!!!! Gömlek değiştirenler !!!!!!
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 06-05-2009, 12:56 #1

qamseLim

ÖZEL ÜYE

!!!! Gömlek değiştirenler !!!!!!



Hidayet kaynağımız olan Kur'an bize bu kavramı Yusuf(as)'ın kıssasıyla önümüze koyar ve muvahhidi ellerce güncelleştirilmesini ister. Hani Hükümdarın karısı kendine murad ettiği Yusuf(as)'a nefsani isteklerini dillendirince o, kendisine meyletmeyip arkasını dönüp oradan kaçmaya çalışan Yusuf(as)'ın gömleğini arkadan yırtar. Hükümdarın karısına meyletmeyen Yusuf(as)'ın bu ilkeli duruşu bilginlercede teyit edilince gerçek ortaya çıkar. İşte Kur'an bize akıl sahipleri için bu kıssalarda ibretler olduğununda altını çizer. Yusuf(as)'ın Züleyha ile olan imtihanında gömleğini muhafaza ettiğini, onun hiçbir şekilde Rabbani duruşunu değiştirmediğini, zor zamanlarında Alemlerin Rabbi olan Allah'a sığındığını görmekteyiz.

Gömlek; insan vücudunu örten alelade bir bez parçası olarak görülmemelidir. Sahip olunan dünya görüşünün bir ifadesidir. Müddessir suresinin ilk ayetlerinde geçen "...Rabbini tekbir et(yücelt). Elbiseni temizle. Pislikten kaçınıp- uzaklaş..." şeklindeki ilahi emirler kimliğin, duruşun ifadesi olan gömleğimizin tek başına yeterli olmadığını, onun hertürlü cahili düşünce ve geleneklerden, din anlayışlarından uzak tutulması gerektiğininde bilgisini bize vermektedir. Bu gömlek "LA" ile giyilir. Allah'dan başka her türlü otoritenin reddiyle vucuda oturur. Allah'a rağmen halen atamadığımız, gerekleriyle donanamadığımız otoritelere mahkumsak bu gömlek bize uymaz. Eğreti düşünceler gibi sırıtır. Nitekim bunu örneklerini muvahhidi gönüller yaşadıkları cahili toplumlarda yeterince görmektedirler.

Bu gömleğin bir özelliğide Allah'dan başka hiçbir güce karşı önünü dönmeyişidir. Onun istikameti bellidir. O zaten sıratı müstagiym üzeredir. Yönü, istikameti bellidir. Dosdoğru yol üzerindedir. Aldatıcılar bu gömlek erlerini Allah adı ile aldatamazlar. Şeytan ve dostlarının bu gönüller üzerinde hiç bir tesiri, dikte ettirici görüş ve düşünceleri olamaz. Vahiyle yoğrulan bu yürekler; şeytan ve dostlarının beşer fıtratı üzerinde estirdiği, estirebileceği rüzgarların bilincindedirler. Küresel cahiliye ve onun günümüzdeki görüntüsü olan sistemler; külliyen kendilerini reddeden bu gömlek erlerini duruşlarından çevirmek bir yana onları bir derecelik açı ile bile olsa kendilerine çevirmesi mümkün olmamaktadır. Çünkü onlar istikamet üzere koştukça koşmakta, tozu dumana katmakta, cahili değer ve düşüncelerine itibar etmemektedirler. Bu gönülleri siz sadece arkadan görürsünüz. Geride toz ve duman bırakmaktadırlar. Bu gömleğin ilikleri bile görülmez ve hiçbir beşerin önünde açılmaz. Bu gömlek ruhun derinliklerine nüfuz eder. Körelmiş, paslanmış yetenekleri ayağa kaldırır. Tedricen-Tertil üzere beşeri alır adım adım kendi nefsine karşı önce kıyama kaldırır. Bu süreç ilahi kaynaklı olmalıdır. Beşerin kimliği, ruhaniliği ne olursa olsun bu sürecte müdahil olamaz.

Fıtri temayüller, yetenekler vahiyle yoğrulur. Birde bakarsınız ki "Yürüyen Kur'an" dediğimiz o asrı saadetin yiğit ve yiğideleri zamana taşınıvermiş. Ama tüm bunlar Kur'anın gölgesinde bir hayatla mümkündür. Sadece ve sadece Vahyin gölgesinde dimdik durabilen, öfkelerini yutabilen, en azından belli bir zamana kadar öteleyebilen vakti ve saati geldiğinde yuttukları öfkelerini yutturabilen gönüllerdir bu gönüller. Bu gömlek içerisinde gurur, kibir, ihtiras, vitrine oynamak gibi suni ruhanilikler barındırmaz. Kazandıklarımızın ifadesi olan "Eller" ve duruşumuzun ifadesi olan "Diller" i fıtrat ile uyum içerisinde kullanır. Bu gömleğin erleri hayatın içerisindedir. İşyerinde, okulda, sokakta, pazarda, ticarette, mescitte ve sair kardeşlerinin bulunduğu her yerdedirler. Bulunmaları gereken yerin koordinatlarını abileri, üstadları, efendileri yada sözüm ona ruhanileri çizmez. Onlar bu gömlek erlerine fildişi kulelerden seslenirler. "Gelin bana tabi olun" derler. Ama unuturlar onlar kendileri gibi "ben" merkezli hayata bakmayıp "biz" merkezli bakarlar. "Ben"liklerinden arınıp "Biz" olabilmiştir bu yiğitler. Bu fildişi kulelerden gelen talimatlarla Kalemlerini susturmak isterler, "Kaleme ve onunla yazılanlara andolsunki.." diye devam eden Rabbani talimata karşı gurur ve kibirlerinden ötürü susturma operasyonlarına girişirler. Gece yarısı talimatlarla bir çırpıda bu yiğitlerin kaleme aldıkları yazıları bir "alo" ile kaldırtıverirler. Dostlarını ararlar bunlara köşelerinizde yer vermeyin diye. Heyhat susturabilirler mi? Çünkü onlar öyle bir gömlek giymişlerdir ki, öyle bir söz vermişlerdir ki tüm dünya ve içerisindekiler biraraya gelse bu yiğitleri yollarından çeviremezler. Çünkü onlar toplumların sahte ulularına "LA" ile başlamışlardır işe. Bu zavallılar kendi gömleklerine bakmazlar. Necistir, pistir bu gömlekler. Bunlara köşe başlarını vaadetmek yeterlidir. Fildişi kulelerden nutuk çekmek kolaydır. Hayatın içerisinde "BİZ"lerin olduğu yerlerde bunları görmek mümkün değildir. Bunlar koşmasını bırakın yürümesini bile bilmezler. Ancak küresel iblislerin dikte düşüncelerine rağbet edip onlarla gündemlerini belirleyip hayatın içerisinde tebalarına yol gösterirler. Yusuf (as) gibi Rabbani gömlek giyenlerle karşılaştıklarında bir bakarsınız bir anda o gömleğe bürünüverirler. Ama dostlarıyla beraber olduklarında bu gömleğin ilkelerinden iz kalmaz geride. Velhasıl devamlı gömlek değiştiriverirler. Ama bilmezler ki bu dava bünyesinde ne iki sevgiye nede iki korkuya yer vermez.

Rabbani gömlek giyenler hayatlarında, duruşlarında minimum risk diye cahili bir handikapa kapılmazlar. Bu gömlek yerleştiği bedenden bedel ister. Öyleki kendilerinden öncekilerin ödedikleri bedeller bu bedenlercede ödenmedikçe felaha erişilemez. Öyle demiyormu Rabbimiz; " Sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete girebileceğinizi mi sandınız?." Bu gömlek bir bedel ister. Çağın kuyularına talib olmak gerekir. Metrelerce derinliklere atılmayı, kuş konmaz, kervan geçmez kuyularda acılar çektirir insana. Muhammed (as) gibi taif sokaklarında taşlanmayı, bilal-i habeş gibi kızgın çöllerde işkenceler görmeyi, sümeyye validemiz gibi bedenlere akla hayale gelmez işkenceleri bekler durur. Zamanın taiflerini, uhudlarını idrak etmeksizin velhasıl bu Rabbani ilkeler asrı saadetteki gibi zamana taşınmadıkça bu gömlek bizi sıkar, bu bedene dar gelir. Bu gömlek erleri ilkelerinden asla taviz vermez, veremezler dolayısıyla gömleklerini önlerinden yırttırmazlar. Arkalarından yırttırdıklarında da zaten vaad edilen ilahi gerçeklerle mütmain olmuşlardır. Vahyi hayata taşımak; çağın kuyularına, zindanlarına talip olmaktır. "Deli, mecnun" gibi yada bu sözlerin zamanımızdaki uzantısı olan sözlerle karşı karşıya gelmektir. Vahyi ne denli hayata taşıyabildiğimizdeki yegane ölçü; duruşlarımız üzerinde estirilen evrensel tavırlarla alakalıdır. Çağın Yusufları diyebileceğimiz Seyyid Kutub, Ahmet Yasin, Rantisi, Mustafa Çamran ve daha ismini saymakla bitiremeyeceğimiz bu muvahhidler böylesi bir gömlek giymişlerdi. Kendilerine getirilen teklifleri hemen hepimiz biliriz. Lakin onlar Yusuf (as) gibi arkalarını dönüp hızla uzaklaştılar. Öyleki soluğu şehadetle Rabbimize kavuşmakla aldılar. Unutmamalı ki bu gömlek beşer fıtratının bugün ihtiyacı olan yegane gömlektir. Özellikle biz muvahhidler giydiğimiz gömleğin Rabbaniliğini sorgulamalı, her nereden olursa olsun dayatmacı güçlere karşı ilik açan, önüne dönen bir gömlek bilincinden Allah'a sığınmalıyız. Biz muvahhidler olarak bu gömleklerle yaşamaya ve bu gömleklerle gömülmeye talibiz. Ilımlı İslam adı altında dayatılan gömlekler bizim yiğitlerimize yakışmıyor. Ya bir beden bol yada bir beden dar geliyor. Unutmamalı ki bu mektep yaratılışa uygun, varlığın sebepleriyle uyumlu kanunlar vaaz eden bir mekteptir. İnsanı yaratan, onu başıboş bırakmayan, yapısıyla, cüssesiyle özdeş bir gömleği ancak alemlerin Rabbi olan Allah vaaz eder. Hiç bir beşer böylesi bir gömlek vaaz edemez. Ve bu gömlek insan bedenine değil ruhuna yerleşir, tedricen-tertil (Belli bir düzen, disiplin içerisinde) üzere bedene yerleşir.

Ya Rabbi senin boyan olan vahyin boyasıyla boyanmak istiyoruz. Yalnız seninle, Muhammed(as) ile birlikte anılmak istiyoruz. İzzeti sende, Rasul(as)'ünde ve müminlerin yanında arıyoruz. Bizim akidemizi sorunlarımızın elinden kurtar ve koru. Yeter ki Sen bizden razı ol!.Senin hoşnutluğundan başkaca bir hoşnutluk gözetmiyoruz. Vahyin gömleğini üzerlerimizde daim, yakışır kıl. Başkaca gömleklere meyletmeyelim. Ayaklarımızı dininde sabit kıl. Ya Rab!. Gömleklerimizi arkadan yırtılanlardan eyle. Karanlık ellere karşı bizi bilinçli kıl. Bizleri gömlek değiştirenlerden değil, vahyin gömleğini hem bu dünyada taşıyanlardan hemde bu gömlekle ahırete ulaşanlardan eyle. (AMİN)



Benzer Konular

Görüntüleme:614, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:38 .