Tekil Mesaj gösterimi

Tüm Mevsimlerin Güzeli Kapadokya

#1
Kapadokya, ülkemizin en önemli turizm bölgelerinden biri. Kapadokya bölgesi içinde Ürgüp, Göreme, Avanos öne çıkmış ama geniş bölgede birbirinden ilginç oluşum ve daha birçok görülmesi gereken yer bulunuyor. Peribacaları ve yeraltı şehirleri ile ünlü Kapadokya'da; rüzgrüzgar, yağmur, kar ve akarsuların aşınımıyla çeşitli oluşumlar ortaya çıkmış. Bu yumuşak tabakayı sabırla oyanlar, kendilerine barınak ve kilise yapmış, bazılarının duvarlarını resimlerle süslemişler. Her biri ayrı karakter taşıyan merkezler adeta açık hava müzesi görünümünde.

Kapadokya denildiği zaman çoğumuz bu bölgeyi. Hatta Doğu Anadolu da ya da Güneydoğu Anadolu'da olduğunu söyleyenler çıkabilir. Hatta Karadeniz bölgesinde sananlar bile çıkar. Oysa Peri Bacaları denildiği zaman çok insanın aklıma hemen Ürgüp ve Göreme gelir. Tam yerini kestirmese de Ürgüp ve Göreme Peri Bacalarıyla özdeşleşmiştir. Ancak Kapadokya bölgesini sadece Peri Bacaları olarak bilmek büyük haksızlıktır. Çünkü bölge yeryüzü şekilleri açısından dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir yapıya sahiptir. İlk bakışta kendinizi uzayda sanmanıza sebep olacak bir yapıdır karşımızdaki. Daha sonra yavaş yavaş bölgenin güzelliklerini keşfetmeye başlarsınız. Her köşesi tarih kokar Kapadokya'nın. Adım attığınız yerde tarihle karşılaşırsınız. Bölgenin mimari yapısı tamamen büyüler insanları. Yıllar yılı hiç değişmeden gelmiştir günümüze kadar.

Yer altı şehirleri, kaya oyma evleri ve kaya kiliseleriyle bir harikalar diyarıdır Kapadokya. Kapadokya'ya gelip de Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı şehirlerini görmemek olmaz. Uçhisar kalesine çıkıp da Erciyes dağına "Ey Erciyes yükseğim diye böbürlenme, bende senin kadar yükseğim şu anda" dememek, bütün Kapadokya bölgesine yukarıdan bakmamak olmaz. Göreme açık hava müzesini görüp de insanoğlunun neler yapabileceğine şahit olmamak olmaz. Güvenirlik vadisini, Zelve açık hava müzesini görmemek olmaz. Derbent vadisini, Üç güzeller Peri Bacalarını görmemek hiç olmaz. Kızıl çukurda güneşin batışını ve doğuşunu ve mehtabı seyretmemek olmaz. Hele Kapadokya'ya gelip de Ürgüp'ü görmemek hiç olmaz. Çünkü Kapadokya'nın kalbi Ürgüp'te atar, akşamları hep cıvıl cıvıldır. Ürgüp Temenni tepesine çıkıp çay ve kahve yudumlamanın keyfini hiçbir yerde çıkaramazsınız.

Her mevsimi, her günü her saati bir başkadır Kapadokya'nın. Kayaların sabah güneşiyle başka bir renkte, öğlen güneşiyle başka bir renkte ve akşam güneşiyle tamamen başka bir renkte olduğuna şahit olursunuz Kapadokya'da. Kış mevsiminde Peri Bacalarının üzerinde karın ne kadar güzel durduğunu yaşamanın zevki bambaşkadır. İlkbaharda yeşille sarı o kadar güzel sarmalar ki birbirini. Yaz mevsiminde kayaların serin gölgelerinde uzanmak apayrı bir zevk verir insana. İçinde bulunduğumuz hazan mevsimini yaşamayan bilemez bu bölgenin güzelliklerini. Gezilip görülecek yerler çok yakındır birbirine. Ama mutlaka detaylı bir şeklide gezilmelidir. Değilse bir anlamı kalmaz.

Ihlara Vadisi

Aksaray’a 40 km uzaklıktadır. Ihlara Vadisi, Hasandağı volkanından püsküren lavların aşındırması sonucunda oluşan cemal şekilli bir vadidir.

Melendiz Çayı, milyonlarca yıllık bir sürecin sonunda, 14 kilometre uzunluğunda ve yüksekliği yer yer 110 metreye ulaşan kanyon görünümlü bu vadiyi meydana getirmiştir. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız barınaklar, mezarlar ve kiliseler bulunmaktadır. Ihlara Vadisi'nde kiliselerdeki süslemeler VI. yüzyılda başlayarak XIII. yüzyılın sonuna kadar devam etmiştir.

Derinkuyu Yer Altı Şehri

1830'lu yıllarda Derinkuyu' da yeryüzünde konut olmadığı yaşlılarca söylenmektedir. Bu günkü adı olan Derinkuyu halkın içme suyunu 60-70 metre derinliğindeki kuyulardan temin etmesinden dolayı verilmiştir. Kapadokya'nın 36 yeraltı şehrinin en büyük yeraltı şehri olan Derinkuyu yer altı şehri 1967 yılında turizme açılmış olup, 8 katlıdır.

Şehrin giriş katında hayvanların bağlandığı yerler bulunuyor. Sonra da yiyeceklerin depolandığı bir başka bölüme geçiliyor. Yeraltı şehrinin her bir bölümü diğerine dar tünellerle bağlanıyor. Ve her giriş değirmentaşı biçimindeki hareketli kaya kapılarla kapatılabiliyor, bu şekilde düşman saldırılarından korunuluyor. Şehrin mükemmel bir doğal havalandırma sistemi var. Ortak mutfağı ikinci katta. Gerek Kaymaklı’daki, gerekse Derinkuyu’daki yeraltı şehirlerinin tüm katları henüz ziyarete açık değil. Kaymaklı’nın 20 metre derinlikteki 4. katına, Derinkuyu’da ise 55 metre derinlikteki 8. katına inilebiliyor. Derinkuyu’nun toplam alanı 4,5 kilometrekare. Yaklaşık 20.000 kişinin yaşadığı tahmin ediliyor.

Ürgüp

Ürgüp'ün yeri bir başkadır Kapadokya'da. Çünkü Kapadokya'nın turizm ve eğlence merkezi Ürgüp'tür. Kapadokya bölgesindeki konaklama ve eğlence mekânlarının üçte biri Ürgüp'tedir.


Ortahisar

Kasabanın merkezi Ürgüp-Nevşehir yoluna 1 km. mesafededir. Merkezde bulunan 50 m. yüksekliğindeki tarihi kaya kale ana yoldan da görülebilmektedir. Eski bir barınma mekânı olan Ortahisar Kalesi üzerine çıkılabilmekte olup, burası ilginç bir seyir ve resim çekme noktasıdır. Ortahisar bölgesi zengin bir manastır yaşamının örneklerini barındırmaktadır. Harim Kilisesi, Sanca Kilise ve Cambazlı Kilise bu beldenin başlıca görülmeye değer eserleridir. Ortahisar, çok canlı bir kültür ve ticaret merkezidir. Bölgede turizme ilk açılan kasaba olan Ortahisar'ın halkı konukseverliği ile ünlüdür.


Peribacaları Vadisi

Ürgüp-Avanos yolunun tam ortasında yer alır. Kimilerince "Pembe Vadi" olarak da adlandırılan bu vadide peribacalarının en tipik örnekleri görülebilir. Doğal oluşumların çok yoğun bir biçimde yer aldığı bu bölgede, doğanın kayaları bir heykeltıraş gibi işlediği ve deve, tavşan gibi birçok şekil oluşturduğu gözlenir. Mutlaka görülmesi gereken bu vadide gezerken değişik duygular yaşayabilirsiniz.



Ürgüp Müzesi ve Kütüphanesi

Kütüphanede Fransız sanat tarihçisi Guillaume de Jerphanion gibi hayatının bir bölümünü Kapadokya'da da geçirerek bölge hakkında incelemeler yapmış ünlü yazarların eserleri de bulunmaktadır. Bu önemli belgelerin ve diğer el yazması eserlerin görülmesi ve incelenmesi herkese açıktır. Cumhuriyet döneminin ilk kütüphane müdürü olan Mustafa Güzelgöz dünya üzerinde ilk defa eşeklerle köylere kitap ulaştırmış ve böylelikle 1963 yılında dünyada "Yılın Kütüphanecisi" seçilmiştir. ABD Başkanı John F. Kennedy bir jeep armağan edince eşekler emekli edilmişlerdir. Bugünün Ürgüp Kütüphanesi 150.000 ciltlik çok önemli bir arşive sahiptir.

Domsa Barajı
Ürgüp'e 17 km. uzaklıkta bulunan Domsa Çayı üzerindeki sulama amaçlı Domsa Baraj gölü önemli bir mesire yeri durumundadır. Çam ağaçları ile dolu göl kıyısı sıcak yaz günlerinde, bahar aylarında ve hafta sonlarında güzel ve dinlendirici bir piknik yeri olarak her zaman hizmet vermekte olup piknik masası ve oturakları ile hazır ocakları vardır. Ayrıca Mustafapaşa, Cemil, Taskınpaşa, Şahinefendi, Soğanlı güzergâhındaki gezi ve turlarda aranan bir soluklanma noktasıdır.

Kızılçukur
Her zaman önemli bir üzüm ve şarap üretim merkezi olan bu bölgede içi sadece üzüm resimleri ile bezenmiş bir kilisenin peribacaları içine yapılmış olması hiçte şaşırtıcı değildir. Değişik renklerde pek çok peribacasının yer aldığı bu vadi aynı zamanda güneşin battığı saatlerde çok ilginç bir seyir noktası durumundadır.

Avanos

Nevşehir'in 18 km kuzeyinde olan Avanos'un antik dönemdeki adı Venessa'dır. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım geleneği Hititlerden beri süregelmektedir. Avanos'un dağlarından ve Kızılırmak'ın eski yataklarından yumuşak ve yağlı kil topraklar elenir ve iyice yoğrularak çamur haline getirilir. Çark adı verilen ve ayakla döndürülen tezgâh üzerindeki çamurun maharetle şekillendirilmesiyle istenilen çanak yapılmış olur. İşlik denilen atölyelerde üretilen çanaklar önce güneşte, daha sonra da gölgede kurutulduktan sonra saman ve talaşla yakılan fırınlarda 800 dereceden başlayıp 1200 derece sıcaklık arasında özenle pişirilir. Yörede yemek kapları, su testileri, kışlık yiyecek saklamak için çömlekler ve küpler, su küpleri tanınan çanak ürünleridir. Avanos, günümüzde ''Kapadokya'nın El Sanatları ve Alışveriş Merkezi'' olarak tanınmaktadır.

Zelve: Avanos'a 5 km, Paşabağlarına 1 km. uzaklıktaki Zelve, Aktepe'nin dik ve kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Üç vadiden olaşan Zelve Ören Yeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir. Vadideki peribacaları sivri uçlu ve geniş gövdelidir. Zelve, özellikle IX. ve XIII. yüzyılda Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş; aynı zamanda rahiplere ilk dini seminerler de bu yörede verilmiştir.

Çavuşin (Nicephorus Phocas) Kilisesi: Göreme-Avanos yolu kenarında, Göreme'ye 2,5 km uzaklıktadır. Oldukça yüksek tek nefli, beşik tonozlu, üç apsisli olan kilisenin narteksi yıkılmıştır. 964/965 yıllarına tarihlenmektedir.
Güllüdere (Aziz Agathangelus) Kilisesi: Çavuşin köyüne yaklaşık 2 km. uzaklıktaki Güllüdere vadisinin en soldaki kolunda yer alır. Vadinin hemen başlangıcında, solda dik bir yamaç üzerine yapılmıştır.

Özkonak Yeraltı Şehri: Avanos'un 14 km. uzağında yer alan yeraltı şehri, İdiş dağının kuzey yamaçlarına volkanik granit bünyeli tüf tabakalarının oldukça yoğun olduğu yere yapılmıştır. Geniş alanlara yayılmış olan galeriler birbirlerine tünellerle bağlanmıştır.

Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehirlerinden farklı olarak katlar arası haberleşmeyi sağlayacak çok dar ve uzun delikler bulunmaktadır. Düzgün oyulmuş odaların girişleri kapatıldığında havalandırma da bu dar (5cm) ve uzun deliklerle sağlanmıştır. Yine diğer yeraltı şehirlerinden farklı olarak sürgü taşından sonra, tünel üzerine (düşmana kızgın yağ dökmek maksadıyla) delikler oyulmuştur. Özkonak yeraltı şehrinde Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehrinde olduğu gibi hava bacası, su kuyusu, şırahane ve sürgü taşları bulunmaktadır.

Göreme

Masalsı bacaların arasına gizlenmiş olan Göreme, Kapadokya’nın kalbidir. Bölgedeki ilk dönem yerleşim Hıristiyanlıktan Roma dönemine kadar uzanır. Göreme’deki Ortahane, Durmus Kadir, Yusuf Koc and Bezirhane kiliseleri Uzundere, Bagildere ve Zemi Vadisine kadar kayalardan oyulmuş evler ve bacalar tarihin mistik yanını günümüze taşır.

Göreme Kiliseleri: Tokalı Kilise, Rahibeler ve Rahipler Manastırı, Aziz Basil Şapeli, Elmalı Kilise, Azize Barbara Şapeli, Yılanlı (Aziz Onuphrius) Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise, El Nazar Kilisesi, Saklı Kilise, Meryem Ana (Kılıçlar Kuşluk) Kilisesi, Aziz Eustathios Kilisesi, Durmuş Kadir Kilisesi Göreme Milli Parkı içindedir.

Kılıçlar Vadisi: Göreme Vadisi ile Aktepe arasında tüf kayalardan oluşan vadilere Büyük Küçük Kılıçlar denilmektedir. İçinde suyolu geçen peribacaları, tüneller, ilginç biçimli kayalıkları ile etkileyici bir görünümü olan vadide Kılıçlar Kilisesi bulunmaktadır.
Milli Parkın ziyaretçileri için en uygun dönemi 15 Mart-15 Kasım ayları arasındadır. Milli Park içerisinde, hem doğal hem kültürel değerlerinin farklı bir yaklaşımla gezilebilmesi amacıyla tracking (yürüyüş) hatları belirlenmiştir. Ziyaretçiler, Milli Park içerisinde ve yakınındaki yerleşimlerindeki çok sayıdaki otel ve pansiyonlarda konaklanabilir.


Hediyelik almadan dönmeyin!
Kapadokya'nın hemen her yerinde rastladığınız hediyelikler arasında; bölgeye özgü bez bebekler, el işi dantel ve oyalar, mermer biblolar, çeşitli taşlar, maket peribacaları, bakır işi çeşitli ev eşyaları, el örgüsü yün başlık, eldiven ve değişik renkte çoraplar, Avanos Yahyalı'nın halıları, kilimleri, heybeleri ve yazmaları bulunuyor.

Testi kebabı, güveç, mantı, sac tava, pastırmalı kuru fasulye, kiremit tavuk, kiremit alabalık, şömine sote ve fırından yeni çıkmış pideler yörenin en lezzetli yiyecekleri. Cumartesi günü kurulan Ürgüp pazarından köylülerin imal ettiği süt mamulleri, bal, yoğurt, çökelek peyniri de alabilirsiniz. İri taneli kabak çekirdeği, patates, çavuş üzümü, kayısı diğer bölgesel tatlar arasında.


İlginizi Çekebilir