Sponsorlu Bağlantılar:
  Sylvia Plath
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Lahana Çorbası Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree2Beğeniler
Cevapla
Seçenekler
Alt 03-08-2012, 22:16 #21

cynthia

marguerite duras

Berck Plajı (VI)

Bu misket limonu yapraklarının doğal semizliği! –
Kiliseye yürür ağaçlar, budanmış yeşil bilyeler misali.

Papazın sesi, cansız havada,
Karşılaşır girişte mevtayla,

Seslenir ona, tepeler yuvarlanırken ölü çanın çınlamalarıyla;
Buğdayın ve ham toprağın bir ışıltısı.

Bu rengin adı nedir?
Güneşle onmuş kabuklu duvarlardaki eski kan,

El ayak köklerinden eski kan, yanmış yürekler.
Siyah cep defteriyle dul kadın ve üç kız evladı,

Gereklidir çiçeklerin arasında,
Sarıp sarmalar yüzünü ince keten misali,

Tekrar sermek için değil.
Yapay gülücüklerle solucan yeniği bir gökyüzü,

Geçerken bulut bulut.
Ve bir tazeliği yayar gelin çiçekleri,

Ve ruh bir gelindir
Sessiz bir yerde, ve damat kırmızıdır ve unutkandır, cansızdır.

(1962)

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:17 #22

cynthia

marguerite duras

Berck Plajı (V)

Gri gök siner, yeşil bir deniz gibi büklüm büklüm
Koşup gider uzaklara tepeler, saklayarak oyuklarını,

Bu oyuklar zevce düşüncelerinin beşiğini sallar,
Duyarsız, elverişli kayıklar,

Entarilerle ve şapkalarla ve porselenle ve evli kız evlatlarıyla dolu.
Taş evin oturma odasında

Açık pencereden dışarı titreşir bir perde,
Titreşir ve dalgalanır, sefil bir mum.

Bu ölü adamın dilidir: hatırla, hatırla.
Nasıl da uzaktadır şimdi adam, yaptığı işler

Etrafında salonun mobilyaları gibi, bir dekor gibi.
Toparlanırken solgunluklar –

Ellerin solgunluklarıyla handiyse komşu yüzlerdeki,
Uçan irislerdeki coşkun solgunluklar.

Uçup gidiyorlar hiçlik olmaya: hatırla bizi.
Hafızanın boş sıraları bakar taşların üstünden,

Mavi damarlı mermer yüzeyler, ve jöle kavanozlarının nergisleri.
Öyle güzel ki yukarısı: orası bir konaklama yeri.

(1962)

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:17 #23

cynthia

marguerite duras

Berck Plajı (IV)

Kağıttan fırfırla bir düğün pastası suratı.
Nasıl da olağanüstüdür adam şimdi.

Bir azize sahip olmak gibi bir şeydir.
Kanatlı başlıklarında güzel değil artık hemşireler;

Kahverengileşirler, dokunulmuş gardenyalar misali.
Duvardan uzaklaştırılmıştır tekerlekli yatak.

Budur tamamlanmış olmak. Dehşetli bir şeydir.
Pudralı burnunun öyle beyazca öyle hırpalanmadan

Yükseldiği yapışkan çarşafın altında
Pijama mı giyiyor yoksa akşamlık bir takım elbise mi?

Bir kitapla desteklediler çenesini pekişene dek
Ve titreyen ellerini kavuşturdular: elveda, elveda.

Şimdi uçuşur yıkanmış çarşaflar güneşte,
Şirinleşir yastık kılıfları.

Bir inayettir bu, bir inayet:
Sabun renkli meşeden uzun tabut,

Mükemmel bir ılımlılıkla kendini gümüşe kazdıran
O ham tarih ve meraklı taşıyıcılar.

(1962)

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:18 #24

cynthia

marguerite duras

Berck Plajı (III)

Otelin balkonlarında, pırıl pırıl nesneler,
Nesneler, nesneler –

Tekerlekli koltukların çelik boruları, alüminyum koltuk değnekleri.
Tuzun tatlılığı misali. Niçin yürümeliyim ben

Kazlarla lekelenmiş mendireğin ötesine?
Hemşire değilim ben, beyaz ve görevde,

Bir gülüş değilim ben.
Kancayla ve çığlıklarla, bir şeyler peşinde bu çocuklar,

Ve onların korkunç hatalarını sarmak için çok küçüktür kalbim.
Bu bir erkeğin parçası: O’nun kırmızı kaburga kemikleri,

Ağaçlar gibi çatlayan sinirler, ve işte cerrah:
Aynamsı bir göz –

Bilginin bir kesiti.
Bir odada çizgili bir döşek üstünde

Yaşlı bir adam yok olmaktadır.
Sızlayan karısından fayda yoktur.

Sarı ve değerli, gözbebekleri nerededir,
Ve dil, külden bir safir.

(1962)

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:18 #25

cynthia

marguerite duras

Berck Plajı (II)

Bu siyah çizmenin kimseye yok merhameti.
Niye olsun ki, ölü bir ayağın cenaze arabasıdır bu,

Uzun, ölü, parmaksız ayağı bir papazın
Ki iskandiller kitabının kuyusunu,

Manzara misali çıkıntı yapar önünde kıvrık yazı.
Müstehcen bikiniler saklanır kumullarda,

Işığı gıdıklar, memeler ve kalçalar
Bir şekercinin küçük kristallerden şekeri,

Yuttuğu bir şeyden ötürü hasta –
Yeşil bir havuz açarken gözünü,

Kollar bacaklar, tasvirler, feryatlar. Beton ambarların ardında
İki aşık ayırır birbirinden kendilerini.

Ey beyaz deniz çanağı,
Hangi iç çekmeler bu fincanlarda, hangi tuz gırtlakta…

Ve seyirci, titreyerek,
Gerilmiş uzun bir cisim gibi

Durgun bir büyük tehlike arasında,
Ve yabani bir ot, cinsel organlar gibi kıllı.

(1962)

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:18 #26

cynthia

marguerite duras

Berck Plajı (I)

İşte budur deniz, yani bu büyük bekleyiş durumu.
Nasıl da emer iltihaplarımı güneşin sargısı.

Soluk renkli kızlarca dondurucudan kepçeyle dökülmüş
Elektriklendiren renkli şerbet, kavrulmuş ellerle dolanır havada.

Niye bu denli sessizdir, ne saklarlar?
İki bacağım var, ve giderim gülümseyerek.

Kumdan bir amortisör öldürür titreşimleri;
Millerce yayılır, koltuk değneksizdir çekmiş sesler

Ve dalgalanır, eski boylarının yarısıdır.
Bu çıplak yüzeylerle haşlanmış gözün hatları,

Sabitlenmiş elastikler gibi, bumerang misali yaralar sahibini.
Siyah gözlükler takması bir mucize mi?

Siyah papaz cüppesi giymesi bir mucize mi?
Buraya gelir şimdi, hep birden sırtını O’na dönen

Uskumru toplayıcılarının arasında.
Bedenin parçaları gibi dokunurlar siyah ve yeşil ağ örüntülerine.

Bunları billurlaştıran, yılanlarla dolu deniz
Sürünerek kaçar, ıstıraplı uzun bir tıslamayla.

(1962)

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:18 #27

cynthia

marguerite duras

Cadı Yakılışı

Pazar yerinde yığıyorlar kuru odunları.
Pespaye bir paltodur gölgelerin fundalığı. Otururum
Kendimin balmumu resminde, bir bebeğin bedeni.
Burada başlar hastalık: cadılar için hedef tahtasıyım.
Ancak şeytan yiyerek dışarı atabilir şeytanı.
Kırmızı yaprakların ayında tırmanırım ateşten bir yatağa.

Suçu karanlığa yüklemek kolaydır: bir kapının ağzı,
Mahzenin karnı. Üfleyip söndürdüler maytabımı.
Siyah kanatlı bir kadın tutar beni bir papağan kafesinde.
Amma da büyük gözleri var ölülerin!
İçli dışlıyım saçlı bir ruhla.
Bu boş kavanozun gagasından kıvrımlaşır duman.

Eğer küçük isem, zarar veremem.
Eğer kımıldamazsam, hiçbir şeyi deviremem. İşte böyle dedim,
Otururken bir kazan kapağı altında, bir pirinç tanesi gibi atıl ve minnacık.
Arttırıyorlar ocakların ısısını, halka halka.
Nişastayla dolup taşıyoruz, benim küçük beyaz arkadaşlarım. Büyüyoruz.
Önce acıtıyor. Öğretecek bize gerçeği o kırmızı diller.

Böceklerin annesi, aç elini yeter ki:
Mumların ağzı arasından uçacağım yanmayan bir kelebek misali.
Geri ver bana biçimimi. Hazırım günleri tefsir etmeye
Bir taşın gölgesinde tozla çiftleştiğim yerde.
Bileklerim parıldar. Parlaklık tırmanır kalçalarıma.
Yitip gitmişim, yitip gitmişim, bütün bu ışıkların harmanilerinde.

(1959)

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:19 #28

cynthia

marguerite duras

Hayvan

Daha önce boğa adamdı
Çanak kralı, benim şanslı hayvanım.
Havalı arazisinde kolaydı nefes almak.
Güneş otururdu onun koltukaltında.
Küf tutmadı hiçbir şey. Küçük görünmezler
Hizmet ettiler onun ayaklarına ve ellerine.

Mavi bacılar gönderdi beni başka bir okula.
Yaşadı maymun abullabut kep altında.
Devam etti bana öpücükler savurmaya.
Hemen hemen tanımıyordum onu.

Kolay kurtulamazsınız ondan:
Mırıltı-pençeler, gözü yaşlı ve üzgün,
Fido Küçük-ruh, aşinadır barsaklara.
Bir çöp tenekesi yeterli onun için.
Onun kemikleridir karanlık.
İstediğin isimle çağır onu, gelecektir.

Çamur havuzu, arpacıklı mutlu yüz.
Evlendim süprüntü bir dolapla.
Bir balık gölcüğünde girerim yatağa.
Düşer gök her daim burada.
Domuzun çamur sefası pencere önünde.
Yıldız böcekleri bu ay korumayacak beni.
Zaman’ın körbarsağında kurarım evimi
Karıncalarla yumuşakçalar arasında.
Hiçliğin Düşesi,
Saç-dişinin gelini.

(1959)

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:19 #29

cynthia

marguerite duras

Karanlık Ev

Karanlık bir evdir bu, çok büyük.
Kendi kendime yaptım,
Sessiz bir köşeden odacık odacık,
Çiğneyerek boz kağıdı,
Sızdırarak tutkal damlalarını,
Islık çalarak, kımıldatarak kulaklarımı,
Başka bir şeyler düşünerek.

Öyle çok mahzeni var ki evin,
Yılanbalığı kayganlığında oyuklar!
Bir baykuş misali değirmiyim,
Görürüm kendi ışığımda.
Her bir gün enik yavrulayabilirim
Ya da bir at doğurabilirim. Kımıldar karnım.
Daha çok harita yapmalıyım.

Şu iliksi tüneller!
Köstebek ellerle yiyerek ilerlerim yolumda.
Büsbütün-ağız yalar yalapşap çalıları
Ve et tencerelerini.
Yaşar eski bir kuyuda,
Taşlık bir çukurda. Kendi kabahatidir.
Şişkonun biridir.

Çakıl taşı kokuları, şalgamsı odalar.
Küçük burun delikleri soluk alır.
Küçük mütevazı sevgililer!
Değersiz şeyler, burunlar gibi kemiksiz,
Sıcak ve tahammül edilebilir
Kökün bağırsağında.
Buradadır şefkatli bir anne.

(1959)

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:19 #30

cynthia

marguerite duras

Kamışlı Gölcükten Flüt Notaları

Şimdi elekten dökülürcesine, tabaka tabaka,
Soğuk gelir nilüfer kökündeki çardağımıza.
Üzerinde solar yazın eski şemsiyeleri
Takatsiz eller misali. Korunak yok çok fazla.

Saat başı göğün gözü genişletir
Boş hâkimiyetini. Daha yakında değil yıldızlar.
Kurbağa ağız ve balık ağız şimdiden içmektedir
Kayıtsızlığın likörünü, ve her şey batar

Unutkanlığın yumuşak bir cenin zarında.
Ölür firari renkler.
Şayak kurtçukları uyuklar ipek kılıflarında,
Heykellerce uyumaya sallar kafalarını lamba kafalı periler.

Kuklacının iplerinden kurtulmuş kuklalar
Boynuz maskelerini takar yatakta.
Ölüm değildir bu, daha da güvenli bir şeydir.
Kanatlı efsaneler çekmez artık bizleri.

Golgotha’daki suyun üstünde, bir kamışın tepeciğinde
Şakımıştı dilsiz tüy dökülmeleri,
Ve bir tanrı bir bebek parmağı misali nasıl da dayanıksız
Çatlatır kabuğunu ve yönelir havaya.

(1959)

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Sylvia Plath Konusuna Benzer Konular

Sylvia Plath'a Mektuplar II


Sylvia Plath'a Mektuplar II ... sonra sustun bir gün kesildikçe sesin kan damlıyordu kaleminden yaşarken yazmak ölümü ne büyük sanattı...

Sylvia Plath'a Mektuplar I


Ne düşünüyorsun Sylvia? - ölümü söyledim sana, vazgeç kendini Lazarus sanmaktan hem artık İsa da yok her öldüğünde hayat veremez sana

Suyu Geçiş - Sylvia Plath


Kitap Özet "... Bu şiirler geçiş dönemi şiirleridir. Bunlardaki yoğun denetim ve olgunluğa ne daha önceki gençlik döneminin Colossus'unda ne de...

Funda Ötleğeni (Sylvia undata)


Bilimsel sınıflandırma Alem: Animalia (Hayvanlar) Şube: Chordata (Kordalılar) Sınıf: Aves (Kuşlar) Takım: Passeriformes (Ötücü...

Karaboğazlı Ötleğen (Sylvia rueppelli)-


Boyları 12.5-13.5 cm kadardır. Erkeğin başı ve boğazı siyahtır. Bu iki bölgeyi ayıran beyaz bir çizgi vardır. Gözler kırmızıdır. Dişilerde boğaz...




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:56 .