>> Doğalgaza Haziran'da zam <<
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
 
Seçenekler
Alt 31-05-2008, 20:16 #1

»|¢єииєт-i αŁα|«

Forumun Tiryakisi

>> Doğalgaza Haziran'da zam <<


31 Mayıs 2008
Doğalgaza Haziran'da zam


Başbakan Tayyip Erdoğan, TOBB'un 63. Genel Kurulu'nda konuştu:

>> Doğalgaza Haziran'da zam <<
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TOBB Genel Kurulu'na hükümetin ekonomi alanındaki çalışmalarıyla ilgili ayrıntılı bilgi verirken, akaryakıt zamlarından sorumlu olmadıklarını söyledi, elektrik ve doğal gaz zamlarında "zorunluluk" vurgusu yaptı; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal’a yönelik sert eleştirilerini yineledi.

Erdoğan, dünyanın Türkiye’yi izlediğini ifade ederek, “Ama bakıyorsunuz Türkiye çok farklı konulara kilitlenmiş ya da kilitlemek istiyorlar. Bu milletin moralini bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu milletin geleceğini karartmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu ülkenin atılımını engellemeye kimsenin hakkı yoktur. Bu üleknin heyecanına, dinamizmine, kalınma hamlesine gölge düşürmeye kimsenin hakkı yoktur'' dedi.

Başbakan Erdoğan, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Toplantı Salonu'nda yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 63. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, hükümet olarak sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine büyük önem verdiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin bugün her alanda ekonomide siyasette, politikada, sosyal yaşamda elde ettiği başarı ivmesi demokratikleşme çabaları ile paralel, demokratikleşme çabaları ile at başı yürütülmüştür. Demokratikleşmede yeni atılımlar sağlandıkça ekonomideki iyileşme artmıştır. Ekonomideki iyileşme arttıkça, demokratikleşme çabaları ivme kazanmıştır. Eğer bu süreçte odalarımızın sendikalarımızın derneklerimizin vakıflarımızın önerilerini eleştirilerini almasaydık bugün elde ettiğimiz başarıları topluma mal edemezdik.

Sivil örgütlerimiz görüşlerini ne kadar özgür bir şekilde ifade ederse o kadar kendimizi güçlü hisseder ve bunlardan daha azami istifade ederiz. Yeter ki eleştiriler yapıcı olsun yeter ki eleştiriler maksadı aşmasın. Yeter ki eleştiriler insaf sahibi olsun vicdan sahibi olsun, biz bunlar dinler, alırız. Bu konuda ne bir kompleksimiz var ne bir çekincemiz var.”

Değişimin cesaret, kararlılık ve tutarlılık istediğini vurgulayan Erdoğan, “Doğruyu her zamanda ve zeminde şaşmadan, eğilmeden, bükülmeden cesaretle, kararlılıkla ifade etmek ister. İşimize gelsin, gelmesi, ak aktır, kara karadır. Türkiye’de siyasetin de, bürokrasinin de sivil inisiyatifin de artık bu cesareti bu kararlılığı göstermesini bekliyoruz” dedi. 2002 öncesinin “karaya ak diyen siyaset anlayışı”nı milletin elinin tersiyle ittiğini söyleyen Erdoğan, “Bu siyaseti anlayışının Türkiye’de yeniden varlık zemini bulmaması için de her kesimin siyasetin, bürokrasinin, sivil toplum örgütlerinin kararlı bir duruş sergilemesi gerektiğine inanıyorum” dedi.

-"DEMOKRASİYİ ZAAFA UĞRATACAK ÇABA İÇİNDELER"

Cumhuriyet Halk Partisi’nin sistemli olarak gündemi değiştirme çabası içinde olduğu yönündeki eleştirisini yineleyen Erdoğan, şunları söyledi:

“Şimdi özellikle şuraya dikkati çekmek istiyorum sivil toplum örgütlerinin var eden demokratik ortamdır, demokrasidir. Ama bakıyorsunuz bazıları çıkıyor kendilerini var eden demokrasiye yönelik bir tehdit olduğunda demokrasiyi zayıflatan bir gelişme olduğunda ne hikmettir bilmiyoruz bu olumsuzluğun yanında yer alıyor. Bunu anlamak bunu anlamlandırmak mümkün değil.

Tam karşısında yer alması gerekirken, demokrasiyi muhafaza etmek için göğsünü siper etmesi gerekirken, eğiyor, büküyor demokrasiyi zaafa uğratacak bir çaba içine giriyor. Demokrasi zayıflarsa, millet iradesine gölge düşerse ki bazıları millet iradesinin hukuki bir tanım olmadığını ve buradan hareketle ne demek millet iradesi diyerek milletle, milletin iradesiyle ters düşüyor.

Bir defa milli iradenin egemen olmadığı bir noktada Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyemezsiniz. Demokratik kurallar ve demokratik kurumlar tartışma konusu haline getirilirse bundan en çok zarar görecek olan sivil toplumdur. Sivil toplum örgütlerinin temsil ettiği kitledir. Bunu görmüyor, bunu düşünmüyor bunun muhasebesini bu çevreler yapmıyor. Bakın şunu bütün kalbimle ifade ediyorum haksızlık karşısında susan o haksızlığa ortak olmuştur.”

-"DEMOKRASİYE YAPILAN YATIRIM ŞİRKETLERİN KARLILIĞINI ARTIRDI"

İstanbul Ticaret Odası verilerine göre 2007 yılında İstanbul’daki şirketlerin 2006’ya göre yüzde 31 oranında karlılık sağladığına dikkat çeken Erdoğan, “İstanbul Türkiye geneline göre çok daha fazla bir karlılık oranı yakalamıştır. Peki bu nasıl sağlanmıştır. Bu demokrasiye yapılan yatırımlarla sağlanmıştır.

Bu insan hak ve özgürlüklerine yaptığımız yatırımla sağlanmıştır. Bu istikrarla sağlanmış, güven ortamıyla sağlanmıştır. Biz bu noktadaki kararlılığımızı da ilk günkü gibi bugün de muhafaza ediyoruz. Bu noktada en ufak bir soru işaretini bile kabul etmiyoruz. Hükümet istikrar noktasında, açılım noktasında, demokratikleşme noktasında ilk günkü tutumunu bugün de sürdürüyor” dedi.
Sağlanan gelişmeler ortadayken birilerinin kalkıp her fırsatta hükümeti eleştirmesini samimi bulmadıklarını söyleyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şunu ortaya koymaktan hiç de çekinmiyor, gocunmuyorum, Tüketici Güven endeksi 2007 yılının Ağustos ayında yüzde 92.2 seviyesine ulaşmış bu yılın Nisan ayında yüzde 76.2 reel kesim güven endeksine bakıyoruz 2007 Ağustos ayında yüzde 114 yani zirve noktasında. Bunun neden böyle olduğunu bilen var mı demokrasiyi tartışma konusu yapanlar milli egemenliği tartışma konusu yapanlar Avrupa Birliği’nin tartışma konusu olduğu böyle bir zeminde millet iradesini, hukuk özgürlüğünü tartışma konusu yapanlar bunun cevabını vermek zorundalar. Hukukun üstünlüğü bizler için olmazsa olmaz bir kuraldır.”

-"DÜNYA TÜRKİYE'Yİ YAKINDAN İZLİYOR"

Uluslar arası sermayenin Türkiye’deki gelişmeleri yakından izlediğinin altını çizen Erdoğan, “Biz küresel sermaye girişi daha da artsın diye uğraşıyoruz. Onları ikna etmek yerine bakıyorsunuz bize saldırıya başlıyorlar ve biz çok daha fazla enerji sarf etmek zorunda kalıyoruz.

Dünyanın Türkiye’de olup bitenleri izlemediğini düşünebilir miyiz? Biz açık bir toplum mu olacağız yoksa kapalı toplum olmak üzere tekrar o demir perde ülkelerinin yaşadığı düzene geri mi döneceğiz. Türkiye bunu hiçbir zaman hak etmiyor. Buna fırsat veremeyiz. O nedenle varlık sebebini demokrasiden alanlar bu olup biteni doğru okuyup ona göre doğru tavrı takınmak zorunda” şeklinde konuştu.

Türkiye’de işlerin iyiye gitmesi durumunda bundan kazananın Adalet Ve Kalkınma Partisi ya da hükümet değil Türkiye olacağını vurgulayan Erdoğan, “Türkiye’de göstergeler iyiye gitmezsa AK partinin kaybetmesi mesele değil. Bunu artık anlamak gerekiyor. Bu milletin moralini bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu milletin geleceğini karartmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu ülkenin atılımını engellemeye kimsenin hakkı yoktur. Bu ülkenin heyecanına, dinamizmine, kalınma hamlesine gölge düşürmeye kimsenin hakkı yoktur” dedi.

Türkiye’de son bir hafta içinde yaşanan gelişmelerle ilgili örnekler veren Erdoğan, şöyle konuştu:
“Son bir haftada yaşanna gelişmelere bir bakın. Ülkede neler yaşandığına.. İstanbul Dünya Kültür Başkenti olmaya hazırlanıyor. Lübnan'da diplomatik bir başarı elde ettik. gelin görün ki medyada bunlarla ilgili tek satır bile yazı görmek mümkün değil. çünkü farklı şeylerle uğraşılıyor. Salı günü Diyarbakır'da Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden birini açıkladık. Bu projeyi bile gölgelemek isteyenler var. Her şey açık. Kaynağını açıkladık. Konuşulan ne?

Enteresan olan ne? Efendim bu Diyarbakır'la ilgili hükümetin seçim yatırımıdır. Bu nasıl bir yaklaşımdır? Bu olay sadece Diyarbakır’la ilgili değildir. Türkiye'yi hiç tanımadıkları ortadadır. Bu proje tüm bölgeye yöneliktir ve sinerji getirecektir. Bunu yerel seçime bağlamak büyük haksızlıktır. Bu oradaki suyumuzu en iyi kullanma projesidir. GAP projesi DAP ve KOP için biz eylem safhasına geçiyoruz. Büyük kaynak ayırdık. Suriye sınırını mayınlardan arındırıp organik tarıma açıyoruz.

-"TÜRKİYE ÇOK FARKLI KONULARA KİLİTLENDİRİLMEK İSTENİYOR"

Perşembe günü Avrupa Vakıflar Birliği'nin uluslararası toplantısına katıldık. Bunlar sadece bir haftada yaşadıklarımız. Dünya Türkiye'yi izliyor fakat Türkiye çok farklı konulara kilitleniyor, kilitlendirmek isteniyor. İşleri milletin moralini nasıl bozarız? Hükümete nasıl çamur atarız? Yapılanları nasıl karalarız? Güvenlik güçlerini nasıl suçlarız? Hükümet ve muhalefetin gündemi çok farklı. Bizim gündemimiz çatışma olamaz. Vizyonumuz ve ufkumuz bu dar kalıplara sığmayacak kadar geniştir. Bizim gündemimizde içi boş tartışmalar olamaz. Bizim hedefimiz ihracatı 1 milyar dolara çıkarmak. Kişi başına geliri yükseltmek. Milletimizin ekmeğini büyütmek.”

-"YEREL SEÇİMLERDE POPÜLİZMDEN YANA OLMAYACAĞIZ”

Erdoğan, 2009 yerel seçimlerinde popülizmden yana olmayacaklarının altını çizerek, “Kimse bizden popülizmden yana olmamızı beklemesin. Eğer öyle olsaydık 1100 belediyeyi kapatır mıydık. Ana muhalefeti, muhalefeti karşımızda dikildi nasıl kapatırsınız diye bunların yarıdan fazlası Adalet Ve Kalkınma Partisi’li belediyeydi. Birilerini yanımıza çekeceğiz diye geçmişte olduğu gibi belediye kurulmaz. Daha iyi hizmet vereceğiz diye kurulur” dedi.

-ZAM SAVUNMASI

Başbakan Erdoğan, akaryakıt zamlarına yönelik eleştirilere gönderme yaparak, akaryakıta hükümet olarak kendilerinin zam yapmadığı, fiyatın serbest piyasada oluştuğu savunmasında bulundu.

Doğal gaza Haziran ayında yapılacak zam hususunda da açıklama yapan Erdoğan, "Dünyadaki enerji fiyatlarına bağlı olarak artırmak zorundayız" dedi. elektrikte de aynı durumun geçerli olduğunu söyleyen Erdoğan, "Hükümet elektriğe zam yapmaya hazırlanıyor... Yapacağız doğru. 1 hazirandan itibaren doğal gaza zam yapmak zorundayız. Yapmadık, ama geldi buraya dayandı, mecburuz" diye konuştu.



Benzer Konular

Görüntüleme:317, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
 


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:39 .