Yorumlarınıza İhtiyacım Var
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 16-05-2013, 21:06 #1

BAL

Breakfast at Tiffanys

Yorumlarınıza İhtiyacım Var



Merhaba arkadaşlar.

Bi gün bu başlığa yazıcağım hiç aklıma gelmezdi. Ama içimi bi şekilde dökmek zorundayım. Benim 2 senelik bi ilişkim var/dı düne kadar. Herkese göre kendi ilişkisi farklıdır ama onunla benim ilişkimiz herkesin hayal ettiği türdendi. Sadakat bağlılık dürüstlük herşey tamamdı. Birbirimizi çok seviyoduk hala da seviyoruz. Ama bunun yanında çok büyük problemler de vardı özellikle de benim açımdan. Arkadaşlarım bile artık onun kıskançlığını sinirini biliyodu. İnanın öyle bi kıskançlık öyle bi sinir ki kimse kolay kolay dayanamaz ben bu güne kadar bi çok kez ayrılmayı düşündüm ama çok sevdiğim için yapamadım. Ya da ayrıldık deyip 1 saat sonra dayanamayıp barıştık. Bu zamana kadar iki sene içinde bir gün sürmemiştir küslüğümüz. Çok saçma şeyleri kıskanırdı, küçücük şeyleri mesele haline getirirdi, benden önceki sevgilisi onu aldatmış o yüzden bana bi türlü güvenemedi. O güvendiğini söylüyo ama yok işte.. Ufacık şeyleri öyle mesele haline getiriyodu ki anlatamam size kıskançlık yüzünden. Ve sinirliyken bambaşka bi insan oluyodu söylenmeyecek sözler söylüyodu iki dakika sonra pişman olup ağlıyodu. Artık bunlar bana çok ağır gelmeye başladığı icin bi çok kez ayrılmayı düşündüm ama dediğim gibi olmadı. İki sene oldu üniversiteyi kazanalı ve ben okula başladığımda bizim ilişkimiz de başlamıştı. Farklı şehirlerdeyiz. Ve ben kendimi iki senedir herşeyden soyutladım. Bi cafeye gidip arkadaşlarımla oturmuşluğum 2 kez. Onda da erkenden kalkıp eve geldim ki erkek arkadaşım huzursuz olmasın. Buna rağmen evimde elektrik kesildiğinde internete giremediğimde şüphelenirdi bana başka şeyler ima ederdi. Çok zor günler yaşattı bana gerçekten. Eminim ki yerimde başkası olsa bu ilişki 2 sene sürmezdi.

Geçtiğimiz aylarda sabaha karşı bi arkadaşım facebook'tan yazdı. Çok samimi olduğum birisi değil ama aynı arkadaş ortamındayız. Kendisi yurt dışında, erasmus için. Müsait misin dedi evet müsaitim dedim. Yazdığına da çok şaşırdım cünkü normalde konuştuğum bi insan değil çok fazla ve o saatte yazması garip geldi. Hayırdır dedim moralim bozuk konusabilirmiyiz bizimkilerden (yakın arkadaşlarından) hiç kimse online değil dedi. Bende tamam konusalım dedim. Skype'dan konusalım mikrofonla dedi, tahmin ediceğiniz gibi erkek arkadaşıma böyle bişeyi asla açıklayamazdım ama erkek olsun kız olsun bi insanı da o durumda bırakamazdım. Tamam dedim konuştuk ağladı etti baya kötüydü ailesini arkadaşlarını özlemiş yurt dışında olduğu icin konusucak kimse yoktu kusura bakma dedi teselli etmeye çalıştım. Bundan sonra bi kardeşim de sensin çok sağol dedi kendisinden rica ettim erkek arkadaşıma böyle bişeyi açıklayamam seni de bu durumda bırakmak istemediğim icin konusmayı kabul ettim lütfen aramızda kalsın dedim. Ki ilk defa böyle bişey yaptım 2 senedir ne bi yalan ne başka bişey söylemişliğim yoktur ona.
Bunu kendisi de biliyor.

Neyse o gün öyle kaldı bi daha konuşmadık o arkadaşımla. Üzerinden baya bi zman geçti.

Bi şekilde bunu öğrendi. Sonuç olarak birbirimize girdik. Evet dedim haklısın sana söylemem gerekirdi ama sen beni bu güne kadar sinirinle kıskançlığınla o kadar korkuttun ki bu kadar normal bişeyi bile senden saklama gereği duydum söyleyemedim dedim. Özür diledim. Ama yalvarmadım barışmak icin ya da affetmesini istemedim. Çünkü benim de kafam çok karışık. Bana bu korkuyu veren oydu cünkü. Bu kadar normal bişeyi bile sakladım sırf ondan duyucaklarımdan korktuğum icin. Bunu asla anlayışla karşılamıyıcaktı ve en az 3-4 gün bunun kavgasını yapıcaktık. Bana yine ağır sözler söyleyecekti. Normalde böyle gizli işler asla yapmam. Herkes benim açık sözlülüğümü dürüstlüğümü bilir. Bunu söylemediğim icin çok pişmanım. Ama o gün arkadaşımı teselli ettiğim icin pişman değilim bunu erkek arkadaşıma da söyledim.

Bana arkamdan iş çevirdin dedi. Haklı. Asla kendimi savunamam bu konuda.
Ama o da çok iyi biliyo ki beni bu noktaya getiren kendisi oldu. Çünkü psikolojisi gerçekten normal değil. Kıskançlık ve sinir yüzünden bu güne kadar bana çok çektirdi bunu kendisi de biliyo. Yani ne diyeceğimi bilmiyorum. Bazen hayırlısı oldu ben de ayrılmayı düşünüyodum diyorum. Ama bazen birden kalbime bişey saplanıyo ağlamaya başlıyorum. Kendimi çok kötü hissediyorum, bazen de hiçbişey hissetmiyorum gibi.

Güvenmiyosa bi sebebi vardır diye düşüneceksiniz belki. Ama şu kadarını söyliyim 2 senedir kendimi o kadar ona adadım ki arkadaşlarım bana bakıp sen normal değilsin diyolar artık. Bi yere çağırıyolar gitmiyorum. Evden okula okuldan eve sabahtan akşama kadar bi tek onunla konusuyotrum 2 senedir. Herşeyi beraber yapıyoruz. Kız arkadaşlarımla buluşmuyorum buluşsam da onu da çağırıyorum. Daha doğrusu çağırıyor/dum.

Böyle işte..

Ne zaman geçicek, nasıl geçicek bu his bilmiyorum.



Benzer Konular

Ruh-ül Azam Bunu beğendi.
Görüntüleme:1491, Cevaplar:23

İlginizi Çekebilir >
Alt 16-05-2013, 21:40 #2

InterceptoR

Bas git kızım!


Şu an ayrıldın mı bilmiyorum ama eğer ayrıldıysan çok iyi etmişsin çünkü öyle birini kimse istemez.
Onun doktora gitmesi lazım çünkü paranoyaklık hiç iyi bişey değil. Bunun yüzünden adam bile öldürenler vardır kesin.
Bu arada seni az çok tanıyorum iyi bir kızsın.




BAL Bunu beğendi.

Alt 16-05-2013, 21:49 #3

BAL

Breakfast at Tiffanys


Alıntı:
InterceptoR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şu an ayrıldın mı bilmiyorum ama eğer ayrıldıysan çok iyi etmişsin çünkü öyle birini kimse istemez.
Onun doktora gitmesi lazım çünkü paranoyaklık hiç iyi bişey değil. Bunun yüzünden adam bile öldürenler vardır kesin.
Bu arada seni az çok tanıyorum iyi bir kızsın.
Evet ayrıldık.. Teşekkür ederim bazen benden senin gibi düşünüyorum. Daha doğrusu düşünmek istiyorum ama insan duygularını kontrol edemiyor. Üzülmeden edemiyorum en kötüsü o. Doğrusunun bu olduğunu bildiğin halde üzülüyosun.




InterceptoR Bunu beğendi.

Alt 16-05-2013, 21:50 #4

Amour.

Her şeye Fransız.


Zamanın getirilerini herkes çok küçümsüyor ya da çok dalga konusu ediyorlar ama inan zamanla geçmeyecek bir şey yok.
Her şey daha çok taze. Boru mu , iki yıl. Kolay olmayacak. Üzüleceksin. O kalbine saplanan acı bi süre daha seninle olacak ama bir gün bir sabah uyandığında hiçbir şey kalmayacak.
Seni seven bi insanın seni kıskanması güzeldir , iyi hissettirir insana ama fazlası da her şeye zarar. Senin gelecekteki hayat arkadaşın o değilmiş demek ki.
Ama bunu yaşamış olduğun için de şükretmelisin Rabbime. Başına gelmiş , böyle bir şeyi yaşadın ki senin için hayırlı bir kısmı vardı demek kiii.
Üzülme diyemem. Üzül , hatta otur ağla. Ama çok uzun sürmesin yeter ki , ve hayatının geri kalanında bunun için kafanı yorma. Hayırlısı ne ise o olur , unutma canım.




BAL Bunu beğendi.

Alt 16-05-2013, 23:01 #5

Simli Kelebek

Forum Üstadı



Hâlâ sevdiğin için doğal olarak yeri geldiğinde özleyeceksin, üzüleceksin ardından... Ama eğer ki seni gereğinden fazla üzüyorsa bu kıskançlık, sinirli oluşu doğru karar verdiğine inanarak(yorumlarından da doğru karar sunduğunu düşündüğün kanısına vardım) kendi yolunda yürümeye devam et derim ben... Zamanla gelecekte daha büyük sıkıntılara sebep olabilirdi bu konular belki de. Belki de hayırlısı böyledir bilemeyiz
Zamanla alışacaksın bu hüzne, kedere, acıyı... Zamanla aklına geldiğinde için bir cız edecek, eskilere gideceksin zamana zaman ama bir süre sonra eski bir anı, yaşanmış güzellik, senin daha da olgunlaşmanı sağlayacak şeyler olarak kalacak hafızanda... Bazen "neden dayanmışım buna?" diye soracaksın kendine zaman zaman aklına geldikçe değişecek düşüncelerin... Bazen canın acıyacak, bazen üzüleceksin, bazen tecrübe oldu diyeceksin... Her defasında değişecek bunlar... Zamanla da alıştığın için mazide kalmış bir tecrübe olarak hatırlayacaksın
Kendi yaşadıklarım ve arkadaşlarımdan gördüğüm, duyduğum şeylerin geneli böyle...
Rabbim bu mübarek gecede tez zamanda içine hayırlı ferahlık nasip etsin inşaAllah (:




BAL Bunu beğendi.

Alt 16-05-2013, 23:04 #6

Durubey

Forum Heveslisi


iki seneyi şöyle bi gözünün önüne al ve değerlendir... üzüldüğün anlarmı çok oldu mutlu olduğun anlarmı.. mutlu olduğun anlar fazlaysa git barış.. üzüldüğün anlar fazlaysa ohbe iyi etmişim deyip kafanı kaldır ve yoluna devam et.. hayatın tadını çıkar.. nedir ya bu iki yıldır hücre cezası yemişsin




BAL ve ?nziva Bunu beğendi.

Alt 16-05-2013, 23:07 #7

$iZoFreN

Bizden Biri


Kıskanclık, sanırım coğu iliskinin sonu gelmesine sebep olan, siddetli bi duygu olsa gerek..
Yazdıklarını okudukca kendimi görür gibi oldum sanki..
ama inan bu insanın engel olabildiği bi duygu olmuyor coğu zaman..
evet belki hastalık, belki ruh sağlığı acısından ciddi bi problem ama yinede sevgi varsa isin icinde, anlatabilmeye ve beraber asabilmeye değerdi diye düsünüyorum..
2 yıl gecirmissin iyi veya kötü, eminim bicok paylasılmıslığınız olmustur..
kolay kazanılmıyor iliskiler, ama kaybedisler, bikac sinirle söylenmis sözlere bakıyor bazen..
umarım zaman, senden yana olur..




BAL Bunu beğendi.

Alt 16-05-2013, 23:08 #8

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Kardeşim kısa ve öz yazacağım, iyi sabretmişsin dayanmışsın ama bir ömür böyle devam etmezdi, hakkında Allah hayırlısını versin kalbine ve gönlüne göre bir insan bir eş çıkarsın yaradanım karşına, Allah yardımcın olsun.




BAL Bunu beğendi.

Alt 16-05-2013, 23:08 #9

Alp Külüg Tengri Bögü Kağan

Kutlug Bilge


2 sene birseyler paylasmıs oldugun kişi hakkında yorum yapmıcam,sonuc itibari ile tanımıyorum,belki asırı cok sevdiğinden böyle bir tutum sergiliyodu,olaya senin acından bakarsak haklısın ama karsı taraf'ın neden böyle davrandıgını tam olarak kestirmek zor.Psikolog degilim akıl vermek için yazmıyorum da zaten ama seven insanın kıskanması normaldir.Asırıya kactıgını söylüyorsun ve bir önceki ilişkisi yüzünden sana tam manada güvenemediğini söylüyorsun,buda olabilir tabiki.Ama bence en önemli etken farklı sehirlerde olmanız.Cogu insan mesafelerin bir önemi yok desede bence aradaki mesafe insanın içini kemirir insanın aklına yüzlerce soru takılır cevabını bulamadıgı,cünkü seni görmüyor sende onu görmüyorsun ve günün belli saatlerinde telefonlasıp belki msn den görüsmek karsı taraf'ın sana olan güvenini tam anlamda kazanmasına engel teskil etmis görünüyor anladıgım kadarı ile.Velhasıl kelam aranızdaki ilişkinin bittigini yazmıssın bence artık yasananların sorumlusu kim demek yerine yahut kendini bu olanlardan sorumlu tutmak yerine,bu durumun vehametinden kurtulmalısın.Üzülsekte aglasakta hayat herseye ragmen devam ediyor,olmasını istemediğimiz durumlar karsısında kendimizi caresiz hissetmek yerine sahip olduklarımızla bu yola devam etmek zorundayız bir sekilde.Rabbim sabır versin sana.İnşAllah bir an önce bulundugun durumu atlatıp hakettiğin mutlulukla beraber bir ömür yasarsın.




BAL Bunu beğendi.

Alt 16-05-2013, 23:13 #10

BAL

Breakfast at Tiffanys


Yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Okurken gözyaşlarımı tutamıyorum ama bi yandan da o kadar iyi geliyor ki. Hepinize çok teşekkürler. Haklısınız..Çok fazla konuşamıyorum ne diyeceğimi bilmiyorum. Ama yazdıklarınızı okumak iyi geliyor bana.





Alt 16-05-2013, 23:36 #11

Yönetmen

Karmate


Ya Allah aşkına bırakın şu masumane yorumları. Özellikle interceptoR senin yorumuna anlam veremiyorum. Ayrıldıysan iyi etmişsin böyle birini kimse istemez, diye yazmışsın.

2 seneden bahsediyorlar, böyle ufacık ve öznel yorumla kestilip atılacak ve kaideye yarar bir yorum olduğunu düşünmüyorum. O arkadaşın neden öyle sinirli ve aşırı kıskanç olduğu zaten belirtilmiş. Eski sevdiğinden bir darbe yemişki böyle davranıyor artık.
BAL arkadaşım, bahsettiğin erkek arkadaşını anlatırken biran benim kişiliğimi anlattığını hayal ettim. Bendede öyle abartılı kıskançlık ve abartılı sinir olur. Tesadüf o dur ki; eski kız arkadaşımla ayrıldıktan sonra bu hale gelmiştim. Benim yaşadıklarımı yaşayan bir erkeğin olması, beni üzdüğü kadarda mutlu etti.
2 yıldır sinirli halinden, kıskançlık halinden bıktığını belirtmişsin. Bu iki yıl içerisinde bitirme cesaretin olmamışsa, gerçekten profilindeki erkek budur. Bir erkeğide değiştirecek tek şey kadındır. Biraz mücadele edersen onun bu ruh halini değiştirebilirsin. Yarana tuz basmak istemiyorum ama birileri bunları sana yazmalıydı. Ben yazıyorum, kırılırmısın, küsermisin herşeyinle kabul.
Biriyle çıktığın vakit bir başka biriyle skype denilen programda sesli konuşuyor ve bunu erkek arkadaşından sakladıysan eğer, gerçekten ortada bir sorun vardır demekki. Bu bana yapılsa bende aynısını yapardım, belkide dahada can sıkıcı sonuçlara sebebiyet verirdim. Üniversite 2.sınıfta olduğuna göre lise aşklarını çoktan atlatılıp artık evlilik sürecine girecek ilişkiler içerisinde bulunabileceğini tahmin ediyorum. En azından duruşun hep bunu gösterdi bana.
Kendini eleştirmende çok güzel. Yapmamam gerekiyordu, söylemem gerekiyordu. Ama yaptım, söyledim diyorsun. Gerçekten bu güzel bir öz eleştiri idi. Eğer yaptığım bu yorum kıpırdamana sebep olacaksa ki inşAllah olur, 2 yılını verdiğin o kişi için gururlarını, tabularını yıkıp kendini ona affettirmelisin. İlişki biteceksede bu şekilde bitmemelidir diye düşünüyorum. Eğer bu şekilde bitirirsen, bundan sonra hayatına girecek her erkekte o'ndan bir takım izler ararsın. Bu sana daha çok acı verecektir eminim.

Ya da bir empati kurarak bide onun açısından düşünmeye çalış. Aşırı kıskanç ve sinirli olan kişi sensin diyelim. Ve o'nun bir başkasıyla konuştuğunu ve senden sakladığını düşün?
Biz ne kadar iyimser olsakta, şeytan boş durmaz. İnsanın aklına sürekli şeytani düşünceler getirir. Ayrıldığın kişidede aynısı oldu ve çıkmaz sokaktan çıkması için pusula şart. Ya onun pusulası olacaksın ya da çıkmaz sokakta dolanıp duracak. Ve her ikinizde acı çekeceksiniz.

Uzun lafımın kısası, kısa lafımın özü olarak şunları söylüyorum sana, her başlayan bir işte ve her biten işte mutlaka bir hâyr vardır. Biz insanlar gaflete düşmeye çok meyilliyiz. Üniversitenin verdiği olgunlukla ve okuyup aldığın tüm kültürün vermiş olduğu bilgilerine, tecrubelerine dayanarak tekrar oturup bu işi bir aydınlığa kavuşturmanı isterim. Ayrılacaksanız bile 2 yıla yakışır bir şekilde ayrılmanız gerekir.

Allah ikinizindede hakkında hayır'lısını versin

Dipnot: Herkezin yorumlarını tek tek okuduktan sonra kendi yorumumu okuduğumda kendimi gaddar hissettim.




BAL Bunu beğendi.

Alt 17-05-2013, 00:06 #12

Forsaken.

eyvallah.


Bazılarına göre kıskançlık güvensizlikten bazılarına göre sevdiğindendir bu tarz tabirler var tabiki,
Ama anlattığın kadarıyla heralde elemanın önceden bir bazı sorunları olmuş,tabiki bunlar unutulmayabilir,hafızadan çıkmayabilir ama 2 senede az bir zaman dilimi değil,
Düşüncem o ki seni sevdiğinden kaynaklanan kıskançlıkda var diğer bir yandan ise piskolojisi bozuk olması da muhtemel olan ben sana iyiki ayrılmıssın veya ayrılma gibi öneriler veremem,hayat senin hayatın ve sonuçlarına katlanması gerekende sensin,
Seni affetmesini istememissin veya özür dileme vs vs. Onunla birlikteliğinde herşeyini ona adadığından bahsetmissin şöyle bir düşün bence ; sen sevdiğin insana katlanabileceğini , onu bu piskolojiden kurtarabileceğini düşünebiliyorsan veya şöyle söyliyim sevgin bu zorlukları aşabilecek kadar büyük mü ? bunun gibi soruları kendine sormayı dene belkide cevabını bulabilirsin. Sen konuşmasanda şuanda onunla, bir müddet sonra o seninle konuşmaya çalışacaktır belki kendi hatalarını anlıyacaktır belkide sana olan hasretine dayanamayıp konuşmak isteyecektir.Dediğim gibi sonuçlarına katlanabileceğin kararlar almalısın.




BAL Bunu beğendi.

Alt 17-05-2013, 00:12 #13

BAL

Breakfast at Tiffanys


SaNaTuTSaK ツ

Bunların hepsini bende düşündüm. Ona da söyledim. Ben olsam bende senden ayrılırdım böyle bi durumda dedim. Ama hala şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki ailem beni her zaman ''başını kesseler yalan söyleme'' diyerek yetiştirdi. Demem o ki ben yalancı insanların arkasından iş çeviren bi insan değilim. Yaptım mı bir hata? Yaptım. Kabul. Yalan söylemenin bahanesi olmaz tabi kendimi savunmak gibi anlaşılmasın ama o yalanı söylerken de düşündüğüm şey ilişkimdi. İkimizin mutluluğuydu. Doğru muydu, değildi. Ama olan oldu yaptım bi hata cezasını vicdanımla boğuşarak çekiyorum zaten.

Yalnız sözylediklerinde katılmayacağım tek bişey var. Şu kötü huylarını değiştirme mevzusu.
Ben 2 senedir elimden geleni yaptım. Bana güvenmesi için. Çıkmadım, gezmedim, tozmadım, ondan habersiz hiçbişey yapmadım, nefes alsam haber verdim, su içsem haber verdim. 2 senedir ben nereye o oraya. Aynı şehirde yaşasak bu kadar birbirimizden haberimiz olmazdı inan ki. Kimsenin yapmayacağı kadar uğraştım iki senede hiç ilerleme kaydedemedik. Ben elimden geleni yaptıktan sonra 2 senede bu adam değişmediyse bundan sonra değişmez. Ben ona hep söyledim, bi başkasının yaptığı yanlışın cezasını bana çektirme dedim. Ama dinlemedi. Bu aşamada artık bu sinir kıskançlık psikolojik boyutta halledilir ancak onu da ben yapamam.

Geri dönme konusu zaten asıl kafamı karıştıran. Ben gurur yapmıyorum bu güne kadar hiç yapmadım. Ne yapacağım hususunda emin olsam bi dakika durmam hemen şimdi ararım. Ama 2 senedir yaşadıklarım aklıma geliyor. Bişey beni durduruyor. ''Neden yalan söyledin? Neden haber vermedin?'' diye kendimi sorguladığımda görüyorum ki aslında tek suçlu ben değilim.

Buna herkes katılır katılmaz bilmiyorum. Ben böyle düşünüyorum.





Alt 17-05-2013, 00:29 #14

ŞevaTari

Bizden Biri


Kadın Milletini Oldum Olası Anlamış değilim erkek kıskandığında kıskanır derler kıskanmadığında Kıskanmadı der ve kavga çıkar Erkek bir kadını altın zemherinin içinde görsede onu sahiplenmek ondan başkası bakmasın onu korumasız bir varlık ve birilerinin ona zarar verceğinden korkar Güvensizliğinden değildir sahiplendiğindedir Ve Sana Bir Erkek olarak tasviyem ister o ister hayatına bir başkası girerse seni sahiplenmeyen seni kıskanmayan Birine İki Kere güvenme Çünkü Aşk Öyle Bir Nağmerim birşeydir ki İki gözünün birbirininden kıskanması kadar büyük birşeydir

bence İlişikini bitirme iki sene emin ol şu ortamda değil iki sene iki ay götüren insanlar çok az onca seneyi onca yaşananları ziyan etme adımı sen at çünkü şöyle düşün

Diğer Konuları Bilmem Şimdi Sadece Sen otur düşün Eğer bu çocuk Gecenin bir saatinde bir başka kızla onun sesini onun suratini onun dertlerini dinlerse sen napardın

Alıntı:
Geçtiğimiz aylarda sabaha karşı bi arkadaşım facebook'tan yazdı. Çok samimi olduğum birisi değil ama aynı arkadaş ortamındayız. Kendisi yurt dışında, erasmus için. Müsait misin dedi evet müsaitim dedim. Yazdığına da çok şaşırdım cünkü normalde konuştuğum bi insan değil çok fazla ve o saatte yazması garip geldi. Hayırdır dedim moralim bozuk konusabilirmiyiz bizimkilerden (yakın arkadaşlarından) hiç kimse online değil dedi. Bende tamam konusalım dedim. Skype'dan konusalım mikrofonla dedi, tahmin ediceğiniz gibi erkek arkadaşıma böyle bişeyi asla açıklayamazdım ama erkek olsun kız olsun bi insanı da o durumda bırakamazdım. Tamam dedim konuştuk ağladı etti baya kötüydü ailesini arkadaşlarını özlemiş yurt dışında olduğu icin konusucak kimse yoktu kusura bakma dedi teselli etmeye çalıştım. Bundan sonra bi kardeşim de sensin çok sağol dedi kendisinden rica ettim erkek arkadaşıma böyle bişeyi açıklayamam seni de bu durumda bırakmak istemediğim icin konusmayı kabul ettim lütfen aramızda kalsın dedim. Ki ilk defa böyle bişey yaptım 2 senedir ne bi yalan ne başka bişey söylemişliğim yoktur ona.
Bunu kendisi de biliyor.
Sen Kendi Duygularını bir daha oku erkek olsun kız olsun bu durumda kimseyi bırakmazdım demişsin peki o iki sene boyunca her kızın derdini dinleyip isterse kız olsun isterse erkek onu o halde bırakmazdım deseydi sence sürer miydi ilişikiniz 2 sene sürmezdi emin ol


dediğim gbii şimdi sen otur bi düşün tart deki bu adam bana bunu yapsaydı ben napardım demişsin ya beni o piskolojiye sokmuş suç onun diye bence sende kıskanıyorsun vede suçunu kabullenmemek yerine kaçışı kabullenyrsun ama dediğim gibi yazık onca geçen zamana onca olna bir adım sen at ona bir adım git dilerim hayırlısı neyse o olur (:



UzunLafınKısasıYokluğuÇokAcıOlur Dikkat et Ona Göre adım at mesele dünle bugun değildir mesele yarındır yarınlarrı iyi at





Alt 17-05-2013, 00:30 #15

Yönetmen

Karmate


BAL

O halde yapılacak tek şey alışmak olsa gerek? Laf alışmaktan açılmışken, bir kaç gündür elimde gezen bir kitaptan kısa bir yazı yazayım sana.

Bana bak koca, ahmak bedenim! Kendine gel. Önceki yaşantını düşü. Sonrayı, sonraya bırak. Zaten günü geldiğinde herşeye alışmak zorunda kalıyorsun. Eskisi gibi, en başından yada sanki hiç yaşamamış gibi ama yaşanılmış onca acı birikintisiyle devam ediyorsun. Zorundaymışcasına, yenik, bitkin. O yokken nasılsan yine öyle işte. Sanki milyonlarca insan kaybı yaşıyor, ve buna tanıklık ediyor yüreğin. Herkes birden yok oluveriyor onun gidişiyle. Sanki tüm şehirler, tüm dünya onun üzerine kurulmuş ve her yolun sonu ona varıyormuş gibi. Tüm benliğini adadığın, geleceğinin hayallerini kurduğun kadının hiç gelmeyeceğini bilmek ne berbat bi duygu. Çaresiz kalmak, çare oyken. Çok saçma değil mi? Sen hiç beklemediğin, ummadığın anda çıka gel, hayatının içine etsin. Sonra hiç birşey olmamış gibi gitsin. Olacak şey değil ama, olur hep. Geriye koca bi pişmanlık kalır. Sevmek mi pişman eder, sevilen mi anlayamazsın. İkiside çaresizliğindir sadece. Varla yok arası bişey ve zaten, hep yoktur o.

Üz kendini, ağla, yıprat. Bu kötü duyguların hepsini bir kaç güne sıkıştır. Ve bir kaç gün sonra yaşayacak kötü duygun kalmasın. Görüşürüz




BAL Bunu beğendi.

Alt 17-05-2013, 00:33 #16

BAL

Breakfast at Tiffanys


Alıntı:
SaNaTuTSaK ツ´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAL

O halde yapılacak tek şey alışmak olsa gerek? Laf alışmaktan açılmışken, bir kaç gündür elimde gezen bir kitaptan kısa bir yazı yazayım sana.

Bana bak koca, ahmak bedenim! Kendin gel. Önceki yaşantını düşü. Sonrayı, sonraya bırak. Zaten günü geldiğinde herşeye alışmak zorunda kalıyorsun. Eskisi gibi, en başından yada sanki hiç yaşamamış gibi ama yaşanılmış onca acı birikintisiyle devam ediyorsun. Zorundaymışcası na, yenik, bitkin. O yokken nasılsan yine öyle işte. Sanki milyonlarca insan kaybı yaşıyor, ve buna tanıklık ediyor yüreğin. Herkes birden yok oluveriyor onun gidişiyle. Sanki tüm şehirler, tüm dünya onun üzerine kurulmuş ve her yolun sonu ona varıyormuş gibi. Tüm benliğini adadığın, geleceğinin hayallerini kurduğun kadının hiç gelmeyeceğini bilmek ne berbat bi duygu. Çaresiz kalmak, çare oyken. Çok saçma değil mi? Sen hiç beklemediğin, ummadığın anda çıka gel, hayatının içine etsin. Sonra hiç birşey olmamış gibi gitsin. Olacak şey değil ama, olur hep. Geriye koca bi pişmanlık kalır. Sevmek mi pişman eder, sevilen mi anlayamazsın. İkiside çaresizliğindir sadece. Varla yok arası bişey ve zaten, hep yoktur o.

Üz kendini, ağla, yıprat. Bu kötü duyguların hepsini bir kaç güne sıkıştır. Ve bir kaç gün sonra yaşayacak kötü duygun kalmasın. Görüşürüz
Ne kadar doğru yazdığın şey. Haklısın. Ne diyebilirim..





Alt 17-05-2013, 00:54 #17

dystopia.

Bizden Biri

Aman ya, bitmesi iyi olmuş bana kalırsa..
Bazı insanların, bahsettiğiniz gibi çok cins davranışları vardır. Bilirim..

Neden bu kıskançlık, neden bu sinir, neden bu güvensizlik ?
Bir ilişki hep bu tür sorulara cevap aramakla geçer mi ?

Güveneceksin arkadaş, seviyorsan güveneceksin..
Bıraksınlar artık şu "sana güveniyorum ama etrafa güvenmiyorum" ayaklarını..

Tabi ki arkadaşın olacak, tabi ki arkadaşınla konuşacaksın, derdini dinleyeceksin..
Adı üzerinde ya "arkadaş"..

Daha önceki sevgilisi onu aldattı diye bunun ceremesini sen çekmek zorunda değilsin.
O'nunda sana böyle birşey yaşatmaya hakkı yok.

Bazen gerçekten kendilerini kaybediyor şahıslar, karşısındakinin sevgilisi olduğunu unutup, o'na "onun malıymış" gibi davranmaya başlıyor.
Ben ne dersem o yapılacak, sözümden çıkılmayacak tarzında davranışlar boy gösteriyor.

Unutmayalım ki ; "kimse kimsenin malı değil"

*****

Çok sevebilirsin ama emin ol bu olay sizin için iyi olmuş.
Devam etseydi ; birbirinizi daha fazla yıpratabilirdiniz..

Hem neler unutulmuyor ki hayatta ?

Belki bir kaç gün, belki bir kaç hafta canın yanar.
Ama emin ol sonrası aydınlık, tekrardan önüne bakarsın.

*****

Hakkınızda hayırlısı olsun inşallah..





BAL Bunu beğendi.

Alt 17-05-2013, 02:13 #18

Ruh-ül Azam

Forum Heveslisi

Alıntı:
BAL´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Merhaba arkadaşlar.

Bi gün bu başlığa yazıcağım hiç aklıma gelmezdi. Ama içimi bi şekilde dökmek zorundayım. Benim 2 senelik bi ilişkim var/dı düne kadar. Herkese göre kendi ilişkisi farklıdır ama onunla benim ilişkimiz herkesin hayal ettiği türdendi. Sadakat bağlılık dürüstlük herşey tamamdı. Birbirimizi çok seviyoduk hala da seviyoruz. Ama bunun yanında çok büyük problemler de vardı özellikle de benim açımdan. Arkadaşlarım bile artık onun kıskançlığını sinirini biliyodu. İnanın öyle bi kıskançlık öyle bi sinir ki kimse kolay kolay dayanamaz ben bu güne kadar bi çok kez ayrılmayı düşündüm ama çok sevdiğim için yapamadım. Ya da ayrıldık deyip 1 saat sonra dayanamayıp barıştık. Bu zamana kadar iki sene içinde bir gün sürmemiştir küslüğümüz. Çok saçma şeyleri kıskanırdı, küçücük şeyleri mesele haline getirirdi, benden önceki sevgilisi onu aldatmış o yüzden bana bi türlü güvenemedi. O güvendiğini söylüyo ama yok işte.. Ufacık şeyleri öyle mesele haline getiriyodu ki anlatamam size kıskançlık yüzünden. Ve sinirliyken bambaşka bi insan oluyodu söylenmeyecek sözler söylüyodu iki dakika sonra pişman olup ağlıyodu. Artık bunlar bana çok ağır gelmeye başladığı icin bi çok kez ayrılmayı düşündüm ama dediğim gibi olmadı. İki sene oldu üniversiteyi kazanalı ve ben okula başladığımda bizim ilişkimiz de başlamıştı. Farklı şehirlerdeyiz. Ve ben kendimi iki senedir herşeyden soyutladım. Bi cafeye gidip arkadaşlarımla oturmuşluğum 2 kez. Onda da erkenden kalkıp eve geldim ki erkek arkadaşım huzursuz olmasın. Buna rağmen evimde elektrik kesildiğinde internete giremediğimde şüphelenirdi bana başka şeyler ima ederdi. Çok zor günler yaşattı bana gerçekten. Eminim ki yerimde başkası olsa bu ilişki 2 sene sürmezdi.

Geçtiğimiz aylarda sabaha karşı bi arkadaşım facebook'tan yazdı. Çok samimi olduğum birisi değil ama aynı arkadaş ortamındayız. Kendisi yurt dışında, erasmus için. Müsait misin dedi evet müsaitim dedim. Yazdığına da çok şaşırdım cünkü normalde konuştuğum bi insan değil çok fazla ve o saatte yazması garip geldi. Hayırdır dedim moralim bozuk konusabilirmiyiz bizimkilerden (yakın arkadaşlarından) hiç kimse online değil dedi. Bende tamam konusalım dedim. Skype'dan konusalım mikrofonla dedi, tahmin ediceğiniz gibi erkek arkadaşıma böyle bişeyi asla açıklayamazdım ama erkek olsun kız olsun bi insanı da o durumda bırakamazdım. Tamam dedim konuştuk ağladı etti baya kötüydü ailesini arkadaşlarını özlemiş yurt dışında olduğu icin konusucak kimse yoktu kusura bakma dedi teselli etmeye çalıştım. Bundan sonra bi kardeşim de sensin çok sağol dedi kendisinden rica ettim erkek arkadaşıma böyle bişeyi açıklayamam seni de bu durumda bırakmak istemediğim icin konusmayı kabul ettim lütfen aramızda kalsın dedim. Ki ilk defa böyle bişey yaptım 2 senedir ne bi yalan ne başka bişey söylemişliğim yoktur ona.
Bunu kendisi de biliyor.

Neyse o gün öyle kaldı bi daha konuşmadık o arkadaşımla. Üzerinden baya bi zman geçti.

Bi şekilde bunu öğrendi. Sonuç olarak birbirimize girdik. Evet dedim haklısın sana söylemem gerekirdi ama sen beni bu güne kadar sinirinle kıskançlığınla o kadar korkuttun ki bu kadar normal bişeyi bile senden saklama gereği duydum söyleyemedim dedim. Özür diledim. Ama yalvarmadım barışmak icin ya da affetmesini istemedim. Çünkü benim de kafam çok karışık. Bana bu korkuyu veren oydu cünkü. Bu kadar normal bişeyi bile sakladım sırf ondan duyucaklarımdan korktuğum icin. Bunu asla anlayışla karşılamıyıcaktı ve en az 3-4 gün bunun kavgasını yapıcaktık. Bana yine ağır sözler söyleyecekti. Normalde böyle gizli işler asla yapmam. Herkes benim açık sözlülüğümü dürüstlüğümü bilir. Bunu söylemediğim icin çok pişmanım. Ama o gün arkadaşımı teselli ettiğim icin pişman değilim bunu erkek arkadaşıma da söyledim.

Bana arkamdan iş çevirdin dedi. Haklı. Asla kendimi savunamam bu konuda.
Ama o da çok iyi biliyo ki beni bu noktaya getiren kendisi oldu. Çünkü psikolojisi gerçekten normal değil. Kıskançlık ve sinir yüzünden bu güne kadar bana çok çektirdi bunu kendisi de biliyo. Yani ne diyeceğimi bilmiyorum. Bazen hayırlısı oldu ben de ayrılmayı düşünüyodum diyorum. Ama bazen birden kalbime bişey saplanıyo ağlamaya başlıyorum. Kendimi çok kötü hissediyorum, bazen de hiçbişey hissetmiyorum gibi.

Güvenmiyosa bi sebebi vardır diye düşüneceksiniz belki. Ama şu kadarını söyliyim 2 senedir kendimi o kadar ona adadım ki arkadaşlarım bana bakıp sen normal değilsin diyolar artık. Bi yere çağırıyolar gitmiyorum. Evden okula okuldan eve sabahtan akşama kadar bi tek onunla konusuyotrum 2 senedir. Herşeyi beraber yapıyoruz. Kız arkadaşlarımla buluşmuyorum buluşsam da onu da çağırıyorum. Daha doğrusu çağırıyor/dum.

Böyle işte..

Ne zaman geçicek, nasıl geçicek bu his bilmiyorum.

yazınızı ve sanaltutsak'a verdiğiniz cevabı birkaçkere okudum sizi daha iyi anlayabilmek için ve vardığım bir kaç kanı var

haklı olduğunuz noktalarda haksız oldugunuz noktalarda var
sevdiğinizin arkasından iş çevirmiş gibi olmuşsunuz biraz haklısınız ama bundaki suç %100 size ait değildir üzerinize çok fazla baskı yapılmış
ama tabi bu hoş bir durumda değil

insanın fıtratı gereği üzerine fazla baskı uygulandımı biryerlerde gevşeme diye adlandırdıgımız bazı durumların olması normaldır güven sarsıcak şeylerde olsa malesef oluyor bunlar

ama burada birazcık erkek kafasını anlamanız gerekir
mesela çoğu erkeklerde olan şey normal olarak konustukları kızları kendi arkadaş çevrelerinde anlatırlar ve gene bu anlatımların çoğu pekte masum olmuyor bazısı bel altı espiri dediğimiz biçimde anlatır bazısı biraz daha masum uslupla anlatır ama bu anlatımlar masum olmaz siz istediğiniz kadar masum düşüncede olun farketmez arkadaşlar arasında anlatma tarzı böyle olmuyor malesef
bu dediğim bir kurgu değildir her erkek bu tür insanlara şahit olmuştur arkadaş çevrelerinde ve bu tip insanları gören erkekler de hayatlarındaki kızları erkeklerden bazen aşırıya kaçarak kıskanmaları çokta şaşılıcak birşey değildir bunun için " yok böyle birşey yalan " diyen erkek varsa emin olun ki yalan söylüyor %100 görmüşlüğü olmuştur, ama burada şunu ayırt etmek gerek aşırı kıskanmak ve aşırı baskı yapmak farklı şeylerdir sizin başınıza gelen aşırı baskı görmek olmuş,keşke bu olmasaydı ,burada yazdıgım o'nun tamamen haklı oldugu anlamını taşımıyor sadece onun hangi psikolojiyle arkasından iş çevirdiğinizi düşünmeniz için kendimce bi açıklama yaptım sizde takdir edersiniz ki bu tür sahneler bir erkek için pek doğal değil
bu derece baskı görmenizde desteklenir birşey değil sizin 2 sene boyunca verdiğiniz mücadele gerçekten büyük bir fedakarlık bu zamanda eşine az rastlanır bir fedakarlık bu son yaşadığınız olayın desteklenebilir bir yanı olmasada 2 senelik mücadeleniz gerçekten çok anlamlı
burada bence ikinizde haklısınız keşke burada ayrılık olmasaydıda birbirinizi anlamaya çalışsaydınız kıskanclık birbirini seven insanları bunaltmaz sadece baskı bunaltır ama buda halledilirdi diye düşünüyorum

umarım üzüntünüz geçer emek verilmiş bir birlikteliğin acısını yaşayan bilir
sizin için dua edicem





Alt 17-05-2013, 09:35 #19

İnziva

Forum Heveslisi

Seven insanlar arasında ufak tefek kıskançlıklar olabilir ama sizinki hastalık boyutuna ulaşmış.. Gerçekten seven bi insan kıskansa bile sevdiği insana hakaret edemez ya da etmemeli.. Ediyorsa da sevgisinde bi sorun vardır onun.. 2 yıl içinde aranızda bi güven bağı oluşamadıysa bundan sonra da oluşmazdı zaten.. Üzülme diyemicem elbet bunca yaşadıklarınız yüzünden üzüleceksin ama ilerde, zaman yaralarını sardığında ben bu insan için niye bu kadar kendimi üzmüşüm diye pişman olmazsın umarım..

Hayat devam ediyor...





Alt 17-05-2013, 13:47 #20

*NarCiceği*

Foruma Isınan Üye


Yazdiklarin biraz bana gecmisimden birseyler hatirlatti..
Her ne kadar o zamanlar kendimi senin suan ki durumunda gibi hissetmis olsam da simdi o gecmise bakip dedigim tek sey 'Iyi ki' oldugu bir gercek.
Evet seni anliyorum, simdi icin yaniyor,
surekli aglamakli hissediyosun kendini,
agliyorsun da biliyorum.
Nerden mi biliyorum?
Cunku ben de yasadim.
Benim ki de 2-2.5 sene surmustu ama nasil surme..
Ustelik tek sorunumuz kiskanclik ve sinir degil bir cok sey daha vardi..
Ben de herseyine ragmen onu oyle kabullenmeye hazir oldugumu saniyordum.
Senin gibi bir cok kisiyle irtibatimi kesmek zorunda kalmistim.
Karsi cinsten birisi selam dahi yazsa sorun ediyordu.
Surekli ayrilip barisiyorduk.
Benim dedigim birseyi yanlis tarafa cekip sorun cikariyordu falan filan..
Ama kimsenin beni onun gibi sevebilecegine inanmiyordum, inanmak istemiyordum ya da.
Ben de kimseyi o kadar sevemem diye dusunuyordum.
Sevgi oldugu surece diger engelleri bosvermistim..
Ama bir yere kadar bosverebilirsin.
Sadece sevmek hicbirzaman yeterli olmaz.
Guvenmek gerekir, sadakat gerekir, daha da onemlisi saygi gerekir..
Sevgiyle beraber bunlar da yoksa her kopuga düğüm atarsin, atarsin, atarsin..
Gun gelir O düğüm ipin en sağlam noktası olmuştur; lakinn her elini degdiğinde canını acıtan tek nokta yine orasıdır..
Demem o ki, evet cok agladim, yiprandim, kendimi uzdum ama Rabb'im karsima oyle birini cikardi ki sukurler olsun diyorum.
Hic beklenmedik bir anda gunes gibi dogdu dunyama..
Gercek sevmenin sevilmenin nasil bisey oldugunu bana o ogretti..
Cunku gercekten seven birisinin yaptigi ve yapmayacagi seyler vardir,
her haliyle belli eder yani sevgisini..
Ve ben gecmisimde onlari yasamamis olsaydim simdi ki hayat arkadasimin degerini bu kadar bilemeyecektim.

Demem o ki eminim karsina gercekten dogru insan cikacaktir er yada gec.
Eger dogru kisi o ise bir sekilde sana geri donecektir.
Zamana birak, ihmal ettigin hayatinin tadini cikarmaya bak..
Cunku sen bunu hakediyorsun, evde hapis gibi yasamayi degil.
Cunku hicbirsey senden daha degerli degil..








Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:27 .