SUNAY AKIN
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 25-12-2006, 08:41 #1

kosedekigolge

Deneyimli

SUNAY AKIN



SUNAY AKIN Sunay Akın
____________________________________



HAYATI:
Trabzon'da doğdu ( 1962) İstanbul Üniversitesi Fiziki Coğrafya Bölümü'nü bitirdi.
Buluşlara dayanan, genellikle kısa şiirlerinde, Orhan Veli şiirindeki bir özelliğin günümüzde sürdürümcüsü. Bu tür şiire pek de özgü olmayan, yumuşak, lirik bir ses tonu var.

ESERLERİ
Şiir kitabı: Makiler (1989)
________________________________

Dudak Payı

Çay bardağında
Bırakılan dudak payı
Kadar bile
Uzak kalamam
Gözlerine

Yakın olsun isterim
Ellerime ellerin
Yanındaki beton binaya
Yaslanması gibi
Köhne bir evin

Seni bir çivi
Gibi çaktım
Çünkü beynime
Ve toplayıp
Bütün kerpetenleri
Attım denize

Sunay Akın



Benzer Konular

Görüntüleme:8052, Cevaplar:39

İlginizi Çekebilir >
Alt 25-12-2006, 08:43 #2

kosedekigolge

Deneyimli

ALACAK



Alacak

yol kenarındaki
yağmur mazgallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım.

Sunay Akın





Alt 25-12-2006, 08:46 #3

kosedekigolge

Deneyimli

AYRILIK ŞİİRİ


Ayrılık Şiiri

Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler icinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan

Bütün yolcularını
Boğaz köprüsünün çaldıgı
Araba vapurunun
boş seferleri
gibi yanlızca rüzgâr
gezinir sensiz
yüreğimde

Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdıgım
ayrılık siirini okudukca
dalgalanır...


Sunay Akın





Alt 25-12-2006, 08:53 #4

kosedekigolge

Deneyimli

YALNIZLIK


Yalnızlık

Şemsiye yapımcıları
ıslanmaktan
tek kişiyi koruyacak genişlikte
kesince kumaşları
yağmur değil
yalnızlıktır yağan

Daha da hüzünlendirir her gece
kentin sokaklarını
bekçinin nefesiyle
düdüğün içinde dönen
nohut taneciğinin
yalnızlığı

Ne çok sevinirim bilseniz
bir yılan
mezarıma girerde
göğüs kafesimin kemikleri içinde
kış uykusuna
yatarsa

Sunay Akın





Alt 23-01-2007, 04:29 #5

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

İlk şiirleri 1984 yılında dergilerde yayınlanmaya başladı. Arkadaşlarıyla birlikte 1989'da Yeni Yaprak şiir dergisini ardından 1990 yılında da Olmaz adlı şiir dergisini çıkardı.

Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü'nü 1990 yılında Makiler şiiri ile aldı. 1997 yılında ise Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla aldı.

------------------
DUDAK PAYI EN ÇOK SEVDİĞİM ŞİİRLERİNDEN BİRİDİR

-------------------
62 TAVŞANI

Denize düşen bir oyuncaktır Kız Kulesi

Soruyorum berber koltuğundan

İki ayna arasında akıp giden görüntüme

Şair olanımız hangisi?

Pencere tüllerine gelinlik diye sarılan

O küçük kız nerede şimdi?

Gemim battı çoktan

Denize inen tüm filikalarıma erkekler bindi

Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım

Kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğu ile kır beni

İnanmıyorum uzaylılara duymalıyım birilerinden

Yıldızlardan nasıl görünürdü diye mahallemizdeki yazlık sinema

Öğrendim saat kulelerini kibrit kutularından

Bağışla beni iki dünya savaşının yaşandığı yüzyılda

Nüfus cüzdanımdaki 62'den yaptığım tavşan





Alt 23-01-2007, 04:31 #6

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

AİLE BOYU



Ezilmiş bir çocukluk benimkisi

bir iskelenin

vapurların yanaştığı yüzüne asılıdır

üç tekerlekli bisikletimin

lastikleri



Annesiz büyüdüm çünkü

yani serçeydim

kar üstündeki

ve arka bahçesinde

kasabın beslediği kuzu



Dudaklarımı,işte bu yüzden

aile boyu

bir şişeye değdirip

içmeyi severim

gazozu.





Alt 23-01-2007, 04:31 #7

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

ALACAK



yol kenarındaki

yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım.





Alt 23-01-2007, 04:32 #8

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

ALFABE


Sağır ve dilsiz
ki okşarken
sevgilisinin tenini
elleriyle hem sevişir
hem konuşur





Alt 23-01-2007, 04:33 #9

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

AMA ÖLÜM


Özgürlük kitabının
sayfaları arasına
cellatların kurduğu
darağacındaki ip
yarım kalan
sayfayı gösteriyor
okumaya devam edecek
nice insana
Evlilik fotoğraflarının yırtılarak
kırılan çerçevelerin
sokağa atılan
tahtalarıyla çakılıyor
çocuk tabutları
Hiçbir genç kız
taşımıyor kolyesinde
sevgilisinin fotoğrafını
ama ölüm
sayfaları oyulmuş
bir aşk romanının
içine gizliyor
tabancasını...





Alt 23-01-2007, 04:34 #10

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

ANTİK ACILAR

Geçim parası için
nice yaşlının
eski İstanbul evlerinden
getirdiği eşyalar
üstüne kar koyulup
satılıyor antik
acılar çarşısında





Alt 23-01-2007, 04:37 #11

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

ASANSÖR



Telefon santralleri

beni sana bağlar sevgilim



nükleer santraller ölüme

gökyüzünün nerede olduğunu soran

bir vapur dumanına

yanıt veremiyor hiç kimse



Çocuğunu asma köprüde sallayan

bir annedir İstanbul

ki onun

içi süt dolu

biberonudur Kız Kulesi

soğusun diye suya tutulan



Ne kalem kılıçtan

ne kılıç kalemden üstün olsun

öğrensinler birlikte yaşamayı

örneğin kalem

aşk şiirleri yazsın

ve köreldikçe kılıç yontsun



Yalnız kaldığımız an da bile

alırız insan kokusunu

ıssız adasında

üstünden atamamıştır Robinson

yaptığı ilk mastürbasyonda

yakalanma korkusunu



Kendi boşluğuna asılı

birer asansörüz aslında

ve ben elimde

taze bir karanfil

sıkışıp kaldım

iki kadın arasında





Alt 23-01-2007, 04:39 #12

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

AT KOKUSU



Son evi gösterin bana İstanbul'da

vapur sesinin duyulduğu

ki kapısını çalıp

söyleyeyim içindekilere

daha çok kedi yavrusu ezilsin diye

eski iskeleleri

sahil yoluyla ayırdıklarını

denizden



Karşılığında ben de size

kanaryası ölüp

kuaför salonuna dönüşmeyen

kaç mahalle berberinin

kaldığını söylerim

ya da kaç fötr şapkanın

tutsak olduğunu

köhne bir konağın

askısında



Kaç faytoncunun

artık taksicilik yaptığını da bilirim

ama söylemem

onu da siz bulun

dikiz aynasına takılı boncuklardaki

at kokusundan





Alt 23-01-2007, 04:40 #13

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

AYNA OYUNU



Mahalledeki en güzel kızın

duvara aynasından

yansıttığı ışığı

nedendir bilmem

hep ben yakalardım

onca çocuğun

elleri arasından.





Alt 28-01-2007, 20:41 #14

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

AYRILIK

İki rayı gibiyiz
bir tren yolunun
yakın olması
neyi değiştirir
son istasyonun

___________,
o kadar çok seviyorum ki bu şiriini sunay akın' n.

hemen hemen bütün şiirlerinde ince bir ustalık var.





Alt 28-01-2007, 20:43 #15

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

AYRILIK ŞİİRİ


Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler icinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan


Bütün yolcularını
Boğaz köprüsünün çaldıgı
Araba vapurunun
boş seferleri
gibi yanlızca rüzgâr
gezinir sensiz
yüreğimde




Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdıgım
ayrılık siirini okudukca
dalgalanır...





Alt 28-01-2007, 20:44 #16

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

BARIŞ



Ekmek kırıntıları

serpiyorum cephede

kumtorbaları üstüne

su verirken

evinde generalim

kuşkonmaz çiçeğine





Alt 28-01-2007, 20:45 #17

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

BECERİKSİZ


Kabuğunu koparmadan
ne bir elmayı soyabildim
ne de iyileştirebildim bir yaramı
ama karşıma çıkınca
kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan
onun yurduna



Şair diyorlar benim için
bilmiyorum oysa
her şiire konmalı mı uyak
her yere nedense
konamıyor tayyare
hay dilimi
arı türkçe soksun; uçak



Kaptan olmak isterdim
aynanın karşısında
eski bir sinema yıldızı
gibi ağlayan
İstanbul hatlarında
bir fırça hafifliğiyle gidip
gelen vapurlara



Eskimo bir şair dokunuyor omuzuma
ve Kız Kulesi'ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı



Terzi olsa da babam
sökük dikmesini beceremem
beni yalnızca sen anlarsın
iğnenin deliğinden geçsin
diye ipliklerin
bir anlık ıslatıldığı dudaklara
takılıp kalan annem





Alt 28-01-2007, 20:46 #18

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

BEYAZ

O siyahtı
kurşuna dizenler beyaz
silah sesinden
ürkerek gökyüzüne
uçuşan kuşlar
bembeyaz





Alt 28-01-2007, 20:48 #19

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

BEYAZ ADAM

Beyaz adam
küçücüktü ilk geldiğinde
ve oturmaktan
bütün kemikleri sızlıyordu
büyük teknesinde



Beyaz adam
kızılderililerin sunduğu yiyeceklerle beslenip
topraklarına uzandığında büyüdü
bulutlar arasında
barış içinde yaşayan
manitu yerine
tapmamızı istediği de
işkence görüp
çarmıha gerilen
bir ölüydü



Beyaz adam
özgürlük adına
dev bir kadın heykeli dikti
doğu denizinin kıyısına
ve her gece
altında dans ettiğimiz yıldızları
bayrak diye tutsak etti
bir bez parçasına



Beyaz adam
özgürlük gibi adaleti de
bir kadın heykeliyle simgeledi
ama elinde terazi tutan
zavallı kadın
gözleri bağlı olduğu için
kendisine tecavüz edenin
kim olduğunu göremedi...





Alt 28-01-2007, 20:49 #20

aa_şş_kk

Yasaklı Üye

BEYAZPERDE

Artıyor kara çarşaflılar
yurdumun her köşesinde
neden olacak
siyaha boyanıp
kadınlara giydiriliyor
yıkılan sinemalardan
geriye kalan
onca beyaz
perde!





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:24 .