Tatlı Aşkım

Tatlı Aşkım (https://www.tatliaskim.com/)
-   Diziler (https://www.tatliaskim.com/diziler/)
-   -   Binbir Gece canlı yayınla ekrana gelecek (https://www.tatliaskim.com/diziler/139125-binbir-gece-canli-yayinla-ekrana-gelecek.html)

LêyLetüL Arus 03-06-2008 16:56

Binbir Gece canlı yayınla ekrana gelecek
 
Bu akşam 22.00'den sonra yapılacak olan "Binbir Gece"nin canlı yayına katılarak düğün sahnesinde rol alması beklenen yazarlar arasında Mehmet Ali Birand, Güneri Cıvaoğlu, Cengiz Semercioğlu, Ömür Gedik, Sina Koloğlu ve Mesut Yar da var. Nükhet Duru, Ferhat Göçer ve İlhan Şeşen de davetliler arasında. Yeni evliler İlhan Şeşen'in söyleyeceği "Sen Benim Şarkılarımsın" ile tango yaparken yılın düğün parçası Ferhat Göçer'den gelecek. Şehrazat ve Onur, Ferhat Göçer'in seslendireceği "Bizim Şarkımız"ı ile bu en özel geceyi ölümsüzleştirmiş olacaklar. Nükhet Duru ise finalde sahne alarak yeni evli çifte sürpriz yapacak.

Yapımcılığını TMC’nin üstlendiği, Kanal D’nin sevilen dizisi "Binbir Gece"nin bu akşamki sezon finali, sekiz kamerayla yapılacak çekimle canlı yayınlanacak. Genç, güzel ve başarılı mimar Şehrazat’ın lösemi hastası oğlunu hayatta tutabilmek için giriştiği mücadele, patronu Onur’la olan masal tadındaki aşkı ve diğer karakterlerin hikáyeleriyle iki sezondur salı gecelerinin vazgeçilmezi olan "Binbir Gece", bu akşam Onur ve Şehrazat’ın düğünüyle sezona veda ediyor.

İkilinin tutkulu aşklarını görkemli bir düğünle finale taşıyacak olan dizinin bu bölümü, Kanal D’nin de desteğiyle 150 kişilik teknik ekip tarafından hazırlanacak. Sürpriz sanatçıların en özel aşk şarkılarıyla yer alacağı rejili çekim, sabit kameraların yanı sıra yüksek teknikli kameralarla da desteklenecek. Sezon finaliyle dünyada bir ilke imza atacak olan "Binbir Gece"nin bu görkemli final çekimi için 250 bin YTL ek bütçe kullanılacak. "Binbir Gece"nin canlı yayınlanma fikri, dizinin yapımcısı Erol Avcı’ya ait... Başta Kanal D Genel Yayın Yönetmeni İrfan Şahin ile yapımcı Erol Avcı olmak üzere, yönetmen ve dizinin oyuncu kadrosu, canlı yayınla ilgili görüşmelerini Kelebek’le paylaştılar:


İrfan Şahin (Kanal D Genel Yayın Yönetmeni): Bir dizinin canlı yayınla ekrana gelmesi Türkiye’de bir ilk, bildiğim kadarıyla dünyada da başka bir örneği yok. Dolayısıyla ilkler her zaman insanı çok heyecanlandırıyor. Tabii heyecanın yanı sıra başarılı olup olmama endişesi de var. O yüzden hepimiz salı gecesini merakla bekliyoruz. Ekip çok iyi hazırlandı. Oyuncular, teknik ekip herkes elinden geleni yapıyor... Canlı yayın Erol Avcı’nın fikridir. Bu düşüncesini bizimle paylaştığında çok heyecanlandık. Kendisi bu işin altından kalkabileceğini söyleyince projeyi hayata geçirmeye karar verdik. Bu birkaç ay içinde konuşulan bir şey değil. Ekip bu iş için uzun zamandır çalışmalarını sürdürüyor. Dizi canlı çekilecek ama araya daha önce çekilmiş olan banttan görüntüler de girecek. Sonuçta bu bir drama. Ama çok önemli bir kısmı canlı yayınlanacak. Dizi film tarihinde ilk defa seyirci dizi setine konuk olacak. Bu çok önemli. 60 dakika, 80 dakika diziler yapılıyor. Bu diziler beş ya da altı günde çekiliyor ve dublajı, sesi vs... Ciddi bir emek sonrasında ekrana geliyorlar. Biz canlı bir bölüm çekerek biraz önce dediğim gibi seyirciyi dizi setine konuk edeceğiz.

Erol Avcı (Yapımcı):Dünyada ilk kez gerçekleştirilecek bu olayın başlangıcı, senaristimiz Yıldız Tunç ve ekibi tarafından bana iletildiğinde çok heyecanlandım. Hemen bu fikrimi genel koordinatörümle paylaştım. Onlar da yapabileceğimizi söylediler. Çok zor olduğunu biliyorum ama başaracağımıza inanıyorum. Çünkü ekibime güveniyorum. Bu ilk deneyimi yaşayıp hep beraber göreceğiz. Biz zaten ekip olarak ilkleri ve zorları severiz. Bu çalışmadan da yüzümüzün akıyla çıkacağımızdan eminiz. Tüm ekibe başarılar diliyorum.

Kudret Sabancı (Yönetmen): Sezon finali için düşünülen senaryo canlı yayınlamaya çok uygundu. Biz de ilk aşamada senaristimizle konuştuk. Mekán ve ortam da canlı yayını desteklediği için hemen Erol Avcı’ya fikrimizi bildirdik. Zaten şimdiye kadar Erol Bey bizim aldığımız tüm kararları desteklemiştir. Fikrimizi sunduğumuzda kendisi de aynı heyecanla karşıladı. Tüm ekip olarak çok güzel bir çalışma yaptık. Her türlü detay düşünüldü. Dizide gerçekten masal gibi olan aşklarına tanık olduğumuz Onur ve Şehrazat’ın hikáyesini bu sezon yine masal gibi noktalamak istedik. Bu sıra dışı proje, şimdiye kadar bizi yalnız bırakmayan seyircimize hediyemiz olacak. Canlı yayın gerçekten risk demek. Ama benim zaten uzun yıllar süren bir canlı yayın geçmişim var. Hem bu detay hem de oyuncular ve ekibime olan güvenim sayesinde bu kararı almak hiç de zor olmadı diyebilirim. Hatasız ve çok güzel bir iş çıkaracağımızdan eminim. Gelecek sezon için şu anda bir şey söyleyemeyeceğim çünkü tamamen bu akşama odaklanmış durumdayız. Gelecek sezonda tabii ki yine seyirciyi çok büyük sürprizler bekliyor ama şimdi netlik kazanan bir şey yok.

Halit Ergenç: Canlı yayın fikri ilk olarak ortaya atıldığında çok heyecan verici buldum. Hemen bunu nasıl geliştirebileceğimizi ve nasıl uygulayabileceğimizi düşünmeye ve konuşmaya başladık. Televizyonda canlı yayın programı yapmak oldukça zor ve titizlik isteyen bir iştir. Ama biz dizimizi izleyiciler huzurunda canlı olarak oynayacağız. Bu alacağımız riski ve göstermemiz gereken özeni katlayarak artırıyor. Bunun için çalışmalar günler öncesinden başladı. Tüm teknik donanımlar tamamlandı. Kudret’in canlı yayın konusunda son derece deneyimli olması, oyuncu olarak bizim işimizi kolaylaştıracaktır. Bize düşen, provalarımızı yapıp, tiyatro sahnesi heyecanı ve enerjisiyle oynayıp, bu zevki izleyicimizle paylaşmak olacaktır. Bir ilki "Binbir Gece" ekibi olarak izleyicilerimizle paylaşıyor olmak, çok heyecan verici bir mutluluk.

Ceyda Düvenci: Sezon finalinin canlı çekileceğini duyduğumda çok heyecanlandım. Türk televizyon tarihinde bir ilkin yaşanacağı kadronun içinde olmak beni çok mutlu ediyor. Seyircinin karşısına canlı çıkmak ve o heyecanı yaşamak için sabırsızlanıyorum. Resmen canlı program yapacağız ve bunun içinde bir drama olacak! Bu, televizyonda tiyatro yapmak gibi bir şey... "Binbir Gece" farkını bir kez daha ortaya koydu. Bu da gelecek sezonda yaşanabilecek sürprizlerin ilk adımı olacak. Biz profesyonel bir ekibiz ve artık birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Bir bakışımızla bile ne yapılması gerektiğini hissettirebiliyoruz. Bu yüzden de kesinlikle bir aksilik olmayacaktır. Birbirimizi tamamlayan bir ekibiz.

Tardu Flordun: Bir tiyatro oyuncusu olarak finalin canlı çekilecek olması beni tabii ki heyecanlandırdı. Ben dizilerde dublaj bile yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Dublajcılar seslendirdiğinde ses o oyuncunun önüne geçebiliyor. Tabii ki içimden geçen bunun devamının da gelebilmesi. O doğal vitrinde seyirciyle buluşmak çok keyifli olacaktır. Bu Türk televizyon tarihinde bir ilk olacak. Zaten iki sezondur çok yüksek reyting alan bir diziye de bu yakışırdı. Piyasadaki diğer projelere baktığımızda "Binbir Gece"deki hemen hemen tüm kadronun oyuncu kökenli olduğunu görüyoruz. Birbirimizi iyi tanımamızın verdiği tecrübenin de etkisiyle durağan olmayan ve başından sonuna kadar doğal aksiyonunda devam eden bir çalışma yapacağız.

Bergüzar Korel: İki yıl önce senaryo bize geldikten sonra yapılan görüşmelerde böyle bir projeden bahsedilmişti. Dizinin finalinin canlı olabileceği daha iki yıl önceden düşünülen bir şeydi. Ama ben genç bir oyuncu adayı olarak bunun hayalini bile kuramazdım. Bu konu tekrar gündeme geldiğinde ise nasıl bir heyecan yaşadığımı anlatamam. Canlı yayında oyunculuğumu sergileme fırsatı bulacak olmam beni çok mutlu ediyor. Ekip ve oyuncu arkadaşlarım o kadar profesyonel ki, bu durum beni korkutmuyor. Sezon finalindeki bu büyük heyecan, yeni sezona da şimdiden coşku ve şevkle başlamamızı tetikliyor.


Kaynak:Hurriyet.com.tr

rapci_gizo 03-06-2008 18:09

normalde diziyi fazla sevmem ama canlıymış merak ettim nasıl olck akşamı bekliyorum şimdi diziyi izliyim diee:ihis:saol paylşm içnn:spv:

¤¤«ßiRiCiK»¤¤ 03-06-2008 18:13

paylaşım için tşkler..

» Άłıпy'α'zım « 03-06-2008 22:40

heheh daha yeni baktim ciddende..guzel olmus sehrazat:ihis:

K-éxcèptiionel 04-06-2008 00:41

sehrezat onur iyiydide bennu ve kerem yapmacik geldi :p o kotu kadin iyi oynadi ama spiker batirdi valla :D

B-e-t-u-l 04-06-2008 01:12

cok amatorce buldum,

Yalniz Kiz... 04-06-2008 01:30

Ben sevmedim sonunu yaaa onur falan güzel rol yapamadilar bence...

ŞeKeR * 04-06-2008 08:43

evt dün izledim çok güzelldide şahraşata kötü oldu ona üzüldüm bn yaaa

dB-FrT 04-06-2008 09:41

İzLeme Şerefine Eremdm (:

izmirlikiz 04-06-2008 09:49

kerem ve bennu pek yapamadilar.ama $ehrezata dizinin sonunda yazik oldu ya:S

LêyLetüL Arus 04-06-2008 13:59

Dünya televizyonlarında bir ilk olacaktı bu canlı final... Ama ne finaldi. Ekran başına oturanlar Binbir fiyaskoya tanık oldu.




Hani dünyada bir ilkmiş ya... Hani Türk televizyonları içinde de
yapan çıkmamış ya... Zap yaparken rastlamak dışında izlemediğim Binbirgece'yi sırf bu merak yüzünden oturup izledim...
Bakalım "ilk" nasıl olacak diye...
Sonunda da şunu bir kez daha anladım...
Bizim medyanın gazına gelmemek lazım...
Gelirsen kendini enayi gibi ekran önünde kala kalmış bulursun...

Valla ben öyle oldum...
Belki arıza bendedir diye evdeki ahaliye de sordum...
Dizinin sıkı izleyicisi olan yengem;
-"Dizi izliyormuş gibi olmadım ki... Suni bir şeydi, hiç bir şey anlamadım" deyip özetini yaptı.
Yüzünde koca bir hayalkırıklığı vardı ve kendini fena halde aldatılmış hissediyordu.

Haksızda değildi yani... Dizinin takipçisi olmayan ben bile aynı moddaydım... Hani komşunun düğün kaydını almışız da videodan izlemişiz gibiydi. Gerçi o video kayıtları bile daha eğlenceli olur ya neyse...

Finale dair notları sıralayacak olursak;
-İzleyici efekt sesten başka bir şey duymadı. Ne çarpıcı bir sahne, ne de etkili bir diyalog vardı.
-Ferhat Göçer, İlhan Şeşen ve Nükhet Duru'nun şarkıları bile güme gitti. Zamansız patlatılan havai fişekler ile mikrofonlar patladı.
Hatta Nükhet Duru şarkı söylerken, Onur'un "Ne güzel şeysin sen kız, nasılsınız" gibi anlamsız konuşmaları yayındaydı...
-Dizedeki muhabir rolünü oynayan bayan arka arkaya tekledi. Öylesine garip bir sahneydi ki ne işi vardı o sahnenin o anda anlamak mümkün olmadı.

-Tek düzgün sahne Burak ile Sezen'in gizli düğünüydü. Orada hem diyalog hem güzel çekimler vardı. Ama Sezen'in babasının sözde endişelendiği için Kerem'i aradığı sahne evlere şenlikti.
-"Canına kıymasından korkuyorum" derken ne seste ne yüzde zerre kadar endişe ifadesi yoktu. Ardından da içmeye devam ediyor. Müthiş endişeli baba böyle mi oluyor...

-Başrol oyuncusu Şehrazat ile Onur'un sahneleri ise tam anlamıyla rezaletti. Doğru düzgün iki cümlelik diyalog yazılmamıştı. Ne bir özel bakış, ne özel bir duygu karesi vardı.
-Onur'dan 1 saat içinde çıkan üç cümle vardı; "Hoşgeldiniz, nasılsınız, sağolun..." Şehrazat'ın ise mıymıy sesi canlı yayında kaybolup gitti.

-Final sahnesi ise o kadar yapmacıktı ki diziyi izlemek için ekran başına oturanlar büyük bir amatörlüğe denk geldi...
Şehrazat karnını tutup;
-"Onur... Onur..." diye sesleniyor...
Yine sesi mırıltı gibi... Kamera da uzak planda olduğu için yüz mimiklerinden de bir şey anlaşılmıyor.
Onur ise yerine kazık kakmış gibi bir türlü kımıldamıyor.
-"Ne oluyor sevgilim" diye sesleniyor...
Şehrazat yere yığılıyor, bir anda gelinliği kanlanıyor...
Onur başına o zaman gidiyor yine takılmış plak gibi;
-"Ne oluyor sevgilim" lafından başka bir şey çıkmıyor ağzından. Başka bir cümle yazılmamış ya da ezberletilmemiş anlaşılan...

Ve dizinin final müziği çalıyor, alt yazılar ekrandan geçip gidiyor...
Televizyon başına merakla oturan binlerce kişi aval aval ekrana bakıp kalıyor. Günlerce pohpohlanıp reklamı yapılan muhteşem final tam bir hayalkırıklığı ve koca bir balon oluyor.

Hani dünya televizyonlarında bir ilkti ya bu...
Doğru vallahi...
Dünya televizyonlarında canlı canlı yayınlanan ilk fiyaskoydu bence... Bu açıdan Binbirgece ekibi bir ilke imza attı...
Tebrikler...


Hacer Alkan /İnternethaber

FuŞya 04-06-2008 14:35

bennu biraz yapmacıktı yapamadı.sonu kötü bitti ama dizi güzeldi.şu yeni gelen kız tam bi şeytan :kac:

(-y-a-s-m-i-n-) 04-06-2008 16:33

sesLeR konu$maLar fLn qüzeL oLmadı ..sanKi qeRçek bi düĞün izLiyo qßiydim ..fiLm izLio qßii diiLdi beN fazLa beĞenmeDi $ahSen :ek4:

LêyLetüL Arus 05-06-2008 16:46

Dağ fare doğurdu!!! Binbir Gece'nin 750 Bin YTL'lik canlı finalinde neler oldu?
MEDYAFARESİ ANALİZ--

Binbir Gece'nin canlı yayınlanan finali için günlerce hazırlık yapıldı. Sonunda ortaya hiç de Binbir Gece efsanesine yakışmayan bir final çıktı.

Günlerdir merakla beklenen Binbir Gece'nin sezon finali nihayet ekrana geldi.

Canlı yayın dizi keyfi ekranda dizi havasından çok amatör bir skeç, bir müsamere havasındaydı..

İlk olarak sahneye Şehrazat ile Onur çıktı. Davetlilerin alkışlarıyla düğünün yapılacağı alana gelen Aksal çifti konuklarla tek tek ilgilendi.

Aşırı heyacanlı oyuncuların sık sık kameraya bakarken yakalanması, banttan bölümlerin girdiği anlarda bile ekranda canlı yazısının tutulması dikkatlerden kaçmadı. Oyuncular arasında dişe dokunur bir replik yoktu. Toplasan 10 dakikayı geçmeyen canlı yayında dizi olayı, en basit eğlence programı havasından bile uzaktı.

Hiçbir yakın plan detayın ekrana gelmediği canlı yayın genel olarak sönük geçti..

Kudret Sabancı'nın 8 kamerayla canlı dizi olayına girmeden önce, maçların canlı yayını 15 kamerayla yapan Musa Çözen'in bantlarını izleyip biraz fikir edinmesi faydalı olurdu.

Diziye konuk olan Mehmet Ali Birand arabasından iner inmez bayan muhabirin sorularıyla karşılaştı. Hergün milyonlarca kişiye canlı yayında seslenen Birand, ekranda olduğundan daha heyecanlıydı. Arada repliklerini kaçırsa da başarılı bir performans gösterdi Birand.

Diziye konuk olan ünlü sadece Birand değildi, sanatçı İlhan Şeşen, Ferhat Göçer ve Nüket Duru düğünde sahne aldı.

Onur'un son uğradığı masanın konukları ise gazetecilerden oluşuyordu. Masada Ömür Gedik, Irfan Sahin, Bekir Hazar, Yuksel Aytuğ, Cengiz Semercioğlu ve Mesut Yar hazır bulundu.

Bu sahne sonrası Bennu ile konuşan Onur Aksal, Şehrazat'tan gelen sesle adeta şok oldu. Kanlar içinde kalan Şehrazat birden yere yığıldı ve canlı dizi keyfi burada sona erdi.

medyafaresi

LêyLetüL Arus 05-06-2008 16:46

Canlı düğünün perde arkası

Şimdi siz bu "perde arkası" lafını mecaz anlamda kullandığımı sanacaksınız ama hayır. Birazdan size Binbir Gece dizisinde Şehrazat ile Onur'un canlı olarak yayınlanan düğün sahnesinin gerçek "perde arkasını" aktaracağım. Biz televizyon eleştirmenlerinin bulunduğu masa, rejiye yakındı. Bu nedenle oyuncular yeni sahnelere bizim iki metre yanımızda hazırlanıyorlardı. Düğün sahnesi başlamadan önce Bergüzar Korel'in (Şehrazat) mikrofonunun kontrol edilmesi gerekti. Teknisyenler geldi, Bergüzar gelinliğinin eteğini kaldırdı. O da ne? Gelinliğinin altına paçalı don mu desem, yoksa tayt mı bilemediğim bir şey giyivermiş. Gecenin ayazından korunmak için olduğunu tahmin ettim. Zira gece boyunca düğünün yapıldığı bahçedeki herkes tir tir titriyordu. Sizin havai fişek sesi sandığınız takırtılar ise yanımda oturan Ömür Gedik'in birbirine çarpan çenelerinden geliyordu! Daha sonra Şehrazat'ın gelinliğinin içine kan efekti oluşturacak torba ve fünye yerleştirildi. Ama set görevlileri bu kez duruma "uyanmış" olacaklar ki, Bergüzar'ın etrafında çember oluşturup, havaya kaldırdıkları örtülerle bir perde/paravan oluşturdular. Ben de "gecenin enstantanesini" cep telefonumla "ölümsüz" kıldım. Teknik açıdan mükemmel olmasa da bana göre "tarihi" bir fotoğraf oldu! (Özellikle de omzuna şal almış Bekir Hazar açısından) Bedavaya figüranlık yapıp, "arka masada yemek yiyen adamı" oynamama rağmen, yılın en "seçkin" düğününde bulunmaktan mutluydum. Zira davete çağırılan 10 kişiden biriydim!.. (Ayazda aç karnına bir saat mutlu adam taklidi yapacak kaç kişi bulabilirlerdi ki zaten?) Bir ara canlı yayını "unutulmaz" kılmak için ortaya fırlayıp, "Durun, siz evlenemezsiniz, kardeşsiniz" demek içimden geldi ama 150 kişilik ekibin emeğine acıdım! Bu arada önümüzdeki kadehlerde şarap süsü verilmiş vişne suları duruyordu. Mesut Yar bir ara gerçek şarap sipariş etti. Getiren garson, Mesut'un yarım kadeh vişne suyunun üzerine şarabı boca etmesin mi? Mesut nihayet sosyo-politik trendi tutturmuş oldu: Şerbetli şarap!.. Şifa niyetine... Benim en büyük korkum, düğüne Ali Kemal'in de davetli olmasıydı. Malum, bizim Spermmen'in elinden uçan da kaçan da kurtulmuyor. Her an arkamızda bir yerlerde belirebilir diye yere düşen peçetemi bile almaya cesaret edemedim! Vallahi ne yalan söyleyeyim, bizler düğün gecesi pek eğlendik. Ama daha sonradan öğrendim ki ekran başındaki seyirci hiç mesut olmamış. Boğulan sesler, şarkıların ortasına karışan öksürükler, "Yalçın Abla" şeklindeki dil sürçmeleri ve Şehrazat'a hâlâ "Evliyaoğlu" diyen muhabirler yüzünden dizi çekilmez hale gelmiş. Bir de "okul piyesi" tadında acemi oyunculuklarla masalın büyüsü iyice kaçıp, "canlı düğün", yapımcısı ve yönetmeni açısından "tatlı bir fantezi", Kanal D adına da "tatlı reklam geliri"nden öteye gidememiş. Ha, bu arada, kahramanlık yapıp, battaniyemi yanımda zangır zangır titreyen Ömür Gedik'e vermiştim. Şimdi kahramanlık madalyamı öksürük ve hırıltı olarak "göğsümde" taşıyorum!..

Yüksel Aytuğ-Sabah

LêyLetüL Arus 05-06-2008 16:48

Başrolde soğuk vardı

Binbir Gece’nin canlı çekilen finali nasıldı diye sorarsanız tek kelime söylerim; Buz gibiydi...

Hadımköy’ün oralarda kurulan site içindeki villalardan birinde çekiliyormuş dizi, açık havada gece vakti resmen donduk. Dizi canlı çekiliyor ya kaçsan kaçamazsın, üstüne şal almaya kalksan alamazsın... Dolayısıyla dizide ne oldu ne bitti hiçbir şey anlamadım ben...

Halit’le tebrik sahnemizde (Halit deme Onuuuur) beni ekranda görüp, muhteşem oyunculuğuma şapka çıkaran herkes "Düğün nasıldı" diye soruyor.

"Başrolde soğuk vardı" diye yanıt veriyorum...

Cengiz Semercioğlu-Hürriye

LêyLetüL Arus 05-06-2008 16:49

Dilara Pekel
Canlı ve Kanlı Gecce!

Ben Binbir Gecce dizisini yazmaktan sıkıldım ama onlar malzeme vermekten bıkmadılar. Dün gecce televizyon tarihinde bir ilki hep beraber izledik. Dünyada tonla dizi çekilir kimsenin aklına diziyi canlı çekmek gelmez, bizimkilerin aklına geldi. Aferin onlara; şaheser bir canlı yayın izledik(!) Şahtılar, şahbaz oldular..

Dün gecce hava çok rüzgarlıydı bildiğiniz gibi. Haliyle bu seslere de yansıdı. Sesler ya patladı ya da hiç duyulmadı canlı yayında.. Televizyonun sesini bir açıp bir kısmaktan içim sıkıldı; en sonunda kumandayı fırlattım koltuğa, duyduğum kadar ne yapayım dedim..

Şimdi gelelim dizideki bombalara..

Şehrazat ve Bennu düğünden önce stres atmak için dans etmeye karar verdiler. Müziği son ses açtılar ve başladılar çılgınlar gibi dans etmeye ve tam o sırada Şehrazat bombayı patlattı: ‘Yavaş dans et Bennu, hamilesin!’ Hoppala, buyurun cenaze namazına, sen hamile değil misin Şehrazat? Baştan kabullenememiş kadın çocuğu ki.. Unutuverdi herhalde..

Sonra kendisini tanımadı diye hayatı ona zehir etmeye karar vermiş hain kadın, Şehrazat’a içmesi için bir çay hazırladı bildiğiniz üzere.. Çeşitli otların karışımından oluşmuş bir çaydı bu adı üzerinde ve sıcaktı değil mi? Ama Şehrazat, o çayı bir dikişte içti.. Ağzı yanmadı mı yani, yoksa soğutup da mı getirdi kadın o çayı anlamadım..

Bir de bu kızın kinini anlamış değilim. Bize yansıtılan eksiden Şehrazat’la sınıf arkadaşı oldukları ve Şehrazat’ın kızı hatırlamamasından ötürü Eda’nın duyduğu kin. İyi tamam da sırf insan birini hatırlamadı diye Glean Meade romanlarından fırlamış gibi kötü bir karakter oturtulmaz ki insanın üstüne, ey senaristler.. Gıcık olunup geçilecek bir şey bu tanımama durumu, niye bu kadar abartıldı anlamış değilim; kesin yeni sezonda kötü bir şeyler bekliyor bizi bu Eda Hanımcım’la ilgili..

Neyse efendim sonra düğün bölümüne geçildi. Canlı yayından olsa gerek oyuncular ara cümlelerde saçmaladılar. ‘Nasıl eğleniyor musunuz?’ ‘Yemekleri beğendiniz mi?’ sorularını duymaktan fenalık geçirdim. Özellikle Onur’la Bennu arasında geçen ‘Kerem nerede Bennu’ muhabbeti tam bombaydı; uzadı da uzadı. Onur repliğini unuttu ok de araya başka bir şey de mi sıkıştıramadı yani? Aynı soru beş kez sorulur mu yahu?

Bu arada dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama Bennu rolünde izlediğimiz Ceyda Düvenci’nin yeşil renkli hamile elbisesi Angelina Jolie’nin Cannes Film Festivali’nde giydiği elbiseye acayip benziyordu..

Neyse konumuza dönelim.. Bir kızcağız vardı gerçekten muhabir mi yoksa laf olsun diye muhabir sıfatını yedi bilmiyorum hani Mehmet Ali Birand’ı karşıladı.. Tanrım, konuşamasaydı ya o kız keşke.. Söylemek istediğini en sonunda söyleyebildi ama garibim bana da sinir krizleri geçirtti.

İlhan Şeşen’in şarkısının sonunda kulaklarımızı sağır edecek şekilde kim öksürdü öyle bilmiyorum ama feciydi..

Ve geldik, meşhur sahneye.. Gökten bela yağsa Şehrazat’ın başına düşüyor nerdeyse; senaristler bizi gene yanıltmadı ve dert tak diye Şehrazat’ı buluverdi.. İçtiği o çayımsı şeyden ötürü karnına ağrılar saplanan Şehrazat önce ağır sesle Onur dedi, ardından Onur diye bağırıp ağlamak suretiyle kendini yere attı.. Fakat burada Onur Aksel’e dikkat! ‘Aha, karıma gene bir şey oldu, hayır ya şimdi sırası değil’i ifade eden bön bakışıyla adama kal geldi resmen.. Kadın acılar içinde kıvranmakta, Onur girdiği şoktan üç dört dakika sonra çıkmış olacak ki anca yanına koşabildi. Koştu da ne oldu diyeceksiniz; hiçbir şey.. Kadın acıdan çıldırmış o kaldırıp kaldırıp öpüyor.. Bir yardım edin diye bağırsana! Kameraman da sahneyi niye genel aldıysa son planda, çok alışmıştık Onur Aksel’in şaşıran ifadesinin tüm ekranı kaplamasına.. Tam kaplanacak yerde bu kez de genel aldılar planı.. Neden çünkü canlı yayınlandı. Öyle Türkiye’de ilk kez diye hava atması kolay, madem böyle bir işe kalkıştın ekipmanı tam tutacaksın.. Yok, yok bu ekip cidden ters..

Hadi bunu da geçtim. Gelmek istediğim esas mesele var. Şimdi dizinin en başına dönün. Röportaj sahnesinde Onur, Şehrazat’a kaç aylık diye sordu ya bebek için.. Şehrazat da üç dört haftalık gibi bir şey dedi.. Şimdi sona geri gelin. Kadın acılar içinde kıvranıyor, belli ki çocuk düşüyor ve birden ortalık kan gölü.. Sizce mantıklı mı? Yani yediniz mi? Üç dört haftalık çocuk düşerken bu kadar kan akmaz diye biliyorum ben, yanılıyor muyum? Hani bir de o nasıl bir çaymış ki hemen etkiledi ve bu kadar kanamaya sebep oldu? Zehirli elmasını yiyen prensesi seyreden ‘kötü kalpli üvey cadı anne’ misali eserini seyrederken Eda Hanımcım’ın keyfine diyecek yoktu.. Ama biz de pek bir keyif bırakmadılar orası ayrı mesele.

Hayır anlamıyorum, niye hep dert, hüsran bu dizi? Bu kadar mı zor bir kereliğine güzel final yapmak?

Bir de hani beş saat sürecekti canlı yayın? Ne oldu, üşüdünüz mü?

Uzun lafın kısası bugüne kadar hep eleştirdim ama bu bölüm gerçekten tam evlere şenlikti. Gerçekten tüm ekip hep birlikte bir ‘ilki’ gerçekleştirdiler. Bravo(!)

Bol seyirli günler efendim..

rabika 07-06-2008 16:49

ee napalım yanı canlıysa canlı :D

İsσLdє 07-06-2008 20:39

begenmedim bence cok heyecanLıydıLar ve bir iki yerde takıLmaLarı oLdu


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:42 .

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

-

2005-2018 Tatliaskim.com