini kapayacağı an… Geldi geliyor diyordu kendini kapadığı duvarların ardında…Bir gece ansızın dizlerinin dermanı kesilmiş kendini kaybetmişti sonrasında. Gözlerini açtığında beyaz önlükler içerisinde başında bekleyen üç kişi ve yüzlerinde acımtırak bir ifade…Ne öğrenmişti o gün ve şimdi hatırlamak istemiyordu. Kansersin yara tüm organı sarmış ve kurtuluşun yok demişlerdi. O günden beri ölümü beklemekteydi. Herkesten kaçıp kendi mahzenine kapamıştı benliğini…Bekliyordu gelecekti birgün son nefes…
alinti