Sponsorlu Bağlantılar:
  Sylvia Plath
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Lahana Çorbası Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree2Beğeniler
Cevapla
Seçenekler
Alt 03-08-2012, 22:24 #41

cynthia

marguerite duras

Jigolo

Cep saatiyim, iyi çalışırım.
Caddeler kertenkelemsi çatlaklardır
Sarptır, saklanacak delikleri vardır.
En iyisi çıkmaz sokakta buluşmaktır,

Aynalı pencereleriyle
Kadifeden bir kale.
Orada güvendesin,
Aile fotoğrafları yoktur orada,

Yoktur burunda yüzük, çığlık yok.
Işıltılı balık kancaları, kadınların gülüşleri
Yutuverir hacmimi
Ve ben, şık siyah giysilerimde,

Öğütürüm bir dizi memeyi medüzler gibi.
Yumurta yerim
Beslemek için iniltilerin viyolonsellerini –
Yumurta ve balık, zaruri,

Afrodizyak kalamar.
Ağzım sarkar,
Mesih’in ağzı
Ulaştığında onun sonuna makinem.

Altın mafsallarımın
Gammazlığı, kancıkları
Gümüş dalgacıklarına döndürme biçimim
Bir halı serer, bir derin sessizlik.

Ve sonu yoktur, sonu yoktur hiç.
Asla yaşlanmayacağım. Yeni istiridyeler
Çığlık atar denizde ve ben
Parıldarım Fontainebleau gibi

Memnunum,
Yüzeyi üzerine usulca yaslanıp
Kendimi seyrettiğim
Bütün fıskiyeler bir göz.

[1963]

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:24 #42

cynthia

marguerite duras

Küçük Füg

Porsukağacının siyah parmakları sallanır:
Soğuk bulutlar geçip gider.
Körlere böyle işaret verir
Sağırlar ve dilsizler, ve anlaşılmazlar.

Severim siyah beyanatları.
Şu bulutun ifadesizliğine bak şimdi!
Her şeyin üstündeki bir göz gibi beyaz!
Kör piyanistin gözü

Gemideki masamda.
Dokundu yiyeceklerine.
Parmaklarında samur burunları vardı.
Durduramadım O’na bakmayı.

Beethoven’i duyabiliyordu:
Siyah porsukağacını, beyaz bulutu,
Dehşetli komplikasyonları.
Parmak-tuzakları – tuşların bir fırtınası.

Tabaklar gibi boş ve aptal,
Böyle gülümser o kör.
Kıskanırım büyük şamataları,
Grosse Füg’ün porsukağacı çiti.

Sağırlık bambaşka bir şey.
Böylesi karanlık bir huni, benim babam!
Görürüm sesini
Siyah ve yapraklı, çocukluğumdaki gibi.

Buyrukların porsukağacı çiti,
Gotik ve barbar, saf Alman.
Ölü adamlar feryat eder oradan.
Suçsuzum ben.

Porsukağacı benim İsa’m, o halde.
O denli işkence görmedi mi?
Ve sen, o Büyük Savaş sırasında
Kaliforniya’da şarküteride

Doğruyordun sosisleri!
Boyarlar uykumu onlar,
Kırmızı, alacalı, kesik boyunlar gibi.
Sessizlik vardı!

Başka bir düzenin büyük sessizliği.
Yedi yaşındaydım, bir şey bilmezdim.
Dünya oluşmuştu.
Bir bacağın vardı, ve Prusyalı bir ruhun.

Şimdi benzer bulutlar
Yayar boş çarşaflarını.
Bir şey demiyor musun?
Topaldır hafızam.

Anımsarım mavi bir gözü,
Mandalinaların evrak çantasını.
Bu bir adamdı, o halde!
Ölüm açıldı, siyahça, siyah bir ağaç misali.

Hayatta kalırım bu arada,
Düzenleyerek sabahımı.
Bunlar benim parmaklarım, bu benim bebeğim.
Bulutlar bir düğün giysisi, o denli solgun.

[1962]

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:24 #43

cynthia

marguerite duras

Asılmış Adam

Bir tanrı yapıştı saçlarıma köklerinden.
Mavi voltlarında cızırdadım bir çöl peygamberi gibi.

Kertenkele gözkapağı misali gözden kayboldu geceler:
Çıplak beyaz günlerden bir dünya gölgeliksiz göz oyuğunda.

Mıhladı beni bu ağaca leşçil can sıkıntısı.
Yerimde olsaydı, yaptığımı yapardı.

[1960]

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:25 #44

cynthia

marguerite duras



Felçli

Meydana gelir. Devam eder mi? –
Zihnim bir kaya,
Tutacak parmak yok, dil yok,
Tanrım

İki tozlu çantamı
İçeri ve dışarı
Pompalayan
Beni seven demir ciğer,

İstemez yeniden nüksetsin
Dışarıdaki gün kayıp giderken telgraf şeritleri gibi.
Gece getirir menekşeleri,
Gözlerin goblenlerini,

Işıkları,
Uysal adsız
Sesleri: “İyi misin?”
Kolalanmış, erişilmez sine.

Ölü yumurtayım, uzanırım
Tamamen
Dokunamayacağım bütün bir dünyaya.
Beyaz uyku sedirimin

Gergin davulunda
Ziyaret eder beni fotoğraflar
Karım, ölü ve yassı, 1920 kürkü içinde,
Ağzı dolu incilerle,

Onun gibi yassı
İki kız fısıldar “senin kızlarınız biz” diye.
Durgun sular
Dudaklarımı sarmalar,

Gözler, burun ve kulaklar,
Çatlatamadığım
Berrak bir selofan.
Çıplak sırtımda

Gülümserim, bir Buddha, bütün
İsteğim , arzum
Düşer benden ışıklarına sarılan
Yüzükler misali.

Manolyanın
Pençesi,
Kendi kokusuyla sarhoş,
Bir şey istemez hayattan.

[1963]

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy



Alt 03-08-2012, 22:25 #45

cynthia

marguerite duras

İyilik

İyilik akıp gider evimde.
Bayan İyilik, öyle hoştur ki!
Yüzüğündeki mavi ve kırmızı mücevherler tüter
Pencerelerde, aynalar
Doldurulur gülüşlerle.

Bir çocuk ağlayışından daha gerçek ne var?
Bir tavşanın iniltisi belki daha vahşidir
Fakat ruhu yoktur.
Şeker her şeyi sağaltır, böyle söyler İyilik.
Şeker gerekli bir sıvıdır,

Kristalleri küçük bir yara lapası.
İyilik, ey iyilik
Şirince toplar parçaları!
Benim Japon ipeklerim, umutsuz kelebekler,
Her an iğneye geçirilebilir, uyuşturulabilir.

Ve buraya geliyorsun, bir fincan çayla
Buğuyla sarmalanmış.
Şiirdir kan fışkırışı,
Yoktur durduruluşu.
İki çocuk uzatırsın bana, iki gül.

[1963]

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:26 #46

cynthia

marguerite duras

Temmuz’da Gelincikler

Küçük gelincikler, cehennemin küçük alevleri,
Zarar vermez misiniz?

Titreşirsiniz. Dokunamam sizlere.
Ellerimi alevlerin arasına koyarım. Hiçbir şey yanmaz.

Ve tüketir beni böylesine titreştiğinizi
İzlemek, kırışıklıklarınız ve saf kızıllığınız, ağızdaki deri gibi.

Bir ağız henüz kanadı.
Küçük kanlı etekler!

Dokunamayacağım duman vardır.
Nerede afyonlarınız, tiksindirici kapsülleriniz?

Kanayabilsem, ya da uyuyabilsem! –
Ağzım evlenebilse böylesi bir yarayla!

Ya da özsularınız sızsa içime, bu cam kapsülde,
Cansızlaştırarak ve dindirerek.

Fakat renksiz. Renksiz.

[1962]

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:27 #47

cynthia

marguerite duras

Olay

Nasıl da katılaşır elementler! –
Ay ışığı, şu kireç kayalık
Gediğinde yattığımız

Sırt sırta. Çivit mavisi soğukluğundan
Bir baykuşun feryadını duyarım.
Dayanılmaz sesliler girer yüreğime.

Beyaz beşikteki çocuk döner ve iç geçirir,
Açar ağzını şimdi, talep eder.
Küçük yüzü oyulmuştur ıstıraplı, kırmızı ağaçtan.

Sonra yıldızlar vardır – sökülemez, sert.
Bir dokunuş: yanar ve hastalanır.
Göremiyorum gözlerini.

Elma çiçeklenişinin geceyi buzlandırdığı yerde
Yürürüm bir çember içinde,
Eski hataların bir yivi, derin ve acı.

Aşk gelemez buraya.
Kara bir boşluk kapatır kendi kendisini.
Karşıt dudakta

Küçük beyaz bir ruh el sallar, küçük beyaz bir larva.
organlarım da terk etti beni.
Kimdir organlarımızı bedenden ayıran?

Eriyor karanlık. Dokunuruz sakatlar gibi.

[1962]

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:27 #48

cynthia

marguerite duras

Thalidomide

Ah yarım ay -

Yarım beyin, ışıldama -
Zenci, maskeli bir beyaz gibi,

Senin karanlık
Ampütasyonların emekler ve dehşete kapılır –

Örümceğimsi, tehlikeli.
Hangi eldiven

Hangi meşinlik
Korumuştu

Beni o gölgeden -
Unutulmaz goncalar.

Kürek kemiklerindeki mafsallar, o
Yüzler ki

İterler varoluşa, sürüyerek
Yoklukların

O budanmış kan örteneğini.
Bana verilmiş şey için bir mekâna

Marangozluk yaparım bütün gece:
İki ıslak gözün ve bir çığlığın

Aşkına.
Beyaz tükürüğüne

Aldırmazlığın!
Döner ve düşer kara meyveler.

Baştan aşağı çatlar bardak,
Görüntü

Kaçar ve bölünür düşmüş cıva misali.

[1962]

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:27 #49

cynthia

marguerite duras

Ekim’de Gelincikler

Bu sabah böylesi etekleri güneş bulutları bile sunamazdı.
Ne de paltosunun arasından öyle muazzam çiçeklenen
Kırmızı kalbiyle ambulanstaki o kadın –

Bir armağan, bir sevda armağanı
Mutlak istenmemiştir
Bir gök tarafından,

Solgun ve yalazlanarak
Tutuşturur karbonmonoksitlerini, gözlerde
Donuklaşıp durdurulur melon şapkalar altında.

Ah Tanrım, neyim ben
Ki bu geç ağızlar çığlıkla açılır
Bir ayaz ormanda, belemirlerin şafağında.

[1962]

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Alt 03-08-2012, 22:28 #50

cynthia

marguerite duras

Metaforlar

Bilmeceyim ben dokuz heceli,
Bir fil, kocaman bir ev,
İki filiz üstünde gezinen bir kavun.
Ey al yemiş, fildişi, kaliteli keresteler!
Mayasıyla kabarmış bu somun büyüktür.
Bu semiz çantada yeni basılmış paradır.
Bir vesileyim ben, bir sahne, danadaki bir inek.
Bir torba dolusu yeşil elma yemişim,
İnişi olmayan o trene binmişim.

[1959]

Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Sylvia Plath Konusuna Benzer Konular

Sylvia Plath'a Mektuplar II


Sylvia Plath'a Mektuplar II ... sonra sustun bir gün kesildikçe sesin kan damlıyordu kaleminden yaşarken yazmak ölümü ne büyük sanattı...

Sylvia Plath'a Mektuplar I


Ne düşünüyorsun Sylvia? - ölümü söyledim sana, vazgeç kendini Lazarus sanmaktan hem artık İsa da yok her öldüğünde hayat veremez sana

Suyu Geçiş - Sylvia Plath


Kitap Özet "... Bu şiirler geçiş dönemi şiirleridir. Bunlardaki yoğun denetim ve olgunluğa ne daha önceki gençlik döneminin Colossus'unda ne de...

Funda Ötleğeni (Sylvia undata)


Bilimsel sınıflandırma Alem: Animalia (Hayvanlar) Şube: Chordata (Kordalılar) Sınıf: Aves (Kuşlar) Takım: Passeriformes (Ötücü...

Karaboğazlı Ötleğen (Sylvia rueppelli)-


Boyları 12.5-13.5 cm kadardır. Erkeğin başı ve boğazı siyahtır. Bu iki bölgeyi ayıran beyaz bir çizgi vardır. Gözler kırmızıdır. Dişilerde boğaz...




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:18 .