Bu Millet Sizi Unutmaz
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 22-07-2009, 14:06 #1

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS

Bu Millet Sizi Unutmaz



SİLİFKELİ MEHMET ÇAVUŞ

Seddülbahir Bölgesi'nde 5 Mayıs akşam üstü 7. Tümen cephesinde savaş durakladı. Yaralılar geriye gidiyordu. Ağır yaralı olanlar sedyelerde taşınıyordu. Bunlar sağlıklarına yeniden kavuşacak mıydılar? Siperlerde şehit düşenlerBu Millet Sizi Unutmaz görevlerini yerine getirmiş olmanın sevinciyleBu Millet Sizi Unutmaz gülerek can vermişlerdi. Bu gidenlerin de birleşik dileği iyi olmakBu Millet Sizi Unutmaz gelmekBu Millet Sizi Unutmaz savaşmak ve sonunda şehit olmaktı. Dünya ve ahirette rütbelerin en yükseğine kavuşmaktı. 7. Tümen topçusundan 1. Batarya Komutanı Üsteğmen SırrıBu Millet Sizi Unutmaz bataryasını
gözden geçirdikten sonraBu Millet Sizi Unutmaz geriye uzanan yaralı kafilesini seyretmeye başladı. Her yaralı onaBu Millet Sizi Unutmaz ayrı bir yürek acısı veriyordu. Hele biri... BuBu Millet Sizi Unutmaz 4 kişinin taşıdığı sedyedeki ağır bir yaralı idi. Onu uzaklardan taşıyan kollarBu Millet Sizi Unutmaz biraz dinlenmek için yanı başlarınaBu Millet Sizi Unutmaz yere koydular. Yaralı şimdi daha iyi görülebiliyordu. Başı ve vücudu sarılıydı. Çehresinde bir gözü görülebiliyordu. Yüzünde onur ve hoşnutsuzluk birden okunuyordu. İnliyordu. Bu iniltiBu Millet Sizi Unutmaz günün bütün olaylarını anlatıyorduBu Millet Sizi Unutmaz sanki. Kendinden gecik yaralının susuşundan bile herşey okunuyordu: SilahBu Millet Sizi Unutmaz vatan ve insanlık ... sevgisi. "Silifkeli Mehmet Çavuş"Bu Millet Sizi Unutmaz dediler. Subay sedyeye doğru eğildiBu Millet Sizi Unutmaz sordu:
"- Bir isteğin var mı arkadaş?" Zavallının görünen tek kaşı hafifçeBu Millet Sizi Unutmaz alnına doğru kalktı. HayırBu Millet Sizi Unutmaz istemiyordu. Subay tekrar sordu:
"- Bir isteğin var mı? Sana hizmet edeceğim. Söyle!" dedi. Yaralının gözü birkaç kez açılıp kapandı. Bir canlanma anlatan bu bakışlarla subay sevindi. Bütün dikkatini topladı. O bulutlu gözlerin nemli bebeklerinde bir ara Mehmet Çavuş'un özlemini çektiği bir gelinle bir çocuğun imgelerini görür gibi oldu. Konuşmuyordu. Konuşamıyordu. SubayBu Millet Sizi Unutmaz yaralının isteğini anlayamadı. AmaBu Millet Sizi Unutmaz onu fazla tutmak istemiyordu. Gideceği hastane çadırına bir an önce varsın diye..
"- Oğlum seni artık Sargıyerine götürelimBu Millet Sizi Unutmaz rahat edersin." Mehmet Çavuş'un kımıldayan dudakları hızla aralandı:
"- YoookBu Millet Sizi Unutmaz gitmeeem... Beni sipere... düşman siperine..." diyebildi.Üsteğmen Sırrı donakalmıştı. Bu ne yüksek bir inanç ve ne kuvvetli bir vatan sevgisi... Subay şunları söyleyebildi:
"- Yaraların iyi olsunBu Millet Sizi Unutmaz yine dönersin!"
Sedye kalkmışBu Millet Sizi Unutmaz harekete geçilmişti. İçindekinin sarsılmaz dileğiBu Millet Sizi Unutmaz bir daha dile
geldi:
"- Ben Allah'ımaBu Millet Sizi Unutmaz düşman siperlerinde kavuşmak isterim..."
HülasaBu Millet Sizi Unutmaz Çanakkale Savaşları'na katılan Mehmetçiklerin taarruzdan önce abdest alıp temiz çamaşır giymeleri ve birbirleri ile helalleşmeleri ve süngüsüyle menkıbeler yazmalarının altında hep bu duygu vardır. "Allah'ına kavuşmak" Mustafa Kemal: "Ellerinde Kur'an-ı KerimBu Millet Sizi Unutmaz Cennet gitmeye hazırlanıyorlardı" Hep aynı duygu: Kanlan ile Rablerine Kavuşabilmek...

KALBİ ÜZERİNE KOYDUĞU ELİNDE NE SAKLIYORDU?

18 Haziran günü 7. Tümen cephesinden 83 rakımlı tepe üzerindeki savaşlar yedi saat sürdü. Taarruz dört defa tekrarlandı ve sonuncu taarruzla tepe sahibini buldu. İki tarafın kaybı da ağır olmuştu. Yaralıların feryatları yürek parçalıyordu. Toprağın üzeri kırmızılaşmış ve yassılaşmıştı.
Görevliler ise "Bu topraklar uğrunda toprağa girmeye" hazırlananlara son hizmetlerini yapıyorlardı. Ay da onları selamlıyorduBu Millet Sizi Unutmaz ölümü gülerek karşılamışlardı. Erlerden biriBu Millet Sizi Unutmaz şehidin yanına çöktüBu Millet Sizi Unutmaz yüzünü barut yakmışBu Millet Sizi Unutmaz şarapnel misketleri delik deşik etmişti.
"- Bir piyade eri" dedi. Künye levhasıBu Millet Sizi Unutmaz göğsüyle birlikte uçmuşBu Millet Sizi Unutmaz sağ elini kalbi üzerine sıkmışBu Millet Sizi Unutmaz öyle duruyordu. Elini gevşettiler. Avucunun içindeki tüfeğinin mekanizması idi.
Demek ki kahramanın en son saklamak istediği tüfeğinin mekanizmasıydı. Onu kalbinin üstünde tutarakBu Millet Sizi Unutmaz cennete gitmek istiyordu ve Huzura onunla varmak arzusundaydı. Böylece o isimsiz kahraman da Çanakkale Şehitleri kervanına katılmıştı. En son düşmana saldırdığı ve namusum dediği tüfeğinin bir parçası ile... Mehmet Çavuş da öyle yapmıştı.



Benzer Konular

Görüntüleme:550, Cevaplar:4

İlginizi Çekebilir >
Alt 22-07-2009, 14:07 #2

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS


EMİR SUBAYI TEĞMEN İSMAİL

126. Piyade Alayının 2. Tabur Emir Subayı Selânikli İsmailBu Millet Sizi Unutmaz yiğit bir subaydı. "Nerede bir taarruz veya baskınBu Millet Sizi Unutmaz İsmail orada bulunurdu. Tam bir savaşçıydı. Eski savaşlardaki serdengeçtiler gibi. Babasını da bilmiyordu. Anasından onun 93 Harbinde şehit olduğunu öğrenmişti.
l Mayısta gece taarruzu yapan Tabur onu önünde gördü. 17 Mayıs taarruzunda da İsmail'in büyük kahramanlıkları olmuştu. 10 Temmuz Zığındere Savaşlarında askerin önünde bir bayrak gibi dalgalanan gene İsmail idi.
Ama İsmailBu Millet Sizi Unutmaz 15 Ağustosta bir kurşunla allara boyandı. Yarası ağırdı. Sanki aradığını bulmuş gibi yüzü melekvari olmuştu. Sedyeye koymuşlardı. O etrafına gülücük dağıtıyor ve arkadaşlara selam götüreyim mi der gibi bir hali vardı. "Bir yudum su" diye fısıldadıBu Millet Sizi Unutmaz şahadet kelimesini getiriken. Ali Çavuş'un matarasındaki ılık su dudaklarına sanki abı zemzem gelmişti.
Güney Cephesi şehitler zincirine Teğmen İsmail de katılmıştı. Yiğit İsmail şunu unutma: "Bıraktığın emaneteBu Millet Sizi Unutmaz düşman ayağı bastırmayız." "Rabbim yüzümü kara çıkarma...''



ALAYIN II. BÖLÜK ERLERİNDEN İSMAİL ONBAŞI

10 Ağustosta 8. Tümenin Conkbayırı'ndaki süngü hücumunda yüzlerceBu Millet Sizi Unutmaz binlerce kahramanlık arasında Bedel İsmail'in menkıbesi dillere destan olmuştu. OBu Millet Sizi Unutmaz 24. Alayın 11. Bölüğünde onbaşıydı. Uşak'ın Kamer Mahallesinden Ömer oğlu İsmail.
10 Ağustos 1915'teBu Millet Sizi Unutmaz o unutulmayacak zafer günündeBu Millet Sizi Unutmaz dünyanın en büyük ordularının dize geldiği o günde 8. Tümen düşmana saldırırkenBu Millet Sizi Unutmaz İsmail de mangasıyla katıldı. Bu saldırışta erleri onunlaBu Millet Sizi Unutmaz o da erleriyle yarışıyordu. Hain
bir kurşun İsmail'i buldu ve bacağını yaraladı. Aldırmadı. Şöylece bir sarıpBu Millet Sizi Unutmaz yarasından habersizmiş gibi savaşa koyuldu. Kanı kesilmemişti. Bunun için yere yuvarlandı. Dişini sıktıysa da kalkamadı.
Arkadaşları nihayet haber vermek zorunda kaldılar. Komutanı onu geriye gönderdi. Yolda fikrini değiştirdi. AyağınıBu Millet Sizi Unutmaz yine kendisi sardı. Doktorun da yapacağı bu değil miydi? Rastladığı birkaç eri de önüne kattı. Tekrar bölüğüne gelip savaşa katıldı. Ancak akşam savaş duraklayıncaBu Millet Sizi Unutmaz onu geriye gönderdiler. Bu kez sedyedeydi. Ne var ki sedyenin üzerinde doğrularakBu Millet Sizi Unutmaz arkadaşlarına ilerisini gösteriyordu. "Düşman bu tepelerde bir daha görülmemeli". Hakkınızı helal ediniz. Helal olsunBu Millet Sizi Unutmaz İsmail.





Alt 22-07-2009, 14:08 #3

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS


NASUH ONBAŞI
Seddülbahir bölgesindeBu Millet Sizi Unutmaz 2. Kirte Savaşlarından sonraydı. Kerevizdere'de 12. Tümen Cephesinde savaşıyorlardı. 20-25 m. ötede çıkıntı bir yerde Fransızların bir siperi çok zararlı oluyordu. Bu bakımdan burasını tahrip etmek lâzımdı. Bu işe de 7. Bölükten Nasuh Onbaşı seçildi.
Eskişehir'in Ilıca Köyünden Ömer oğlu NasuhBu Millet Sizi Unutmaz mangasından 3 arkadaş daha ayırdı. Kendi köyünden AbdurrahmanBu Millet Sizi Unutmaz Kalecik Dalbasan Köyünden İbrahim oğlu HüseyinBu Millet Sizi Unutmaz İnegöl Metrah Köyü Mehmet oğlu Mustafa. NasuhBu Millet Sizi Unutmaz gündüzden keşfini de tamamladı. Bölük arkadaşları ile helalleştiler. Bölük komutanıBu Millet Sizi Unutmaz kahramanların arkalarını sıvazladı. "AllahBu Millet Sizi Unutmaz yardımcınız olsun" dedi. Arkadaşları ise gözyaşlarını tutamayarak "NasuhBu Millet Sizi Unutmaz inşallah başarır ve bize geri dönersiniz" diyorlardı. "Şüpheniz olmasın".
NasuhBu Millet Sizi Unutmaz "haydi arkadaşlar" deyip siperden süzüldü. Yıllar gibi uzun gelen çeyrek saat geçti. Arka arkaya üç patlama oldu. Bunu yüzlerce ve binlerce makineli tüfek mermileri takip etti. işte bu ateş arasından çıkıp gelen Nasuh OnbaşıBu Millet Sizi Unutmaz haberini verdi. Düşmanın ateş yuvası havaya uçurulmuştu. Ama Nasuh yalnız gelmişti. Kimsenin de dili varmıyorduBu Millet Sizi Unutmaz arkadaşlarını sorsun. Neticede Nasuh; "Arkadaşlar düşman siperlerinde kaldı" diyebildi. Nasuh'un yüzünde başarısının sevinci görülemiyordu. OBu Millet Sizi Unutmaz arkadaşlarını kaybetmiş olmanın acısına dayanamadı. Birden Abdurrahman'm annesinin arkalarından akıttığı yaşlı gözleri ile karşı karşıya geldi. "Düşmandan intikamlarını almalıyım" dedi. Dört gün sonra da giriştiği taarruzda arkadaşlarına kavuşmuş ve cenneti âlâya uçup gitmişti.
Bu yüce bir duygudur. Tarifi yapılmaz. İzah ve felsefesi için sözler yetmez. Onu yaşayanlar bilir. O zevki onlar tadabilir.
Koca Nasuh ruhun şad olsun ve ebedî hatıranın önünde minnet ve şükranla eğiliriz. Siz bu aziz milletin kalbindesiniz. Sizler orada ölmeseydinizBu Millet Sizi Unutmaz kanlatınız akmasaydı ve kemikleriniz Çanakkale'de kalmasaydı; bugün biz olur muyduk? Bunu bize unutturmaya çalışsalar da başarılı olamazlarBu Millet Sizi Unutmaz olamadılar ve olamayacaklar. "Çanakkale GeçilmezBu Millet Sizi Unutmaz GeçemezlerBu Millet Sizi Unutmaz Geçemeyecekler..."



ŞUMNULU YÜZBAŞI EMİN EFENDİ
DüşmanBu Millet Sizi Unutmaz Arıburnu bölgesindeki Süngüsırtı'na süngü hücumuna hazırlanmıştı. Bunu 28 Haziranda yaptı ve 17. Alay Cephemize rastlamıştı.
Taarruz için iyi hazırlanılmış ve her şeyin keşfini yapmışlardıBu Millet Sizi Unutmaz hem karadan hem de havadan. Savaşacakları Türk tarafıBu Millet Sizi Unutmaz yedekleri vs. Her şeyi öğrenmişlerdi yalnız bir şeyi öğrenememişlerdi. O da SüngüsırtınınBu Millet Sizi Unutmaz doğuştan iman cevheri ile yazılmış göğüslere emanet edildiğini...
Süngüsırtındaki insanlarBu Millet Sizi Unutmaz tek süngüydüler. Herbiri içinden and içmişti. Düşman buradan ileri geçemez.
28 Haziran günüBu Millet Sizi Unutmaz sayısız silah desteğinde taarruz başladı. Düşman 8. Bölüğün yan ve gerisine ateşten bir duvar oturtmuştu. Artık o taraftan bir yardım gelemezdi. Taaruz dalgaları kırılıyor ve siperlerin içinde savaş vahşice devam ediyordu. Bu arada Tabur Komutanı sordu: "Emin Bey kuvvet ister misiniz?" Buna karşılık vermek ve "Evet" demek arkadaşlarının ölümü demekti. Çünkü gelinecek yolBu Millet Sizi Unutmaz düşman ateş çemberinin içindeydi. Oradan yürümek intihar olurdu. Arkadaşlarını göz göre göre kırdıramazdı. Yüzbaşı Emin:
"- Hayır. İstemem" Tabur Komutanı yine sordu: "Savunabilecek misin?" Tek ve kesin cevap: "Evet Efendim". Neticede taarruzu durdurdu. Düşman 8. Bölük kahramanlarını aşamamıştı. Oğlander'in tabiri ile "28 Haziranda 8. Bölük tam bir destan yazmış"tı. Arkadaşları arasında da dillere destan olmuşlardı.





Alt 22-07-2009, 14:14 #4

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Ellerine sağlık paylaşım için.





Alt 27-07-2009, 11:53 #5

hayallmuhendisi

J o k e r


sağoL





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:17 .