Türkiye 3'e mi bölündü ?
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
 
Seçenekler
Alt 14-09-2010, 21:59 #1

DAMLA22

NevsehirLi

Türkiye 3'e mi bölündü ?




Türkiye 3'e mi bölündü ? Uzmanlar polemiğe neden olan referandum sonuçları doğrultusunda ortaya çıkan haritayı değerlendirdi



Anayasa değişliği paketi önceki gün gerçekleşen referandumda yüzde 58 oranını yakalayan ‘Evet’ oylarıyla kabul edildi. Referandum haritasında seçim sonuçlarına benzer şekilde Cumhuriyet Halk Partisi’nin oy oranının yüksek olduğu Ege ve Akdeniz kıyılarındaki illerden ‘Hayır’, AK Parti’nin oylarının yüksek olduğu iç bölgelerden ise ‘Evet’ sonucunun çıktığını görüyoruz.

Ancak haritayı yalnızca evet ve hayırcı illerle göstermek tabloyu net yansıtmıyor. Zira BDP’nin boykot istediği ve oy oranının da malum olduğu Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’ndeki illerden de ‘Evet’ çıkmış olmasına rağmen, katılımın yüzde 35’ler civarına düştüğünü göz önünde bulundurarak ayrı bir renk verdiğimizde, Türkiye’nin Güneydoğu ve Doğu, iç bölgeler ve Ege-Akdeniz sahilleri olmak üzere blok halinde adeta 3’e bölündüğü dikkat çekiyor. Siyaset bilimciler ve siyaset sosyologlarından bu haritayı yorumlamalarını istedik. İşte farklı değerlendirmeler...?
‘Bu harita Türkiye’nin 3’e ayrıştığını ilan ediyor!’
Zaman Gazetesi Yazarı
Sosyolog ALİ BULAÇ

Bu harita bize şunu ilan ediyor: Türkiye üçe bölünmüş, daha doğrusu üçe ayrışmış durumda. Bölünmeye de yatkın bir ayrışma gibi görünüyor.
Birinci bölümde ana gövdeyi temsil eden muhafazakâr, dindar, demokrat bir öbek, ana gövde var. İkincisi orta sınıf ve alt katmanı içine alan, görece şehirli, eğitimli ama milli gelirden umduğu kadar pay alamayan ve tepkisini laiklik hatta biraz da laikçilik üzerinden gösteren bir öbek var. Üçüncüsü de Kürt milliyetçiliğini, etnik milliyetçilik üzerinden yürütmeye çalışan başka bir öbek var.
Burada en trajik durumda olan Milliyetçi Hareket Partisi, adeta muallakta, boşlukta kaldı. Bu referandumda mecrasını kaybetti. Türk siyaseti açısından baktığımız zaman SP nereye oturacak, hangi mecraya oturacak, bir de Milliyetçi Hareket Partisi nasıl bir mecraya oturacak? Bu iki parti hususunda ciddi soru işaretleri var ama AK Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve BDP açısından herkes kendi mecrasını bulmuş oldu.
Tabii ki AK Parti ve Tayyip Erdoğan referandumdan başarılı ve kazançlı çıktı. Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili çok paradoksal bir durumvar, benim gözlemlerime göre, Cumhuriyet Halk Partisi parti olarak, kurumsal olarak başarısız fakat Kemal Kılıçdaroğlu başarılı. Yani Cumhuriyet Halk Partisi kaybetti, Kemal Kılıçdaroğlu kazandı. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi oylarını % 29’a çıkardı, elde edilen % 42’lik ‘hayır’ oylarında da onun ciddi olarak payı var.
‘Bu bir seçim haritası değil, görüntü doğal’
Siyaset Sosyoloğu
Prof. Dr. ALİ YAŞAR SARIBAY

Şu anki tabloya bakıp Türkiye üçe bölündü diye yorumlamak çok aşırı bir yorum olur. Çünkü bunu bir seçim olarak görmek ve analiz etmek başka, referandum olarak görmek ve analiz etmek başka, ikisinin mahiyeti farklı.
Seçimde partilerin politikaları, vaatleri çok belirleyici olabilir; her ne kadar muhalefet bir seçim havası vermişse de. Referandumda insanları bir araya getiren bir mesele oylanıyor, çünkü burada bir araya getiren seçimlerden çok daha zengin faktörler var. Yani onların duygularından öfkelerine, hınçlarına, geçmişle hesaplaşmalarına, iktisadi çıkarlarına vs. uzatabiliriz.
Evet mi hayır mı diye bir soru sorulduğu zaman genellikle şunlar üzerinden ilerliyor: “Yeni bir düzen mi istiyorsunuz, toplumsal ekonomik siyasi bir düzen mi, -ki bunu AK Parti bence çok iyi formüle etmiştir yoksa vesayetçi olarak tanımlanan bir düzenin devamından yana mısınız?
Bu arada bir de boykot meselesi gündeme gelmiştir. Yani bu bir bölünme değil, konjonktürel bir meselenin tartışılmasında ortaya çıkabilecek doğal bir görüntüdür. Kaldı ki artık Türk seçmen profili pragmatik bir seçmen profilidir. Yani kemikleşmiş, kalıplaşmış oy davranışını görmek mümkün değil artık. 77’den itibaren böyle bir süreç hâkim. ANAP’ı AK Parti’yi iktidara getiren, diğer partilere koalisyon imkânı tanıyan da Türk seçmenlerinin bu pragmatik yaklaşımıdır.
‘İki temel mesele: Hayat tarzı endişesiyle Kürt sorunu ve etrafında gelişen ulusalcılık’
Siyaset Bilimci
Prof. Dr. NACİ BOSTANCI

Bölünme sözcüğünü yerli yersiz kullanmamak lazım. Haritanın bize söylediği şu: Türkiye’nin iki temel meselesi var. Birincisi Kürt meselesi ve bunun etrafında gelişen ulusalcılık.
Doğu’dan göç Urfa, Antep, Hatay, Mersin, Adana, Antalya üzerinden İzmir’e kadar gidiyor. Bu göç yolu üzerinde de bir gerilim ve farklılaşma var, bu haritada da
görülüyor. İkincisi, hayat tarzı endişesi. Laiklik, laikçilik, seküler bir takım kaygılar sahil şeridine yansımış gözüküyor.
Bu iki konu, Türkiye’nin yüzleştiği ve çözüm aradığı konular. Referandumla beraber Türkiye’de ılımlılık kazanmıştır. Bu da sahil şeritlerindeki farklılaşmayı, kaygıları belli bir vadede giderecek bir toplumsal durum yaratır.

HaberTürk / Gülin Yıldırımkaya



Benzer Konular

Görüntüleme:625, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
 


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:32 .