Dizilerdeki çekim hataları
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 30-06-2011, 01:40 #1

ஃ Éiεи ஃ

'ma douce souffrance'

Dizilerdeki çekim hataları



Dizilerdeki çekim hataları yapımcıların gözünden kaçsa da izleyicilerin gözünden kaçmıyor. Bugüne kadar ortaya çıkarılan en meşhur çekim hatası Yaprak Dökümü dizisindeki Leyla karakterinin bebeğini 14 ay karnında taşımasıydı. İşte 14 aylık hamilelik hatası kadar olmasa da dizilerdeki diğer çekim hataları...

Beğeniyle izlenilen 'Öyle Bir Geçer Zaman Ki' dizisindeki şiddet sahneleri dikkat çekiyor. Dizinin ilk bölümlerinde, Ali Kaptan'ın oğlu Mete'nin sırtında mandolin kırması izleyenleri ekrana kilitlemişti.
Çekilen sahnedeki büyük dikkatsizlik eleştirilere neden olmuştu. Bu sahnede Mete karakterini canlandıran Aras Bulut İyinemli zarar görmesin diye sırtına bağlanan minder izleyenler tarafından farkedilmişti.

Kanal D'nin ilgi görmediği için yayından kaldırılan dizisi Şüphe'deki hata dikkatlerden kaçmamıştı. Günaydın'ın köşe yazarlarından Yüksel Aytuğ, dizideki hatayı şu sözlerle köşesinden duyurmuştu:
"Kafasına kurşun saplanan ve ciddi bir beyin operasyonu geçiren kadının saçlarının kesilmemesi ilginçti. Keşke Selin Demiratar'ın saçlarına kıyabilselermiş."

''Yaprak Dökümü'' adlı dizinin final bölümünde demiryolu olmayan Trabzon'a tren bileti alınması üzerine diziyi izleyen bazı vatandaşların sabah saatlerinden itibaren TCDD istasyonlarından Trabzon'a tren olup olmadığını sormaya başladı. Finaliyle herkesi gözyaşlarına boğan dizideki bu hata çok konuşuldu.


Aşk-ı Memnu dizisinde güldüren hata
Halit Ziya Uşaklıgil'in eserinden uyarlanan TV dizisi Aşk-ı Memnu'da yapılan çekim hatası da izleyicilerin gözünden kaçmamıştı. Beren Saat'in canlandırdığı Bihter karakteri bir yandan oturmuş makyajını yapıyor bir yandan da İPhone markalı cep telefonuyla konuşuyor. Fakat telefonuna dikkat ettiğimizde ters tuttuğunu görüyoruz.


Yaprak Dökümü'nde yapılan hatanın ortaya çıkması, senaristleri harekete geçirmişti.

Dizideki zamanlama hatası nedeniyle büyük bir hata ortaya çıkmıştı. Necla evlenmeden önce hamile kalan Leyla, Necla evliliğinin 1. yıldönümünü kutlarken hala hamileydi!

İzleyicinin ve yorumcuların gözünden kaçmayan bu hatadan sonra, dizinin yayınlanan ilk bölümünde, Leyla nihayet doğum yapmış ve bebeğini kollarına almıştı.

Leyla, 14 aydır karnında taşıdığı ve sağlıklı bir şekilde dünyaya getirdiği bebeğine ise, Ahu ismini vermişti.


NASIL ANLAŞILMIŞTI?
'Pes' dedirten hata!
Kanal D'nin uzadıkça uzayan ve nihayetinde bu sezon sonu final yapan dizisi Yaprak Dökümü'nde Leyla'nın hamileliği ile ilgili hata izleyenlere 'bu kadarına da pes' dedirtmişti.
Dizinin hatasını yine bir izleyici (Ömra Yılmaz) fark etti. Yılmaz, Sabah Gazetesi televizyon eleştirmeni Yüksel Aytuğ'a bir mail göndererek durumu izah etti. İşte Aytuğ'un köşesinde gündeme getirdiği o hata:
14 AY SÜREN HAMİLELİK
Yaprak Dökümü'nde Leyla, kardeşi Necla evlenmeden önce hamile kalmıştı. Hatta geçmiş bölümlerin birinde kanama geçirdiğinde, annesi "Ayy, ne yapacağız, daha çok erkeeen" diye dövünüp durmuştu. Ama gelin görün ki, Necla ile eşi son bölümde 'birinci evlilik yıldönümlerini' kutladılar. Bu durumda bizim Leyla, hamileliğinde 14'üncü aya filan girmiş oluyor!


dizilerdeki_cekim_hatalari/bihter_d.jpg" border="0" alt="Dizilerdeki çekim hataları" title="Dizilerdeki çekim hataları" width="100%" height="auto" />


Finalde gözden kaçan hata
"Aşk-ı Memnu" dizisinin final sahnesindeki bir hata, dikkatli izleyicilerin gözünden kaçmamıştı.
Sabah Gazetesi televizyon eleştirmeni Yüksel Aytuğ, okuru Özlem Akkaya'nın tespitini köşesine taşıdı:
"Aşk-ı Memnu" dizisinin finalinde Bihter'in mezar taşında doğum tarihi 1983 yazıyordu ama bundan bir kaç bölüm önce eve gelen trafik cezası makbuzunda doğum tarihinin 1979 olduğu görülüyordu."




Muhteşem Yüzyıl'daki hatalar zinciri gözden kaçmıyor
Yayınlandığı günden beri tartışma yaratan 'Muhteşem Yüzyıl' dizisinin son bölümünde (2 Mart Çarşamba) bölümüne Kanuni Sultan Süleyman'ın yemek yediği sahne damgasını vurdu.
Fotoğraf karesinde padişah Sultan Süleyman ayrı bir sofrada, Sadrazam Piri Paşa, Vezir Ahmet Paşa ise başka bir sofrada yemek yerken görülüyor. Peki padişah sofrasını ve Osmanlı mutfağını yansıtan bu sahnedeki detaylar, sofra düzeni, mumlar, tabaklar, peçeteler, metal kaşıklar, servis tabakları, tatlılar, meyveler Kanuni Sultan Süleyman dönemini ya da diğer bir deyişle 'muhteşem yüzyıl' yıllarını yansıtıyor mu?
Habertürk bu sorunun cevabını bulmak için fotoğraf karesini, Osmanlı tarihçilerine ve Osmanlı dönemi yemek kültürü uzmanlarına inceletti. Bir tek fotoğrafa bakarak uzmanlar birbirinden ilginç saptamalar yaptı...


1- HİZMETLİLER
TURGUT KUT: Ayaktaki zülküflü çocuğun kafasındaki zerrin külahta dönemi yansıtmıyor.
ÖZGE SAMANCI: Sultanın sofrasına hizmet edecek kişilerin çok fazla olması gerek. Burada sadece 1 kişi gözüküyor.
2- PEÇETE
TURGUT KUT: O dönemde sofra bezini yemek yiyenler üzerine çekerdi, bugünkü tarzda peçete kullanmazdı.
3- OTURMA DÜZENİ
TURGUT KUT: Kimse sofrada padişaha arkasını dönerek yemek yiyemez.
ÖZGE SAMANCI: Yemekte sultana eşlik edenler var. Bu mümkün değil. II. Mehmet'ten itibaren sultanın yalnız yemek yemesi kanunlaştırılmıştır.
4- MUMLAR
TURGUT KUT: Masadaki mumlar dönemi yansıtmıyor. Mum tavana asılır, etrafı öyle aydınlatırdı. Sofrada bir rakı bir de çatal bıçak eksik kalmış!
5- BARDAK
TURGUT KUT: Sünnet çocuklarına hediye edilen bardaklara benziyor.
6- EKMEK
TURGUT KUT: Fırından yeni çıkmış, bıçaklarla da düzgün bir biçimde kesilmişler. Osmanlı döneminde somun ekmek olurdu, bugünkü gibi fırın ekmeği değil!
ÖZGE SAMANCI: Ekmekler dilimlenmiş ve bir kaseye konulmuş. O dönemde ekmeklerin günümüzdeki gibi somun şeklinde olduğunu düşünmüyoruz.

7- PİLAV VE ET:
ÖZGE SAMANCI: Pilav ve et günümüzde olduğu gibi aynı tabakta yan yana servis edilmezdi. Ayrı ayrı kaplarda servis edilirdi.

8- SOFRA DÜZENİ
TURGUT KUT: Osmanlı'da sofrada her şey üst üste konulmazdı! Yemekler tek tek gelirdi. Hizmetli tabağı getirir, o tabakta yemek bitince o kaldırılır, diğeri getirilirdi. Şövalyelerin yemek masasını andırıyor.
ÖZGE SAMANCI: Sofrada karışık bir şekilde birkaç yemek bulunuyor. İçki sofrası veya büyük ziyafetler hariç minyatürler ve dönemi tasvir eden seyahatnamalere göre yemeklerin tek tek sofraya getirildiğini biliyoruz.

9- SOFRA TAKIMLARI
ÖZGE SAMANCI: Klasik dönem Osmanlı saray mutfak kültüründe kullanılan sofra takımları Çin porselenleri, İznik porseleni ve bakır veya tombak takımlardan oluşur.

10- SÜRAHİ
TURGUT KUT: Dönemi yansıtmıyor, 19. yüzyıla benziyor.
ÖZGE SAMANCI: İçecekler isteğe göre bir hizmetli tarafından servis edilirdi, sofraya sürahiyle konulmazdı. Cam sürahi dönemi yansıtmıyor.

11- KAPAKLI PORSELEN SAHAN
ÖZGE SAMANCI: Yıldız porselenlerinden bir örnek. Yani 19. yüzyıl sonları.
12- SERVİS TABAĞI
TURGUT KUT: O dönemde yoktu. Sofrada tek bir tabak bulunur, herkes o tabaktan yerdi. Ama vezirlerin oturduğu sofrada herkesin önünde servis tabağı var.
ÖZGE SAMANCI: O dönemde kişiye özel servis tabağında yemek sunma geleneği yoktu. “Alafranga sofra düzeni”, 1850'li yıllardan sonra uygulandı.

13- MEYVE TABAĞI
TURGUT KUT: Meyve tabağı yemek yenirken sofrada durmaz.

14- KAŞIK
TURGUT KUT: Kanuni Sultan Süleyman'ın yaşadığı 16. Yüzyıl'da metal kaşık olur mu? 19. yüzyıl sahnesini andırıyor. Kanuni döneminde bağa adı verilen kampumbağa sırtından yapılan kaşıklar kullanılırdı.
ÖZGE SAMANCI: Metal sofra araçları 16. Yüzyıl Osmanlı Sarayı'nda kullanılmıyordu. Zaten resimde görülen metal kaşık aynı dönem Avrupa saraylarında bile yoktu. Sultan sofrasında değerli taşlarla süslü, sedef, bağa, abanoz gibi kıymetli maddelerden yapılmış kaşıklardı.

15- YEŞİL ELMA
TURGUT KUT: Yeşil elmalar göze çarpıyor. Onlar yerli elma değil ki. Avrupa'dan çok sonraları gelen bir elma türü.
dizilerdeki_cekim_hatalari/7_436997910127_d.jpg" border="0" alt="Dizilerdeki çekim hataları" title="Dizilerdeki çekim hataları" width="100%" height="auto" />


dizilerdeki_cekim_hatalari/1_391800025293_d.jpg" border="0" alt="Dizilerdeki çekim hataları" title="Dizilerdeki çekim hataları" width="100%" height="auto" />


200 yıllık "muhteşem" hata
Muhteşem Yüzyıl dizisinde Hürrem'in Müslüman olduğu odada yer alan eşyalar ve masa üzerindeki küre tartışma yarattı.


Kanuni'nin yaşadığı 16. yüzyılda böyle bir çalışma masası var mıydı? Küredeki dünya haritası, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşayan Piri Reis'in haritasıyla örtüşüyor mu? Yoksa kürede Kanuni Sultan Süleyman'dan 200 yıl sonra keşfedilen Avustralya kıtası da mı yer alıyor?
Sanat tarihçileri ve tarihçiler, saray odasındaki eşyaları tek tek mercek altına aldı, yapılan hataları ortaya çıkardı.


Habertürk’ün haberine göre; tarihçilerin Muhteşem Yüzyıl dizisinde dikkat çektiği maddi hatalardan bazıları şöyle:
Olaylar 1520'de geçmektedir. Oysa Topkapı Sarayı'na haremin gelmesi 1540'ta başlar. Bu tarihten önce harem, Beyazıt'taki Eski Saray'daydı.

Yavuz Sultan Selim'in Rodos seferi için 200 parça kalyon hazırlandığı söyleniyor. Osmanlı'da ilk harp gemisi 1644'te inşa edilmiştir.

16. yüzyılda adına Avrupa denilen müstakil bir coğrafya yoktu. Bu kavram 18. yüzyıldan sonra aydınlanma döneminde ortaya çıktı.

Hareme kızlar, seçilerek alınır, ardından çok ciddi bir eğitimden geçirilirdi. Başta örf-âdet olmak üzere İslami ilimler ile kabiliyetlerine göre birer sanatta yetiştirilirlerdi.
Dizideki harem halkının davranışlarının, asırlar boyunca süzülerek gelen 'saray terbiyesi ve nezaketi'yle alâkası yok.

Harem halkının muhafazasını sağlayan ve dışarıyla ilişkilerine yardımcı olan harem ağaları, binanın dışında kendilerine ayrılan nöbet yerlerinde beklerdi. Harem ağaları da aynı terbiye ile yetiştirilirdi.

Dizideki oryantal oyunlar ve müzik, Osmanlı eğlence anlayışı ve musikisini yansıtmıyor.

Babasının cenazesi ortadayken bir padişahın eğlence düzenlemesi inandırıcı değil.



Kostümler Osmanlı'dan çok İngiliz dizisi Tudors'tan alıntı gibi...

dizilerdeki_cekim_hatalari/12_391847837181_d.jpg" border="0" alt="Dizilerdeki çekim hataları" title="Dizilerdeki çekim hataları" width="100%" height="auto" />


Osmanlı geleneğinde padişahın huzuruna baş açık çıkılmazdı.



Kavak Yelleri dizisinde devamlılık hatası
Kavak Yelleri dizisindeki devamlılık hatası dikkatlerden kaçmadı. "Kavak Yelleri"nde Leyla'nın, telefonu kapının önündeki Leman'a verene kadar bluzunu ve pantolonunu değiştirmiş olduğunu görüyoruz. Leyla'nın yaptığı, müthiş bir "illüzyon gösterisi" olsa gerek!




Hanımın Çiftliği dizisinde şu hatalar çok konuşuldu: Önce, Strangers in the Night'ın 1966 yılında yazılıp, ünleneceğini yıllar öncesinden kestirdi ve 1950'lerde geçen dizinin düğün sahnesinde henüz yazılmamış olan bu şarkıyı çaldırdı. Sonra İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın 1972 yılında yazmaya başlayacağı Osmanlı Tarihi'ni, müthiş bir öngörüyle, yirmi yıl öncesinden basılmış, yazılmış olarak kütüphanesine dizdirdi.


Hanımın Çiftliği dizisindeki bir başka hata ise şuydu: Dizinin bir bölümünde Muzaffer Bey'le görüşmeye gelen traktör firması temsilcisi traktörlerinin motorunun 1600 cc hacminde ve 225 beygir gücünde olduğunu söylüyor. 1600 cc hacminde benzin motoru ile 225 beygir gücü elde etmek bugünün teknolojisi ile bile mümkün değildir. Mesela turbo sistemi ile çalışan son model ve motoru 1600 cc hacmindeki Opel Insignia otomobil 180 beygir gücündedir. Gene turbo sistemi ile çalışan son model ve motoru 1800 cc hacmindeki Mercedes 200 E otomobil 170 beygir gücündedir. Otomobillerin az benzin yakması ve çabuk hızlanması istendiğinden otomobil motorları düşük silindir hacmiyle yüksek güç üretecek şekilde yapılırlar. 2009 yılında son model ve en gelişmiş otomobiller bile 1600 cc motor hacmi ile 225 beygir gücü üretecek performansı yakalayamamışken 1950'li yıllarda bu performansı traktörlerin yakalaması ilginç bir hataydı. 1950'lerde Amerika'dan, İngiltere'den gelen ve büyük olay olan traktörlerin beygir gücü en fazla 25 ile 40 arasında olurmuş ki, bu da çok büyük bir heyecan yaratırmış.




Küçük Kadınlar dizisinde güldüren hata
Kanal D'den Star TV’ye transfer olan Küçük Kadınlar dizisindeki hata güldürdü. "Küçük Kadınlar"da kız sol eliyle yazı yazarken, tıpkı Arapça'da olduğu gibi sağdan sola yazıyor. Sonra kalem birden sağ eline geçiyor ve düzgün yazmaya başlıyor. Bu durum, televizyonculuk dilinde "ters bağlama" denilen bir montaj hatası.




Benzer Konular

Görüntüleme:1896, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:30 .